İçeriğe atla

Bilgi arama davranışları

İnsan hayatının her döneminde çevresiyle bir şekilde iletişim halindedir.  Bunu, bilgilenmek, bilgiye ihtiyaç duymak, bilgiyi yönetmek gibi birçok nedenlerle yapar. Bilgi arama davranışı ise insanın ihtiyaç duyduğu her türlü bilginin karşılanması ve bu amaçla yürütülen etkinlikler demektir. Diğer bir şekilde bilgi arama; bilgi gereksinimimizi belirlemek, arama yöntemine karar vermek, uygulamak ve en uygun bilgiyi seçmektir. Arama, belirleme, sorunu çözme gibi stratejileri geliştirirken kaynak kullanımına dikkat etmek, güvenilirliğini sorgulamak gerekir. “Bilgi gereksinimi insanın zihinsel gereksinimlerinden biridir. Bilgi gereksinimi sonuçta bilgi arama davranışını ortaya çıkarmakta ve bu iki kavram birbirini tamamlamaktadır. Bilgi gereksinimi ve bilgi arama davranışı pek çok faktörden etkilenmektedir.”[1] Buna dayanarak bilgi arama davranışlarının temelinde bilgi gereksinimi yatıyor diyebiliriz. 

Literatürde bilgi arama davranışları

Literatürümüzde bu terim (information seeking behavior) 1950 yılından itibaren kullanılmaya başlandı. Kullanıcıların bilgiye duydukları ihtiyaçları bugün, kütüphanecilerin insan ilişkileri, sosyolojik ve toplumsal disiplinlerde bilgi arama modellerini de kullanarak bilgi arama davranışını araştırmaya yöneltmiştir. Bu terimi kullanıcının bilgi kaynaklarını kullanarak bilgiye ulaşmasını ve bilgi ihtiyaçlarını karşılamasını içeren amacına yönelik yapılan işlemler olarak görebiliriz. Bilgi arama davranışını bilgiye erişmek için yapılan her türlü etkileşim sağlayan olay olarak tanımlamak mümkündür. Web’de tarama yapmayı ve kütüphanede katalog yardımıyla hangi kitabın seçileceğini belirlemeyi bu davranışlara örnek olarak verebiliriz. Araştırmacılar birçok düzensiz ve karışık bilgi içerisinde gereksinim duydukları bilginin türü, niteliği, maliyeti gibi konularda zorlanmaktadır. Bu karışıklığın içinde araştırmacılar doğru ve güvenilir bilgiye ancak bilgi arama davranışıyla erişebilir. “Her birey bilgi edinme bir takım eylemler yapmakta ve farklı davranışlar sergileyebilmektedir. Bilgi arama sürecinde yaşanan farklı türdeki bu davranışlar, kısaca bilgi arama davranışı olarak adlandırılmaktadır.”[2]

Bilgi gereksinimi ve bilgi arama davranışı arasındaki ilişki

Bilgi gereksinimleri ve bilgi arama davranışları köken olarak farklı olsalar da birbiriyle ilişkili ve bütünleyici kavramlardır. Bilgi arama davranışının temelinde bilgiye duyulan gereksinim olduğu gibi gereksinim sonucu elde edilen bilginin farklı cinste yeni bilgileri de olabilir. Bu nedenle bilgi gereksinimi ve bilgi arama davranışı için iç içe geçmiş ve çoğu zaman bütünleyici kavramlardır diyebiliriz. Bilgi arama ise bilgi gereksiniminden kaynaklanan bilgiye ihtiyaç duyulması, kullanıcıların bilgisini ve bilgi arama becerilerini içeren bir süreçtir. Bilgi arama davranışı ise çoğu zaman bilgi arama modellerini kullanarak bilgiyi elde etme, düzenleme ve geliştirmeye yönelik bilginin kaynağını bulma şeklidir. Bilgi arama davranışı, merak edilen konu hakkında yetersiz bilgi birikiminden dolayı çıkan bir davranıştır. Bu bağlamda bilgi arama davranışı, “Farkına varılan bir bilgi gereksiniminin karşılanmasıyla ilgili dürtünün yerine getirilmesi için yürütülen bireysel bir etkinlik”, bilgi arama ise  “Bilgi kaynakları arasından, gereksinimlere en uygun olan bilgiyi tanımlama ve seçme işlemi” olarak tanımlanmaktadır.[3] Kullanıcı kendini geliştirme, bilgisini genişletme gibi amaçlarla bilgiye ihtiyaç duyar ve bilgi arama davranışı yardımıyla bu gereksinimini gidermeye çalışır. Bilgi arama davranışı insanın özünde olan doğal olarak hayatın her anında kullandığı bir davranıştır. Bu nedenle bilgi gereksiniminin karşılanmasının yanı sıra bakış açısını, mevcut bilgisini artırması gibi konularda da etkilenir.

