İçeriğe atla

Bir Kleptomanın Portresi

Bir Kleptomanın Portresi
(L'aliéné ya da Le cleptomane)
Sanatçı Théodore Géricault
Yıl 1822
Tür Ahşap üzerine yağlı boya
Boyutlar 61,2 cm × 50,2 cm (241 in × 198 in)
Konum Gent Güzel Sanatlar Müzesi, Gent

Bir Kleptomanın Portresi[1] (Fransızca L'aliéné ya da Le cleptomane), Fransız ressam Théodore Géricault tarafından 1822'de yapılan yağlı boya tablodur. Ressamın, psikiyatrist Étienne-Jean Georget için yaptığı on portreden oluşan serinin bir parçası olan tablo, Belçika'daki Gent Güzel Sanatlar Müzesi'nde sergilenmektedir.

Yapılışı

Resim, Paris'teki Salpêtrière akıl hastanesinde yatan on hastanın portrelerinden oluşan bir serinin parçasıydı.[2] Géricault'un kariyerinin sonlarında çizdiği bu seri, ressamın son büyük başarısı oldu. Sosyal psikiyatrinin öncülerinden biri olan Étienne-Jean Georget, Géricault'tan, akıl hastalıklarının farklı klinik modellerini gösterecek olan bu portreleri çizmesini istedi.[3] Akıl hastalıklarının endüstrileşmiş toplumlardaki sosyal gelişimin bir sonucu olduğunu düşünen Georget, bu tür hastaların özel yardıma ihtiyacı olduğunu ileri sürüyordu.[2] Georget, akıl hastalarına saygıyla davranılması gerektiğini savunuyor ve her hastanın bir tek zorlayıcı dürtü ya da saplantıdan yani monomaniden musdarip olduğu kavramını ortaya koyuyordu.[1] Géricault da, on farklı monomaniyi betimleyen bu portreleri, Georget'nin gözlemi altında çizdi.[1] Günümüze beş tanesi kalmış olan portrelerden en çarpıcı olanı Bir Kleptomanın Portresi idi.[1]

İçerik

O dönemde akıl hastalıklarına sahip kişilerin itibarını kabullenmek yeni bir kavramdı. Akıl hastaları genelde toplumdan dışlanırlardı[4] ve daha önceki resimlerde, Orta Çağ'dan kalma alışkanlıklarla gülünç kişiler ya da çeşitli varlıklar tarafından ele geçirilmiş yaratıklar olarak betimlenirlerdi.[2]

Géricault hastanın yüzünü nesnel biçimde göstermeye çalıştı: Resimde kleptomanyağın boş bakışları sonsuza doğrultulmuş gibidir, katı yüzünde bakımsız bir sakal vardır, boynu kirlidir.[2] Ressam, toplumda tiksinti duyulan bir kişinin portresini, önyargısız bilimsel bakış açısıyla çizdi ve böylece bilim ile romantik sanat arasında bir bağlantı kurmuş oldu.[1] Kullanılan incelikli stil ve etkileyici gerçekçilik sebebiyle dikkate değer olan bu resimler, bireylerin psikolojik rahatsızlıklarını belgeledikleri için de ayrıca önemliydi, çünkü ressamın aile geçmişinde bu tür hastalıklar mevcuttu ve kendi akıl sağlığı da fazla sağlam değildi.[5]

Tablo, izlenimcilik'te olduğu gibi hızlı ve kalın fırça darbeleriyle kısa sürede yapılmıştır ancak izlenimci bir tablo değildir. Bol miktardaki güçlü ve akıcı fırça darbeleri, resme bir eksiklik havası katmanın yanı sıra, izleyicinin resimdeki kişiye karşı sempati duymasını sağlar.[1]

Kaynakça

  1. ^ a b c d e f Farthing, Stephen (2007). "1800'ler". Ölmeden Önce Görmeniz Gereken 1001 Resim. Caretta Yayıncılık. s. 374. ISBN 978-975-92722-9-6. 
  2. ^ a b c d Bárbara Eschenburg e Ingeborg Güssow, «El Romanticismo y el Realismo », Los maestros de la pintura occidental içinde, Taschen, 2005, s 427 (ISBN 3-8228-4744-5)
  3. ^ Eitner, Lorenz, "Introduction", Theodore Gericault, Salander-O'Reilly, 1987, s 5,6
  4. ^ P.F.R. Carrassat, Maestros de la pintura, özel baskı, S.L., 2005. ISBN 84-8332-597-7, s 196
  5. ^ Patrick Noon: Crossing the Channel, sayfa 162. Tate Publishing, 2003.

