İçeriğe atla

Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisi Kanunu

Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisi Kanunu[1]
Bölgesel kapsam Türkiye
Kanun numarası2466
Kabul tarihi29 Mayıs 1934
Durum: Bilinmiyor

Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisi Kanunu (kısaca Buğdayı Koruma Karşılığı Kanunu[2] olarak da bilinen), buğday fiyatlarının istikrarlı bir düzeyde tutulması, Ziraat Bankası'nın yaptığı buğday alım ve satımı işlemlerinde meydana gelebilecek zararların giderilmesi ve silo ve ambar yapımı için gerekli finansmanın sağlanabilmesi amacıyla TBMM'den 1934 yılında çıkarılan yasa.

Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisi Kanunu'nun Konusu ve Uygulanması

Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisi Kanunu bir buğday tüketim vergisi olduğu için buğdayın büyük miktarlarda işlenerek tüketildiği un fabrikalarında, vals ve elek sistemi olan değirmenlerde üretilen veya yabancı ülkelerden getirilen her türlü buğday ve çavdar ürünleri, Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisi'ne tabi tutulmuştur.

Fabrika sayılmayan valssiz ve eleksiz değirmenlerde temel gıda ihtiyaçları için üretilen ve satışa sunulmayan bütün unlar ve un ürünleri Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisi'nden muaf tutulmuştur.

Vergiye tabi ürünler:

a) Her nevi buğday unu,
b) Çavdar unu,
c) Buğday ve çavdar unundan yapılan şehriye, bisküvi ve irmik.

Mısır, arpa ve yulaf unları, buğday ve çavdar ile karıştırılmadıkları sürece, Buğdayı Koruma Kanunu Vergisi'ne tabi değillerdir.[3] Ancak buğday ve çavdar ile arpa ve mısır karıştırılarak un yapılırsa, buğday ve çavdar unu gibi vergi işlemine tabi tutulmuştur.[4]

Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisi'nin Mükellefleri

Buğday Koruma Karşılığı Vergisi'nin, vergi mükellefi, un fabrikası ve değirmenden un satın alan veya buğdayını un yaptıran fabrika ve değirmen müşterileridir.[5]

Bu müşteriler;

a. Ekmek üretmek için fabrika ve değirmenlerden un satın alan veya fabrikaya buğdayını getirerek un haline getiren fırıncı ve diğer özel ve tüzel kişiler,
b. Ticarî amaçla kendi buğdayını fabrika veya değirmene getirip un yapan üretici çiftçi,
c. Fabrika ve değirmene un yaptırıp satmak için buğday getiren tüccar,
d. Satın aldığı buğdayı un yapıp satan un fabrikası ve değirmen sahipleri,
e. Kendi ihtiyacı için un fabrikası değirmenlerde buğdayını öğütüp un yapan şehir ve kasaba halkı.[6]

Buğday Koruma Karşılığı Vergisi mükellefleri şehir ve kasabada yaşayan un tüketicisi halktır. Bu yasayla hedeflenen buğday üreticileri olmayıp, buğday ürünlerini tüketen kesimlerden buğdayı korumak için alınan bir tüketim vergisidir.

Vergi Matrahının Belirlenmesi

Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisi'nin matrahı, buğday ve çavdar ürünlerinden fabrika ve değirmenler tarafından üretilen ve standart haline getirilen 72 kilogramlık birinci unlar için çuval başına 150 kuruş, ikinci ve diğer kalitedeki unlar için ise yine 72 kilogram üzerinden 100 kuruş olarak tahakkuk ettirilirdi. Makarna, irmik ve bisküvilerin vergi oranı kilo başına 2 kuruş olarak belirlenmiştir.[7]

Buğday Koruma Karşılığı Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 1 Haziran 1934 tarihini takip eden iki ay içerisinde un çuvalları 72 kilogram ile standart hale getirilmişti. Un çuvalları bu miktardan az da olsa 72 kilogram üzerinden işlem göreceği ilgili kanunun 4. maddesinde belirtilmektedir.

