İçeriğe atla

Başka türlü adlandırılamayan kişilik bozukluğu

Başka türlü adlandırılamayan kişilik bozukluğu (İngilizce kısaltımı: PD-NOS), DSM-IV'te listelenmeyen bazı DSM-IV Eksen II kişilik bozuklukları için kullanılan asemptomatik [a] tanı sınıflandırmasıdır.[1]

DSM-5'te bu bozukluk için doğrudan eşdeğer bir tanım bulunmamaktadır. Ancak, DSM-5,çerisinde yer alan diğer kişilik bozuklukları tanı kriterleri Başka türlü adlandırılamayan kişilik bozukluğuna önemli ölçüde benzemektedir.[2]

Tanı kriterleri

Spesifik olmayan tanıların hepsinde hastanın/kişinin kişilik bozuklukları genel kriterlerini karşılaması beklenir.

DSM-IV-TR

Psikologlar, DSM'deki hiçbir kişilik bozukluğu semptomlarının hastanın semptomlarına uymaması durumunda bu tanıyı koyabilirler.[3]

DSM-IV-TR kitabında dört kişilik bozukluğu yer almamıştır, ancak bu bahsedilmeyen kişilik bozukları için Başka türlü adlandırılamayan kişilik bozukluğu tanısı kullanılabilir. Bahsedilmeyen dört kişilik bozukluğu şunlardır:

DSM-5

DSM-5, Başka türlü adlandırılamayan kişilik bozukluğunu iki tanıya ayırmıştır: Diğer Belirtilen Kişilik Bozukluğu ve Belirtilmemiş Kişilik Bozukluğu.[4]

ICD-10

Dünya Sağlık Örgütü tarafından yayınlanan ICD-10 kavramsal olarak benzer iki tanıyı şu şekilde tanımlar:

  • Ayrı bir kodu olmayan kişilik bozuklukları için diğer spesifik kişilik bozukluğu (F60.8[1] ). Bunlar şunlar olabilir: "eksantrik", "duraksayan", "olgunlaşmamış", "narsistik", "pasif-agresif" ve "psikonörotik".
  • Genel kişilik bozukluğu tanıları için belirtilmemiş kişilik bozukluğu (F60.9[2] ).

ICD-11

ICD-11, bu bozukluğu tanımlamak için genel tanıları kullanır. ICD-11'de bu bozukluğa en yakın tanı Kişilik bozukluğu, şiddeti belirtilmemiş

(6D10.Z ) olarak karşımıza çıkar.

Ayrıca bakınız

Not listesi

  1. ^ "Subclinical" in the sense that the person does not meet the diagnostic criteria for any specific personality disorder, but does meet the general criteria for a personality disorder diagnosis.

Kaynakça

  1. ^ Verheul, Roel; Bartak, Anna; Widiger, Thomas (August 2007). "Prevalence and construct validity of Personality Disorder Not Otherwise Specified (PDNOS)". Journal of Personality Disorders. New York City: Guilford Press. 21 (4): 359-70. doi:10.1521/pedi.2007.21.4.359. PMID 17685833. 29 Mayıs 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Ağustos 2024. 
  2. ^ Diagnostic and Statistical manual of Mental Disorders. 5th. Washington, DC: American Psychiatric Association. 2013. ss. 15. ISBN 978-0-89042-555-8. 
  3. ^ Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders Fourth edition Text Revision (DSM-IV-TR) American Psychiatric Association (2000)
  4. ^ American Psychiatric Association (2013). Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders (fifth edition). s. 684. 

