İçeriğe atla

Bellelli Ailesi

Bellelli Ailesi
Sanatçı Edgar Degas
Yıl 1858 - 1867
Tür Yağlıboya
Boyutlar 200 cm × 253 cm (79 in × 100 in)
Konum Orsay Müzesi, Paris

Bellelli Ailesi,[1] Edgar Degas'nın 1858 - 1867 tarihleri arasında tamamladığı tahmin edilen yağlı boya tablosu. Degas'nın gençlik dönemi başyapıtı sayılan eser şu anda Paris'teki Orsay Müzesi'nde sergilenmektedir. Ressam bu tablosunda halası ve eşini iki kızlarıyla birlikte betimlemiştir.

Degas, İtalya'daki sanat eğitimini tamamlayıp Fransa'ya dönmesinin ardından halası Laura, eniştesi Baron Gennaro Bellelli (1812–1864) ve kızları Giulia ile Giovanna'nın aile portresini yaptı. Sanatçının çalışmayı hangi tarihte tamamladığı kesin olmamakla birlikte İtalya'dayken tablo hakkında çalıştığına ve ülkesine döndükten sonra bu çalışmalardan yararlanarak tabloyu bitirdiğine inanılmaktadır.[2] Napoli'den sürülmüş, Floransa'da yaşamına devam eden bir İtalyan vatanseverinin eşi olan Laura, kısa bir süre önce ölen babası sebebiyle matem giysileriyle betimlenmiştir. Laura'nın babasının (ressamın dedesi) bir portresi tablonun arka planında yer almaktadır.

Laura Bellelli'nin yüz ifadesi ağırbaşlı ve serttir. Kadın, beden diliyle kızlarıyla bağlantı kurar gibidir. Kocası ise tam tersine ailesinden uzak görünür. İş ve dış dünyayla ilişkisi masasında oturuş pozisyonuyla ima edilmiştir. Küçük kızları Giovanna, ailenin karakteristiksel gerginliğinin altını çizer gibi görünen ablası Giulia'ya göre daha neşeli bir poz vermiştir.

Geçmiş

1856 yılında, Degas Paris'ten ayrılarak hem sanat üzerine çalışmak hem de aile yakınlarını ziyaret etmek amacıyla İtalya'ya gitti. Ressam, Napoli'ye 17 Temmuz'da ulaştı. 1857 yılında büyük babası Hilaire Degas ile birlikte Napoli'de kaldı ve o seneyi Napoli ile Roma arasında seyahat ederek geçirdi. Temmuz 1858'in son günlerinde Laura Bellelli Degas'ya bir mektup yazdı ve onu Floransa'ya davet etti. Bu şehirde gazetecilik yapan Gennaro Bellelli, Avusturya'ya karşı İtalya'nın özgürlüğü için mücadele ediyordu.[3] Degas, Floransa'ya 4 Ağustos'ta geldi, eniştesi Gennaro'nun evine yerleşti ve Uffizi'de çalışmaya başladı.[4] Şehirden sıkılan ve Gennaro'yla anlaşamayan[5] Degas, Eylül ayında ziyaretine son vermeye karar verdi. Gene de şehirden ayrılmak için dedesinin 31 Ağustos'taki vefatı sebebiyle Napoli'de bulunan Laura, Giovanna ve Giulia'nın geri dönmelerini bekledi.[4]

Ev halkı arasındaki gerilim Degas tarafından fark edilmiş ve bir diğer amcası tarafından da onaylanmıştı: "Ailenin Floransa'daki yaşamı hepimiz için mutsuzluk kaynağıydı. Tahmin ettiğim kadarıyla bu konuda en büyük hatalı Gennaro. Fakat kız kardeşimizin de hataları var."[6] Laura, Degas'ya sürgünde yaşadığı süre boyunca ailesini çok özlediğini ve eşinin son derece huysuz ve sahtekâr bir adam olduğunu itiraf etmişti.[2] Laura, nefret uyandıran bir doğası olan ayrıca ciddi bir mesleğe sahip olmayan Gennaro ile yaşamanın kendisini kısa zamanda mezara götüreceğine inanıyordu.[2] Laura Bellelli o dönemde hamileydi ve doğum sırasında çocuğunu kaybetmesi mutsuzluğunun artmasının sebeplerinden biri olabilirdi.[7] Tüm bu sorunlar tablonun içeriğini ve arka planını etkilemişti.

