İçeriğe atla

Boncuklu Höyük

Koordinatlar: 37°45′06″N 32°51′54″E / 37.7517°K 32.864871°D / 37.7517; 32.864871
Arkeolojik Höyük
Adı:Boncuklu Höyük
il:Konya
İlçe:Karatay
Köy:Hayıroğlu
Türü:Höyük
Tahribat:
Tescil durumu:
Tescil No ve derece:
Tescil tarihi:
Araştırma yöntemi:Kazı

Boncuklu Höyük, Konya İl merkezinin güneydoğusunda, Karatay İlçesi'ne bağlı Hayıroğlu Beldesi sınırları içinde, Çatalhöyük'e 9 km. mesafede yer alan bir höyüktür. Boncuklu Höyük'ü iskan eden topluluk yerleşik avcı-toplayıcı bir topluluktur. Kazı çalışmalarında tarım yapıldığına ilişkin herhangi bir bulguya rastlanmamıştır.[1] Bununla birlikte Boncuklu Höyük sakinlerinin "tarımcılık aşamasının başlarında bulunan bir grup" olduğu düşünülmektedir ve Çatalhöyük Kültürü'nün öncüsü olarak görülmektedir.[2] Tepe, 180 x 120 metre boyutlarında olup 2 metre yüksekliktedir.[3] Bu tepe üzerindeki yerleşmenin 1 hektarlık alana yayıldığı belirtilmektedir.[4]

Kazılar

Boncuklu Höyük, Liverpool Üniversitesi Arkeoloji Bölümü'nden Douglas Baird başkanlığında 1994-2002 yılları arasında gerçekleştirilen Konya Ovası arkeolojik yüzey araştırmaları sırasında, sekiz yıl süren araştırmanın son gününde saptanmıştır. Kazılar 2006 yılında Douglas Baird başkanlığında başlatılmıştır. İlk yılda küçük bir ekip olan kazı ekibi izleyen yıllarda üç İngiliz, bir Avustralya ve bir Amerikan üniversitesinden bilim insanları ve öğrencilerin katılımıyla geniş bir ekip haline dönüşmüştür.[5]

Buluntular

Ortaya çıkarılan en önemli mimari buluntu elipsoit olarak tanımlanan bir yapıdır. İki evreli olduğu düşünülen yapının ilk evresinde duvarlar tek sıra kerpiç tuğla ile yapılmıştır. Bu evrede tabanın beş kez sıvandığı anlaşılmaktadır. Bir sonraki evrede duvarlar ikinci bir kerpiç tuğla sırasıyla takviye edilirken bu evrede taban da iki kez daha sıvanmıştır. Güney duvarı yakınında dört dikme çukuru vardır ve kullanım süresi içindeki farklı zamanlarda dikmeler kullanıldığı anlaşılmaktadır. Tabanın en üst sıvasında çapraz örgülü hasır bir yaygı bulunmuştur.[4] Konutların taban altında, her evde farklı sayıda olan gömütler bulunmuştur.[6]

Üzeri boyanmış alçı parçalarının duvarlarda kullanılmış olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca tabanda kuzey duvarına yaslanan boyalı alanlar vardır. Boyanın rengi kırmızı ve turuncudur. Bazı duvar bölümlerinde kabartma olduğu belirtilmektedir. İş makinesiyle yürütülen çalışmalarda kabartma kısmen tahrip olmuştur. Yapı 1 olarak adlandırılan bu yapının altında en az iki daha erken tarihli yapı olduğu ileri sürülmektedir. Girişler zemin seviyesinde, ocaklar odaların kuzey kesiminde olup tabanlarda hasır yaygılar bulunmaktadır.[4]

Kazı çalışmaları dünyanın bilinen en eski duvar boyama ve duvar kabartma uygulamalarını vermiştir.[7]

Çatalhöyük'te görüldüğü gibi büyükbaş hayvan kafataslarının duvarlara monte edilmesi uygulaması Boncuklu Höyük'te de görülmektedir.[8]

Yontma taş aletler çoğunlukla obsidiyendir ve çoğu mikrolitiktir.[4]

Kazılarda bulunan hayvan kemiklerinin incelenmesinde keçi, at, sığır, domuz, geyik, kaplumbağa, etçiller ve çeşitli kuş türlerinin avlandığı anlaşılmaktadır.[4] En çok yararlanılan hayvan türleri, her ikisi de yabani tür olmak üzere sığır ve domuzdur.[6]

