İçeriğe atla

Başur Höyük

Koordinatlar: 37°58′48″N 41°46′44″E / 37.98°K 41.779°D / 37.98; 41.779
Arkeolojik Höyük
Adı:Başur Höyük
il:Siirt
İlçe:Siirt
Köy:Aktaş
Türü:Höyük
Tahribat:
Tescil durumu:
Tescil No ve derece:
Tescil tarihi:
Araştırma yöntemi:Kazı

Başur Höyük, Siirt il merkezinin 20 km. kuzeybatısında, Botan Vadisi'ndeki Aktaş Köyü'nde yer alan bir höyüktür. Faaliyete geçmesinden sonra Ilısu Barajı Gölü sahasında kalması beklenmektedir. Tepe, yaklaşık olarak 250 x 150 metre boyutlarındadır. Kültürel dolgunun 15 metre kadar olduğu söylenmektedir. Höyük, Bitlis Vadisi'nden gelip Botan Nehri'ne dökülen Başur Çayı kenarındadır. Bu konumuyla Güneydoğu Anadolu Bölgesi ile Doğu Anadolu Bölgesi arasında "kültürel bir koridor" olarak görülmektedir. Aynı zamanda Nemrut Dağı obsidiyen yatakları ile Mezopotamya'ya kadar uzanan bölge arasında doğal bir ticaret / takas yolu olmuştur. Yerleşimin MÖ 7. binyıla kadar geri gittiği ve yakın zamana kadar iskan edildiği belirtilmektedir. Yakın zamana kadar iskan edilen köy yapıları, Höyük'teki Orta Çağ ile MÖ 1. ve 2. binyıl kalıntılarını önemli ölçüde tahrip etmiştir.[1][2]

Kazılar

Höyük Amerikalı arkeolog Robert J. Braidwood ile Halet Çambel'in Siirt yüzey araştırmaları sırasında 1963 yılında saptanmıştır. Daha sonra 2007 yılında Ege Üniversitesi'nden Haluk Sağlamtimur höyükte beş yıl süren bir kazı çalışması yapmıştır.[2][3]

Tabakalanma

Kazılarda üç ana tabaka saptanmıştır. Bu tabakalar Orta Çağ (MS 7. – 14. yüzyıllar), MÖ 2. binyıl (Orta Tunç Çağı, MÖ 4. binyıl (Geç Uruk Dönemi) olarak verilmektedir.[2]

Buluntular

En az iki evreli Orta Çağ mimarisi Höyük'ün neredeyse tüm yüzeyine yayılmış durumdadır. Başur Çayı'na doğru uzanan teraslarda da bir, iki konutluk yerleşimlerin olduğu, yüzey araştırmalarından anlaşılmaktadır. Bu konutların avlularındaki çok sayıdaki silodan sağlanan karbonlaşmış tahıllar yerleşimde ağırlıklı olarak nohut, arpa ve buğday yetiştirildiğini ortaya koymaktadır. Yaklaşık 1 km. kuzeyde Orta Çağ yerleşimine ait bir mezarlık alanı bulunmaktadır. Orta Çağ tabakasında ele geçen çanak çömlek buluntularının çoğu hamuru renginde bej astarlı ya da açık kahverengi hamurlu tarak bezemeli maldır. Az sayıda da olsa MS 12. – 14. yüzyıllara tarihlenen sırlı örnekler vardır. Sırlar genellikle mavi ve yeşildir.[1]

Kazı çalışmalarında ortaya çıkan MÖ 2. binyıl yani Orta Tunç Çağı yapıları, çoğunlukla çok odalı bağımsız ve birleşik yapılardır. Ahşap hatıl izi taşıyan sıkıştırılmış toprak dolgular, yapılarda ikinci kat tabanlarının ahşap malzeme üzerine toprak dökülerek yapıldığını göstermektedir. Tek, yer yer de 3-4 sıra taşla yapılan temellerin de ikinci katları taşıyacak şekilde düzenlendiği görülmektedir. Tüm mimari buluntulara bakılarak yerleşmenin Orta Tunç Çağı'nda küçük bir yerleşim olmaktan çok, bölgenin idari ve ekonomik merkezi durumunda olduğunu göstermektedir. Küçük buluntular olarak çok sayıda ağırşak, tanrıça figürinleri ve baskı mühürler sayılabilir.[1] İki katlı yapıların ilk katlarının büyük bölümünün depo amaçlı kullanıldığı anlaşılmaktadır. MÖ 2. binyılın ikinci yarısına tarihlenen bu yapıların büyük bir deprem geçirdiği öne sürülmektedir. Deprem için tarihleme yaklaşık olarak MÖ 14. yüzyıldır.[4]

