
Angola, resmî adıyla Angola Cumhuriyeti, Afrika kıtasının güneybatı bölümünde yer alan bir ülkedir. Kimbundu, Umbundu ve Kikongo dillerinde Ngola olarak adlandırılan ülkenin komşularını güneyde Namibya, kuzeydoğuda Kongo DC, doğuda Zambiya oluşturmakta olup, ülkenin batısında Atlas Okyanusu yer almaktadır. Angola'ya bağlı olmasına rağmen anakara ile fiziki bağlantısı bulunmayan ve ülkenin kuzeyinde Atlas Okyanusu kıyısında yer alan Cabinda bölgesi de Kongo Cumhuriyeti'nin yanı sıra yine Kongo DC ile sınıra sahiptir. Resmi dili Portekizcedir.

Küba Füze Krizi, ABD’nin Türkiye ve İtalya'ya, SSCB’nin ise Küba’ya nükleer başlıklı füze yerleştirmesi ile başlayan; Ekim 1962’de dönemin iki süper gücünü karşı karşıya getiren ve dünyayı nükleer savaş tehdidi altında bırakan bunalımdır.

Soğuk Savaş, iki Süper güç olan ABD önderliğinde Batı Bloku ile Sovyetler Birliği'nin önderliğinde Doğu Bloku ülkeleri arasında Truman Doktrini'nin ilanından (1947) SSCB'nin dağılmasına (1991) kadar devam ettiği kabul edilen uluslararası siyasi ve askeri gerginlik. Soğuk Savaş dönemi, Amerika liderliğinde batı dünyası ile Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin önderliğindeki komünist blok arasındaki dünya üzerinde geniş bir nüfusu etki etmesine verilen isimdir. Soğuk Savaş döneminde NATO, "Batı İttifakı" olarak da biliniyordu. Batı Bloku, NATO üyesi ülkeler ile NATO üyesi olmayan ancak ABD ile müttefik olan kapitalist ve antikomünist ülkelerden, Doğu Bloku ise Varşova Paktı'na üye olan komünist ve bu pakta üye olmayan diğer komünist ülkelerden oluşuyordu. Bu iki karşıt blokun yanı sıra hiçbir bloku desteklemeyen Bağlantısızlar Hareketi isimli üçüncü bir blok daha vardı. Çin ve Yugoslavya hem Doğu Bloku ülkeleri, hem de Bağlantısızlar Hareketi ülkeleriydi. Bu iki komünist ülkenin her iki blokta da olmasının nedeni Sovyetler Birliği ile olan görüş farklılıklarıydı.

MPLA, Angola'yı 1975 yılındaki bağımsızlığından sonra yöneten siyasi partidir. 1961-1975 yılları arasında bağımsızlık için Portekiz ile savaşmış, 1975-2002 yılları arasında ise çıkan iç savaşta UNITA ve FNLA ile savaşmış ve zafer kazanmıştır.

Yom Kippur Savaşı olarak isimlendirilen 1973 Arap–İsrail Savaşı, 6 ila 25 Ekim 1973 tarihleri arasında Mısır ve Suriye liderliğindeki Arap devletlerinin İsrail'e karşı başlattığı bir savaştı.
Angola İç Savaşı yeni bağımsızlığını kazanmış olan Angola'nın Portekiz himayesinden Nisan 1974'te çıkmasından sonra oluşmuş bir ihtilaftır. Afrika'nın en uzun süren anlaşmazlığıdır. 2002 yılında resmen biten ve 27 yıl süren savaş, bitene kadar 500,000 insanın ölümüne ve binlerce insanın da göçüne sebep olmuştur.
Zimbabwe Özel Kuvvetleri Zimbabve Milli Ordusu'na bağlı özel kuvvetlerdir. Afrika savaşlarında, Mozambik İç Savaşı'nda ve 2. Kongo Savaşı'nda yer almışlardır.

