İçeriğe atla

Bizans mimarisi

Sicilya'nın Norman Krallarının Palatine şapeli. Bizans mimari yaklaşımı ile inşa edilmiş ve mozaikler Bizans sanatçılar tarafından yapılmıştır.

Bizans mimarisi, Bizans İmparatorluğu mimarisidir. İmparatorluk, Büyük Konstantin, Roma İmparatorluğu başkentini Roma'dan Byzantion'uma doğuya taşıdığı 330 yılından sonraki Roma İmparatorluğu'nun sanatsal ve kültürel varlığını adresler. Byzantion, "Yeni Roma", sonradan Konstantinopolis ismini almıştır, bugün İstanbul olarak adlandırılmaktadır. İmparatorluk, bir Milenyumdan fazla yaşamış, Avrupa'da Orta Çağ ve Rönesans mimarlığını etkin şekilde etkilemiş, 1453 yılında İstanbul'un fethinden sonra Osmanlı mimarisini etkilemiştir.

Genel bakış

Erken Bizans mimarisi, Roma mimarisinin devamı şeklindedir. Mimari sitillerdeki değişim, teknolojik gelişmeler ile politik ve egemenlik alanlarındaki gelişmelerin sonucu, Yakın Doğu'nun kesin etkisi ile dolmuş ve kilise mimarisinde kare-haç tip plan kullanarak ayrışmış bir stil en sonunda ortaya çıkmıştır.

Erken Dönem Mimari

Sant’Apollinare Nuovo bazilikası

Erken dönem Bizans mimarisinin ana örnekleri, I. Justinianus hükümdarlığı döneminden gelir ve Sofya'da bulunan Aya Sofya Kilisesi yanında Ravenna ve İstanbul'da görülebilir. Batı mimarisinin tarihindeki en büyük atılımlardan biri Justinianus'un mimarlarının kiliselerin kare planından kemerler üzerine dairesel kubbelere geçmeleridir.

Ravenna'da, uzunlamasına Sant’Apollinare Nuovo bazilikası ve on kenarlı, merkezi yapılı San Vitale Kilisesi mevcuttur. İstanbul'da bulunan Justinianus anıtları, kubbeli Aya Sofya ve Aya İrini kiliseleridir, fakat daha eski ve küçük Aziz Sergios ve Bacchos (Küçük Aya Sofya) kiliseleri hem boylamasına bazilika hem de merkezi bina elemanlarının her ikisini taşımaları nedeniyle bir model olarak düşünülebilirler.

İstanbul'da bulunan 6. yüzyıl Aya İrini Kilisesi, erken dönem Bizans mimarisine bir örnektir

Kilise dışı yapılar arasında, Büyük Saray harabeleri, yenilikçi İstanbul Surları (192 kule ile) ve Yerebatan Sarnıcı (yüzlerce klasik sütunun yeniden kullanılması) sayılabilir. Ravenna'da bulunan Ostrogot sarayının bir duvar resminde erken dönem Bizans sarayı görülebilir.

Selanik'in koruyucu azizi Hacı Demetrios'a adanmış mabet, Sina Dağı'nda bulunan Aziz Katerina Manastırı, Günümüz Gürcistan'ında bulunan Djvari Manastırı ve Eçmiadzin'in üç Ermeni kilisesi ana olarak 7. yüzyıldan sonra tarihli Justinianus dönemini izleyen Bizans illerinde bulunan mimari gelişmeler anlamında göze çarpan örneklerdir.

430 metre uzunluğunda "Sangarios Köprüsü" ve 17 metre kirişli tek kemerli "Karamağa Köprüsü" diğer önemli mühendislik örnekleridir.

Orta Dönem

Bizans tarihinin orta döneminde çok iddialı mimari projeler görülmez. İkonoklazmdan yıllardan, Selanik'te bulunan Aya Sofya kilisesi günümüze ulaşmıştır. Bir diğer ana yapı, İznik'te 1920'li yıllarda yıkılıp günümüze ancak resimleri ulaşan bir kilisedir.

