İçeriğe atla

Bender Abbas'ın Safeviler tarafından ele geçirilmesi

Bender Abbas'ın Safeviler tarafından ele geçirilmesi
Portekiz-Safevi savaşı

16. ve 17. yüzyıllarda Portekizlilerin Basra Körfezi'nde bulunduğu başlıca şehirler, limanlar ve destinasyonlar.
Tarih29 Eylül'den 21 Aralık 1614'e kadar
Bölge
SebepSafevi İmparatorluğu'nun Portekiz'in Basra Körfezi'ndeki varlığından duyduğu endişe.
Sonuç Safevi İmparatorluğu'nun zaferi
Coğrafi
Değişiklikler
Bender Abbas Safevi İmparatorluğu'nun eline geçti
Taraflar
Safevi İmparatorluğu Portekiz Krallığı
Komutanlar ve liderler
İmam Kulu Han Andreu de Guadros
Çatışan birlikler
14.000[1] 80 Portekizli ve bilinmeyen sayıda yerel okçu[2]

Bender Abbas'ın Safeviler Tarafından Ele Geçirilmesi — 1614 yılında İmamgulu Han komutasındaki Kızılbaş ordusunun, Kambarao (bugünkü Bender Abbas) kalesini ele geçirmesi bekleniyor. Kale Portekiz'e aitti.[3]

Arka planı

1507'de Portekizli Afonso de Albuguergue, Hürmüz Adası adasına saldırarak adayı ele geçirdi. Bu adanın ele geçirilmesiyle Hindistan ile Avrupa arasındaki körfez ticaretinin kontrolü Portekiz'in eline geçti. I. Abbas'ın hükûmeti döneminde Safevi İmparatorluğu, Hürmüz'u ele geçirmeyi düşünüyordu. I. Abbas'ın temel amacı genel olarak Portekizlileri buradan vurup çıkarmaktı.[4] I. Abbas Portekiz ve İspanya'ya karşı bir ittifak kurmak için çalıştığı için bu saldırıyı ertelemişti, ancak ittifak yapılmadığı ve Kızılbaşlar tek başına Osmanlı ordusunu mağlup ettikten sonra Portekizlilere karşı askeri operasyon gerçekleşti. 1614'ten itibaren I. Abbas, tüm öfkesini İran Körfezi'ndeki Portekizlilere ve İspanyollara yönlendirdi.[5]

Savaş

1613 yılında, Basra Körfezi'ndeki küçük limanlardan birinden gelen birkaç Arap tüccar, Hürmüz Adası'nın Portekizli valisi Luis da Gama tarafından kötü muameleye maruz kaldı. Bu tüccarlar Hürmüz'ün bir mahallesinde cartsız yakalandı.[a] 1614'ün ilkbahar ve yaz aylarında meydana gelen bir başka olayda, Safevi İmparatorluğu'ndan Hürmüz'e gitmekte olan birkaç kervan durduruldu. Bu olaylar Safevilerin Portekizlilere saldırmasına neden oldu.[1]

Portekizlilerin Şah Abbas yönetimindeki Lar valisine vergi ödemeyi reddetmesi üzerine Safevi Devleti oraya bir ordu gönderdi. İmamgulu Han 14.000 kişilik ordunun komutanlığına atandı[7] ve hedef Portekiz'in Kambarao kalesiydi.[1] Andreu de Guadros komutasındaki kalede yalnızca 80 Portekizli savaşçı[8] ve bilinmeyen sayıda yerli okçu vardı.[1] Kaledeki savaşçıların sayısı azdı ve silah donanımı yetersizdi.[8]

Zayıf bir direnişten sonra Andreu Safevlere teslim oldu ve ele geçirilmesinden kısa bir süre sonra Michael de Sousa Pimental, Hindistan Genel Valisi tarafından yardım için gönderilen dokuz gemiyle geldi.[8] Burayı çoktan düşmüş bulan Michael, burayı yeniden ele geçirmek için hiçbir girişimde bulunmamış, bunun yerine Maskat'a doğru yelken açmıştır. Kuşatma 29 Eylül'den 21 Aralık'a kadar sürmüştür.[1] Kambarao'nun adı daha sonra kurtarıcısının onuruna "Bender Abbas" olarak değiştirildi.[9]

Sonuç

Bender Abbas'ın ele geçirilmesinin ardından bir sonraki hedef Hürmüz adasıydı. Ancak Hürmüz adasına saldırmak için Safevi ordusunun sahip olmadığı gemilere ihtiyaç vardı. Ayrıca Osmanlı Devleti ile yeni bir savaşın başlayacağına dair işaretlerin ortaya çıkması Hürmüz'ün saldırıya uğramamasını mümkün kıldı. Şah Abbas, Osmanlılarla yeni bir savaşa girmemek için diğer sorunları en azından bir süreliğine dondurmak zorunda kaldı. Ele geçirdiği toprakların hiçbirinden vazgeçmemek şartıyla, Karmelitlerin aracılığı ile Hürmüz adasında Portekizlilerle görüşmelere başladı.[10]