Tarımsal etkinliğine rastlanmadığı belirtilmesine karşın ele geçen bitki kalıntıları arasında evcilleştirilmiş tahılların olduğu ileri sürülmektedir. Bitkisel buluntular konusunda ayrıca bataklı faunasıyla ilişkilendirilen buluntulardan söz edilmektedir.[4]

Değerlendirme ve tarihleme

Radyokarbon tarihleme yöntemi sonuçları günümüzden 10.500 – 9.500 yıl öncesini vermektedir.[4] Boncuklu Höyük Anadolu'daki bilinen ilk yerleşimdir. Günümüzden 10.500 yıl öncesinde iskan edilen höyük, Çatalhöyük'ten bin yıl daha eski bir yerleşimdir. Boncuklu Höyük kazılarının, Neolitik Devrim'in Anadolu üzerinden Balkanlar'a ve Avrupa'ya yayılması konusunun bulgulanması açısından son derece önemli olduğu ifade edilmektedir.[7] Ayrıca bir yapıya ait temellerle "çeşitli Erken Tunç Çağı etkinliklerine ait kanıtlar"dan söz edilmektedir.[4]

Dış bağlantılar

Kaynakça

  1. ^ "TAY – Yerleşme Dönem Ayrıntıları". 5 Kasım 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Haziran 2012. 
  2. ^ 33. Kazı Sonuçları Toplantısı, (2011) Cilt 4, Sh.: 267, 268
  3. ^ 33. Kazı Sonuçları Toplantısı, Sh.: 263
  4. ^ a b c d e f g h "Current Archaeology In Turkey". 12 Nisan 2011 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Haziran 2012. 
  5. ^ "Konum, Tarihçe ve Ekip". 1 Aralık 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Haziran 2012. 
  6. ^ a b 33. Kazı Sonuçları Toplantısı, Sh.: 267
  7. ^ a b Projenin Amaçları
  8. ^ 33. Kazı Sonuçları Toplantısı, Sh.: 266

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Çayönü</span>

Çayönü Höyüğü ya da Çayönü Tepesi Diyarbakır il merkezinin kuzeybatısında, Ergani İlçesi'nin 7 km güneybatısında yer alan bir höyüktür. Höyük, 4,5 metre yükseklikte 160 x 350 metre boyutlarında yayvan, geniş bir tepe üzerindedir. Güneyinden Boğazçay Deresi geçmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Çatalhöyük</span> Konya, Türkiyede bulunan tarihi yerleşim yeri

Çatalhöyük, bugün Konya'nın Çumra ilçesine bağlı Küçükköy yakınlarında, milattan önce 7000 yıllarından itibaren Cilalı Taş Devri ve Bakır Çağı'nda yerleşim yeri olarak kullanılmış arkeolojik kalıntılardır.

Değirmentepe Höyüğü, Malatya ilinin 24 km. kuzeydoğusunda Karakaya Barajı Gölü suları altında kalmış olan bir höyüktür.

<span class="mw-page-title-main">Köşk Höyük</span> Niğde il merkezine 17 km mesafedeki bir höyük

Köşk Höyüğü, Niğde il merkezine 17 km mesafede bulunan bir höyüktür. Höyük 80 metre çapında 15 metre yüksekliktedir. Kazılarda ulaşılan buluntular Niğde Müzesinde sergilenmektedir. Müze'de diğer buluntular yanında MÖ 4883 yılına tarihlenen bir Kalkolitik ev modeli, birebir ölçülerde sergilenmektedir.

Bakla Tepe Höyüğü, İzmir il merkezinin 30 km. güneyinde, Menderes (Cumaovası) ilçesinde, Tahtalı Barajı nedeniyle terk edilen Bulgurca Çiftlik Köyü'nün hemen yakınında yer alan bir Höyüktür. Yıllardır bakla yetiştirilen bir alan olduğundan Köy'de Bakla Tepe olarak bilinmekteydi. Tarihöncesi bir yerleşimin höyükten köy altına kadar uzandığı, sapılan sondalardan anlaşılmaktadır.