Verginin Tahakkuku

Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisi, üretilen unların fabrika ve değirmenlerden çıkarıldığı sırada 72 kilogramlık çuvalların üzerinden ve diğer un ürünü mamullerin yine imal edildikleri yerlerden çıkarılan sandık, kutu ve paket üzerinden tahakkuk ettirilirdi.[8]

Buğday Koruma Karşılığı Vergisi Kanunu'nun 3. Maddesi 22.12.1934 tarih ve 2643 sayılı kanunla değiştirilerek bütün fırın ve un mamulü kullanan müesseselere vergisi ödenmiş un kullanma mecburiyeti getirmiştir. Bu yasaya uymayanların Türk Ceza Kanunu'nun 36. maddesi gereğince ürünlerine el konacak ve vergi tutarları beş kat olarak alınacaktı".[9]

İhraç ve İthal Edilen Undan Alınan Vergi

Türkiye'de üretilen ve ihraç edilen unlar Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisi'nden tamamen muaf tutulmuştur.[10]

İthal edilen buğdaydan ithal edildiği dönemde vergi alınmayıp buğdayın fabrika ve değirmenlerde öğütülüp un ve un mamulleri haline gelince kanunda belirtildiği şekil ve yöntemle Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisi alınıyordu.[11]

İthal edilen unlar ise gümrük beyannamelerinde gösterilen miktar ve kalitesine göre kanunda belirtilen 72 kilogramlık çuval ve birinci kalite esası üzerinden kilo başına 15 kuruş vergi işlemi yapılarak yurt içindeki fabrika ve değirmenlerdeki gibi kurşun mühürle mühürlenerek satışa sunulurdu.[12]

Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisi Kanunu'ndan Muaf Olan Ürünler Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisinden muaf olan ürünler ve muafiyet şekilleri

a) Mısır, arpa, yulaf ürünleri ülke içerisinde üretilsin veya ithal edilsin, her iki durumda da vergiden muaf tutulmuşlardı.
b) Pide, simit, börek, pasta ve diğer unlu mamuller hiçbir şekilde ve şartta vergiye tabi değillerdi.
c) Vergi kanununun yürürlüğe girdiği dönem olan 1 Haziran 1934 tarihinden önce yurt içinde üretilen ve satılmakta olan mamuller (makarna, bisküvi, şehriye) vergiye tabi değillerdi.
d) Türkiye'de üretilip ihraç edilen un ve unlu mamullerden vergi alınmazdı.
e) Yolculuk esnasında bulundurulan küçük miktarlardaki unlu mamulleri (bisküvi, vs.) vergiye tabi değildir.[13]

Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisi Kanunu'na Aykırı Hareket Edenlere Uygulanacak Cezaî Hükümler

Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisi Kanunu'nun 9. maddesi, kanuna uymayan özel ve tüzel kişilere uygulanacak cezaları belirtmektedir.

Buna göre;

a. Vergi kanununa göre tutulması gereken defterleri tutmayan, tasdik ettirmeyen veya bazı işlemleri deftere geçirmeyen fabrika ve değirmen sahip, müdür ve sorumlu yöneticilerine suçun işlendiği döneme ait vergi resen takdir edilerek bir kat fazlası hemen tahsil edilir. Ayrıca 100 liradan 1000 liraya kadar para cezası verilir.
b. Vergi defterlerini veya makbuzları tahrif edenler hakkında iki aydan 3 yıla kadar hapis cezası verilerek bu suçtan kaynaklanan vergi miktarı iki kat olarak hemen tahsil edilir.

Vergi defterlerini kısmen veya tamamen imha edenler üç aydan beş seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar. Bu döneme ait vergiler resen takdir edilerek üç kat fazlası ile hemen tahsil edilir.

c. Fabrika, değirmen ve imalathanelerden satışa sunulan ürünlerin kurşun mühürsüz veya vergi pulsuz çıkarılması halinde bu ürünlerin sahipleri hakkında bir aydan bir seneye kadar hapis cezası uygulanarak kaçak mal işlemi gören ürünlere hükümetçe el konulur.

