
Larnaka, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin güneydoğusunda bulunan bir kent. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Larnaka Bölgesi'nin merkezidir. Nüfusu 140.000 civarındadır.

Sakız Adası, Yunanistan'ın Ege Denizi'nde yer alan bir adasıdır. Ülkenin Kuzey Ege bölgesine bağlı olan ada, Türkiye'den Sakız Boğazı ile ayrılır. Sakız ağaçları ve bu ağaçlardan elde edilen damla sakızı ile ünlüdür. Turistik yerleri arasında Orta Çağ köyleri ve 11. yüzyıldan kalma Nea Moni Manastırı bulunmaktadır.

Rum İsyanı/Yunan İsyanı,, Yunan Bağımsızlık Savaşı, Yunan İhtilali veya Yunan Devrimi, Yunanların Osmanlı egemenliği ve isyan bölgelerindeki Müslüman halka karşı başlattığı, 1821-1829 yılları arası süren ve Yunanistan'ın Osmanlı Devleti'nden bağımsızlığını kazanmasıyla sonuçlanan bağımsızlık savaşı, devrim ve etnik temizliktir. 1832 yılında imzalanan İstanbul Antlaşması ile Yunanistan'ın bağımsız bir ülke olarak tanınmasıyla sonuçlanmış bağımsızlık sürecidir.

Yunanistan'ın ilk sakinlerine sıklıkla Pelasgi, yani "deniz halkı" denirdi. Yarımadanın bu sakinleri kuzeyden göçen işgalcilerin etkisi ile güneye kaçtılar. Birbiri ardı sıra gelen işgallerle güney kıyılarına ve Ege Adaları'na yayıldılar. MÖ 3200 civarında bölgeye yeni gelenler birlikte zamanla Yunancaya dönüşen bir Hint-Avrupa dili getirdiler.

1828 yılında yapılan Edirne Antlaşması ile bağımsızlığını kazanana kadar Yunanistan'ın büyük bir kısmı Osmanlı Devleti sınırları içindeydi.

Bijan Muharebesi veya Üçüncü Yanya Muharebesi, Balkan Savaşları'nda 4-6 Mart 1913 tarihlerinde gerçekleşen muharebe. Savaşın sonunda gerçekleşen bu muharebe birçok bakımdan savaşın seyrini değiştirmiştir. Bizani, Yanya'daki en iyi istihkam edilmiş bölgelerden biriydi. Yanya ile birlikte 128 toptan kurulu 21 batarya ile korunuyordu. Vizani istihkamı da bizzat Wilhelm Leopold Colmar Freiherr von der Goltz tarafından inşa ettirilmişti. Yanya'nın savunmasında olduğu gibi bu muharebede de Esat Paşa ve kardeşi Vehip Paşa komutadaydı. Yunan ordusunun başında ise Prens Konstantin ve General Sabuncakis bulunuyordu.

Müslüman-Türk katliamları, Türk Kırımı ya da Türk Soykırımı Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılma döneminde Navarin Katliamı ile başlayan ve 1922 Manisa yangınıyla son bulan Balkan, Ortodoks Devletler ve Fransa tarafından Türkler, Türk Yahudileri ve Osmanlılara yönelik gerçekleşen katliamlar, zorunlu göçler, etnik temizlik. Olaylardan etkilenenlerin ana dili Türkçedir.

Navarin Katliamı, Yunanistan'ın bağımsızlığını kazanması sırasında yaşanan katliam dizisinin bir parçası olan bir katliamdı. Katliam 19 Ağustos 1821 günü Mora Yarımadası'ndaki Navarin şehrinde gerçekleşti ve şehrin yaklaşık 3000 kişilik Türk sakini katledildi. Avrupa kaynaklarında Navarin katliamı hakkında bilgiler onlarca yıl sonra yayınlanmıştır.

Tripoliçe Katliamı, Yunan Bağımsızlık Savaşı'ndaki Tripoliçe kuşatması esnasında 23 Eylül 1821 günü şehrin düşmesi ile Müslümanların ve Yahudilerin katledilme olaylarıdır. İngiliz asker ve tarihçi Thomas Gordon, katledilen sivillerin sayısını 8.000 olarak tahmin ederken, 8.000 de Osmanlı askerinin öldürüldüğünü belirtmektedir. J. M. Wagstaff ise 10.000 - 15.000 sivilin katledildiğini yazmıştır. Yunan tarihi üzerinde uzman olan tarihçi ve yazar William St. Clair öldürülen sivillerin sayısının 10.000 üzerinde olduğunu belirtmiştir. Katledilenlerin içinde kadınların da olduğu görülmüştür.

Menemen Katliamı, 16-17 Haziran 1919'da Yunan askerleri ve Rum yerlileri tarafından Türk sivillere karşı yapılan bir katliamdır. İtilaf Devletleri Kontrol Komisyonu Menemen'de yaşanan bu olayı katliam olarak teyit etti.
Samsun Bombardımanı, Amerikan Deniz Kuvvetleri ve Yunanistan Deniz Kuvvetleri'nin 7 Haziran 1922 tarihinde Samsun'a düzenlediği saldırı.