Kültürel olarak Güney Mezopotamya kökenli Geç Uruk Dönemi'ne, MÖ 4. binyılın ikinci yarısına tarihlenen en eski yapılar birbirine bitişik çok odalı yapılardır. Kalın taş temeller bir ikinci katın varlığına işaret etmektedir. Kerpiç duvarlı bu yapıların bir yangınla tahrip olduğu düşünülmektedir. Kazılarda bu tabakada "anıtsal yapı" olarak tanımlanan büyük bir yapı kompleksi ortaya çıkarılmıştır. İki evreli bu yapının duvar kalınlıkları 1,5 metredir. Yapının içindeki muazzam ateş çukurundan hareketle yapının bir kutsal mekan olduğu ileri sürülmektedir. Depo odalarıyla çevrili bir mekanın içindeki bu ateş çukurunun çapı 1,80 metredir. Bu haliyle bulunduğu mekanın tümünü kaplamaktadır. Bu tabakada geniş bir alana yayılmış depo çukurlarına bakılarak Başur Höyük'ün Geç Uruk Dönemi'nde idari bir merkez olduğu söylenmektedir.[1] Bu durum Höyük'ün, Mezopotamya'ya kadar uzanan doğal bir yol üzerinde olmasıyla birlikte değerlendirilmektedir.[5] İran, Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu'da Geç Uruk Dönemi Uruk yayılmasının, hammadde kaynaklarının daha etkin kullanımı amaçlı olduğu düşünülmektedir. Bu amaçla Uruklu yöneticiler ve tüccarlar söz konusu bölgelerde kentsel nitelikte idari merkezler kurmuşlardı. Başur Höyük'ün de bu tip yerleşimlerden biri olduğu anlaşılmaktadır.[4]

Ele geçen tahıl örnekleri ağırlıklı olarak mercimek, buğday ve arpa tarımı yapıldığını göstermektedir.[1]

Dış bağlantılar

Kaynakça

  1. ^ a b c d e "Ege Üniversitesi Arkeoloji Bölümü". 15 Şubat 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 25 Ağustos 2012. 
  2. ^ a b c "TAY – Yerleşme Dönem Ayrıntıları". 15 Şubat 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 25 Ağustos 2012. 
  3. ^ "Ege Üniversitesi İletişim Portalı". 22 Şubat 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 25 Ağustos 2012. 
  4. ^ a b "Haluk Sağlamtimur". 12 Nisan 2011 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 25 Ağustos 2012. 
  5. ^ "Current Archaelogy In Turkey". 6 Temmuz 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 25 Ağustos 2012. 

İlgili Araştırma Makaleleri

Türbe Höyük, Siirt il merkezinin 27 km. güneybatısında yer alan bir höyüktür. Botan Çayı'nın Dicle'ye katıldığı bölgenin yaklaşık 6 km. kuzeyinde, Botan Vadisi'nde, dere kıyısındadır. Boyutları yaklaşık 100 x 40 metredir.

Zeytinlibahçe Höyük, Şanlıurfa ilinin batısında, Birecik ilçesinin 3 km. güneyinde Mezra Köyü yakınlarında bir höyüktür. Höyük, 31 metre yükseklikte, 190 x 140 metre boyutlarında olup 26 dönümlük yerleşim alanı varıdır. Bir bölümü tarım amaçlı kullanılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Tilmen Höyük</span>

Tilmen Höyük, Gaziantep ilinin İslahiye ilçesinin 10 km. doğusunda yer alan bir höyüktür. Karasu Irmağı kollarıyla çevrili bir arazide 225 metre çapında 21 metre yüksekliktedir. Sakçagözü Ovası'nın batı kenarında bulunmakta olup bu ovada ellinin üzerinde höyük yer almakta olup en büyüklerinden biridir.

Domuztepe Höyüğü, Osmaniye il merkezinin 35 km. güneydoğusunda yer alan bir höyüktür. Günümüzde Aslantaş Barajı kıyısında yer alan höyüğü tarihöncesi yerleşim katları su altında kalmıştır.

