İçeriğe atla

Beş yüz metre açıklıklı Küresel Radyo Teleskop

Koordinatlar: 25°39′11″N 106°51′24″E / 25.6531°K 106.8567°D / 25.6531; 106.8567
Beş yüz metre açıklıklı Küresel Radyo Teleskop
Alternatif isimlerTianyan Bunu Vikiveri'de düzenleyin
Bulunduğu yer(ler)Jinke Village, Pingtang County, Guizhou, Çin Halk Cumhuriyeti Bunu Vikiveri'de düzenleyin
Koordinatlar25°39′11″N 106°51′24″E / 25.6531°K 106.8567°D / 25.6531; 106.8567 Bunu Vikiveri'de düzenleyin
Dalga boyu0,10 m (3,0 GHz)–4,3 m (70 MHz)
İlk ışık3 Temmuz 2016 Bunu Vikiveri'de düzenleyin
Teleskop çeşidiradyo teleskop Bunu Vikiveri'de düzenleyin
Çap500 m (1.640 ft 5 in) Bunu Vikiveri'de düzenleyin
Aydınlatılmış çap300 m (984 ft 3 in) Bunu Vikiveri'de düzenleyin
Toplama alanı196.000 m2 (2.110.000 ft2) Bunu Vikiveri'de düzenleyin
Aydınlatılmış alan70.690 m2 (760.900 ft2) Bunu Vikiveri'de düzenleyin
Odak uzaklığı140 m (459 ft 4 in) Bunu Vikiveri'de düzenleyin
fast.bao.ac.cn Bunu Vikiveri'de düzenleyin
China üzerinde Beş yüz metre açıklıklı Küresel Radyo Teleskop
Beş yüz metre açıklıklı Küresel Radyo Teleskop
Beş yüz metre açıklıklı Küresel Radyo Teleskop konumu
  Wikimedia Commons'ta ilgili ortam

Beş yüz metre açıklıklı Küresel Radyo Teleskop, (FAST; İngilizce: Five-hundred-meter Aperture Spherical Telescope), Çin'in güney batısındaki Guizhou eyaletinde bulunan bir radyo teleskobudur.

Çapı 500 metre olan FAST, inşa edildiği tarihten sonra Porto Riko’daki, çapı 300 metre olan Arecibo Teleskobu'nu geçerek dünyanın en büyük radyo teleskobu olmuştur.[1] Yapımı 5 yıl sürmüş ve 120 milyon Dolar'a mal olmuştur. Saniyede 38 gigabyte veri toplayabilmesiyle ve elekromanyetik spektrumun 10 santimle 4.3 metre arasındaki dalga boylarıyla dış uzayı gözlemleyebilen sabit çukur aynasıyla, yapılmış en hassas radyo teleskobudur. Uzak galaksilerdeki doğal hidrojen izlerini arayarak, zayıf pulsar sinyallerini algılayarak dış uzaydaki yaşam araştırmalarına katkıda bulunması amaçlanmaktadır.[2][3]

Genel yapısı

Çanak şeklindeki ayna yapısı, üçgen şeklindeki 4450 farklı alüminyum panelden oluşmaktadır. Çevreden izole ve sağlam bir zemin üzerinde bulunması için, en yakın yerleşim yerine 18 km uzaklıkta kireçtaşından oluşmuş doğal bir çukurun içine kurulmuştur. Kayalara sabitli, bilgisayarlarla koordine edilen 2225 motorla, alüminyum çanağın üzerine oturduğu çelik ağın çeşitli yönlerde aşağı doğru esnetilmesiyle “çanak içinde ikinci bir çanak yapısı” oluşturulabilmektedir. Parabol biçimli bu ikinci çanak yardımıyla, Dünya’nın dönüşüne karşın gökyüzünde teleskopun ekseninden 40 derece uzaktaki hedeflere bile doğrudan odaklanılabilmektedir. Yapının büyüklüğü nedeniyle çanağın kendisi hareket etmemektedir.[4]

500 m çanak içinde 300 m aydınlatmalı çanak

Misyonu

Samanyolu Galaksisi'ndeki nötr hidrojen gazını yüksek bir çözünürlükte haritalaması ve bilinen pulsar sayısını yaklaşık 2 bin'den 6 bin'e çıkarması beklenmektedir. Kendi yıldızının çevresinde dönen Jüpiter benzeri dış gezegenlerin yaydığı radyo emisyonlarını tespit edebilmektedir. Hızlı radyo patlamaları olarak bilinen, dünya dışı zekalara ait olma potansiyeli taşıyan sinyalleri ayırt edebilmektedir. Aynı zamanda önceki versiyonlarına göre uzaydaki belli bölgelere odaklanabilmekte ve bu da rastgele hareketlerin keşfinden çok, önceden belirlenmiş alanlarda araştırma yapabilme kabiliyetini kazandırmaktadır.[5]