Süreç

Eller İçin Çalışma, Laura Bellelli'nin elleri. Orsay Müzesi.

Halası ve kuzenlerinin 1858 Kasım'ında Floransa'ya dönüşlerinin ardından Degas Bellelli Ailesi'nin temellerini oluşturan bir seri çalışma yaptı.[5] Ressam ilk olarak halası ve iki kızını piramit şeklinde yerleştirerek dikey bir kompozisyonda resmetmeyi planladı.[8] Küçük kızları siyah elbiseler ve beyaz önlükleriyle çizdi. Bu sırada Degas'nın babası ressama bu işi bir an önce bitirip Paris'e geri dönmesi için mektuplar yazıyordu.[5] Degas, Giulia ve Giovanna ile ilgili olarak şunları yazdı:

Büyük olan çok güzel. Öte yandan küçüğü olabildiğince hoş ve bir melek kadar nazik. Onları kendilerine çok yakışan küçük beyaz önlüklü yas kıyafetleri içinde çiziyorum. Doğal nezaketi asillik ile birlikte ifade etmeye çalışıyorum ama bunu nasıl tanımlayabileceğimden emin değilim.[3]

Yılın sonuna gelindiğinde Degas kuzenlerinin portresi üzerinde çalışmaya bırakıp daha geniş bir tabloya başladı. Bu tablonun Bellelli Ailesi'nin kendisi mi yoksa hazırlık taslağı mı olduğu bilinmemektedir.[5] Degas'nın yaptığı hazırlık çalışmaları çoğunlukla portre taslakları ve kompozisyon ile ilgili detayları içeriyordu. Ressam, bu çalışmalarda karakalem, pastel ve yağlı boya kullandı. Bir çizim, Degas'nın ilk baştaki niyetinin Gennaro Bellelli'yi masanın ucuna oturtmayı planladığını gösterir.[9] Bir diğer yağlı boya taslakta, adam kızlarının arkasında ayakta durmaktadır.[2]

1859 Mart'ında sanatçı Paris'e geri döndü. Tabloyu hemen tamamlamak yerine üzerinde uzun yıllar çalışmayı sürdürdü.[10] Eserin ne zaman ve nerede tamamlandığına dair bir belge bulunmamaktadır. Genel kanı ressamın Fransa'ya birçok taslak ve çalışmayla geri döndüğü ve Paris'teki atölyesinde resmi bitirdiği yönündedir.[2] Bellelli'lerin yaşadıkları dairenin böyle bir tabloyu çizebilmek için yeteri kadar büyük olmaması da bu tezi destekler.[2] Mart 1860'ta aile işleri sebebiyle İtalya'ya tekrar giden Degas, Nisan ayında aileyi ziyaret etti ve eniştesinin pek çok resmini çizdi. Ayrıca, detayları farklı olmasına rağmen kompozisyonu tablonun aynısı olan pastel boyadan bir çalışmayı da yine bu gezisi sırasında tamamladı.[11]

Degas'nın torunlarından biriyle evlenen bir avukat ise ressamın tabloyu İtalya'da bitirdiğini ve resmin ancak 40-50 yıl sonra Fransa'ya getirildiğini iddia etti. Fakat, eserin 1867 yılında Paris Salonu'nda sergilenmiş olması bu iddia çürütür.[5]

Kompozisyon ve içerik

Nedimeler. Diego Velázquez, 1656. Bellelli Ailesi'nde tıpkı Nedimeler'de olduğu gibi iç alanı geniş göstermek için bir tablo, bir ayna ve bir kapı kullanılmıştır.