İlgili Araştırma Makaleleri

Sanrı, kanıtlar ışığında değiştirilemeyen yanlış ve sabit bir inançtır. Bir patoloji olarak, yanlış veya eksik bilgi, konfabulasyon, dogma, yanılsama, halüsinasyon veya algının diğer bazı yanıltıcı etkilerine dayanan bir inançtan farklıdır, çünkü bu inançlara sahip bireyler kanıtları gözden geçirdikten sonra inançlarını değiştirebilir veya yeniden ayarlayabilirler. Yine de:

<span class="mw-page-title-main">Ruhsal bozukluk</span> rahatsız edici düşünce ya da davranış modeli

Ruhsal bozukluk, akıl hastalığı ya da mental bozukluk, sıkıntı, bilişsel işlevlerin bozulması, atipik davranış ve/veya maladaptif davranış ile tanımlanan akıl sağlığı durumlarından birini ifade eder. Mental bozuklukların tanım, değerlendirme ve sınıflandırmaları farklılık gösterebilir; bununla birlikte, Hastalıkların ve Sağlıkla İlgili Sorunların Uluslararası İstatistiksel Sınıflaması (ICD) ve Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal Elkitabında yer alan kriterler konunun uzmanları tarafından yaygın biçimde kabul görmektedir. Bu çerçevede tanı kategorileri duygudurum veya duygulanım bozuklukları, yaygın gelişimsel bozukluklar, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, duygusal ve davranışsal bozukluklar, obsesif kompulsif bozukluk, psikopatik bozukluklar, kaygı bozuklukları, psikotik bozukluklar, sanrısal bozukluk, yeme bozuklukları ve kişilik bozukluklarını içerebilir.

Otizm spektrum bozukluğu (OSB), yaygın sosyal etkileşim ve iletişim anomalileri ile şiddetli derecede sınırlı ilgi ve aşırı yineleyici davranış olarak görülen bir psikolojik durum spektrumudur.

Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı veya Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı, zihinsel hastalıklar için bir tanı ölçütüdür. Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından yayımlanır. İlk defa 1952'de yayımlanmıştır. Son baskısı Mart 2022'de yayımlanan DSM-5-TR'dir. 2000 yılından bu yana kullanılmakta olan bir önceki baskı DSM-IV-TR'ye göre en belirgin değişiklikler Şizofreni ve Travma Sonrası Stres Bozukluğu bölümlerinde yapılmıştır. Ayrıca DSM-5'te "Eksen Sistemi" kaldırılmıştır.

Paranoid şizofreni, Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel Elkitabı'nda tanımlanan, şizofreninin bir alt tipidir. Bu alt tipin DSM kodu ise 295.3'tür. Bu tip, şizofreninin en çok görülen tipidir.

<span class="mw-page-title-main">Paranoid kişilik bozukluğu</span>

Paranoid kişilik bozukluğu (PPD), paranoya ve başkalarına karşı yaygın, uzun süreli şüphecilik ve genel güvensizlik ile karakterize edilen bir ruhsal bozukluktur. Bu kişilik bozukluğuna sahip kişiler aşırı duyarlı olabilir, kolayca hakarete uğrayabilir ve korkularını veya önyargılarını doğrulayabilecek ipuçları veya öneriler için çevreyi dikkatli bir şekilde tarayarak dünyayla ilişki kurmayı alışkanlık haline getirebilirler. Hevesli gözlemcilerdir ve sıklıkla tehlikede olduklarını düşünürler ve bu tehlikenin işaretlerini ve tehditlerini ararlar, potansiyel olarak diğer yorumları veya kanıtları takdir etmezler.

Asperger sendromunun tanısı, standard tanı ölçütleri sosyal etkileşimde bozukluk, yineleyici ve stereotipik davranış ve ilgiler ve dil becerisi ile bilişsel gelişimde önemli bir gecikme olmamasıdır. Uluslararası standartın dışında ABD'de kullanılan ölçütler arasında gündelik yaşamda da önemli bozukluklar bulunmaktadır. Tanı için diğer ölçütler Peter Szatmari ve Christopher Gillberg tarafından önerilmiştir.

