
Coğrafya; beşerî (insanî) sistemleri ve yeryüzünü araştıran, bunlar arasındaki ilişkiyi neden-sonuç ve dağılış ilkesine bağlı olarak inceleyen ve sorgulayan bir bilim dalıdır. Yer ve insanlar arasındaki ilişkiler coğrafyanın konusunu oluşturur. Coğrafya sözcüğü Yunanca “γεωγραφία” gaia (yer) ve gráphein sözcüklerinden türemiştir. Türkçesi yerçizim sözcüğüdür. Zamanımızdan 2200 yıl önce coğrafya terimini ilk kullanan kişi Eratosthenes olmuştur. Gregg ve Leinhardt (1994), coğrafyayı 4 özellikle karakterize edilen bir disiplin olarak tanımlamaktadırlar:
- Birincisi, bir yere eşsiz bir karakter kazandıran, yeryüzü üzerindeki özelliklerin dağılımıdır.
- İkincisi, bazı şeylerin oldukları yerlerde ve zamanda neden ve nasıl meydana geldiğini anlamaktır.
- Üçüncüsü, meydana gelen olayların, diğer olaylarla ilgisi ve bağlantısıdır.
- Sonuncusu, coğrafyanın haritalar ile bilgilerin ve düşüncelerin iletişimini sağlamasıdır.

Ada, çevresi bütünüyle sularla çevrili kara parçasına verilen addır. Yeryüzündeki adaların bütünü on milyon kilometrekarelik bir yer kaplar. Adalar, tek tek olabileceği gibi, gruplar halinde de olabilir. Bu şekildeki adalara “takımada” adı verilir. Yarımada ise suyla çevrili, ancak bir tarafından ana kara parçasına bağlı bulunan coğrafi şekildir. Yer bilimi açısından adalar, kıtasal adalar ve okyanus adaları olmak üzere temelde ikiye ayrılır. Yüzen adalar ise yeni bir yer bilimi konusudur.

Asya veya Asya Kıtası, Avrupa'nın doğusunda, Büyük Okyanus'un batısında, Okyanusya'nın kuzeyinde ve Arktik Okyanus'un güneyinde bulunan kıta, yüz ölçümü olarak Dünya'nın en büyük kıtası, aynı zamanda nüfus açısından en kalabalık kıtasıdır. Sınırları değişkenlik gösterse de Avrupa ve Afrika kıtaları ile kara sınırı vardır. Avrupa ile birlikle Avrasya'yı, Avrupa ve Afrika kıtalarıyla birlikte Eski Dünya'yı oluşturur. İnsanlığın Afrika'dan çıktıktan sonra ayak bastığı ilk kıta olan Asya, aynı zamanda Dünya üzerindeki birçok dinin çıkış bölgesidir. Ortadoğu kökenli İslam, Hristiyanlık gibi İbrani dinler ile Hint Yarımadası kökenli Budizm ve Hinduizm gibi Dharmatik dinler buna örnektir. Kuzey Kutup Dairesi'nden Ekvator'a kadar uzanan Asya Kıtası, yeryüzünün en alçak noktası olan Lut Gölü ve en yüksek noktası olan Everest gibi çok farklı yeryüzü şekillerini içinde barındırır.

Büyük Antiller, Karayip denizinde Küçük Antiller ile birlikte Batı Hint Adalarını oluşturan adalar topluluğu.

Orta Dünya kıtası, J. R. R. Tolkien'in kurguladığı Orta Dünya evreninde, yazarın eserlerinin büyük bir kısmına mekân olan hayalî kıtadır. Bu eserlerin en meşhurları Hobbit romanı ve Yüzüklerin Efendisi roman üçlemesidir. Tolkien'in öykülerinde, meleksi varlıklar valar, elfler ve bunlarla ittifak halindeki insanlarla, şeytani Melkor ya da Morgoth ve onun yolundan giden büyük çoğunluğu orklardan, ayrıca ejderhalar ve köleleştirilmiş insanlardan oluşan iki büyük gücün Arda'yı ele geçirmek için yaptıkları savaşlar anlatılır. Sonraki çağlarda, Morgoth'un yenilmesi ve Arda'dan sürülmesi sonucunda kötülüklerin efendisi rolünü, baş yardımcısı Sauron devam ettirir. Morgoth'un defedilmesinden sonra valar, Orta Dünya'nın işlerine doğrudan karışmaktan tamamen el çekerler ve Sauron'a karşı süren mücadelede valar safındaki halklara yardım etmesi için Orta Dünya'ya Istari olarak bilinen maiaları yollarlar. Bunların en önemlileri Boz Gandalf ve Ak Saruman olmuştur. Gandalf, görevine sadık kalarak Sauron'un yok edilişinde kritik görevleri yerine getirir, Saruman ise mutlak egemenlik kurmak amacıyla Sauron'a rakip olarak ortaya çıkar. Kötülüğe karşı mücadeleye katılan diğer ırklar ise cüceler, elfler ve hobbitlerdir. Orta Dünya üzerinde hakimiyet tesis etmek için karanlık güçler ile aydınlık güçler arasında yaşanan mücadelenin başlangıcı ve ilk devreleri Tolkien'in Silmarillion adlı eserinde hikâye edilir. İyilik ile kötülüğün son mücadelesi, sırasıyla Hobbit ve Yüzüklerin Efendisi romanlarında ele alınır.