Tabloyu yaptığı dönemde Degas, Anthony van Dyck, Giorgione ve Botticelli gibi pek çok ressamın etkisi altındaydı.[5] Eserde ayrıca 17. yüzyıl Hollanda tür ve portre resimlerinin,[12] Ingres'in portre çalışmalarının[13] ve Diego Velázquez'in Las Meninas (Nedimeler) isimli tablosunun[6] da etkileri görülebilir. Hans Holbein'in portreleri, Francisco Goya'nın IV. Carlos ve Ailesi tablosu, Gustave Courbet'nin Ornans'ta Akşam Yemeğinden Sonra'sı ve Honore Daumier tarafından yapılan bir taşbaskı da Bellelli Ailesi'ne örnek oluşturmuştur.[14] Bellelli Ailesi'nde tıpkı Nedimeler'de olduğu gibi iç alanı geniş göstermek için bir tablo, bir ayna ve bir kapı kullanılmıştır.[6] Ressam, resim tarihinden örnek aldığı tüm bu örnekleri çağdaşlarına benzemeyen kendi tek eserini yaratabilmek için kullandı.[14] Konu olarak kendi ailesini ve onların yaşadığı ortamı seçerek Degas, bir odayı kişilikler ve ilgi alanlarıyla ilişkilendiren ilk ressam oldu.[15]

Degas'nın çalışmasının çağdaşlarının eserlerine göre olan benzersizliği büyük ölçüde kompozisyonundan kaynaklanmaktadır.[14] Ressam bir aile portresini tarihi bir dramı ele alır büyüklükte işlemişti. Ebeveynlerin birbirine yabancılaşmasını ve çocukların onlara karşı olan bölünmüş bağlılıklarını figürleri tabloya yerleştirişi ile vermeyi başarmıştı.[16] Laura Bellelli resmi bir portreye poz vermiş gibiydi. Yüzünden mutsuzluğu okunuyordu. Bir eli koruyucu bir şekilde Giovanna'nın omzunu tutarken diğer eli ile hamile vücudunu dengelemişti.[17] Resmin merkezinde yer alan Giulia, küçük bir sandalyede oturuyordu. Yüzünün ifadesinde gençliğin verdiği tasasızlık vardı. Elleri belindeydi, babasına doğru dönmüştü ve birbirine uzak olan ebeveynlerin arasında bağlantı sağlıyor gibiydi.[14] Arkası dönük bir şekilde ailesinden uzak oturan Gennara'nun yüzünün büyük kısmı gölgede kalmıştı.[18] Laura, bir resim çerçevesinin hemen önündeydi. Öte yandan Gennaro şömine rafının üzerindeki bir aynanın önünde betimlenmişti. Rafın üzerinde bir şamdan ve başka aksesuarlar da vardı. Kadının çevresindeki nesnelerin kesinliğine karşı erkeğin çevresindeki belirsizlik onların duygusal uzaklığının dokunaklı bir yorumu gibiydi.[19] Ayrıca, ressam tarafından bilinçli bir şekilde birbirlerinden uzağa yerleştirilmişlerdi.[20] Adam, yeğenleri olan ressama poz veren ailesini izler gibi betimlenmişti. Ailenin köpeği sağ alt köşede yatıyordu. Köpeğin bu duruşu felaketten gizlice kaçmaya çalışıyor olduğu şeklinde yorumlandı.[21] Laura Bellelli, yeğeninin Paris'e dönmesinin ona yazdığı mektupta: "Benimki gibi üzgün bir yüz ve kocamınki gibi can sıkıcı bir yüzle karşı karşıya olmaktansa ailenle yeniden bir arada olduğun için çok mutlu olmalısın" demişti.[22]

Ailenin arka tarafındaki duvarda yer alan resim bir süre önce ölmüş olan Hilaire Degas'nın portresiydi ve büyük ihtimalle Degas'nın bir çalışmasıydı. Bu tabloyu halasının arkasına yerleştirerek ressam, ailesinin hayat ağacıyla da bağlantı kurdu. Ayrıca, Rönesans'tan beri süre gelen portre geleneğini de devam ettirmiş oldu.[23]

Bellelli Ailesi'nde fark edilen tedirginlik sanatçının çalışmaları göz önüne alındığında anormal sayılmazdı. Ressam 1860'larda farklı cinsiyetler arasındaki yabancılaşmayı sık sık resimlerine konu etti. Somurtmak ve İç Mekan gibi tablolar da dönemin Paris'ini yansıtıyordu. Genç Spartalı Kızlar Oğlanları Ayartıyor gibi tarihi tablolarında bile cinsiyetler arasındaki ayrım açıktır.[24] Bellelli Ailesi ise ressamın kendi ailesinden insanların psikolojik ikilemlerini yansıtması açısından ilginçtir.