Geleneksel olarak Bizans sanatının özü kabul edilen Makedon Hanedanı dönemi, arkasında mimarlıkta kalıcı miras bırakmamıştır. I. Basileios'un bugün her ikisi de günümüze ulaşmamış Faros (surlardaki deniz feneri) yanındaki Theotokos kilisesi ve Nea Ekklisia kilisesi döneminin kare-haç tip mabedlerine model olarak hizmet etmişlerdir. Bu döneme ait diğer eserler, 9. yüzyıla ait Güney İtalya'da bulunan Cattolica di Stilo ve yaklaşık 1000 yılına ait Yunanistan'da bulunan Hacı Lukas kilisesi, IX. Konstantinos'un Chios'ta bulunan Nea Moni ve yaklaşık 1050 yılına ait Atina yakınlarında bulunan Dafni Manastırı olarak sıralanabilir.

11. yüzyıl Yunanistan'da bulunan Hacı Lukas kilisesi, Makedon Hanedanı döneminin mimarisinin örneğidir.

Makedon döneminde Yunan misyonerler tarafından Hristiyan yapılan Slav ülkelerinde de kapalı haç tipi baskındır. Günümüz Kuzey Makedonya'da bulunan Ohri Aya Sofya Kilisesi ve günümüz Ukrayna'sında bulunan Kiev Aya Sofya Katedrali çoklu yan kubbeler ile yükseklik kazanmış ve zamanın modasına şahitlik eden örneklerdir.

Komnenos ve Palaiologos Dönemleri

İstanbul ve Küçük Asya'da, Komnenos dönemine ait mimari Elmalı Kilisesi, Kapadokya kaya kiliseleri, İstanbul'da Pantokrator Manastırı ile Theotokos Kyriotissa Kilisesi dışında neredeyse yok olmuştur.

Yapısal Evrim

Renovasyon altında, Ayasofya'nın içi, görkemli Bizans Mimarisinin birçok özelliğini gösterir.

Etkisi

Temel olarak, Bizans mimarisi, batıda, Romanesk ve Gotik mimarilerine yol açmıştır. Doğuda, erken İslami mimarisinde derin etkisi olmuştur. Emeviler döneminde (661-750), Bizans sanatı, erken İslam mimarisini etkilerken, Bizans sanatsal mirası özellikle Suriye ve Filistin'de olmak üzere yeni İslam sanatına temel kaynak olmuştur. Kudüs'te 691 tarihli Kubbetü's-Sahre, Şam'da 709-15 tarihli Emevi Camii gibi Suriye ve Filistin'de ayırt edici erken İslam eserlerinde, önemli Bizans etkileri görülebilir. Kubbetü's-Sahre, plan ve kısmen dekorasyon konularında Bizans sanatına açık bir referans verir. Emevi Camisi'nin planı, 6. ve 7. yüzyıl normal Hristiyan bazilikalarınınkiler ile belirgin bir şekilde benzerdir, ancak cami Hristiyan bazilikalarının aksine boyuna değil enine doğru değiştirilip, genişletilmiştir. Bu değişiklik cemaatin daha rahat ibadet etmesine hizmet etmiştir. Caminin orijinal mihrabı, kıble duvarının ortasında değil, neredeyse doğu parçasının ortasında yer alır. Bu özellik, mimarın, Hristiyan yarım kubbe etkisinden kaçınmak için mihrabı enine duvarın ortasına koymaması olarak açıklanır. İslam ve Magribi mimarisini betimleyen çini işçiliği, geometrik şekiller, çoklu kemerler, kubbeler ve renkli tuğlalar ve taş işçiliği bazı boyutları ile Bizans mimarisinden etkilenmiştir. Bulgaristan, Rusya, Romanya, Sırbistan, Gürcistan, Ukrayna ve diğer Ortodoks ülkelerde, Bizans mimarisinin etkisi daha uzun olmuş ve sonuçta kendi yerel mimari ekollerinin doğumuna yol açmıştır.