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Vincent van Gogh</span> Hollandalı ressam

Vincent Willem van Gogh, Hollandalı ard izlenimci ressamdır. Batı dünyası sanat tarihinin en tanınmış ve en etkili şahsiyetlerinden biridir. On yıldan biraz fazla bir süre içinde aralarında 860 yağlı boya tablonun da olduğu 2.100 kadar resim ve çizim çalışması üretti ve bunların çoğu yaşamının son iki yılında yapıldı. Bunların arasında manzaralar, natürmortlar, portreler ve otoportreler bulunmaktadır ve modern sanatın temelleri sayılan cüretkâr renkler ile canlı, fevrî ve ifade dolu fırça darbeleriyle ayırt edilirler. 37 yaşında yıllardır süren psikolojik rahatsızlığı ve yoksulluğun ardından trajik bir biçimde kimilerine göre intihar, kimilerine göre bir cinayet sebebiyle silahla yaralandıktan otuz saat sonra hayata veda etti.

<span class="mw-page-title-main">Paul Cézanne</span> Fransız ressam (1839 – 1906)

Paul Cézanne, Fransız post-empresyonist ressam ve gezgin. Modern sanatın gelişmesine yaptığı katkılar ve etkisi nedeniyle çoğu zaman modern sanatın babası olarak anılmıştır. Empresyonizm ile kübizm arasında bir köprü oluşturmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Pierre Auguste Renoir</span> Fransız heykeltıraş ve ressam (1841 – 1919)

Pierre Auguste Renoir, İzlenimcilik akımının başta gelenlerinden Fransız ressam.

<span class="mw-page-title-main">Diego Velázquez</span> İspanyol ressam (1599-1660)

Diego Rodríguez de Silva y Velázquez, İspanyol ressamdır.

Édouard Manet, Fransız ressam. 19. yüzyılda modern hayatı konu alan resimler yapmaya başlamış ilk ressamlardandır. Manet, gerçekçilik akımından izlenimciliğe geçişte önemli bir rol oynadı. İlk dönem başyapıtlarından Kırda Öğle Yemeği ve Olympia, kendisinden genç ressamlara esin kaynağı oldu. Daha sonraki yıllarda ise o ressamlar izlenimciliğin en önemli isimleri oldular. Günümüzde, bu iki resim, modern sanatın başlangıcı kabul edilir.

<span class="mw-page-title-main">Ford Madox Brown</span>

Ford Madox Brown, İngiliz ressam. Kurucu "Ön-Raffaelocu Kardeşler"den biri olmamakla beraber Ön-Raffaeloculuk akımının öncülerinden olan Dante Gabriel Rossetti'nin usta öğretmeni olduğu için bu ekolün kuruluşundan itibaren önemli bir üyesi olduğu kabul edilir.

<span class="mw-page-title-main">Edgar Degas</span> Fransız ressam (1834-1917)

Edgar Degas, tam adı Hilaire-Germain-Edgar Degas olan, Fransız ressam, heykeltıraş ve çizer. İzlenimcilik akımının kurucularından biri kabul edilse de ressam bu terimi reddedip gerçekçi olarak tanınmayı tercih ettiğini açıklamıştır. Tekniği başarılı bir ressam olan Degas, daha çok dans temalı resimleri ile tanındı. Çalışmalarının yarısından fazlası dansçılarla ilgiliydi. Bu çalışmaları aynı zamanda onun hareketin betimlemesindeki ustalığını gösteriyordu. Dans kadar at yarışları ve çıplak kadınlar çizmekte de başarılıydı. Portreleri de sanat tarihinin en başarılılarından kabul edilir.

<span class="mw-page-title-main">Eugène Delacroix</span> Fransız ressam (1798–1863)

Ferdinand Victor Eugène Delacroix Fransa'nın en önemli Romantik ressamlarından birisidir. Ressamın ifadesi güçlü fırça darbeleri ve renklerin optik etkileri üzerine çalışmaları Empresyonistleri, egzotik olana tutkusu da Sembolistleri etkilemiştir. Fransız şair Baudelaire, onu "Rönesans'ın son büyük ressamı ve modern dönemin ilk büyük ressamı" olarak tanımlar.

<span class="mw-page-title-main">Namık İsmail</span> Türk ressam

Namık İsmail, Türk ressam.

<span class="mw-page-title-main">Berthe Morisot</span> Fransız ressam (1841 – 1895)

Berthe Marie Pauline Morisot, bir Fransız ressamı ve Paris'te İzlenimcilik (Empresyonizm) akımıyla tanınan ressam çevresinin üyesiydi.

<span class="mw-page-title-main">Théodore Géricault</span> Fransız ressam (1791 – 1824)

Théodore Géricault, özellikle Medusa'nın Salı isimli tablosuyla tanınan Fransız ressam ve taş baskı sanatçısıdır. Romantik akımın önderlerinden biridir.

