
Kyoto Protokolü, küresel ısınma ve iklim değişikliği konusunda mücadeleyi sağlamaya yönelik uluslararası tek çerçeve. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi içinde imzalanmıştır. Bu protokolü imzalayan ülkeler, karbon dioksit ve sera etkisine neden olan diğer beş gazın salımını azaltmaya veya bunu yapamıyorlarsa karbon ticareti yoluyla haklarını arttırmaya söz vermişlerdir. Protokol, ülkelerin atmosfere saldıkları karbon miktarını 1990 yılındaki düzeylere düşürmelerini gerekli kılmaktadır. 1997'de imzalanan protokol, 2005'te yürürlüğe girebilmiştir. Çünkü, protokolün yürürlüğe girebilmesi için, onaylayan ülkelerin 1990'daki emisyonlarının yeryüzündeki toplam emisyonun %55'ini bulması gerekmekteydi ve bu orana ancak 8 yılın sonunda Rusya'nın katılımıyla ulaşılabilmiştir.

I. Dünya Savaşı, 28 Temmuz 1914 tarihinde başlayıp 11 Kasım 1918 tarihinde sona eren Avrupa merkezli küresel bir savaştır. II. Dünya Savaşı'na (1939-1945) kadar Dünya Savaşı veya Büyük Savaş olarak adlandırılmıştır. Savaşın taraflarından biri olan Osmanlı İmparatorluğu'nda "Genel Savaş" anlamında Harb-i Umumi, halk arasında ise Seferberlik olarak adlandırılmıştır. 1917'de Amerika Birleşik Devletleri'nin savaşa katılmasına kadar bu savaş ABD basınında Avrupa Savaşı olarak anılmıştır. Savaşan taraflar, çoğunlukla Avrupa, Kafkasya, Amerika, Orta Doğu ve Afrika ile Asya'nın bazı bölgelerinde çatıştılar.

Beyaz fosfor, fosfor elementinin bir allotropudur. Duman kamuflajı ve hedef tayininde ve aynı zamanda da bir yangın silahı olarak askeriyede yaygın kullanım alanları bulmuştur. İngilizcesi olan White phosphorus'dan dolayı WP, white phos ya da tanımının başharflerinden yola çıkarak, Willie Pete olarak adlandırıldığı da olmaktadır.

Irak-İran Savaşı, İran'da Tahmilî Savaş veya Mukaddes Müdafaa, Irak'ta Saddam'ın Kadisiyesi ve Arap Dünyasında Birinci Körfez Savaşı olarak anılan 1980-1988 yılları arasında İran ve Irak arasında yaşanmış savaş. Yaklaşık bir milyon kişinin ölümüne, iki milyon kişinin yaralanmasına, 150 milyar Amerikan Doları maddi hasara, her iki ülkede de ağır yıkımlara yol açmıştır. Irak'ın zaferleri ile başlayan savaş, İran'ın direnmesiyle yıpratma savaşına dönüşmüş ve galibi olmadan sonuçlanmıştır.

Antlaşma, iki ya da daha çok devleti bağlayıcı nitelikteki anlaşmalara denir. Eski dilde antlaşmalara muâhede ya da ahidnâme de denirdi. Lozan muahedesi gibi. Modern diplomaside antlaşma terimi, özel önemi olan uluslararası antlaşmalar için kullanılır. Daha öz önemli antlaşmalara ise, sözleşme (mukavele), tenkihname (düzenleme), protokol, senet, konvansiyon ve anlaşma gibi adlar verilir. Günümüzde antlaşmayla sonuçlanan görüşmeler, Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kuruluşların gözetiminde yürütülmektedir. Antlaşmaların barış, mütareke, ateşkes, tenkihname (düzenleme), dostluk, yardımlaşma, saldırmazlık, ittifak ve konvansiyon (ticaret) resmî, gayriresmî gibi çeşitleri vardır.
Sinir gazı, solunum, enjeksiyon ya da deriden nüfuz yoluyla vücuda girip nöronlara zarar vererek vücutta, istemsiz kasılma ve ölüme sebep olan kimyasal maddedir.

Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi; görevi din, inanç, dil, ırk, toplumsal sınıf veya politik görüş farkı gözetmeksizin insan hayatı ve sağlığını korumak, insan varoluşunun saygı görmesini sağlamak, insanların acı çekmesini önlemek ve acılarını dindirmek olan uluslararası bir insani harekettir.

1899 ve 1907 Lahey Sözleşmeleri, Hollanda'nın Lahey şehrinde gerçekleşen bir dizi uluslararası toplantılar ve bildiriler serisinin adıdır. İlki 1899 yılında, ikincisi de 1907 yılında gerçekleşmiştir. Cenevre Sözleşmeleri ile birlikte bu sözleşmeler, savaş ve savaş döneminde işlenen suçlarla ilgili düzenlenmiş ilk laik uluslararası dokümanlar arasındadırlar. Bu serinin üçüncüsü 1914 yılında planlanıp, sonradan 1915 yılına ertelendiyse de, I. Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle gerçekleşemedi.

Kimyasal savaş, kimyasal silahların kullanıldığı saldırılara verilen isimdir.

Kimyasal silahlar, insan üzerinde fiziksel veya psikolojik tahrip etkisi yapmak üzere kimyevî maddelerin zehirleyici özelliklerinden yararlanılarak üretilmiş olan maddelerdir. Bu maddeler, cansız olmaları nedeniyle çoğalmaları veya insandan insana veya diğer canlılara bulaşmaları söz konusu değildir.

Rif Savaşı, İspanya ile Fas'ın Rif ve Cibela kabileleri arasında yapılan savaştır.

Biyolojik bir etken, biyoterörizm veya biyolojik savaş için silah olarak kullanılabilen bir bakteri, virüs, protozoon, parazit, mantar veya toksindir. savaş (BW). Bu yaşayan veya çoğalan patojenlere ek olarak, toksinler ve biyotoksinler de biyo-ajanlar arasında yer almaktadır. Bugüne kadar 1.200'den fazla farklı türde potansiyel olarak silah haline getirilebilir biyo-ajan tanımlanmış ve incelenmiştir.

Kimyasal silahların kontrolüne ilişkin uluslararası antlaşmalar, kimyasal silah kullanımının, silah kontrol antlaşmaları yolu ile kontrol altına alınmasına yönelik uluslararası girişimlerdir.
Strasbourg Anlaşması, kimyasal silah kullanımının yasaklanmasına yönelik ilk uluslararası antlaşmadır. Fransa ve Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu arasında imzalanan antlaşma savaşta zehirli mermi kullanımının yasaklanması ile ilgiliydi. Antlaşma 27 Ağustos 1675'te imzalandı ve 1925 Cenevre Protokolü'ne kadar kimyasal silahların kullanımını önlemeye yönelik başka bir girişim olmadı.

Kimyasal Silahlar Sözleşmesi (CWC), kimyasal silahların üretimini, stoklanmasını ve kullanımını yasaklayan bir silah kontrol antlaşmasıdır. Konvansiyonun tam adı Kimyasal Silahların geliştirilmesinin, Üretiminin, Stoklanmasının ve Kullanımının Yasaklanması ve Bunların İmhası ile İlgili Sözleşme şeklindedir.
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Birleşmiş Milletler öncülüğünde imzalanan küresel ısınmaya yönelik hükûmetlerarası ilk çevre sözleşmesidir. Sözleşme; insan kaynaklı çevresel kirliliklerin iklim üzerinde tehlikeli etkileri olduğunu kabul ederek atmosferdeki sera gazı oranlarını düşürmeyi ve bu gazların olumsuz etkilerini en aza indirerek belli bir seviyede tutmayı amaçlamaktadır. Bu doğrultuda genel ilkeler, eylem stratejileri ve ülkelerin yükümlülüklerini düzenlemektedir. Sözleşme; hükûmetlerarası düzeyde iklim değişikliğine yönelik ilk çevre mutabakatı olmasıyla önemli olsa da yaptırım gücü zayıftır, taraf ülkeler iyi niyet düzeyinde sözleşmeyi desteklemişlerdir. Bu sözleşme kapsamında 1997 yılında imzalanan Kyoto Protokolü daha somut hedefler içermektedir.

