
Coğrafya; beşerî (insanî) sistemleri ve yeryüzünü araştıran, bunlar arasındaki ilişkiyi neden-sonuç ve dağılış ilkesine bağlı olarak inceleyen ve sorgulayan bir bilim dalıdır. Yer ve insanlar arasındaki ilişkiler coğrafyanın konusunu oluşturur. Coğrafya sözcüğü Yunanca “γεωγραφία” gaia (yer) ve gráphein sözcüklerinden türemiştir. Türkçesi yerçizim sözcüğüdür. Zamanımızdan 2200 yıl önce coğrafya terimini ilk kullanan kişi Eratosthenes olmuştur. Gregg ve Leinhardt (1994), coğrafyayı 4 özellikle karakterize edilen bir disiplin olarak tanımlamaktadırlar:
- Birincisi, bir yere eşsiz bir karakter kazandıran, yeryüzü üzerindeki özelliklerin dağılımıdır.
- İkincisi, bazı şeylerin oldukları yerlerde ve zamanda neden ve nasıl meydana geldiğini anlamaktır.
- Üçüncüsü, meydana gelen olayların, diğer olaylarla ilgisi ve bağlantısıdır.
- Sonuncusu, coğrafyanın haritalar ile bilgilerin ve düşüncelerin iletişimini sağlamasıdır.

Klaudyos Batlamyus, İskenderiyeli Yunan matematikçi, coğrafyacı, astronom ve müzik teorisyeniydi ve üçü daha sonra Bizans, İslam ve Batı Avrupa bilimi için önemli olan yaklaşık bir düzine bilimsel tez yazmıştır. MS 100–170 yılları arasında yaşadığı tahmin edilmektedir.

Pyotr Alekseyeviç Kropotkin Rus anarşist, sosyalist, devrimci, ekonomist, sosyolog, tarihçi, jeolog, zoolog, siyaset bilimci, insan coğrafyacısı, anarşist komünist yazar, anarşizm kuramcısı.

Uluslararası Af Örgütü, dünya çapında 10 milyondan fazla üyesi ve destekçisi olan insan hakları üzerine çalışmalar yürüten bir sivil toplum örgütüdür. Evrensel İnsan Hakları Bildirgesi ve diğer uluslararası standartlarca belirlenmiş her türlü insan haklarını savunma ve teşvik etmeyi amaç edinmiştir.

Fiziki coğrafya coğrafyanın büyük alanlarından biridir. Fiziki coğrafya; insan coğrafyasının alanı olan kültürel çevre aksine, atmosfer, hidrosfer, biyosfer ve jeosfer gibi doğal çevrelerin süreç ve değişimlerini inceleyen doğa bilimi dalıdır.
Jeostrateji, jeopolitiğin bir alt dalı, siyasi ve askeri planlamayı bilgi açısından destekleyen, tutarlı hale gelmesini sağlayan veya etkileyen coğrafik etkenler tarafından ilkesel olarak rehberliği yapılan bir dış politika çeşididir.

Josef Dietrich, Alman Waffen-SS generali, Oberstgruppenführer. 1929 yılı öncesinde Adolf Hitler'in şoförü ve korumasıydı. Nazi döneminde SS komutanı olarak Uzun Bıçaklar Gecesinde SA'nın temizlemesinde etkin rol oynadı. II. Dünya Savaşı'nda 1. SS Panzer Tümeni "Leibstandarte SS Adolf Hitler"in komutanı olarak tanındı. Askerler tarafından ona "Papa Sepp" diye hitap edildi.

Batı Asya, Asya'nın en batıdaki bölgesidir. Anadolu, Arap Yarımadası, İran, Mezopotamya, Levant bölgesi, Kıbrıs adası, Sina Yarımadası ve Transkafkasya'yı (kısmen) kapsamaktadır. Bölgenin Mısır'da bulunan Süveyş Kanalı ile Afrika'dan, Türk Boğazları'nın su yolları ve Büyük Kafkas Dağları ile Avrupa'dan ayrıldığı düşünülmektedir. Doğusunda Güney Asya, kuzeydoğusunda Orta Asya bulunmaktadır. Bölgeyi sekiz deniz çevrelemekte : Ege Denizi, Karadeniz, Hazar Denizi, Basra Körfezi, Umman Denizi, Aden Körfezi, Kızıldeniz ve Akdeniz.

David Harvey, Graduate Center of the City University of New York'ta (CUNY) Coğrafya ve Antropoloji profesörüdür. Dünyanın önde gelen sosyal kuramcılarından olan Harvey, doktora derecesini coğrafya alanında 1961 yılında Cambridge Üniversitesi'den almıştır. Beşeri Bilimler alanında en çok atıf yapılan 20 yazar arasında yer almaktadır. Dünyada en çok atıf yapılan coğrafyacı olmasının yanı sıra ve modern coğrafyanın akademik bir disiplin olarak gelişiminde önemli olan birçok kitap ve makalenin yazarıdır. Çalışmaları sosyal ve politik tartışmalara büyük katkıda bulunmuştur. Küresel kapitalizmin, özellikle de neoliberal biçiminin, eleştirisine sosyal sınıfın ve Marksist metotların ciddi metodolojik araçlar olarak geri getirilmesine yardımcı olması ile anılmaktadır.

