
Schengen Antlaşması, Avrupa Ekonomik Topluluğu üyesi beş ülke arasında, sınır kapılarındaki polis ve gümrük kontrollerini bütünüyle ortadan kaldırmayı amaçlayan antlaşmadır.

Makedonya, Balkanlar'da bir devlet olan Kuzey Makedonya'yı, Bulgaristan'ın güneybatısında yer alan Blagoevgrad ilini ve Yunanistan'ın Güney Makedonya olarak da bilinen kuzeyinde üç idari bölüme ayrılmış araziyi kapsayan kültürel, coğrafi bölgedir.

Köprülü, Vardar Nehri üzerinde Kuzey Makedonya'nın orta kısmında bulunan şehir.

Balkan Antantı veya Balkan Paktı, 9 Şubat 1934 tarihinde Atina'da Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya arasında imzalanan anlaşmadır.

Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti, Balkanlar'da II. Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan ve 1992 yılına kadar hüküm süren sosyalist federal cumhuriyet. Devletin bulunduğu alanda bugün Bosna-Hersek, Sırbistan, Hırvatistan, Kuzey Makedonya, Karadağ, Slovenya ve Kosova bulunur.

Yugoslavya Krallığı, Güneydoğu ve Orta Avrupa'da 1918'den 1941'e kadar var olan bir devletti. 1918'den 1929'a kadar resmî olarak Sırplar, Hırvatlar ve Slovenler Krallığı olarak adlandırıldı, ancak kökenleri nedeniyle Yugoslavya terimi onun günlük konuşma dilindeki adıydı. Devletin resmi adı 3 Ekim 1929'da Kral I. Aleksandar tarafından Yugoslavya Krallığı olarak değiştirilmiştir.

Bosna-Hersek tarihi Bosna-Hersek'in tarih öncesi zamanlardan günümüze uzanan tarihini kapsar.

Bulgaristan Krallığı veya Bulgaristan Çarlığı, 1908-1946 yılları arasında var olmuş bir devlet. 1885'te Doğu Rumeli'yi Osmanlılardan alan Bulgaristan Prensliği'nin 5 Ekim 1908 tarihinde krallık olmasıyla kurulmuştur. Bulgaristan de jure olarak Osmanlı'ya karşı bağımsızlığını bildirmiştir.

Makedonya adlandırma sorunu, Yunanistan ile o zamanki adı Makedonya olan Kuzey Makedonya arasında, bu adın kullanımından kaynaklanan bir sorundur. Yugoslavya'nın dağılmasının ardından Makedonya Sosyalist Cumhuriyeti'nin Makedonya adıyla bağımsızlığını ilan etmesiyle ad sorunu tekrar gündeme gelmiştir. 1991'den 2018 yılındaki Prespa Anlaşmasına dek ikili ve uluslararası ilişkilerde devam eden bir sorun olmuştur. Milyonlarca etnik Yunan kendisini Makedon olarak nitelendirdiği için Yunanistan, komşu Makedonya Cumhuriyeti'nin en büyük etnik grubuna "Makedon" denmesine karşı çıkmakta ve ülke için "Makedonya Eski Yugoslav Cumhuriyeti" ifadesini kullanmaktaydı. Yunanistan ayrıca Makedonya Cumhuriyeti'ni Vergina Güneşi, Büyük İskender gibi Yunan kültürüne ait değerlere el koymakla suçlamıştır. Makedon ve Yunan hükûmetleri, 12 Haziran 2018'de ülkenin adının "Kuzey Makedonya" olarak değiştirilmesi konusunda anlaşmaya vardı ve ad değişikliği 12 Şubat 2019'da yürürlüğe girdi.

Tito–Stalin ayrılığı Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti ve SSCB liderleri arasında baş gösteren ve 1948 yılında Yugoslavya'nın Kominform'dan ihraç edilmesiyle sonuçlanan görüş ayrılığına ve uzlaşmazlık sürecine verilen isimdir. Bu aynı zamanda, Yugoslavya'da Informbiro dönemi adıyla anılacak, SSCB ile olan ilişkilerin iyice zayıfladığı, 1955 yılına kadar devam edecek bir dönemin başlangıcıydı.

Kuzey Makedonya'nın Avrupa Birliği üyelik süreci, 2005'ten beri Avrupa Birliği'ne aday ülke olması ile başlamıştır ama henüz üye olamamıştır. Avrupa Birliği'ne girmek için ilk adımı 2004 yılında atmıştır. Şu anda Arnavutluk, İzlanda, Karadağ, Sırbistan ve Türkiye ile birlikte adaydır. Aday olduğu sırada Hırvatistan Avrupa Birliği'ne girmiştir. Üyeliği sırasında Makedonya ad sorunu ve Yunanistan ile ilişkileri yüzünden problem yaşamıştır.