19. yüzyıl Gotik uyanışında küçük bir takibe sahip Neo Bizans mimarisi, Londra'da Westminster Katedrali ve yaklaşık 1850 - 1880 yılları arası Bristol'da Magribi mimarisi ile Bizans sitilinin ögelerini birleştiren sanayi binalarında yaygın kullanılan "Bristol Bizansı" gibi mücevherler ile sonuçlanmıştır.

Ayrıca bakınız

Kaynakça

Konuyla ilgili yayınlar

Dış bağlantılar


İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Konstantinopolis</span> İstanbulda Sarayburnu ve çevresine (Fatih) tekabül eden tarihî şehir, Doğu Roma ve daha sonra Osmanlı İmparatorluğunun başkenti

Konstantinopolis veya Kostantiniyye, Roma İmparatorluğu (330–395), Bizans İmparatorluğu, Latin İmparatorluğu (1204–1261) ve Osmanlı İmparatorluğu'na (1453–1922) başkentlik yapmış tarihî bir şehir. Günümüzde şehir, Atatürk'ün inkılaplarından biri olarak 1928'de Latin harflerine geçilmesi sonrası, kentin Türkçe adının Latin harfleriyle yazılmış hali olan İstanbul olarak adlandırılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Bazilika</span> Hristiyan kutsal mekanı

Bazilika, eski Roma kentlerinde forumun yanında bulunan, içinde mahkemelerin görüldüğü veya diğer resmi hizmetlerin görüldüğü büyük çatılı kamusal binalara; Erken Hristiyanlık ve Orta Çağ dönemlerinde ise yan geçitleri bulunan, galerili veya galerisiz olabilen kiliselere verilen isim.

<span class="mw-page-title-main">Fenari İsa Camii</span> İstanbul Fatihte bir cami

Fenari İsa Camii, Molla Fenari Camii ya da eski adıyla Lips Manastırı Kilisesi, İstanbul'da, eskiden Ortodoks kilisesi olarak kullanılırken Türklerin şehri ele geçirmesi ile birlikte camiye çevrilen bir ibadethanedir.

<span class="mw-page-title-main">Zeyrek Camii</span> Bizans İmparatorluğu dönemine ait dinî yapı

Zeyrek Camii veya Pantokrator Manastırı, İstanbul'un Fatih ilçesine bağlı Fazilet Sokağı'nda Haliç'e bakan büyük bir camidir. İki eski Bizans kilisesi ve birleştirilmiş bir şapelden oluşur ve Konstantinopolis'teki Orta Bizans mimarisinin en iyi örneğini temsil eder. Ayasofya'dan sonra İstanbul'da ayakta kalan en büyük Bizans dinî yapısıdır.

<span class="mw-page-title-main">Antik Roma mimarisi</span> Antik Roma mimarisine genel bakış

Antik Roma mimarisi, MÖ 1. ve MS 4. yüzyıllar arasında merkezi İtalya olmak üzere Roma İmparatorluğu'nun egemen olduğu Akdeniz havzası ve çevresini etkileyen bir mimaridir. Kökeni Etrüsk mimarisine dayanan bu mimari tür, MS 4. yüzyılda Hristiyanlığın resmen kabulü ile bir "Hristiyan mimarisi" halini almış, Roma İmparatoluğu'nun ikiye ayrılmasından sonra 15. yüzyıla kadar yaşayan Doğu Roma mimarisi ise Bizans mimarisi adı ile tanınmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Karolenj mimarisi</span>

Karolenj mimarisi, 8. yüzyılın sonları ve 9. yüzyılda Karolenj İmparatorluğu Batı Avrupa politik hayatını domine ederken Kuzey Avrupa'da ortaya çıkan mimari bir akımdır. Bu tarz Roma mimarisi ile yarışa girişmiştir ve Bizans mimarisi'nden etkilenmiştir.

