İçeriğe atla

Bodhisattva

Prens Siddhartha Gautama Budalığa erişmeden önce bir bodhisattva. Karakteristik bir Hint soylusu olarak resmedilmiştir. Gandhara, 2.-3. yüzyıl.

Bodhisattva (Pali: bodhisatta; Çince: 菩薩; pinyin: púsà; Japonca: 菩薩 bosatsu; Korece: 보살 bosal ; Tibetçe changchub sempa (byang-chub sems-dpa'); Vietnamca: Bồ Tát), Budist düşüncede kendini tüm duyarlı canlıların Budalığa ulaşmasına yardımcı olmaya adamış kişidir. Sanskrit Bodhisattva kelimesi "aydınlanma ('bodhi') ve gerçek ('sattva')" kelimelerinden oluşmuştur.

Tibet Budizminin büyük ustalarından Tsongkhapa Lamrim metinlerinde Bodhisattva'ların diğer insanların mutluluğu için uğraştıklarını belirtir. Svatantrika okulunun kurucusu Bhavaviveka (Bhavya) ise, Bodhisattvalar'ın varoluştaki yanlışlıkları gördükleri ve başka insanlarla ilgilendikleri için Nirvana’ya ulaşma çabaları olmadığını söyler. İnsanların ihtiyaçlarını yerine getirmek için ızdırap döngüsünde kalmayı tercih etmişlerdir. Diğer canlıların acılardan kurtulması ve aydınlığa ulaşmaları için çabalarlar ve Bodhisattva yemini ederler.

Motivasyon

Dört Yüce Gerçekte öne çıkan (Dharma Çarkının ilk evresi) acıların anlaşılmasına bağlı olarak, Mahayana yandaşları acılardan tamamen kurtulmayı arzular ve bunu diğer insanlara yayar. Bu acılar Mahayana’nın odak noktasıdır ve istisnasız bütün canlılar için geçerlidir. Bir annenin yegâne varlığı çocuğuna hissettiği aşk gibi bir bağlılığa ulaşıncaya dek acılar devamlı yayılır.

Mahayana öğretilerinin amacı, evrendeki tüm canlıların Buda’nın kusursuz enginliğine ulaşıp aydınlanmalarına yardımcı olmaktır. Bodhicitta’ya “Aydınlanma Ruhu” denilmektedir. Bu ruh iki (birincil ve ikincil) arzudan oluşmaktadır:

  1. Başkalarına yardım etmek
  2. Aydınlanmaya ulaşmak

Öğrenciler bu arzuları yerine getirmek için, dini törende Bodhisattva yemini ederler. Bu andan itibaren, Buda eylemlerinden altı mükemmellik ilkesini uygulamaya başlarlar; bunlar ibadet, ahlak, sabır, hırs, ruhsal enginlik ve bilgeliktir. Uygulamada izinden gidilen Buda yoluna, üç evreden oluşan Bodhisattva denmektedir.

Bodhisattva olarak bilinen Buda yolu sadece Mahayana Sutralarında değil, aynı zamanda Jutaka tarihinde Pali derlemelerinde yer almaktadır. Pali derlemeleri, Theravada yandaşları tarafından kabul edilmektedir.

Bodhicitta bir tür motivasyondur. “Citta” zihin anlamına gelir. Bodhicitta'nın 22 çeşidi vardır. Genel olarak Bodi'ler birbirinden farklıdır; örneğin, bir krala benzetilir (bu Bodhisattva önce kendi aydınlığa ulaşacak sonra başkalarına yardım edecektir); bazen ise bir kayıkçıya benzetilir (bu tür, diğer canlılarla beraber aydınlığı arayacak ve hep beraber aydınlığa ulaşacaklardır). Bir çobana da benzetildiği olur (Bu tür ise diğer canlılar aydınlığa ulaşana kadar, kendi aydınlanmasını sonraya bırakır.)

