İçeriğe atla

Beslenme psikolojisi (Duygusal yeme)

Obeziteye yol açabilen beslenme psikolojisi ve etmenleri

Beslenme psikolojisi (NP- Nutrition psychology); yemek kararları gibi bilişsel seçimlerin beslenmeyi, psikolojik sağlığı ve genel sağlığı nasıl etkilediğinin psikolojik çalışmasıdır. Beslenme psikolojisi, beslenme davranışı ile ruh sağlığı/esenlik arasındaki ilişkiyi anlamaya çalışmaktadır. NP (Beslenme psikolojisi), psikolojinin ve daha özel olarak sağlık psikolojisinin bir alt alanıdır. Psikoloji, diyetetik, beslenme ve pazarlama dahil olmak üzere çok sayıda farklı alana uygulanabilmektedir. NP, psikolojiye bilgi ve birikim katmaya başlamış, kısa bir geçmişi olan oldukça yeni bir alana sahiptir. Beslenme psikolojisinde iki ana tartışma alanı vardır. Tartışmanın ilk alanı, konunun iki farklı şekilde görülebilmesidir. Psikolojik işlevleri etkileyen beslenme veya beslenme ve sağlığı etkileyen psikolojik seçimler ve davranışlar olarak görülebilmektedir. İkinci tartışma, beslenmeyle ilgili olarak neyin "sağlıklı" veya "normal" olduğunun tanımlanmasıdır.[1]

Genel bakış

Beslenme, "beslenme veya beslenme eylemi veya süreci; özellikle bir hayvanın veya bitkinin gıda maddelerini aldığı ve kullandığı süreçlerin toplamı" olarak tanımlanmaktadır. Psikoloji, "belirli bir bilgi veya faaliyet alanıyla ilgili olarak zihin ve davranış çalışması" olarak tanımlanmaktadır. Bu durumda, özel çalışma alanı beslenmedir. Bu nedenle beslenme psikolojisi, yiyecekleri alma ve kullanma süreciyle ilgili olarak zihin ve davranış çalışmasıdır.[2][3]

Hedefler

2016 itibarıyla, Amerikalı yetişkinlerin üçte birinden fazlası "obez" olarak kabul edilmektedir. Beslenme psikolojisi, bu ve diğer sağlık eğilimlerinin arkasında hangi psikolojik nedenlerin olabileceğini açıklamayı amaçlamaktadır. Beslenme psikolojisi, insanların yaptıklarını neden yaptıklarının içsel psikolojik etkilerine ve dış uyaranlardan nasıl şekillenip etkilendiklerine bakmaktadır.[4]

Kökenleri ve gelişimi

Beslenme psikolojisi, henüz gelişiminin erken aşamalarında olan bir alandır. Obezitenin Amerika Birleşik Devletleri'nde ve yurtdışında sürekli büyüyen bir sorun olmasıyla birlikte, günümüzde beslenme psikolojisi toplumda önem ve popülerlik kazanmaktadır. Beslenme psikolojisi büyüdükçe, diğer konuların yanı sıra diyet, gıda etiketleri, gıdanın pazarlanma şekli, gıda teknolojisi, obezite ve halkın gıdaya karşı tutumu hakkındaki araştırmaları doğrudan ve dolaylı olarak etkilemiştir. Bazı araştırmalar, "gıda ve diyetin genel sağlık üzerindeki etkisine çok fazla ağırlık verildiği ve iyi ya da kötü iddiaların genellikle abartılı olduğu fikri" olarak hafif bir şekilde tanımlanan "Gıda hevesi" fikrini tartışmaktadır. Olağanüstü sonuçlara sahip olan bu yiyecek seçimi fikrinin, muhtemelen Adem ve Havva'nın yasak meyveyi yeme hikâyesinden kaynaklanan, kültüre derinden kök saldığı düşünülmektedir.[5]

