
Marcus Tullius Cicero, Latin kökenli Romalı devlet adamı, bilgin, hatip ve yazar. Felsefe öğrenimini, Epikürcü Phaedros, Stoacı Diodotos ve Akademi'ye bağlı Philon'dan almış olan Cicero'nun önemi, Yunan düşüncesini daha sonraki kuşaklara aktarmasından oluşur. Bilgi kuramı açısından, kesinliğe bağlanmak yerine olasılıkların yolunu izlemeyi yeğleyen, buna karşın ahlak alanında, dogmatik bir tavır sergileyip Stoacılara ve bu arada Sokrates'e yönelen Cicero, Latincenin felsefe dili olarak gelişmesine katkı yapmış ve bu arada, bilgi görüşünde daima skeptik kalmıştır.

Jül Sezar, Romalı asker ve Roma Cumhuriyeti'nin son diktatörü olan politik liderdir. Aynı zamanda iyi bir hatip ve güçlü bir yazar olan Sezar, dünya tarihinin en etkili insanlarından birisi olarak kabul edilir. Eylemleriyle Roma Cumhuriyeti'nin Roma İmparatorluğu'na dönüşmesinde ve evlatlığı Augustus'un ilk Roma imparatoru olmasını sağlayacak olayların başlamasında kritik bir rol oynamıştır.

Alabanda veya Khrysor Antiokyası, Aydın ilinin Çine ilçesine 9 km uzaklıktaki Doğanyurt köyünde bulunan bir antik Karya kentidir.

Herodot veya Herodotos, Ahameniş İmparatorluğu'nun bir parçası olan Karya bölgesinden, Yunan şehri Halikarnassos'ta doğmuş bir Yunan tarihçi, coğrafyacı ve yazardır. Sonradan Magna Graecia 'daki Thurii vatandaşlığına geçmiştir. Yunan-Pers Savaşları'nın ayrıntılı bir anlatımı olan Tarihler'i yazmasıyla tanınır. Herodot, tarihi olayların sistematik araştırmasını yapan ilk tarihçiydi. Antik Roma'da, ünlü Romalı hatip Cicero'nun ona verdiği Tarihin Babası unvanıyla anılmış ve tanınmıştır.

Roma Cumhuriyeti, Antik Roma uygarlığında hükûmetin cumhuriyet şeklinde işlediği dönem. Geleneksel olarak MÖ 509 yılında krallığın devrilmesiyle başlayan dönemdir. Bu dönemde ilk iki yüzyıl boyunca, Cumhuriyet toprakları İç İtalya'dan bütün Akdeniz dünyasına kadar genişledi. Sonraki yüzyılda Roma; Kuzey Afrika, İber Yarımadası, Yunanistan ve şu anki Güney Fransa'da egemenlik kurarak daha da büyüdü. Roma Cumhuriyeti, son iki yüzyılı sırasında, hem Fransa'nın kalanına hem de Makedonya ile Anadolu'nun büyük kısmına egemen oldu.

Quaestor, Roma'da devlet hazinesinden, cezaî işlerden ve finansal işleri denetlemekten sorumlu, seçilmiş devlet memurlarıdır. Başlangıç itibarıyla vatandaş olmayan pleblerin isteklerini karşılamak amacı güdülerek ihdas edilmiş bir kurumdur. Fakat cumhuriyet (respublica) devrinin savaşlar ve fetihlerle genişleyen Roma'sında da konsüllerin işlerini hafifletmeye yardımcı bir memuriyet olmuştur. Sayıları başlangıçta iki iken daha sonra kırka kadar çıkmıştır.

Tribün, Roma Cumhuriyeti ve İmparatorluğunda 2-3 seçilmiş magistyra ve idari veya askerî görevlilerce paylaşılan unvan. Kelime, Antik Roma'da insanların askerlik ya da oy verme amacıyla bölünmüş oldukları kabile anlamındaki Tribe (tribus) sözcüğünden türetilmiştir.

Fulvia, MÖ 1. yüzyılda yaşamış olan Romalı kadın.
Publius Clodius Pulcher, daha çok Titus Annius Milo ve Marcus Tullius Cicero ile olan ücretsiz tahıl dağıtımıyla ilgili husumeti ile tanınan Romalı politikacı. Pulcher'in Fulvia ile yapmış olduğu evlilikten doğan kızı Clodia Pulchra, geleceğin imparatoru Octavian'ın ilk karısıdır. Publius Clodius Pulcher, Milo'nun adamları tarafından Via Apria Yolu üzerinde çıkan çatışmada katledilmiştir.
Pompeia, Eski bir konsülün oğlu olan Quintus Pompeius Rufus ve Roma diktatörü Lucius Cornelius Sulla'nın kızı Cornelia'dan doğan, Jül Sezar'ın ikinci karısı olan İstanbullu kadın.
Lucius Calpurnius Piso Caesoninus, MÖ 1. yüzyılda yaşamış, kızı Calpurnia Pisonis'den dolayı Jül Sezar'ın kayınpederi olan Romalı devlet adamı. "Pontifex" olarak da bilinen Lucius Calpurnius Piso adından bir oğlu vardır.

