İçeriğe atla

Can Hasan 1

Arkeolojik Höyük
Adı:Can Hasan 1 Höyüğü
il:Karaman
İlçe:Merkez
Köy:Alaçatı
Türü:Höyük
Tahribat:Yapılaşma[1]
Tescil durumu:Tescilli[1]
Tescil No ve derece:1879
Tescil tarihi:13.02.1986
Araştırma yöntemi:Kazı

Can Hasan 1 Höyüğü, Karaman il merkezinin 12–15 km. kuzeydoğusunda, eski adı Can Hasan, bugünkü adı Alaçatı olan köy yakınlarındaki ve Can Hasan 3 Höyüğü'nün 750 metre kadar güneydoğusunda yer alan bir höyüktür.[2] Can Hasan Köyü civarındaki, aynı adla bilinen üç höyükten biridir. Can Hasan 1 Kalkolitik Çağ, Can Hasan 2 Helenistik. Roma ve Bizans, Can Hasan 3 ise Neolitik Çağ yerleşimi olarak tarihlendirilmektedir.[3] Can Hasan 1, 360 x 280 metre boyutlarında, 5 metre yükseklikte bir tepedir.[not 1] Söz konusu üç höyüğün yer aldığı ova, Toroslar'ın kuzey yamaçlarına çok da uzak olmayan, verimli bir ovadır.

Kazılar

Can Hasan 1'den Kılıç Kökten'in yayınlarında, Karaman'ın kuzeydoğusundaki höyüklerden biri olarak geçmektedir. Daha sonraki tarihlerde 1951-52 ve 1958 yıllarında James Mellaart, A. Hall ve David French tarafından Konya Ovası yüzey araştırmaları sırasında incelenmiştir. Kazı çalışmaları ise Ankara İngiliz Arkeoloji Enstitüsü tarafından, yine David French başkanlığında 1961-67 yılları arasında yapılmıştır.[2]

Tabakalanma

Kazılarda höyükte 7 tabaka belirlenmiştir. Bu tabakalar yeniden (üst) eskiye (alt) doğru aşağıdaki gibidir.

  • 1. tabaka - Geç Kalkolitik Çağ (altı yapı evreli),
  • 2. tabaka
  • 2A evresi - Orta Kalkolitik Çağ,
  • 2B evresi - Erken Kalkolitik Çağ'dan Orta Kalkolitik Çağ'a geçiş,
  • 3. tabaka – Erken Kalkolitik Çağ,
  • 4. – 7. tabakalar - Geç Neolitik Çağ[2]

Buluntular

Ana yapı malzemesi olarak kerpiç tuğla kullanılmıştır ve ağaç dikmelerle desteklenmiştir. Duvarlar ve tabanlar çamur sıvalıdır. Konut girişlerinin tavandan olduğu belirtilmektedir.[3]

Geç Kalkolitik Çağ mimarisi, Erken Kalkolitik mimarisinden, yapıların yön, plan, duvar kalınlığı ve tuğla boyutları yönünden farklılıklar göstermektedir. Yapılar kendi içlerinde bir süreklilik göstermektedir, hemen hemen hepsinde yenilemeler ya da duvar eklemeleri görülmektedir. Yapılar dağınık ve düzensizdir, aralarında avlular ve açık alanlar bulunmaktadır. Bu avlu ve açık alanlarda ocaklar, etrafı çevrili küçük alanlar ve petekler yer alır. Duvarlar genellikle beyaz kille sıvanmıştır.[2]

Orta Kalkolitik mimarisi sınırlı bir alanda kazılmıştır. 2A tabakası olan bu tabakadaki mimarinin, 2B tabakası mimarisinden en belirgin farkları 2A'da taş temel kullanılması ve kerpiç boyutlarının 2B'den daha küçük olmasıdır. 2B tabakası mimarisi Geç Kalkolitik tabakasından daha düzenli bir mimari plan vermektedir. Doğrudan doğruya toprak üzerine oturan kerpiç duvarlı yapılar, aralarında boşluk bırakılmadan bitişik düzende inşa edilmiştir. Geç Kalkolitik yapılarda ikinci kata ilişkin herhangi bir ize rastlanmazken bu tabakada yapılar iki katlı olup ikinci katın duvarları daha incedir. Bu tabakanın yangın gördüğü anlaşılmaktadır.[2]

