İçeriğe atla

Burun konisi tasarımı

Sıkışabilir akışkan bir ortamda yol alan herhangi bir araç ya da gövde (roket ya da uçak, füze ya da mermi gibi)ye ait burun konisi kısmının aerodinamik tasarımındaki, önemli bir problem burun konisinin geometrik şeklinin belirlenmesidir . Burun konisinin şekli optimum performans için gereklidir. Dönel katı cisim şekil tanımlamasının gerektiği işler gibi birçok uygulamalar, akışkan bir ortamda çok hızlı hareket eden böyle bir cismin karşılaşacağı direncin en aza indirilmesini gerektirir.

Burun konisi şekilleri ve denklemler

Genel boyutlar

Aşağıdaki burun konisi şekli denklemlerinin tümünde, L burun konisinin toplam uzunluğu ve R burun konisi tabanının yarıçapıdır. y, burun konisinin ucundan L ye kadar değişiklik gösteren herhangi bir x noktasının yarıçapıdır. Denklemler burun konisi şeklinin iki boyutlu profilini tanımlar. Profilin eksen (C/L) etrafında döndürülmesiyle burun konisinin tam bir dönel katı cismi oluşur. Denklemlerin 'mükemmel' bir burun şeklini tanımladığı unutulmamalıdır. Burun konilerinin ucu gerçekte, imalat ya da aerodinamik nedenlerden dolayı çoğu kez küt ya da kesilmiş olmaktadır.

Konik

Çok yaygın bir burun konisi şekli basit bir konidir. Bu şekil genellikle üretim kolaylığı için ve aynı zamanda sürükleme özellikleri için de seçilir. Konik bir profilin yan tarafları düz çizgi olduğundan, çap denklemi oldukça basittir:

Koniler bazen yarım açılarıyla da tanımlanabilir,  :

ve

Küresel Kesilmiş Koni

Pratik uygulamalarda, konik bir burun genellikle kürenin bir parçası tarafından kesilmiştir. Koni ile kürenin teğet noktası şu şekilde bulunabilir:

burada:
küresel burun yarıçapıdır.

Küresel burnun merkezi:

Ve, tepe noktası ise:

olur.

Bikonik

Bikonik bir burun konisi şekli, uzunluğu L2 olan kesik bir koni (genellikle konik geçiş parçası olarak bilinir)nin üstünde yer almış uzunluğu L1 olan basit bir konidir. Üstte yer alan R1 yarıçaplı koninin tabanı altta yer almış taban yarıçapı R2 olan kesik koninin üst yarıçapına eşittir.

L = L1 + L2
  •  : için

yarım açı :

ve
  •  : için

yarım açı :

ve

Tanjant ojiv

Basit bir koniden sonra model roketçilikte en yaygın burun konisi şekli, tanjant ojiv şeklidir. Bu şeklin profili bir daire kesmesinden oluşur. Roket gövdesi burun konisinin bükeyine teğet geçer. Bu şeklin büyük ölçüde rağbet görmesi profil şeklinin yapım kolaylığından dolayıdır.

Ojivi oluşturan dairenin yarıçapına ojiv yarıçapı denir ve bu yarıçap, burun konisinin taban yarıçapı ve uzunluğuna bağlı olarak formülle ifade edilir:

x in 0 ile L arasındaki değişikliğine göre, herhangi bir x noktasındaki y yarıçapı:

Burun konisi uzunluğu, L, ojiv yarıçapı ^ ‘na eşit ya da ondan daha az olmalıdır . Eşit olmaları halinde şekil bir yarımküre olur.

Küresel kesilmiş tanjant ojiv

Tanjant bir ojiv burun genellikle kürenin bir parçası tarafından kesilmiştir. Tanjant ojiv ile kürenin teğet noktası şu şekilde bulunabilir:

burada:
yarıçap ve küresel burnun merkezidir.

Ve, tepe noktası ise:

olur.