Filozof, felsefe ile uğraşan kişidir. Filozof kelimesi Antik Yunanca bilgelik aşığı anlamına gelen φιλόσοφος (filasofos) kelimesinden gelir. Cicero ve Diogenes Laertius’un, Eflâtun’un öğrencisi Herakleides Pontikos’un bugün elde bulunmayan bir eserine dayanarak verdikleri pek kesin olmayan bir rivayete göre filozof kelimesini ilk kullanan düşünür Pisagor olmuştur.

Lucius Livius Andronicus, Eski Latince döneminde eserler vermiş olan Greko-Romen dramatist, epos yazarı. Çalışmalarına Romalı soylu bir ailenin hizmetindeki bir eğitimci olarak, içlerinde Homeros'un Odysseia'sının da bulunduğu Yunanca eserleri Latinceye çevirerek başladı. Bunu yaparkenki amacı, derslerinde bu eserleri ders kitabı olarak kullanmaktı. Sahnelemek için yazdığı eserler, hem tragedya hem de komedya türünde, Antik Roma'da Latin diliyle yazılmış ilk dramatik eserler olarak bilinmektedir. Komedilerini Yunan Yeni Komedyası ve Yunan kostümleri giymiş belli başlı karakterler üzerine kurdu. Bundan dolayı Romalılar bu yeni türü comoedia palliata olarak adlandırdılar. Romalı biyografi yazarı Suetonius, daha sonraları Livius Andronicus ve Ennius için "yarı Yunan" terimini icat etti. Bu tür, gelecek kuşak dramatistleri tarafından Andronicus'un ayak izlerini takip etmek amacıyla taklit edildi. Bu yüzden Andronicus, Roma dramasının ve geniş çerçevede Latin edebiyatının babası sayıldı. Öyle ki Latince yazan ilk edebiyatçı odur. İleriki kuşağın edebiyatçıları olan Varro, Cicero ve Horatius, Livius Andronicus'u Latin edebiyatının kurucusu olarak takdîr etmişlerdir. Andronicus, ismi bilinen en eski Romalı şairdir.

Antik Yunan felsefesi, MÖ. 6. yüzyılda başlamış ve Hellenistik çağ ile Roma İmparatorluğu arasında devam etmiştir. Felsefe kelimesi Yunanlar tarafından kullanılmaya başlandı. Önceleri bilimi, matematiği, siyaseti ve etiği de kapsayan bir terimdi. Yunan felsefesi Batı medeniyetinin bir ürünüydü. Roma'da, Rönesans'ta, Aydınlanma çağında ve İslam filozofları tarafından kullanıldı. Yunan felsefesi Antik Yakın Doğu felsefesinden etkilenmiş olabilir.

Messanalı Dicaearchus, ayrıca Dicearchus veya Dicearch olarak da bilinen Yunan filozof, kartograf, coğrafyacı, matematikçi ve yazardır.
Sidonlu Zeno, Fenike şehri Sidon'dan Epikürcü bir filozof ve matematikçi. Yazıları günümüze ulaşamamıştır, ancak öğrencisi Philodemus'un yazıları arasında derslerinin bazı özetleri korunmuştur.

Kalkedonlu Ksenokrates, Yunan filozof, matematikçi ve MÖ 339/8'den 314/3'e kadar Platonik Akademinin lideri (bilgin) Öğretileri, genellikle matematiksel öğelerle daha yakından tanımlamaya çalıştığı Platon'un öğretilerini takip etti. Ayrıca otuz üçler konseyinin hevesli bir öğrencisiydi. Üç varoluş biçimini ayırt etti: Duyarlı, anlaşılır ve ikisinin birleşiminden oluşan üçüncüsü, sırasıyla duyu, akıl ve görüşe karşılık geliyordu. Birliği ve dualiteyi evreni yöneten tanrılar ve ruhu kendi kendine hareket eden bir sayı olarak görüyordu. Tanrı her şeyi kuşatır ve ilahi ile ölümlü arasında, ruhun koşullarından oluşan iki şeytani güç vardır. O, matematiksel nesnelerin ve Platonik Fikirlerin, onları ayıran Platon'un aksine aynı olduğunu savundu. Ahlakta, erdemin mutluluk ürettiğini, ancak harici malların ona hizmet edebileceğini ve amacını gerçekleştirmesini sağlayabileceğini öğretti.

Pietas, "görev", "dindarlık" veya "dini davranış", "sadakat", "bağlılık" veya " Aileye saygı " anlamlarına gelir. Bazılarına göre Eski Roma'da dindarlığın tanrısıdır. Ancak Eski Roma'da; anne ve babaya saygı, atalara saygı, tanrılara saygı, Roma'nın erdemlerine saygı. kısacası bir Roma'lı yurttaşın görev bilincini temsil ettiği fikri daha çok kabul görür. Roma'nın Hristiyan idealizmine adım adım yaklaştığını sağlayan en büyük olgulardan biridir.
Lucius Domitius Ahenobarbus, Jül Sezar'ın düşmanı ve geç Roma Cumhuriyeti'nde aristokrat partinin (optimates) MÖ 54'te konsül seçilen güçlü bir destekçisiydi.

Catilina Tertibi,, Lucius Sergius Catilina'nın (Catiline) MÖ 63 yılında Roma konsülü Marcus Tullius Cicero ve Gaius Antonius Hybrida'yı devirme amacıyla yapılmış başarısız bir darbe girişimidir. Bu girişimde, kendi yönetimi altına devleti zorla ele geçirmeyi planlamıştır.