Bilgi arama modelleri

Bilgi arama davranışı, bilgi arama gereksinimiyle başlayan ve bilgi arama modelleriyle devam eden bir süreçtir. Modellerin özünde belirlenen konuya yönelik düşünme ve harekete geçme eylemi yatar. Bilgi arama modelleri, belirlenen konunun araştırılma aşamasında daha zengin bir sonuca ulaşmamıza yardım eder. Bilgi arama modelleri çeşitli unsurlardan etkilenebilir. Modeller, gereksinime göre şekillenebildiğinden dolayı bilgi kaynakları çeşitlilik gösterebilir. Sosyal ortamda etkileşimde bulunulan insanların eğitim düzeyi ve başvurulan uzmanın yönlendirme becerisi de bunda etkilidir. Bilgi arama davranışında modellerin doğru zamanda ve yerinde kullanılması olumlu sonuçlar için önemlidir. Kullanıcı bilgi arama modellerinden yararlanarak olumlu veya olumsuz bir sonuca ulaşabilir. 

Bilgi arama davranışlarını etkileyen unsurlar

Bilgi arama davranışı birçok faktörden etkilenmektedir. Bunlar sosyolojik, ekonomik, kültürel ve özellikle teknolojik olabilmektedir. Özellikle bilişim sektöründe yaşanan gelişmeler kullanıcıların bilgi arama davranışlarını ve bilgiye erişim yollarını etkilemiştir. Buna bağlı olarak, araştırmacıların bilgi gereksinimleri ve alanları farklı olduğu gibi değişik alanlarda çalışan araştırmacıların davranışları da farklı olabilir. “Bilgi arama davranışını etkileyen faktörler üç ana grupta toplanmaktadır. Bunlardan ilki, bilgi kaynağı ve bilgiye erişimle ilgili (bilgiye erişilebilirlik, bilginin kalitesi, güvenilirliği, güncelliği, tam olması vb.) faktörlerin oluşturduğu gruptur. İkinci gruba giren faktörler bireyin içinde bulunduğu çevre, politik ve ekonomik yapıdır. Kişisel özelliklerse üçüncü grup faktörü oluşturmaktadır”[4] Bundan yola çıkarak diyebiliriz ki, kullanıcının toplumsal yapısı, ırk ve sosyolojik özellikleri, ekonomik durum, bireysel özellikleri ve deneyimleri bilgi arama davranışını etkilemektedir. Araştırmacıların bilgi düzeyleri ve becerileri bilgi arama davranışını etkilemektedir. Örneğin bilişsel olarak düşündüğümüzde, bu durum kullanıcıların bilgisayar kullanma düzeylerine göre sonuçlara ulaşma ve sorunları çözme becerileri etkilenmektedir. Tıp alanında bir araştırma yapan araştırmacı kanıta dayalı, sentezlenmiş, istatistiksel olarak güvenli, kısa ve amaca yönelik bilgiler içeren kaynakları kullanır. Bir başka alan olan Tarihte ise “Talja ve Maula (2003, s. 681),[5] tarihçilerin, bir konudaki kitaptan ilişkili kaynakların künyesine, oradan da çevrimiçi kataloglar yardımıyla kaynağın kendisine ulaştıklarını ifade eder.”[6]

“Anderson (2004, s. 89),[7] tarihçilerin bilgi arama davranışlarını, “ basılı ve elektronik kaynakların ve resmi olmayan bilgi kanallarının kullanılmasının birleştirilmesi ” olarak tanımlar. “[8] Gazeteciler ise, gazetenin özelliklerine göre alanlarının yapısıyla ilgili haber türüne ve geçmişe yönelik bilgi isteğiyle bilgi kaynaklarına hızlı ve güncel olarak ulaşmak istemektedirler. Bir diğer unsur bilgi kaynaklarına kolay ve tam metin olarak erişebilmektir. Erişilen bilginin yetkinliği, isabetli oluşu, kesinliği de önemlidir. Bilginin bulunduğu her türlü bilgi kaynağını tarayarak bilgiye ulaşabiliriz. Kitap, dergi, internet, ansiklopedi gibi kaynaklarla bilgi arama davranışını gerçekleştirebiliriz. Kullanıcıların alanına göre çok değişik bilgi kaynakları kullanılabilir. Bilgi kaynağına erişememek bilgi aramanın başarısız olduğu anlamına gelir. Bilgiye yasaklar ve sınırlamalar olmaksızın (toplumun politik yapısından kaynaklı olabilir) erişmek bu anlamda önemlidir. Tam metin yerine bilgiye kısıtlı olarak ulaşmak da başarısızlığa neden olur. Maliyet olarak her ne kadar ücretsiz veya düşük bütçeli bilgi kaynaklarını tercih etsek de ekonomik olarak zorlayıcı kaynakların varlığı da olumsuz sonuçlara neden olmaktadır. Kullanıcının içinde yaşadığı toplumun ve siyasi baskının da etkisi önemlidir. “Bazı toplumlar bilgi fakiri (information poor) olarak tanımlanırken, bazı toplumlar bilgi zengini (information rich) olarak tanımlanmakta, buna bağlı olarak bilgi arama davranışı ve iletişim kanallarının seçimi etkilenmektedir”[9]. Siyasi olarak da yöneticilerin yasak ve sınırlamasına maruz kalan bilgi kaynaklarına erişme sorunu yaşayabiliriz. 