Sergilenme geçmişi

İç Mekan, 1868-1869. Tıpkı Bellelli Ailesi'nde olduğu gibi Degas, bu tablosunda da erkek ve kadın figür arasındaki duygusal kopukluğu fiziksel uzaklıkla ifade etti.[24]

Degas'nın bu kadar büyük boyutlara sahip bir eseri özel zevkleri için yaptığı şüpheliydi. Bu yüzden ressamın tabloyu bir sergi için hazırladığına inanılır.[10] Nisan 1859'da Degas babasına bir mektup yazdı ve ondan Paris'te kendisi için bir atölye bulmasını rica etti. Böylece projesi için çalışabilecekti. Ressam, bu projenin ne olduğunu mektupta açıkça yazmamıştı ama aklında büyük ihtimalle Bellelli Ailesi vardı. Tablonun 1867'deki Paris Salonu'nda sergilendiği düşünülür.[10] O sene, Salon'la ilgili çıkan yazılarda tablodan bahsedilmese de Degas'nın resim için Aile Portresi ismini kullandığına inanılır. Bu fikri destekleyen bazı kanıtlar da vardır: Degas'nın atölyesini sergiden sonra ziyaret eden bir eleştirmen Bellelli Ailesi ile ilgili olarak "1867'nin takdir edilesi Aile Portresi" diye yazdı. 1881'de ressam Jean-Jacques Henner, Degas'nın çalışmaları çok kötü sergilenip ilgi çekmemesi üzerine Salon'lardan çekilmesi üzerine yazdığı bir makalede "Kayınbiraderi ve ailesini çizdiği aile portresi bence muhteşem bir çalışma" dedi. Ayrıca, Degas, 1867 yılında serginin açılmasına çok kısa bir süre kala Salon yönetiminden sergide gösterilecek bazı resimlerinde değişiklik yapmak için izin istedi. Tabloda daha sonraki yıllarda ortaya çıkan siyahımsı çizgiler ve çatlaklar bu yeniden çalışmanın sonucunda oluşmuş olabilir.[25]

Bellelli Ailesi, 1913 yılına kadar Degas'da kaldı. O sene ressam tabloyu sanat tüccarı Paul Durand-Ruel'ya teslim etti.[26] Eser bu tarihten sonra kamuoyu önünde sergilenmedi. 1918 yılında ressamın vefatından sonra satışa çıkartıldı.[27] Resmin seneler sonra beklenmedik bir şekilde tekrar ortaya çıkması büyük bir sansasyon yarattı[26] ve tablo Lüksemburg Müzesi tarafından 400.000 franka satın alındı.[14]

Tablo şu anda Orsay Müzesi'nde sergilenmektedir.[3]

Durumu ve değeri

1818 yılındaki satışı sırasında tablo çok zarar görmüş durumdaydı.[26] Siyah lekelere ve çatlamalara ek olarak yırtıkları vardı ve Degas'nın atölyesinde uzun yıllar sarılı bir şekilde kaldığı için tozlanmıştı. Degas'nın 1890'larda tabloyu restore ettiğine, yırtıkları diktiğine ve Laura Bellelli'nin yüzünü tekrar çizdiğine inanılır.[2] Fakat, tablonun satışı sırasında eseri restore eden kişi bu değişiklikleri yanlış yorumlayarak Gennaro ve Giulia'nın portrelerine zarar verdi.[2] Tablo son kez 1980 yılında restore edildi.