Ayrıca bakınız

Notlar

  1. ^ "Cartaz", 16. yüzyılda (yaklaşık 1502-1750) Hint Okyanusu'nda Portekiz İmparatorluğu tarafından verilen bir deniz ticaret ruhsatı veya geçiş belgesiydi. Adı, Portekizce'de harfler anlamına gelen "cartas" teriminden türetilmiştir. 1939-45 İngiliz "Navicer" sisteminin cartaslarla benzerlikleri vardı.[6]

Kaynakça

  1. ^ a b c d e Steensgaard 1976, s. 296.
  2. ^ Steensgaard 1976, s. 271-292.
  3. ^ Tazmini 2017, s. 102-103, 104.
  4. ^ Sykes 1915, s. 279.
  5. ^ Blow 2009, s. 102-103, 104.
  6. ^ Boxer 1969.
  7. ^ Danvers 1894, s. 171.
  8. ^ a b c Danvers 1894, s. 172.
  9. ^ Amanat 2017, s. 1102.
  10. ^ Blow 2009, s. 104.

Kaynak

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Pîrî Reis</span> Türk denizci ve kartograf (1465–1553)

Pîrî Reis, Türk denizci ve kartograf. Asıl adı Muhyiddin Pîrî Bey'dir. Künyesi Ahmed ibn-i el-Hac Mehmed El Karamanî'dir. Amerika'yı gösteren Dünya haritaları ve Kitab-ı Bahriye adlı denizcilik kitabıyla tanınmıştır. Ayrıca Hadikat'ül Bahriye, Bilad-ül Aminat ve Eşkalname gibi eserleride bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Çaldıran Muharebesi</span> I. Selim ve I. İsmail arasındaki askeri muharebe

Çaldıran Muharebesi, Osmanlı padişahı I. Selim ile Safevi hükümdarı Şah İsmail arasında 23 Ağustos 1514'te, günümüzde İran sınırları içinde yer alan Maku şehri yakınlarındaki Çaldıran Ovası'nda yapılan meydan muharebesidir. Muharebe, Osmanlı imparatorluğu'nun kesin zaferiyle sonuçlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">I. Abbas</span> 5. Safevi hükümdarı

I. Abbas veya Büyük Abbas, Safevi Hanedanlığının beşinci hükümdarı olan Şah Abbas, Safevi Hanedanı'nın en güçlü hükümdarı olarak gösterilir. Şah Muhammed Hüdabende'nin üçüncü oğludur. 3 Ekim 1587 tarihinde Türkmen şeflerinin desteklediği bir askerî darbe ile 17 yaşında tahta geçip 1629 yılına kadar 42 yıl hükümdar olarak kalmıştır. Hükümdar olduğu tarih Safevi Devleti açısından zorlu bir dönemdir. İçeride Türkmen aşiretleri arasındaki kanlı çatışmalar, doğuda Özbek akınları, batıda ise Osmanlı İmparatorluğu'nun baskısı altındaydı. Bu durumun kaçınılmaz sonucu olarak ülke ekonomik olarak da çözülmektedir. Tarımsal ve endüstüriyel üretim düşerken ticaret de çökmüştür.

Kızılbaş, eski dinî inanış ve kültürleri ile İslamiyeti kendilerine has bir şekilde birleştirip Şiilik'ten etkilenen Safevi Tarikatı müridleri için kullanılan terim.

<span class="mw-page-title-main">Bağdat Seferi</span> Türk devleti

Bağdat Seferi, 1623-1639 Osmanlı-Safevi Savaşı'nın başında 1624 yılında Safevîlerin eline geçen Bağdat'ın geri alınması amacıyla padişah IV. Murat'ın 1638-39 yıllarında Bağdat üzerine düzenlediği seferdir.

1050'den 1600'lü yılların başına kadar Basra Körfezi'nin girişindeki Hürmüz Adası'nda hüküm süren emirlik.

<span class="mw-page-title-main">Bender Abbas</span>

Bender Abbas ) İran'ın Hürmüzgan Eyaleti'nin yönetim merkezi olan şehir.

<span class="mw-page-title-main">Aden'in Fethi</span>

Aden'in Fethi, 1547 yılında yerel Arap şeyhlerinin eline düşen Aden'in Portekiz İmparatorluğu'nun eline geçme tehlikesine karşı, 26 Şubat 1548'de Osmanlı İmparatorluğu tarafından tekrar ele geçirilişi.