Bağımlı kişilik bozukluğu (BKB), Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından ileri derecede bağımlı, uysal ve boyun eğen kişilik olarak kendini belli eden kişilik bozukluğu olarak tanımlanmıştır. Bu kişilik bozukluğu, insanların duygusal ve fiziksel ihtiyaçlarını karşılamak için başkalarına bağımlı olduğu uzun vadeli bir durumdur. Bağımlı kişilik bozukluğu, aşırı korku ve kaygı ile karakterize edilen bir C kümesi kişilik bozukluğudur. Genel olarak erken yetişkinlik döneminde semptomplar ortaya çıkmaya başlar. Semptomlar, aşırı pasiflik, ilişkilerin sona ermesi sonucu yıkım veya çaresizlik, sorumluluklardan kaçınma ve aşırı derecede boyun eğme gibi davranışları içerir.

<span class="mw-page-title-main">Sadist kişilik bozukluğu</span> sadizmi içeren kişilik bozukluğu teşhisi

Sadist kişilik bozukluğu, Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı'nın (DSM-III-R) bir ekinde ortaya çıkan sadomazoşizmi içeren bir kişilik bozukluğudur. DSM'nin sonraki sürümleri bunu içermez.

<span class="mw-page-title-main">Depersonalizasyon</span>

Depersonalizasyon, kişinin kendi içinde, zihniyle ya da bedeniyle ilgili bir kopukluğu ya da kendisinin bağımsız bir gözlemcisi hissidir. Denekler değiştiklerini ve içeri bakarken dünyanın belirsiz, rüya gibi, daha az gerçek, anlamsız veya gerçekliğin dışında olduğunu hissederler. Kronik depersonalizasyon, DSM-5 tarafından dissosiyatif bozukluk disosiyatif kimlik bozukluğu gibi diğer dissosiyatif bozukluklarda depersonalizasyon ve derealizasyonun yaygın olduğu bulgularına dayanan depersonalizasyon / derealizasyon bozukluğunu ifade eder.

Anhedoni, bireysel motivasyon ve haz alabilme seviyesi/kabiliyeti başta olmak üzere, bireyin hedonik fonksiyonlarında çeşitli gerilemeleri/eksiklikleri ifade eden bir tanımlamadır. Terimin, günümüzden önceki dönemlere ait tanımlamalarında 'haz/zevk/keyif alamama hali' daha çok vurgulanırken, anhedoni günümüzde ilgili araştırmacılar tarafından motivasyon azalması, haz beklentisinin azalması (istek), tüketim hazzının azalması (ilgi/beğeni) ve pekiştirmeli öğrenme yetisinin gerilemesi ile ilişkilendirilmektedir. DSM-V tanımına göre anhedoni, depresif bozuklukların, madde kullanım bozukluklarının, psikotik bozuklukların ve kişilik bozukluklarının bir bileşenidir; ve bunların içinde haz alma kabiliyetinin azalması ya da daha önce keyif veren aktivitelere yönelik ilginin azalması olarak tanımlanır. ICD-10, anhedoni üzerine açık bir tanım barındırmasa da, anhedoniye eşlenik depresif semptom açıklamasında, DSM-V içeriğine benzer olarak, ilgi veya haz kaybı olarak bir tanımlama yapılmıştır.

Psikojenik amnezi veya dissosiyatif amnezi, ani retrograd epizodik hafıza kaybı ile karakterize bir hafıza bozukluğudur, saatler ila yıllar arasında değişen bir süre boyunca meydana geldiği söylenir. DSM-IV'ten DSM-5'e yapılan bir değişiklikle, dissosiyatif füg, artık dissosiyatif amnezi kapsamına alınmıştır. Kayıp Otoban filminde bu psikolojik trans durumunu atıfta bulunulur.

Çocukluk çağı şizofrenisi, şizofreninin özelliklerine benzer. Daha sonraki yaşlarda gelişir ancak 13 yaşından önce başlar ve teşhis edilmesi daha zordur.

<span class="mw-page-title-main">Tip I bipolar bozukluk</span> Tip 2nin aksine duygu akışı standart ve depresyon arası değil manik(aşırı enerjik) ve depresyon arası sivri gidiş gelişler yapar

Tip I bipolar bozukluğu, karışık veya psikotik özelliklere sahip ya da bu özelliklere sahip olmadan en az bir manik atağın ortaya çıkmasıyla karakterize edilen bir tür bipolar spektrum bozukluğudur. Çoğu insan, diğer zamanlarda da bir veya daha fazla depresif dönem geçirir ve bu insanlar, tam maniye ilerlemeden önce hipomanik bir aşama yaşar.