Uygulamalar

Gıda etiketleri

Alınan gıda etiketinin incelenmesi

1990'da ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FD)), Amerika Birleşik Devletleri'nde gıda ürünlerine beslenme etiketlerinin konulmasını zorunlu kılmıştır. Bunu yapmanın arkasındaki düşünce, tüketicilere satın aldıkları gıdalar hakkında bilinçli kararlar vermeleri için gerekli bilgileri sağlama düşüncesidir. O zamandan beri, beslenme psikologları, bu etiketlerin tüketicilerin hangi yiyecekleri satın alacaklarını nasıl seçtiğini nasıl etkilediği konusunda araştırmalar yaptılar. Bu çalışmalar, beslenme etiketlemesinin etkileriyle ilgili karışık sonuçlar göstermektedir. Araştırmaya göre, ortalama bir tüketici etiketleri okumaya ve bilgileri dikkate almaya meyillidir. Çünkü kısmi şirketler sağlığa daha duyarlı bileşenlerle gıdalar üretmeye başlamıştır. Bununla birlikte, bu potansiyel sağlık yararlarının çoğu, son birkaç on yılda Amerika Birleşik Devletleri'nde obezite ve obeziteye bağlı ölümlerde devam eden artış tarafından gölgede bırakılmıştır.[6]

Yanlış bilgilendirme ve işlenmiş, önceden paketlenmiş gıdalara kolay erişim nedeniyle, insanların taze gıda veya daha sağlıklı paketlenmiş gıdalar yerine bunları seçme olasılığı daha yüksektir. Bu, sağlıkla ilgili hastalıklara ve obeziteye yol açabilmektedir. Beslenme ve beslenme etiketlerinin nasıl okunacağı konusunda eğitimsiz olanlar bu konuda en fazla risk altında olanlardır. Beslenme etiketlemesi hakkında bilgi verildiğinde, kişinin sağlığı, vücut ağırlığı ve genel enerji alımı üzerinde bir etkisi vardır. Birçok gıda şirketi, gıda ürünlerini gerçekte olduğundan daha besleyici görünmek için pazarlamaktadır. Yanlış bir şekilde insanları, bunların sağlıklı bir seçenek olduğuna inandırmaktadırlar. Bu, obezite ile bağlantılı olabilmektedir. Çünkü bazı insanlar sağlıklı bir seçenek olduğunu düşündükleri bir ürünü çok miktarda alıyor olabilir. Bunu, ürün ambalajının doğru bir yolla istenilen şekilde görünmesini sağlayarak veya üzerlerine yanıltıcı kelimeler koyarak yapabilmektedirler. Ama yine de ürünün, beslenme etiketine bakarsanız göründüğü gibi olmayabilir. Örneğin, ambalajı daha güzel görünen, renkli veya üzerinde resim olan ürünleri, insanlar daha çok almaya meyilli olmaktadır. Ayrıca, gerçek malzemelerle yapılmış, bağışıklığı güçlendirdiği, yüksek fruktozlu mısır şurubu içermediği veya kolesterolü düşürdüğü gibi ambalaj üzerinde yanlış iddialarda da bulunabilmektedirler. Gerçekte, gıda maddelerinin işlenmiş bileşenleri vardır. Bu iddialar doğru değildir ve bu diğer çekici gelen üründeki bileşenlerin sağlıklı olduğu anlamına gelmemektedir. Gıda şirketleri ayrıca, tüketicilerin kendi ürünlerini satın almalarını sağlamak için ürünlerini, diğer ürünlerin sahip olmadığı besinsel faydaları olduğunu söyleyerek daha cazip hale getirmektedirler. Birçok insan beslenme etiketlemesi hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak istemektedir. Bununla birlikte, şeker, kolesterol, sodyum veya yağ gibi istemedikleri birçok farklı bileşeni karşılaştırmak zorunda kaldıklarında ürün seçimi zorlaşmaktadır. Üründeki arka plan bilgisi olanların veya beslenmeye ilgi duyanların etiketleri doğru okuması daha kolaydır.[7]