Theravada Budizminde Bodhisattva

Theravada Budizminde bodhisattva yolunu kabul etse de, zor olduğu ve gerçekleştirilmesi uzun zaman gerektirdiği gerekçesiyle herkese tavsiye edilmez. Theravada Budizminde bodhisattva, aydınlanmayı arayan, aydınlanmaya ulaştıktan sonra edindiği bilgelikle diğer canlıların yardımına koşan kişi olarak kabul edilir. Gautama Buddha'nın Budalığa erişmeden önceki bodhisattva yaşamı Jataka metinlerinde anlatılmaktadır. Gautama, Budalığa erişmeden önceki yaşamından bahsederken de, ‘ben henüz bir bodhisattva iken’ deyimini kullanmıştır. Theravada'nın kabul ettiği Pali yazmalarında bahsi geçen tek bodhisattva, geleceğin Buddhası Maitreya'dır.

Mahayana Budizminde Bodhisattva

Bodhisattva Kuan Yin'in kabartma resmi; Jiuhua Dağı, Anhui eyaleti, Çin.

Mahayana Budizminde bodhisattva merhametli bir kararlılık içinde tam aydınlanmaya, Budalığa ulaşmak isteyen tüm canlılara yardım eden biridir. Bu tür bir motivasyon bodhicitta ('citta' zihin anlamına gelir) olarak adlandırılır. Yenidendoğum dünyasında (samsara) kalmayı kabul eden Bodhisattva, Budalığa bir an önce ulaşmak ve böylelikle tüm canlılar aydınlanmaya ulaşana dek Dharma'yı öğretebilmek amacıyla Bodhisattva yeminini eder.

Mahayana Budizmi'nde sekiz büyük Bodhisattva'nın üzerinde durulmaktadır: Avalokiteshvara (ya da Guan Yin), Manjusri, Vajrapani, Ksitigarbha, Samantabhadra, Akhashagharba, Sarvanivaranaviskambini ve Maitreya.

Ayrıca bakınız

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Budizm</span> Bir din ve hayat felsefesi

Budizm, bugün dünya üzerinde yaklaşık 500 milyonu aşkın inananı bulunan bir dindir. İlk önce Hindistan’da ortaya çıkmış, daha sonra zaman içinde Güneydoğu ve Doğu Asya’da yayılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Buda</span> mükemmel aydınlanmaya erişen varlık

Buddha, Sanskrit dilinde “uyanmak, idrak etmek, bilinçlenmek” anlamına gelen “budh” fiilinin geçmiş zaman kipidir. "Uyanmış, idrak etmiş, bilinçlenmiş” anlamına gelir.

<span class="mw-page-title-main">Zen</span> aydınlanmacı bir yaşam felsefesi

Zen, kökeni Hindistan'daki Dhyana (ध्यान) okuluna kadar uzanan bir Mahāyāna Budist okulunun Japoncadaki ismidir. Hindistan'dan Çin'e geçen okul, burada Ch'an (禪) olarak ismini duyurmuştur. Tang Hanedanlığı döneminde Çin'de belli başlı Budist okullar arasına giren Ch'an, Çin'den Kore, Vietnam ve Japonya'ya yayılmıştır. 20. yüzyılda Batı'da tanınmaya başlanan bu okul, İngilizce ve diğer Batı dillerine Zen ya da Zen Budizm ismiyle girmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Gotama Buda</span> Budizmin kurucusu olan dinî öğretmen

Sidarta Gotama, yaygın olarak Buda olarak bilinir, MÖ 6 veya 5. yüzyılda Hindistan'da yaşadığı tahmin edilen ve Budizm'in kurucusu olduğu düşünülen din adamı. "Buda" bir lakap olup kendisine ölümünden yüzyıllar sonra atfedilmiştir. Sanskritçede "uyanmış kişi" anlamına gelen Buda, peşine düştüğü yaşam ve ölümün ardındaki gerçeğin arayışı sonucu Sidarta Gotama'da oluşan ruhani aydınlanmayı anlatmak için kullanılan bir ünvandır.

Mahāyāna, Budizm’in üç ana kolundan biridir. Kaynağı Hint yarımadasıdır. Budizm’i Hinayana ve Mahayana olarak sınıflandırır. Vajrayana ise Mahayana Budizm’inin bir uzantısıdır. MS 1. yüzyılda Orta Asya ve Çin’e geçmiş, buradan da Doğu Asya’ya yayılmıştır. Günümüze hâlen uygulanmakta olduğu yerler Hindistan, Çin, Tibet, Japonya, Kore, Vietnam ve Tayvan’dır.