1918'deki satış sebebiyle ressamın atölyesinde sergilenirken, bir eleştirmen tablo hakkında: "Kuru tekniği özgün olmasına rağmen bir Hollandalı iç mekanı kadar ruhsuz."[14] Resim pek çok olumlu yorum aldı. Savaş döneminde, Enguerrand Quarton'un Pietà d'Avignon isimli tablosuyla birlikte, Fransa'nın karakteristiğini yansıtan "modern primitiflerden" biri olduğu söylendi.[14] O günden beri de biyografi yazarları tarafından Degas'nın gençlik günlerine ait başyapıtı kabul edildi.[26][28]

Kaynakça

  • Baumann, Felix; Karabelnik, Marianne. Degas Portraits. London: Merrell Holberton, 1994. ISBN 1-85894-014-1
  • Boggs, Jean Sutherland. Degas. The Metropolitan Museum of Art, New York, 1988. ISBN 0-87099-519-7
  • Danto, Arthur. "Degas". The Nation: 658.
  • Kagan, Donald "Western Heritage-7th Edition" (sayfa 829), 2001.
  • Reff, Theodore. Degas: The Artist's Mind. The Metropolitan Museum of Art, Harper & Row, 1976. ISBN 0-87099-146-9
  • Sutton, Denys. Edgar Degas: Life and Work. Rizzoli, New York, 1986. ISBN 0-8478-0733-9

Notlar

  1. ^ Sérullaz, Maurice. Empresyonizm Sanat Ansiklopedisi. Remzi Kitabevi, Nisan 2004. ISBN 975-14-0251-4. Sayfa 87
  2. ^ a b c d e f g h Boggs 1988, sayfa 81
  3. ^ a b c Hermitage Müzesi sergi arşivi 9 Temmuz 2009 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., 2006
  4. ^ a b Boggs, 1988. Sayfa 51
  5. ^ a b c d e f Boggs, 1988. Sayfa 80
  6. ^ a b c Reff. 1976. Sayfa 95
  7. ^ Sutton. 1986. Sayfa 43
  8. ^ Baumann; Karabelnik, 1994. Sayfa 21.
  9. ^ Sutton. 1986. Sayfa 39-40
  10. ^ a b c Boggs, 1988. Sayfa 79
  11. ^ Sutton. 1986. Sayfa 40
  12. ^ Reff 1976. Sayfa 26-27
  13. ^ Reff 1976. Sayfa 48
  14. ^ a b c d e f g Boggs, 1988. Sayfa 82
  15. ^ Reff 1976. Sayfa 143
  16. ^ Reff. 1976. Sayfa 27
  17. ^ Boggs, 1988. Sayfa 23
  18. ^ Baumann; Karabelnik, 1994. Sayfa 193.
  19. ^ Reff. 1976. Sayfa 95-96
  20. ^ Reff 1976, Sayfa 216
  21. ^ Danto 1988. Sayfa 658.
  22. ^ Reff. 1976. Sayfa 97
  23. ^ Reff 1976. Sayfa 96-97
  24. ^ a b Reff 1976. Sayfa 216
  25. ^ Boggs, 1988. Sayfa 79-80
  26. ^ a b c d Boggs, 1988. Sayfa 77
  27. ^ Boggs, 1988. Sayfa 80, 82
  28. ^ Sutton, 1986. Sayfa 44

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Diego Velázquez</span> İspanyol ressam (1599-1660)

Diego Rodríguez de Silva y Velázquez, İspanyol ressamdır.

Édouard Manet, Fransız ressam. 19. yüzyılda modern hayatı konu alan resimler yapmaya başlamış ilk ressamlardandır. Manet, gerçekçilik akımından izlenimciliğe geçişte önemli bir rol oynadı. İlk dönem başyapıtlarından Kırda Öğle Yemeği ve Olympia, kendisinden genç ressamlara esin kaynağı oldu. Daha sonraki yıllarda ise o ressamlar izlenimciliğin en önemli isimleri oldular. Günümüzde, bu iki resim, modern sanatın başlangıcı kabul edilir.

