İçeriğe atla

Bir Millet Uyanıyor

Bir Millet Uyanıyor, Attilâ İlhan'ın yönetiminde hazırlanan kitaplar dizisi.

Batı ittifakı ve NATO üyeliğinden bu tarafa, 'sistem', ekonomiden kültüre, savunmadan eğitim ve öğretime, bütün "ulusal" kalelerimizi düşürmek peşindedir; 'dilini ve 'din'ini, açık açık, göstere göstere, dayatmaya başlamıştır... O halde, hangi kesimden olursak olalım, 'teslim olmamak' için, bir araya gelmek, ortak bir direnişe yönelmek, millet olarak uyanmak zorundayız.

Serinin birinci kitabının ön sözünden, Attilâ İlhan

İlk kitap Suat İlhan'ın Mart 2005'te çıkardığı, ön sözünü Attilâ İlhan'ın yazdığı Bir Millet Uyanıyor isimli kitabıdır.

Attilâ İlhan, siyasi görüşüne bakmaksızın, tanıdığı gazeteci ve yazarlara düşüncelerini anlattığında farklı siyasi düşüncelere sahip, farklı dünya görüşünden yazarların kendisi ile aynı fikirleri paylaştığını görür. Attilâ İlhan konuşmacı olarak davet edildiği konferanslarda halkın uyutulduğunu, diplomaside Türkiye'ye köpek muamelesi yapıldığını örnekleri ile anlattığında farklı siyasi görüşten halk kitleleri tarafından da ilgi görür.[1]

Attilâ İlhan'ın çağrısı ile ve onun yönetiminde bazı yazarların katılımıyla Bir Millet Uyanıyor adı verilen kitap dizisi ortaya çıktı. 2005 yılının Ekim ayında Attilâ İlhan'ın ölümünden sonra da onun fikirlerini benimseyen yazarlar tarafından kitap serisine yeni kitaplar eklendi. Şu anda Bilgi Yayınevi tarafından basılan kitaplar 17 adete ulaşmıştır.

Dizideki kitaplar

Kitap dizisinde 17 tane basılmış kitap bulunmaktadır. Dizi, Suat İlhan'ın yazdığı ve 2005 yılı Mart ayında basılan Bir Millet Uyanıyor kitabı ile başlamıştır. Son kitap, 2007 yılı Nisan ayında basılan, yazar Nihat Genç tarafından yazılmış Kavga Günleri kitabıdır.

SayıKitap AdıYazarBasım TarihiYöneten

Attilâ İlhan1

1Bir Millet Uyanıyor!Suat İlhan2005, Mart
2Türklerin Jeopolitiği ve AvrasyacılıkSuat İlhan2005, Haziran
3Batılı İşçi Sömürüye OrtakYıldırım Koç2005,Temmuz
4Göz Göre Göre Kapana Düştü TürkiyemSadi Somuncuoğlu2005, Ağustos
5Küresel Haçlı SeferiArslan Bulut2005, Ekim
6Avrupa Birliği Çıkmaz SokakErol Manisalı ve Öğrencileri2005, Aralık
7Ölüm Dağları Bekler - Cudi DağıAbdullah Ağar2005, Aralık
8Avrupa Tuzağında Mankurtlaşan TürkiyeSinan Aygün2006, Mayıs
9Şu Değişen Dünya / Türkiye - AvrasyaYıldız Sertel2006, Mayıs
10Türkiye'de Amerikan Misyonerleri, Armageddon: Kehanet mi, teo-politik bir proje mi?Ali Rıza Bayzan2006, Temmuz
11Kürtçülük Sorununun Analizi ve Çözüm PolitikalarıÜmit Özdağ2006, Eylül
12Küresel Terör ve TürkiyeNurullah Aydın2006, Eylül
13Avrasyacılık, Türkiye'deki Teori ve PratiğiMehmet Perinçek2006, Ekim
14Küresel Kapitalizmin Girdabında TürkiyeTevfik Çavdar2006, Kasım
15Cumhuriyet Toprakları ve Küresel İşgalOrhan Özkaya2007, Ocak
16Denktaş ve Kıbrıs'ta Son TangoFuat Veziroğlu2007, Şubat
17Kavga GünleriNihat Genç2007, Nisan

1Attilâ İlhan, 11 Ekim 2005 tarihinde öldü. Ölümünden sonra da aynı çerçevede kitap dizisine yeni kitaplar eklenmeye devam edildi.