José de Madrazo y Agudo, İspanyol ressam ve gravür sanatçısı. Hem barok hem de neoklasik tarzda eserler üretti. Oğlu Federico Madrazo, torunu ise Raimundo Madrazo'dur.

<span class="mw-page-title-main">Frédéric Bazille</span> Fransız ressam (1841 – 1870)

Jean Frédéric Bazille, Fransız izlenimci ressam. Eserleri genelde, ön planda figürlerin bulunduğu en plein air çizilmiş peyzajlardır.

<span class="mw-page-title-main">Jean-Baptiste Vanmour</span>

Jean-Baptiste Vanmour veya diğer kullanımıyla Jean-Baptiste van Mour, tür resimleri, portreleri ve tarihsel yapıları konu alan resimleriyle tanınan Flaman asıllı Fransız ressam.

<span class="mw-page-title-main">John Singer Sargent</span> Amerikalı ressam (1856 – 1925)

John Singer Sargent, İngiltere Kralı VII. Edward döneminin zengin ve asillerinin lüks hayatını anlatan portreleri ile tanınan Amerikalı ressam.

<span class="mw-page-title-main">Mirza Kadim İrevani</span>

Mirza Kadim İrevani - 19. yüzyılda yaşamış Azeri portreci ve bezeme sanatçısı. Azerbaycan pano resminin temelini attı, yaratıcılığı Azerbaycan'ın modern görsel sanatında önemli bir değişiklik olarak hafızalarda kalmıştır.

<i>Pembe Başlıklı Kız</i> Osman Hamdi Beye ait bir tablo

Pembe Başlıklı Kız, Osman Hamdi Bey'in Haziran 1904'te yaptığı yağlı boya tablo. Tabloda Batılı tarzda giyinmiş Pembe bir başlık ve başlık ile yakın tonda bir elbise giyen kız çocuğu açık bir alanda ayakta durmaktadır. Resimde Osman Hamdi Bey'in, 4 Eylül 1893 - 1 Ağustos 1958 yılları arasında yaşamış olan kızının 11 yaşındayken yaptığı portresi görülmektedir. Nazlı, Osman Hamdi Bey ile Mary/ Naile Hanım'ın son çocuğudur. Eser, yapıtlarında model olarak kendisi, ailesi ve yakınlarını kullanan Osman Hamdi Bey'in aile portreleri arasında yer almaktadır. Osman Hamdi Bey'in akrabası olan Edhem Eldem'in aktardığına göre; Osman Hamdi Bey'i 1908 ihtilalinden hemen sonra ziyaret eden Maurice de Sorgues adlı Fransız gazeteci o zamanlar 15 yaşında olan Nazlı'ya dair bilgiler vermiştir.

"Bir öğleden sonra Hamdi Bey'i evinde Renan'ın bir cildini tekrar okurken bulma şansına sahip oldum. bir de Madame Hamdi Bey ile babasının karakterine sahip olan ve büyük bir sanatçı gibi Chopin ve Beethoven yorumlayan zarif Nazlı'yı da görebildim".

<i>Vincent van Goghun yaptığı portreler</i> Vikimedya liste maddesi

Vincent van Gogh, izlenimcilik akımının yayıldığı zamanlarda yaşamıştır. Fotoğrafın ortaya çıkmasından sonra ressamlar artık fiziksel formları taklit etmek yerine resmettikleri kişiler, mekânlar ve nesnelerin ardındaki duygu ve düşünceleri aktarma yoluna girmişlerdir. İzlenimci ressamlar buna kuvvetli fırça darbeleri kullanarak, bazı renk tonlarını vurgulayarak ve ışıklandırmaya dikkat ederek ulaşmaya çalışmışlardı. Vincent van Gogh, bu ideolojiyi resimlerinde kullandığı özne ve nesnelerle olan ilişkisini ve onlara karşı duyduğu hisleri tasvir edebilmek için kullandı. Van Gogh’un yaptığı portreler, ressamın portresini yaptığı kişilerle olan ilişkilerini ve bu öznelerin iç özelliklerini yansıtmak için renk ve fırça darbelerinin kullanımına odaklanır.

<i>Le Moulin de la Galette</i> (Van Gogh serisi)

Le Moulin de la Galette, Vincent van Gogh'un 1886 yılında Paris'in Montmartre bölgesinde kardeşi Theo ile birlikte yaşadığı evinin yakınında bulunan Moulin de la Galette adlı bir yel değirmenini çizdiği resimlerin genel adıdır. Paris'i tepeden gören yel değirmeninin yakınlarında şehir manzarasını seyretmek için bir teras ve insanların eğlenmesi için bir dans salonu bulunmaktaydı.

Behruz Kengerli, Azerbaycan'da ilk akademik resim üslubunda çalışarak gerçekçi çalışmalarıyla yeniliğe öncülük eden Azerbaycanlı ressamdır.