İçeriğe atla

Cemaleddin Efganî

Cemaleddin Efganî
DoğumKasım 1838
Ölüm9 Mart 1897
İstanbul, Osmanlı İmparatorluğu
Dinİslam

Cemaleddin Efganî[a] (Farsça: سید جمال‌‌‌الدین افغانی; d. Kasım 1838 - 9 Mart 1897,[1] İstanbul), 19. yüzyıl fikir ve siyaset insanlarından biri olan Müslüman aktivist ve düşünür.[2][3] İslami modernizmin[4][5] kurucularından ve ümmet birliğinin savunucularındandır.[6]

Milliyeti ve mezhebi

Doğum yeri, milliyeti ve mezhebi özellikle muhalifleri arasında sürekli tartışma konusu olmuştur. İranlı ve Şii olduğunu savunanlar; onun, Hemedan'daki Esedabad'da doğduğunu ve burada akrabalarının bulunduğunu, İran'la ilgili faaliyetlerinin önemli bir seviyede olduğunu, Farsçayı düzgün telaffuz ettiğini, pederinin adının Safder olduğunu ileri sürerek yeğeni olduğunu iddia eden Mirza Lütfullah Han'ın eserine ve İranlı bir dostuna bıraktığı evraklarına dayanarak bu iddialarını delillendirmişlerdir.[2]

Afganistanlı ve Sünni olduğunu savunanlar ise; onun Afganistan'ın doğusundaki Kuner kasabasının Esedabad köyünde doğduğuna, Efganî'nin yazılı ve sözlü ifadelerinde açıkça Afganistanlı olduğunu belirttiğine, Afganistan tarihi ile ilgili kitap yazdığına, bu ülkede akrabalarının bulunduğuna ve bazı arşiv belgelerinde Afganistanlı olduğuna dair kayıtların olduğuna dayanmaktadırlar.[2]

Efganî, Ahmet Ağaoğlu'na kökeni hakkında şu açıklamayı yapmıştır: "Benim babam ve annem aslen Meragalı'dır, fakat sonra Hemedan'a gelmişler, ben Hemedan'da doğdum. Fakat ben daha süt emerken babamın işleri bozulduğu için Afganistan'a hicret mecburiyetinde bulunmuşuz."[7] Bu açıklama Azerbaycan Türk'ü olduğu iddiasını desteklemektedir.

Efganî'nin İranlı olduğunu iddia edenler, bu konuda detaylı araştırmalar yapmış olan Nikki Keddie, Elie Kedourie, Huma Pakdamen ve A. Kudsizade gibi araştırmacılardır. Efganî'nin Afganistanlı ve Sünni olduğunu iddia edenler arasında ise, bazı Batılı araştırmacılar ile bir kısım öğrenci ve yakınları bulunmaktadır. Bunlar arasında Emir Şekib Arslan, Muhammed Abduh, Reşid Rıza, Corci Zeydan, Haydar Bammat, Ferid Vecdi, Edib İshak, Mahmud Kasım gibi yazar ve araştırmacılar yer almaktadır.

Yaşamı

On sekiz yaşına kadar Kâbil'de kalan Efgani, ilk öğrenimini alim babasından aldı.[2] Ülkenin tanınmış alimlerinden çeşitli alanlarda dersler aldı ve daha sonrasında eğitimi için Hindistan'a gitti.[2] Daha sonra Efgani hac sebebiyle gerçekleştirdiği yolculukta çok sayıda ülkeye de uğradı ve farklı kesimlerden insanlarla tanıştı.[2] 1857'de Mekke'ye ulaşarak hac ibadetini yerine getirdi. Hac seyahatinden sonra Afganistan'a dönen Efgani, Dost Muhammed Han'ın iktidarında devlet hizmetine girdi.[2] Dost Muhammed Han’ın 1863 yılında ölmesi üzerine ortaya çıkan iktidar mücadelesinden sonra Efgani önemli bir göreve getirildi.[2] Hindistan'a geçiş yapan Efgani'nin buraya gelişi kısa bir zamanda duyulunca büyük bir ilgiyle karşılaştı ve ona gösterilen büyük ilgiden rahatsız olan İngiliz yönetimi Efgani'nin derhal ülkeyi terk etmesini bildirdi.[2] Bunun üzerine Efgani, İngilizleri hedef alan bazı sözler söyledi. 1871 yılında Kahire'ye giden Efgani orada büyük bir ilgiyle karşılaşınca Mısır'da kalmaya karar verdi.[2] Mısır'daki ikameti boyunca dersleri Ezher'den ziyade kendi evinde veriyor ve Posta Kahvehanesi'nde sohbetler yapıyordu.[2] Efgani'nin dersleri başlangıçta ilmi konudaydı ancak zamanla buna siyaset de dahil oldu.[2] Kötü idaresiyle devleti borçlandırdığı ve bu nedenle ülkenin bağımsızlığını tehlikeye attığı gibi gerekçelerle Hidiv İsmail Paşa'nın muhalifi oldu.[2] Mason localarının faaliyetleri ve etkileri hakkında bilgi edinen Efgani, kendi amaçları doğrultusunda İskoç mason locasına girdiyse de bu locanın siyasete karışmak istememesi nedeniyle çıkan tartışma neticesinde locadan ihraç edildi.[2] Bunun üzerine French Grand Orient'a bağlı millî bir loca kurdu ve bazı alim ve devlet adamları da dahil tanınmış bazı kimseler bu locaya girdiler.[2] Efgani'nin faaliyetlerinden rahatsızlık duyan İngilizler onu ülkeden kovdurmaya çalıştı ve konsolosları aracılığıyla konu hakkında hidivle görüştüler.[2] Hidiv hükûmeti de 1879'da yayımladığı bir resmî tebliğ ile Cemaleddin-i Efgani’nin ülkeden çıkarılmasını emretti.[2]

