
Kazakistan, resmî adıyla Kazakistan Cumhuriyeti, topraklarının büyük bölümü Orta Asya'da, küçük bir bölümü Doğu Avrupa'da yer alan bir ülkedir. Kazakistan, günümüzdeki yedi bağımsız Türk devletinden biri olup Türk Devletleri Teşkilatı ve TÜRKSOY'un üyesidir. 2.724.900 km² yüzölçümü ile dünyanın en büyük dokuzuncu ülkesidir. Müslüman çoğunluklu ülkelerin ve Türk devletlerinin yüzölçümü bakımından en büyüğü, doğal kaynaklar bakımından da en zenginidir. Kazakistan Türk tarihinin önemli devletlerinden olan Saka, Hun, Göktürk, Kıpçak, Karahanlı, Altın Ordu gibi devletlerin merkez üssü; Kıpçak, Oğuz, Karluk gibi Türk boylarının beşiği olmuştur.

İskitler veya yayıldıkları doğu bölgelerindeki isimleri ile Sakalar, MÖ 8. yüzyıl ile MS 3. yüzyıl arasında Avrupa'nın doğusu ile Orta Asya'da, Tanrı Dağları ve Fergana Vadisi'ni de içine alan bölgelerde yaşamış, Tuva ve (Altay-Sayan) kökenli, Doğu Avrasya-Batı Avrasya kültür ve genetik bileşenlerini içerdiği varsayılan heterojen göçebe halktır. İskitler için tarih boyunca Grek kaynaklarında Skuthēs (Σκύθης), Asur kaynaklarında Aşguzai, Fars kaynaklarında Sakā ve Çin kaynaklarında Sai tabirleri kullanılmıştır.

Afanasiyevo kültürü Altay Dağları ve Minusinsk ovası civarında görülen, MÖ 3300 ile MÖ 2500 yılları arasında Kalkolitik Çağ'da var olmuş, Güney Sibirya'da bulunmuş olan en eski arkeolojik kültür. Kültürün ismi bölgede bulunan Afanasiyeva Dağı'ndan gelmektedir. Altay ve Sayan Dağları'nın kuzeybatısındaki bozkırlarda gelişmiştir. Avcılık, hayvancılık, taştan ve bakırdan eşyalar yaptıkları kazılar sonucu ortaya çıkmıştır.

Esik Kurganı, 1969 yılında Kazakistan SSC'nin Salgar alüvyonlu toprağının 20 kilometre doğusunda Kemal Akişev başkanılığındaki Kazakistan Tarih, Etnografya ve Arkeoloji Enstitüsü'nün arkeolog timi tarafından keşfedilen İskit /Saka kurganı. MÖ 5. yüzyıldan kalma olduğu düşünülen kurgan, Kazakistan'da gün ışığına çıkarılmıştır.

Arslantepe Höyüğü veya Melid, Malatya'nın 7 km. kuzeydoğusunda yer alan bir arkeolojik yerleşimdir. Türkiye'deki en büyük höyüklerden biridir. Höyük, Fırat üzerindeki Karakaya Baraj Gölü'nün batısındadır. Otuz metre yükseklikteki höyük MÖ 5 bin yıllarından MS 11. yüzyıla kadar iskan edilmiştir. Bölge MS 5. ve 6. yüzyıllarda bir Roma köyü olarak, daha sonra da Bizans nekropolü olarak kullanılmıştır. Yerleşim alanı 200 x 120 metre boyutlarındadır.

Altın elbiseli adam, 1969'da dönemin Kazakistan SSC'nin Almatı şehrinin 50 km. ve Salagar Alüvyonlu toprağının 20 kilometre doğusunda, garaj yapmak ve yolu düzenlemek için yapılan çalışmalar sırasında tesadüfen bulunan binlerce altın parçadan oluşan zırh. Kemal Akişev başkanlığındaki Kazakistan Tarih, Etnografya ve Arkeoloji Enstitüsü'nün arkeolog ekibi tarafından incelenen Esik kurganından çıkartılmıştır. İskitler veya Sakalara ait olduğu düşünülmektedir. MÖ 5. yüzyıla ait olması ve kurganın bulunduğu bölgede MÖ 5.yy.'da Sakaların hüküm sürmesi gerekçesiyle Altın Elbiseli Adam'ın, 18 yaşlarında bir Saka prensi veya prensesi olduğu düşünülmektedir Zırh, 2019 yılında 2 hafta boyunca Ankara'da sergilenmiş, daha sonra tekrar Kazakistan'a taşınmıştır. Günümüz itibarıyla Kazakistan Milli Müzesinde sergilenmektedir.

Bu Kazakistan'ın posta pulları ve posta tarihinin bir araştırmasıdır.

Kurgan hipotezi (teorisi) erken Hint-Avrupa kökenlerinin, Karadeniz-Hazar stepleri'nde bulunan arkeolojik "Kurgan kültürüne" dayandığını öne süren teorilerden biridir. Kurgan Türkçe "korugan" sözcüğünden türetilmiş höyük mezar anlamına gelen bir terimdir.
Kurgan veya Korgan özellikle Orta Asya ve Doğu Avrupa'daki yığma tepe ve höyük şeklinde bulunan genellikle tahtadan yapılmış mezarlar için kullanılan bir tümülüs türü.