Kendine zarar veren kişilik bozukluğu önerilen bir kişilik bozukluğuydu. Diğer kişilik bozukluğu için bir tanımlayıcı olarak 1980'de DSM-III'te bahsedilmiştir. Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı'nın (DSM-III-R) 1987'deki gözden geçirilmiş üçüncü baskısının bir ekinde tartışılmış, ancak hiçbir zaman resmi olarak el kitabına kabul edilmemiştir. Diğer kişilik bozukluklarıyla önemli ölçüde örtüşmesi nedeniyle bu ayrım klinik olarak değerli görülmemiştir. Hem DSM-III hem de DSM-III-R bu durumu cinsel mazoşizmden ayırmıştır.

Kokain bağımlılığı, kokain kullanımının bırakılması üzerine yoksunluk semptomlarıyla karakterize nörolojik bir hastalıktır. Aynı zamanda sıklıkla, önemli zararlara ve olumsuz sonuçlara rağmen kokain ve/veya crack'in ısrarla kullanılmasıyla karakterize edilen biyopsikososyal bir bozukluk olarak kabul edilir. Zihinsel Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı, sorunlu kokain kullanımını "Uyarıcı kullanım bozukluğu" olarak sınıflandırır. Uluslararası Hastalık Sınıflandırması, "Kokain kullanımına bağlı bozukluklar" başlığı altında bir sınıflandırma (tanı) olarak "Kokain bağımlılığı"nı içerir.

Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı, Beşinci Baskı (DSM-5), Amerikan Psikiyatri Birliği (APA) tarafından yayınlanan taksonomik ve tanısal içerikleri olan Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı'nın 2013 yılında güncellenmiş halidir. 2022 yılında revize edilmiş başka bir versiyon (DSM-5-TR) yayımlandı. Amerika Birleşik Devletleri'nde DSM, psikiyatrik teşhisler için başvurulan başlıca kitaplardan biridir. Ancak, bazı ruh sağlığı çalışanları tedavi planlamasında DSM-5'e güvenmeme nedeni olarak ICD'nin ruhsal bozukluk teşhislerinin dünya çapında kullanılıyor olmasını ve bilimsel çalışmaların ruhsal sağlık müdahalelerinin gerçek dünya etkilerini belirlemek için sıklıkla DSM-5 kriterlerindeki değişikliklerden ziyade semptom ölçeği puanlarındaki değişiklikleri kullandığını öne sürmüştür. DSM-5, diğer tüm DSM'ler arasında başlığında Roma rakamı yerine Arap rakamı kullanan tek kitap ve tek belge versiyonudur.

Çin Ruhsal Bozukluk Sınıflandırması, Çin'de zihinsel bozuklukların teşhisi için kullanılan klinik bir kılavuzdur. Kılavuzun üçüncü versiyonu CCMD-3 Çince ve İngilizce olarak yazılmıştır.

Psikoseksüel bozukluk, psikolojik kökenli bir cinsel bozukluktur. "Psikoseksüel bozukluk" terimi ilk kez Freudyen psikolojide kullanılmıştır. " Psikoseksüel bozukluk " terimi, TSK tarafından LGBT bireylerin askerlik hizmetinden men edilme gerekçesi olarak kullanılmıştır.

Başka türlü adlandırılamayan, terimi tıpta ICD-9, ICD-10 veya DSM-IV gibi hastalık /bozukluk sınıflandırma sistemlerinin bir alt kategorisi olarak kullanılmaktadır. Genellikle bir hastalığın belirtilerinin genel bir tanı koymaya yeterli olduğu ancak spesifik bir tanı konulamadığı durumları belirtmek için kullanılır. Terim, "terapistin, bir danışanın deneyimlediği tüm semptomları tek bir tanı kategorisine sınıflandırmasının imkansız olması" nedeniyle ortaya atılmıştır.