Hunlar, MS 4-6. yüzyıllar arasında Orta Asya, Kafkaslar ve Doğu Avrupa'da yaşayan göçebe bir halktır. İlk olarak Volga'nın doğusunda, o zamanlar İskitya'nın bir parçası olan bir bölgede yaşadıkları tahmin edilmektedir. MS 370 yılına gelindiğinde Hunlar Volga bölgesine varmış ve 430 yılına gelindiğinde ise Avrupa'da kısa ömürlü de olsa geniş bir hakimiyet kurmuşlardır. Gotları ve Roma sınırları dışında yaşayan diğer birçok Cermen halkını fethetmiş ve diğerlerinin Roma topraklarına kaçmasına neden olmuştu. Hunlar, özellikle Attila döneminde Doğu Roma İmparatorluğu'na sık ve yıkıcı baskınlar yaptılar. 451'de Hunlar, Batı Roma eyaleti Galya'yı işgal ettiler ve burada Katalonya Tarlaları Savaşı'nda Romalılar ve Vizigotlardan oluşan birleşik bir orduyla savaştılar ve 452'de İtalya'yı işgal ettiler. 453'te Attila'nın ölümünden sonra Hunlar Roma için büyük bir tehdit olmaktan çıkmış ve Nedao Savaşı'ndan sonra imparatorluklarının çoğunu kaybetmişlerdir (454?). Hun isminin varyantları Kafkasya'da 8. yüzyılın başlarına kadar kaydedilmiştir.
Kama Sutra (; Sanskritçe: कामसूत्र,
Gotça, Gotlar tarafından konuşulmuş ölü bir Doğu Cermen dilidir. Dil büyük oranda Codex Argenteus adlı, 6. yüzyılda yazılmış kopyaları vasıtasıyla bilinen ancak 4. yüzyılda yazıldığı düşünülen İncil çevirisi sayesinde bilinmekte olup, büyük miktarda yazılı kaynak içeren tek Doğu Cermen dili olma özelliği taşımaktadır. Dil, 4. yüzyılda Ulfilas tarafından yaratılan Got alfabesiyle yazılmıştır.
Sinoptik İnciller, Kitab-ı Mukaddes'te yer alan ve doğru kabul edilen dört incilden Matta, Markos ve Luka'ya ait olan üçü. Sinoptik, Yunanca "eş görünümlü" demektir. Bu üç incil konu ve üslup olarak birbirine benzediği, hatta önemli miktarda ortak metin içerdiği için Sinoptik adını almıştır. Dördüncü incil olan Yuhanna da İsa'nın hayatını anlatmakla birlikte, üslubu ve içeriği Sinoptiklerden farklıdır.
Hermenötik, hermeneutik veya yorumsamacılık, yorumlama teorisi ve metodolojisidir. Özellikle İncil metinleri, bilgelik edebiyatı ve felsefi metinlerin yorumlanması ile ilgilidir. Bir süre sonra terim teolojik sahanın dışına çıkmış ve daha genel anlamda yorum araştırmalarıyla ilgili felsefi bir disiplin haline gelmiştir. Hermenötik (Hermeneutics) sözcüğü bir metnin içrek (ezoterik) anlamının bulunması, bir metnin asıl maksadının anlaşılması anlamlarında kullanılmaktadır ve yorum ilmi olarak kabul edilir. Doğrudan kavrayış başarısız olduğunda kullanılan yorumlayıcı ilke veya yöntemlerden daha fazlasıdır; anlama ve iletişim sanatını içerir. Saltık ve nesnel olması gereken bir bilim dalına (felsefeye) böyle bir kuram getirmek bazı felsefeciler tarafından mantık dışı bulunmuştur.
Kırım Gotçası, Kırım Gotları tarafından Kırım yarımadasının bazı kısımlarında 18. yüzyıla kadar konuşulmuş olduğu düşünülen bir Cermen dilidir. Stearns ve Grønvik gibi akademisyenler arasındaki genel görüş, Kırım Gotçasının tarihi Got dilinin devamını oluşturmak yerine başka bir Cermen dilinden türediğidir.
Vatikan Yazması en eski iki Yunanca el yazması Kitâb-ı Mukaddes'ten ve dört büyük unsial yazmadan biridir. Yazma adını 15. yüzyıldan bugüne korunduğu Vatikan Kütüphanesi'nden alır. 759 yapraklık vellum türü parşömen üzerine unsial harflerle yazılıdır ve Miladi 4. asıra tarihlenmektedir.
Tagma tabur ya da alay büyüklüğünde askerî birlik.
Kleisoura, Bizans İmparatorluğu'nda geleneksel olarak dağ geçitlerini koruma maksatlı kurulan askeri bölgedir. 7. yüzyılın sonlarına doğru, daha büyük themalardan farklı olarak, daha çok İmparatorluk'un Doğu sınırı boyunca, Halife ile Toros-Aladağlar boyunca uzanan daha geniş sınır bölgelerine uygulanmaya başladı. Kleisoura veya Kleisourarchia'lar, Kleisourarches unvalı komutanlara bağlı özerk komutanlıklar idi. Bu komutanlıkların seviyesi bir süre sonra genellikle themata'ya yükseltildi. 10. Yüzyıldan sonra Kleisoura terimi kullanımdan düşmüştür. Kilikya ve Mezopotamya'daki Müslüman karşılığı al-thughūr idi.