Bodhi hem Pāli, hem de Sanskrit dillerinde "aydınlanma" anlamına gelen, ancak genellikle "uyanış" veya "bilmek" olarak çevrilen kavram. Budh kökü uyanmak, farkına varmak, bilmek, anlamak anlamına gelir; "Buddha" kelimesi ise "uyanmış olan" anlamında kullanılır. En yaygın olarak Budizm'de kullanılsa da, bodhi diğer Hint felsefelerinde de çeşitli bağlamlarda kullanılan bir kavramdır.

Maitreya, Budizm'de dünyanın sonu ve öbür dünya hakkındaki görüşlere göre bu dünyanın gelecek Buddhasıdır. Kimi zaman Geleceğin Budası olarak da adlandırılır.

Amitābha ya da Sonsuz Işık Budası Budizmin Mahāyāna okuluna ait yazmalarda adı geçen Buda'lardan biridir. Doğu Asya'ya özgü Arık Ülke mezhebinde en önemli Buda olarak kabul edilir. Vajrayana'da ise, Amitābha uzun ömürlülüğü ile tanınır. Amitābha Dharmakāra adında bir bodhisattva olarak yaşadığı sayısız yaşamlar boyunca yaptığı iyiliklerden biriktirdiği sonsuz erdemlere sahiptir.

Vajrayana Budizmi, farklı kaynaklarda Tantrik Budizm, Tantrayāna, Mantrayana, Mantranaya, Gizli Mantra, Ezoterik Budizm ve Elmas Taşıt adlarıyla da tanınır. Vajrayana Mahayana Budizminin bir uzantısıdır; felsefesinden çok benimsediği uygulamalarla ayrılır. Mahayana'da uygulamalar kabaca iki yola ayrılır: iyi niteliklerin mükemmelleştirilmesi metodu olan Sutrayana ve nihai Budalık hedefini yol olarak benimseyen Vajrayāna metodu. Vajrayana tam aydınlanmaya ulaşılmadan önce Buda-doğasının mistik tecrübe ile deneyimlenmesini gerektirir. Bu tecrübelerin aktarılması için, bir ezoterik bilgi kümesinin Budist tantrik yogiler tarafından toplanmış ve nesilden nesile aktarılmış olması gerekir. Uygulayıcı öncelikle yetkin bir ruhani öğretmen ya da guru tarafından kabul edilmelidir.

Üç Hazine, değişik kaynaklarda Üç değerli taş ya da Üç sığınak olarak da adlandırılır. Budistlerin bir tören ile rehberliğine sığındığı üç şeyi ifade eder. Bunlar:

Theravada ; kelime anlamı olarak, "Yaşlıların öğretisi" ya da "Eski öğreti") günümüze ulaşan en eski Budist okuldur. Kökeni, Buda’nın ilk mensubu olan keşişler (rahipler) topluluğuna dayanmaktadır. Mahayana (büyük taşıt) geleneğinden gelen Budistler tarafından küçük taşıt olarak da adlandırılır. Göreceli olarak daha tutucu ve genel olarak erken dönem Budizmine en yakınıdır. Yüzyıllardan beri Sri Lanka ve güneydoğu Asya'nın en yaygın dinidir. Aynı zamanda güneybatı Çin, Vietnam, Bangladeş, Malezya, Filipinler ve Endonezya'da kimi etnik gruplar tarafından izlenmektedir; Singapur ve Avustralya'da da gittikçe popülerlik kazanmaktadır. Günümüzde dünya çapında Theravada Budistlerin sayısı 100 milyonun üzerindedir. Ayrıca son yıllarda Theravada, Batı'da ve Hindistan'da da kök salmaya başlamıştır.

Mahayana sutraları geniş bir kapsamı olan, Mahayana Budistleri tarafından Buda'nın orijinal öğretisini temsil ettiği kabul edilen sutralar, yani yazılardır. "Mahayana"'dan bahseden ilk sutra, muhtemelen ilk defa 1. yüzyılda derlenen Lotus Sutra'dır.