IMI Galil saldırı tüfeği 1960'ların sonunda Yitsrael Galil ve Yaacov Licor tarafından tasarlanmış bir piyade tüfeği grubudur. Bu grupta A.R.M., A.R., S.A.R ve M.A.R. modelleri bulunur. Bu tüfek hava-soğutmalı, gazla çalışan, şarjörle beslenen, omuz veya kalçadan ateşlenen hafif bir silahtır. Hücum tüfeği veya hafif makinalı olarak kullanılabilir.
1973 Petrol Krizi, 15 Ekim 1973 tarihinde Petrol İhraç Eden Arap Ülkeleri Birliği'nin (OAPEC) Yom Kippur Savaşında ABD'nin İsrail Ordusuna destek vermesine karşılık olarak ilan ettiği petrol ambargosudur. OAPEC, ABD ve savaşta İsrail'den yana tavır sergileyen ülkelere artık petrol ihraç etmeyeceğini bildirir. Bununla beraber OPEC üyesi ülkeler dünya petrol fiyatlarını yükselterek ülkelerine giren kaynakları artırmaya karar verirler. Gelişmiş ülke sanayileri petrole bağımlı durumda olduğu için OPEC ülkelerinin önde gelen müşterileri durumundadır. 1973 yılında petrol fiyatlarındaki şaşkınlık verici artış ve 1973-4 dönemindeki borsanın çöküşü olan 1929 Wall Street iflası'ndan beri yaşanan küresel bir ekonomik krizdi ve sadece fiyat artışlarıyla açıklanamayacak mekanizmalara ve uzun dönem etkilerine sahipti.
Yansızlık Yasaları ABD Kongresi tarafından 1930'larda onanan yasaların genel adıdır. Yasalar, II. Dünya Savaşı öncesi Avrupa ve Asya'da baskın olan karışık ortamın ürünüdür. Yasaların kabul edilmesinin temel nedeni ABD'nin bir parçası olduğu I. Dünya Savaşı'nda uğradığı kayıpların yinelenmesini önlemek ve uluslararası sorunlara daha yansız bir bakış açısı geliştirebilmekti.

Portekiz Sömürge Savaşları, aynı zamanda Denizaşırı Savaş ve Kurtuluş Savaşı olarak da bilinir, Portekiz Ordusuyla Portekiz'in Afrika'daki sömürgeleri arasında 1961-1974 yılları arasındaki savaşların adı. Soğuk Savaş döneminde Afrika kıtasındaki belirleyici ideoloji ve silahlı çatışmalardır. Portekiz, diğer Avrupa uluslarının aksine 1950 ve 1960'lı yıllarda Afrika'daki sömürgelerini bırakmamıştır. 1960'lı yıllarda sayısız silahlı kurtuluş örgütü ülkelerdeki komünist hareketin de gelişmesiyle bağımsızlık savaşı vermeye başlayacaktır. Bölgede ABD, Çin ve aparthayd yönetimindeki Güney Afrika desteğinde örgütlenen anti-komünist silahlı kuvvetlerle bağımsızlık yanlıları arasında iç savaşa varacak çatışmalar yaşanacaktır. Bölgedeki Portekiz'e karşı en belirgin kurtuluş savaşı veren ülkeler Angola, Mozambik ve Gine-Bissau olacaktır. Angola'da MPLA, Gine-Bissau'da PAIGC, Mozambik'de FRELIMO koordineli verdikleri silahlı mücadele karşısında Portekiz yönetimi zorlansa da öldürücü darbeyi 1974 yılında Lizbon'da gerçekleşen Karanfil Devrimi indirecektir. Portekiz Ordusu içerisinde örgütlenen Movimento das Forças Armadas Afrika'da sürmekte olan kanlı sömürge savaşları ve Salazar yönetiminden genel olarak kamuoyunun rahatsızlığı nedeniyle halkı da arkasına alarak darbe yapmış ve devrim sürecini başlatmıştır. Ülkedeki siyasal yapıda çok önemli değişiklikler gerçekleştiren yeni yönetim sömürgelerde kalan askerî birlikleri hızla geri çekecek ve Afrika'daki sömürgelerde iktidar yerel örgütlere hızla bırakılacaktır. Nisan 1974'te Lizbon'da gerçekleşen Karanfil Devriminin sömürge savaşını sona erdirmesinin ardından sömürge ülkelerindeki yüzbinlerce Portekiz vatandaşı ülkeye geri dönmeye başlamış, askerî personelin yanı sıra değişik etnik kökenden Afrikalı-Portekiz dönmüştür. Bu devasa göçten sonra özellikle Angola ve Mozambik'de uzun yıllar sürecek olan iç savaşlar çıkmıştır. Eski sömürge ülkeleri bağımsızlıklarını ilan ettikten sonra ciddi sorunlarla karşılaşacak, ekonomik ve sosyal gerilemenin yanı sıra, yolsuzluk, yoksulluk, eşitsizlik ve merkezi planlama eksikliği bağımsızlık dönemi üzerine kurulan beklentileri yerine getirmeye engel olacaktır. Afrika'da ilk sömürge sahibi olan Avrupalı ülke olan Portekiz, sömürgelerini de en son terkeden ülke olacaktır. Eski sömürgelerdeki ülkeler olan Angola'da Agostinho Neto, Mozambik'de Samora Machel, Gine-Bissau'da ise Luis Cabral devlet başkanı olacaklardır.