<span class="mw-page-title-main">Paul Gauguin</span> Fransız ressam (1848 – 1903)

Eugène Henri Paul Gauguin, Fransız ressam.

<span class="mw-page-title-main">Edgar Degas</span> Fransız ressam (1834-1917)

Edgar Degas, tam adı Hilaire-Germain-Edgar Degas olan, Fransız ressam, heykeltıraş ve çizer. İzlenimcilik akımının kurucularından biri kabul edilse de ressam bu terimi reddedip gerçekçi olarak tanınmayı tercih ettiğini açıklamıştır. Tekniği başarılı bir ressam olan Degas, daha çok dans temalı resimleri ile tanındı. Çalışmalarının yarısından fazlası dansçılarla ilgiliydi. Bu çalışmaları aynı zamanda onun hareketin betimlemesindeki ustalığını gösteriyordu. Dans kadar at yarışları ve çıplak kadınlar çizmekte de başarılıydı. Portreleri de sanat tarihinin en başarılılarından kabul edilir.

Mihri Rasim ya da bilinen ismiyle Mihri Müşfik Hanım, Türk ressam.

<i>Olympia</i> (tablo) Fransız ressam Édouard Manetnin tablosu

Olympia, Fransız ressam Édouard Manet'nin 1863 yılında tamamladığı tablosudur. Gerçekçilik akımının bir örneği olan eser, şu anda Paris'teki Orsay Müzesinde sergilenmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Berthe Morisot</span> Fransız ressam (1841 – 1895)

Berthe Marie Pauline Morisot, bir Fransız ressamı ve Paris'te İzlenimcilik (Empresyonizm) akımıyla tanınan ressam çevresinin üyesiydi.

<span class="mw-page-title-main">Théodore Géricault</span> Fransız ressam (1791 – 1824)

Théodore Géricault, özellikle Medusa'nın Salı isimli tablosuyla tanınan Fransız ressam ve taş baskı sanatçısıdır. Romantik akımın önderlerinden biridir.

<i>Balkon</i> (tablo)

Balkon, Fransız ressam Édouard Manet'nin 1868 - 1869 yıllarında yaptığı yağlı boya tablosu. Eser, şu anda Paris'teki Musée d'Orsay'da sergilenmektedir. Ressam, tabloyu ilk olarak 1869'daki Paris Salonu'nda sergilendi. Balkon o sene Salon'da sergilenen iki Manet tablosundan biriydi. Manet'nin sergilenmek üzere seçilen diğer resmi Atölyede Öğle Yemeği olmuştu. Tablonun sol tarafında oturarak poz vermiş olan model, ressam Berthe Morisot idi. Morisot daha sonraki yıllarda Manet'nin erkek kardeşi ile evlenerek aileye girdi.

<span class="mw-page-title-main">Mary Cassatt</span> Amerikalı ressam (1844 – 1926)

Mary Stevenson Cassatt, Amerikalı ressam.

Jacques-Émile Blanche, Paris doğumlu Fransız ressam.

<span class="mw-page-title-main">Frédéric Bazille</span> Fransız ressam (1841 – 1870)

Jean Frédéric Bazille, Fransız izlenimci ressam. Eserleri genelde, ön planda figürlerin bulunduğu en plein air çizilmiş peyzajlardır.

Gustave Caillebotte, Fransız ressam. İzlenimcilik akımının hem üyesi hem de koruyucularından biridir. Gruptaki diğer sanatçılara göre gerçekçilik akımına daha yakın durmuştur. Caillebotte fotoğrafçılığa olan ilgisi ile de tanınmaktadır.

<i>Edward Darley Boitin Kızları</i>

Edward Darley Boit'in Kızları, John Singer Sargent tarafından 1882 sonbaharında tamamlanan tablodur. Eserde Edward Darley Boit'in dört kızı Paris'teki evlerinde betimlenmiştir. Resim, şu anda Boston'daki Boston Güzel Sanatlar Müzesi'nin koleksiyonunda yer almaktadır. Boit'in kızları tarafından babalarının anısını yaşatmak amacıyla 1919 yılında müzeye bağışlanan tablo müzede iki adet uzun mavi-beyaz Japon vazosunun arasına asılmış olarak sergilenmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Eva Gonzalès</span> Fransız ressam (1849 – 1883)

Eva Gonzalès, Fransız İzlenimci ressam.