Pazarlama

Her sektörde olduğu gibi, gıda ürünlerinin alım satımında da pazarlama önemli bir rol oynamaktadır. Büyük şirketlerin sosyal medya ve viral pazarlama biçimlerinde kullanabildikleri kaynaklar göz önüne alındığında, yiyecek ve içecek pazarlama kampanyaları günümüzde giderek daha yaygın hale gelmektedir. Ve kapsam olarak dan her zamankinden daha geniş yer tutmaktadır. Bazı araştırmacılar, obezite oranlarındaki çarpıcı artışın en azından kısmen son 30 yılda gıda pazarlamasındaki artıştan kaynaklandığını iddia etmektedir. Yeni pazarlama stratejileri, yiyecek veya içeceğin ambalajının değiştirilmesi, medyada ürün yerleşimi, okullardaki reklamlar, daha büyük porsiyonlarla "değerli yemeklere" artan odaklanma ve sporcular veya ünlüler tarafından onaylanma dahil olmak üzere birçok etkili biçim almaktadır. Bu yöntemlerin birçoğu, araştırmalara göre, yetişkinlerden daha kolay etkilenme eğiliminde olan ve çocukken yeme alışkanlıkları yetişkin yaşamlarında uzun süre devam edebilen genç tüketicilere maruz kalmayı artırmaktadır. Televizyondaki abur cubur reklamlarını çocukların görmemesi için saat 21.00'den önce yasaklanması yönünde çağrılar vardır.[8][9]

Yanlış bilgilendirme, işlenmiş ve önceden paketlenmiş gıdalara kolay erişim nedeniyle, insanların taze gıda veya daha sağlıklı paketlenmiş gıdalar yerine bunları seçme olasılığı daha yüksektir. Bu, sağlıkla ilgili hastalıklara ve obeziteye yol açabilmektedir. Beslenme ve beslenme etiketlerinin nasıl okunacağı konusunda eğitimsiz olanlar bu konuda en fazla risk altında olanlardır. Beslenme etiketlemesi hakkında bilgi verildiğinde, kişinin sağlığı, vücut ağırlığı ve genel enerji alımı üzerinde bir etkisi vardır. Birçok gıda şirketi, gıda ürünlerini gerçekte olduğundan daha besleyici görünmeleri için pazarlamaktadırlar. Yanlış bir şekilde insanları inanmaya yönlendirerek insanları sağlıklı bir seçenek olduğuna inandırmaktadırlar. Bu, obezite ile bağlantılı olabilmektedir. Çünkü bazıları sağlıklı bir seçenek olduğunu düşündükleri bir ürünü çok miktarda alıyor olabilir. Bunu, ürün ambalajının belirli bir şekilde görünmesini sağlayarak veya üzerlerine yanıltıcı kelimeler koyarak yapabilmektedirler. Ama yine de ürünün, beslenme etiketine bakarsanız göründüğü gibi olmayabileceği görülmektedir. Örneğin, ambalaj daha güzel görünüyorsa, renkliyse veya üzerinde dikkat çekici resim varsa, insanları bu ürünü satın almaya daha fazla teşvik edebilmektedir. Ayrıca, gerçek malzemelerle yapılmış, bağışıklığı güçlendirici, yüksek fruktozlu mısır şurubu içermediği veya kolesterolü düşürdüğü gibi ambalaj üzerinde yanlış iddialarda da bulunulabilmektedir. Gerçekte gıda maddelerinin işlenmiş içerikleri vardır. Bu iddialar doğru değildir ve bu diğer bileşenlerin sağlıklı olduğu anlamına gelmemektedir. Gıda şirketleri ayrıca, tüketicilerin kendi ürünlerini satın almalarını sağlamak için ürünlerinin diğerlerinin sahip olmadığı besinsel faydaları olduğunu da söylemektedir. Birçok insan beslenme etiketlemesi hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak istemektedirler. Bununla birlikte, şeker, kolesterol, sodyum veya yağ gibi istemedikleri birçok farklı bileşeni karşılaştırmak zorunda kaldıklarında bazı insanlar için ürün seçimi oldukça zordur. Etiketleri belirlemek, ürünün arka plan bilgisi veya beslenmeye ilgi duyanlar için daha kolaydır.[7]