Codex Basilensis Ee, 07 ya da ε 55 olarak işaretlenmiştir, dört incil'in Yunanca uncial el yazmasıdır, paleografik olarak 8. yüzyıl olarak tarihlenir. Kodeksin isminden de anlaşılacağı üzere Basel Üniversitesi Kütüphanesi'nde muhafaza edilmektedir.
Filip İncili, Nag Hammadi'de bulunan kodekslerden ikincisinin 56. ve 86. sayfaları arasında bulunan muhtemelen valentinian gnostisizmi etkisi altında yazılmış içinde farklı özdeyişlerin toplandığı bir metindir. Literatürde incil adı altında tanınan bu metnin daha ziyade bir vaaz olduğu düşünülmektedir. Ölümden sonraki hayat gibi önemli konular hakkında didaktik bilgiler veren metin, ilk olarak yazıldığı dil olan Yunancadan Kıptîceye çevrilmiştir. Yunanca temel metnin 2. yüzyılın sonları yahut 3. yüzyılın başlarında yazıldığı tahmin edilmektedir.
Hakikat İncili Kıptîce yazılmış, Nag Hammadi kütüphanesi kapsamında bulunan gnostik bir metindir. 2. yüzyılda yazıldığı tahmin edilen metin, Nag Hammadi metinlerinin ilki olan ve Jung Kodeks olarak da bilinen kodeksin bir parçasıdır. Hakikat İncili'nin bir kısmı Kodeks XII'te de yer almaktadır. Kilise babası İreneyus metinlerinde bir Hakikat İncili'nden bahsetse de, onun bahsettiği incilin Nag Hammadi'de bulunan incil olup olmadığı belli değildir. Hakikat İncili, metinin başında yer alan iki kelimedir, metin yapısı itibarı ile bir incil olmaktan ziyade, didaktik ve uyarıcı bir vaaz niteliği taşımaktadır.
Nag Hammadi Kütüphanesi 1945'te Yukarı Mısır'da Nag Hammadi kasabası yakınlarında keşfedilen erken Hristiyan ve Gnostik metinlerin bir koleksiyonudur.
Muratori Kanonu Yeni Ahit'e ait olan kitapların en eski bir Hristiyan listesidir. Bu kodeksin başlangıç ve son sayfaları kaybolduğu için Muratori Fragmanı adı altında da tanınır. Muhtemelen 8. yüzyılda Latince yazılmış olan bu rehber, adını keşfeden arşivci Lodovico Antonio Muratori'den almıştır. Fragman bugün Milano'daki Ambrosiana Kütüphanesinde saklanır.
Çernyahov kültürü yahut Sântana de Mureș kültürü, MS 2 ila 5. yüzyıllar arasında günümüz Ukrayna, Romanya, Moldova ve Belarus'un bir kısmı olmak üzere, Karadeniz'in batı ve kuzeyinde bulunan bu Doğu Avrupa ülkelerinin topraklarına tekabül eden yerlerde tespit edilmiş bir arkeolojik kültürdür. Kalıntıların Sarmatlar, Slavlar, Gotlar ve Daçyalılar gibi halkların kültürel karışımı sonucu ortaya çıktığı tahmin edilmektedir.
Papirüs 45 Yunanca Kutsal Yazıların Grekçede yazılan eski bir kopyasıdır. ayrıca Chester Beatty I adı altında da tanınır. Bu el yazması tüm dört İncillerden ve Elçiler İşleri kitabından ayetler içermektedir. Onlar ekseriyetle Dublin'deki (İrlanda) Chester Beatty koleksiyonunda bulunur. Bir parça Viyana'da Österreichische Nationalbibliothek'te bulunur.
Yeni Ahit'in Metin Tarihi, Yunanca ve diğer dillerde günümüze ulaşan çok sayıda el yazmasının aktarılmasıdır. Yeni Ahit'in el yazısı aktarılması, diğer tüm eski edebi eserlerden daha iyi ve daha kapsamlıdır. En eski metin tanıkları, yazarların orijinal metinlerinin çıkış zamanına çok yakındır.
Papirüs 28 Yunanca Kutsal Yazıların Grekçede yazılan eski bir kopyasıdır. P. Oxyrhynchus 1596 ismi altında da tanınır. Böylece Oxyrhynchus Papirüsler Koleksiyonu'na aittir. Bu el yazması Yuhanna İncili'nin 6. bölümünün birçok ayeti içermektedir. Papirüs Berkeley'deki Pacific School of Religion'da saklandı ve 2015'te özel bir koleksiyoncuya satıldı.
Bibliotheka ayrıca Pseudo-Apollodoros Bibliotheka'sı olarak da bilinir. Yunan mitleri ve kahramanlık efsanelerinin bir özetidir ve genellikle MS birinci veya ikinci yüzyıla tarihlenen üç kitap halinde düzenlenmiştir.