Efgani tekrar Hindistan’a gitti ve Haydarabad’da tabiatçılığa reddiye konulu bir eser yazdı.[2] Efgani, Seyyid Ahmed Han’ın tabiatçılık konusundaki görüşlerini eleştiriyordu.[8] Bu gibi görüşlerin yayılması nedeniyle İslam birliğinin zarar gördüğünü ve bu durumdan da İngilizlerin yararlandığını düşünüyordu.[2][9]

Vefatından sonra (9 Mart 1897), Osmanlı Sarayının özel izniyle, İstanbul'un, Maçka semtinde bulunan Osmanlı Mezarlığına defnedildi.[10] 1944 yılında Afganistan hükûmetinin isteği üzerine kemikleri bu ülkeye nakledildi.[11]

Görüşleri

İslami farkındalığı aşılayan Efgani, Müslümanların yaşadığı topraklarda yabancı hakimiyetine karşı gelen sömürge karşıtı bir aktivistti.[12] Müslümanlara uyuşukluklarından kurtulma ve kendi özlerine yeniden sahip çıkma çağrısında bulunarak ülke ülke dolaştı.[13] İngiliz idarecilerin gözünde Efgani bir baş belasıydı.[13] İngilizler'e nefretle bakan Efgani, İslam alemini Avrupalı devletlerin baskısından kurtarma kararlılığında olmakla birlikte başarılı olunabilmesi için Avrupa'daki bilim ve teknoloji eğitiminin alınması gerektiğine inanıyordu.[14][15] Zira ona göre Batı her ne kadar İslam alemine saldırganlık gösteren bir düşman olsa da aynı zamanda yeniden güçlü bir toplum kurulmasına giden yolda üzerinde durulması gereken bir örnekti.[16] İslam'ın pozitif bilimlere karşıt bir tutumu olmadığını ifade ediyordu.[17] Diğer birçok modernist düşünür gibi o da Müslümanların kendi istikballerinden sorumlu olduklarını vurguluyordu. Ona göre Müslümanlar çağdaş bilimlerle ilgilenmeye karşı gelen ve "İslamın gerçek düşmanları" olduklarını böylelikle gösteren tutucu ulemanın tesirinden kurtarılmalıydı.[16] Efgani'ye göre İslam yasa ve teolojinin ötesinde büyük bir medeniyetti. Çünkü ona göre Batı'nın entelektüel temelleri İslam'dan alınmaydı.[14] Emperyalizm karşıtlığı ve İslam birliği fikri onun bıraktığı mirasın en önemli unsurları oldu.[13][18]

el-Urvetü'l Vüska

1882'de Mısır'ın İngilizlerce işgal edilmesinden iki yıl sonra Efgani, Müslümanların esaretine son vermeyi ve İngiliz işgaline karşı gelmeyi hedefleyen el-Urvetü'l Vüska dergisini çıkardı.[19] Her ne kadar kendini gazete olarak tanıtsa da yayın formatına bakıldığında daha ziyade bir dergi olarak sayılmaktadır. İslami reform çağrısı yapan derginin ilk sayfasında Cemaleddin Efgani derginin siyasi müdürü, Muhammed Abduh ise başyazar olarak geçiyordu.[20][21] Derginin İngiliz yayılmacılığına yönelik eleştirileri nedeniyle Hindistan ve Mısır'da dağıtımı ve bulundurulması yasaklanmış ancak yine de muhtelif yollarla okuyucusuna ulaştırılmaya çalışılmıştır.[20] Toplam on sekiz sayı çıkan derginin her ne kadar ömrü kısa sürse de İslam alemine ciddi bir etkisi olmuştur.[20]