Arjaan veya Arzhan, Rusya'nın Krasnoyarsk Krayı'nda ve hemen güneyindeki Tuva Cumhuriyeti'nde bulunmuş, MÖ 9. ve MÖ 8. yüzyıllarda inşa edildiği düşünülen İskitlere ait kurganlarının bulunduğu arkeolojik alandır.

Karadeniz-Hazar stepleri veya diğer ismiyle Pontus stepleri, Moldova, Kuzey Kafkasya, Güney Ukrayna, Güney Rusya ve Kazakistan'ın kuzeybatısının küçük bir bölümünü kapsayan, Avrasya steplerinin bir parçası olan geniş bir bozkır arazisidir. Palearktik biyocoğrafik bölgesinin de bir parçası olan bozkırlar, ılıman çayır, savan ve çalılık biyomlarını içerir.

Maykop kültürü, Tunç Çağı'nda Batı Kafkasya bölgesinde hakim olmuş başlıca arkeolojik kültürlerinden biriydi.
Pazırık kültürü, Demir Çağı'nda var olmuş Sakalara ait göçebe arkeolojik kültür. Sibirya'nın permafrostlarında mumyalanmış insanları içeren bu kültürün işaretleri ve eserleri, Moğolistan-Kazakistan sınırındaki Altay Dağları'nda yapılan kazılar sonucu ortaya çıktı. Mumyalar, Ukrayna'daki İskit kültürünün mezar höyüklerine benzer şekilde uzun höyüklere gömüldü. Burada Sibirya'nın Buzlu Kızı da dahil olmak üzere birçok insan kalıntısı ve eseri bulunmuştur. Bu da, etrafındaki birçok ticaret yolundan ve kervandan yararlanan ve gelişen bir kültür olduğunu gösteriyor. Pazırıkların savaşçı bir hayat sürdürdüğü düşünülüyor. Pazırık kültüründen önce "Arjaan kültürü" vardı..
Azerbaycan'da Tunç Çağı MÖ 4. Binyıl'ın ikinci yarısında başladı ve MÖ 2. Binyıl'ın ikinci yarısında sona erdi, Demir Çağı ise MÖ yaklaşık 7-6. yüzyıllarda başladı. Bugünkü Azerbaycan topraklarındaki Tunç Çağı, Erken Tunç Çağı, Orta Tunç Çağı ve Geç Tunç Çağı olarak bölümlere ayrılmıştır. Tunç Çağı Nahçıvan, Gence, Daşkesen, Mingeçevir, Kobustan, Kazah ve Karabağ'da araştırmılıştır.
Şibe Kurganları, Ursul Nehri'nin sol kıyısında, Taldi Nehri'nin birleştiği yerin 1–2 km üzerinde bulunan göçebe Türk kurganıdır. 124 kurgandan oluşan alan, dört büyük gruba ayrılıyordu. Kurganlardan; Kürk kıyafetler, deri-altın-ahşap plakalar, boncuklar, demir bıçak, Çin kupası, deri çanta, kil kap, sürahi, tahta kürekler ve ahşap kazıklar çıkmıştır.

Eleke Sazı, Kazakistan'ın doğusunda, M.Ö. 6.-4. yüzyıllara ait çok sayıda Erken Saka kurganının bulunduğu bir arkeolojik sit alanıdır. Arkeologlar 2020 yılında Doğu Kazakistan'daki Eleke Sazı Vadisi'nde çok sayıda mezar höyüğü kazdılar. Burada çok sayıda altın eser bulundu. Bu eserler arasında golf koşum takımı parçaları, kolye uçları, zincirler, aplikler ve daha fazlası yer alıyordu; bunların çoğu MÖ 5.-4. yüzyıllara dayanan İskit-Saka döneminin Hayvan Stilindeydi.
Bulan-Koba Kurganı, Altay dağlarında Pazırık Kurganının yerini alan arkeolojik bir kurgandır. Bu kültürün zaman dilimi, Rus arkeolojisinde Huno-Sarmat dönemi olarak adlandırılan döneme kadar uzanır. Bu kültürün taşıyıcıları Hiung-nu, Xianbei eyaleti ve Cücenler döneminde yaşamışlardır. Altay'da bu kültürün yerini Türk ölü gömme gelenekleri aldı.
Kökel Kurganı, modern Tuva Cumhuriyeti bölgesinde, Güney Sibirya'dan gelen bir Hiung-nu sonrası kurgandır. Bu kurgan, geçici olarak Hiung-nu'nun çöküşü ile İlk Türk Kağanlığı'nın yükselişi arasındaki dönemde yer almaktadır. Rus arkeolojisinde "Hunno-Sarmatya dönemine" ait olduğu kabul edilmektedir.
Boralday, Kazakistan'ın Almatı kentinde bulunan, erken Demir Çağı'na tarihlenen ve Saka halkıyla ilişkilendirilen bir kurgan nekropolüdür. Boralday köyünün güneydoğu eteklerinde yer alan bu alan, Bolshaya Almatinka Nehri'nin sol yakasında 430 hektara yayılan 47 mezar höyüğünden oluşmaktadır.
Kök-Paş Kurganı, Altay dağlarında Hunno-Sarmatya döneminde gelişen bir arkeolojik kurgandır. Kök-Paş anıtları MS 3. yüzyılın ikinci yarısında Altay dağlarında ortaya çıkmış ve Bulan-Koba Kurganı ile bir arada yaşamıştır.