Sekant ojiv

Bu şeklin profili aynı zamanda bir daire kesmesinden oluşsa da şeklin tabanı, ojiv yarıçapı ile tanımlanan dairenin yarıçapı üzerinde değildir. Roket gövdesi burun konisinin bükeyine teğet geçmez. Ojiv yarıçapı R ve L (tanjant ojiv de olduğu gibi) ile belirlenmesinden çok burun şeklini tanımlamak için seçilecek bir faktördür. Seçilen sekant ojivin yarıçapı, R ve L ile aynı olan tanjant ojivin yarıçapından büyükse, sonuçta oluşan sekant ojiv, tabanı kesilmiş bir tanjant ojiv gibi görünecektir.

ve

x in 0 ile L arasındaki değişikliğine göre, herhangi bir x noktasındaki y yarıçapı:

Seçilen tanjant ojiv den küçükse, bu durumda ortaya çıkan sekant ojiv, taban çapından daha büyük bir çıkıntıya sahip olacaktır. Bu şeklin klasik örneği MGR-1 Honest John füzesinin burun konisidir. Ayrıca, seçilen ojiv yarıçapı burun konisi uzunluğunun iki katından daha büyük olmalıdır.

Eliptik

Bu şeklin profili, ekseni ana eksen ve burun konisinin tabanı küçük eksen olan bir elipsin yarısıdır. Ana ekseninin etrafında tam bir dönüş yapan elipse elipsoit adı verildiği için eliptik bir burun şekline yarıelipsoit adı verilir. Bu şekil küt burun ve tanjant tabandan dolayı sesaltı uçuş (model roketçilik gibi)larda çok kulanılır. Bu şekil profesyonel roketçilikte pek kullanılmaz. R L ye eşit olursa, bu bir yarımküre olur.

Parabolik

Genellikle ‘parabolik’ bir burun konisi ifade edilmek istendiğinde, küt bir şekli olmayan bu burun şekli öngörülmektedir. Parabolik serisi burun şekli Latus rectum daki paralel bir çizgi etrafında bir parabol parçasının döndürülmesiyle oluşturulur. Bu yapı bir daireden çok bir parabolü belirleyen şekil olmasının dışında tanjant ojiv şekline benzer. Ojivde olduğu gibi, bu yapı sivri uçlu bir burun şeklini ortaya çıkarır. Genellikle, parabolik bir burun ile ilişkililendirilen küt şekil için, kuvvet serisi kısmına bakınız(Parabolik şekil çoğu kez eliptik şekille karıştırılır).

 : için 

K' 0 ile 1 arasında herhangi bir yerde değişebilse de, burun koni şekilleri için en çok kullanılan değerler şunlardır:

Bir koni için; K’ = 0
½ bir parabol için; K’ = 0.5
3/4 bir parabol için; K’ = 0.75
Tam bir parabol için; K’ = 1

Tam Parabol (K'=1) olması durumunda, burun şekli parabol ekseni üzerinde bulunan tabandaki gövdeye teğettir. K' değerleri 1'den daha az olduğunda, görünümü sekant ojive benzeyen ‘daha ince’ bir şekil ortaya çıkar. Şekil artık tabana teğet olmayıp, parabol ekseni kaymış olmasına rağmen taban paralel kalır.

Kuvvet serisi

Kuvvet Serileri genellikle ‘parabolik’ bir burun konisi olarak anılan şekli içerse de, parabolik bir burun konisi olarak bilinen şekil parabolik seri'nin bir öğesi olup tamamen farklı bir şeydir. Kuvvet serisi şekli (genellikle) küt ucuyla karakterize edilirse de gerçekte tabanı gövde borusuna teğet değildir. Burun konisi / gövde ek yerinde hava aracının aerodinamiğine zarar verebilen daima bir kesiklik vardır. Bu kesikliliği düzeltmek için şekil, alt kısmında değişikliğe uğratılabilir. Hem silindir ve hem de bir koni kuvvet serisinin üyeleridir.

