İçeriğe atla

COBE

COBE

COBE, kozmik mikrodalga arka plan ışımasının incelenmesi amacıyla fırlatılmış bir uydunun kısa adıdır. COBE uydusunun asıl adı “kozmik arka plan ışıması kaşifi” anlamındaki Cosmic Background Explorer’dır.

1970'lerin ortalarında, yerden gözlem yaparak kozmik arka plan ışımasını inceleyen bazı gözlemci astronomlar, NASA'nın Goddard Uzay Uçuş Merkezi'ndeki bilim insanlarıyla iş birliği yaparak Kozmik Arka plan Keşif Uydusu COBE'nin tasarımına katkıda bulundular. 18 Kasım 1989'da COBE, yörüngesine mükemmel bir şekilde oturtuldu.

COBE'nin taşıdığı üç araçtan iki tanesi gökyüzünü uzun kızılötesi dalga boylarında gözlemledi. Araçlar, uzaydan gelen zayıf sinyallerin uzay aracının kendi sıcaklığından etkilenmemesi için sıvı helyumla soğutulmaktaydı. Bu araçlar görevlerini seferin dokuzuncu ayında sıvı helyumun bittiği sırada tamamladılar. Araçlardan biri fonun ortalama sıcaklığını görülmemiş bir hassasiyetle ölçerek 2.735 °K değerini buldu. Diğeri de ilk defa olarak, uzun kızılötesi dalga boylarında uzayın haritasını çıkardı.

Üçüncü ölçüm aleti artalan radyasyonunun parlaklığındaki sapmaları aramak için tasarlanmıştı. Altı diferansiyel mikrodalga, radyometreden oluşan düzenek gözlemlerine devam ediyor; çünkü bunların soğutulması gerekmiyor. Bunlarla gökyüzü şimdiye kadar iki kere tarandı ve üçüncü taramaya devam edilmektedir. Radyometreler gökyüzünü 3.5, 5.7 ve 9.5 milimetre olmak üzere üç kısa radyo dalga boyunda gözlemlemektedir.

Halen, dünyanın çeşitli yerlerinde aynı derecede hassas aletlere sahip ekipler, COBE'nin görebileceğinden daha küçük, bir açı dakikası sapmalar bulmak için gözlem yapmaktadır.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Jüpiter</span> Güneş Sisteminde yer alan en büyük gezegen

Jüpiter, Güneş Sistemi'nin en büyük gezegenidir. Güneş'ten uzaklığa göre beşinci sırada yer alır. Adını Roma mitolojisindeki tanrıların en büyüğü olan Jüpiter'den alır. Büyük ölçüde hidrojen ve helyumdan oluşmakta ve gaz devi sınıfına girmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Büyük Patlama</span> Evrenin oluştuğunu açıklayan teori

Büyük patlama, evrenin en eski 13,8 milyar yıl önce tekillik noktası denilen bir noktadan itibaren genişlediğini varsayan evrenin evrimi kuramı ve geniş şekilde kabul gören kozmolojik modeldir. İlk kez 1920'li yıllarda Rus kozmolog ve matematikçi Alexander Friedmann ve Belçikalı fizikçi papaz Georges Lemaître tarafından ortaya atılan bu teori, çeşitli kanıtlarla desteklendiğinden bilim insanları arasında, özellikle fizikçiler arasında geniş ölçüde kabul görmüştür.

<span class="mw-page-title-main">Gözlemsel astronomi</span>

Gözlemsel astronomi astronomi bilimlerinin, teorik astrofizikten farklı olarak veri almayla ilgilenen bir dalıdır. Ana olarak fiziksel modellerin ölçülebilir içeriklerini bulmaya dayanır. Uygulama olarak, Teleskop ve diğer astronomi araç gereçleri kullanılarak gökcisimlerinin gözlenmesidir.

<span class="mw-page-title-main">Kızılötesi</span> dalga boyu görünür ışıktan uzun, fakat terahertz ışınımından ve mikrodalgalardan daha kısa olan elektromanyetik ışınımdır

Kızılötesi, görünür ışıktan daha uzun ancak mikrodalgalardan daha kısa dalga boylarına sahip elektromanyetik radyasyondur (EMR). Kızılötesi spektral bant, kırmızı ışığınkinden biraz daha uzun dalgalarla başlar, bu nedenle IR insan gözü için görünmezdir. IR'nin genellikle yaklaşık 750 nm (400 THz) ila 1 mm (300 GHz) arasındaki dalga boylarını içerdiği anlaşılmaktadır.

