
Silistre, Bulgaristan'ın kuzeydoğu kesiminde, Romanya sınırında, Tuna kıyısındaki şehir. Aynı adlı Silistre ilinin idari merkezi olan Silistre, tarihî Güney Dobruca bölgesindeki en önemli şehirlerden biridir.

1897 Osmanlı-Yunan Savaşı veya Otuz Gün Savaşı 1897 yılında Osmanlı İmparatorluğu ile Yunanistan Krallığı arasında meydana gelen savaştır. Yaklaşık bir ay süren savaş, Osmanlı ordusu'nun kesin zaferiyle sonuçlandı.

Rum İsyanı/Yunan İsyanı,, Yunan Bağımsızlık Savaşı, Yunan İhtilali veya Yunan Devrimi, Yunanların Osmanlı egemenliği ve isyan bölgelerindeki Müslüman halka karşı başlattığı, 1821-1829 yılları arası süren ve Yunanistan'ın Osmanlı Devleti'nden bağımsızlığını kazanmasıyla sonuçlanan bağımsızlık savaşı, devrim ve etnik temizliktir. 1832 yılında imzalanan İstanbul Antlaşması ile Yunanistan'ın bağımsız bir ülke olarak tanınmasıyla sonuçlanmış bağımsızlık sürecidir.

Türkiye Cumhuriyeti'nin topraklarını oluşturan bölgenin tarihi olarak anlaşılan Türkiye tarihi, hem Anadolu'nun hem de Doğu Trakya'nın tarihini içerir. Daha önce siyasi olarak farklı olan bu iki bölge, MÖ 2. yüzyılda Roma İmparatorluğu'nun kontrolü altına girdi ve sonunda Bizans İmparatorluğu'nun çekirdeği haline geldi. Osmanlı döneminden önceki zamanlar için, Türk halklarının tarihi ile şimdi Türkiye Cumhuriyeti'ni oluşturan toprakların tarihi arasında da bir ayrım yapılmalıdır. Türkiye'nin bazı bölümlerinin Selçuklu Hanedanı tarafından fethedildiği zamandan bu yana, Türkiye tarihi Selçuklu İmparatorluğu'nun Orta Çağ tarihini, Osmanlı İmparatorluğu'nun Orta Çağ'dan modern tarihini ve 1920'lerden bu yana da Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihini kapsar.

Bulgaristan-Türkiye ilişkileri, Türkiye ile Bulgaristan'ın sürdürdüğü uluslararası politikaları içerir.

Ermenistan tarihi, günümüzdeki Ermenistan Cumhuriyeti'nin sınırları içinde kalan bölgelerin tarih öncesi zamanlardan günümüze kadar süregelen tarihidir. Antik Ermenistan tarihsel olarak Ermeni krallığı olarak biliniyordu. İmparatorluk Büyük Dikran hükümdarlığı altında zirveye ulaştı. Ermenistan, MS 300 yılında dünyada Hıristiyanlığı kabul eden ilk ülke oldu.

Asparuh ya da Isperih, bilinen en büyük Bulgar hükümdarı. Bir Türk boyu olan Hazarların ittirmesiyle batıya göç ederek Tuna havzasında Birinci Bulgar İmparatorluğu'nu kurmuştur.

Osmanlı İmparatorluğu ya da Osmanlı Devleti, resmî olarak Devlet-i Aliyye ve yine resmî olarak antlaşmalarda ve uluslararası kullanımlarda Türkiye, Batı kroniklerindeki kullanımlarda ise Türk İmparatorluğu, 1299 yılında Oğuz Türklerinden Osman Gazi'nin kurduğu Osmanoğlu Hanedanı'nın hükümdarlığında Orta Çağ'dan Yakın Çağ'a kadar varlığını sürdürmüş bir imparatorluktur.