1'den daha az n değerleri için, kuvvet serisi burun şekli y = R(x/L)^n eğrisinin x-ekseni etrafında döndürülmesiyle oluşturulur. n faktörü şeklin ‘kütlüğünü’ kontrol eder. 0.7 ve üzerindeki n değerleri için, burun ucu oldukça incedir. n değeri sıfıra doğru yaklaştıkça, Kuvvet Serisi burun şekli gittikçe kütleşir.

için 

Burada:

Bir koni için; n = 1
3/4 bir kuvvet için; n = 0.75
½ bir kuvvet (parabol) için; n = 0.5
Bir silindir için; n = 0

Haack serisi

Yukarıdaki bütün burun şekillerinden farklı olarak, Haack Serisi şekilleri geometrik şekillerden yapılmamıştır. Şekiller, matematiksel olarak değil de sürüklemeyi en aza indirmek amacıyla elde edilmiştir. Haack serisi aşağıdaki denklemde C değeri vasıtasıyla belirlenirken, C nin iki değeri özel bir öneme sahiptir: C = 0 olduğunda, LD simgesi verilen boy ve çap için, minimum sürüklenmeyi belirtir . C = 1/3 olduğunda ise, LV verilen boy ve hacim için minimum sürüklenmeyi belirler. C = 2/3 hariç olmak üzere, Haack serisi burun konileri gövdeye tabanlarından tamamen teğet değildir. Ancak, kesiklik genellikle fark edilmeyecek kadar önemsizdir. C > 2/3 için, Haack burun konileri taban çapından daha büyük maksimum bir çaplı çıkıntı yapar. Haack burun uçları sivri olmasalar da biraz yuvarlaktırlar.

Burada:

LV-Haack için; C = 1/3
LD-Haack için; C = 0

Von Kármán

Haack serisi verilen boy ve çap için(LD-Haack), minimum sürüklenmeyi verir ve genellikle Von Kármán ya da Von Kármán Ojiv olarak bilinir.

Aerospik

Sürüklemeyi azaltıcı aerospik başlığına bakınız.

Burun konisi sürüklenme özellikleri

Uçak ve roketler için, 0.8 Mach'in altında, burun basınç sürüklemesi esasen tüm şekiller için sıfırdır. En önemli faktör olan yüzey sürtünme sürüklemesi, büyük ölçüde şekildeki yüzeyin düzgünlüğüne ve yüzey kusurlarının varlığına (ıslak alan)a bağlıdır. Örneğin, sesaltı roketler için genellikle kısa, küt, düzgün bir eliptik şekil tercih edilir. Basınç sürüklenmesinin önemli ölçüde arttığı transonik ve ötesi alanlarda, sürükleme üzerine burun şeklinin etkisi çok önemli olmaktadır. Basınç sürüklemesini etkileyen faktörler burun konisinin genel şekli olan, incelik oranı ve düzgünlük oranıdır.

Genel şeklin etkisi

Burun konisi tasarımı ile ilgili birçok referanslar, farklı uçuş rejimlerindeki çeşitli burun şekillerinin sürüklenme özelliklerini karşılaştıran deneysel veriler içerir. Burada sunulan grafik bu verileri en kapsamlı ve kullanışlı olarak göstermektedir. Bu grafik diğer referanslarla daha da ayrıntılı hale getirilebilinirse de diğer referanslarda daha az kapsamlı veriler bulunmaktadır (özellikle USAF Datcom).

Transonik ve süpersonik ses bölgelerindeki değişik burun konisi şekillerine ait sürüklenme özelliklerinin karşılaştırılması. Sıralama değeri bakımından: (1)üst, (2)iyi, (3)orta, (4)alt.

Birçok burun konisi tasarımlarında, en büyük sıkıntı 0.8 - 1.2 Mach arasındaki hıza sahip olan transonik bölgedeki uçuş performansıdır. Transonik bölgedeki değişik şekiller için mevcut veri olmamasına rağmen, tablo Von Kármán şeklini ya da n = ½ olan Kuvvet Serisi şeklini açıkça göstermektedir. Bu uçuş için konik ya da ojiv şekiller, daha uygun olacaktır.

