İçeriğe atla

Bağcılıkta olgunlaşma

Asmada olgunlaşan üzümler.

Bağcılıkta olgunlaşma, hasat başlangıcını işaret eden asmadaki şaraplık üzümlerin olgunlaşmasının tamamlanmasıdır. Olgunluğu tam olarak neyin oluşturduğu, hangi tarz şarap üretildiğine (köpüklü, durgun, fortifiye, roze, tatlı şarap, vb.) ve şarap üreticisinin olgunluk kıstaslarına göre değişir. Üzümler toplandıktan sonra şarabın kalitesini etkileyecek olan üzümün fiziksel ve kimyasal bileşenleri belirlenir. Bu yüzden hasat için en uygun olgunluk anının belirlenmesi şarapçılıkta en önemli karardır.[1]

Üzümün olgunlaşmasını etkileyen birkaç faktör vardır. Üzümler olgunlaşırken, asit seviyesi düştükçe üzümdeki şekerler artmaya devam eder. Şeker (aynı zamanda olası alkol seviyesi) ve asitler arasındaki denge kaliteli şarap yapımının en kritik yönlerinden biridir. Bu nedenle hem şıra ağırlığı hem de "toplam asitlik" yanı sıra üzümlerin pH’ı olgunluğunu belirlemek için değerlendirilir.

20. yüzyılın sonlarına doğru şarapçılar ve bağcılar tanenlerin ve şarabın renk, tat ve aromasını etkileyen üzümlerdeki fenolik bileşiklerin olgunluğu olarak tanımlanan üzümün "fizyolojik" olgunluğuna ulaşma kavramına odaklanmaya başladı.[2]

Bir üzüm olgunlaştıkça ne olur

Renk değiştirmenin (Veraison) ilk aşamalarında Pinot noir üzümleri. Üzümler olgunlaştıkça antosiyanin gibi fenolik bileşiklerin konsantrasyonu, üzüm tanelerinde klorofilin yeşil rengini değiştirir ve taneler siyahlaşır.

Şaraplık asmanın yıllık döngüsünde üzüm sürekli olgunlaşır. Olgunlaşma üzüm tanelerinin renk değiştirmesinin (“veraison”) başlangıcıyle başlar. Bu noktada (normalde bu meyve tutumu'ndan 40-60 gün sonradır ama daha soğuk iklimlerde zaman daha uzundur) üzümler malik asiti çok, az şekerli, sert ve yeşildir. İklim ve diğer faktörlere bağlı olarak 30-70 gün sürebilen “veraison” döneminde üzümler şeker, asit, tanen ve mineral bileşimini etkileyen çeşitli değişimlerden geçer. Üzüm tanesinin kabuğundaki fenolik bileşiklerin konsantrasyonu, özellikle kırmızı şaraplık üzümlerin antosiyaninleri, üzüm taneleri renk değiştirirken klorofil'in yeşil rengini değiştirir.[2][3]

Üzümdeki şekerin artışı, asma köklerinde ve gövdesinde karbonhidratın depolanmasından ve fotosentez sürecinden kaynaklanır. Fotosentez ile üretilen sakkaroz, glikoz ve fruktoz moleküllerine parçalanırken yapraklardan meyvelere aktarılır. Bu birikim hızı, iklim (güneş ışığının asmaya ulaşmasını engelleyen bulutlu hava gibi) ve üzüm salkımlarının olası verim miktarı ve ana asmanın kaynakları için rekabet eden genç asma filiz uçlarına bağlıdır. Şeker konsantrasyonu arttıkça, kısmen basit seyreltme ve aynı zamanda bitkinin solunum sürecindeki asit tüketimi nedeniyle asit konsantrasyonu azalır. Serbest asitlerdeki azalma ve potasyum birikimi üzüm suyunun pH seviyesindeki artışı tetikler.[2]

Şeker, asitler ve pH seviyelerindeki değişime ek olarak, olgunlaşma sürecinde üzümlerin diğer bileşenleri de oluşur. Potasyum, kalsiyum, magnezyum ve sodyum’un mineral bileşenleri, üzümün kabuğu ve etli özü arasında dağıldıkça konsantrasyon olarak da artarlar. Antosiyanin gibi fenolik bileşiklerin kabuklarda birikmesi nedeniyle üzüm tanelerinin rengi değişmeye başlar. Şarabın nihai lezzetine ve aromasına katkıda bulunan "tat öncüleri" olarak bilinen flavonoidler ve uçucu bileşikler de kabuklarda ve üzüm tanesinde birikmeye başlar. Ayrıca, üzümdeki tanenlerin konsantrasyonu, kabuk, çekirdekler ve gövde dahil olmak üzere üzümün çeşitli kısımlarında artar.[2] Olgunlaşmanın başlarında bu koruk tanenleri çok acı ve "yeşil"dir. Olgunlaşma döneminde üzümü sıcaklık ve güneş ışığına maruz kalmak, şarap olduğunda tanenleri ağızda daha yumuşak hissettiren, tanenlerde kimyasal değişiklikler yapar.[4]

Farklı şaraplar için değişen olgunluk seviyeleri

Köpüklü şarap için ayrılan Pinot noir üzümleri, kırmızı şarap için ayrılan Pinot noir'den çok daha erken olgunlaşmış kabul edilecektir.

