
Nümismatik veya meskûkât, sikke veya kâğıt para koleksiyonculuğu ve paraları inceleyen çalışma sahası. Sikkecilik olarak da adlandırılır. Bu alanda uzman kişilere "nümismat" adı verilir. Nümismatik; kaybolmuş uygarlıkların, kentlerin ve yerleşim yerlerinin kesin olarak belirlenmesine katkı sağlar, tarihsel süreç içinde yok olmuş anıt ve yapılara ilişkin kanıtları bizlere anlatır. İmparatorların saltanatlarının başlangıç tarihlerinin, almış oldukları unvanların, imparatorluk dönemleri boyunca yaptıkları işlerin, kazandıkları zaferlerin ya da yenilgilerin kesin biçimde belirlenmesine yardımcı olur. Aynı zamanda nümizmatik Antik Sikke darbında kullanılan madenin türüne göre o toplumun, o dönemdeki ekonomik durumu konusunda ciddi ipuçları sağlamaktadır. Bir arkeoloğun kazı çalışmasında bulabileceği en iyi şeylerden biri Antik Sikkedir. Bulunmuş olan bir Antik Sikke yapılan arkeolojik çalışma katmanı için anında bir tarih sağlayabilir. Ek olarak Antik Sikkeler ticaret, ekonomi, sosyal organizasyon, mitoloji, ideolojiler, şahsiyetler, liderlik, askeri, önemli olayları anlatmaktadır. Antik Sikkelerin hangi devlet döneminde, hangi yıllarda, hangi İmparator adına darb edildiği gibi bulgular tarihsel gerçeklerin ortaya çıkarılmasında önemli rol oynamaktadır.

Madenî para veya eski dilde sikke; altın, gümüş, bakır, bronz, alüminyum vb. madenlerin alaşımından yapılan para. İlkel çağlardan beri ticarette geçerli olan değiş-tokuş yöntemleri yerine, daha kullanışlı bir değişim aracı olarak icad edilmiştir. Sikke kavramı daha çok tarihî madenî paraları tanımlamak için kullanılır. Günümüzde madenî paraları tanımlamak için bozuk para kavramı da kullanılır ancak bozuk para kavramı her zaman 'sadece' madenî paraları kapsamayabilir.

I. Osman veya bilinen adlarıyla Osman Gazi ya da Osman Bey, Osmanlı Beyliği ve Osmanlı Hanedanı'nın kurucusu ve beyliğin ilk padişahı olan Türk hükümdar ve komutandır. Yaşadığı dönemde liderliğini yaptığı beylik başlangıçta küçük bir Türk beyliği iken, ölümünden sonraki yüzyıllarda büyük bir imparatorluğa dönüştü. Dedesinin Süleyman Şah veya Gündüz Alp isimli olduğu ve soyunun Oğuzların Bozok koluna mensup Kayı boyuna dayandığı düşünülmektedir. Büyükannesi Hayme Hatun, babası Ertuğrul Gazi ve annesi Halime Hatun'dur. Tarihçi Âşıkpaşazâde'nin yazdığına göre Osman Gazi, bir taraftan kendisinin Oğuzların Üçok koluna mensup "Gök Alp" neslinden olduğunu ileri sürerken diğer taraftan da kendi dedesinin isminin "Kaya Alp oğlu Süleyman Şah" değil, "Kutalmışoğlu Süleyman Şah" olduğunu söylediği iddia edilmektedir.

Bursa Arkeoloji Müzesi, Bitinya ve Misya bölgelerinde bulunmuş MÖ 3000'den Bizans devri sonlarına kadar olan devirlere ait eserlerin sergilendiği arkeoloji müzesidir.