Nea Ekklisia, Bizans İmparatoru I. Basileios tarafından 876 ile 880 yılları arasında Konstantinopolis'te inşa ettirilmiş bir kilisedir. Bizans başkentinde 6. yüzyılda inşa edilen Aya Sofya'dan sonra inşa edilmiş ilk anıtsal kilisedir. Bizans mimarisinin Orta Çağ'ının başlangıcını işaret eden bu kilise Paleologos Hanedanı dönemine kadar kullanılmıştır. Osmanlılar tarafından barut deposu olarak kullanılan bu yapı, 1490 yılında yıldırım düşmesinden sonra tahrip olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Apsis (mimarlık)</span>

Apsis, Hristiyanlığın dini mabetleri olan kiliselerin sunak odasını kapsayan, çoğunlukla yarım daire ya da çokgen, çok nadir durumlarda dikdörtgen planlı bir yapı unsurudur. Apsisler antik döneme ait bazilikalarda yaygın olarak da mimari öğe olarak kullanılmıştır. Apsisler, yapının cephesinde dışa doğru göbekli bir yapı olabildiği gibi, bina içlerinde ya da dikdörtgen planlı duvarlarla da sarılı olabilir. Apsislerin çatısı çoğunlukla yarım kubbe biçiminde olur, ancak düz çatılı apsisler de mümkündür. Çoğunlukla kiliselerin yan neflerinden, yan şapellerinden veya apsislerinden açılan küçük apsislere ise, mimarlıkta apsidiyol denir.

Aziz Klemens Kilisesi; Ankara'nın Altındağ ilçesinde bulunan tarihi bir kilisedir. 4. yüzyılda, Ancyra şehrinin o zamanki episkoposu olan Aziz Klemens adına inşa edilmiştir. Doğu Roma dönemi boyunca farklı yıllarda başkaca kilise, manastır ve katedral yapılarının inşa edildiği bilinse de günümüze ulaşan tek emsal olması sebebiyle Ankara'daki yegane Bizans kilisesi olarak kabul edilir. Osmanlı döneminde camiye çevrilen fakat 1916 Ankara Yangını esnasında tamamen yanması sonucu terk edilen yapıdan geriye yalnızca bir duvar ve iç cephesinde yatay kolları kazınarak silinmiş bir Latin haçının bulunduğu mermer blok kalmıştır. Kurtarılan birkaç sütun başlığı ve pencere sövesi ise Roma Hamamı Açıkhava Müzesi'nde sergilenmektedir.

<span class="mw-page-title-main">San Vitale Kilisesi</span> İtalyada bir bazilika

San Vitale Kilisesi veya Aziz Vitale Kilisesi, Ravenna'da, muhtemelen 537 yılında yapımına başlanmış, 547 yılında aziz Vitalis'e adanmış, Geç Antik - Erken Bizans döneminin en önemli kiliselerinden biridir. Yapıda Bizans İmparatorluğu mimari formlarının yanı sıra, o zamana özgü tipik italyan mimarisinin izlerini de görmek mümkündür.

<span class="mw-page-title-main">Marko Manastırı</span> Makedonyada bir manastır.

Marko Manastırı, Kuzey Makedonya'da, Üsküp'ün güneybatısında, şehre yaklaşık 18 km uzaklıktaki Markova Sušica köyünde bulunan manastırdır. Manastırın inşasına Sırp Kral Vukašin önderliğinde 1345 yılında başlanmış olsa da, içindeki freskler dönemde yaşanan Osmanlı akınları ve iç karışıklıklar nedeniyle oğlu Prens Marko tarafından yaklaşık 30 yıl sonra tamamlanabilmiştir. Manastırın Katholikon'u Aziz Dimitrios kilisesidir ve bu kilise manastır kompleksinin merkezini oluştur.

Raška mimari okuluRaška stili ya da kısaca Raška okulu olarak da bilinir, 1170-1300 yılları arasında Orta Çağ Sırbistan'ında Nemanjić hanedanı döneminde ortaya çıkıp gelişen ve çoğunlukla dini mimaride kendini gösteren okuldur.

<span class="mw-page-title-main">Vardar mimari okulu</span>

Vardar mimari okulu, kısaca "Makedon okulu" ya da "Vardar stili" olarak da bilinir.