Zincirsiz, Quentin Tarantino'nun yazdığı ve yönettiği 2012 yapımı western film. Başrollerinde Jamie Foxx, Christoph Waltz, Leonardo DiCaprio, Kerry Washington ve Samuel L. Jackson olan film 25 Aralık 2012'de Amerika Birleşik Devletleri'nde, 1 Şubat 2013'te ise Türkiye'de gösterime girdi.

Tarihî coğrafya, modern coğrafya ilke ve yöntemlerini kullanarak bir sahayı geçmiş bir zaman diliminde araştıran disiplinler arası coğrafya bilim koluna verilen isimdir.

Alfred Marshall,, döneminin en etkili iktisatçısı. Neoklasik iktisadın ve Cambridge Okulu'nun kurucusu. 1890 yılında yayımlanan İktisadın İlkeleri adlı kitabı uzun bir dönem İngiltere'de iktisat ders kitabı olarak okutuldu. Aynı zamanda John Maynard Keynes'in hocası olarak da bilinmektedir.

Askerî coğrafya, askeriye, akademisyenler ve politikacılar tarafından askeri bakış açısıyla inceleme için kullanılan bir coğrafya alt dalıdır. Askerî coğrafyacılar, jeopolitik konulardan askerî harekâtlar ve askerî varlığın kültürel ve ekonomik etkileri üzerine fiziksel yerlerin etkilerini değerlendirirler.

Banal milliyetçilik, insanlar arasında ulusal aidiyet duygusunu paylaşan milletin günlük tasvirlerini ifade eder. Terim, Michael Billig'in 1995'te yayımlanan aynı adlı kitabından türetilmiştir ve eleştirel olarak anlaşılması amaçlanmıştır. Konsept, özellikle siyasi coğrafya disiplini içerisinde, 1990'larda yayınlanmasından bu yana akademik görüşlerin sürmesi ile son derece etkili olmuştur. Günümüzde bu terim öncelikle kimlik oluşumu ve jeopolitik akademik tartışmalarda kullanılmaktadır.

Thomas Daniel "Tim" Conway Amerikalı komedyen ve oyuncu. Yer aldığı yapımlar arasında sinema filmleri; The Private Eyes (1980) ve Dear God (1996) ile televizyon dizileri; The Carol Burnett Show (1967) ve 30 Rock (2006) vb. sayılabilir.

