
Grönland, Atlas Okyanusu'nun kuzeyinde, 2.166.086 km² ile kuzey kutbundaki en büyük buz örtüsüyle kaplı, Danimarka Krallığı'na bağlı özerk bir bölgedir. Kanada Arktik Adaları'nın doğusunda, Arktik ve Atlantik okyanusları arasında yer alan dünyanın en büyük adasıdır. Grönland, jeopolitik olarak Avrupa'nın bir parçasıdır. Ülkenin başkenti ve en büyük şehri Nuuk'tur. Fizyografik olarak Kuzey Amerika kıtasının bir parçası olmasına rağmen Grönland, 986'dan başlayarak bin yıldan fazla bir süredir siyâsî ve kültürel olarak Avrupa ile ilişkilendirilmiştir. Sakinlerinin çoğunun ataları Alaska'dan Kuzey Kanada'ya göç eden ve 13. yüzyılda yavaş yavaş adaya yerleşmeye başlayan İnuitlerdir.

Ferdinand Macellan, 1519'dan 1522'ye kadar Doğu Hint Adaları'na beraber sefer düzenlediği dostu Juan Sebastián Elcano ile birlikte, dünyanın çevresini dolaşan ilk insan olan Portekizli kaptan ve kâşiftir. İspanyol İmparatorluğu'nun desteğiyle denize açıldı. Hikâyesi, bu seyahate eşlik eden Antonio Pigafetta'nın anılarını yazması sayesinde günümüze ulaşmıştır.

Leif Ericson,, İzlandalı kâşif ve Amerika'ya ilk ayak basan Avrupalıdır. Bugün Kanada sınırları içinde kalan Newfoundland'i bulmak için yola çıkmış ve kıtanın farklı bölümlerini keşfetmiştir.

Lost dizisi 1. sezon 23. ve 24. bölümlerdir. 18 Mayıs 2005 ve 25 Mayıs 2005 tarihlerinde yayınlanan bölümlerin yazarları Damon Lindelof ve Carlton Cuse, yönetmeni Jack Bender'dır. 2 bölümlük sezon finalidir. İlk olarak Walt'u bir otel odasının camından dışarı bakarken görürüz. Sydney de neredeyse sabah olmak üzeredir. Onları kaderlerine doğru götürecek olan Oceanic Havayollarına ait uçak biletide yanındaki masanın üzerinde durmaktadır. Diğer yatakta ise Michael uyumaktadır. Walt Michael'ı hala bir yabancı olarak görmektedir.

Kızıl Erik veya Erik Thorvaldsson, Norveçli kâşif. Orta Çağ ve İzlanda destanı kaynaklarında Grönland'daki ilk yerleşimi kurduğu bilinmektedir. Saçının ve sakalının renginden dolayı büyük olasılıkla "Kızıl" lakabını kazanmıştır. İzlanda destanına göre, Thorvald Asvaldsson'un oğlu olarak Norveç'in Rogaland kentinin Jæren bölgesinde doğdu. Kuzey Amerika'ya ilk kez ayak basan Avrupalı Leif Ericson'un babasıdır.
Kâşif ya da bulucu, var olan ancak bilinmeyen bir şeyi bulan, ortaya çıkaran, keşfeden kimsedir. Daha çok coğrafi keşifleri yapan kişiler için kullanılmaktadır.

Kolomb öncesi okyanus ötesi temas, Kristof Kolomb'un 1492 yılında Amerika kıtasına ayak basmasından önce Amerika yerli halklarıyla diğer kıta halkları – Afrika, Asya, Avrupa ve Okyanusya - ile olduğu iddia edilen temasları kapsar. Çeşitli dönemlerde tarihi, arkeolojik ve kültürel kanıtlara dayanılarak değişik iddialar ortaya atılsa da sadece tek bir temas kanıtlanmıştır. Akademik çevrelerce ispatlanmış olarak kabul edilen temas Avrupalı halklardan Vikinglerin Kanada Newfoundland’da MS 1021 yılında L'Anse aux Meadows yerleşimini kurmalarıdır. Diğer tüm temas iddiaları akademik çevreler tarafından dayanaksız olarak reddedilmektedir.
Gaspar Corte-Real Portekizli kâşif.

