İçeriğe atla

Bernt Brendemoen

Bernt Brendemoen (10 Ocak 1949 - 9 Mart 2024, Oslo), Norveçli Türkolog.

Yaşamı

Brendemoen, 1967-1974 yılları arasında Oslo Üniversitesinde Klasik Filoloji ve Türkoloji okudu. 1974-1976 yıllarında İstanbul'da kaldı. Bu sırada İstanbul Üniversitesinde Türkoloji çalışmaları yaptı ve Topkapı Sarayı arşivlerinde araştırmalarda bulundu. Topkapı Sarayı'ndaki Türkçe transkripsiyon metinleri üzerine hazırladığı teziyle 1977'de Norveç yüksek lisans (doktora) derecesini aldı. Daha sonra Norveç Araştırma Konseyinden (Norges Forskningsråd) ve Oslo Üniversitesinden araştırma bursu kazandı. 1982 yılında Brendemoen Oslo Üniversitesinde yardımcı doçent olarak çalışmaya başladı. 1989 yılında profesörlük yetkinlik belgesini aldı. 1991 yılında Johann Wolfgang Goethe Üniversitesinde (Frankfurt am Main, Almanya) ve 2001-2002 yılları arasında Johannes Gutenberg Üniversitesinde (Mainz, Almanya) Türkoloji kürsüsü başkanlığı yaptı. Ağustos 2001'de Norveç'in en yüksek akademik derecesi olan doktor philosophiae (dr. philos) ünvanını aldı. 2002 yılında Oslo Üniversitesinde Türk Dili Çalışmaları Profesörü olarak atandı. 2018 yılında emekli oldu, ancak bilimsel çalışmalarına devam etti. Norveç Bilimler Akademisi üyesi, Turkic Languages (Türk Dilleri) dergisinin (Harrassowitz) ve Encyclopedia of Turkic Languages and Linguistics Online (Brill) (Türk Dilleri ve Dilbilimi Ansiklopedisi) editörleri arasında bulundu. İstanbul'daki İsveç Araştırma Enstitüsü'nün aktif bir üyesi idi Bernt Brendemoen Norveç Bilimler Akademisi üyesidir.