Kurşun mühürsüz ve vergi pulsuz un ve unlu mamulleri satan, satın alan veya köyden kasabaya, kasabadan kasabaya veya şehirlere nakliyesini yapanlar bu ürünlerin vergisini ortak şekilde ve üç katı olarak hemen öderler ve ürünlerine de el konulur.[14]

Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisi'nden Muaf Olan Değirmenler

Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisi ile amaçlanan; buğday fiyatlarını korumak, buğday üreticisi çiftçilerin üretimlerini kıymetlendirerek çiftçileri malî açıdan korumak ve ürünün iyi olmadığı dönem ve yörelerde ürün fiyatlarının büyük oranda yükselmesine engel olmaktır.

Bu bakımdan Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisi'nin kapsamı kasaba ve şehir halkının buğdaylarını işleyen fabrika ve değirmenler olup, üretici çiftçiler hiçbir şekilde vergi kapsamına girmemektedirler.

Köyde kurulu bulunan valssiz ve eleksiz değirmenler kasaba ve şehir halkının buğdayını işlemediği sürece vergiye tabi değildir. Ancak bu değirmenler vergiye tabi ürün öğüttükleri takdirde yalnız aidat memuru bulunduracaktır.[15]

Yalnız valslı veya yalnız elekli olan değirmenler kasaba ve şehir içinde veya dışında olsun muhafaza memuru bulundurmak zorundaydılar.

Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisi'nden muaf olmak için bazı kasaba ve şehirlerde valsli ve elekli değirmenlerin, vals ve elek sistemini kaldırmaya başlamaları üzerine Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisi Kanunu'nun 22-12-1934 tarih ve 2643 sayılı kanunla kabul edilen değişik 5. maddesi ile, Türkiye'de yeni yapılacak her türlü büyüklükte ve teknikteki un fabrikaları ve değirmenlerinin açılması ve mevcut fabrika ve değirmenlerde tamir mahiyetinde olmayan tadilatlar ve ilaveler hükûmetin iznine tabi tutuluyordu.[16]

Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisi'ni Toplamak İçin Oluşturulan Teşkilat

Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisi Kanunu gereğince verginin tahsil sistemi ürünün üretilip pazara arz edildiği aşamada tahakkuk ve tahsil edilmesinden dolayı vergi kaçaklarını önlemek için verginin tahakkuk ettiği bütün fabrika ve değirmenlere muhafaza memur ve bekçi bulundurulması yoluna gidilmiştir.

Maliye Vekaleti'nin 30 Temmuz 1934 tarih ve seri no 11 sayılı yazısı ile Kontrol Memurluğu ve Baş Kontrolörlük kadroları ihdas edilmiştir.[17] Bu kadroda görevli memurlar, mahallin mal memurunun teklifi ile valiler tarafından atanacak ve mahallin en büyük mülki memurunun başkanlığında oluşturulan komisyon tarafından belirtilen görev yerlerine gönderileceklerdi.

Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisi'nin Yürürlükten Kaldırılması

II. Dünya Savaşı konjonktüründe devletin hububat ürününe ilk el koyma döneminin başlangıcı olan Haziran 1941 yılını takip eden 24 Kanunuevvel 1941 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi 4159 sayılı Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisi'nin Kaldırılmasına Dair Kanun'u kabul ederek, 2466 değişik 2643, 2820 ve 3767 sayılı Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisi Kanunlarını yürürlükten kaldırmıştır.

Bu kanun kabul edildiği tarihten itibaren tahakkuk etmiş, ancak tahsil edilmemiş vergilerin tahsil edilmesine ve bu tarihe kadar tahakkuk ettirilmesi gereken, ancak tahakkuk işlemleri yapılmayan vergilerin de tahakkuk ettirilerek tahsil edilmesi hükmünü getirmiştir. Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisi'nin tahsil edilmesi için Maliye Vekaleti'ne bağlı olarak ihdas edilen Buğdayı Koruma Teşkilatı kadroları da bu kanunla kaldırılmıştır.[18]