Bu gözlem, ses duvarını aşmak için, konik bir burun konisinin uygun olduğunu sıklıkla iddia eden genel kanının aksi bir durumunu yansıtmaktadır. Transonik bölge için en iyi hale getirilen burun şekillerinin örnekleri belki de savaş uçaklarında olmasına rağmen burun şekilleri, hava girişleri ve uçakların elektronik sistemlerinden dolayı çoğu kez bozulmuştur. Örneğin, bir F-16 burnu Von Karman şekline çok benzemektedir.

İncelik oranının etkisi

Bir burun konisinin boyunun taban çapına oranı incelik oranı olarak adlandırılır. Bu terim, kanatlar ve kanatçıklara uygulansa da bazen kanat açıklık oranı adı da verilmektedir. İncelik oranı çoğu kez aracın bütün boyu ve çapı dikkate alınarak tamamına uygulanır. Boy/çap oranına çoğu kez burun konisinin ölçüsü de denir. Süpersonik hızlarda, incelik oranı özellikle düşük oranlarda burun konisi dalga sürüklemesi üzerinde önemli bir etkiye sahip olsa da 5:1 oranının ötesindeki artan oranlar için çok az ek kazanç vardır. İncelik oranının artması ile, ıslak alan ve bu nedenle sürükleme bileşeni olan yüzey sürtünmesi artacaktır. Bu nedenle, azalan dalga sürüklemesi ve artan yüzey sürtünme sürüklemesi arasında oluşan bir değiş tokuşla en sonunda minimum sürükleme incelik oranı ortaya çıkacaktır.

Yararlanılan kaynaklar

İlgili Araştırma Makaleleri

Laplasyen , skaler bir alanının gradyanı alınarak elde edilen vektörün diverjansıdır. Fizikteki birçok diferansiyel denklem laplasyen içerir.

<span class="mw-page-title-main">Türev alma kuralları</span> Vikimedya liste maddesi

Türev, matematikteki ve özellikle diferansiyeldeki temel kavramlardan biridir. Aşağıda temel türev alma kuralları ve bazı fonksiyonların türev kuralları yer almaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Navier-Stokes denklemleri</span> Akışkanların hareketini tanımlamaya yarayan denklemler dizisi

Navier-Stokes denklemleri, ismini Claude-Louis Navier ve George Gabriel Stokes'tan almış olan, sıvılar ve gazlar gibi akışkanların hareketini tanımlamaya yarayan bir dizi denklemden oluşmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Kutupsal koordinat sistemi</span>

Matematikte kutupsal koordinat sistemi veya polar koordinat sistemi, noktaların birer açı ve Kartezyen koordinat sistemindeki orijinin eşdeğeri olup "kutup" olarak bilinen bir merkez noktaya olan uzaklıklar ile tanımlandığı, iki boyutlu bir koordinat sistemidir. Kutupsal koordinat sistemi, matematik, fizik, mühendislik, denizcilik, robot teknolojisi gibi birçok alanda kullanılır. Bu sistem, iki nokta arasındaki ilişkinin açı ve uzaklık ile daha kolay ifade edilebildiği durumlar için özellikle kullanışlıdır. Kartezyen koordinat sisteminde, böyle bir ilişki ancak trigonometrik formüller ile bulunabilir. Kutupsal denklemler, çoğu eğri tipi için en kolay, bazıları içinse yegâne tanımlama yöntemidir.

<span class="mw-page-title-main">Mie saçılması</span>

Mie saçılması veya Mie teorisi, düzlem bir elektromanyetik dalganın (ışık) homojen bir küre tarafından saçılmasını ifade eder. Maxwell denklemlerinin Lorenz–Mie–Debye çözümü olarak da bilinmektedir. Denklemlerin çözümü sonsuz bir vektör küresel harmonik serisi şeklinde yazılır. Saçılma ismini fizikçi Gustav Mie'den almaktadır; analitik çözümü ilk kez 1908 yılında yayınlanmıştır.