Kaynakça

  1. ^ Uçak, N. (1997). Bilgi Gereksinimi ve Bilgi Arama Davranışları. Türk Kütüphaneciliği, 11(4), 315-325
  2. ^ (Najjari’den (2010) aktaran: Altay, Gürdal ve Yılmaz, 2012, s. 1)
  3. ^ (Krikelas’tan (1983) aktaran: Uçak, 1997, s. 319)
  4. ^ (Uçak, 1997, s. 321)
  5. ^ Talja ve Maula (2003, s. 681)
  6. ^ (Birinci, 2007, s. 33)
  7. ^ Anderson (2004, s. 89)
  8. ^ ( Birinci, 2007, s. 33)
  9. ^ (Uçak, 1997, s. 7)

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Sosyoloji</span> toplumun oluşum, işleyiş ve gelişim yasalarını inceleyen bilim dalı

Sosyoloji veya toplum bilimi, toplum ve insanın etkileşimi üzerinde çalışan bir bilim dalıdır. Toplumsal (sosyolojik) araştırmalar sokakta karşılaşan farklı bireyler arasındaki ilişkilerden küresel sosyal işleyişlere kadar geniş bir alana yayılmıştır. Bu disiplin insanların neden ve nasıl bir toplum içinde düzenli yaşadıkları kadar bireylerin veya birlik, grup ya da kurum üyelerinin nasıl yaşadığına da odaklanmıştır.

Psikoterapi, bireylerin duygusal ve davranışsal sorunlarının çözümünü, ruh sağlıklarının geliştirilmesi ve korunmasını amaçlayan tekniklerin genel adı. Psikoterapi her zaman sadece tek tek bireyleri konu almaz, zaman zaman incelenen tüm bir ailenin etkileşimsel meseleleri zaman zamansa incelenen bir çiftin birbiriyle olan ilişkisindeki bazı sorunların ruh sağlığı temelindeki kökleri olabilir. Ruh-zihin sağlığına dair sorunların psikolojik, sosyolojik veya somatik boyutları olabilir.

<span class="mw-page-title-main">Eğitim sosyolojisi</span> EĞİTİM

Eğitimsel toplum bilimi, eğitim kurumlarını ve okullaşma ile modern endüstri toplumlarında okullaşma sistemlerini, ‘okul ile toplumsal yapı arasındaki ilişkileri konu alan, eğitim kurumunun toplumun diğer büyük kurumsal düzenleriyle, yani iktisat, politika, din vb. ile olan ilişkilerini sosyolojinin yöntemleri ve bakış açısıyla araştıran sosyoloji dalı.

Oyun teorisi veya Oyun kuramı, istatistik, sosyal bilimler, biyoloji, mühendislik, siyasi bilimler, bilgisayar bilimleri kullanılan meşhur teoridir. Oyun teorisi, bireyin başarısının diğerlerinin seçimlerine dayalı olduğu seçimler yapması olan bazı stratejik durumların matematiksel olarak davranış biçimlerini yakalamaya çalışır. İlk başlarda bir bireyin kazancının ötekinin zararına olduğu yarışmaları çözümlemek için geliştirilmişse bile, daha sonradan birçok kısıta dayanan çok geniş bir etkileşim alanını incelemeye başlamıştır. Bugün:

Oyun teorisi, sosyal kelimesinin geniş anlamda insan ve insan-dışı oyuncuları kapsayacak biçimde tanımlandığı, sosyal bilimlerin rasyonel yönü için bir birleşik alan kuramı veya bir tür şemsiyedir.