Bilimsel çalışmaları

Bernt Brendemoen ağırlıklı olarak Dilbilimsel Türkolojiyle uğraştı. Anadolu ağızları, Türk dil reformu, Karamanlıca, Çağatayca, Azerice ve modern Türk edebiyatı odaklandığı alanlardı. Bilimsel yayınları yanında Türk edebiyatından Norveççeye aralarında Nobel ödüllü Orhan Pamuk'un beş romanının da bulunduğu edebi çeviriler de yaptı. Brendemoen, başta Norveççe olmak üzere Türkçe ile Hint-Avrupa dilleri arasında köprü kurma tutkusuyla Türkçeye yaklaştığı için meslektaşları tarafından köpridji olarak adlandırıldı. Onun köprüleri, Türkiye'yi ve Türk kültürünü anlamaya yönelik yaklaşımların dildeki yetkinlik üzerine kurulması gerektiği inancına dayanan dilbilimsel yapılardır. Brendemoen, Türk dili araştırmalarına Osmanlı döneminde Latin harfleriyle yazılmış "transkripsiyon metinleri" olarak adlandırılan metinler üzerine yaptığı çalışmalarıyla önemli katkılar sunar. Tyrkiske transkripsjonstekster i Topkapı Sarayı i Istanbul (İstanbul Topkapı Sayayı'ndaki Türkçe Çeviriyazılı Metinler) başlıklı doktora tezinde (1977) ve sonraki bazı çalışmalarında bu konuya odaklanır. Konuyla ilgili son çalışması 2016'da yayımlanmıştır. Bu yayında Türkçe ve Almancanın ilginç bir transkripsiyon metin ele alınmıştır. Brendemoen'in araştırmalarında en fazla zaman ve emek ayırdığı alan Türk diyalektolojisidir. Yunanca-Türkçe dil ilişkilerine duyduğu ilgi, dikkatini Doğu Karadeniz ağızlarına, bunlar arasında da Trabzon'da konuşulan Türkçe varyantlara yöneltir. 1978'den itibaren Trabzon'da yoğun bir saha çalışması yürüten Brendemoen; söz konusu ağızların morfolojik, sentaktik ve leksik özelliklerini konu edinen çeşitli makaleler yayımlar. Uzun yıllar üzerinde çalıştığı Trabzon ağızları hakkında hazırlamış olduğu The Turkish dialects of Trabzon. Their phonology and historical development (Trabzon Ağızları. Fonolojisi ve Tarihi Gelişimi) adlı çığır açıcı iki ciltlik çalışması 2002 yılında yayımlanır. Kitap, Brendemoen'in Trabzon'da ve kısmen de Rize'de konuşulan ağızlar üzerine yaptığı dilbilimsel, folklorik ve tarihsel araştırmaların bir sentezini içerir. Brendemoen incelemelerine göre Trabzon ağızları bir taraftan Türkçenin ağızları içinde en arkaik özellikleri korur diğer taraftan başta Yunanca olmak üzere yabancı dillerin etkisiyle en fazla yeniliği sergiler. Türkçe olmayan dillerin etkisi Türk diyalektolojisinde genellikle ihmal edilir. Brendemoen'in dilbilimsel çalışmaları, bölge hakkında çok az şey yazılmış olan Türkleşme sürecine ışık tutar. Ortodoks Hristiyanlar tarafından Yunanca harflerle Türkçe yazılmış Karamanlıca literatür konusunda tanınmış bir uzmanı olan Brendemoen'nin araştırmalarında Türkçe-Yunanca dil ilişkilerinin farklı görünümlerinin incelenmesi önemli bir rol oynar. Brendemoen'in araştırmaları başka dilbilimsel konuları da içine alır. Türk dil politikası araştırmaların çeşitli katkılarda bulunur. The Turkish language reform and language policy in Turkey (1990) ve Turkish Language Reform (2022) başlıklı yazıları, Türkiye'deki reform hareketinin gelişimini yetkin bir şekilde, reformun kültürel yönlerini, lehinde ve aleyhindeki argümanları ve kelime oluşturma yöntemlerini tartışır. Brendemoen, Norveçliler için Türk dili ve edebiyatına doğrudan erişim sağlayan bir aracı olarak hizmet eder. Even Hovdhaugen ile birlikte bir İskandinav dilinde yazılmış ilk Türkçe grameri yazar (1992). Bunu, Sinan Çorbacıoğlu (2013) ile birlikte yazdığı Türkçe-Norveççe ve Norveççe-Türkçe sözlükler izler. Brendemoen, Orhan Pamuk'un beş romanı Norveççeye çevirerek yazarın İskandinavya'da tanınmasına önemli katkıda bulunur.

Seçili yayınları

Kitapları

  • 1992. Tyrkisk grammatik. With Even Hovdhaugen. Oslo: Universitetsforlaget. (Several editions)
  • 2002. The Turkish Dialects of Trabzon. Their Phonology and Historical Development 1–2. (Turcologica 50). Wiesbaden: Harrassowitz.
  • 2013. Tyrkisk-norsk ordbok. With Sinan Çorbacıoğlu. Oslo: Sypress.