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ "TBMM Tutanakları" (PDF). 2 Nisan 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 11 Mart 2015. 
  2. ^ "Yalçın, İbrahim. sendika.org. 14 Ocak 2015. Erişim tarihi: 10 Mart 2015". 2 Nisan 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Mart 2015. 
  3. ^ Buğday Koruma Karşılığı Vergisi Kanunu, Madde 1
  4. ^ Buğday Koruma Karşılığı Vergisi'ne Ait İzahname, 30.05.1934, Seri No: 2, Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisine Dair 2466-2643 ve 2800 Numaralı Kanunlar-İzahnameler ve Umumi Tebliğler. Maliye Vekaleti Yayını, İstanbul 1938, s. 22-23.
  5. ^ Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisi Kanunu Madde, 3.
  6. ^ Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisine Dair 2466-2643 ve 2800 Numaralı Kanunlar İzahnameler ve Umumi Tebliğler, s. 25.
  7. ^ Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisi Kanunu, Madde 4.
  8. ^ Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisi Kanunu, Madde 5.
  9. ^ Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisi Kanunu'nun Bazı Maddelerini Değiştiren 2643 Sayılı Kanun, Madde 3. Düstur, Cilt: 16, s. 438.
  10. ^ Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisi Kanunu, Madde 6.
  11. ^ Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisi Kanunu, Madde 7.
  12. ^ Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisi'ne Ait İzahname, 30.05.1934, Seri No: 2, Buğdayı Koruma Karşılı Vergisine Dair 2466-2643 ve 2800 Numaralı Kanunlar-İzahnameler ve Umumi Tebliğler, s. 26.
  13. ^ Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisi'ne Ait İzahname, 30.05.1934, Seri No: 2, Buğdayı Koruma Karşılı Vergisine Dair 2466-2643 ve 2800 Numaralı Kanunlar-İzahnameler ve Umumi Tebliğler, s. 26-27.
  14. ^ Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisi Kanunu, Madde 9.
  15. ^ Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisi'ne Ait İzahname, 30.05.1934, Seri No: 2, Buğdayı Koruma Karşılı Vergisine Dair 2466-2643 ve 2800 Numaralı Kanunlar-İzahnameler ve Umumi Tebliğler, 13.05.1934, Seri No: 3 s. 39.
  16. ^ Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisi'ne Ait İzahname, 30.05.1934, Seri No: 2, Buğdayı Koruma Karşılı Vergisine Dair 2466-2643 ve 2800 Numaralı Kanunlar-İzahnameler ve Umumi Tebliğler, 05.01.1935, Seri No: 21 s. 59.
  17. ^ Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisi'ne Ait İzahname, 30.05.1934, Seri No: 2, Buğdayı Koruma Karşılığı Vergisine Dair 2466-2643 ve 2800 Numaralı Kanunlar-İzahnameler ve Umumi Tebliğler, 30.07.1934 Seri No: 11 s. 43.
  18. ^ Düstur, Cilt: 23, s. 112.

İlgili Araştırma Makaleleri

Varlık Vergisi, Türkiye'de 11 Kasım 1942 tarih ve 4305 sayılı kanunla konulan olağanüstü servet vergisinin adıdır.

<span class="mw-page-title-main">Polatlı</span> Ankaranın ilçesi

Polatlı, Ankara ilinin batı kesiminde, Eskişehir-Ankara Devlet Yolu üzerinde Ankara'ya en yakın ilçedir (76 km). 1 Ağustos 1926 tarihinde 877 sayılı kanunla ilçe olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Kânûn-ı Esâsî</span> Osmanlı Devletinin ilk ve son anayasası (1876–1878, 1908–1921)

Kânûn-ı Esâsî veya 1876 Anayasası, Kânûn-ı Esâsî çeviri olarak "temel kanun" ya da "anayasa" anlamına gelmektedir. Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk ve son anayasasıdır. 23 Aralık 1876'da ilan edilmiş, 1878'de II. Abdülhamid tarafından askıya alınmış, 24 Temmuz 1908 II. Meşrutiyet’in ilanı sonucunda yeniden yürürlüğe girmiştir. 1921 Anayasası'nın kabul edildiği 20 Ocak 1921 tarihi ile 1924 Anayasası'nın yürürlüğe girdiği 24 Mayıs 1924 tarihi arasında ise kısmen yürürlükte kalmıştır.