Kavuşan Höyük, Diyarbakır ili Bismil ilçesinin 10 km güneydoğusunda, Şeyhan Deresi ile Dicle'nin birleştiği bölgenin hemen doğusunda yer alan bir höyüktür. Dicle kıyısından 65-70 metre kadar güneydedir. Höyüğü kuzey yarısı Dicle tarafından yenmiş olup, güney yamaçları ise Şeyhan Deresi alüvyonlarıyla örtülmüştür. Yüzey de yaygın tarım yapılmasıyla tahrip olmuştur. Höyük boyutları 175 x 75 metre olup, yükseklik kuzey kesimde 8 metre iken güneyde 2 metre kadardır. Alan olarak 1,5 hektar olduğu belirtilmektedir.

Hakemi Use Tepe, Diyarbakır ili Bismil ilçesi sınırları içinde yer alan bir höyüktür. Aslında biri, günümüzde tarla seviyesine inmiş iki höyükten, kazı yapılan diğeridir. Kazı yapılan höyük, yüzey araştırmaları Orta Çağ seramikleri veren diğer höyük sakinleri tarafından mezarlık olarak kullanılmaktaydı. Höyük, günümüz Suriye sınırında 150 km. içeride, Önasya'nın önemli neolitik yerleşimlerinden biri olan Çayönü'nden kuş uçumu 80 km. doğuda, Ziyaret Tepe Höyüğü'nün 3 km. batısında, Dicle'nin eski yatağının sağ kıyısında yer almaktadır. Tepe, 120 metre çapında ve 4 metre yüksekliğindedir.

Tilkitepe Höyüğü ya da eski kaynaklarda Şamramaltı Van il merkezinin 7 km. güneybatısında yer alan bir höyüktür. Günümüzde Van Havaalanı sınırları içinde olup kısmen havaalanı olarak kullanılmaktadır. Höyük 55 metre çapında, 6-7 metre yüksekliğindedir.

<span class="mw-page-title-main">Coba Höyük</span>

Coba Höyük, Gaziantep il merkezinin yaklaşık 45 km. batı kuzeybatısında, eski adı Keferdiz olan Sakçagözü bucağına 3 km. mesafede yer alan bir höyüktür. Orta boy bir höyük olan Coba Höyük, 140 x 90 metre boyutlarında ve 9 metre yüksekliğinde bir tepedir. Bazı arkeolojik metinlerde Sakçegözü ya da Sakçagözü olarak de geçen höyük bu adı, İslahiye Ovası'nın devamı olan Sakçagözü Ovası'ndan almıştır. Ova, Amanos Dağları ve Sof Dağı'ndan kaynaklanan ve güneyde Asi Nehri'ne dökülen küçük derelerin yer aldığı verimli bir ovadır.

Şaraga Höyük, Şanlıurfa ili Birecik ilçesi yakınlarında ve Fırat'ın batı kıyısında yer alan bir höyüktür. Önemli bir tarihi merkez olan Karkamış'ın 10 km kuzeyindedir. Höyük, 200 x 150 metre boyutlarında ve 25 metre yüksekliktedir.

Norşuntepe Höyüğü, Elazığ İl merkezinin 26 km. güneydoğusunda Alişam Köyü'nün 3 km. güneyinde yer alan bir höyüktür. Höyük, Keban Barajı su toplama sahasında kalmış olup Baraj'ın tamamlandığı 1975 yılından itibaren yavaş yavaş göl suları etkisiyle erimekte olan bir adacıktır. Tepe baraj suları yükselmeden önce 150 x 130 metre boyutlarında ve 35 metre yükseklikteydi. Höyükteki yerleşme alanı ise 500 x 300 metrelik bir alana yayılmıştı. 2022 yılının Mayıs ayında tapulama harici alanda yer alan Norşuntepe Höyüğü "Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı" özelliği gösterdiğinden sit alanı ilan edildi.

Tepecik / Makaraz Tepe Höyüğü, Elazığ İl merkezinin yaklaşık olarak 31 km. doğusunda, günümüzde Keban Baraj Gölü suları altında kalmış olan bir höyüktür. Höyüğün asıl ismi Makaraz Tepe'dir. Fakat arkeolojik yazında daha çok Tepecik olarak geçmektedir. Tepe, 200 metre çapında olup 16-17 metre yüksekliktedir.

Aşağı Pınar Höyüğü, Kırklareli İl merkezinin 3 km. güneyinde yer alan bir höyüktür. Haydardere, bir kıvrım yaparak tepenin kuzeyinden ve batısından geçmektedir. Höyüğün üzerine Geç Antik Çağ'da yapılan bir tümülüs tahribata neden olmuştur. Tümülüs, 38 metre çapında bir çevre duvarı üstüne kurulmuş olup, höyüğün eteklerinden alınan toprakla doldurulmuştur. Oluşan tepenin 19. yüzyıl sonlarında bölgeyi bir süreliğine işgal eden Rus kuvvetleri tarafından hazine aramak için düzleştirilmiş olduğu düşünülmektedir.