Gıda teknolojisi

Son zamanlarda, gıda bir teknolojik gelişme kaynağı olmuştur. Beslenme psikologları, diğer konuların yanı sıra, gıdaların raf ömrünü uzatabilecek genetik modifikasyon veya katkı maddeleri gibi gıda teknolojisine ilişkin halkın algısını incelemiştir. Genel olarak, bulgular, ortalama bir tüketicinin teknolojiden etkilenen gıdalardan kaçınma olasılığının daha yüksek olduğunu ve organik, tamamen doğal seçimleri tercih edeceğini göstermektedir. Bu teknolojik etkiler, tüketiciler tarafından, bu iddialar gerçeklere dayanmasa bile, sağlık riskleri oluşturduğu algısına sahiptir.[10]

Şok diyetler

Beslenme psikolojisinin sadece insanların günlük olarak nasıl ve ne yedikleri ile ilgili değil, aynı zamanda nasıl ve neden diyet ve egzersiz yaptıkları ile ilgili birçok uygulaması vardır. Fad diyetler (moda diyetler) günümüz toplumunda popülerdir. Genellikle potansiyel müşterilerin ağırlıkları veya neye benzemeleri gerektiği konusundaki idealleri üzerinde yoğun bir şekilde oynarlar. Bu diyetler genellikle, bir kişinin gıda alımında kilo kaybına neden olacağı düşünülen aşırı bir durumu veya kısıtlamayı içermektedir. Kilo vermenin olası kolaylığı nedeniyle insanlar bu kilo verme iddialarına ilgi duymaktadır. Ancak, bu iddialar her zaman bilimsel araştırmalara dayanmamaktadır.[11]

Beslenme psikolojisi - depresyon

Günümüzde depresyon ve obezite iki büyük sağlık problemlerindendir. Depresyon, yorgunluk ve güçsüzlük gibi duyguların önemli nedeniyken, obezite ise mortalitenin (ölümlerin) temel sebebidir.[12] Obezite, benlik saygısında azalma, beden üstünde kontrolü yitirme, yaralanma, suçluluk duyguları gibi psikolojik sorunlara yol açabilmektedir. Ayrıca ağırlık kaybı ve kaybedilen ağırlığın korunması üzerindeki psikolojik engelleri de meydana getirebilmektedir.[13] Depresyon, kızgınlık, kaygı ve yalnızlık gibi duygular, duygusal yeme davranışlarına sebep olabilmektedir. Depresyon, yorgunluk ve stresin, bireyin yeme davranışını arttırdığı, korkular, ağrılar ve gerilimlerin ise yeme davranışını azalttığı düşünülmektedir.[14] Yakın birinin ölümü, yaşanan stres, travmatik olaylar ya da depresyonun olumsuz etkileriyle bireylerin ağırlık kazandığı görülebilmektedir.[15] Depresyon ve psikolojik problemler obez hastalarda diyabet, hipertansiyon gibi tıbbi komplikasyonlara göre daha az önemsenmekte ve göz ardı edilebilmektedir. Obezitenin psikolojik faktörler ve psikiyatrik hastalıklarla ilişkisi birçok araştırmayla ortaya konmuştur.[12]

Obezitenin yalnızca fiziksel bir problemle sınırlı kalmayıp aynı zamanda psikososyal bir sorun olarak da tanımı yapılabilmektedir.

Obez bireylerdeki bazı faktörler normal popülasyona göre daha da fazladır: bedensel görünüşlerindeki memnuniyetsizlik, benlik saygısında düşüklük, evlilik ya da birlikteliklerinde mutsuzluk, iş ve sosyal yaşamda yetersizlik, cinsel yaşamlarında yaşanan güçlük gibi psikososyal problemler dikkat çekmektedir. Ayrıca obez bireylerdeki ruhsal hastalıklar yine normal popülasyona kıyasla daha fazladır.

Türkiye'de yapılan çalışmalarda obez hastalarda major depresif bozukluk en sık görülen ruhsal hastalık olma özelliğini taşımaktadır. Hemen arkasından ise sosyal fobi, nikotin bağımlılığı, alkol bağımlılığı, kaygı bozukluluğu ve obsesif kompulsif bozukluk tanıları gelmektedir.