Karma yem; fenni yem ya da fabrika yemi olarak da adlandırılan yem.

Vergi hukuku, kamu hukuku içinde yer alan ve devletin mali faaliyetlerinin hukuki yönünü inceleyen mali hukukun bir alt dalıdır. Mali hukuk; vergi (gelir) hukuku, harcama (gider) hukuku ve bütçe hukuku olmak üzere üç alt sınıflandırmaya tabidir. Vergi hukuku, devletin kamu gücüne dayanarak elde ettiği kamu gelirlerinin hukuki rejimini inceler.

Katma Değer Vergisi veya kısaca KDV, yapılan mal ve hizmet teslimlerinde, mal ve hizmeti teslim edenin ödediği ancak teslim alana yüklenen bir harcama vergisidir. %1'den %20'ye kadar değişmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Toprak Mahsulleri Ofisi</span> İktisadi devlet teşekkülü

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 1938 yılında kurulan, sermayesinin tamamı devlete ait, 8/6/1984 tarihli ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) hükümlerine tabi, tüzel kişiliğe ve faaliyetlerinde özerkliğe sahip, sorumluluğu sermayesi ile sınırlı bir İktisadi Devlet Teşekkülü’dür.

<span class="mw-page-title-main">Alman mutfağı</span> Alman ulusunun yemek tarzı

Alman mutfağı, Alman ulusunun yemek tarzından ileri gelmektedir. Yüzyıllar boyunca bölgeden bölgeye gerçekleşen sosyal ve politik değişiklikler etkisiyle mutfak gelişimini sürdürmüştür. Almanya'nın güney bölgeleri olan Bavyera ve Svabya, birçok ortak yemek kültürünü paylaşmaktadır. Malzeme ve yemekler eyaletlere göre değişmektedir. Hem ulusal, hem bölgesel nitelikte birçok önemli yöresel yemek bulunmaktadır. İlk zamanlar yöresel haldeki birçok yemek, günümüzde değişiklikler geçirerek ülke çapına yayılmışlardır. Alman mutfağı heterojen toplum yapısı ve karışık kültürü ile çeşitlilik göstermektedir.

<span class="mw-page-title-main">Aşar</span>

Aşar (öşür) vergisi; Osmanlı Döneminde köylülerden, ürettikleri tarım ürünleri için %10 oranında alınan bir vergidir. Osmanlı Devleti’nin temel gelir kalemini oluşturan vergi, arazi para ile sulanıyorsa yirmide bir oranında verilirdi. Arazi mahsulleri, buğday, arpa, pirinç, darı, karpuz, hıyar, patlıcan, yonca, zeytin, susam, bal, şeker kamışı ve meyveler gibi mahsullerdir.

<span class="mw-page-title-main">Serbest bölge</span>

Serbest bölge veya serbest limanlar; bulunduğu ülkede geçerli ticari, mali ve iktisadi alanlara ilişkin hukuki ve idari düzenlemelerin uygulanmadığı veya kısmen uygulandığı, sanayi ve ticari faaliyetler için daha geniş teşviklerin tanındığı, fiziki olarak veya idari kararla ülkenin diğer kısımlarından çitle çevrilerek ayrılan özel ekonomik bölgelerin bir alt türü olarak malların ithal edilebildiği, depolanabildiği, işlenebildiği, üretilebildiği veya re-export edilebildiği planlı yatırım alanlarıdır.

<span class="mw-page-title-main">Un</span> öğütülmüş tahıl

Un, tahılların öğütülmesiyle elde edilen ince toza verilen addır. Başta ekmek ve hamur işleri olmak üzere pek çok gıdanın temel bileşenidir. Genellikle buğdaydan elde edilen toza sadece un denir. Arpa, yulaf, çavdar, mısır, nohut gibi bitkilerden elde edilen un ise, yaygın olarak o tahılın adıyla birlikte mısır unu, arpa unu biçiminde adlandırılır.