<span class="mw-page-title-main">John Singer Sargent</span> Amerikalı ressam (1856 – 1925)

John Singer Sargent, İngiltere Kralı VII. Edward döneminin zengin ve asillerinin lüks hayatını anlatan portreleri ile tanınan Amerikalı ressam.

<span class="mw-page-title-main">Ellen Andrée</span> Fransız oyuncu (1857-1925)

Ellen Andrée gerçek adıyla Hélène André ya da Hélène Andrée, 1879 yılından 20. yüzyılın başlarına kadar sahneye çıkmış ünlü Fransız tiyatro oyuncusudur. Oyuncu, sanat hayatı boyunca pek çok komedide rol aldı ve natüralist tiyatro gruplarında çalıştı.

<i>Pembe Başlıklı Kız</i> Osman Hamdi Beye ait bir tablo

Pembe Başlıklı Kız, Osman Hamdi Bey'in Haziran 1904'te yaptığı yağlı boya tablo. Tabloda Batılı tarzda giyinmiş Pembe bir başlık ve başlık ile yakın tonda bir elbise giyen kız çocuğu açık bir alanda ayakta durmaktadır. Resimde Osman Hamdi Bey'in, 4 Eylül 1893 - 1 Ağustos 1958 yılları arasında yaşamış olan kızının 11 yaşındayken yaptığı portresi görülmektedir. Nazlı, Osman Hamdi Bey ile Mary/ Naile Hanım'ın son çocuğudur. Eser, yapıtlarında model olarak kendisi, ailesi ve yakınlarını kullanan Osman Hamdi Bey'in aile portreleri arasında yer almaktadır. Osman Hamdi Bey'in akrabası olan Edhem Eldem'in aktardığına göre; Osman Hamdi Bey'i 1908 ihtilalinden hemen sonra ziyaret eden Maurice de Sorgues adlı Fransız gazeteci o zamanlar 15 yaşında olan Nazlı'ya dair bilgiler vermiştir.

"Bir öğleden sonra Hamdi Bey'i evinde Renan'ın bir cildini tekrar okurken bulma şansına sahip oldum. bir de Madame Hamdi Bey ile babasının karakterine sahip olan ve büyük bir sanatçı gibi Chopin ve Beethoven yorumlayan zarif Nazlı'yı da görebildim".

<i>Vincent van Goghun yaptığı portreler</i> Vikimedya liste maddesi

Vincent van Gogh, izlenimcilik akımının yayıldığı zamanlarda yaşamıştır. Fotoğrafın ortaya çıkmasından sonra ressamlar artık fiziksel formları taklit etmek yerine resmettikleri kişiler, mekânlar ve nesnelerin ardındaki duygu ve düşünceleri aktarma yoluna girmişlerdir. İzlenimci ressamlar buna kuvvetli fırça darbeleri kullanarak, bazı renk tonlarını vurgulayarak ve ışıklandırmaya dikkat ederek ulaşmaya çalışmışlardı. Vincent van Gogh, bu ideolojiyi resimlerinde kullandığı özne ve nesnelerle olan ilişkisini ve onlara karşı duyduğu hisleri tasvir edebilmek için kullandı. Van Gogh’un yaptığı portreler, ressamın portresini yaptığı kişilerle olan ilişkilerini ve bu öznelerin iç özelliklerini yansıtmak için renk ve fırça darbelerinin kullanımına odaklanır.

<span class="mw-page-title-main">Pisanello</span>

Pisanello,, İtalyan Rönesansının ve Quattrocento döneminin seçkin ressamlarından biriydi. Guarino da Verona gibi şairler tarafından övülen Pisanello, döneminin hümanistlerince Cimabue, Fidias ve Praksiteles gibi ünlü isimlerle karşılaştırılmıştır.