Biyolojik etmenlerin yanı sıra, kadına dayatılan cinsiyet rolünün sonucu olan psikososyal etkenler, obezite ve obezitede öne çıkan fizkisel ve ruhsal bozukluğun erkelere oranla kadınlarda daha çok görülen sağlık sorunları olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca tedavi edilmeyen tüm ruhsal hastalıkların obeziteye davetiye çıkardığı göz ardı edilmemelidir.[16]

Türkiye'de beslenme psikoloji ve buna bağlı obezite

Türkiye'de de diğer ülkelerde olduğu gibi obezite hızla artmaktadır. Türkiye'de obezite görülme sıklığı; erkeklerde %21.2 iken, kadınlarda ise 41.5 olarak kayıtlara geçmektedir.

Obezitenin oluşumunu etkileyen başlıca faktörler; aşırı ve yanlış beslenme alışkanlıkları, yaş, cinsiyet, günlük yapılan yetersiz fiziksel aktivite, eğitim düzeyi, sosyokültürel etmenler, hormonsal ve metabolik etkiler, tedavi edilmeyen ruhsal bozukluklar, genetik faktörler, psikolojik olarak yaşanan zorluklar, kullanılan bazı ilaçlar, doğum sayısı ve doğumlar arası süre etkili olmaktadır.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) verilerine göre üye ülkelerde gelecek 30 yıl içinde 90 milyon kişi obezite yüzünden hayatını kaybetme tehdidiyle karşı karşıya kalacaktır. OECD verilerine göre Türkiye, ABD ve Suudi Arabistan'dan sonra obezite sıralamasında 3. sırada yer almaktadır. Bu verilere göre Türkiye'deki her 3 kişiden biri obezdir. Gıdalar bilinçli bir şekilde ve sağlığa uygun olarak tüketilmezse daha da artacağı görülmektedir.[17]

Popüler kültürde

Morgan Spurlock'un yönettiği ve oynadığı 2004 yapımı Super Size Me belgesel filmi, Amerika'daki fast food endüstrisinin insanların ve özellikle küçük çocukların beslenmeye bakışını nasıl etkilediğine odaklanmaktadır.[18]

Ayrıca bakınız

●Sağlıklı psikoloji ●Beslenme Politikası ve Tanıtım Merkezi

●Beslenme ve biliş ●Genetiği değiştirilmiş gıda tartışmaları

●Moda diyet ●Diyet

Obezite ●Beslenme etiketi

Kaynakça

  1. ^ "Wikipedia - Nutirition psychology". 29 Ekim 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Haziran 2021. 
  2. ^ "merriam webster". 16 Ekim 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Haziran 2021. 
  3. ^ ".merriam-webster.com/dictionary/psychology". 21 Nisan 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Haziran 2021. 
  4. ^ "Adult Obesity Facts". 2 Kasım 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Haziran 2021. 
  5. ^ "annual reviews- food faddism, cultism and qackery". 6 Mayıs 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Haziran 2021. 
  6. ^ "Nutritional Labeling and Consumer Choices". 18 Eylül 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  7. ^ a b "The effects of nutrition labeling on consumer food choice: a psychological experiment and computational model". 7 Mart 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  8. ^ "Using Marketing Muscle to Sell Fat: The Rise of Obesity in the Modern Economy". 18 Mart 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Haziran 2021. 
  9. ^ "theguardian.com/society/2018/jan/23/top-paediatrician-says-its-time-to-give-parents-extra-votes-for-their-children". 7 Mayıs 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Haziran 2021. 
  10. ^ "Consumer Acceptance of New Food Technologies: Causes and Roots of Controversies". 3 Haziran 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  11. ^ "bda.uk.com/food-health/food-facts". 1 Haziran 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Haziran 2021. 
  12. ^ a b Assari S., Disparities E.H., Association between obesity and depression among American Blacks: role of ethnicity and gender, 2014. 1(1);36-44.
  13. ^ Sönmez Ö., Obezite ve Depresyon Arasındaki İlişkinin Araştırılması, Mersin Üniversitesi, Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı, Uzmanlık Tezi; Mersin, 2018.
  14. ^ Canetti L., Bachar E., Berry E., Food and emotion, Behavioural Processes, 2002, 60(2);157-64
  15. ^ Kaya Gündüz G., Obezite tanısı almış kadınların obezite dereceleri ile problemli yeme davranışları arasındaki ilişki, İstanbul Gelişim Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yükseklisans Tezi; İstanbul, 2016.
  16. ^ "Obezite" sözcüğü Latince "obdere" (oburca yemek)". 
  17. ^ "Obezite Kongresi: Türkiye obezitede Avrupa'da birinci sırada". 13 Aralık 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Haziran 2021. 
  18. ^ "Super size Me (şişir beni)". 30 Temmuz 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Haziran 2021. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Obezite</span> Aşırı vücut yağının sağlığa zarar verdiği tıbbi durum

