İçeriğe atla

Beyazıt Meydanı

Beyazıt Meydanı
Meydan
Beyazıt
Beyazıt Meydanı ve İstanbul Üniversitesi
Beyazıt Meydanı ve İstanbul Üniversitesi
Özelliklerİstanbul Üniversitesi
İmkanlarLine T1
KonumFatih, İstanbul
Koordinatlar: 41°0′36″K 28°58′12″D / 41.01000°K 28.97000°D / 41.01000; 28.97000

Beyazıt Meydanı, İstanbul’da tarihî yarımadada merkezî bir konuma sahip meydandır. Konumu Bizans döneminde şehrin en önemli meydanlarından olan Theodosius Forumu’yla büyük ölçüde örtüşmektedir.

Osmanlı Dönemi'nde meydan ve işlevi

Beyazıt Meydanı ve İstanbul Üniversitesi

Eskiden Theodosius Forumu’nun bulunduğu arazinin kuzey kısmına İstanbul’un fethinden hemen sonra ilk olarak bir saray inşa edildi. İnşası 1458'de tamamlanan[1] bu ilk saray, daha sonraları Topkapı Sarayı’nın yapımıyla Eski Saray olarak bilinmeye başladı.

1506-12 yılları arasında II. Bayezid döneminde sultanın adını taşıyan külliye Eski sarayın güneyinde kalan alana inşa edildi. Külliyenin kurulduğu tarihten sonra, Eski Saray'ın duvarları ile kuzey sınırı çizilen ve külliyenin binaları arasında kalan bölgeye Beyazıt Meydanı denmiştir.[2] 1585 yılında İstanbul Kadısına verilen bir emirde Atmeydanı'nın yılda bir kez ve Beyazıt Meydanı'nın ise ayda iki kez süpürtülmesi gerektiği görülmektedir.[3] Bu da Beyazıt Meydanı'nın günlük kent hayatında ne kadar sık ziyaret edilen bir yer olduğuna işaret eder.

Padişahların kızlarının evlilikleri ve şehzadelerin sünnet düğünleri Eski Saray’da yapılırdı. Bu törenler için geleneksel olarak yaptırılan nahıllar (süslenen yapma ağaçlar) Beyazıt Meydanı'nda halkın beğenisine sunulurdu.[2]

Meydanın halk eğlenceleri için kullanıldığı da bilinmektedir. Müzisyenler, fal bakanlar, hayvan oynatıcıları, hokkabazlar ve cambazların meydanda yaptıkları gösteriler; 1577 – 1578 yılları arasında İstanbul'u ziyaret eden Stephan Gerlach'ın anlatılarında yer alır.[2]

1800'lü yıllara kadar meydan işlevini neredeyse hiç değiştirmez.[2]

Beyazıt Külliyesi

Beyazıt Külliyesi; bânîsi olan Sultan II. Bayezid’in hükümdarlığı sırasında tamamlanan cami, imaret ve medreseden ve sultanın ölümünden sonra külliyeye eklenen hamamdan oluşur. Beyazıt Camisi, orijinal Fatih Camisi’nin deprem sonucu yıkılması nedeniyle İstanbul’da korunan en eski selatin cami olma özelliğini taşımaktadır. Beyazıt Camisi'nin iki taraftan yarım kubbelerle desteklenen merkezi kubbesi, Ayasofya’nın planıyla benzerlik göstermektedir. Hem kentin ticari merkezi olan Kapalıçarşı’ya hem de yoğun nüfuslu bir mahalleye yakınlığı sebebiyle Osmanlı dönemi boyunca en büyük cemaate sahip camilerdendir. Külliyenin çifte hamamı oldukça büyüktür, hatta kubbesinin boyutu caminin kubbesine yakındır. Medresesi de şeyhülislamın burada ders veriyor olması sebebiyle en itibarlı olanlar arasındadır.[2]

Geç Osmanlı Dönemi düzenlemeleri

Bouvard'ın Beyazıt Meydanı için yaptığı tasarım

Eski Saray II. Mahmut dönemi sırasında Yeniçerilerin kaldırılmasının ardından kurulan yeni orduya 1826 yılında tahsis edilmiştir. 1828'de buraya Beyazıt Yangın Kulesi inşa edilir. 1864– 1866 arasında bugünkü İstanbul üniversitesi Rektörlüğü olan Harbiye Nezareti binası ve anıtsal kapısı mimar Bourgeois tarafından inşa edilmiştir.[4]