Kitapların manifestosu sözler

Kitap dizisinin adı ve bazı sözler içeriğinin manifestosu olarak ortaya çıkar.

Bir Millet Uyanıyor

Vatan ve namus deyince gelmeyen zaten kahpedir. Bu çok açık. Onun için bu arkadaşların hepsine anlattım olayı. Şimdi yine aynı durumdayız. Kafalarına torba geçiriyorlar askerlerin, gık demiyoruz. Bize köpek muamelesi ediyorlar, gık demiyoruz. Daha ne kadar sürecek, ne dersiniz dedim. Meğerse bir kısmının içi yanıyormuş, Tabii yapalım oldu. Mesela komünist gazetesinde yazı yazıyor Tevfik Çavdar, orada. Öbür taraftan Yarın diye bir gazete var, Müslümanların. Onlara telefon ettim. Dedim ki, çocuklar son zamanlarda çıkan en iyi fikir dergisi galiba sizinki. Gerçekten çok derli toplu yazılar çıkıyor orada. Böyle böyle bir şey düşündüm, gelir misiniz? İkinci konuşmamda, tamam geliyoruz dediler..."[1]

Attilâ İlhan

NTV Televizyonunda yayınlanan bir mülakatında Attilâ İlhan'a kitap dizisine neden bir millet uyanıyor sözü verildiği sorulmuştu. İlhan bu soruyu Çünkü bir millet uyanıyor. 1938'den beridir millet uyutulmaktadır diye cevaplamıştı.

Parola: Vatan, İşareti: Namus

Serideki kitapların arka kapaklarında "Parola vatan, işareti namus" sözü bulunmaktadır.

Attilâ İlhan yine bu sözün kaynağını açıklamıştı. İlhan, 1960 yılında İzmir'de gazetecilik yaparken Alsancak'ta bir dikili taş görür. Taşın üzerinde eski yazıyla bir şeyler yazmaktadır. İlhan yazıyı kopya ederek eski yazı bilen arkadaşlarına okutur. Yazıda vatan ve namus yazmaktadır. İlhan bu taşın tarihini araştırınca 1922 yılında Fahrettin Paşa'ya bağlı süvarilerden Şerafettin Bey'e bağlı bölüğün Manisadan İzmir'e girerken yunan askerlerinin pususuna düşmesi sonucu 3 süvarinin şehit olduğunu ve bu olayı unutamayan İzmir Eşrafının taşı diktirdiğini öğrenir.[1] Bu sebeple Bir Millet Uyanıyor kitap dizisinin arka kapaklarına "Parola: Vatan, İşareti: Namus" yazısı konmuştur.

Kaynakça

  1. ^ a b c ""Parola Vatan, İşareti Namus" nereden geliyor?". 2 Şubat 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Ağustos 2009. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Uğur Mumcu</span> Türk araştırmacı-gazeteci, yazar, Kemalist ve sosyalist aydın

Uğur Mumcu, Türk gazeteci, araştırmacı ve yazar.

<span class="mw-page-title-main">Yeni Ahit</span> Kitâb-ı Mukaddesin ikinci kısmı

Yeni Ahit veya Yeni Antlaşma, Kitab-ı Mukaddes'in Eski Ahit'in ardından gelen ve Grekçe kaleme alınmış olan ikinci kısmına Hristiyanların verdiği isimdir. İnançlı Yahudilerce "Yeni Ahit" kabul edilmez. Hristiyanlarca kutsal kabul edilen 27 kitapçıktan oluşan bir kitap bütünüdür.

<span class="mw-page-title-main">Kemalizm</span> Türkiye Cumhuriyetinin kurucu ideolojisi

Kemalizm, 1935'ten 1937'ye kadar Kamâlizm veya Atatürk'ün ölümü sonrası yaygınlaşan bir diğer adıyla Atatürkçülük; Türkiye Cumhuriyeti'nin, Atatürk İlkeleri'ni esas alan kurucu ideolojisidir. Kemalizm, Mustafa Kemal Atatürk tarafından uygulandığı şekliyle laikliğe ve Batı demokrasisine dayanan ulusal ve üniter bir cumhuriyet rejiminin kurulması, ekonomik kalkınma ve sanayileşme, yüksek öğrenime ve bilimsel faaliyetlere devlet desteği, spora ve sanata teşvik, ücretsiz ve zorunlu eğitim gibi kapsamlı siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel ve dinî reformları içermektedir. Reformların amacı Atatürk'ün ifadesiyle "muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkmak", çağdaş bir hayat tarzını benimsemektir.