Brezilya'nın bölgeleri, Brezilya'nın jeopolitik amaçlarla kullanılan bölgeleridir. Bölgeler, Brezilya Coğrafya ve İstatistik Enstitüsü (IBGE) tarafından tanımlanmış olup coğrafi, sosyal ve ekonomik faktörleri göz önünde bulundurarak yalnızca akademik olarak faaliyet göstermektedirler ve federal düzeydeki hükûmet programlarının yönlendirilmesinden başka siyasi etkileri bulunmamaktadır.
Jeopolitik teoriler arasında Fransız okulu olarak bilinen çevresel akımın temsilcileri, Lucien Febvre ve Vidal de la Blache, Anglo Amerikan ve Alman jeopolitik kuramların "deterministlik" yaklaşımını reddederek "Posibilist" (olasılıkçı) düşüncenin jeopolitik alanda temsilcileri olmuştur. Çevresel kuramda Fransız okulu olarak bilinen temel akımın ve “Posibilist” düşüncelerinin temsilcisi olan başta Lucien Febvre ve Vidal de la Blache, Angelo Amerikan ve Alman jeopolitik kuramcıların “deterministik” yaklaşımını kabul etmeyip reddetmektedirler. Fransız coğrafya okulunun düşüncesine göre, insan kendi doğal çevresini değiştirilebilen ve kendisine yönelik seçenekleri en sonunda kendisi belirleyebilen bir karaktere sahiptir. XX. Yüzyıl'ın jeopolitiklerinin hemen hemen hepsi, bu iki uç yaklaşım arasında düşüncelerini sergilemekte ve fikirlerini bu çizgide belirtmekte ve yer almaktadırlar. Bu üçüncü gruba göreyse çevre, insan davranışlarının Sınırlarını tek başına belirleyemez, fakat, eylemler üzerinde sınırlı da olsa, “koşullu” bir etkiye sahip olduğunu kabul etmek gerekir. Posibilist (olasılıklı) düşünceyi savunan ve jeopolitik teorinin önde gelen yazarlarından Harold Hance Sprout ve Margaret Sprout’a göre, coğrafya bize ne yapmamızı emredici bir öge olmayıp, tercihlerimizi oluşturmada yol göstericidir. Coğrafya ve çevresel faktörler bu anlamda insan davranışlarını koşullandırma yerine, diğer politika davranışlarının oluşmasında karar vericinin önündeki seçeneklere işaret etmektedir. Lucien Febvre ve Vidal de la Blache’dan etkilenmişle olan Amerikalı siyaset bilimcilerden, Sprout’lar’n jeopolitiğe getirdikleri bu farklı bakış açısı, 1930’lar ile 1970’ler arası dönemde uluslararası ilişkileri önemli ölçüde etkilenilir. Dolayısıyla olasılık teori, sadece “devlet çevre” ilişkisi üzerinde duran deterministi teoriden göstermektedir. Bu bağlamda, çevresel olasılıkçılar coğrafyanın karar vericinin kararlarını belirlediği ya da kontrol ettiği biçimindeki determinist bir anlayışla karşı çıkarlar. Olasılıklı doktrine göre; çevre ve değil ortam, karar vericiyi bir davranışla zorlayan bir unsuru olmayıp, karar vericinin önündeki imkânlara, seçeneklere ve sınırlamalara dikkat çekmektedir. Çevresel sınırlamalarını, genel ya da dar olabildiği gibi, algıya göre de denilebilir. Star'a göre, varlık çevre iliklisinde, çevrenin varlık tarafından nasıl algılandığının önemli olduğunun kabul edilmesi, determinist modeli sayımına karşı ciddi bir argümandır. Gerçek dünyanın algıladığına bağlı olarak çevrenin birim üzerindeki etkisi de denilebilir. Osterud'a göre; jeopolitik genişlik topoğrafya, konum ve iklimi de içermektedir. Harold South’a göreyse jeopolitik varsayım, güç konfigürasyonu, kara ve denizlerin oranı, doğal kaynakların dağılımı ve iklimin yanı sıra, nüfus, toplumsal ve siyasal kurumlar ve davranış biçimleri gibi çok sayıda toplumsal ögeyi de kapsamaktadır. jeopolitik faktörler, kısıtlamalar ve imkânlara işaret eden çevresel faktörlerdir. Coğrafik yapıyı da içeren jeopolitik yapı, karar vericilerin karşı karşıya oldukları politikaya ilişkin olanak ve sınırlamalar anlamına gelmektedir. Bu çerçevede bazı genellemeler de yapılmıştır; mesela coğrafyanın birinci yasası da denen, “mesafe uzadıkça devletin etkisinin azalacak ya da “devlet ülkesel (alansal) olarak büyüdükçe etkileyeceği mesafenin artacağı gibi yaklaşımlar sayılabilir. Ancak bu düşünceler elbette teknolojinin özellikle de bilgi, iletişim ve ulaştırma teknolojilerinin yüzyılımızda büyük hızla gelişmesi sonucunda denilmektedir. Siyasal coğrafyanın uluslararası› ilişkilere en önemli katkısı, aktörlerin eylemlerini ve hareket alanlarını doğru bir şekilde belirlemede anlamlı çerçeveler sunmasıdır. Uluslararası ilişkilerin boşlukta cereyan etmediğine göre, mekan (yer) unsuru, analizin çerçevesini meydana getirmektedir. Uluslararası ilişkilere yönelik ikinci bir katkısıysa model kurmaya ilişkindir. Coğrafya, dışı politika analizlerinde bir perspektif sağlayarak, araştırmaları daha da kolaylaştırmaktadır. Özellikle ittifak (bloklar) ve komşuluk ilişkilerine yönelik olarak devletlerin davranışlarını analiz etmeyi amaçlayan araştırmalarda, jeopolitik modeller sıkça kullanılmaya başlanmıştır. Jeopolitikçilerin üzerinde durduğu bir diğer nokta da mekânsal heterojenle ve mekânsal bağımlılıktır.
Jeopolitik düşünce okulu altı grupta değerlendirilebilir. Georfrey Parker'ın sınıflandırmasına göre bu altı grup şunlardan oluşmaktadır.
Tarihi coğrafi bilgi sistemleri, geçmişe ait verileri depolayan, görüntüleyen, analiz edebilen ve zaman içerisindeki değişiklikleri ortaya koyabilen bilgi sisteminin adıdır.

Aşharatsuyus ya da Ašxarhac′oyc′ ), başka dillere Coğrafya ismiyle tercüme edilen bir Orta Çağ Ermeni eseridir. Eser Anania Şirakatsi tarafından kaleme alınmıştır ve Ermenistan, Gürcistan, İran, Irak vb. ülkelerin coğrafi yapılarından bahseder. Matenadaran müzesindeki en eski coğrafya kitabıdır.