Geç Kalkolitik Çağ tabakasının baskın çanak çömlek grubu kırmızı, kırmızı-kahve ve siyah açkılı mal grubudur. 2A tabakasında açık kahverengi ve devetüyü renkli yalın mallar en sık buluntu veren gruptur.[2]

2A tabakasında kilden insan biçimli sacayağı parçaları, hayvan heykelcikleri, küçük bir heykelcik gövdesi, diskler, sapan taşları ve kaşıklar ele geçmiştir. 2B tabakasında ise yangın görmüş bir yapıda çok sayıda kilden küçük kadın heykelciği bulunmuştur. Bazıları yassı ve nispeten şematiktir, fakat yüz hatları açıkça işlenmiştir.[2]

Kalkolitik Çağ tabakalarında hem çakmak taşı, hem de obsidiyen yontmataş aletler bulunmuştur. 2B tabakasında ele geçenlerde özensiz bir işçilik görülür. 2A tabakasında sürtme taş olarak çeşitli taşlardan oyulmuş kaplar, taş boncuklar, baltalar, mermer bilezikler, ezgi ve öğütme taşları bulunmuştur.[2]

Geç Kalkolitik Çağ tabakasında evcil hayvanlardan koyun, keçi, sığır, domuz ve at ile geyik, kaplumbağa, kedi ve kemirgen kemik kalıntıları bulunmuştur. Bir inek kafatasının incelenmesinde bu türün evcilleştirilmiş olduğu anlaşılmıştır.[2]

Değerlendirme ve tarihlendirme

Bazı buluntular üzerinde yapılan radyokarbon tarihleme yöntemi sonuçlarına göre Erken Kalkolitik Çağ MÖ 5500 – 5000, Orta Kalkolitik Çağ MÖ 5000 – 4250 tarihleri verilmektedir. Geç Kalkolitik Çağ için bu tarz bir sonuç olmamakla birlikte kazı başkanı MÖ 3750 – 3250 tarihlerini önermektedir.[2]

Dış bağlantılar

Notlar

  1. ^ Bazı kaynaklarda 400 metre çapında gösterilmektedir. Anadolu Uygarlıkları - Canhasan 5 Nisan 2012 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.

Kaynakça

  1. ^ a b "TAY – Yerleşme Ayrıntıları". 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 27 Haziran 2012. 
  2. ^ a b c d e f g h i j "TAY – Yerleşme Dönem Ayrıntıları". 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 27 Haziran 2012. 
  3. ^ a b "Anadolu Uygarlıkları - Canhasan". 5 Nisan 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 27 Haziran 2012. 

İlgili Araştırma Makaleleri

Bakır Taş Çağı, MÖ 5000-3000 yılları arasını kapsayan tarih öncesi dönemdir. Bakır Çağı'nın bir diğer adı Maden Taş Çağı'dır. Taş aletler yanında bakırın da kullanılmaya başlamasından dolayı Kalkolitik Çağ olarak adlandırılan bu dönem, Geç Neolitik Çağ'ın devamıdır. Bu çağda da, Neolitik Çağ'da olduğu gibi, bölgesel farklılıklar bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Alacahöyük</span> ören yeri

Alacahöyük, Çorum'un Alaca ilçesinin 15 km kuzeybatısındaki Alacahüyük köyündeki bir höyüktür. Bu höyükte dört ayrı kültür evresinden kalma 15 yerleşim ya da yapı katı saptanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Çatalhöyük</span> Konya, Türkiyede bulunan tarihi yerleşim yeri

Çatalhöyük, bugün Konya'nın Çumra ilçesine bağlı Küçükköy yakınlarında, milattan önce 7000 yıllarından itibaren Cilalı Taş Devri ve Bakır Çağı'nda yerleşim yeri olarak kullanılmış arkeolojik kalıntılardır.

Değirmentepe Höyüğü, Malatya ilinin 24 km. kuzeydoğusunda Karakaya Barajı Gölü suları altında kalmış olan bir höyüktür.

<span class="mw-page-title-main">Köşk Höyük</span> Niğde il merkezine 17 km mesafedeki bir höyük

Köşk Höyüğü, Niğde il merkezine 17 km mesafede bulunan bir höyüktür. Höyük 80 metre çapında 15 metre yüksekliktedir. Kazılarda ulaşılan buluntular Niğde Müzesinde sergilenmektedir. Müze'de diğer buluntular yanında MÖ 4883 yılına tarihlenen bir Kalkolitik ev modeli, birebir ölçülerde sergilenmektedir.

