
Pozitivizm veya olguculuk; Auguste Comte'un başını çektiği, doğru bilginin yalnızca bilimsel bilgi olduğu, doğru bilgiye ise yalnızca ampirizm (deneycilik) ile ulaşılabileceğini ve bu bilginin kendisinin deneysel olmadığını savunan düşünce akımıdır. Pozitivizm, sosyal bilimlerin fen bilimleri gibi kesin gerçeklikler içeren kurallara dayanması ve felsefi tartışmalardan uzaklaşmak hedefiyle, 19. yüzyıl içindeki toplumsal ilişkiler çerçevesinde şekillenmiştir.
Teori veya kuram, bilimde bir olgunun, sürekli olarak doğrulanmış gözlem ve deneyler temel alınarak yapılan bir açıklamasıdır. Kuram, herhangi bir olayı açıklamak için kullanılan düşünce sistemidir. Genel anlamda kuram, bir düşüncenin genel, soyut ve ussal olmasıdır. Ayrıca bir kuram, açıklanabilir genel bağımsız ilkelere dayanmaktadır. Bu ilkelere bağlı kalarak doğada sonuçların nasıl örneklendirileceğini açıklamaya çalışır. Sözcüğün kökü Antik Yunan’dan gelmektedir. Ancak günümüzde birçok ayrı anlamlarda kullanılmaktadır. Kuram, varsayımla (hipotez) aynı anlama sahip değildir. İkisinin de anlamı başkadır. Kuram bir gözlem için açıklanabilir bir çerçeve sağlar ve kuramı sağlayacak olan sınanabilir varsayımlar tarafından desteklenir.
Hümanizm, insan odaklılık veya insanmerkezcillik, kanunların düzenlenmesinde Tanrı'nın değil insan aklının esas alındığı rasyonalizm ile ampirizme odaklanan, 14. yüzyıl ile 16. yüzyıl sonlarında Avrupa'nın geniş bir kesiminde kabul görmüş felsefi düşünce öğretisi ve edebiyat akımıdır.
Makale, herhangi bir konuda, bir görüşü, bir düşünceyi savunmak ve kanıtlamak için yazılan yazılara denir. Gazete ve dergilerde yayımlanır. Bir gerçeği açıklamak, bir konuda görüş ve düşünceler öne sürmek ya da bir tezi savunmak, desteklemek için yazılan yazılara da "makale" denir. Makaleler bir gerçeği kanıtlamak için yazılır. Makalelerde bilimsel verilerden yararlanılır.

Sav veya tez, bilimsel yöntemde belli ön bilgilere dayanılarak, henüz kanıtlanmamış fakat mevcut bilgilerle mantıksal olarak çelişmeyen, bilimsel araştırma sürecinde doğrulanmaya çalışılan düşüncelerdir. Tez çalışması yapıldıktan sonra intihal işleminden geçmesi gerekir, bundan sonra tez savunması yapılabilir. Bununla da, lisans derecesi veya yüksek lisans diploması ve derecesine sahip olunur.

Yeşil Anarşizm, özellikle doğa ile insan arasındaki ilişki üzerine odaklanan anarşist ekol. Bu hareketin temel sorunu, endüstri öncesi toplumu, hatta bazen tarım öncesi toplumu yeniden canlandırmaktır. İnsanları doğal yaşama yabancılaştıran teknoloji ve ilerleme düşüncesiyle ifade edilen endüstri toplumu, bu ekolün eleştirilerinde önemli yer tutar. Felsefesinde Ludditelerin politik eylemlerinin ve Jean-Jacques Rousseau’nun yazılarının etkileri görülür. Fakat bunlardan daha fazla, primitivizm ortaya çıktığında, Frankfurt Okulu’nun Marksistleri Theodor W. Adorno ve Herbert Marcuse’ün düşünceleri ile Marshall Sahlins, Richard Lee, Lewis Mumford Jean Baudrillard ve Gary Snyder gibi antropologların düşünceleri ekolün şekillenmesinde önemli yer tutmuştur.
Paradigma Helenceden gelir) Türk Dil Kurumu sözlüğündeki anlam karşılığı; "Değerler dizisi" olarak tanımlanır.

Aydınlanma Çağı olarak adlandırılan tarihsel dönem, aydınlanma felsefesinin 18. yüzyılda doğup benimsenmeye başladığı dönemdir. Batı toplumunda 17. ve 18. yüzyıllarda gelişen, akılcı düşünceyi eski, geleneksel, değişmez kabul edilen varsayımlardan, önyargılardan ve ideolojilerden özgürleştirmeyi ve yeni bilgiye yönelik kabulü geliştirmeyi amaçlayan düşünsel gelişimi kapsayan dönemi tanımlar. Aynı zamanda Arapça eserlerin Latinceye çevirilmesi, Aydınlanma Çağı'na zemin hazırlamıştır.