1901 yılında, II. Abdülhamit, İstanbul'un en göz önünde olan kent alanlarının Avrupalı şehirlerle yarışır hale gelebilmesi için Paris elçisi Salih Münir'i bir uzman bulmakla görevlendirir. Salih Münir bu iş için o dönemin en gözde mimarlarından, 1900 Paris Uluslararası Sergisi’nin mimarlık departmanının başkanlığını yapmış olan Beaux-Arts eğitimli Joseph Antoine Bouvard'a teklifte bulunur. Bouvard, Paris'teki iş yoğunluğu sebebiyle İstanbul'u ziyaret edemeyecek durumda olmasına rağmen teklifi kabul eder. Bouvard'ın masrafları Fransız hükûmeti tarafından karşılanır ve hazırladığı projeler resmi bir hediye olarak İstanbul'a sunulur.[5]

Bouvard, aralarında Beyazıt Meydanı da olan meydan düzenleme projelerini tamamıyla kendisine gönderilen şehir fotoğrafları ve planlar üzerinden geliştirir. Bouvard'ın projesinde büyük kusurlar vardır. Herhangi bir ana plana dayanmayan projeler arasındaki bağlantılar net değildir ve arazilerdeki kot farkları tamamen göz ardı edilmiştir.[5]

Bouvard'ın Beyazıt Meydanı için projesi alanı Beyazıt Medresesi'ni yıkmak suretiyle fazlasıyla genişletip 4 adaya bölmeyi öngörüyordu. Bu yeni alanın güney tarafına, Harbiye Nezareti ile aynı aks üzerine yüksek kuleli bir “Belediye Sarayı” inşa edilecekti. Meydanın batı tarafında ise birbirinin aynısı iki bina yapılacaktı, bunlar da “Sanayi ve Ziraat Müzesi” ve “Devlet Kütüphanesi” olacaktı. Beyazıt Camisinin açısının meydanın kalanına uymaması problemi yoğun bir ağaçlandırma ile gizlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca Beyazıt Camisi’nin minber duvarının ardındaki hazirenin ve II. Bayezid türbesinin de yıkılması planlanmıştır.[5]

Proje Osmanlı bürokrasisi tarafından onaylanmıştır ancak projenin öngörülen masraflarını o dönemdeki devletin karşılayamayacak olması sebebiyle hayata geçirilmemiştir.[5]

Cumhuriyet Dönemi düzenlemeleri

1940'larda Beyazıt meydanı ve dekoratif havuz
Sedad Hakkı Eldem'in Beyazıt Meydanı için yaptığı tasarım

Beyazıt Meydanı, İstanbul'da erken dönem Cumhuriyet yönetiminin düzenleme yaptığı az sayıda yerden olmuştur ve 1920'lerde Vali Ali Haydar Bey'in girişimleriyle meydanın ortasına dekoratif bir çeşme inşa edilmiştir.[6] Otobüsler ve daha sonra yapılan tramvay hattı da bu havuzun etrafında tur atmaktaydı.

1950'lerde Demokrat Parti yönetiminde İstanbul'da büyük çaplı altyapı projelerine girişildi.[6] Tüm bu yol genişletme projelerine paralel olarak Beyazıt Meydanı'nın da yeniden düzenlenmesi gündeme gelir ve havuz yıkılır. Sürekli dolgu ve kazı çalışmaları tekrarlanan meydanın sonunda düzenlenebilmesi için Sedad Hakkı Eldem’e bir proje yaptırılır. Eldem'in projesi üniversitenin kotunun bir dizi merdiven ile Ordu Caddesi kotuna bağlanmasını planlıyor, yeni bir havuzun bu cadde yakınında inşasını öngörüyordu. Ayrıca Ordu Caddesi’nin öbür tarafında yapılacak bir binayla meydan bu tarafta da devam ettirilecekti, ancak bu yeni inşaat için Simkeşhane'nin doğu kanadının yıkılması gerekiyordu. Eldem'in projesi planlandığı gibi uygulamaya konmadı ve meydana bir yol kavşağı inşa edildi. 27 Mayıs 1960 tarihinde gerçekleşen darbeden sonra da çalışmalar durdu.