Laskarina Bouboulina, Yunan kurtuluş savaşının kadın kahramanlarından biridir.

Monemvasya, Osmanlı döneminde Menevşiye/Benefşe/Menekşe, Mora Yarımadası'nın Lakonya iline bağlı Monemvasia belediyesinde bir kasabadır. Kasaba Mora'nın doğusunda, kıyıya yakın bir noktadaki ada üzerinde yer almaktadır.

Hem Osmanlı İmparatorluğu güçleri hem de Yunan devrimcileri tarafından işlenen Yunan Kurtuluş Savaşı sırasında birçok katliam vardı. Savaş, çatışmanın her iki tarafındaki sivil yaşamına ve savaş esirlerine yönelik saygı eksikliği ile nitelendirildi. Özellikle İyonya, Girit, İstanbul, Makedonya ve Ege adalarında Yunanlara yönelik katliamlar gerçekleşirken, Osmanlılar ile özdeşleşen Türk, Arnavut, Osmanlı yanlısı Yunanlar ve Yahudi nüfusu, özellikle Yunan kuvvetlerinin baskın olduğu katliamlara maruz kalmıştı. Ege, Girit, Orta ve Güney Yunanistan'da yerleşmiş Yunan toplulukları öldürülmüş ve Mora Yarımadası'ndaki Türk, Arnavut, Yunanlar ve küçük Yahudi cemaatleri de aynı şeyleri yaşamıştır.

Sakız Adası Katliamı, 1822'de Yunan Bağımsızlık Savaşı sırasında Sakız Adası'ndaki on binlerce Yunan'ın Osmanlı askerleri tarafından öldürülmesi olayıdır. Çevre adalarda yaşayan Yunanlar, Sakız Adası'na gelmiş ve ada halkını isyana katılmaları için cesaretlendirmişti. Buna karşılık Osmanlı askerleri adaya çıktı ve binlerce kişiyi öldürdü. Hristiyanların katledilmesi uluslararası toplumda kızgınlığa neden oldu ve Yunanların dünya genelinde destek görmesine yol açtı.

Atanasios Çakalof, Osmanlı İmparatorluğu'na karşı Yunanistan'ın bağımsızlığını savunan Filiki Eterya'nın kurucularından biri olan Yunan aktivist.

Modern Yunanistan tarihi, Yunanistan tarihinde 1828'de Yunan Bağımsızlık Savaşı'ndan sonra Büyük Güçler tarafından Osmanlı İmparatorluğu'ndan özerkliğini kazanmasından günümüze kadar geçen süreyi kapsamaktadır.

50-50 Teorisi, Türk Kurtuluş Savaşı'nın Batı Cephesi boyunca Yunan ordusu ve Rum isyancılar tarafından Türklere karşı gerçekleştirilen savaş suçlarının Rum Kırımı kadar kötü ve iki olayın aynı şiddette olduğu fikridir. Fikir Türk halkı arasında ilk olarak Türk ordusunun Yunan işgali altındaki topraklarda ilerlemesi ve böylece Türk halkının Yunan ordusunun oluşturduğu tahribata tanık olması ile ortaya çıkmış, ilk kez 1926'da George Horton'ın The Blight of Asia kitabında ele alınmıştır. Her ne kadar Horton kitabında 50-50 Teorisi'nin yanlış olduğunu ve Yunanlar tarafından katledilen Türklerin Rum Kırımı'na "50-50 değil 1'e 10.000 bile olamayacağını" söylese de, Horton'ın bu tavrı hem Türk hem de Türk olmayan akademisyenler tarafından Türk düşmanı ve aşırı Filhelenist olarak yorumlanıp tarihi çarpıtmak ile suçlanmıştır.

Birinci Akropolis Kuşatması, Yunan Bağımsızlık Savaşı'nın ilk aşamalarında 1821-1822 yılları arasında, Atina Akropolisi'nin Yunan devrimci güçleri tarafından kuşatılması olayıdır.

Domna Visvizi, Yunan kökenli deniz kaptanı. Yunanistan Bağımsızlık Savaşı'nda boy göstermiştir. Başlangıçta, yeni bir Yunan devletinin kurulması için kocası Chatzi Visvizis'inin gemisi Kalomoria ile Sakız Adası'ndan yola çıkmıştır. Temmuz 1822 yılında kocası savaşta ölünce geminin kaptanı oldu ve savaşa devam etti. Savaştan sonra Yunanistan Krallığı için Evia (Eğriboz) adasını fethetmiştir. Savaştan sonra ciddi mal kaybı yaşayan Visvizi, devletin sağladığı fonların bitmesi ve ek fon talebinin reddedilmesi sonucu gemisini devretmek zorunda kalmıştır. 1824 yılında kısa süreliğine Yunan Donanmasına girdi. Daha sonra buradan ayrıldı ve 1850 yılına kadar yoksul bir hayat yaşayarak öldü.