Akçe, Osmanlı Devleti'nin ilk zamanlarından itibaren bastırılan ve kullanılan gümüş para birimidir. İlk akçe Bursa'da Orhan Gazi tarafından 1327 yılında bastırılmıştır. Akçe Osmanlı Devleti'nin temel para birimiydi. Bu para biriminde ilk dönemlerde üzerine basılı bir tarih bulunmamasıyla birlikte, padişah I. Bayezid ile birlikte akçeler üzerine tarih basılma uygulamasına geçilmiştir.

Aspendos veya Belkıs, Antalya ili Serik ilçesinde bulunan Belkıs köyünde yer alan antik tiyatrosuyla meşhur bir antik kenttir. Pamfilya'nın en zengin şehirlerinden birisidir.

Kayı Boyu, Oğuz Kağan Destanı'na göre Oğuzların 24 boyundan, Kaşgarlı Mahmud'un Divân-ı Lügati't-Türk eserine göre ise 22 Oğuz boyundan ikincisi. Reşidüddin'nin listesinde sembolleri şahin, yani şahinlerin en büyüğü olan akdoğandır. Kayı güç, kuvvet ve kudret sahibi demektir. Kayı Boyu'nun damgası üç ok ve bir yaydan oluşur. Babası Gün Han ve dedesi Oğuz Han olan Kayı Han bu boyun ilk atasıdır. Divân-ı Lügati't-Türk'te damgaları;
olarak tanımlanmaktadır.
Elmas Mehmed Paşa, II. Mustafa saltanatında, 2 Mayıs 1695 - 11 Eylül 1697 tarihleri arasında iki yıl dört ay on gün sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.

VI. Mithridatis veya Mithridatis Eupator veya Büyük Mithridatis, Pontus kralı olarak Anadolu'da MÖ 120 - MÖ 63 yıllarında hüküm sürdü.

Dupondius Roma Cumhuriyeti ve Roma İmparatorluğu' da kullanılmış olan, 2 as ½ sestertius ve 1/8 denarius değerinde bir sikkedir.

As, Roma Cumhuriyeti ve Roma İmparatorluğu'nda kullanılan, önce gümüş, sonra bakırdan basılan bir sikke olup adını ağırlık birimi eşsesinden alır. Zamanla değer kaybetmekten kurtulamamıştır.

Uncia, Latince herhangi bir şeyin "onikincisi" anlamında kullanılan bir uzunluk ve ağirlık birimi.

Part İmparatorluğu, Arsakes İmparatorluğu olarak da bilinen, eski İran'da önemli bir siyasi ve kültürel güç olup Medler'den ve Ahamenişler'den sonra gelen üçüncü yerel hanedanlıktır. Hanedanın adı, MÖ 247 yılında, Helenistik krallık Selevkoslar'ın yönetiminde bir satraplık konumunda olan İran'ın kuzeydoğusundaki Parthia bölgesini ele geçirdikten sonra bağımsızlığını ilan eden Parni kabilesi lideri I. Arsakes'tan gelmektedir. Arsakes'in adı onursal bir unvan olarak kendisinden sonra gelen bütün Part kralları tarafından kullanıldı.

Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü, 18 Haziran 1984 tarihli ve 18435 sayılı T.C. Resmî Gazete'de yayımlanan 234 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre, madenî ufaklık ve hatıra para, Cumhuriyet altın sikkeleri ile Cumhuriyet ziynet altınlarının basımı, resmî mühürlerin, madalyon, madalya ve nişanların üretimi, her çeşit vize ve harç pulları ile değerli kâğıtların basımı ve dağıtımını sağlamak üzere kurulan devlet kurumu.
Cedid Eşrefi, (Cedit Zolota), Osmanlı dönemindeki gümüş paralardan biridir. III. Ahmet döneminde 90 akçeye tekabül derdi.