Paralı asker veya ücretli asker, herhangi bir çatışmaya, çatışmadan doğrudan kazanım elde edeceklere hizmet etmek üzere katılan ve hizmeti sonucunda belirli bir menfaat veya para kazanan silâhlı savaşçı veya askere denir.
Mültecilerin Hukuki Durumuna Dair Sözleşme veya 1951 Mülteci Sözleşmesi, çok uluslu bir Birleşmiş Milletler sözleşmesi olup mülteci statüsünü, sığınma hakkı almış şahısların haklarını ve sığınma hakkı veren ülkelerin sorumluluklarını tanımlar. Sözleşme aynı zamanda savaş suçluları gibi mülteci olarak nitelendirilmeyen şahısların statülerini de düzenler. Sözleşme ayrıca kendi altında basılan seyahat belgeleri aracılığıyla vizesiz seyahat imkânı sunar. Mülteci Sözleşmesi Cenevre'de imzalanmış olmasına rağmen, silahlı çatışmaları düzenleyen dört sözleşmenin Cenevre Sözleşmesi olarak bilinmesi nedeniyle, Mülteci Sözleşmesinden Cenevre sözleşmesi olarak bahsetmek yanlış olacaktır.

Nükleer silahlardan arındırılmış bölge (NWFZ), Birleşmiş Milletler tarafından, bir grup devletin, yükümlülüklerini yerine getirmek için doğrulama ve kontrol mekanizmalarına sahip olan ve Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından bu şekilde tanınan belirli bir alanda nükleer silahların geliştirilmesini, üretilmesini, kontrolünü, bulundurulmasını, test edilmesini, yerleştirilmesini veya taşınmasını yasaklayan bir anlaşma veya konvansiyonla özgürce kurulan bir anlaşma olarak tanımlanmaktadır. NWFZ'lerin, beş nükleer silahlı devlet de dahil olmak üzere çoğu ülkenin taraf olduğu Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması'na benzer bir amacı bulunsa da bu antlaşmadan farklıdır. Diğer bir terim olan nükleerden arındırılmış bölge, genellikle hem nükleer enerjiyi, hem nükleer silahları ve hem de bazen nükleer atık ve nükleer tahriki de yasaklayan bir bölge anlamına gelir ve genellikle BM tarafından kabul edilen bir uluslararası anlaşma anlamına gelmez.

Yakıcı silahlar, yanıcı cihazlar, yanıcı mühimmatlar veya yangın bombaları, napalm, termit, magnezyum tozu, klor triflorür veya beyaz fosfor kullanarak yangın çıkarmak veya hassas ekipmanları yangınla yok etmek amacıyla tasarlanmış silahlardır. Halk arasında genellikle bomba olarak bilinmesine rağmen, bunlar patlayıcı değildir ve aslında kimyasal reaksiyon sürecini yavaşlatmak ve reaksiyonu başlatmak veya sürdürmek için patlama yerine ateşleme kullanmak için tasarlanmıştır. Örneğin napalm, özellikle belirli kimyasallarla yoğunlaştırılmış, yanmayı yavaşlatan ama durdurmayan, bir patlayıcı cihazdan daha uzun süre enerji salan bir "jel" haline getirilmiş petroldür. Napalmda, jel yüzeylere yapışır ve söndürmeye karşı direnç gösterir.