Teleskop, henüz test aşamasındayken 100'den fazla pulsar keşfetmiştir. Bunun yanı sıra "121102" olarak bilinen, "tekrar eden hızlı radyo patlaması (FRB)" kaynağından geldiği belirtilen yüzlerce patlama tespit etmiştir. Bu patlamaların çoğu, diğer teleskoplar tarafından algılanamayacak kadar zayıftır.[6]

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ Sarıgül, Tuba. "Dünyanın En Büyük Teleskobu Uzayı Dinlemeye Başladı". bilimgenc. tubitak. 12 Aralık 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Aralık 2020. 
  2. ^ "30 futbol sahası büyüklüğündeki Çin'in dev teleskobu resmen faaliyete geçti". BBC Türkçe. 11 Ocak 2020. 12 Aralık 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Aralık 2020. 
  3. ^ "Çin dünyanın en büyük radyo teleskobu FAST'i hizmete soktu". DW Türkçe. Deutsche Welle. 12 Aralık 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Aralık 2020. 
  4. ^ Gürdilek, Raşit (28 Eylül 2016). "En Büyük Radyo Teleskop". kurious. 12 Aralık 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Aralık 2020. 
  5. ^ Erik, Gregersen. "FAST". britannica. 12 Aralık 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Aralık 2020. 
  6. ^ Gibney, Elizabeth (24 Eylül 2020). "Gigantic Chinese telescope opens to astronomers worldwide". nature. doi:10.1038/d41586-019-02790-3. 24 Eylül 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Aralık 2020. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Teleskop</span> uzaydan gelen her türlü radyasyonu alıp görüntüleyen, astronomların kullandığı, bir rasathane cihazı

Teleskop veya ırakgörür, uzaydan gelen her türlü radyasyonu alıp görüntüleyen astronomların kullandığı, bir rasathane cihazıdır. 1608 yılında Hans Lippershey tarafından icat edilmiştir ve 1609 yılında Galileo Galilei tarafından ilk defa gökyüzü gözlemleri yapmakta kullanılmıştır. Uzaydaki cisimlerden yansıyarak veya doğrudan gelen görülen ışık, ultraviyole ışınlar, kızılötesi ışınlar, röntgen ışınları, radyo dalgaları gibi her türlü elektromanyetik yayınlar; kozmos hakkında bilgi toplamak için çok gerekli kanıtlardır. Bu kanıtlar, klasik manada optik teleskoplarla ya da çok daha modern radyo teleskoplarla incelenir.

<span class="mw-page-title-main">Gözlemsel astronomi</span>

Gözlemsel astronomi astronomi bilimlerinin, teorik astrofizikten farklı olarak veri almayla ilgilenen bir dalıdır. Ana olarak fiziksel modellerin ölçülebilir içeriklerini bulmaya dayanır. Uygulama olarak, Teleskop ve diğer astronomi araç gereçleri kullanılarak gökcisimlerinin gözlenmesidir.

SETI@home, İnternete bağlı bilgisayarların kullanıldığı bir dağıtık bilgi işlem projesidir. Projeye Berkeley'deki Kaliforniya Üniversitesi'nin Uzay Bilimleri Laboratuvarı ev sahipliği yapmaktadır. SETI, Search for Extra-Terrestrial Intelligence sözcüklerinin baş harflerinden oluşturulmuş bir kısaltmadır. Eski SETI@home istemcisine verilen destek 15 Aralık 2005 tarihinde sona ermiştir. SETI@home BOINC platformundaki yeni istemcisiyle yoluna devam etmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Hubble Uzay Teleskobu</span> Uzay teleskobu

Hubble Uzay Teleskobu (HUT), ismi Amerikalı astronom Edwin Hubble'ın anısına verilmiş; Nisan 1990'da STS-31 Görevi esnasında Uzay Mekiği Discovery tarafından Dünya etrafındaki yörüngesine taşınmış bir uzay teleskobudur. İlk uzay teleskopu olmamasına rağmen, HUT en büyüklerindendir ve birçok üstün özelliğe sahiptir. Ayrıca hem hayati öneme sahip bir araştırma aracı olması hem de astronomi için etkili bir halkla ilişkiler unsuru olması nedeniyle çok tanınmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Pulsar</span> yüksek oranda manyetize olmuş ve hızlı dönen bir nötron yıldızı veya beyaz cüce

Atarca ya da pulsar [İngilizce: pulsating radio source'dan ], mıknatısal kutuplarından elektromanyetik ışınım yayan, oldukça mıknatıslanmış, dönen bir nötron yıldızıdır. Bu ışınım, yalnızca bir ışın Dünya'ya doğrultulduğunda gözlemlenebilir ve bu, yayınımın titreşimli (atımlı) görünümünden sorumludur. Nötron yıldızları çok yoğundur ve kısa, düzenli döngülere sahiptir. Bu, tek bir atarca için milisaniyeden saniyeye kadar değişen atımlar arasında çok kesin bir aralık oluşturur. Atarcalar, yüksek enerjili evrensel ışınların olası kaynaklarından biridir.