Obezite, biriken fazla vücut yağının sağlık üzerinde olumsuz bir etkisi olabilecek seviyede çok olması nedeniyle oluşan tıbbi bir durumdur. Bir kişinin ağırlığının kişinin boyunun karesine bölünmesiyle elde edilen bir ölçüm olan Vücut kütle indeksinde (VKİ) genel olarak indeksi 25 kg/m2 ila 30 kg/m2 ve üzeri olanlar obez olarak kabul edilirler. Bazı Doğu Asya ülkelerinde ise daha düşük değerler kullanılmaktadır. Obezite özellikle kalp rahatsızlığı, tip 2 diyabet, obstrüktif uyku apnesi, belirli kanser türleri ve osteoartrit gibi çeşitli hastalıkların olasılığını artırır.

Zayıflama, hastalık, besin eksikliği veya rejimle şişmanlığın yavaş yavaş azalması.

Diyetisyen, sağlık bilimleri beslenme ve diyetetik eğitim ve öğretim programını en az dört yılda tamamlayarak Beslenme ve Diyetetik Lisans Diploması alarak diyetisyen unvanını kazanıp; diyetisyenlik mesleğini yapmaya ve uygulamaya hak kazanan profesyonel sağlık personelidir. Lisans eğitimi ardından lisanüstü eğitimini tamamlayan diyetisyenler, uzman diyetisyen ünvanına sahip olmaktadırlar.

<span class="mw-page-title-main">Tavukçuluk</span>

Tavukçuluk; tavukların, et, yumurta ve diğer yan ürünlerinin elde edilmesi amacı ile yetiştiriciliğinin yapıldığı hayvancılık kolu.

<span class="mw-page-title-main">Gıda işleme</span>

Gıda işleme, tarımsal veya hayvani besin hammaddelerinin gıdaya ya da daha evvel tüketilebilir gıda haline getirilmiş maddelerin başka bir gıda maddesine dönüştürülmesidir. Gıda işleme; tahılın öğütülmesinden un yapımına, evde yemek pişirmekten hazır yemek yapmak için kullanılan karmaşık sanayi yöntemlerine kadar gıda işlemesinin pek çok şeklini kapsar. Gıda işlemesiyle hasat edilmiş ekinler ya da kesilmiş hayvansal ürünlerden pazarlanabilir ve görece uzun raf ömrüne sahip yiyecekler yapılır. Hayvan yemi üretiminde de benzer yöntemler uygulanır. Birincil gıda işleme çoğu gıdaları yenilebilir yapmak için gereklidir. İkincil işleme malzemeleri ekmek gibi bilinen gıdalara dönüştürür. Üçüncül gıda işleme, çok şeker ve tuz içerdiği, çok az lifli olduğu, beslenme ihtiyaçları açısından sağlıksız olduğu, beslenmeyi ve obeziteyi artırdığı için eleştirilir.

<span class="mw-page-title-main">Gıda güvenliği</span>

Gıda güvenliği gıda kaynaklı hastalıkları engelleyerek, gıdaların işlenmesi ve depolanmasını ele alan bilimsel bir disiplin. Bu potansiyel olarak ciddi sağlık tehlikelerini önlemek için takip edilmesi gereken bir dizi rutinleri içerir. Gıda güvenliği tüketicilerin zarar görmelerini engelleme açısından gıda savunması ile örtüşmektedir. Endüstri ve pazar; pazar ve tüketici arasındaki hattın güvenliği de buna dahildir.