<span class="mw-page-title-main">Buda-doğası</span>

Buda-doğası birçok Mahayana Budist okulunda önemli bir kavramdır. Ayrıca tathagatagarbha ve sugatagarbha terimleri de Buda-doğası kavramıyla eşanlamlı olarak kullanılır. Buda-doğasının tüm duyarlı varlıkların özünde doğuştan varolduğu kabul edilir; dolayısıyla herkes Budalığa ulaşabilir. Çoğu Mahayana Budist okulları, özellikle de Zen ve Tibet Budizminde Buda-doğasının sunyata (boşluk) olduğu kabul edilir.

Budizm genelde bir din olarak kabul edilir; ancak kimi zaman Budizm için “ruhani felsefe” tanımı da yapılmaktadır. Bunun nedeni Budizm'de mutlak bir yaratıcı tanrı fikri bulunmamasıdır. Buda'nın yaşadığı dönemlerden itibaren, bir yaratıcı kavramının bulunmayışı Budist düşüncenin ayırt edici özelliklerinden biri olagelmiştir. Budizmin yaklaşımı klinik ve sistematiktir; Dört Yüce Gerçek’te Buda ızdırap sorununu analiz etmiş, kökenindeki nedeni teşhis etmiş ve ızdırabı ortadan kaldıracak reçeteyi yazmıştır. Buda’nın öğretilerine göre, sekiz katlı asil yolu izleyen tüm duyarlı varlıklar, “bensizlik” (anatta) kavramının kavranması yoluyla cehaleti, dolayısıyla acıyı ortadan kaldırabilir. Bu nedenle, Budizm bir yaratıcı tanrı kavramına değil, ahlak, meditasyon ve bilgelik kavramlarına dayanmıştır. Bu açıdan Budizm, nihai bir "benlik" tanımlayan Hindu düşüncesiyle çelişir.

Vipassanā (Pāli) ya da vipaśyanā kelime anlamıyla içgörü demektir; Budizm'de gerçekliğin doğasının içgörü yöntemiyle sezilmesi anlamına gelir. Düzenli olarak Vipassana uygulayan kişiye Vipassi (vipasya) adı verilir.

Budizm okulları, Budizm'in tarih sahnesine çıktığı M.Ö. 5. yüzyıldan itibaren farklı coğrafyalarda yayılma olanağı bulmuş, girdiği yörenin kültürüne uyum sağlamıştır. Bununla birlikte aynı kültürden gelen Budist gelenekler içindeki yorum ve metotlardaki farklılıkların zamanla derinleşmesi biribirinden bağımsız, çeşitli okulların ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Hinayana, Mahayana gibi Budizm'in iki ana kolundan biri.

Arhat; ağırbaşlı, layık kişi anlamına gelen Sanskritçe bir kelime. Budizm'de kin, nefret, cahillik gibi duygulardan arınmış kusursuz kişiler için kullanılan bir unvandır. Kişi nedensellik çemberinin on zincirini aşmıştır. Samsar'a geçmeden Nirvana'ya ulaşmayı hedefler.

<span class="mw-page-title-main">Budist felsefe</span>

Budist felsefe, Gotama Buda'nın ölümünden sonra Hindistan'daki çeşitli Budist okulları arasında gelişen ve daha sonra Asya'nın büyük kısmına yayılan felsefi araştırmalar ve araştırma sistemlerini ifade eder. Budist öğretilerinin yaşam, varoluş, bilgi, akıl, madde ve insan ahlakı değerlerine bakışı veya uygulanması, Budist felsefenin temel konusunu oluşturur. Buda’nın yaşamı boyunca kişisel olarak öğretilerini yazılı olarak kayıt etmemesinden dolayı, Budist felsefesi büyük oranda Budist okullarında geliştirilen Budist öğretilerinin yeniden inşası üzerine kurulmuştur. Budist felsefe’nin çalışma konusu, "Dukkha" kavramı ile başlar. Dukkha, Pali dilinde genellikle sefalet, mutsuzluk, keder, talihsizlik ve umutsuzluk anlamına gelir. Felsefe'nin amacına göre, Dukkha'dan Nirvana'ya ulaşmanın yolu dört asil hakikatte özetlenmiştir. Budizm’de Nirvana’ya ulaşmanın yolu hem felsefi akıl yürütme, hem de meditasyonu birleştirmekten geçer.