Ayrıca bakınız

Notlar

  1. ^ tam adıyla Seyyid Cemaleddin Muhammed bin Safder el-Efganî el-Hüseynî

Kaynakça

  1. ^ Armstrong, Karen. "A History of God", Random House Publishing, s. 363
  2. ^ a b c d e f g h i j k l m n o p q r s TDV İslam Ansiklopedisi, cilt: 10, s. 456-466
  3. ^ Landau, Jacob. "Pantürkizm", Sarmal yayınları, s. 65
  4. ^ "Jamal ad-Din al-Afghan". Jewish Virtual Library. 15 Aralık 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Eylül 2010. 
  5. ^ "Sayyid Jamal ad-Din Muhammad b. Safdar al-Afghan (1838–1897)". Saudi Aramco World. Center for Islam and Science. 2002. 8 Nisan 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Eylül 2010. 
  6. ^ Ludwig W. Adamec, Historical Dictionary of Islam (Lanham, Md.: Scarecrow Press, 2001), p. 32
  7. ^ Ağaoğlu Ahmed, "Siyasiyat: Türk Alemi", TY, 1/3 (1328). s. 70-74, 200
  8. ^ Kara, İsmail. "Türkiye'de İsmalcılık Düşüncesi", Cilt: I, Dergah yayınları, s. 36
  9. ^ el-Urvetü’l-vüskā, s. 46, 412-417
  10. ^ 1-‘Cemaleetin Afgani Üzerine Makaleler- Yazar: Malatyalı Muhammed Reşad. 2- Malumat Dergisi(Osmanlıca)- S. 20. Yıl:1896
  11. ^ TDV İslâm Ansiklopedisi (1994 bas.). İstanbul: Türkiye Diyanet Vakfı. s. 459. 22 Temmuz 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Ağustos 2022. 
  12. ^ Kassir, Samir. "Arap Talihsizliği", İletişim yayınları, s. 58
  13. ^ a b c Esposito, John L. İslam Tehdidi Efsanesi, Ufuk yayınları, s. 113
  14. ^ a b Aslan, Reza. "Tanrı Yoktur Allah'tan Başka", Okuyan Us yayınları, s. 318-320
  15. ^ Lutskiy, Vladimir Borisoviç. Arap Ülkelerinin Yakın Tarihi, Yordam yayınları, s. 188
  16. ^ a b Cambridge Resimli İslam Ülkeleri Tarihi, editör: Francis Robinson, Kitap yayınları, s. 145
  17. ^ Mardin, Şerif. "Türkiye'de Din ve Siyaset", İletişim yayınları, s. 17
  18. ^ Cleveland, William L. "Modern Ortadoğu Tarihi", Agora Kitaplığı, s. 141
  19. ^ Taslaman, Caner. Küreselleşme Sürecinde Türkiye'de İslam, Türkiye yayınları, s. 77
  20. ^ a b c TDV İslam Ansiklopedisi, Cilt: 42, s. 186
  21. ^ Hourani, Albert. "Batı Düşüncesinde İslam", Doruk yayınları, s. 148

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Afganistan</span> Batı, Orta ve Güney Asyanın birleştiği yerde bulunan devlet

Afganistan ya da resmî adıyla Afganistan İslam Emirliği, Orta Asya'nın güneyinde denize kıyısı olmayan bir ülkedir. Doğu ve güneyde Pakistan; batıda İran; kuzeyde Türkmenistan, Özbekistan ve Tacikistan; kuzeydoğuda ise Çin ile komşudur. 652.000 km² yüz ölçümlü, kuzey ve güneydoğusunu düzlüklerin oluşturduğu dağlık bir ülkedir. Başkenti ve en büyük şehri Kâbil'dir. Yaklaşık 40 milyonluk nüfusunun çoğunluğunu Peştunlar, Tacikler, Hazaralar ve Özbekler oluşturur. Ülke, uluslararası alanda Afganistan İslam Cumhuriyeti olarak tanınmaktadır. ABD'nin Afganistan'dan çekilmesine akabinde gerçekleşen Taliban saldırıları ile 15 Ağustos 2021'de Taliban'ın başkent Kâbil'i ele geçirmesi sonucunda kurulmuş olup, yönetimin devri konusundaki tartışmalar ve görüşmeler devam etmektedir.