<span class="mw-page-title-main">Coca-Cola Light Plus</span>

Coca-Cola Light Plus,, The Coca-Cola Company tarafından sunulan vitaminler ve minerallerle takviye edilen Diyet Coca-Cola çeşitidir. ürün aspartam ve asesülfam potasyum karışımı ile tatlandırılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Dondurulmuş gıda</span> Daha uzun süre saklanması amacıyla mekanik veya kriyojenik olarak dondurulmuş yiyeceklerin tümü

Dondurulmuş gıda deniz ürünleri, et, süt ürünleri, balık, meyve, sebze, püre, meyve suyu konsantresi gibi ürünlerin dondurulma ve daha uzun süre saklama yöntemidir. Donma işlemi, kalan nemi buza çevirerek, çoğu bakteri türünün çoğalmasını engelleyerek ayrışmayı yavaşlatır. Gıda endüstrisinde iki süreç vardır: mekanik ve kriyojenik. Donma kinetiği, gıda kalitesini ve dokusunu korumak için önemlidir. Daha hızlı dondurma, daha küçük buz kristalleri üretir ve hücresel yapıyı korur. Kriyojenik dondurma, 196 °C (−320 °F) düşük nitrojen sıcaklığı nedeniyle mevcut en hızlı dondurma teknolojisidir. Ev tipi mutfaklarda modern zamanlarda yemeklerin muhafaza edilmesi, ev tipi buzdolabı dondurucular kullanılarak sağlanır.

<span class="mw-page-title-main">Ortoreksiya nervoza</span>

Ortoreksiya nervoza, kısaca ortoreksi, kişinin sağlıklı beslenmesi hakkında aşırı kaygıya sahip olması ile karakterize edilen önerilmiş bir yeme bozukluğu. Durumdan etkilenen kişilerde, kişinin beslenmesi ve sağlığı hakkında tekrar eden beklenmedik düşüncelerin olması, hastanın kirlendiğini veya pislendiğini sanması, aşırı kuralcılık veya bir tören misali yemek yeme gözlemlenebilir. Ortorektik kişilerde yapılan araştırmalara göre yemeğin hazırlanması esnasında kullandığı malzemeler ve hazırlanış metodunda kaygı duyduğu, bundan dolayı farklı yiyeceklerin ve içeceklerin karıştırılmasını reddetmektedir. Bu durumun nedeni yemeğin hazırlanış şeklidir. Ortoreksi, durum için geliştirilmiş testlerle tespit edilebilmektedir. Hastalık literatürde ilk defa Steven Bratman tarafından 1997 senesinde isimlendirilmiştir.

Çiğ beslenme veya çiğ gıda diyeti, yalnızca veya çoğunlukla pişmemiş ve işlenmemiş yiyecekleri yemeyi kapsayan bir diyet uygulamasıdır. Felsefeye veya yaşam tarzına ve istenen sonuçlara bağlı olarak, çiğ gıda diyetleri bir dizi meyve, sebze, fındık, tohum, yumurta, balık, et ve süt ürünlerini içerebilir. Diyet ayrıca çeşitli filizlenmiş tohum, peynir ve yoğurt, kefir, kombuça veya lahana turşusunu da kapsayan fermente edilmiş yiyecekler gibi basit işlenmiş yiyecekleri içerebilir, fakat genellikle pastörize edilmiş, homojenize edilmiş veya sentetik böcek ilaçları, gübreler, çözücüler ve gıda katkı maddeleri kullanılarak üretilmiş gıdaları içermez

Bir yiyecek bağımlılığı veya yeme bağımlılığı, lezzetli yiyeceklerin kompulsif tüketimi ile karakterize edilen davranışsal bir bağımlılıktır . Bu yemekler insanlarda ve diğer hayvanlarda ödül sistemini belirgin şekilde olumsuz sonuçlarla etkinleştirir.

<i>Forks Over Knives</i>

Forks Over Knives, çeşitli kronik hastalıkları önlemenin veya tersine çevirmenin bir yolu olarak düşük yağlı beslenme, tam yiyecek ve vegan beslenmeyi savunan çıkar grubu kaynaklı 2011 ABD yapımı belgesel filmi. Film, rafine şekerler, beyazlatılmış unlar ve yağlar dahil aşırı rafine edilmiş ve işlenmiş gıdalardan kaçınmayı ve bunun yerine tam tahıllar, baklagiller, yumrulu yiyecekler, sebzeler ve meyveler yemeyi öneriyor.