Kozmik mikrodalga arka planı, 1964 yılında keşfedilen ve bütün evreni dolduran bir elektromanyetik dalgadır. 2,725 kelvin sıcaklığındaki kara cisimin ısıl ışınımına denk gelen eden 160,2 GHz frekansında ve 1,9 mm dalga boyunda olduğu COBE uydusu tarafından atmosfer dışında hassas olarak ölçülmüştür. Fon ışıması, evrenin en uzağından yani Büyük Patlama'dan geldiği düşünülen elektromanyetik ışımadır. Bu ışımayı birçok radyo astronom ve fizikçi Büyük Patlama'nın en büyük kanıtı sayarlar.

<span class="mw-page-title-main">Spitzer Uzay Teleskobu</span> 2003 yılında uzaya gönderilen ve 30 Ocak 2020de kullanım dışı bırakılan bir kızılötesi uzay teleskopu

Spitzer Uzay Teleskobu (SST), 2003 yılında uzaya gönderilen ve 30 Ocak 2020'de kullanım dışı bırakılan bir kızılötesi uzay teleskopuydu.

Evrenin genişlemesi, gözlemlenebilir evrenin kütleçekimsel olarak bağlı olmayan herhangi iki parçası arasındaki mesafenin zamanla artmasıdır. Bu, uzay ölçeğinin bizzat değiştiği içsel bir genişlemedir. Evren hiçbir şeyin "içine" genişlemez ve "dışında" var olmak için uzaya ihtiyaç duymaz. Teknik olarak ne uzay ne de uzaydaki cisimler hareket etmez. Bunun yerine ölçek içinde değişen şey metrikdir. Evrenin uzay-zaman metriğinin uzaysal kısmı ölçek içinde arttıkça, cisimler giderek artan hızlarda birbirlerinden uzaklaşır.

<span class="mw-page-title-main">George Smoot</span>

George Fitzgerald Smoot III, Amerikalı fizikçi, kozmolog, Nobel Fizik Ödülü sahibi ve "5. sınıf öğrencisinden daha zeki misiniz?" adlı Amerikan TV yarışmasının 1 milyon dolarlık ödülünün sahibi. Nobel Fizik Ödülü'nü 2006 yılında John C. Mather ile COBE üzerine yaptıkları çalışmalarından "Kozmik mikrodalga arka plan ışımasının kara cisim formunu ve barındırdığı anizotropisini bulmalarından dolayı" aldı. Çalışmaları Büyük Patlama teorisinin Kozmik mikrodalga arka plan ışıması'nı inceleyen uydu COBE kullanılarak daha rahat ispatlanmasına yardımcı oldu. Nobel Ödülü Komitesi'ne göre, "COBE projesi aynı zamanda hassas bir bilim olarak Kozmoloji'nin de başlangıcı olarak kabul edilebilir." Smoot Nobel Ödülü'nden kazandığı parayı bir yardım vakfının seyahat giderlerini azaltmak için onlara bağışlamıştır.

<span class="mw-page-title-main">İyonlaştırıcı olmayan radyasyon</span> Düşük frekanslı radyasyon

İyonlaştırıcı olmayan radyasyon, bir atomdan veya molekülden bir elektronu tamamen koparabilmek için atomları veya molekülleri iyonlaştırabilecek yeterli enerji taşıyan kuantumlara sahip olmayan herhangi bir elektromanyetik radyasyon türüdür. Elektromanyetik radyasyon, maddenin içinden geçerken yüklü iyonlar üretmez. Yalnızca, bir elektronu daha yüksek enerji seviyesine çıkaran uyarım için yeterli enerjiye sahiptir. İyonlaştırıcı olmayan radyasyondan daha yüksek bir frekansa ve daha kısa dalga boyuna sahip olan iyonlaştırıcı radyasyon birçok kullanım alanına sahiptir, ancak sağlık için bir tehdit olabilir. İyonlaştırıcı radyasyona maruz kalmak yanıklara, radyasyon hastalıklarına, kansere ve genetik hastalıklara sebep olabilir. İyonlaştırıcı radyasyon kullanmak, iyonlaştırıcı olmayan radyasyon kullanılırken genelde gerekli olmayan dikkatli ve özenle alınmış radyolojik korunma önlemleri gerektirir.

<span class="mw-page-title-main">Wilkinson Microwave Anisotropy Probe</span>

Wilkinson Microwave Anisotropy Probe, Büyük Patlama'dan geriye kalan kozmik mikrodalga arka plan ışımasını ölçmek için uzaya yollanmış bir uydudur.