<span class="mw-page-title-main">Kitâb-ı Mukaddes</span> Yahudiliğin ve Hristiyanlığın kutsal metinlerini oluşturan kitapların kanonik bir koleksiyonu

Kitâb-ı Mukaddes, Mukaddes Kitap veya Kutsal Kitap, Eski Ahit ve Yeni Ahit'i kapsayan, Hristiyan inanışının temelini oluşturan ve Hristiyanlarca kutsal sayılan kitaptır.

Ahmet Oktay asıl adı ile Ahmet Aktay Börtecene Türk şair, yazar, gazeteci.

<span class="mw-page-title-main">Attilâ İlhan</span> Türk şair, yazar ve düşünür (1925–2005)

Attilâ İlhan, tam adıyla Attilâ Hamdi İlhan, Türk şair, romancı, düşünür, deneme yazarı, gazeteci, senarist ve eleştirmen. Entelektüel çalışmalarıyla Türk edebiyat ve düşünce dünyasına önemli katkıları olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Hüseyin Cahit Yalçın</span> Türk gazeteci ve politikacı

Hüseyin Cahit Yalçın, Türk gazeteci, yazar, çevirmen, siyasetçi.

<span class="mw-page-title-main">Yusuf Ziya Ortaç</span> Türk yazar

Yusuf Ziyaettin Ortaç, Türk şair, yazar, edebiyat öğretmeni, yayımcı ve siyasetçidir.

<span class="mw-page-title-main">Jön Türkler</span> Osmanlı İmparatorluğunda siyasal reform hareketi

Jön Türkler veya Genç Türkler, Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde ortaya çıkan meşrutiyetçi ve II. Abdülhamid Dönemi'nde muhalif olan "genç ve aydın" kuşağa verilen isimdir.

<span class="mw-page-title-main">Kemal Tahir</span> Türk roman yazarı ve senarist (1910–1973)

Kemal Tahir, asıl adıyla İsmail Kemalettin Demir, Türk romancı, yazar, senarist.

Ulusalcılık, Kemalist ve milliyetçi bir ideolojidir. Ulusalcılık sözcüğü aynı zamanda Atatürk milliyetçiliğinin bir diğer ismi olarak da kullanılmıştır. Günümüz siyasetinde ortak bir tanımı olmayıp, çoğunlukla sol pozisyonda yer alan milliyetçi görüşe sahip Kemalistleri tanımlamakta kullanılmıştır. Türk Dil Kurumu tarafından ise "ulusalcılık" ve "milliyetçilik" sözcükleri eş anlamlı olarak tanımlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Nurullah Ataç</span> Türk yazar, şair

Nurullah Ataç, Türk eleştirmen, denemeci, yazar, şair.

<span class="mw-page-title-main">Halil Cibran</span> Lübnan asıllı Amerikalı felsefe yazarı, romancı, mistik şair ve ressam

Cibran Halil Cibran, Lübnan asıllı Amerikalı ressam, şair ve filozof.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye Gençlik Birliği</span> Gençlik ve Öğrenci derneği

Türkiye Gençlik Birliği, ulusalcı bir gençlik ve öğrenci kuruluşudur. Kendisini, "ulusal bağımsızlık amacı ve Cumhuriyet Devrimleri etrafında birleşmiş Türk gençliğinin ortak mücadele örgütü" olarak tanımlar. Merkezi Ankara'dadır. Türkiye'nin 71 ilinde ve yurt dışında şubeleri bulunmaktadır.

Sırrı Çınar, Türk şair ve yazardır.

