
Budizm, bugün dünya üzerinde yaklaşık 500 milyonu aşkın inananı bulunan bir dindir. İlk önce Hindistan’da ortaya çıkmış, daha sonra zaman içinde Güneydoğu ve Doğu Asya’da yayılmıştır.

Sheng-yen Usta, en önemli Chan Budizm hocalarından biridir.

Zen, kökeni Hindistan'daki Dhyana (ध्यान) okuluna kadar uzanan bir Mahāyāna Budist okulunun Japoncadaki ismidir. Hindistan'dan Çin'e geçen okul, burada Ch'an (禪) olarak ismini duyurmuştur. Tang Hanedanlığı döneminde Çin'de belli başlı Budist okullar arasına giren Ch'an, Çin'den Kore, Vietnam ve Japonya'ya yayılmıştır. 20. yüzyılda Batı'da tanınmaya başlanan bu okul, İngilizce ve diğer Batı dillerine Zen ya da Zen Budizm ismiyle girmiştir.

Sidarta Gotama, yaygın olarak Buda olarak bilinir, MÖ 6 veya 5. yüzyılda Hindistan'da yaşadığı tahmin edilen ve Budizm'in kurucusu olduğu düşünülen din adamı. "Buda" bir lakap olup kendisine ölümünden yüzyıllar sonra atfedilmiştir. Sanskritçede "uyanmış kişi" anlamına gelen Buda, peşine düştüğü yaşam ve ölümün ardındaki gerçeğin arayışı sonucu Sidarta Gotama'da oluşan ruhani aydınlanmayı anlatmak için kullanılan bir ünvandır.
Üç Hazine, değişik kaynaklarda Üç değerli taş ya da Üç sığınak olarak da adlandırılır. Budistlerin bir tören ile rehberliğine sığındığı üç şeyi ifade eder. Bunlar:
- Buda, kişinin kendi yorumuna göre, Şakyamuni Buda, Buda doğası ya da tüm varlıklarda bulunan ideal olarak düşünülebilir;
- Dharma, Buda'nın öğretileridir;
- Sangha, aydınlanmaya ulaşmış büyük insanların cemaatı, bu insanlar (Sangha) diğerlerine aydınlanmaya ulaşmaları için yardımcı olur.

Samadhi, Budizm ve Hinduizm'de, zihinsel konsantrasyon anlamında kullanılan bir terimdir.
Budizm genelde bir din olarak kabul edilir; ancak kimi zaman Budizm için “ruhani felsefe” tanımı da yapılmaktadır. Bunun nedeni Budizm'de mutlak bir yaratıcı tanrı fikri bulunmamasıdır. Buda'nın yaşadığı dönemlerden itibaren, bir yaratıcı kavramının bulunmayışı Budist düşüncenin ayırt edici özelliklerinden biri olagelmiştir. Budizmin yaklaşımı klinik ve sistematiktir; Dört Yüce Gerçek’te Buda ızdırap sorununu analiz etmiş, kökenindeki nedeni teşhis etmiş ve ızdırabı ortadan kaldıracak reçeteyi yazmıştır. Buda’nın öğretilerine göre, sekiz katlı asil yolu izleyen tüm duyarlı varlıklar, “bensizlik” (anatta) kavramının kavranması yoluyla cehaleti, dolayısıyla acıyı ortadan kaldırabilir. Bu nedenle, Budizm bir yaratıcı tanrı kavramına değil, ahlak, meditasyon ve bilgelik kavramlarına dayanmıştır. Bu açıdan Budizm, nihai bir "benlik" tanımlayan Hindu düşüncesiyle çelişir.
Çoğu dinler etik unsûru, genelde iddia edilen doğaüstü vahiye veya irşada dayandırılır. Felsefenin önemli kollarından biri olan etik, doğru davranışın ne ve iyi hayâtın nasıl olması gerektiğini konu edinir. Genelde anlaşıldığı üzere iyiyle kötüyü ayırt etmekten daha geniş kapsamlıdır. Etiğin önemli konularından biri "iyi yaşam", yaşamaya değen, insanı tatmîn eden hayattır. Bu konu birçok filozofça ahlâkı yaşamaktan daha önemlidir.
Budizm’de etyemezlik üzerine görüşler farklı okullar arasında farklı yaklaşımlar mevcuttur. Mahayana okullarının çoğu etyemezliği savunurken, Theravada geleneğinde Buda’nın, hayvanların rahiplerin yemesi amacıyla öldürülmediği sürece, rahiplerinin bazı hayvanların etlerini yemelerine izin verdiği kabul edilmiştir. Yine Therevada’ya göre, Buda rahiplerin etyemezliği benimsemelerine izin vermiş, yalnızca insan, fil, at, köpek, yılan, aslan, kaplan, leopar, ayı ve sırtlan eti yemelerini yasaklamıştır.