İmamoğlu Höyüğü, Malatya il merkezinin 15 km. kuzeydoğusunda yer alan bir höyüktür. Höyük, Karakaya Baraj Gölü içinde bir ada haline gelmiş olup yamaçları tahrip olmuştur. Ada halindeyken de, 1987 yılında höyükte kazı çalışmaları yapılmıştır. Fırat'a dökülen Höyük Deresi ve Kırmısı Dere'nin birleşme noktasındadır. Büyük olasılıkla Fırat'ın oluşturduğu bir birikinti tepesidir. Yamaçları göl suları altından kalmadan önce 14 metre yükseklikte ve 150 x 140 metre boyutlarındaydı.

Akarçay Tepe Höyük ya da Akarçay Höyük, Şanlıurfa il merkezinin batısında, Birecik ilçesinin 15 km. güneyinde bulunan bir höyüktür. Yaklaşık 350 x 150 metre büyüklüğündeki höyük 6 metre yüksekliktedir. Çanak çömlek yayılımına göre yerleşmenin 2,9 hektarlık bir alana yayıldığı belirtilmektedir.

Ilıpınar Höyüğü, Bursa İl merkezinin kuzeydoğusunda, Orhangazi İlçesi'nin yaklaşık 2 km. güneyinde, İznik Gölü'nün 2 km. batısında yer alan bir höyüktür. Yerleşim alanı 2,5 hektar olup tepenin çağı 250 metredir. Yüksekliği 3 metreden 10 metreye değişmektedir. Höyükte ilk yerleşmenin günümüzden 8 bin yıl önce gerçekleştiği ileri sürülmektedir. İlk yerleşimcilerin Orta Anadolu'dan 10-15 aile olarak gelip yerleştikleri düşünülmektedir. Höyüğün ilk yerleşmede dahi eksiksiz bir tarım ekonomisine sahip olduğu anlaşılmaktadır. Şimdilik, bölgede tarıma başlanılan ilk yerleşim olarak görülmektedir.

İmikuşağı Höyüğü, Elazığ İli, Baskil İlçesi, İmikuşağı Köyü'nün kuzeybatısında yer alan bir höyüktür. Fırat'ın doğu kıyısındadır. Tohma Çayı'nın Fırat'a döküldüğü bölgenin karşısındadır. Nehir yatağından 38 metre yüksekteki höyük 200 x 150 metre boyutlarındadır. Ovadan yüksekliği ise 20 metredir.

Yenibademli Höyük, Kuzey Ege'de, Gökçeada'nın güneyinde, Kaleköy'ün yaklaşık 1,7 km. güney-güneybatısında yer alan bir höyüktür. Günümüzde denizden uzaklığı 1,5 km.dir. Tepe 130 x 120 metre ölçülerindedir.

Kanlıgeçit Höyüğü, Kırklareli İl merkezinin 500 metre güneyinde, Haydar Dere'nin iki yanında yer alan bir höyüktür. Aşağı Pınar Höyüğü'nün 300 metre kadar batısındadır. Demiryolu ve Haydar Dere tarafından üçe bölünen höyüğün bu parçaları Kanlıgeçit Kuzey, Kanlıgeçit Doğu ve Kanlıgeçit Güney olarak adlandırılmıştır. Kanlıgeçit Kuzey nekropol alanı olup yayvan bir tepe görünümümdedir.

Karaoğlan Höyüğü, Ankara İl merkezinin 25 km. güneyinde, Mogan Gölü'nün güneydoğu ucunda yer alan bir höyüktür. Bulunduğu bölge Ankara bölgesinden güneydoğu ve güneybatı yönlerine uzanan ana ticaret yollarının kavşağı durumundaydı. Tepe, 260 x 180 metre boyutlarında ve 18-20 metre yüksekliğindedir. Höyük Ankara – Konya kara yolu üzerindedir.

Fatmaören Höyüğü, Çorum'un Sungurlu İlçe'sinin Yörüklü beldesinin 500 metre batı kuzeybatısında yer alan bir höyüktür. Hüseyindede Höyüğü'ne kuş uçuşu 2,5 km. mesafededir. Höyük üç doğal yükselti üzerinde oluşmuştur. En yüksek noktasında tarla seviyesinden 25 metre yüksekliktedir. Fatmaören Tepesi olarak bilinen bu üç yükselti, çevrenin kurak ve çorak olmasına karşın sulak bir bölgede, adeta bir vaha görünümündedir. Boyalı Höyük, Hüseyindede Höyüğü ve Fatmaören, MÖ III. binyılda Hitit Kültürü'nün çekirdek bölgesi olarak görülmektedir.