Matematikte karmaşık sayı, bir gerçel bir de sanal kısımdan oluşan bir nesnedir. a ve b sayıları gerçek olursa karmaşık sayılar şu biçimde gösterilirler:

<span class="mw-page-title-main">Yarıçap</span> merkezinden çevresine bir daire veya küre içinde bölüm veya yüzeyi ile uzunluğu

Yarıçap, bir daire veya kürenin özeğinin (merkezinin) çemberine olan mesafesidir. Çapın yarısına eşittir.

İstatistik bilim dalında, Spearman'ın sıralama korelasyon katsayısı veya Spearman'ın rho, bu istatistiksel ölçüyü ilk ortaya atan İngiliz psikolog Charles Edward Spearman'a atfen adlandırılmıştır. Matematik notasyon olarak çok defa eski Yunan harfi ρ ile belirtilir. Bir parametrik olmayan istatistik ölçüsüdür ve iki değişken arasındaki bağımlılık, yani korelasyon, ölçüsü olarak bulunup kullanılır. Bu demektir ki Spearman'in rho (ρ) katsayısı iki değişken için çokluluklar dağılımı hakkında hiçbir varsayım yapmayarak, bu iki değişken arasında bulunan bağlantının herhangi bir monotonik fonksiyon ile ne kadar iyi betimlenebilineceğini değerlendirmek amaçlı incelemedir.

<span class="mw-page-title-main">Laplace denklemi</span>

Matematikte Laplace denklemi, özellikleri ilk defa Pierre-Simon Laplace tarafından çalışılmış bir kısmi diferansiyel denklemdir. Laplace denkleminin çözümleri, elektromanyetizma, astronomi ve akışkanlar dinamiği gibi birçok bilim alanında önemlidir çünkü çözümler bilhassa elektrik ve yerçekim potansiyeli ile akışkan potansiyelinin davranışını açıklar. Laplace denkleminin çözümlerinin genel teorisi aynı zamanda potansiyel teorisi olarak da bilinmektedir.

Matematikte, bir kuvvet serisinin yakınsaklık yarıçapı negatif olmayan bir gerçel sayı veya ∞ olan bir niceliktir. Verilen bir kuvvet serisinin yakınsaklık yarıçapı serinin yakınsak olduğu bölgeyi gösterir. Bu yakınsaklık yarıçapının içinde kalan bölgede, kuvvet serisi mutlak yakınsak ve aynı zamanda tıkız yakınsaktır. Seri yakınsak ise, o zaman bu seri bir analitik fonksiyonun bu yakınsaklık yarıçapının belirlediği bölgenin içinde kalan bölgede yakınsayan bir Taylor serisidir.

Matematikte, Poisson denklemi elektrostatik, makine mühendisliği ve teorik fizik'de geniş kullanım alanına sahip eliptik türdeki Kısmi diferansiyel denklemlerdir. Fransız matematikçi, geometrici ve fizikçi olan Siméon Denis Poisson'dan sonra isimlendirilmiştir. Poisson denklemi

<span class="mw-page-title-main">Fresnel kırınımı</span>

Fresnel kırınımı ya da yakın-alan kırınımı dalganın yarıktan geçerken, yarık ve projeksiyon arasındaki uzaklığa bağlı olarak büyüklüğünde ve şeklinde değişkenlik gösteren kırınım desenlerine sahip olacak şekilde yakın alanda oluşan kırınım sürecidir. Fresnel sayısının 1'den büyük olduğu durumlarda kırınan dalgaların yayıldığı kısa mesafeden dolayı oluşur. Mesafe arttıkça, ilerleyen kırınım dalgaları düzlem ve Fraunhofer kırınımı oluşturur. Birçok Fresnel kırınımının periyodik bombeler yakınında konumlanması yansımanın aynadan yansımış gibi olmasına neden olur; bu sonuç atomik aynalar için kullanılabilir.