Haksöz, 1991 yılından bu yana Türkiye, İstanbul merkezli olarak yayın yapmakta olan aylık dergi ve aynı adla anılan harekettir. Hareket kendisini daha ziyade bir İslami uyanış hareketi olarak tanımlar.

<span class="mw-page-title-main">İslamcılık</span> Politik bir akım

İslamcılık, modern devlet ve devletçiklerin anayasal, ekonomik ve yargısal olarak, bu kesimde canlanma ya da otantikliğe dönüş olarak algılanan İslami uygulamalarla yeniden kurulması gerektiğini öne süren siyasi ideolojidir. Bu akımlardaki hakim anlayış Emr-i bi'l ma'rûf ve nehy-i anil münker'in yerine getirilmesidir. Siyasal İslam'ın Seyyid Kutub ve Mevdudî gibi köktendinci öncüleri "Allah'ın sistemi" olarak gördükleri şeriata dayanmayan güç sahipleri olarak tanımladıkları tağuta isyanı tevhidin ön şartı olarak sundular.

<span class="mw-page-title-main">Hâşimoğulları (Hicaz)</span> Arap kraliyet ailesi

Hâşimoğulları veya Hâşimîler, Hüseyin bin Ali tarafından kurulan Arap ailesi. İslam peygamberi Muhammed'in mensup olduğu Benî Haşim ailesine bağlı bir Kureyş boyu olduğunu iddia etmektedirler. Ayrıca kan bağı ve kabile birlikteliği yoluyla Kızıl Deniz boyunca kurulan hanedanların sahibi olan boy. Sülale ismini İslam peygamberi Muhammed'in büyük-büyükbabası Haşim bin Abdimenaf'dan alır. I. Dünya Savaşı esnasında İngiliz desteğiyle Osmanlı Devleti'ne isyan etmiş, Arap Yarımadası'nın kontrolünü eline geçirmiş, fakat birkaç yıl sonra Suudi Hanedanlığı'na yine bir isyanla kaybetmişlerdir.

<span class="mw-page-title-main">Hasan el-Benna</span> Mısırlı İslamcı siyasetçi

Hasan b. Ahmed b. Abdurrahman el-Bennâ, Mısırlı İslamcı aktivist ve siyasetçi. Müslüman Kardeşler adlı köktendinci örgütün kurucusudur. İsviçre'de yaşayan İslamcı yazar Tarık Ramazan'ın dedesidir.

<span class="mw-page-title-main">İslam devleti</span> devlet yönetim biçimi, şeriat yasaları uygulanan devlet

İslam devleti, İslam hukukuna dayalı bir hükumet biçimine sahip bir devlettir. Bir terim olarak, İslam dünyasında çeşitli tarihsel yönetim biçimlerini ve yönetim teorilerini tanımlamak için kullanılmıştır. Arapça "dawlah islāmiyyah" teriminin bir çevirisi olarak Siyasal İslam veya İslamcılık ile bağlantılı modern bir kavramı belirtir.

<span class="mw-page-title-main">Reşîd Rıza</span> İslami reformcu din bilgini

Muhammed Reşid Rıza, İslami reformcu din alimi. Muhammed Abduh’un en yakın takipçilerinden birisi olarak bilinir.

Seyyid Ebu'l-A'lâ Mevdudî, Pakistanlı müfessir, İslam âlimi, gazeteci ve yazar.

<span class="mw-page-title-main">Muhammed Abduh</span> Mısırlı Türk eğitimci, yargıç ve reformcu

Muhammed Abduh tam adıyla Muhammed Abduh bin Hasan Hayrullâh et-Türkmânî el-Mısrî Mısırlı Türk eğitimci, yargıç ve reformcu. Çağdaşlaşmacı İslamcılık'ın kurucusu olarak kabul edilir. İslam ve Özgürlükler gibi son kitaplarında yer alan görüşleri nedeni ile Yeni-Mutezilecilik’in de kurucusu olarak değerlendirildi. Bir Mason Üstadı olan Abduh Bahailik inancı ile de yakın ilişkiler içerisinde olan bir kişilikti.