<span class="mw-page-title-main">Sosyal psikoloji</span> toplumun insanların düşüncelerini ve davranışlarını nasıl etkilediğini araştıran bilim dalı

Sosyal psikoloji bireylerin düşüncelerinin, iç dünyalarının ve davranışlarının başkalarının gerçek, hayalî ve anlaşılan oluşundan nasıl etkilendiğine dair bir bilimsel çalışmadır. Bu alanda araştırma yapanlar genellikle psikolog veya sosyolog'lardan oluşmaktadır. Buna rağmen bütün sosyal psikologlar hem birey, hem de topluluk bazında çalışırlar. Benzerliklerine rağmen iki alan amaçları, yaklaşımları, yöntemleri ve terimlerinde farklılaşırlar. Biyofizik ve kavrama psikolojisi gibi sosyal psikoloji de disiplinlerarası bir alandır.

<span class="mw-page-title-main">Simülasyon</span> gerçek bir dünya süreci veya sisteminin işletilmesinin zaman üzerinden taklit edilmesi

Simülasyon veya benzetim, teknik olmayan anlamda bir şeyin benzeri veya sahtesi anlamında kullanılır. Teknik anlamda gerçek bir dünya süreci veya sisteminin işletilmesinin zaman üzerinden taklit edilmesidir. Sistem nesneleri arasında tanımlanmış ilişkileri içeren sistem veya süreçlerin bir modelidir.

<span class="mw-page-title-main">Kullanıcı arayüzü</span> bir kullanıcının bir makineyle etkileşime girdiği ve makineyi kontrol ettiği araçlar

Kullanıcı arayüzü ya da kullanıcı arabirimi, insanların bir makine, cihaz, bilgisayar programı ya da karmaşık aletlerle etkileşimini sağlayan yöntemlerin bileşkesine verilen addır.

Proje yönetimi, belirli bir projenin hedef ve amaçlarına ulaşıp bitirilmesi için kaynakların planlanması, organize edilmesi, tedarik edilmesi ve yönetilmesi disiplinidir.

Bilgi merkezleri Bilgi merkezleri bilginin kayıt altına alınmasıyla başlayan ve zaman içinde gelişerek çok farklı kullanıcı gruplarına hizmet vermişlerdir.[1] Bilgi merkezlerinin amacı bilgi gereksinimi duyan kullanıcıya çeşitli yollarla bilgiye ulaşarak kaliteli bilgi hizmeti sunmaktır.[2] Bu merkezler: halk kütüphaneleri, çocuk kütüphaneleri, gezici kütüphaneler, okul kütüphaneleri, araştırma kütüphaneleri, üniversite kütüphaneleri, özel kütüphaneler, arşiv kurumları, dokümantasyon ve enformasyon merkezleridir. Genel bir tanımla bilgi merkezleri; bilgi taşıyıcılarının belli bir amaca yönelik olarak toplandığı hiçbir kayba uğramaksızın korunduğu, arandığında en kolay bulunabilecek tarzda düzenlendiği ve optimum kullanımı ile bilgi akışının kesintisiz oluşumunun sağlandığı merkezlerdir.[3]

Kullanılabilirlik kavramı incelenmesi gereken çok boyutlu bir kavramdır. Arayüz bu kavramlardan biridir; kullanılan sistemle olan etkileşim ve iletişimi sağlayan araç olması nedeniyle önemli bir ögesidir. Kullanılabilirlik, sistem ve kullanılanların arayüz aracılığı ile açık ve hızlı bir biçimde iletişim kurabilmektir. Geniş anlamıyla kullanılabilirlik; herhangi bir ürünün belirli bir kullanım çerçevesinde, belirli kullanıcılar için, belirli amaçları gerçekleştirmek üzere etkin, verimli ve tatmin edici bir şekilde kullanılmasıdır. Yani kullanılabilirlik kavramı etkililik, etkinlik, performans ve kullanıcı memnuniyeti gibi kavramları içermektedir. Etkinlik; kullanılan amaçlarını ve görevlerini doğru ve tam bir biçimde tamamlama düzeyleridir. Verimlilik; amaçları gerçekleştirirken gösterilen çabayı ve zamanı aynı zamanda da kullanılan kaynakları ifade eder. Memnuniyet ise kullanıcıların sistem kullanımı ile ilgili pozitif tutumları inceler ve kullanıcıların rahatlıklarını ölçer.