Kuruçay Höyüğü, Burdur'un 15 km. batısında, Kuruçay köyünün 1,5 km. güneybatısında yer alan bir höyüktür. Höyük, Burdur Gölü'ne bakan bir tepe üzerinde yer alıp üç yanı derin dere yataklarıyla çevrilidir. Buradaki arkeolojik yerleşim 90 x 60 metre boyutlarında ve 8 metre yüksekliktedir. Höyüğün en üst noktası Burdur Gölü'nden 110 metre yüksekliktedir.

Tilkitepe Höyüğü ya da eski kaynaklarda Şamramaltı Van il merkezinin 7 km. güneybatısında yer alan bir höyüktür. Günümüzde Van Havaalanı sınırları içinde olup kısmen havaalanı olarak kullanılmaktadır. Höyük 55 metre çapında, 6-7 metre yüksekliğindedir.

<span class="mw-page-title-main">Coba Höyük</span>

Coba Höyük, Gaziantep il merkezinin yaklaşık 45 km. batı kuzeybatısında, eski adı Keferdiz olan Sakçagözü bucağına 3 km. mesafede yer alan bir höyüktür. Orta boy bir höyük olan Coba Höyük, 140 x 90 metre boyutlarında ve 9 metre yüksekliğinde bir tepedir. Bazı arkeolojik metinlerde Sakçegözü ya da Sakçagözü olarak de geçen höyük bu adı, İslahiye Ovası'nın devamı olan Sakçagözü Ovası'ndan almıştır. Ova, Amanos Dağları ve Sof Dağı'ndan kaynaklanan ve güneyde Asi Nehri'ne dökülen küçük derelerin yer aldığı verimli bir ovadır.

Tepecik / Makaraz Tepe Höyüğü, Elazığ İl merkezinin yaklaşık olarak 31 km. doğusunda, günümüzde Keban Baraj Gölü suları altında kalmış olan bir höyüktür. Höyüğün asıl ismi Makaraz Tepe'dir. Fakat arkeolojik yazında daha çok Tepecik olarak geçmektedir. Tepe, 200 metre çapında olup 16-17 metre yüksekliktedir.

Tülintepe Höyüğü, Keban Baraj Gölü suları altında kalmadan önce Elazığ il merkezinin 21 km. doğusunda yer almış olan bir höyüktür. Höyük 250 x 200 metre boyutlarında ve 20 metre yüksekliğindeydi.

Ilıpınar Höyüğü, Bursa İl merkezinin kuzeydoğusunda, Orhangazi İlçesi'nin yaklaşık 2 km. güneyinde, İznik Gölü'nün 2 km. batısında yer alan bir höyüktür. Yerleşim alanı 2,5 hektar olup tepenin çağı 250 metredir. Yüksekliği 3 metreden 10 metreye değişmektedir. Höyükte ilk yerleşmenin günümüzden 8 bin yıl önce gerçekleştiği ileri sürülmektedir. İlk yerleşimcilerin Orta Anadolu'dan 10-15 aile olarak gelip yerleştikleri düşünülmektedir. Höyüğün ilk yerleşmede dahi eksiksiz bir tarım ekonomisine sahip olduğu anlaşılmaktadır. Şimdilik, bölgede tarıma başlanılan ilk yerleşim olarak görülmektedir.

Kuşsaray Höyüğü, Çorum İl merkezinin 15 km. kuzeydoğusunda, Düvenci Ovası'nda, Kuşsaray Köyü'nün 400 metre batısında yer alan bir höyüktür. Tepenin, 150 x 100 metrelik bölümünün surla çevrili olduğu anlaşılmaktadır. Yüksekliği 20-25 metredir.

Büyük Güllücek Höyük, Çorum İl merkezinin güneybatısında, Alaca İlçesi'nin kuzeybatısında, Büyük Güllücek Köyü'nün güneybatısında yer alan bir höyüktür. Höyüğün gerçek adı Kaletepe olmakla birlikte arkeoloji yazınında en yakın yerleşimin adıyla geçmektedir. Yerel olarak ise Nurlu Kale olarak bilinmektedir. Tepe, Kaledere ve Ağçeviren dereleri arasındaki sırtta, dereden 50 metre yüksekliktedir. Çapı yaklaşık olarak 50 metredir. Höyük, Alacahöyük'ün 15 km. kadar kuzeydoğusuna düşmektedir.