<span class="mw-page-title-main">Kara cisim ışınımı</span> opak ve fiziksel yansıma gerçekleştirmeyen siyah cisimden yayılan ve sabit tutulan tekdüze ısı

Siyah cisim ışıması içinde elektromanyetik ışıma ya da çevresinde termodinamik dengeyi sağlayan ya da siyah cisim tarafından yayılan ve sabit tutulan tekdüze ısıdır. Işıma çok özel bir spektruma ve sadece cismin sıcaklığına bağlı olan bir yoğunluğa sahiptir. Termal ışıma, birçok sıradan obje tarafından kendiliğinden yayılan bir siyah cisim ışıması sayılabilecek türden bir ışımadır. Tamamen yalıtılmış bir termal denge ortamı siyah cisim ışımasını kapsar ve bir boşluk boyunca kendi duvarını yaratarak yayılır, boşluğun etkisi göz ardı edilebilecek kadar küçüktür. Siyah cisim oda sıcaklığında siyah görünür, yaydığı enerjinin çoğu kızılötesidir ve insan gözü ile fark edilemez. Daha yüksek sıcaklıklarda, siyah cisimlerin özkütleleri artarken renkleri de soluk kırmızıdan kör edecek şekilde parlaklığı olan mavi-beyaza dönüşür. Gezegenler ve yıldızlar kendi sistemleri ve siyah cisimler ile termal dengede olmamalarına rağmen, yaydıkları enerji siyah cisim ışımasına en yakın olaydır. Kara delikler siyah cisim olarak sayılabilirler ve kütlelerine bağlı bir sıcaklıkta siyah cisim ışıması yaptıklarına inanılır . Siyah Cisim terimi, ilk olarak Gustav Kirchhoff tarafından 1860 yılında kullanılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Herschel Uzay Gözlemevi</span>

Herschel Uzay Gözlemevi, Avrupa Uzay Ajansı (ESA) tarafından yapılmış ve işletilmiş bir uzay gözlemeviydi. 2009'dan 2013'e kadar faal olmuştur ve 2021'de James Webb Uzay Teleskobu'nun fırlatılışına kadar uzaya fırlatılan en büyük kızılötesi teleskoptu. 3,5 metrelik bir ayna ve uzak kızılötesi ve milimetre altı dalga boylarına (55–672 µm) hassas araçlar taşımıştır. Herschel, Avrupa Uzay Ajansı'nın Horizon 2000 programında SOHO/Cluster II, XMM-Newton ve Rosetta'yı takip eden dördüncü ve sonuncu köşe taşı görevdir. Amerika Birleşik Devletleri, NASA ile programa katılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Llano de Chajnantor Rasathanesi</span> Kuzey Şilide Atacama Çölünde bulunan rasathane grubu

Llano de Chajnantor Rasathanesi, yerden 4.800 m yüksekte, Kuzey Şili'de Atacama Çölü'nde bulunan rasathane grubuna verilen genel bir isimdir. Antofagasta bölgesinde bulunan bu alan, San Pedro de Atacama köyüne yaklaşık olarak 50 kilometre uzaklıktadır. Oldukça kurak ve soğuk bir iklimi olan bu bölge insanlar için elverişli olmamasına karşın milimetre-altı astronomi için mükemmel bir konum özelliği taşımaktadır. Bunun nedeni ise su buharlarının milimetre-altı radyasyonu emerek gözlemin verimini düşürmesidir. Llano de Chajnantor bölgesi aynı zamanda dünyanın en büyük ve pahalı astronomik teleskop projesine, Atacama Büyük Milimetre/Milimetre-altı Dizisi (ALMA), ev sahipliği yapmaktadır. Llano de Chajnantor ve çevresi Şili hükûmeti tarafından Chajnantor Bilim Fonu kapsamındadır.

<span class="mw-page-title-main">Milimetre-altı astronomi</span>

Milimetre-altı astronomi, elektromanyetik spektrumdaki milimetre-altı dalga boyunda çalışmaların yapıldığı gözlemsel astonominin bir dalıdır. Gök bilimciler kızılötesi ve mikrodalga bandı arasındaki milimetre-altı dalgaboyunda, genellikle birkaç yüz mikrometre ve mikrodalga arasında çalışırlar. Milimetre-altı astronomide halen yaygın olarak dalga boyuna mikron ya da eski ismiyle mikrometre denmektedir.