<i>Ama Hangi Atatürk</i>

Ama Hangi Atatürk, Taha Akyol'un ilk basımı 2008 yılında Doğan Kitap tarafından yayımlanan kitabı. Yazar, kitabında on bölümle Atatürk'ün değişik dönemlerde uyguladığı politikaları ve Atatürk'ün politikacı ve diplomat yönünü kendi üslubuyla okuyucuya aktarıyor. Gazeteci Yalçın Doğan kitaba ilişkin olarak "Taha’nın kitabındaki son bölüm çok çarpıcı. Atatürk’ün dönemler itibarıyla söylev ve demeçlerinin içerik analizi. Hangi dönemde, hangi kavramları, kaç kez kullanmış, Taha onu sergiliyor." demektedir. Yazar; bir röportajında "Sizi bu kitabı yazmaya yönelten sebepler nelerdir?" sorusunu "Bu kitabı yazmanın birçok sebebi var ama merhum Attilá İlhan da vesile oldu. Onun "Hangi Atatürk" kitabı üzerine Milliyet’te bir eleştiri yazdım. İlhan’ın Atatürk’ün 20’lerdeki sözlerinden seçmeler yaparak kendine göre bir Atatürk kurguladığını belirttim. Sonra kendisiyle uzun bir telefon görüşmem oldu. Bu kitaptaki amacım merhum Attilá İlhan’ı değil, yanlış bulduğum bir metodu, yani Atatürk’ün "seçilmiş" sözlerini alarak isteğimize göre bir Atatürk kurgulama alışkanlığını eleştirmek. Bu şekilde sağcı, solcu, Batıcı, Batı düşmanı, sosyalist, liberal Atatürkler kurgulanıyor. Hatta AB’ye karşı Atatürk var, AB yanlısı Atatürk var! Bu metodu yanlış buluyorum. Doğru bulduğum metot ise şudur: Atatürk’ü tarih içinde, yaşadığı dönemin şartlarına bakarak, hangi dönemde nasıl konuşup davrandığını inceleyerek araştırmak. Kitapta yapmaya çalıştığım budur." diyerek cevaplamıştır.

<span class="mw-page-title-main">Turan Kitabı</span> Ahmet Ferit Tek tarafından yazılan eser