<span class="mw-page-title-main">Ümmetçilik</span> Müslümanların tek bir İslam devleti altında birliğini veya İslami ilkelere sahip uluslararası bir örgütü savunan siyasi hareket

Ümmetçilik veya Pan-İslamizm, Müslümanları tek bir İslam devleti altında veya İslami prensiplere sahip uluslararası bir örgüt altında birleştirmeyi savunan bir siyasi harekettir. Tarihsel olarak, tüm Osmanlı vatandaşlarının birliğini amaçlayan Osmanlıcılıktan sonra Pan-İslamizm, imparatorluktaki Müslüman halkların bağımsızlık hareketlerini önlemek amacıyla Sultan II. Abdülhamid tarafından 19. yüzyılın son çeyreğinde Osmanlı İmparatorluğu'nda teşvik edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">İslamcı terörizm</span> Radikal dinci motivasyon ve hedeflere sahip grupların veya kişilerin yaptıkları eylemler

İslamcı terörizm, İslami köktendinciler tarafından cihat olarak gerçekleştirilen çeşitli siyasi veya dinî amaçlara ulaşma amaçlı bir çeşit dinî terörizm.

<span class="mw-page-title-main">Wilfrid Scawen Blunt</span>

Wilfrid Scawen Blunt İngiliz şair ve yazar. Sussex, İngiltere'de doğdu ve 1858-1869 yılları arası İngiliz Dışişleri Bakanlığında bulundu. Annesinin dönmüş Katolik dininde yetiştirildi. İngiltere'de şiirleri ve birkaç politik makale ve polemikleri ile bilinir. Anti-emperyalist bir bakış açısına sahip idi. 1888'de İrlandalı davalara destek vermekten hapis edildi.

<span class="mw-page-title-main">Afganistan Krallığı</span> 1926-1973 yılları arasında Orta Asyada bir monarşi

Afganistan Krallığı, Güney ve Orta Asya'da 1926'da Afganistan Emirliği'nin halefi olarak kurulan bir anayasal monarşiydi. Tahta çıktıktan yedi yıl sonra ilk kralı Emanullah Han tarafından emirliğin krallığa dönüşümü ilan edildi. Monarşi, 1973 Afganistan Darbesi'yle birlikte sona erdi.

<span class="mw-page-title-main">Emir Şekib Arslan</span>

Emir Şekib Arslan, Lübnanlı yazar, politikacı ve fikir adamı.

<span class="mw-page-title-main">Rızaeddin Fahreddin</span>

Rızaeddin Fahreddin veya tam adıyla Rızaeddin bin Fahreddin bin Seyfeddin eş-Şirdanî, Tatar müftü, tarihçi. Ceditçi ve reformcu fikirleriyle tanınmaktadır.

Bazen modern Selefilik olarak da adlandırılan İslami modernizm, İslam inancını milliyetçilik, demokrasi, medeni haklar, rasyonellik, eşitlik ve ilerleme gibi modern Batı değerleriyle uzlaştırmaya çalışan ve “ilk Müslüman ideolojik tepki” olarak tanımlanan bir harekettir. “Klasik kavramların ve içtihat yöntemlerinin eleştirel biçimde yeniden incelenmesi” anlayışıyla İslam teolojisine ve Kuran tefsirine yeni bir yaklaşım getirmiştir.

Hint Müslüman Hareketi olarak da anılan Hint Hilâfet Hareketi (1919-1924), Sünni Müslümanların lideri kabul edilen Osmanlı halifesini etkin bir siyasi otorite haline getirmek amacıyla Şevket Ali, Muhammed Ali Cevher, Hakim Ecmel Han ve Ebul Kelam Azad liderliğindeki Britanya Hindistanı Müslümanları tarafından başlatılan pan-İslamcı bir siyasi protesto kampanyasıydı. Hareket, Türkiye'nin daha olumlu bir diplomatik mevki kazandığı ve laikliğe yöneldiği 1922 sonlarında çöktü. 1924'e gelindiğinde Türkiye halifenin rolünü ortadan kaldırdı.

Mezhepsiz Müslüman, İslami mezheplerden herhangi birine bağlı olmayan, kendisini bu mezheplere ait görmeyen veya inancını bu mezhepler içerisinde sınıflandırmayan bir Müslüman.

Aşağıdaki taslakta İslam dini ile ilgili çeşitli kavramlar, olaylar, kişiler ve kurumlar yer almaktadır

<span class="mw-page-title-main">Emir (makam sahibi)</span>

Emir, Arap ülkeleri, Batı Afrika, Afganistan ve Hindistan altkıtasındaki çeşitli yerlerde kullanılan bir kral, aristokrat veya askerî olarak yüksek bir makam ünvanını ifade eder. Terim, bir "komutan", "general" veya "lider" anlamına gelecek biçimde de Emîrü'l-mü'minîn olarak yaygın biçimde kullanılmıştır. Dişil formu emire kelimesidir. "Prens" olarak çevrildiğinde, "emirlik" kelimesi egemen bir prensliğe benzer. Çağdaş kullanımda bu terim, bir Emirliğin Müslüman bir devlet başkanını veya İslamî bir örgütün liderini belirtebilir.