Kızılderililer ya da Amerika Yerlileri veya kısaca Yerliler, Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşayan Kızılderililer için kullanılan ortak birleştirici ad. Dilce birbiriyle akraba olmayan en az iki ayrı grupta toplanırlar: Sibirya kökenli olan Na-Dene dilleri ile Na-Dene dilleri dışındaki bütün Kızılderili dillerini içeren Amerind dilleri.

Amerika veya Amerika Kıtası, Batı Yarımküre'de Yeni Dünya olarak adlandırılan bölgede, Kuzey Amerika, Orta Amerika, Güney Amerika ve bunlara bağlı adalardan meydana gelen kıtalar ve adalar topluluğu. Amerika Kıtası, Batı Yarımküre'deki kara alanının çoğunu kapsar ve Yeni Dünya'yı oluşturur. Amerika sözcüğü birçok dilde Amerika Birleşik Devletleri (ABD) anlamında da kullanıldığı için kavram karmaşasına neden olabilmektedir.

Kretase veya Kretase dönemi, Mezozoyik Zaman'ın üç alt bölümünden sonuncusudur. Jura'dan sonra, Paleojen'den önce gelir. Günümüzden 145 milyon yıl önce başlayıp ~ 66 milyon yıl önce sona erdiği kabul edilir.

Bering Boğazı, Asya'nın en doğu noktası ile Amerika'nın en batı noktası arasında bir boğazdır. Günümüzde Rusya ile ABD (Alaska) arasında coğrafi bir sınır konumunda olması ile birlikte Amerika ve Asya kıtalarının birbirine en yakın olduğu yerdir.

Bering veya İmarpik Denizi, Kuzey Büyük Okyanus'undan, Alaska Yarımadası ve Aleut Adaları'nın ayırdığı büyük su kütlesi. İki milyon km² yüzölçümüne sahiptir. Doğusunda ve kuzeydoğusunda Alaska, batısında Sibirya ve Kamçatka Yarımadası, güneyinde Alaska Yarımadası ve Aleut Adaları ile çevrilidir. Kuzeyindeki Bering Boğazı vasıtasıyla, Arktik Okyanusu'ndaki Çukçi Denizi'nden ayrılır. İsmini, kâşifi Danimarkalı seyrüseferci Vitus Bering'den almıştır.

Leopardus, kedigiller (Felidae) familyasından bir kedi cinsi. Leopardus, Amerika kıtasına özgü sekiz küçük kedi türünden oluşan bir cinstir. Bu cins, ortak atası geç Miyosen'de Asya'dan Kuzey Amerika'ya Bering kara köprüsünü geçen Amerika'daki küçük kedilerin genetik soyunun en eski dalı olarak kabul edilir.

Türk Boğazları terimi iki dar boğazı, bir tarafta Marmara Denizi ile Ege Denizi'ni ve diğer taraftan da Karadeniz'i bağlamayı ifade eder.

Minas Gerais Brezilya'nın 26 eyaletinden biridir. Ülkenin güneydoğusunda yer alır. En kalabalık ikinci, yüzölçümü bakımından en büyük dördüncü eyalettir. Belo Horizonte başkenti ve en büyük şehridir. Fiat'ın Brezilya fabrikası burada yer alır.

Beringia, 10-12 bin yıl öncesine kadar var olmuş Kuzey Amerika'yı Asya'ya bağlayan ve insanların ilk kez Amerika kıtasına varmalarını mümkün eden kara bağlantısıydı.

Australidelphia, keseliler alt sınıfının iki üst takımından birisi. Diğer üst takım Ameridelphia, Chiloé keseli sıçanı dışında bütün Amerika'da yaşayan keselileri içine alırken Australidelphia bütün Avustralya'da, Yeni Gine'de ve civarındaki adalarda yaşayan keselileri içine almaktadır.
Paleocoğrafya, geçmiş çağların coğrafyasını araştıran bilim dalı.

Miyosen, Senozoyik çağın neojen dönemine dahil olan ve jeolojik zamanda 23.03 ile 5.3 milyon yıl önce arasında yer alan bir jeolojik devirdir. Bilimsel literatürde bu devir 3 parça altında incelenir. Bunlar: Erken Miyosen, Orta Miyosen ve Geç Miyosen'dir. Aynı zamanda Miyosen devri, Aquitanian, Burdigalian, Langhian, Serravallian, Tortonian ve Messinian gibi 6 alt zamana ayrılır. Miyosen devrinin öncesinde oligosen devri varken; akabinde pliyosen devri gelmektedir. İlk olarak 19. yy'ın başında Paris havzası etrafında yapılan stratigrafik incelemeler sırasında Charles Lyell tarafından bulunmuş ve tanımlanmış bir zaman dilimidir.

Hortumlular, en çok dikkati çeken özellikleri olan hortumları ile adlandırılmış bir memeli takımı. Günümüzde tek yaşayan temsilcileri fillerdir.

Seward Yarımadası, Amerika Birleşik Devletlerine bağlı Alaska eyaletinin batısında yer alan Eskimo halklarından İnyupik ve Yupiklerce meskun olan yarımada.

Amerika tarihi ilk insan yerleşimlerinden modern dönemdeki devletlere kadarki dönemi kapsar. İnsanların Bering Boğazı'ndan geçip Sibirya üzerinden Alaska'ya geçişi ile Amerikan tarihi başlar. Buzul çağının bitimi ile birlikte Amerika kıtası diğer kıtalardan izole kalmıştır. Mezoamerikan, Kızılderili ve Eskimo gibi birçok halk ortaya çıkmıştır. 15. yüzyıl'dan itibaren Avrupa kolonizasyonuna uğramıştır. Sonrasında ise bağımsızlık hareketleri ile bağımsız devletler ortaya çıktı.