<span class="mw-page-title-main">Aziz Panteleimon Kilisesi (Nerezi)</span>

Aziz Panteleimon Kilisesi Makedonya Üsküp yakınlarında bulunan 12. yüzyıla ait bir Bizans kilisesidir. Hristiyan azizlerinden Panteleimon'a adanan kilise, Komnenos Hanedanı döneminde inşa edilen yunan haçı planlı kiliselere iyi bir örnek teşkil etmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Orta Çağ'da mimari</span>

Orta Çağ'da mimari, mimarlıkla ilgili dini, medeni, askeri ve sivil binaları içermektedir. Stilleri Romanesk ve Gotik mimaridir. Hayatta kalan Orta Çağ mimarisinin çoğu kiliselerde ve kalelerde görülür.

<span class="mw-page-title-main">İtalyan mimarisi</span>

İtalya, 1861 yılına kadar çeşitli küçük devletlere bölünmesi nedeniyle, döneme veya bölgeye göre basitçe sınıflandırılamayacak kadar geniş ve çeşitli bir mimari tarza sahiptir. Bu, mimari tasarımlarda oldukça çeşitli ve eklektik bir yelpaze yaratmıştır. İtalya, antik Roma döneminde su kemerleri, tapınaklar ve benzeri yapıların inşası, 14. yüzyılın sonlarından 16. yüzyıla kadar Rönesans mimari hareketinin kurulması; Neoklasik mimari gibi hareketlere ilham veren 17. yüzyılın sonları ile 20. yüzyılın başlarında başta Birleşik Krallık, Avustralya ve Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere tüm dünyada soyluların kır evlerini inşa ettikleri tasarımları etkileyen bir inşaat tarzı olan Palladyanizm'in anavatanı olması gibi önemli mimari başarıları ile tanınır.

<span class="mw-page-title-main">Gürcistan mimarisi</span> gürcistan mimarisine genel bakış

Gürcistan mimarisi, Gürcistan'da bulunan mimari tarzları ifade eder. Ülke mimari anıtlar açısından son derece zengindir. Gürcü mimarisinin karakteristik özellikleri, anıtsallık, net kompozisyon, katı orantılar, makul derecede dekorasyon kullanımı ve hepsinden önemlisi doğa ile uyumlu etkileşimdir.

<span class="mw-page-title-main">Yeni Bizans mimarisi</span> Uyanış mimarisi akımı

Bizans Uyanış çoğunlukla dini, kurumsal ve kamu binalarında görülen bir mimari uyanış hareketidir. Özellikle İstanbul ve Ravenna Eksarhlığı olmak üzere 5. ila 11. yüzyıllardan kalma Doğu ve Ortodoks Hristiyan mimarisiyle ilişkili Bizans stilinin unsurlarını içerir. Yeni Bizans mimarisi 1840'larda Batı Avrupa'da ortaya çıktı ve 19. yüzyılın son çeyreğinde Rusya İmparatorluğu'nda ve daha sonra Bulgaristan'da zirveye ulaştı. Yeni Bizans ekolü Yugoslavya'da I. Dünya Savaşı ile II. Dünya Savaşı arasında etkindi.

Sırbistan mimarisinin uzun, zengin ve çeşitli bir tarihi vardır. Sırbistan mimarisi, Roma'dan Postmodern'e kadar belli başlı Avrupa üsluplarından bazılarını, Brütalizm ve Streamline Moderne'deki başlıca örneklerle Raška, Sırp-Bizans canlanma dönemi, Morava, Barok gibi Klasik ve Modern mimarinin örneklerini sergiler.

<span class="mw-page-title-main">Rus mimarisi</span>

Rus mimarisi, Rusya'nın modern mimarisinin yanı sıra hem orijinal Kiev Knezliği'nin, Rus prensliklerinin hem de İmparatorluk Rusyası'nın mimarisini ifade eder. Modern ve İmparatorluk Rusyası'nın coğrafi büyüklüğü nedeniyle, genellikle Avrupa Rusyası'nda uygulanan mimarinin yanı sıra imparatorluğun fethedilen bölgelerinde Avrupa'dan etkilenen mimariyi ifade etmektedir.