Gözlükule Höyüğü, Mersin İl merkezinin 30 km. doğusunda Tarsus İlçesi'nin güneybatısında, günümüzde İlçe'nin bir parkı olarak kullanılan bir höyüktür. Tepe, 300 metre çapında olup 25 metre yüksekliktedir. Bir Klasik Çağ kenti olan Tarsu ya da Tarse, hem tepede hem de günümüz Tarsus İlçesi'nin altındadır. Günümüz Tarsus'unu oluşturan ilk yerleşimin, Toroslar'dan gelen bir akarsuyun kıyısında, MÖ 7. binyılda bir köy olarak kurulduğu belirtilmektedir.Höyük, Orta Anadolu'dan Akdeniz kıyılarına doğal bir geçiş olan Gülek Boğazı çıkışında, Antik Kilikya ovasında yer almaktadır. Diğer yandan Gülek Boğazı çıkışından Amik Ovası yoluyla Kuzey Suriye'ye ulaşımın da kavşağındadır.

Yassıhöyük, Kırşehir İl merkezinin 25 km. kuzeyinde, Karahıdır Köyü'nün güneyinde yer alan bir höyüktür. Tepe, 635x500 metre boyutlarında ve 12-13 metre yüksekliğindedir. Kırşehir'in Kaman İlçesi sınırları içinde olan Kaman Kalehöyük'ün 30 km. kadar doğusuna düşmektedir.

Salat Cami Yanı, Diyarbakır İli, Bismil İlçesi'nin yaklaşık 20 km. doğusunda, Dicle'nin bir kolu olan Salat Çayı kıyısında yer alan bir höyüktür. Höyükteki Neolitik yerleşim alanı 220 x 130 metrelik bir alana yayılmıştır. Kazı çalışmaları başlamadan önce höyükten sürekli olarak toprak alınması ve yapılaşma sonucunda tepenin büyük bir kısmı ortadan silinmişti.

Gre Abdurrahman Höyüğü, Diyarbakır İli Bismil İlçesi sınırları içinde, Diyarbakır'a 77, Bismil'e 23 km. mesafede, Aşağı Cırıf Köyü sınırları içinde yer alan bir höyüktür. Sulu tarım ve geçici işçi barınakları nedeniyle önemli ölçüde zarar görmüştür. Tepe, 80 x 70 metre boyutlarında olup 5 metre yüksekliktedir. Bu boyutlarıyla Yukarı Dicle Vadisi'ndeki en küçük yerleşimlerden birisi olarak görülmektedir. Höyük, Dicle Nehri'nin kuzey kıyısındadır.

Gülpınar Höyüğü, Çanakkale İli'nin Ayvacık İlçesi'nin yaklaşık 25 km. batısında yer alan bir höyüktür.

Musular, Aksaray İli, Aksaray İlçesi, Kızılkaya Köyü'nün yaklaşık 1 km. güneyinde, Musular Mekii'nde yer alan bir düz yerleşmedir. Hasan Dağı ve Melendiz Dağı'nın kuzeyine düşen volkanik bir arazide Ihlara Vadisi'nin verimli ovasında, Melendiz Çayı'nın batı kıyısındadır. Aşıklı Höyük'ün 300-400 metre batısında yer almaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Çukuriçi Höyüğü</span>

Çukuriçi Höyüğü, İzmir ilinin güneyinde, Selçuk ilçesinin 1 km güneyinde, Efes antik kentinin hemen güneydoğusunda yer alan bir höyüktür. Kentin Magnesia kapısından 500 metre mesafede, antik Smyrna olarak adlandırılan günümüzde Çukuriçi Mevkii olarak bilen yerdedir. Höyük'ün yanından Derbent Deresi akmaktadır. Selçuk – Aydın karayolunun Efes ayrımından sonra, karayolunun 100 metre batısındadır. Höyüğün adının Apasas olduğu ileri sürülmekle birlikte kazı ekibince bölgenin adı verilmiştir. Yerleşmenin MÖ 3. binyılda deniz kenarında olduğu hem jeomorfologlarca yapılan araştırmalarda, hem de kazılardaki çok sayıdaki deniz kabuğu buluntusuna dayanılarak ileri sürülmektedir. Tepe, günümüzde bile son derece verimli bir ovada yer almaktadır.