Titoizm 1948 yılında, yeni bir doktrin olarak Stalin tarafından zorla dayatılan dünya komünizmi anlayışına bir tepki olarak, Yugoslavya'nın komünist lideri J. B. Tito tarafından geliştirilen ve komünizmi, sosyalist ülkelerin ulusal bağımsızlıklarını kazanmalarına katkıda bulunan bir ideoloji olarak gören, ulusal komünizmin teorisi ve uygulamasıdır.

Balkan Paktı 28 Şubat 1953'te, Yunanistan, Türkiye ve Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti arasında imzalanan antlaşma. Ankara'da imzalanmıştır. Antlaşma, Sovyetler Birliği'nin Balkanlar'daki etkisine karşı bir caydırıcı bir rol oynaması için imzalandığı bildirilmektedir. Bu antlaşma, üç ülke arasında nihai askeri iş birliğinin yolunu açmıştır. İmzalandığı dönemde Türkiye ve Yunanistan NATO'ya üye ülkeler arasındayken, komünist Yugoslavya NATO'ya üye olmayan bir devletti. Bu sayede Yugoslavya NATO'ya üye olmadan dolaylı bir şekilde kendisini NATO ile ilişkilendirmiştir.

Metodiya Andonov-Çento, Makedon devlet adamı. II. Dünya Savaşı sonrası Yugoslavya Federal Halk Cumhuriyeti'nde ilk Makedonya Ulusal Kurtuluş Anti-Faşist Meclisi ve Makedonya Halk Cumhuriyeti Başkanı oldu.

Makedonya Anti-faşist Ulusal Kurtuluş Meclisi, 1944'ten II. Dünya Savaşı'nın sonuna kadar Makedonya'daki en üst düzey yasama ve yürütme kurumu. Meclis 1944 yazında, Yugoslavya'nın işgal altındaki Bulgar bölgesinde Makedonya Ulusal Kurtuluş Savaşı'nın son aşamalarında komünist partizanlar tarafından kuruldu. Örgütsel olarak Yugoslavya Anti-faşist Ulusal Kurtuluş Konseyi'nin bir parçası idi.

Balkan Federasyonu projesi, Yugoslavya, Arnavutluk, Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya'yı birleştirerek Balkanlar'da bir ülke kurmaya yönelik sol görüşlü bir siyasi hareketti.

Türkiye-Yugoslavya ilişkileri, Türkiye ile Yugoslavya arasındaki tarihi dış ilişkilerdi.

Bulgaristan'da Makedoncanın bir dil olarak ayırt edici özelliklere sahip olup olmadığına dair tartışmalar sürmeye devam etmektedir. Yunanistan'da da bu dilin adı hakkında tartışmalar yer almışsa da Prespa Anlaşması'nın imzalanmasıyla Yunanistan, Kuzey Makedonya devletinin resmî diline atfen "Makedon dili" adlandırmasını kabul etmiştir.

Batı Bulgar banliyöleri, Bulgarlar tarafından güneydoğu Sırbistan'da bulunan birkaç bölgeyi tanımlamak için kullanılan bir terimdir.

Informbiro dönemi, Yugoslavya tarihinde, 1948'in ortalarında Tito-Stalin ayrılığının ardından, ülkenin 1955'te Belgrad deklarasyonunun imzalanmasıyla Sovyetler Birliği ile kısmi yakınlaşmasına kadar süren bir dönemdi. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra, Josip Broz Tito liderliğindeki Yugoslavya, Doğu Bloku'nun çıkarlarıyla bağdaşmayan bir dış politika izledi. Sonunda bu, kamuoyunda çatışmaya yol açtı, ancak Yugoslav liderliği, önemli dış ve iç baskılara rağmen Sovyet taleplerine boyun eğmemeye karar verdi. Dönem, Yugoslavya'daki siyasi muhalefetin zulmüne tanık oldu ve binlerce kişinin hapsedilmesine, sürgüne gönderilmesine veya zorunlu çalışmaya gönderilmesine neden oldu. 1948 ile 1953 yılları arasında 100 Yugoslav vatandaşı ciddi şekilde yaralandı veya öldürüldü, bazı kaynaklar Goli otok esir kampında 400 kişinin hayatını kaybettiğini iddia ediyor. Tasfiyeler, Yugoslavya'nın güvenlik aygıtının ve ordusunun önemli sayıda üyesini içeriyordu.