Bilim felsefesi, epistemoloji, ontoloji, etik ve estetik gibi felsefenin temel alt bölümlerinden birisidir.
Nedensellik, genel olarak nedensellik ilkesi olarak bilinen; olay ve olguların birbirine belirli bir şekilde bağlı olması, her sonucun bir nedeni olması ya da her sonucun bir nedene bağlanarak açıklanabilir olması ya da belli nedenlerin belirli sonuçları yaratacağı, aynı nedenlerin aynı koşullarda aynı sonuçları vereceği iddiasını içeren felsefe terimi.

Mantıksal pozitivizm, Viyana Çevresi olarak adlandırılan filozofların felsefi düşünüş sistemlerini adlandırır. Başlıca temsilcileri Moritz Schlick, Rudolph Carnap ve Otto Neurath olan bu çevre, yeni pozitivistler ya da mantıkçı empiristler olarak da adlandırılır. Bu çevrenin oluşumunda önemli etkisi olan isim Ernst Mach'tır ki Mach'ın Viyana'da belirli dönemlerde mantık, fizik ve felsefe profesörlüğü yaptığı bilinmektedir. Mantıksal pozitivizmin çok farklı konumlardaki ve disiplinlerdeki filozofları bir araya getirir. Söz konusu akımın içinde sayılan ya da sayılmış olan belli başlı filozoflar şöyledir: Ernest Nagel, Hans Hahn, Kurt Gödel, Felix Kaufmann, Philipp Frank, Bertrand Russell, Whitehead, A. J. Ayer, Wittgenstein.

Atomculuk Okulu, maddeci filozoflar Empedokles ve Anaksagoras'ın ardından Leukippos ve onun öğrencisi Demokritos tarafından benzer bir materyalizm doğrultusunda oluşturdukları ve geliştirdikleri atom düşüncesiyle anılan felsefe okulu.

Fransız Bilimler Akademisi, XIV. Louis tarafından 1666 yılında kurulan Fransız bilim topluluğudur. Fransa'daki bilimsel araştırmaları teşvik etmesi amacıyla Jean-Baptiste Colbert'in önerisiyle kurulmuştur. 17. ve 18. yüzyıldaki bilimsel gelişmelerde önemli bir payı ve öncü statüsü vardır. Ayrıca ilk bilimler akademilerindendir. Bugün, Fransa Enstitüsünü oluşturan beş akademiden bir tanesidir.
Hristiyan apolojetiği, Hristiyanlık inanışını akılcı temellerle açıklamaya çalışan Hristiyan teolojisi dalıdır. Bu yaklaşım, inanışa yönelen itirazlara uygun açıklamalar getirmek ve diğer dünya görüşlerinin aksayan yanlarını ortaya koymayı da amaç edinmiştir. Hristiyan apolojetiği Pavlus'la başlayan, Origenes ve Augustinus gibi yazarları içine alan ve Hristiyanlık geleneklerinin çağdaş savunucularıyla özdeşleşmiş bir gelişim göstermiştir. Apolojistler Hristiyanlığa ilişkin düşüncelerini tarihi bilgiler, felsefi önermeler, bilimsel araştırmalar, sözlü ikna ve diğer disiplinlere dayandırmaktadırlar.

Ilya Prigogine, Belçikalı kimyager, fizikçi.

Evrime itirazlar, 19. yüzyılda evrim düşüncesinin önem kazanmasıyla ortaya çıkmıştır. Charles Darwin'in 1850 senesinde yayınlanan Türlerin Kökeni adlı eserinde bahsetmiş olduğu başarılı nesillerin sonunda, yeni bir türün, halihazırdaki bir türden yavaşça farklılaşarak oluştuğu düşüncesi ki sonrasında bu duruma doğal seçilim adını verecektir, farklı teorileri olan birçok bilim insanı tarafından eleştirilmiştir ancak ilerleyen süreçte ezici çoğunluk tarafından bilim dünyasında kabul görmüştür.
Bilimsel kuşkuculuk; savların bilimsel araştırmalarla desteklenip desteklenmediği ve yinelenip yinelenemediğini araştıran bilim alt dalı. Robert K. Merton'a göre, tüm düşünceler sınanmalı ve bilimsel toplulukların derinlemesine inceleme yapmasını olanaklı kılmalıdır. Bu olgu Merton normları olarak adlandırılmaktadır.

Bilim tarihi, hem doğa hem de toplumsal bilimler dahil olmak üzere bilimsel bilgi ve bilimin gelişiminin incelenmesidir. 18. yüzyıl ile 20. yüzyıl arası dönemde, öteden beri yanlış bilindiği düşünülen olguların bilimsel gerçeklerle değiştirilmesi yolunu izlemiştir.

Belfort,, Fransa'nın Burgonya-Franche-Comté bölgesine bağlı Territoire de Belfort vilayetinde yer alan bir arrondissement'dır. Arrondissement, Territoire de Belfort'da tek arrondissementtir. Yüzölçümü 609,4 km² olan arrondissementin nüfusu 2018yılı ocak ayı itibarı ile 141.852'dir. Belfort, aynı zamanda arrondissement'ın da idârî merkezidir.