<span class="mw-page-title-main">Spitzer Uzay Teleskobu</span> 2003 yılında uzaya gönderilen ve 30 Ocak 2020de kullanım dışı bırakılan bir kızılötesi uzay teleskopu

Spitzer Uzay Teleskobu (SST), 2003 yılında uzaya gönderilen ve 30 Ocak 2020'de kullanım dışı bırakılan bir kızılötesi uzay teleskopuydu.

Fermi paradoksu, dünya dışı uygarlıkların var olma olasılığının gayet yüksek olduğuna dair tahminlerin varlığı ile bunu doğrulayacak herhangi bir kanıtın ya da temasın yokluğu arasındaki çelişkiyi ifade eder.

<span class="mw-page-title-main">James Webb Uzay Teleskobu</span> Aralık 2021de uzaya gönderilen en gelişmiş uzay teleskobu

James Webb Uzay Teleskobu, kızılötesi astronomiye yönelik bir uzay teleskobudur. Uzaya gönderilmiş en güçlü teleskoptur. Eskiyen Hubble Uzay Teleskobu'nun kısmen ardılı olacak şekilde planlanmış, NASA öncülüğünde ve ESA ile CSA'nın desteğiyle geliştirilmiştir. Aralık 2021'de fırlatılmış ve Ocak 2022'de yörüngesine girmiştir.

Arecibo mesajı, frekans modülasyonlu radyo dalgaları yoluyla, Arecibo radyo teleskobunun yenilenmesini kutlamak için yapılan 16 Kasım 1974 tarihindeki törende, yalnızca bir kez uzaya gönderilmiştir. Törenin yapıldığı tarihte ve yerde, gökyüzünde görülebilen yakın ve geniş bir yıldız topluluğu olması sebebiyle, 25.000 ışık yılı uzaklıktaki M13 küresel yıldız kümesi bölgesine doğru gönderilmiştir. Mesaj 1679 ikilik sayı sistemi rakamından oluşur ve yaklaşık olarak 210 bayttır. 2380 MHz frekanstadır ve "sıfırlar" ve "birler" arasındaki fark 1000 kW gücündeki 10 Hz'lik değişimlerle ayarlanmıştır. Bilgi saniyede 10 bit olacak şekilde yayımlanmıştır. Yayının toplam süresi üç dakikadan daha kısa sürmüştür.

SERENDIP Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley kaynaklı bir Dünya-dışı akıllı yaşam araştırması (SETI) programıdır.

<span class="mw-page-title-main">Arecibo Gözlemevi</span>

Arecibo Gözlemevi, Arecibo - Porto Riko'da bulunan bir radyo teleskop. Ulusal Bilim Vakfı ile yapılan iş birliği anlaşması altında Cornell Üniversitesi tarafından işletilmektedir. Ancak gözlemevi her iki ismi ifade etmek için çalışmalarını National Astronomy and Ionosphere Center (NAIC) adıyla yapmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">GRB 970508</span> 1997de tespit edilen gama ışını patlaması

GRB 970508, 8 Mayıs 1997 günü, saat 21.42'de (UTC) tespit edilmiş bir gama-ışın patlamasıdır. Bir gama-ışın patlaması, uzak galaksilerde meydana gelen ve gama ışını üreten patlamalar ve bunların yol açtığı çok parlak parıltıdır. Genelde uzun süren bir "artık parıltı" tarafından izlenirler.

Geçici dönen radyo dalgaları (RRAT’ler), ilk olarak 2006’da keşfedilen kısa ve kısmen parlak radyo nabızlarıdır. RRAT’lerin pulsar oldukları düşünülmektedir, örneğin: bilinen pulsarların büyüklüklerine kıyasla düzensiz bir şekilde/veya yüksek nabızdan nabıza yayılımda değişiklik gösterebilen ve dönen manyetize olmuş nötron yıldızları. RRAT’nin geçerli olan tanımı: RRAT, Fourier domain araştırmaları içindekine karşın, tek parlak nabız aramalarında çok daha rahat keşfedilebilen bir pulsardır ve bu sayede ‘RRAT’ bir etiketten başka bir şey değildir ve pulsarlardan olan soyu tükenmiş bir sınıfı temsil etmez.

