İçeriğe atla

Buyruldu

Buyruldu (eski telâffuz ile "buyruldı",[1] Osmanlı devlet teşkilatında sadrazamlık, beylerbeyleri, vb. devlet yetkililerince yazılan buyruktur.[2]

Sadrazamlık makamı olan Bâb-ı Âlî'nin Mektûbî Kalemi'nden verilen buyruldu belgeleri; Buyruldu-yı Samî olarak, diğerleri ise Buyruldu-yı Âlî olarak isimlendirilir.[3]

Buyruldu, Türkçe "buyurmak' eyleminden türetilmiştir.[4][5]

Aynı zamanda Azerice de “buyurmak” fiili kullanılmaktadır.

Buyruldu yazısının gelişimi

Bu belgelerdeki "buyruldu" özel bir yazılış şeklindedir. 16. yüzyıldaki bazı belgelerde buyruldu kelimesinin çok açık ve okunaklı şekilde yazıldığı görülmekte ancak yazıda süratin sağlamaya çalışılması neticesinde, önce "v, a" dan sonraki harfler birer diş haline gelmiş sonra "b" ve "v, a" da asli şekillerini kaybetmiştir.

Buyruldu kelimesi nihayet başlangıç çizgisi, aşağıdan yukarı doğru çıkıp tekrar inen ve kalem kardırmadan birbirine bitişik beş veya altı diş yahut "u" dan meydana gelen ve sonuncunun ucu yukarı doğru kıvrılıp uzayan bir alışkanlık haline gelmiştir. 17. ve 18. yüzyıllarda bu alışkanlıklarda pek bariz değişiklik görülmez.

Bu alışkanlıklar aynı tarihlerde farklı kalemlerden çıkan belgeler üzerinde bir birinden biraz farklı yapılabildiği gibi zaman içinde değişiklik göstermiştir. Bunda değişik kâtiplerin ellerinden çıkmış eserlerin tesiri büyük olmuştur. Ancak merkez ve taşra(Merkez dışı) evrakı üzerindekiler arasında fazla fark görülmemesi, merkezdeki değişikliklerin taşraya da aynen aks ettiğini kanıtlamıştır.

Daha küçük bir alana yerleştirilen buyruldular da, alışkanlığın sonundaki "kuyruk" da diye bileceğimiz uzantı kısa olduğu halde muameleli arzuhaller konanlarda kuyruğun sola doğru epey uzatıldıktan sonra yukarıya doğru kıvrıldığı görülmektedir. Bu suretle emrin bazı kelimeleri kuyruğun içinde kalmaktadır.

19. yüzyılın ilk yarısında Buyruldu kelimesi daha önceki asırlardan kolaylıkla ayırt edilebilir bir forma sokulmuştur. Şöyle ki; başlangıç çizgisi yukarıya doğru biraz uzatılırken dişler sıkıştırılıp küçültülmüştür.

Sadrazam, buyruldunun doğruluğunu göstermek için elkābın üstüne "sah"(صح) imi koyardı.[5]

Buyruldu türleri

Buyruldu belgeleri

1- Şekil bakımından istek üzerine buyruldu belgeleri ve telhis/takrir, arz üzerine buyruldu belgeleri.

2- Yazıldıkları yer bakımından merkez ve taşrada yazılanlar.

Kaynakça

  1. ^ Uzunçarşılı, İsmail Hakkı, “Tuğra ve Pençeler ile Fermân ve Buyuruldulara Dair”, TTK Belleten, V/19 (1941), s. 289-318
  2. ^ "Türk Dil Kurumu | Sözlük". sozluk.gov.tr. 29 Aralık 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Haziran 2023. 
  3. ^ "BUYRULDU". TDV İslâm Ansiklopedisi. 22 Haziran 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Ağustos 2023. 
  4. ^ "buyrultu". Nişanyan Sözlük. 22 Haziran 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Haziran 2023. 
  5. ^ a b "BUYRULDU". TDV İslâm Ansiklopedisi. 22 Haziran 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Haziran 2023. 
  • Mübahat Kütükoğlu, Osmanlı Belgelerinin Dili (diplomatik).

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Hadis</span> İslam peygamberi Muhammede isnat edilen sözler ve fiiller

Hadis, Muhammed'e atfedilen ve onun sözleri, fiilleri, onaylamaları ve sıfatlarını içeren bilgilerdir. Hadis âlimleri buna sahabe ve tabiînin söz ve fiillerini de eklemişlerdir. Ancak bunlar kaynak olma bakımından Muhammed'in fiil ve sözleri ile aynı seviyede değildirler ve hadis ilmi içerisinde farklı şekilde isimlendirilirler.