<span class="mw-page-title-main">Bahreyn Kuşatması (1559)</span>

Bahreyn Kuşatması, 1559 yılında Lahsa Valisi Mustafa Paşa'nın İstanbul'a haber vermeden Osmanlı Devleti'ne bağlı bir emirlik olan Bahreyn'i işgal etmeye yönelik başarısız girişimi.

<span class="mw-page-title-main">Tebriz Kuşatması (1603)</span>

Tebriz Kuşatması, 1603-1612 Osmanlı Safevi-Savaşı'nda bir evre. Kuşatma Safevi ordusunun başarısıyla ve Tebriz'in 18 yıl sonra tekrar Safevilerin idaresine geçmesiyle sonuçlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Revan Kuşatması (1603-1604)</span>

Revan Kuşatması, 1603-1618 Osmanlı-Safevi Savaşı'nda bir evre. Kuşatma Safevi ordusunun başarısıyla ve Revan'ın 21 yıl sonra tekrar İran idaresine geçmesiyle sonuçlanmıştır.

Bekir Subaşı Olayı ya da Bekir Subaşı Vakası, 1623 yılında Osmanlı idaresindeki Bağdat'taki idarecilerin sebebiyet verdiği ve anılan kentin Safevî Devleti tarafından kuşatılarak alınmasına neden olan isyan ve kargaşa.

<span class="mw-page-title-main">Osmanlı-Portekiz çekişmesi (1538–1559)</span>

Osmanlı İmparatorluğu-Portekiz İmparatorluğu çekişmesi 1538-1559 yılları arasında Hürmüz Boğazı hakimiyeti için gelişen çatışmalı bir dönemdir.

I. Abbas'ın Kaheti ve Kartli seferleri, Safevi Şahı I. Abbas'ın, Osmanlı-Safevi Savaşı (1603-18) sırasında Doğu Gürcü vasal krallıkları olan Kartli ve Kaheti'de 1614-1617 yılları arasında yürüttüğü dört seferdir. Seferler, I. Abbas'ın eskiden en sadık Gürcü gulamları olan Kartli Kralı II. Luarsab ve Kaheti Kralı I. Teymuraz tarafından gösterilen itaatsizliğe ve ardından çıkarılan isyana bir yanıt olarak başlatıldı. Tiflis tamamen yakıp yıkıldı, ayaklanma bastırıldı, 100.000 kadar Gürcü katledildi ve 130.000 ila 200.000 kişi İran'a sürgün edildi. Bunun sonucunda Kaheti ve Kartli geçici olarak İran egemenliği altına alındı.

I. Tahmasb'ın Gürcistan seferleri - Safevi imparatorluğunun ikinci hükümdarı I. Tahmasb'ın Günümüz Gürcistan topraklarında bulunan Kartli ve Kaheti krallıklarının topraklarına yaptığı seferler olarak bilinir.

<span class="mw-page-title-main">Maskat'ın İstilası</span>

Maskat'ın İstilası, Osmanlı-Portekiz savaşlarında evre.

<span class="mw-page-title-main">Basra'nın Zaptı (1546)</span> I. Süleyman döneminde Osmanlı Devleti tarafından gerçekleştirilen askerî harekât

Basra'nın Fethi, 1546 yılında Basra'nın Portekiz İmparatorluğu'nun eline geçme tehlikesine karşı Osmanlı İmparatorluğu tarafından ele geçirilerek doğrudan Türk idaresine alınışı.

<span class="mw-page-title-main">Hürmüz Kuşatması (1622)</span>

Hürmüz Savaşı 1622'de gerçekleşti. 10 haftalık bir kuşatmanın ardından İngiliz-Safevi devletlerinin müttefik kuvvetleri, kaledeki Portekiz garnizonunu yenmeyi başardı. Böylece İngiltere ile Safevi devleti arasındaki ticaret yolu Basra Körfezi'nde açıldı. Hürmüz, Safeviler tarafından yeniden ele geçirilmeden önce, Portekiz onu yaklaşık yüzyıl boyunca fethetmişti. Hürmüz, Portekizli general Alfonso de Albuerque tarafından fethedildiği 1507 yılından beri Portekiz'e bağlıydı. Bu yer aracılığıyla Portekiz, Hindistan ile Avrupa arasındaki tüm ticareti kontrol ediyordu.

Şah I. Abbas'ın Bahreyn'i Fethi - Bahreyn'in Safevi hükümdarı I. Abbas tarafından ele geçirmesi. Savaş 1602'de gerçekleşti.

Portekiz-Safevî Savaşı, Portekiz İmparatorluğu ile onun tebaası Hürmüz, Safevi İmparatorluğu ve onları destekleyen İngilizler arasında 1507 ile 1622 yılları arasında yaşanan bir dizi askeri çatışma. Savaş, Portekiz İmparatorluğu'nun Hürmüz ve Bahreyn adalarının yanı sıra Kaşm ve Bandar-Abbas kalelerinin ele geçirilmesiyle başladı.