L'Anse aux Meadows, Kanada’nın Newfoundland ve Labrador eyaletinde bulunan Newfoundland adasının kuzeyindeki arkeolojik kazı yeri. 1960 yılında bulunan yer, Vikinglerin Grönland dışında Kuzey Amerika’da bulunan tek yerleşim yeridir. Burası, Kolomb Öncesi Okyanus Ötesi Temas teorisinin bilimsel kamuoyunda kabul edilen tek örneğidir. 1003 yıllarında Leif Ericson tarafından Vinland’da kurulmaya çalışılan koloniyle bağı olduğu düşünülmektedir. Son yıllarda yapılan çalışmalarla birlikte kuruluş tarihinin 1021 yılı olduğu düşünülmektedir. L’Anse aux Meadows 1978 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası sit alanı ilan edilmiştir.

Vinland, Kuzey Amerika’da bulunan bir bölgeye MS 1000 yıllarında Vikingler tarafından verilen isim.
Martin Frobisher İngiliz denizci, Kuzey Amerika kâşifi.

Rus Amerikası günümüzde ABD topraklarının Alaska eyaleti, Kaliforniya’nın bir kısmı ile Hawaii’yi içerisine alan ve 1733 – 1867 yılları arasında Rus İmparatorluğuna ait olan sömürge bölgelerinin adıdır. Amerika'nın Ruslar tarafından sömürgeleştirilmesi ile başlayan sürecin resmiyet kazanıp sömürge topraklarının resmî ilhak edilmesi 1799 yılındaki Çarlık ukazı ile olacaktır.

Giovanni da Verrazzano, İtalyan kâşif. Fransa kralı I. Fransuva'nın hizmetinde Kuzey Amerika'yı keşfetti.
Amerika'nın kolonizasyonu, İskandinav denizcilerin 10. yüzyılda, bugünkü Grönland ve Kanada'nın belli bölgelerini keşfederek buralara yerleşmesiyle başladı. İskandinav folkloruna göre, kızılderililerle yerleşimciler arasında cereyan eden şiddetli çatışmalar neticesinde bu yerleşimler terk edilmek zorunda kalındı. Gerçek Avrupa kolonizasyonu, Christopher Columbus'un 1492 yılında Uzakdoğu'ya yeni ticaret rotaları bulmak için, İspanya sponsorluğunda, batıya doğru çıktığı keşif gezisinde, kazara Amerika Kıtası'nı keşfetmesiyle başladı. Hemen sonra Avrupalılar kıtanın derinliklerine inerek, fetih ve kolonizasyon hareketine giriştiler. Columbus, 1492-1493 yıllarında yaptığı ilk iki seyahatte, Bahamalar'a ve aralarında Hispaniola, Puerto Rico ve Küba'nın da bulunduğu bazı Karayip Adaları'na ulaştı. 1497 yılında İngiltere Krallığı adına Bristol'den yola çıkan John Cabot, Kuzey Amerika'da karaya çıktı. Bir yıl sonra Columbus, üçüncü seferinde Güney Amerika sahillerine ulaştı. Christopher Columbus'un seferlerinin sponsoru olan İspanyol İmparatorluğu, Kuzey Amerika'dan Güney Amerika'nın en aşağı noktasına kadar, Karayip Adaları da dahil olmak üzere, en büyük sömürgelere sahip ilk Avrupa ülkesi oldu. İlk İspanyol şehri, 1496 yılında kurulan, bugün Dominik Cumhuriyeti sınırlarında kalan Santo Domingo'dur. San Juan, Porto Riko 1508'de, Veracruz ve Panama City ise 1519 yılında kurulmuştur. 1565 yılında İspanyollar tarafından kurulan St. Augustine, Florida şehri, ABD'nin üzerinde yerleşim bulunan en eski şehridir.