Cuito Cuanavale Muharebesi, 1987 yılı Kasım ayı ile 1988 yılı Mart ayı arasında Angola'daki Cuito Cuanavale bölgesinde gerçekleşen muharebe. 1975-2002 yılları arasında yaşanan Angola İç Savaşının en önemli muharebesidir. Muharebede Küba ve Angola Orduları, Güney Afrika Cumhuriyeti Orduları ile karşı karşıya gelmiştir. İki tarafın da galip geldiklerini ilan ettiği muharebe sonucunda Angola İç Savaşında dönüm noktasına gelinmiştir: Taraflar arasında yapılan antlaşmaya göre Angola ve Namibya'da bulunan yabancı ordular çekilmiş ve Namibya bağımsız olmuştur. Ayrıca bu muharebenin Güney Afrika Cumhuriyetindeki ırkçı rejimin 1992 yılından itibaren başlayarak çökmesine de katkısı bulunmaktadır.

Angola – Küba ilişkileri, iki ülke arasındaki diplomatik, askeri, sosyal ve ticari ilişkileri kapsar. Angola ve Küba arasındaki ikili ilişkiler oldukça gelişkindir. Angola İç Savaşı sırasında Küba Silahlı Kuvvetleri Marksist MPLA iktidarının korunması için UNITA, FNLA ve Güney Afrika Cumhuriyeti Ordusuna karşı savaşmıştır.
Bedir Tugayı veya Bedir Örgütü başkanlığını Hadi el-Emiri'nin yaptığı Iraklı siyasi partidir. Önceden Irak İslam Devrim Konseyi'nin silahlı kolu konumundayken 2003 yılındaki Irak’ın işgalinden sonra ayrı bir siyasi parti olarak örgütlenmiş ve üyeleri yeni Irak ordusuyla polis örgütüne girmiştir.

İsrail'in nükleer silahları, İsrail devletinin nükleer silahlanmasıyla ilgilidir. İsrail dünyada nükleer silah geliştirmiş olarak kabul edilen altıncısı, Nükleer Silahsızlanma Antlaşması'nı imzalamamış nükleer silah sahibi dört ülkeden birisidir.

Askerî işgal veya genellikle basitçe işgal, resmi bir egemenlik iddiası olmaksızın, bir egemen güç tarafından bir bölge üzerinde geçici kontroldür. Bölge daha sonra işgal edilen bölge ve hakim güç işgalci olarak bilinir. İşgal, amaçlanan geçici süresi ile ilhak ve sömürgecilikten ayırt edilir. Bir işgalci, yönetimini kolaylaştırmak için işgal altındaki topraklarda resmi bir askeri hükûmet kurabilir ama bu durum işgal için gerekli bir ön koşul değildir.

Reagan Doktrini, Amerika Birleşik Devletleri başkanı Ronald Reagan'ın Soğuk Savaş'ın son yıllarında Sovyetler Birliği ve komünistlerin dünya üzerindeki etkisini kırmayı amaçlayan bir dış politika stratejisydi. Doktrin her ne kadar 10 yıldan az bir süre uygulandıysa da 1980'lerden Sovyetler Birliği'nin dağıldığı 1991 yılına kadar ABD dış politikasının merkezindeydi.

İran-İsrail ilişkileri, dört ana döneme ayrılabilir: 1947-53 arası dönem, Pehlevi hanedanı döneminde dostluk dönemi, 1979'da İran İslam Devrimi'nden 1990'a kadar süren kötüleşme dönemi ve son olarak Körfez Savaşı'nın sonundan beri düşmanlık dönemi. 1947'de İran, Birleşmiş Milletler Filistin Paylaşım Planı'na karşı oy kullanan 13 ülke arasındaydı. İki yıl sonra, İran, İsrail'in Birleşmiş Milletlere kabul edilmesine karşı oy kullandı. Yine de, İran, İsrail'i Türkiye'den sonra egemen bir devlet olarak tanıyan ikinci Müslüman ülke oldu. Batı yanlısı Muhammed Rıza Pehlevi'yi yeniden iktidara getiren 1953 darbesinden sonra, iki ülke arasındaki ilişkiler önemli ölçüde iyileşti.

Caprivi çatışması, Afrika kıtasındaki Namibya hükûmeti ile Caprivi Ucu'nun ayrılması için 1999'da kısa bir ayaklanma başlatan isyancı bir grup olan Caprivi Kurtuluş Ordusu arasındaki silahlı çatışmaydı.

Angola cumhurbaşkanı Angola'da hem devletin hem de hükümetin başıdır. Angola'da 2010 yılında kabul edilen anayasaya göre başbakanlık makamı kaldırılmıştır; yürütme yetkisi, kararname ile yönetebildiği için bir dereceye kadar yasama yetkisine de sahip olan cumhurbaşkanına aittir.