Komeito, eskiden Yeni Komeito Japonya'da Budist Soka Gakkai hareketinin üyelerinin kurduğu bir siyasi partidir.

Çin'de Budizm, MÖ 1. yüzyılda gelmiştir. Budizm, Çin kültürünü sanat, siyaset, edebiyat, felsefe, tıp ve malzeme kültürü gibi çok çeşitli alanlarda şekillendirmiştir.

Shinran, Japonya'da Heian ve Kamakura dönemlerinde yaşamış, Japon millî Budist keşiş. Shinran, Hōnen'in öğrencisiydi ve Jōdo Shinshū mezhebinin kurucusu idi.

Beş Dhyani Buda, Vajrayana Budizmi'nde Adi-Buda'nın ya da Dharmakaya ile ilişkili "ilk Buda" Vayroçana ya da Vajradhara'nın beş niteliklerinin ortaya çıkardıkları ve temsil ettikleridir.

Japonya'da Şintoizm ve Budizm olarak 2 din hakimdir. 2006 ve 2008 yıllarında yapılan araştırmalara göre, Japonya nüfusunun %40'ından azı örgütlü bir dine mensuptur.

Kūkai veya Kōbō-Daishi (弘法大師), Japonya'da Heian döneminde yaşamış Japon Budist keşiş, şair, mühendis ve sanatçıydı. Kūkai, Shingon Budizmi'nin kurucusu olup aynı zamanda Japonca için kana yazısını icat etmesiyle bilinmektedir.

Kara Tepe, Orta Asya'daki Bactria bölgesinde, Güney Özbekistan'daki Tirmiz şehrine yakın Termez vahasında bulunan bir Budist arkeolojik sit alanıdır. Sit alanının temelleri 1. yüzyıla dayanır. Bölgede bulunan sikkelerden ulaşılan sonuçlara göre 5. yüzyılda Kuşan-Sasani istilası ile karşılaşmadan önce, 3. ve 4. yüzyıllarda Kuşan İmparatorluğu döneminde altın çağını yaşamıştır.

Budist felsefe, Gotama Buda'nın ölümünden sonra Hindistan'daki çeşitli Budist okulları arasında gelişen ve daha sonra Asya'nın büyük kısmına yayılan felsefi araştırmalar ve araştırma sistemlerini ifade eder. Budist öğretilerinin yaşam, varoluş, bilgi, akıl, madde ve insan ahlakı değerlerine bakışı veya uygulanması, Budist felsefenin temel konusunu oluşturur. Buda’nın yaşamı boyunca kişisel olarak öğretilerini yazılı olarak kayıt etmemesinden dolayı, Budist felsefesi büyük oranda Budist okullarında geliştirilen Budist öğretilerinin yeniden inşası üzerine kurulmuştur. Budist felsefe’nin çalışma konusu, "Dukkha" kavramı ile başlar. Dukkha, Pali dilinde genellikle sefalet, mutsuzluk, keder, talihsizlik ve umutsuzluk anlamına gelir. Felsefe'nin amacına göre, Dukkha'dan Nirvana'ya ulaşmanın yolu dört asil hakikatte özetlenmiştir. Budizm’de Nirvana’ya ulaşmanın yolu hem felsefi akıl yürütme, hem de meditasyonu birleştirmekten geçer.

Jien, geç Heian ve Kamakura dönemlerinde yaşamış bir Japon şair, tarihçi ve keşiş.

Nevar Budizmi, Vacrayana Budizmi'nin Nepal'deki Katmandu Vadisi'nde yaşayan Nevar halkının tarafından uygulanan bir biçimidir. Budizmin bu biçimi, Nevar kast sistemine ve babasoyluluğa dayalı, manastır dışı bir Budist topluluğu da içeren kendine özgü sosyal ve dini unsurlar geliştirmiştir. Ritüel rahiplerinin (guru) oluşturduğu kast, vacraçarya ve şakya, olarak ikiye ayrılır ve bu iki grup bakir olmayan din adamları kastını oluşturur. Uray gibi diğer Budist Nevar kastları ise onların hamisi olarak hareket eder. Uray sınıfı ayrıca Tibet Vacrayanası keşişlerini, Teravada ve hatta Japon keşişlerini de himaye eder. Nevar Budizmi, Vacrayana geleneğinin bilinen en eski mezhebidir ve ortaya çıkışı Tibet Vacrayanasından en az 600 yıl daha eskidir.
Budist sosyalizm, Budizmin ilkelerine dayanan bir çeşit sosyalizmi savunan siyasi bir ideolojidir. Hem Budizm hem de sosyalizmin koşullarını analiz ederek ve uygulama yoluyla ana sebeplerini ortadan kaldırarak Budizmin merkezindeki ıstıraba bir son vermeyi amaçlar. Her ikisi de insanın kendine yabancılaşmasına ve bencilliğine son vermek için kişisel bilinç dönüşümünü sağlamaya çalışmaktadır.