<span class="mw-page-title-main">Milimetre-altı astronomi</span>

Milimetre-altı astronomi, elektromanyetik spektrumdaki milimetre-altı dalga boyunda çalışmaların yapıldığı gözlemsel astonominin bir dalıdır. Gök bilimciler kızılötesi ve mikrodalga bandı arasındaki milimetre-altı dalgaboyunda, genellikle birkaç yüz mikrometre ve mikrodalga arasında çalışırlar. Milimetre-altı astronomide halen yaygın olarak dalga boyuna mikron ya da eski ismiyle mikrometre denmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Parkes Gözlemevi</span> Radyo teleskop gözlemevi

Parkes Gözlemevi, Parkes kasabası, Yeni Güney Galler, Avustralya'nın 20 kilometre kuzeyinde bulunan radyo teleskop gözlemevidir. 20 Temmuz 1969'da Apollo 11'in aya inişini canlı olarak televizyonlara aktarılması için kullanılan teleskoplardan birisidir. Bilime katkıları açısından son 40 yılda Avustralya'da inşa edilmiş en iyi bilimsel enstrüman olarak tanımlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Milisaniye pulsarı</span>

Milisaniye pulsarları, yaklaşık 1-10 milisaniye aralığında dönel periyotları olan pulsarlardır. Milisaniye Pulsarları elektromanyetik spektrumun radyo, X-ışını ve gama ışınları kısımlarında saptanmıştır. Milisaniye Pulsarlarının kökeni hakkındaki en baskın teori yaşlı olmaları ve çok hızlı dönen, ikili sayı sistemine yakın çift yıldızlardan gelen maddelerin toplanması aracılığıyla “geri dönüşümlü” veya hızlanmış nötron yıldızları olmalarıdır. Bu yüzden, Milisaniye pulsarlarına bazen Geridönüşmüş Pulsarlar denebilir.

<span class="mw-page-title-main">Sincan Astronomik Gözlemevi</span>

Sincan Astronomik Gözlemevi Çin Bilimler Akademisi'ne bağlı bir gözlemevi. Ocak 2011'den itibaren bu isim kullanılmaya başlandı. Daha önceden Urumçi Astronomik Gözlemevi olarak biliniyordu.

<span class="mw-page-title-main">Teleskobun tarihi</span>

Teleskopun tarihi, 1608'de Hollanda'da bir gözlük üreticisi olan Hans Lippershey tarafından bir patent sunulduğunda ortaya çıkan bilinen en eski teleskopun icadından öncesine kadar götürülebilir. Lippershey patentini almamış olsa da, buluşla ilgili haberler kısa sürede Avrupa'ya yayıldı. Bu erken tasarımı kırılmalı teleskoplar bir dışbükey objektif lens ve içbükey mercekten oluşuyordu. Galileo ertesi yıl bu tasarımı geliştirdi ve astronomiye uyguladı. 1611'de Johannes Kepler, bir dışbükey mercek ve bir dışbükey mercek merceği ile çok daha kullanışlı bir teleskopun nasıl yapılabileceğini açıkladı. 1655'e gelindiğinde, Christiaan Huygens gibi gök bilimciler, bileşik göz mercekleri olan güçlü ama hantal Kepler teleskopları inşa ediyorlardı.

Yıldızlararası iletişim, gezegen sistemleri arasındaki sinyallerin iletimidir. Yıldızlararası mesajlar göndermek, şu anda mevcut olan teknolojiler ve ekipmanlarla mümkün olduğu için, yıldızlar arası yolculuktan potansiyel olarak çok daha kolaydır. Bununla birlikte, Dünya'dan potansiyel olarak yerleşik diğer sistemlere olan mesafeler, ışık hızının sınırlamalarını varsayarsak, engelleyici gecikmeler getirir. On binlerce ışıkyılı uzaklıktaki yıldızlara gönderilen radyo iletişimlerine anında yanıt vermek bile birçok insan neslini alacaktır.

Dünya dışı zeka, Dünya dışı akıllı yaşam veya insan dışı zeka, varsayımsal akıllı dünya dışı yaşamı ifade eder. Dünya'daki insanlar dışında Güneş Sistemi'nde böyle bir yaşamın varlığı kanıtlanmadı ve diğer yıldız sistemlerinde varlığı hala şüpheli. Başka yaşanabilir dünyaların var olup olmadığı sorusu eski çağlardan beri tartışılmaktadır. Kavramın modern biçimi, Kopernik Devrimi'nin Dünya'nın Güneş'in etrafında dönen bir gezegen olduğunu, diğer gezegenlerin ise tam tersine başka dünyalar olduğunu göstermesiyle ortaya çıktı. Yerleşik başka gezegenlerin veya uyduların var olup olmadığı sorusu bu yeni anlayışın doğal bir sonucuydu. Bilimdeki en spekülatif sorulardan biri haline geldi ve bilimkurgu ve popüler kültürün merkezi teması haline geldi.