Dekolonizasyon; bir devletin, bir başka ülke halkı ve kurumları üzerindeki kontrolünü sona erdirmesi. Diğer bir deyişle sömürgeciliğin sonlandırılmasıdır. Politik ve kültürel anlamda gerçekleştirilebilir. Bu Kavram özellikle I. Dünya Savaşı'ndan önce kurulan sömürge imparatorluklarının parçalanması için kullanılır. Akademisyenler konuya ilişkin incelemelerinde özellikle bağımsızlık talep eden kolonilerdeki Creole Milliyetçiliği gibi halk hareketleri ve fikirler üzerinde yoğunlaşıyorlar. Ulusların kendi kaderlerini tayin etme hakkı Birleşmiş Milletler tarafından Dekolonizasyonun özü olarak tanımlanır. Birleşmiş Milletler'e bağlı Özel Dekolonizasyon Komitesi,Dekolonizayon Süreci içerisinde Kolonici ulusun süreci iptal gibi bir hakkı bulunmadığına ancak sürecin yönlendirilmesinde söz sahibi olabileceğine karar vermiştir. Buna örnek olarak:Hindistan'ın bölünmesi gösterilebilir. Bağımsız Devletler, bir bölge hakkında dekolonizasyon talep edebilse de bu orada yaşayan ulusun referandumuna bırakılır.

Bulgar İmparatorluğu ya da Bulgar Çarlığı, Orta Çağ Avrupa tarihinde Bulgar devletine verilen isim. Varlığını sürdürdüğü süre boyunca, Balkanlar bölgesinde, özellikle Bizans İmparatorluğu'na rakip bir güç olarak, kilit rol oynamış bir devlettir. İlki 7. ve 11. yüzyıllarda, ikincisi ise ise 12. ve 14. yüzyıllarda olmak üzere, iki kez tarih sahnesine çıkmıştır. İkisi de bölgelerindeki Bizans hakimiyetinin sona ermesi üzerine vücut bulmuştur.
Avrupa'da Osmanlı savaşları Osmanlı İmparatorluğu ile eski Orta Çağ'dan 20. yüzyılın başlarına kadar uzanan çeşitli Avrupa devletleri arasındaki bir dizi askeri çatışma idi. İlk çatışmalar 13. yüzyılda Bizans-Osmanlı savaşları, ardından da 14. yüzyılda Bulgar-Osmanlı savaşları ve Sırp-Osmanlı Savaşları başlamıştır. Bu devrin büyük bölümü, Osmanlı'nın Balkanlara açılmasıyla karakterize edildi. Osmanlı İmparatorluğu, 15. ve 16. yüzyıllarda Orta Avrupa'ya daha fazla girdi ve Avrupa'daki toprak taleplerinin zirvesinde kaldı.

Ermeni milliyetçiliği, modern çağda Mikayel Çamçiyan'ın romantik milliyetçiliğine dayalıdır ve genel olarak Ermeni Davası olarak formüle edilmiş özgür, bağımsız ve birleşik bir Ermenistan'ın oluşturulması olarak tanımlanır. Ermeni millî uyanışı 1880'lerde Osmanlı İmparatorluğu dönemindeki milliyetçiliğin genel yükselişi bağlamında gelişmiştir. Ermeni Apostolik Kilisesi, hayatını köylülüğe adamış Mıgırdiç Hrimyan gibi liderlerle Ermeni milliyetçiliğinin büyük bir savunucusu olmuştur. Modern Ermenistan ve Ermeni sosyal dokusunun daha karmaşık hale gelmesi, Ermeni Davası'nın siyasal etkisini giderek azaltmış ve liberal bir milliyetçilik olarak gelişen modern bir Ermeni milliyetçiliğine doğru kaymıştır. Öte yandan, Ermeni diasporası, ekonomik menfaatten ziyade asimilasyon tehdidini koruyan "diaspora milliyetçiliğine" sahiptir.

Boril, 1207-1218 yılları arasında hüküm süren İkinci Bulgar İmparatorluğu çarı.
İnceğiz Muharebesi, I. Bayezid'in oğulları Mehmed Çelebi ve Musa Çelebi arasında Konstantinopolis yakınlarında Fetret Devri'nin son zamanlarında meydana gelmiştir.