Essex, Nantucket, Massachusetts, ABD'ye kayıtlı 1799 yılında suya indirilen balina avlama gemisiydi. 1820 yılında Pasifik Okyanusu'nun güney bölgesinde Kaptan George Pollard Jr. komutasında avlanırken bir İspermeçet balinasının saldırısına uğrar ve batar. 20 kişilik mürettebat, Güney Amerika sahillerinden binlerce km uzakta çok az miktarda su ve yiyecekle okyanusun ortasında kalır. Açık denizde aç ve susuz kalan denizciler, ölen arkadaşlarını yemek zorunda kalırlar. Bu da yeterli olmayınca aralarında kura çekip, diğerlerinin hayatta kalması için kimin öldürüleceğine karar verirler. Toplamda mürettebattan yedi kişi bu şekilde yenmiştir. Geminin batmasından yaklaşık üç ay sonra kalan sekiz denizci kurtulmuştur. İkinci kaptan Owen Chase ve miço Thomas Nickerson başlarından geçenleri daha sonra kaleme almıştır. Yaşanan trajedinin uluslararası yankıları olmuştur. Herman Melville 1851 yılında yayınladığı ünlü romanı Moby Dick için ilham kaynağını bu olaydan almıştır.

Rodrigo de Triana, 15. yüzyılda yaşamış İspanyol bir denizcidir. Kristof Kolomb'un ilk transatlantik yolculuğunda kullandığı üç İspanyol gemisinin en hızlısı olan La Pinta adlı karavelinin gözcülük görevinde bulunan Rodrigo, 12 Ekim 1492 gecesinde gemideki gözetleme noktasından ufku izlerken Guanahani olarak adlandırılan Bahama kıyılarını gördüğü için "Amerika'yı ilk gören Avrupalı" olarak da bilinir.

Danimarka ve Danimarka–Norveç'in eski gerçek birliği, 17. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar büyük bir kısmı Amerika'da bulunan bir sömürge imparatorluğuna sahipti. Danimarka ve Norveç şu ya da bu şekilde Grönland'da 13. yüzyıldan itibaren, ilki yirmi birinci yüzyıla kadar olan arazi taleplerini sürdürdüler.

Jacob van Heemskerck – 25 Nisan 1607) Hollandalı bir kaşif ve deniz amiraliydi. Sonunda öleceği Cebelitarık Muharebesi'nde İspanyollara karşı kazandığı zaferle tanınır.
1492 ve 1504 yılları arasında İtalyan denizci ve kâşif Kristof Kolomb, İspanya'nın Katolik Hükümdarları adına Karayipler'e ve Orta ve Güney Amerika'ya dört transatlantik deniz seferi düzenledi. Bu yolculuklar Yeni Dünya'nın geniş kitlelerce bilinmesine yol açtı. Bu atılım, Keşifler Çağı olarak bilinen dönemi başlatarak Amerika kıtasının sömürgeleştirilmesini, bununla bağlantılı biyolojik alışverişi ve Atlantik ötesi ticaretin de başlangıcı oldu. Etkileri ve sonuçları günümüze kadar devam eden bu olaylar, sıklıkla modern çağın başlangıcı olarak anılır.
Kuzey Amerika'nın Avrupalı denizciler ve coğrafyacılar tarafından keşfedilmesi, büyük Avrupa güçlerinin ekonomik, dini ve askeri genişleme amacıyla kıtayı haritalandırma ve keşfetme çabasıydı. Bu keşfin savaşçı ve hızlı doğası, komşu Avrupa ülkelerinin hiçbir ülkenin Amerika'dan yeterli zenginlik ve güç elde etmemesini ve Avrupa kıtasında askeri açıdan dengeleri bozmasını sağlamak için bir dizi karşı eylemin sonucudur. 15. yüzyılın sonlarından 17. yüzyılın başlarına kadar sürdü ve esas olarak İspanya, İngiltere, Fransa ve Portekiz tarafından finanse edilen keşiflerden oluşuyordu. Ayrıca Amerika'nın Avrupa tarafından sömürgeleştirilmesi için Amerikan kolonileri maddesine bakın.