Makaleleri

  • 1997. Tyrkiske transkripsjonstekster i Topkapı Sarayı i Istanbul [‘Turkish transcription texts in the Topkapi Palace in Istanbul’]. PhD dissertation. University of Oslo.
  • 1998. Einige Bemerkungen über die Wortstellung in anatolischen Dialekten. In Demir, Nurettin & Taube, Erika (eds.) Turkologie Heute – Tradition und Perspektive. Wiesbaden: Harrassowitz. 27–46.
  • 1990. The Turkish language reform and language policy in Turkey. Hazai, György (ed.): Handbuch der türkischen Sprachwissenschaft 1. Budapest: Akadémiai Kiadó. 454-493.
  • 2006. Aspects of Greek-Turkish language contact in Trabzon. In Boeschoten, Hendrik & Johanson, Lars (eds.) Turkic Languages in Contact. (Turcologica 61.) Wiesbaden: Harrassowitz. 63–73.
  • 2011. Objekter i romanen. Orhan Pamuk og den materielle verden. In Materiell Kultur & Kulturens Materialitet. Oslo: Novus. 81–97.
  • 2013. Trabzon ağızlarındaki soluksuz ötümsüz patlayıcı ünsüzler. Dilbilim Araştırmaları Dergisi 1: 195–205.
  • 2014. Some remarks on the infinitive in -mA in 17th century Ottoman Turkish. In Turcology and Linguistics. Éva Ágnes Csató Festschrift. Ankara: Hacettepe Üniversitesi. 103–113.
  • 2016. Transcription texts in Topkapı Sarayı revisited. In Csató, Éva Á. et al. Spoken Ottoman in Mediator Texts. (Turcologica 106.) Wiesbaden: Harrassowitz. 61–73.
  • 2016. Karamanlidic literature and its value as a source for spoken Turkish in the 18th and 19th centuries. Turkic Languages 20: 5–25.
  • 2017. Pamuk en Scandinavie. In Basch, Sophie & Göle, Nilüfer (eds.) Cahier Pamuk. Paris: Éditions de L'Herne. 115–120.
  • 2020. The Eighth International Congress of Orientalists held in Stockholm/Uppsala/ and Christiania (1–14 September 1889), and its echo in Turkish literature. In Csató, Éva Á. et al. (eds.) Turcologica Upsaliensia. An Illustrated Collection of Essays. Leiden: Brill. 129–144.
  • 2022. The Turkish Language Reform. In Johanson, Lars & Csató, Éva Á. (eds.) The Turkic Languages. London & New York: Routledge. 231–235.
  • 2022. Turkish dialects. In Johanson, Lars & Csató, Éva Á. (eds.) The Turkic Languages. London & New York: Routledge. 224–230.
  • 2023. Turkish dialects: Eastern Black Sea Coast. In Encyclopedia of Turkic Languages and Linguistics Online. General Editor: Lars Johanson.

Çeviriler

  • Orhan Pamuk: Svart bok (Kara kitap). Oslo: Gyldendal. 1994.
  • Orhan Pamuk: Mitt namn er karmosin (Benim adım Kırmızı). Oslo: Gyldendal. 2003.
  • Orhan Pamuk: Istanbul – Byen og minnene (İstanbul – Hatıralar ve şehir). Oslo: Gyldendal. 2006.
  • Orhan Pamuk: Uskyldighetens museum (Masumiyet müzesi). Oslo: Gyldendal. 2010.
  • Orhan Pamuk: Noe fremmed i mitt sinn (Kafamda bir tuhaflık). Oslo: Gyldendal. 2016

Ödüller

  • İstanbul Üniversitesi Türkolojiye Üstün Hizmet Armağanı (1985)
  • Türkiye Dışişleri Bakanlığı Üstün Hizmet Ödülü (2010)

Kaynakça

  • Csató, Éva Á. & Ims, Gunvald & Parslow, Joakim & Thiesen, Finn & Türker, Emel (haz.) Turcological letters to Bernt Brendemoen. Oslo: Novus 2009.
  • Csató, Éva A. & Parslow, Joakim & Türker, Emel & Wigen, Einar (haz.). Building bridges to Turkish. Essays in honour of Bernt Brendemoen. (Turcologica 116.) Wiesbaden: Harrassowitz, 2018.

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Türkçe</span> Türk halkının Oğuz Türkçesi dili

Türkçe ya da Türk dili, Güneydoğu Avrupa ve Batı Asya'da konuşulan, Türk dilleri dil ailesine ait sondan eklemeli bir dildir. Türk dilleri ailesinin Oğuz dilleri grubundan bir Batı Oğuz dili olan Osmanlı Türkçesinin devamını oluşturur. Dil, başta Türkiye olmak üzere Balkanlar, Ege Adaları, Kıbrıs ve Orta Doğu'yu kapsayan eski Osmanlı İmparatorluğu coğrafyasında konuşulur. Ethnologue'a göre Türkçe, yaklaşık 90 milyon konuşanı ile dünyada en çok konuşulan 18. dildir. Türkçe, Türkiye, Kuzey Kıbrıs ve Kıbrıs Cumhuriyeti'nde ulusal resmî dil statüsüne sahiptir.