20. yüzyıl Türkçülük tarihinde oldukça önemli bir yere sahip Turan isimli kitap, neşredilişinden başlamak üzere uzun süre sahipsiz kalmıştır. Kitap hakkında bugüne kadar pek çok yazar birbirinden ilginç yazılar kaleme almıştır. Eser Ahmet Ferit Bey tarafından 1914 yılında Sinop’ta sürgün olduğu dönemlerde yazılıp İstanbul’da neşrettirilmişti. “Tekin” müstearıyla yazılan bu kitap, araya giren Umumi Harp ve Millî Mücadele gibi büyük siyasi olaylar arasında pek fazla düşünülmeden kütüphane ve kitapçı kataloglarında Tekin Alp müstearının sahibine, yani Moiz Kohen’e atfedilmiş ve bu yanlış bilgi günümüze kadar devam etmiştir. Kitabın içeriğinde özellikle vurgulanan Turan ve Türkçülükle ilgili çok önemli fikirler, bu kitabın tam anlamıyla kime ait olduğu gerçeğinin ortaya çıkmasını zorlaştırmıştır ki bu nedenle bazı yazarlar, kitabı Moiz Kohen’e atfederek, yanlış değerlendirmelerde bulunmuşlardır. M. Ertuğrul Düzdağ, Dünden Yarına kitabında şu hükümlerde bulunmuştur: “Bir Yahudinin zinde ve pür hayat Türklük hakikat-ı ırkıyyesine olan bu aşkından anlıyoruz ki Türkçülük cereyanından asıl maksat, Türklere faydalı olmak değil; onların bin yıldır gönüllerinde yaşattıkları İslam imanı ve kardeşlik hissi yerine başka bir şey koymak imiş.” Turan hakkındaki ikinci yanlışın sahibi Sadık Albayrak, Devrimin Çakıl Taşları isimli eserinde kitabı Moiz Kohen’e atfederek şu kanaate varmıştır: “…Yine aynı tarihte yazdığı Turan adlı eserinde Türklerin Turan idealinde titreyerek ayılacaklarını yazmıştır. Bunun sonunda da sinelerinde Cengizlerin tahtı kurulmuş olacaktır. Yani açıkça barbar bir Türk kavmi isteniyor, Cengiz’in yolu salık veriliyordu. Kendi Yahudi ırkçılığından soyutlanmış olarak bütün çalışmasını Türkçülük üzerine teksif ederek asrın ırkçılık asrı olduğunu söylüyor, milleti bölmek için, daha doğrusu Müslümanların ümmet bağını koparmak için bile bile diğer kavimleri de ırki bağlara sarılmayı, ırki ve kavmi gruplar teşekkül ettirmeyi planlıyordu.” Bir Osmanlı Yahudisine atfedilen Tekin hikâyesine son senelerde bir Yahudi Türkiyatçısı olan Jacob M. Landau da katılmış ise de yeni bir şey söylememiş ve böylece bir Türk’e ait olup bir Yahudiye atfedilen müstear meselesinde Türk araştırmacılarının yanlışına O da ortak olmuştur. Jacob M. Landau, Tekinalp Bir Türk Yurtseveri adlı çalışmasında Turan hakkında şu değerlendirmelerde bulunmuştur: “1914’te İstanbul’da Türkçe olarak basılan Turan da, bütün Türk asıllı insanların mutlu vatanı Turan’ı ve bunun politik geleceği üzerine çeşitli varsayımların irdelendiği Büyük Türklük üzerine uzunca bir çalışmaydı. Ancak, kitabın yazarının kimliğini sorgulamak yerinde olur. Türkiye’de aralarında Ankara Milli Kütüphanesi de bulunmak üzere birçok ünlü kütüphanenin katalogları, kaynakça araştırmaları ve konunun uzmanları, Turan’ın yazarının Tekinalp olduğunu iddia ederler. Bununla beraber cevaplanması gereken iki soru var. Birincisi, kitap M. Kohen’in daha önce ya da sonraki zamanda hiç kullanmadığı Tekin ismiyle imzalanmış olması. İkinci olarak, yazılarında ya da kendi hal tercümesinde bu esere hiç gönderme yapmamış, listesine katmamıştır. Yine de Turan’ın, kapsadığı fikirlerin Tekinalpʼe ait olması açısından, O’nun tarafından yazıldığı söylenebilir. Ayrıca Kemalist dönemde Turanizmin Türkiye’deki rejime ters düştüğü devrede, Tekinalp bu kitabın sahipliğini üstlenmeyi istememiş olabilir. Bu kanıtlar tamamen ikna edici olmasa da Tekinalpʼin Turan’ın yazarı olduğu iddiasını çekinceli olarak kabul edebiliriz.” Görüldüğü gibi mesele iyice içinden zor çıkılır bir hal almıştır. Hâlbuki hiçbir araştırmacı Moiz Kohen’in müstearını neden kısaltmış olduğu meselesi üstünde durmak ihtiyacını duymamıştır. Bu hususta cesurane hüküm vermemek için elde kâfi işaretler vardı. Evvela müstear kısaltılmıştı, bunu niçin ve hangi gerekçe ile yapmış olabilirdi? M. Kohen, Tekinalp yerine niçin “Tekin”i tercih etmişti? İkincisi eserlerinin listesini verirken makalelerini bile zikrettiği halde, pek de küçümsenemeyecek hacimdeki bir kitabını niçin zikretmemişti? Üçüncüsü, daha sonra aynı mesele etrafında yazmış olduğu “Kemalizm ve Türk Ruhu” gibi kitaplarında Turan, bir satır halinde bile olsa, niçin hatırlanmamıştı? Nitekim Turan’ın yazarı için de Türk Yurdu’nda çıkan (1914/1330) tanıtma yazısında Tekin müstearı adı altında gizlenen Turan muharriri Osmanlı-Türk muharrir ve edipleri arasında şayan-ı dikkat bir mevki işgal etmiş olan bir zattır” denilmektedir. Kısaca Turan’ın bir Türk’ün kaleminden çıktığı gerçeğinin delili Türk Yurdu mecmuasında bulunuyordu ve bu Türk’ün ismi Ahmet Ferit Tekʼti.

<i>Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak</i>

Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak, Ziya Gökalp'in Balkan Savaşları'ndan sonra çeşitli mecralarda yayımladığı düşünce yazılarını içeren 1918'de yayımlanmış kitap.

<span class="mw-page-title-main">Mustafa Kemal Atatürk'ün dinî inancı</span> Atatürkün dinî inanışı

Mustafa Kemal Atatürk'ün dinî inancı tartışma konusu olmuştur. Kimi araştırmacılar onun dine ilişkin söylemlerinin dönemsel olduğunu vurgulamakta ve bu konuyla alakalı olumlu görüşlerinin 1920'lerin başlarıyla kısıtlı olduğunu belirtmektedirler. Atatürk'ün dinî inancı hakkında farklı kaynaklar, farklı çıkarımlarda bulunmuştur. Bazı kaynaklar Müslüman olduğunu iddia ederken, bazı kaynaklar deist veya ateist ya da agnostik olduğunu iddia etmektedir.

Kemalizm ve Marksizm veya Atatürkçülük ve Marksizm, Marksizm ve Kemalizm akımlarının karşılıklı ilişkileri, koşutlukları ve karşıtlıkları ile ilgilenir.