Mercimektepe Höyüğü, Yozgat İl merkezinin hemen doğusunda yer alan bir höyüktür. Çengeltepe Höyüğü ile karşı karşıyadır. İki höyüğü arasından Yozgat - Sivas karayolu geçmektedir. Tepe 140 x 100 metre boyutlarındadır.

Kusura Höyük, Afyon İl merkezinin 55 km. güneybatısında, Sandıklı İlçesi'nin 12 km. güneyinde, Kusura Köyü'nün hemen batısında yer alan bir höyüktür. Tepe 400 metre çapında, 14 metre yüksekliğindedir.

Karaoğlan Höyüğü, Ankara İl merkezinin 25 km. güneyinde, Mogan Gölü'nün güneydoğu ucunda yer alan bir höyüktür. Bulunduğu bölge Ankara bölgesinden güneydoğu ve güneybatı yönlerine uzanan ana ticaret yollarının kavşağı durumundaydı. Tepe, 260 x 180 metre boyutlarında ve 18-20 metre yüksekliğindedir. Höyük Ankara – Konya kara yolu üzerindedir.

Gözlükule Höyüğü, Mersin İl merkezinin 30 km. doğusunda Tarsus İlçesi'nin güneybatısında, günümüzde İlçe'nin bir parkı olarak kullanılan bir höyüktür. Tepe, 300 metre çapında olup 25 metre yüksekliktedir. Bir Klasik Çağ kenti olan Tarsu ya da Tarse, hem tepede hem de günümüz Tarsus İlçesi'nin altındadır. Günümüz Tarsus'unu oluşturan ilk yerleşimin, Toroslar'dan gelen bir akarsuyun kıyısında, MÖ 7. binyılda bir köy olarak kurulduğu belirtilmektedir.Höyük, Orta Anadolu'dan Akdeniz kıyılarına doğal bir geçiş olan Gülek Boğazı çıkışında, Antik Kilikya ovasında yer almaktadır. Diğer yandan Gülek Boğazı çıkışından Amik Ovası yoluyla Kuzey Suriye'ye ulaşımın da kavşağındadır.

Menekşe Çatağı Höyüğü, Tekirdağ İl merkezinin 12 km. doğusunda, Menekşe Deresi'nin her iki yanındaki Doğu ve Batı höyükleri olarak tanımlanan iki tepeden oluşan bir höyüktür. Burası Marmara Denizi kıyısındaki kayalık bir terastır. Batı höyük 100 x 30 metre boyutlarında olup 3 metre yükseklikte, Doğu höyük ise iki yükseltiden oluşmaktadır.

Can Hasan 3, Karaman il merkezinin 12 km. kuzeydoğusunda, Alaçatı Köyü'nün 1,5 km. kuzeyinde yer alan bir höyüktür. Tepe, 100 metre çapında ve 6 metre yüksekliktedir. Kültür katlarının 2,25 metresinin ova seviyesinin üstünde, 4,5 metresinin ise altında, fakat bunun 2,5 metresinin de taban suyu içinde olduğu belirtilmektedir. İskan edilmeden önce tepenin bir gölün kıyısında olduğu anlaşılmıştır. Araştırmalardan, höyüğü çevreleyen topraklarda bozkır niteliği gösteren bir faunanın hakim olduğu anlaşılmaktadır. Can Hasan Köyü civarındaki, aynı adla bilinen üç höyükten biridir. Can Hasan 1 Kalkolitik Çağ, Can Hasan 2 Helenistik, Roma ve Bizans yerleşimi olarak tarihlendirilmektedir. Söz konusu üç höyüğün yer aldığı ova, Toroslar'ın kuzey yamaçlarına çok da uzak olmayan, verimli bir ovadır.

Yarıkkaya, Çorum il merkezinin güneybatısında, Boğazkale İlçesi'nin 1,6 km. kuzeydoğusunda, Yazılıkaya'nın yaklaşık olarak 2 km. kuzeyinde yer alan bir kalker kayalık ve bu kayalık üzerinde bulunan bir tepe üstü yerleşmedir.