<span class="mw-page-title-main">Hayvansal ürün</span>

Hayvansal ürün, bir hayvanın vücudundan elde edilen herhangi bir malzemedir. Örnekler, yağ, et, kan, süt, yumurta ve bunların yanında kurutulmuş balık mesanesi ve peynir mayası gibi daha az bilinen ürünlerdir.

<span class="mw-page-title-main">Son kullanma tarihi</span> bir şeyin artık kullanılmaması gereken önceden belirlenmiş tarih

Son kullanma tarihi ya da miat, bir ürünün daha öncesinde tüketilmesi veya kullanılması gerektiğini belirten tarihtir. Söz konusu bir gıda ise, o tarihe kadar tüketilmesi gerektiğini belirtir. Yasa gereği veya çabuk bozulan mallar için öngörülen raf ömrünü dolduran bir şey kullanılmamalıdır. Son kullanma tarihleri, başta gıda ürünleri olmak üzere çeşitli ürünlere uygulanır ve gıda güvenliğinde önemli yer tutar.

<span class="mw-page-title-main">Gıda kimyası</span>

Gıda kimyası gıdada bulunan başlıca bileşenleri, gıdayı oluşturan renkleri, tatları ve meydana gelen reaksiyonlar gibi pek çok farklı konuları ele almaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Gıda boyası</span> Yiyecek veya içeceğe eklendiğinde renk veren madde

Gıda katkı maddeleri, gıdaların rengini, görünüşünü, lezzetini, kokusunu vb. duyusal özelliklerini düzenlemek, besleyici değerlerini korumak, dayanıklılıklarını yani raf ömürlerini artırmak gibi amaçlar doğrultusunda kullanılan kimyasal maddeler olarak tanımlanmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Gıda endüstrisi</span>

Gıda endüstrisi, dünya nüfusu tarafından tüketilen gıdanın çoğunu sağlayan karmaşık, çeşitli işletmelerden oluşan küresel bir ağdır. Gıda endüstrileri terimi, gıda maddelerinin üretimi, dağıtımı, işlenmesi, dönüştürülmesi, hazırlanması, muhafazası, nakliyesi, belgelendirilmesi ve paketlenmesine yönelik bir dizi endüstriyel faaliyeti kapsamaktadır. Günümüzde gıda endüstrisi, büyük ölçüde emek-yoğun olan küçük, geleneksel, aile tarafından yürütülen faaliyetlerden büyük, sermaye-yoğun ve son derece mekanize endüstriyel süreçlere kadar uzanan imalat ile son derece çeşitlenmiştir. Birçok gıda endüstrisi neredeyse tamamen yerel tarıma, ürüne veya balıkçılığa bağlıdır.

<span class="mw-page-title-main">Gıda sosyolojisi</span>

Gıda sosyolojisi, toplumun ilerleyen tarihi ve gelecekteki gelişimi ile ilgili kaygılardan ortaya çıkan gıda çalışmasıdır. Gıda sosyolojisi içerisinde; üretim, hazırlık, tüketim, dağıtım, etik, kültürel vb. konular barındırır. Toplumumuzdaki gıda dağıtımının yönü, gıda tedarik zincirindeki değişikliklerin analizi ile incelenebilir. Özellikle küreselleşme, gıda dağıtım endüstrisinde baskı etkisi yaratarak gıda tedarik zinciri üzerinde önemli etkilere sahiptir.

ABD ve Kanada'da gıda ve diyet takviyesi ürünlerinde beslenme etiketlemesinde kullanılan Referans Günlük Alım (RDI), besin öğesinin günlük alım miktarıdır. RDI, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki her nüfus bölümündeki sağlıklı bireylerin %97-98'inin besin ihtiyacını karşılamada yeterli olmalıdır. ABD nüfusu için geliştirilmiş olsa da, evrensel olarak olmasa da diğer ülkeler tarafından benimsenmiştir.