Osmanlı alfabesi, 1928'de Latin tabanlı Türk alfabesi kabul edilinceye dek Osmanlı Türkçesini yazmak için kullanılmış bir Fars-Arap alfabesi uyarlamasıdır.

<span class="mw-page-title-main">Türk dilleri</span> Çinin batısından, Sibirya ve Doğu Avrupaya dek uzanan bir alana yayılmış dil ailesi

Türk dilleri veya Türkî diller, Doğu Avrupa'dan Sibirya ve Çin'in batısına dek uzanan bir alana yayılmış ve içerisinde 35 yaşayan dil barındıran dil ailesi. Toplamda yaklaşık 180 ile 200 milyon kişi tarafından konuşulan Türk dillerinin en çok konuşulan lehçesi Türkçe olup tüm Türk dili konuşurlarının %40'ı bu dili konuşmaktadır. Bu dili Azerice, Özbekçe, Uygurca, Kazakça, Türkmence ve Tatarca takip etmektedir.

Hazarca, Orta Çağda, Orta Asyalı yarı göçebe Türk boyu olan Hazarların konuştuğu dildir. Hazarca, tarihî Türk dillerinden biri olmasına karşın Türkî dillerin hangi koluna ait olduğu tartışmalıdır. Bazı araştırmacılar Hazarcanın İran dilleri veya Kafkas dilleriyle yakın ilişkisi olduğunu varsayarlar.

Sarı Uygurca ya da Batı Yugurca Çin'de Yugurlar 'ın yoğun olarak yaşadığı Gansu eyaletinde 4.600 kişi tarafından anadili olarak konuşulan, Türk dillerinin Sibirya öbeğine ait bir dil.

<span class="mw-page-title-main">Ogur öbeği</span>

Ogur grubu, Oğur grubu, Ogur öbeği, Oğur öbeği, Ön Bulgar grubu, Lir Türkçesi, Hun-Bulgarca ya da R-Türkçesi Türkî diller ailesinin bir koludur. Bu grubun günümüzde tek hayatta kalmış olan dili, yaklaşık iki milyon kişinin konuştuğu Çuvaşçadır. Gruba ait tarihi bir dil olan Ön Bulgarca bugün ölü dillerdendir.

<span class="mw-page-title-main">Eynuca</span> Çinin batısında konuşulan Türk dili

Eynuca göçmen bir Türk halkı olan Eynular tarafından konuşulur. Bu halk batı Çin'de yaşar. Karışık bir dildir. Bir Türk dili olduğunun ispatı olarak grameri Türkçedir; ancak kelime haznesi çoğunlukla Farsça sözcüklerden oluşur. 6.570 konuşanı olduğu bilinmektedir. Bu dilin Aynuca ile uzaktan yakından alakası yoktur.

<span class="mw-page-title-main">Halaçça</span>

Halaçça, İran'da konuşulan bir Türk dilidir. Yazı dili kimliği yoktur, ağız olarak konuşurlara sahiptir. 2017 sayımlarına göre 52.800 konuşanı vardır. Bu dil Alman türkolog Gerhard Doerfer'in dikkatini çekmesiyle o güne kadar dilleri açısından sıradan bir Türk halkı oldukları, Azericenin bir ağzını konuştukları düşünülen Halaçlar ve dilleri Türk dilbilim araştırmalarında önemli bir yere sahip oldu. Fakat daha sonra Halaçlar'ın bir Azeri halkı olmadığı gibi dilleri de Azericenin bir ağzı olmayıp Eski Türkçeden de özellikler gösteren bir Türk dili olduğu ortaya çıktı. Dil, günümüzde büyük ölçüde Farslaşmıştır. Dilde belirsiz kökenli yaklaşık 150 kelime vardır.