Darbe sonrası yönetim meydanın adını Hürriyet Meydanı olarak değiştirir ve yeni bir düzenleme projesi için yapılan yarışmanın sonucunda Turgut Cansever projenin başına getirilir. Turgut Cansever’in projesi meydanın yayalaştırılması amacıyla geliştirilmiştir. Cansever projesinde Beyazıt Camisi’nin açısını esas alarak meydanda yeni bir doğrultu öngörmüştür. İstanbul Üniversitesi’nin kapısının önüne inşa edilecek bir dizi merdiven ve rampayla hem kot farkının aşılmasını hem de üniversitenin camiye paralel olmayan duvarını bu merdiven yapısı ile meydanın kalanıyla aynı doğrultuya gelmesini sağlamıştır. Fakat Turgut Cansever’in projesi de tam olarak uygulanmadı, meydan önce yayalaştırıldıysa da daha sonra otopark ve otobüs durağı haline geldi.[6] Daha sonra Vedia Dökmeci ve Yaprak Karlıdağ tarafından tasarlanan iki katmanlı ve Osmanlı mimarisinden esinlenen işlemeli istinat duvarlı proje bir yarışma kazandı. Ancak bu proje de uygulanmadı. Yıllar sonra İBB, Beyazıt Meydanı'nı yenilenme projesini Temmuz 2017'de başlattı ve Mart 2019'da bitirmeyi planladı. 2019 İstanbul ara yerel seçimi'nden sonra Ekrem İmamoğlu başkanlığındaki yeni İBB yönetimi, önceki yönetimden yenileme çalışmaları durdurulmuş olarak teslim aldığı tarihi meydanı eski görkemli günlerine döndürmek için süreci hızlandırdı. Kentsel tasarım uygulama projesi Ali Kural ve Deniz Çalış Kural tarafından hazırlandı.[7] Temmuz 2020'de başlanan proje çalışmaları aynı yılın sonbaharında bitirilip Koruma Kurulu'na sunuldu ve proje 24 Haziran 2021 tarihinde onaylandı. Onayın hemen ardından Ağustos 2021'de başlayan çalışmalar yaklaşık 1 yıl sonra bitirildi. Meydanın yeni hali İstanbul'un İşgali'nin bitişinin 99. yıldönümü olan 6 Ekim 2022 tarihinde 150 günde 150 proje maratonu kapsamında CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve birçok konuğun katılımıyla düzenlenen törenle halkın hizmetine sunuldu.[8]

Turgut Cansever'in Beyazıt Meydanı tasarımı

Toplumsal olaylar

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ Tülay Artan (1994). Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi, C.3. 
  2. ^ a b c d e Turgut Akbaş (2011). Osmanlı İstanbul'unda Bayezid Meydanı ve Tarihi Çevresi. 
  3. ^ Ahmet Refik Altınay (1935). On Altıncı Asırda İstanbul Hayatı (1553 – 1591). Maârif Vekaleti Milli Talim ve Terbiye Dairesi Yayını. 
  4. ^ "İstanbul Üniversitesi Merkez Kampüsü'nde Bulunan Taş Eserler", 25. 2016. 
  5. ^ a b c d Zeynep Çelik (1993). The Remaking of Istanbul - Portrait of an Ottoman City in the Nineteenth Century (İngilizce). University of California Press. 
  6. ^ a b c Murat Gül (2017). Architecture and the Turkish City - An Urban History of Istanbul Since the Ottomans (İngilizce). Bloomsbury Publishing. 
  7. ^ Bayhan, Bahar (29 Ocak 2015). ""Önemli Tarihi Değeri ve Güzelliği Olan Bir Meydan Bu Kadar İlgisiz, Bakımsız Kalmamalıydı"". Arkitera. 1 Aralık 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Aralık 2022. 
  8. ^ Macit, Ali (6 Ekim 2022). "Yenilenen Beyazıt Meydanı törenle açıldı - İmamoğlu: "Bir gelecek vizyonu ortaya koymak adına yola çıktık"". Medyascope. 6 Ekim 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Ekim 2022. 

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Mimar Sinan</span> 16. yüzyıl Osmanlı başmimarı ve inşaat mühendisi

Mimar Sinan veya Koca Mi'mâr Sinân Ağa, Osmanlı İmparatorluğu'nun 16. yüzyılda görevli başmimarı ve inşaat mühendisidir. Kariyerinde önemli eserler veren ve Kanuni Sultan Süleyman, II. Selim ve III. Murad dönemlerinde başmimar olarak görev yapan Mimar Sinan, yapıtlarıyla geçmişte ve günümüzde dünyaca tanınmıştır. Başyapıtı, "ustalık eserim" olarak tanımladığı, Edirne'deki Selimiye Camii'dir.