Nakşibendilik, 14. yüzyılda Orta Asya'da Buhara çevresinde gelişen ve adını kurucusu sufi alim Bahâeddin Nakşibend'den alan tasavvuf tarikatı.

<span class="mw-page-title-main">Uçak</span> Motorlu hava taşıtı

Uçak veya tayyare; hava akımının başta kanatlar olmak üzere kanat profilli parçaların alt ve üst yüzeyleri arasında basınç farkı oluşturması sayesinde havada tutunarak yükselebilen, uçma özellikli motorlu bir hava gemisi ve hava taşıtıdır. Pistonlu ya da jet motorlu, sabit kanatlı ve havadan ağır pek çok hava taşıtı uçak kategorisine dahildir. Günümüzde en temel uçak tipleri, yolcu uçağı, savaş uçağı, kargo uçağı olarak bilinirken, farklı coğrafi şartlara göre özelleştirmiş uçaklar da mevcuttur.

<span class="mw-page-title-main">Said Halim Paşa</span> 213. Osmanlı sadrazamı

Said Halim Paşa,, 12 Haziran 1913 - 3 Şubat 1917 tarihleri arasında, fiili gücün İttihat ve Terakki ve özellikle de Talat Paşa - Enver Paşa - Cemal Paşa üçlüsü elinde olduğu bir dönemde sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

<span class="mw-page-title-main">Tuğra</span> Osmanlı padişahlarının isim ve sanlarını içeren imza türü

Tuğra, padişahın ismi ve lakabı bulunan alâmet, imza. Tuğra, hat sanatının bir kolu halinde yüzyıllar boyunca usta hattatlar eliyle yazılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Köprülü Mehmed Paşa</span> 89. Osmanlı sadrazamı

Köprülü Mehmed Paşa, IV. Mehmed Dönemi'nde 1656-1661 yılları arasında Osmanlı Devleti'nin sadrazamlığını yapmış bir bürokrattır. Osmanlı İmparatorluğu'nun Duraklama Devri'nde devleti idare etmiş, görev süresi boyunca yaşanan politik ve toplumsal karışıklıkların etkisini azaltmış ve Osmanlı İmparatorluğu'nun eski itibarını kazanmasında rol oynamıştır. Amasya'ya bağlı Köprü (Vezirköprü) kasabasından Ayşe Hanım'la evlenip bir süre orada yaşadığı için Köprülü olarak tanınmıştır.

Kara Davud Paşa ya da Sultan II. Osman'ı öldürdükten sonraki unvanıyla Hain Davud Paşa, Sultan I. Mustafa'nın ikinci padişahlık döneminde, 20 Mayıs 1622 - 13 Haziran 1622 tarihleri arasında 24 gün Veziriazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

Tarhuncu Sarı Ahmed Paşa IV. Mehmed saltanatında 20 Haziran 1652 - 21 Mart 1653 tarihleri arasında dokuz ay yirmi bir gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

<span class="mw-page-title-main">Keçecizade Fuat Paşa</span> 187. Osmanlı sadrazamı

Keçecizade Mehmet Fuat Paşa, Osmanlı devlet adamı. Tanzimat döneminin önde gelen üç siyasi liderinden biridir. Abdülaziz saltanatında 22 Kasım 1861 - 6 Ocak 1863 ve 3 Haziran 1863 - 5 Haziran 1866 dönemlerinde iki kez sadrazam ve toplam on yıla yakın Hariciye Nazırlığı yapmıştır. Siyasi başarılarının yanı sıra keskin zekâsı ve nükteleriyle ün kazanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Kâmil Paşa</span> 204. Osmanlı sadrazamı

Kıbrıslı Mehmet Kâmil Paşa, Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde 4 kez sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

<span class="mw-page-title-main">Sakız Adası</span> Yunanistana bağlı ada

Sakız Adası, Yunanistan'ın Ege Denizi'nde yer alan bir adasıdır. Ülkenin Kuzey Ege bölgesine bağlı olan ada, Türkiye'den Sakız Boğazı ile ayrılır. Sakız ağaçları ve bu ağaçlardan elde edilen damla sakızı ile ünlüdür. Turistik yerleri arasında Orta Çağ köyleri ve 11. yüzyıldan kalma Nea Moni Manastırı bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Çarmıh</span> Eski bir darağacı türü

Çarmıh, birbiri üzerine çapraz konmuş iki tahtadan oluşan darağacı. Geçmişte suçluların üzerine bağlanmak veya çivilenmek suretiyle cezalandırılmasında yaygın olarak kullanılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Kul Himmet</span>