<span class="mw-page-title-main">X ışını astronomisi</span>

X-ışını astronomisi, astronomik nesnelerin X-ışınının gözlem ve algılama çalışmalarıyla uğraşan astronominin bir dalıdır. X-ışınları Dünya’nın atmosferi tarafından emildiği için x-ışınlarını tespit eden balon, sondaj roketleri ve uydular belirli bir yükseklikte bulunmalıdır. X-ışını astronomisi, Mauna Kea Gözlemevlerindeki gibi standart ışık emilimi olan teleskoplardan daha ilerisini gören uzay teleskopları ile ilgili bir uzay bilimidir.

Kozmik mikrodalga arka plan ışımasının keşfi modern fiziksel kozmolojide büyük bir ilerlemeyi teşkil eder. Kozmik arka plan ışıması Andrew McKellar tarafından 1941'de 2.3 K efektif sıcaklıkta W. S. Adams tarafından gözlemlenen CN soğurma çizgileri kullanılarak ölçüldü. 1950'li yıllarda yapılan teorik çalışmalar en basit göreceli evren modellerinin tutarlılığı için kozmik arka plan ışımasının gerekliliğini gösterdi. 1964'te Amerikalı fizikçi Arno Penzias ve radyo astronom Robert Woodrow Wilson sıcaklığını 3.5 K tahmin ederek Holmdel Horn Anteni ile deneyleri gerçekleştirdiler. Bu yeni ölçümler büyük patlama teorisini durgun hal teorisi karşısında destekleyen önemli kanıtlar olarak kabul gördü. Penzias ve Wilson bu ek ölçümler için 1978'de Nobel Fizik Ödülü'nü kazandılar.

<span class="mw-page-title-main">Kızılötesi astronomi</span>

Kızılötesi astronomi, kızılötesi radyasyon ile görüntülenebilen astronomik nesnelerin incelendiği astronomi dalıdır. Kızılötesi ışığın dalga boyu 0.75 ile 300 mikrometre arasında değişir. Kızılötesi, 380 ila 750 nanometre arasında değişen görünür radyasyon ile milimetre altı dalgalar arasında yer alır.

<span class="mw-page-title-main">Büyük patlama teorisinin tarihi</span>

Büyük patlama teorisi'nin tarihi, büyük patlamanın gözlemlenmesi ve teorik değerlendirmesinin yapılmasıyla başladı. Kozmolojideki teorik çalışmaların çoğu artık temel Büyük Patlama modeline yapılan iyileştirmeleri içermektedir. Teorinin kendisi aslında Belçikalı Katolik rahip, matematikçi, astronom ve fizik profesörü Georges Lemaître tarafından resmîleştirilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Mariner 2</span>

Mariner 2, Venüs'e giden ve başarılı bir gezegen karşılaşması gerçekleştiren ilk ABD robotik uzay sondasıydı. NASA Mariner programı'ndaki ilk başarılı uzay aracı, Ranger programı'nın Blok I uzay aracının basitleştirilmiş bir versiyonu ve Mariner 1'in tam bir kopyasıydı. Mariner 1 ve 2 uzay aracının görevleri bazen Mariner R görevleri olarak bilinir. Orijinal planlar, sondaların Atlas-Centaur'da fırlatılmasını gerektiriyordu ancak bu araçla ilgili ciddi gelişim sorunları, çok daha küçük olan Agena B ikinci aşamaya geçişi zorunlu kıldı. Bu nedenle Mariner R araçlarının tasarımı büyük ölçüde basitleştirildi. Atlas-Agena B, Sovyet 8K78 güçlendiricisinin yalnızca yarısı kadar kaldırma kapasitesine sahip olduğundan, bu dönemin Sovyet Venera sondalarından çok daha az enstrümantasyon—örneğin, bir TV kamerasından vazgeçilerek— taşındı.

<span class="mw-page-title-main">Kozmik arka plan ışınımı</span>

Kozmik arka plan ışınımı, bütün uzayı dolduran elektromanyetik bir ışınımıdır. Bu ışınımın kaynağı, gözlemlenen spektrumun bölgesine bağlıdır. Bileşenlerden biri kozmik mikrodalga arka planıdır. Bu bileşen, Evrenin ilk kez ışınıma karşı şeffaf hale geldiği bir dönemden serbestçe akan kırmızıya kayan fotonlardır. Keşfi ve özelliklerinin ayrıntılı gözlemleri, Büyük Patlama'nın en önemli doğrulamalarından biri olarak kabul ediliyor. Kozmik arka plan ışınımının keşfi, erken evrenin, son derece yüksek sıcaklık ve basınçtan oluşan bir radyasyon alanının hakimiyetinde olduğunu öne sürüyor.