Turgut Cansever, Türk mimar, şehir plancısı, düşünür. Dünyada üç kez Ağa Han Mimarlık Ödülü almış tek mimardır. "Bilge Mimar" da olarak anılır. Kent, imar, koruma alanlarında pek çok görev almış, Beyazıt Meydanı'nı tasarlamıştır. Türkiye'deki ilk sanat tarihi doktora tezinin sahibidir.

<span class="mw-page-title-main">Bayezid Camii</span>

Bayezid Camii İstanbul'un Beyazıt semtinde Sultan II. Bayezid tarafından yaptırılmış bir cami.

<span class="mw-page-title-main">Gazi Atik Ali Paşa Camii</span>

Atik Ali Paşa Camisi ve Külliyesi, II. Mahmud Türbesi'nden Çarşıkapı'ya uzanan Yeniçeriler Caddesi üzerindedir. Külliyenin inşa edildiği alan, Bizans döneminde I. Konstantin tarafından yaptırılan dikilitaşın bulunduğu Konstantin Forumu’nun sınırları içindedir. Külliyenin banisi aslen Bosnalı olan “Hadım, Tavaşi, Şehit, Eski” lakapları ile de anılan ve iki defa sadrazam olup 1511’de Şah Kulu Vakasında şehit olan Atik Ali Paşa’dır. Külliyenin Vakfiyesi 1509 tarihlidir. Cami, “Sedefçiler”, “Eski Ali Paşa”, “Çemberlitaş”, “Dikilitaş”, “Vezirhanı” ve “Sandıkçılar Camisi” isimleriyle de tanınır. Fetih sonrası İstanbul’un en eski eserlerinden biridir.

<span class="mw-page-title-main">Yeni Cami</span> İstanbulda bir cami

Yeni Cami ya da Valide Sultan Camii, İstanbul'da 1597 yılında Sultan III. Murad'ın eşi Safiye Sultan'ın emriyle temeli atılan ve 1665'te zamanın padişahı IV. Mehmed'in annesi Turhan Hatice Sultan'ın büyük çabaları ve bağışlarıyla tamamlanıp ibadete açılan camidir.

<span class="mw-page-title-main">Amasya İkinci Beyazıt Külliyesi</span>

Amasya İkinci Beyazıt Külliyesi, Osmanlı Padişahı II. Bayezid tarafından Amasya'da inşa ettirilen külliyedir.

<span class="mw-page-title-main">Beylerbeyi Camii</span>

Beylerbeyi Cami ya da diğer bilinen adıyla Hamid-i Evvel Camii İstanbul'un Beylerbeyi semtinde bulunan 18. yüzyıl yapısı bir selatin camisidir.

<span class="mw-page-title-main">Alâeddin Camii (Sinop)</span>

Sinop Alaeddin Camii, Sinop ilinde, şehir merkezinde yer alan Selçuklu devri yapısı.

<span class="mw-page-title-main">Sokollu Mehmed Paşa Külliyesi</span>

Sokollu Mehmet Paşa Külliyesi, Mimar Sinan'ın İstanbul Kadırga'da Şehit Mehmet Paşa yokuşunda bulunan ve cami ile külliyeden oluşan bir eseri. Sinan'ın en güzel eserlerinden biri sayılır. Üç padişaha sadrazamlık yapan Sokollu Mehmet Paşa adına 1571'de karısı tarafından yaptırılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Theodosius Forumu</span> Doğu Roma İmparatorluğu meydanı

Theodosius Forumu veya Teodosyüs forumu bugün kısmen Beyazıt Meydanı'nın olduğu alana tekabül eden Doğu Roma İmparatorluğu meydanıdır. Bu bölgeye bir forum yapılması ilk olarak bu alanın I. Konstantin zamanında şehrin sınırları içine katılmasıyla beraber kararlaştırılmıştır. I. Theodosius döneminde Roma’daki Trajan Forumu’ndan ilham alınarak yoğun bir şekilde yapılaştırılmış ve bu dönem sonrası Theodosius Forumu olarak isimlendirilmiştir. Forumun büyüklüğü tam belli olmasa da şehrin en büyük forumu olduğu tahmin edilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Selatin camileri</span>

Selatin camileri, Osmanlı İmparatorluğu döneminde sultanların yaptırdıkları camilere verilen addır. Osmanlı dönemindeki ilk selatin camileri Bursa'daki Ulu Camii ve Yeşil Camii'dir. İstanbul'daki ilk selatin camisinin, İstanbul'un ele geçirilmesi sonrası camiye çevrilen Ayasofya olduğu öne sürülse de II. Mehmed tarafından yaptırılmış Fatih Camii ilk selatin camii olarak kabul edilmektedir. İstanbul’da özgün halini koruyan en eski selatin camii ise II. Bayezid'in yaptırdığı Bayezid Camii olarak kabul edilir.