İmikuşağı Höyüğü, Elazığ İli, Baskil İlçesi, İmikuşağı Köyü'nün kuzeybatısında yer alan bir höyüktür. Fırat'ın doğu kıyısındadır. Tohma Çayı'nın Fırat'a döküldüğü bölgenin karşısındadır. Nehir yatağından 38 metre yüksekteki höyük 200 x 150 metre boyutlarındadır. Ovadan yüksekliği ise 20 metredir.

Kusura Höyük, Afyon İl merkezinin 55 km. güneybatısında, Sandıklı İlçesi'nin 12 km. güneyinde, Kusura Köyü'nün hemen batısında yer alan bir höyüktür. Tepe 400 metre çapında, 14 metre yüksekliğindedir.

Kanlıgeçit Höyüğü, Kırklareli İl merkezinin 500 metre güneyinde, Haydar Dere'nin iki yanında yer alan bir höyüktür. Aşağı Pınar Höyüğü'nün 300 metre kadar batısındadır. Demiryolu ve Haydar Dere tarafından üçe bölünen höyüğün bu parçaları Kanlıgeçit Kuzey, Kanlıgeçit Doğu ve Kanlıgeçit Güney olarak adlandırılmıştır. Kanlıgeçit Kuzey nekropol alanı olup yayvan bir tepe görünümümdedir.

Karaoğlan Höyüğü, Ankara İl merkezinin 25 km. güneyinde, Mogan Gölü'nün güneydoğu ucunda yer alan bir höyüktür. Bulunduğu bölge Ankara bölgesinden güneydoğu ve güneybatı yönlerine uzanan ana ticaret yollarının kavşağı durumundaydı. Tepe, 260 x 180 metre boyutlarında ve 18-20 metre yüksekliğindedir. Höyük Ankara – Konya kara yolu üzerindedir.

Gözlükule Höyüğü, Mersin İl merkezinin 30 km. doğusunda Tarsus İlçesi'nin güneybatısında, günümüzde İlçe'nin bir parkı olarak kullanılan bir höyüktür. Tepe, 300 metre çapında olup 25 metre yüksekliktedir. Bir Klasik Çağ kenti olan Tarsu ya da Tarse, hem tepede hem de günümüz Tarsus İlçesi'nin altındadır. Günümüz Tarsus'unu oluşturan ilk yerleşimin, Toroslar'dan gelen bir akarsuyun kıyısında, MÖ 7. binyılda bir köy olarak kurulduğu belirtilmektedir.Höyük, Orta Anadolu'dan Akdeniz kıyılarına doğal bir geçiş olan Gülek Boğazı çıkışında, Antik Kilikya ovasında yer almaktadır. Diğer yandan Gülek Boğazı çıkışından Amik Ovası yoluyla Kuzey Suriye'ye ulaşımın da kavşağındadır.

Müslümantepe Höyüğü, Diyarbakır İli, Bismil İlçesi'ne bağlı Şahintepe Köyü'nün kuzeybatı kenarında, Dicle Nehri'nin güney kıyısında yer alan bir höyüktür. Güneyden Dicle'ye doğru genişleyen, tarıma uygun bir vadide, yine güneyden vadi tabanı içine giren, yarımada şeklinde doğal bir kayalık üzerinde kurulmuştur. Bismil İlçesi'ne 22 km. mesafededir. Bu kayalık, yerleşmenin savunulması açısından elverişli bir durum yaratmaktadır.

Mezraa Höyük, Şanlıurfa ili'nin güneybatısında, Birecik İlçesi'nin kuş uçuşu 7 km güneyinde, Mezraa Belde'sinin 1,5 km güneydoğusunda, Fırat'ın doğu kıyısında yer alan bir höyüktür. Tepe, 180 x 140 metre boyutlarında olup ova seviyesinden 13 metre yüksekliktedir.

Taşkun Mevkii, Elazığ il merkezinin kuş uçumu 30 km. kuzeybatısında, Muratcık Köyü'nün 5 km. güneydoğusunda, Taşkun Kale Höyüğü'nden 1 km. mesafede yer alan bir höyüktür. Tepe, 110 metre çapında alçak ve yayvandır. Kuzey kesiminde yüksekliği 5,6 metre iken güney kesimde 3,2 metredir. Yerleşme, MÖ 3. binyılın ilk çeyreğine tarihlenmektedir.