Kul Himmet, 16. yüzyılda yaşamış bir halk ozanıdır. Mezarı, doğduğu yer olan Tokat iline bağlı Almus ilçesinin Görümlü (Varzıl) köyündedir. Alevi-Bektaşi mezhebinin Erdebil Tekkesi'ne bağlı Safeviye kolundan olduğu öne sürülür. Yaşadığı dönemde, Pir Sultan Abdal ve Şah Hatayi'yle adı anılmıştır ve Yedi Ulu Ozan'dan biridir. İnancından dolayı çileli bir hayat geçirdiği, zindanlarda yattığı söylenir. Ölümüyle ilgili kesin bilgiler olmamakla beraber, Pir Sultan Abdal’ın 1560'ta asılmasından sonra uzun süre kaçak yaşayıp köyünde vefat ettiği sanılmaktadır. Sevgi, barış, dostluk temelli nefesler söylemiştir.

<span class="mw-page-title-main">Uhud Muharebesi</span> İslam tarihinde Müslümanlar ile Mekkeli paganların yaptığı ikinci savaş

Uhud Muharebesi, 23 Mart 625 tarihinde İslam peygamberi Muhammed komutasındaki Müslüman ordusu ile Mekkeli Ebu Süfyan'ın ordusu arasında, Medine yakınlarındaki Uhud Dağı'nda gerçekleşen muharebedir. Muharebenin sonucunda Müslümanlar çok fazla kayıp vermiş, Muhammed yaralanmış ve en önemli sahabelerden biri olan Hamza bin Abdülmuttalib öldürülmüştür.

<span class="mw-page-title-main">Sancak (idari birim)</span> osmanlı idari birim

Sancak, Osmanlı İmparatorluğu’nun idari yapılanmasına dair bir terim olan sancak, Osmanlı Devleti'nde bir bölge veya gelir getiren has anlamına gelir.

<span class="mw-page-title-main">Filozof</span> kapsamlı bir felsefe bilgisi olan kişi

Filozof, felsefe ile uğraşan kişidir. Filozof kelimesi Antik Yunanca bilgelik aşığı anlamına gelen φιλόσοφος (filasofos) kelimesinden gelir. Cicero ve Diogenes Laertius’un, Eflâtun’un öğrencisi Herakleides Pontikos’un bugün elde bulunmayan bir eserine dayanarak verdikleri pek kesin olmayan bir rivayete göre filozof kelimesini ilk kullanan düşünür Pisagor olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Üsküdar Mevlevihanesi</span>

Üsküdar Mevlevihanesi, Türkiye'nin İstanbul ilinin Üsküdar ilçesinde yer alan eski bir mevlevihanedir. Günümüzde Klasik Türk Sanatları Vakfı binası olarak faaliyet göstermektedir. Galata Mevlevihanesi Şeyhi Üsküdarlı Numan Dede'nin 1790'da görevinden ayrılması sonrasında, kendisi tarafından kurulmuştur.

Cizre Ulu Camii, Şırnak ilinin Cizre ilçesinin merkezindeki Dağkapı Mahallesi'nde yer alan tarihî ibadet yapısı.

<span class="mw-page-title-main">Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye</span> 1826da dönemin Batı standartlarına göre kurulan Osmanlı askerî birimi

Asakir-i Mansure-i Muhammediye Osmanlı ordusu bünyesinde yer almış bir ocaktır. II. Mahmud tarafından Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılmasının ardından 7 Temmuz 1826 tarihinde kurulmuştur. Ağa Hüseyin Paşa'nın komuta ettiği ocakta Koca Hüsrev Mehmed Paşa serasker olarak görev yapmıştır. Sultan Abdülmecid tarafından 14 Haziran 1843'te ordunun ismi Asâkir-i Nizâmiye-i Şâhâne olarak değiştirilmiştir. Bu tarihten itibaren ordu kısaca Nizamiye Ordusu olarak anılmaya başlanmıştır. Asakir-i Mansure-i Muhammediye, Osmanlı İmparatorluğunun son ordusudur. 1923'te saltanatın kaldırılıp cumhuriyetin ilan edilmesiyle Türk Kara Kuvvetlerine dönüşmüştür.

<i>Ambulocetus</i> soyu tükenmiş arkaik balina

Ambulocetus, Erken Eosen'de Kuzey Pakistan'da yaşamış bir arkaik balina cinsi. Cins, 1994 yılında tanımlanan, kalıntıları yaklaşık 47.5 milyon yıllık olan Ambulocetus natans tip türü ile bilinir. Ambulocetus, Pakicetus ve Himalayacetus'dan sonra, bilinen en eski balinalardandır.