 : yarığın karakteristik genişliği
 : gözlemlenen noktanın yarığa olan uzaklığı
 : dalga boyu.

Fizikte akustik dalga denklemi, akustik dalgaların bir ortamda yayılımını düzenler. Denklemin biçimi ikinci dereceden kısmi diferansiyel denklemdir. Denklem, akustik basınç ve parçacık hızı u nun gelişimini, konum r ve zaman türünden fonksiyon olarak ifade eder. Denklemin basitleştirilmiş bir formu akustik dalgaları sadece bir boyutlu uzayda, daha genel formu ise dalgaları üç boyutta tanımlar.

Burada, en yaygın olarak kullanılan koordinat dönüşümü bazılarının bir listesi verilmiştir. Kısmi türevler alınırken çarpımın türevi gibi davranıldığı akıldan çıkarılmamalıdır. Bir örnek olarak fonksiyonunda üç çarpım vardır

<span class="mw-page-title-main">Atış hareketi</span>

Atış hareketi, Dünya yüzeyine yakın yerlerde; düşen, fırlatılan cisimlerin yaptığı harekettir. Bu harekette cismin ivmesi sabittir ve yerçekimi ivmesine eşittir.

<span class="mw-page-title-main">Küresel harmonikler</span>

Matematikte, küresel harmonikler Laplace denkleminin çözüm kümesinin açısal kısmıdır. Küresel koordinatların bir sistemi içinde küre yüzeyinde tanımlanır, Fourier serisi ise çember üzerinde tanımlanır. Laplace'ın küresel harmonikleri Pierre Simon de Laplace tarafından ilk 1782 yılında tanıtılan bir ortogonal sistemin küresel harmonik formlarının özel bir kümesidir. Küresel harmoniklerden birkaçının kökleri sağda gösterimlenmiştir. Küresel harmonikler pek çok yerde teorik önem taşımaktadır ve özellikle atomik yörünge elektron konfigürasyonları, yerçekimi alanları, geoitleri ve gezegen ve yıldızların manyetik alanlarının temsili ve kozmik mikrodalga arka plan radyasyonu karakterizasyonu hesaplanmasında kullanılan pratik uygulamaları vardır. Küresel harmonikler 3D Bilgisayar grafiklerinde, dolaylı aydınlatma ve 3D şekillerin tanınması gibi konularda geniş bir yelpazede özel bir rol oynamaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Birim hiperbol</span>

Geometride, Kartezyen düzleminde formülünü sağlayan (x,y) noktalar kümesine birim hiperbol denir. Belirsiz dikey gruplar çalışmasında, birim hiperbol bir alternatif radial uzunluk için bir temel oluşturur.

Einstein-Hilbert etkisi genel görelilikte en küçük eylem ilkesi boyunca Einstein alan denklemleri üretir. Hilbert etkisi genel görelilikte yerçekiminin dinamiğini tarifleyen fonksiyonel işlemdir. metrik işaretiyle, etkinin çekimsel kısmı,

<span class="mw-page-title-main">Dize titreşimi</span>

Bir dizedeki (tel) [[titreşim]] bir ses dalgasıdır. Rezonans titreşen bir dizenin sabit frekanslı, yani sabit perdeli bir ses üretmesine neden olur. Telin uzunluğu veya gerginliği doğru şekilde ayarlanırsa üretilen ses bir [[müzik tonu]] olur. Titreşimli teller gitar, [[Viyolonsel|çello]] ve piyano gibi yaylı çalgıların temelini oluşturur.

Trigonometrik fonksiyonların türevleri, trigonometrik bir fonksiyonun türevini yani bir değişkene göre değişim oranını bulmanın matematiksel sürecidir. Örneğin, sinüs fonksiyonunun türevi şeklinde yazılır, bu da sin(x) fonksiyonunun belirli bir açı x = a için değişim oranının o açının kosinüsü ile verildiği anlamına gelir.