Ankara, tarih boyunca pek çok değişik isimle anılmıştır. Şehir, Frigler, Galatlar ve Romalılar tarafından gemi çapası anlamına gelen Ἄγκυρα olarak adlandırıldı; bu ad Latin harfleri ile Batılı kaynaklarda Ankyra ve Ancyra olarak yazılmıştır. Ankara, Arapça kaynaklarda "Beldei-el Selasil", "Mamuriye" ve "Ma'muriye-i Selâse" olarak geçer. Klasik Yunanca "Anküra" şeklinde telaffuz edilen şehrin adı, Araplar tarafından korunmuştu. Türkler'in Anadolu'ya gelmesinden sonra bu ad "Ankara" ve "Engürü" olarak değişime uğradı, batı dillerine de "Angora" olarak geçti. "Engürü" adı, Arapça ekiyle Engüriye olmuştur. Ankara'yı egemenliğinde tutan devletler tarafından basılan sikkelerde kullanılan resmî ad, Selçuklular'da "Ankara", İlhanlılar döneminde "Engürü" ve "Engüriye", Osmanlı Devleti'nde "Engürü" ve "Ankara" olmuştur. Osmanlılar'da 16. yüzyıldan itibaren şehrin adı resmen Ankara (آنقره) olmasına rağmen, halk arasında "Engürü", Batılılar arasında ise "Angora" şeklinde kullanılmaya devam etmiştir. Türkiye'nin kuruluşundan sonra diğer adların kullanımı son bulmuş ve Ankara adı evrenselleşmiştir.
Cumhuriyet Altını veya çeşitleri olması itibarıyla Cumhuriyet Altınları, Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararı ile standartları belirlenmiş, para yerine geçebilen, Türkiye’yi temsil eden ve sadece Darphane tarafından üretilebilen altınlardır. Cumhuriyet Altınları, tümü 22 ayar olmak üzere, sikke ve ziynet olarak iki grupta, beşlik, ikibuçukluk, birlik, yarımlık ve çeyreklik olmak üzere beşer çeşitten toplam 10 farklı çap ve ağırlıkta üretilmektedir.

Erythrae, Erythrai veya Litri 12 İyon şehrinden biridir. İzmir ili 60 km, Çeşme'nin 22 km doğusunda Ildırı Köyü’nde yer almaktadır.

IV. Antiohos Epifanis Seleukos İmparatorluğu'nun MÖ 175-164 döneminde kralıydı. Ölene kadar krallığı devam etti. III. Antiohos'un oğullarından birisiydi. Asıl adı Mithradatēs idi. Tahta geçtikten sonra Antiohos ismini kendisi için benimsedi. IV. Antiohos'un zamanında yaşanan en önemli olaylardan birisi, Mısır'ı neredeyse ele geçirmesidir. Ancak Mısır'ı fethedemedi. Bu teşebbüs, Ptolemaioslarla Seleukosların arasında bir çatışma sürecini doğurdu. Onun döneminde yaşanan önemli diğer bir olay İsrailoğulları tarafından başlatılan Makkabi Ayaklanması'dır. Bu ayaklanmanın temel sebebi, IV. Antiohos'un, Makkabileri zorla inançlarını terkedip onun inançlarına uymaya ve her bakımdan onu efendileri olarak kabul etmeye zorlamasıdır. Bu vakânın İsrailoğullarının bakış açısından bir hikâyesi, Makkabiler kitaplarında anlatılmaktadır.

Dareikos, Lidya Krallığının Pers Ahameniş İmparatorluğu tarafından fethedilmesini takip eden dönemde yaklaşık milattan önce 551'de Persler tarafından basılan, 8,42 gram ağırlığındaki bir altın sikkedir. Ön yüzünde Pers kralını beline kadar, ok atarken ya da koşarken gösteren bu sikkeler, Sardes'te Büyük İskender zamanına kadar, hatta onun tarafından da basılmış eski çağın en tanınmış sikkelerindendir. Akdeniz bölgesinde milattan önce 345li yıllara kadar kullanımda olan dareikos, o zamanın en gözde stateri olan Fokaia staterinin yarısı değerindeydi.