<span class="mw-page-title-main">Piyalepaşa</span> Beyoğlu, İstanbul, Türkiyede mahalle

Piyalepaşa, İstanbul ilinin Avrupa Yakası'nda bulunan Beyoğlu ilçesine bağlı bir mahalledir. İdari sınırlarına bakıldığında güneyinde Kaptanpaşa; batısında Fetihtepe; doğusunda Şişli ilçesine bağlı Paşa ve Mahmut Şevket Paşa; kuzeyinde Kâğıthane ilçesine bağlı Mehmet Akif Ersoy mahalleleri bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Beyazıt Devlet Kütüphanesi</span> Osmanlı İmparatorluğu ulusal kütüphanesi

Beyazıt Devlet Kütüphanesi, Bayezid Camii ve tarihî Sahaflar Çarşısı yakınında, Beyazıt Meydanı'na bakan iki tarihi binada 1884 yılından beri araştırmacılara hizmet veren kütüphanedir.

<span class="mw-page-title-main">Eski Saray</span>

Eski Saray ya da Sarây-ı Atîk-i Âmire, İstanbul ili Fatih ilçesine bağlı Beyazıt mahallesinde Süleymaniye Camii ile Bayezid Camii arasında İstanbul Üniversitesi ana yerleşkesi içerisinde Osmanlı döneminde İstanbul'da inşa edilmiş ilk saray.

<span class="mw-page-title-main">Vaniköy Camii</span> Osmanlı döneminden kalma tarihi bir cami

Vanî Mehmet Efendi Camisi ya da halk arasında bilinen ismiyle Vaniköy Camii, İstanbul'un Üsküdar ilçesinin Vaniköy semtinde bulunan, 17'nci yüzyıldan kalma tarihî bir camidir.

<span class="mw-page-title-main">Karaköy Camii</span> Tarihi bir camii

Karaköy Camii veya diğer adıyla Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Camii, 1903'te Karaköy Meydanı'nda Raimondo D'Aronco tarafından inşa edilen cami. 1956'da dönemin Başbakanı Adnan Menderes tarafından başlatılan “İstanbul’da İmar Hareketi” kapsamında Karaköy Meydanı'ndaki tarihi caminin de yerinden sökülerek Kınalıada'da yeniden inşa edilmesine karar verildi; bu yüzden günümüzde, camii Karaköy Meydanı'ndaki yerinde bulunmamaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Çamlıca Camii</span> İstanbulun Çamlıca semtinde bir cami

Çamlıca Camii, Türkiye'nin İstanbul şehrinde yer alan bir camidir. Çamlıca, Üsküdar'da yapımına 29 Mart 2013'te başlanan ve 3 Mayıs 2019'da açılışı yapılan cami, cumhuriyet tarihinin en büyük camisidir. 63 bin kişi kapasiteli ve 6 minareli cami 57 bin 500 metrekarelik alana sahiptir. Cami külliyesinde aynı zamanda müze, sanat galerisi, kütüphane, bin kişilik konferans salonu, 8 sanat atölyesi ve 3 bin 500 araçlık otopark bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Taksim Camii</span> İstanbul, Türkiyede bir cami

Taksim Camii, İstanbul'un Beyoğlu ilçesindeki Taksim Meydanı'nda bir camidir. Caminin mimarları Şefik Birkiye ve Selim Dalaman'dır. Caminin inşaatına 9 Şubat 2017 tarihinde başlanmıştır. 28 Mayıs 2021'de Cuma namazı sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katıldığı törenle ibadete açılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">İstanbul Belediye Sarayı</span> İstanbul Büyükşehir Belediyesi için inşa edilen bina

İstanbul Belediye Sarayı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi için inşa edilen bina. Mimar Nevzat Erol tarafından tasarlanmıştır. Günümüzde hala İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından kullanılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">İstanbul Metrosu tarihi</span> İstanbul Metrosunun tarihçesi

İstanbul Metrosu, tarihi çok eskilere dayanan bir düşünce olmasına karşılık ancak 20. yüzyılın sonlarında gerçek anlamıyla hayat bulabilmiştir.