V-Model, sistem geliştirme sürecinde karmaşıklığı basitleştirmek amacıyla tasarlanmış bir kavramsal modelden, ayrıntılı ve özenli yaşam döngüsü modellerine ve proje yönetimi araçlarına kadar uzanan bir dizi modele uygulanan bir terimdir. İngiltere ve dünya genelindeki test topluluklarında, V-Model'in yazılım geliştirme sürecinde test edilebilmesi için ISTQB kuruluş müfredatı içinde tanımlanması, açıklayıcı ve değişken bir tanım olarak kabul edilir. V-Model'e ilişkin alternatif makalelerde bu modelin tek bir kabul edilmiş tanımının olmadığı görülür. Bu nedenle, farklı varyasyonlara sahip birçok versiyonu bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">V-Model (Yazılım geliştirme)</span>

V-model şelale (waterfall) modelinin gelişmiş hali olarak düşünülebilecek bir yazılım geliştirme süreci sunar. Doğrusal bir yönde ilerlemek yerine, süreç adımları kodlama evresinden sonra yukarıya doğru eğim alır ve tipik V şeklini oluşturur. V-Model geliştirme yaşam çevriminin her bir evresi arasındaki ilişkileri gösterir. Yatay ve dikey açılar zaman veya projenin tamamlanabilirliğini ve soyut seviyeyi gösterir.

Kavramsal model bir sistemin temsilidir ve modelin temsil ettiği sistemin insanların daha rahat bir şekilde anlamalarına yardımcı olur. Örneğin, montajı yapılarak oluşturulan bir oyuncak model temsil ettiği objenin çalışmasını modelini oluşturacak bir şekilde çalışabilir.

Hesaplamalı model, karmaşık sistemlerin davranışını matematik, fizik ve bilgisayar bilimleri kullanarak simüle etmek ve incelemek için bilgisayarların kullanılmasıdır.

Bir sistem mimarisi veya çoklu sistemlerin mimarisi; sistemin yapısını, davranışını ve biçimselliğini tanımlayan kavramsal modeldir. Bir mimari tanımı; sistemin yapıları ve davranışları hakkında mantıksallığı destekleyecek şekilde organize edilen ilişkiselliğin standart bir açıklaması veya temsilidir.

<span class="mw-page-title-main">Gereksinim çözümleme</span>

Bilgisayar bilimlerinde, gereksinim analizi ya da gereksinim çözümleme; çeşitli sistemlerin gerekliliklerini ve olası çelişkili durumlarını göz önüne alarak, yazılımı analiz etmek, belgelemek, doğrulamak ve yönetmek için yeni veya değiştirilmiş bir ürün üzerinde projenin ihtiyaçlarını, sistem gereksinimlerini ve koşullarını belirleyen görevleri kapsamaktadır.

Özel eğitim, öğrencilerin bireysel farklılıklarına; akademik, sosyal, günlük yaşam ve benzeri yetersizliklerine hitap eden geliştirilmiş ve bireyselleştirilmiş eğitim anlayışıdır. Özel eğitim, öğrenme güçlüğü, gelişimsel yetersizlikler, iletişim bozuklukları, duygusal ve davranışsal bozukluklar, fiziksel engelli ve diğer yetersizlik sınıfında olan veya yetersizliği olmayıp özel yeteneği yani yüksek yeterliliği olan öğrencilere uygun eğitim sağlamayı amaçlar. Yetersiz veya yüksek yeterliliğe sahip öğrencilerin farklı öğretim yaklaşımları, teknoloji kullanımı, özel olarak uyarlanmış bir öğretim sınıfı, ek ders, BİLSEM, destek eğitim odası veya ayrı bir özel eğitim okulu vb gibi eğitim hizmetlerinden yararlanmaları sağlanır.

Özel gereksinim, Özel gereksinime ihtiyaç duyan bireylerin^ günlük yaşamsal, sosyal, psikolojik eğitsel ve benzeri tüm gereksinimlerini belirtmek için kullanılan bir ifadedir. Otizm, asperger, down sendromu, motor bozukluğu, disleksi, diskalkuli, disgrafi, görme ve işitme yetersizliği vb gibi engel durumları için farklı farklı gereksinim türleri vardır bu sebeple bireysel özelliklerine göre her bir birey için farklı farklı özel gereksinimler belirlenir.

Ecocrop, bir ekinin belirli bir ortam için uygunluğunu belirlemek için kullanılan bir veritabanıydı. Birleşmiş Milletler'e bağlı Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından geliştirilen bu sistem, farklı yerlerde ve iklim koşullarında ekin canlılığını tahmin eden bilgiler sağlamıştır. Aynı zamanda bir bitki kataloğu ve bitki büyüme özellikleri olarak da hizmet etti.

Bir şartname genellikle bir malzeme, tasarım, ürün veya hizmet tarafından karşılanması gereken bir dizi belgelenmiş resmi gereksinimi ifade eder. Şartname genellikle bir teknik standart türüdür.