Berlin Kongresi, dönemin Avrupa'daki altı büyük gücünün, Osmanlı İmparatorluğu ve dört Balkan devletinin temsilcilerinin bir araya geldiği bir toplantıdır. 93 Harbi sonrası Balkan Yarımadası'ndaki devletlerin topraklarını belirlemeyi amaçlayan ve Rusya ile Osmanlı İmparatorluğu arasında üç ay önce imzalanan Ayastefanos Antlaşması'nın yerini alan Berlin Antlaşması'nın imzalanmasıyla sona erdi.

Svyatoslav'ın Bulgaristan'ı istilası, Doğu Balkanlar'da 967/968'de başlayan ve 971'de biten bir çatışmaya atıfta bulunur ve Kiev Rusları, Bulgaristan ve Bizans İmparatorluğu'nu ilgilendirir. Bizanslılar, Rus hükümdarı Sviatoslav'ı Bulgaristan'a saldırmaya teşvik ederek, Bulgar güçlerinin yenilgisine ve ülkenin kuzey ve kuzeydoğusunun sonraki iki yıl boyunca Ruslar tarafından işgal edilmesine yol açtı. Müttefikler daha sonra birbirlerine döndü ve ardından gelen askeri çatışma Bizans zaferiyle sonuçlandı. Ruslar çekildi ve doğu Bulgaristan Bizans İmparatorluğu'na dahil edildi.

Osmanlı İmparatorluğu'nun parçalanması, I. Dünya Savaşı'nı takiben Kasım 1918'de İstanbul'un Britanya, Fransa ve İtalya askerleri tarafından işgal edilmesinin ardından başlayan jeopolitik bir süreçti. Parçalanma, özellikle Osmanlı İmparatorluğu'nun Almanya ile ittifak kurmasının ardından yapılan Sykes-Picot Anlaşması gibi İtilaf Devletleri'nin savaşın ilk safhalarında yaptığı birtakım anlaşamalar üzerinden planlanmıştı. Eskiden Osmanlı İmparatorluğu'nu oluşturan büyük topraklar ve halklar, birkaç yeni devlete bölündü. Osmanlı İmparatorluğu; jeopolitik, kültürel ve ideolojik yönden önde gelen İslam devletiydi. Osmanlı'nın savaşın ardından parçalanması, Britanya ve Fransa gibi Batılı güçlerin Orta Doğu'ya hâkim olmasına sebep oldu ve modern Arap dünyası ile Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasına yol açtı. Anadolu Hareketi tarafından bu Batılı güçlere direnilse de, Osmanlı'nın ardıl devletleri kapsamında böylesi bir direniş II. Dünya Savaşı'nı takip eden hızlı dekolonizasyon sürecine kadar görülmedi.

Rūm milleti ya da "Roma milleti", Osmanlı İmparatorluğu'ndaki Doğu Ortodoks Hristiyan cemaatinin adıydı. Cemaat, Osmanlı siyasi sistemine tabi olmasına rağmen, belirli bir iç özerkliği vardı.

Osmanlı İmparatorluğu, yaklaşık 1299 yılında Osman Gazi tarafından Anadolu'nun kuzeybatısında, Bizans İmparatorluğu'nun başkenti Konstantinopolis'in hemen güneyinde küçük bir beylik olarak kuruldu. Osmanlılar Avrupa'ya ilk kez 1352'de geçtiler, 1354'te Çanakkale Boğazı'ndaki Çimpe Kalesi'nde kalıcı bir yerleşim kurdular ve başkentlerini 1369'da Edirne'ye taşıdılar. Aynı zamanda, Anadolu'daki çok sayıda küçük Türk devleti de fetihler ya da bağlılık bildirimleri yoluyla filizlenmekte olan Osmanlı sultanlığına dahil edildi.
Osmanlı İmparatorluğu'nda Batılı milliyetçilik anlayışının yükselişi, Osmanlı millet anlayışının çöküşüne neden oldu. Osmanlı İmparatorluğu'nda hakim olan ve dini merkeze aldığı için mevcut millet kavramından farklı olan millet anlayışı, Osmanlı İmparatorluğu'nun gerilemesinde kilit bir faktör oldu.