Robert Dankoff, Chicago Üniversitesinde Türkçe ve İslâm ile ilgili araştırmalar yapan bir profesördür.

<span class="mw-page-title-main">Sibirya Türk dilleri</span>

Sibirya grubu ya da Kuzey Türk dilleri Türk dillerinin bir koludur. Bu gruba ait sekiz dilin toplam konuşucu sayısı 700.000 civarındadır. Bu dilller doğu Türk dillerinden gelişmiştir. Göçebe yaşam şekli kapsamında kuzeye doğru göç edip Sibirya'ya yayılmışlardır.

<span class="mw-page-title-main">Gabdulhay Ahatov</span> Sovyetler tatarı ve dil öğrenme uzmanı

Gabdulhay Huramoviç Ahatov, Sovyet Tatar dilbilimci, profesör. İlk doktorasını 1954 yılında, ikinci doktorasını ise 1965 yılında Filoloji üzerine yapmıştır.

Ana Türkçe, Ön Türkçe veya Proto Türkçe, Türk dilleri ailesinin Şaz ve Oğur dallarına ayrılmadan önceki dönemlerine ait varsayımsal bir anadildir. Diğer anadiller gibi, geçmişteki konuşma dili ile birebir aynı olmayabilir. "İlk" ve "en eski" anlamlarına gelen proto sözcüğünün ifade ettiği gibi, ilk Türkçe olarak görülebilir.

<span class="mw-page-title-main">İlek</span> Hun hükümdarı

İlek Hun İmparatorluğu'nda Attila'nın en büyük oğlu ve ardılı. Hükümdarlığı 453 yılından 454 yılına kadar 2 yıl sürmüştür. Nedao Muharebesinde öldürülmüştür. Yerine Dengizik geçmiştir.

Tabgaçça, Tabgaçlar tarafından konuşulmuş olan ölü bir dildir. Tabgaççanın kökeninin Türk mü yoksa Moğol mu olduğu tartışmaları günümüzde hâlâ sürmekte olup kesin bir sonuca varılamamıştır. Fakat dilin içeriğiyle ilgili bazı veriler günümüze ulaşmıştır.

Türk dilleri, Doğu Avrupa, Orta Doğu, Orta Asya ve Sibirya'da konuşulan bir diller grubudur. Türk dilleri yaklaşık 170 milyon kişi tarafından anadil olarak konuşulmaktadır.

Pentti Aalto Fin dilbilimci. Helsinki Üniversitesinde klasik filoloji, Sanskrit ve karşılaştırmalı dilbilim ile Altay filoloji üzerine eğitim almıştır. Aalto, G. J. Ramstedt'in öğrencisiydi. Doktora tezini 1949'da Helsinki'de savundu.

Kıbrıs Cumhuriyeti'nin resmî dilleri Türkçe ve Yunanca. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Anayasası doğrultusunda ise Kuzey Kıbrıs'ın tek resmî dili Türkçe olarak belirlenmiştir. Resmî bağlamlarda Yunancayla Türkçenin standart formları kullanılır, lâkin günlük hayatta Kıbrıs Rumları Kıbrıs Rumcasını konuşurken, Kıbrıs Türkleri Kıbrıs Türkçesini konuşur.

Acem Türkçesi veya Orta Azerbaycanca, 15. ve 16. yüzyıllarda bölge Türkleri tarafından anadil, İran ve Kafkasya'daki halklar tarafından lingua franca olarak konuşulan bir Türk dilidir. Bugünkü Azerbaycan Türkçesi buradan türetilmiştir. Dil, Eski Anadolu Türkçesinden gelmektedir. Acem Türkçesi Karakoyunluların, Akkoyunluların ve Safevilerin resmi diliydi.

Ayşe Sumru Özsoy; İstanbul, Boğaziçi Üniversitesinde çalışan önde gelen bir dilbilimci ve Türk akademisyendir.

Marcel Erdal Frankfurt Goethe Üniversitesi'nde Türkoloji bölüm başkanı olan Yahudi asıllı dilbilimci ve Türkolog.