<span class="mw-page-title-main">Osmanlı İmparatorluğu'nun ekonomik tarihi</span>

Osmanlı İmparatorluğu'nun ekonomik tarihi, iki alt döneme ayrılır. Birincisi, oluşturulan kapalı tarım ekonomisinin imparatorluk içinde bölgesel fark gösterdiği klasik çağ (genişleme); ikincisi ise devlet ve kamu işlevleri üzerine, idari ve politik düzenlemeler ile başlayan devlet örgütlü reformları kapsayan reform dönemidir. Askerî reformlar ile başlayan değişim; kamu ve zanaatkar loncalarına uzanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Amerika Birleşik Devletleri federal hükûmeti</span> ABD federal yönetimi

Birleşik Devletler'in federal yönetimi, Amerika Birleşik Devletleri'ni oluşturan 50 eyaletin ait olduğu anayasal cumhuriyetin millî yönetimidir. Federal hükûmet, üç organdan oluşur: yasama, yürütme ve yargı. Bu organlar ve onların güçleri Amerika Birleşik Devletleri Anayasası içinde belirtilmiştir. Güçler hakkında daha çok ayrıntı, Kongre tarafından yürürlüğe konulan kanunlarda belirtilir.

Motorlu taşıtlar vergisi, Karayolları Trafik Kanunu'na göre trafik şube veya bürolarına kayıt ve tescil edilmiş bulunan motorlu kara taşıtları; Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'ne kayıt ve tescil edilmiş olan uçak ve helikopterler, liman veya belediye siciline kayıt ve tescil edilmiş olan motorlu deniz taşıtlarının tabi olduğu vergilendirmedir.

Vergilendirme Türkiye ekonomisinde önemli bir yer tutmaktadır. Türkiye'nin GSYİH'ye oranı %41,65'tir (2021). Vergiler genelde hükûmet tarafından alınır, ancak bazı özel vergiler belediyeler aracılığıyla alınmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Bourbon viski</span>

Bourbon viski fermentasyona uğratılmış mısır, çavdar, buğday ya da malt arpasından veya malt çavdardan yapılan viski çeşitidir. Tennessee viskisi ile beraber tüm dünyada ünlü olan Amerikan viskisi'dir. Bourbon ezilmiş mısır, çavdar, buğday ve arpa karışımının damıtılması sonucu elde edilir. Tarihi ABD ve özelde Kentucky ile özdeşleşmiştir. Bourbon üretimi ABD'de kalite standartları gözeten çeşitli kanunlar çerçevesinde yapılabilmektedir.

Türkiye'deki vergi daireleri, mükellefi tespit eden, vergi tarh eden, tahakkuk ettiren ve tahsil eden dairelerdir.

Ekolojik vergi veya ekolojik vergilendirme, çevreyi ve doğal kaynakları korumayı ve aşırı tüketimi önlemeyi hedefleyen bir vergilendirme biçimidir. Kavram İngilizce literatürde ekoloji ve vergi (tax) sözcüklerinin birleşiminden oluşan ecotax ile ifade edilmektedir.

Aşamalı vergi, vergilendirilebilir miktar arttıkça vergi oranının da arttığı bir vergidir. Aşamalı terimi, bir vergi mükellefinin ortalama vergi oranının kişinin marjinal vergi oranından daha düşük olmasıyla sonuçlanan, vergi oranının düşükten yükseğe doğru ilerleme şeklini ifade eder. Terim, bireysel vergilere veya bir bütün olarak bir vergi sistemine uygulanabilir. Daha düşük ödeme gücüne sahip kişilerin vergi oranlarını düşürmek amacıyla aşamalı vergiler uygulanmaktadır, çünkü bu tür vergiler oranı giderek daha yüksek ödeme gücüne sahip olanlara kaydırmaktadır. Aşamalı verginin tersi, fakirlerin zenginlere kıyasla gelirlerinin daha büyük bir kısmını ödediği satış vergisi gibi gerileyen bir vergidir.