"Olgunluğu" yapan şey, hangi şarap tarzının üretildiğine ve şarap üreticisi ve bağcının optimal olgunluğun ne olduğu konusundaki görüşlerine göre değişir. Şarabın tarzını genellikle şekerler ve asitler arasındaki denge belirler. Bir şarap üreticisi için "olgun" olarak kabul edilebilecek şey, başka bir şarap üreticisi için yetersiz veya hatta üçüncü bir şarap üreticisi için fazla olgun olarak kabul edilebilir. İklimin ve belirli bir üzüm çeşidi'nin de olgunluk ve hasat tarihinin belirlenmesinde rolü vardır. Kaliforniya ve Avustralya'daki belirli alanlar gibi çok sıcak iklimlerde olgunluk genellikle "veraison" başladıktan yaklaşık 30 gün sonra çok daha soğukken elde edilirken, Loire Vadisi ve Almanya'nın bazı bölgeleri gibi iklimlerde bu, veraison dan 70 gün sonrasına kadar gerçekleşmeyebilir. Cabernet Sauvignon gibi üzümlerin olgunlaşması Chardonnay ve Pinot noir gibi erken olgunlaşan çeşitlere kıyasla çok daha uzun sürdüğünden her üzüm çeşidinde olgunlaşma dönemleri değişir.[2]

Olgunlaşma sürecinde üzümlerdeki şeker arttığından, tatlılık seviyesi ve şarabın potansiyel alkol seviyesi, üzümün yeterince "olgun" olduğunu belirlemede önemli rol oynar. Bunun nedeni, şekerlerin maya tarafından fermantasyon işlemiyle alkole dönüştürülmesidir. Üzümdeki şeker konsantrasyonu arttıkça, potansiyel alkol seviyesi de artar. Ancak, şarap yapım mayalarının çoğu suşu, %15 hacimce alkol (ing: alcohol by volume, kısaca ABV) seviyesinin üstündeki alkol solüsyonunda hayatta kalmakta güçlük çeker ve tüm şeker alkole dönüşmeden önce fermantasyonu durdurur. Bu durum, şarabın tatlılık seviyesini etkileyen belirli bir miktarda artık şeker bırakır. Tatlı şaraplar gibi hedefi tatlılık olan şaraplara genellikle geç hasat şarapları denir çünkü bunlar normal sofra şarabı üzümlerinin toplandığı zamandan çok daha sonra aşırı olgun olarak toplanır.[1]

Şarapta alkol (özellikle etanol) bulunması, ölçülü, minimum ve ihtiyatlı tüketilirse sağlığa yararlıdır, tersi durumlarda ise alkol sağlığı bozar. Alkolün, şarabın ağırlığı, ağızdaki hissin yanı sıra tatlılık, tanenler ve asit dengesi üzerinde muazzam etkisi vardır. Şarap tadımı'nda, etanolün anestezik nitelikleri damağın asitlerin ve tanenlerin sert etkilerine karşı hassasiyetini azaltarak şarabın daha yumuşak algılanmasını sağlar. Aynı zamanda şarabın yaşlanması sırasında esterler ve şarapta tat profilini etkileyen çeşitli aromaları üreten fenolik bileşiklerle karmaşık etkileşiminde de rolü vardır. Bu nedenle, bazı şarap üreticileri daha yüksek potansiyel alkol seviyesine sahip olmaya değer verir ve üzümler yeterince yüksek şeker konsantrasyonuna sahip olana kadar hasadı ertelerler.[4]

Şampanya gibi köpüklü şarap türleri için üzümdeki belirli miktarda asitliği korumak şarap yapım sürecinde önemlidir. Üzümlerdeki asit konsantrasyonu olgunlaşma süreci boyunca azaldıkça, köpüklü şarap yapılacak üzümler bağbozumunda toplanacak en erken üzümlerdir. Yüksek asitlikleri ve az şeker seviyeleri ile bu üzümler olgunlaşmamıştır ve birçok şarap içicisinin tatsız olduğunu düşündüğü sofra şarapları üretirler ancak şeker ve asit dengesi köpüklü şarap üretimi için çok uygundur.[2]

Kaynakça

  1. ^ a b J. Cox "From Vines to Wines" Fourth Edition, pg 97-106 Storey Publishing 1999 1-58017-105-2
  2. ^ a b c d e f J. Robinson (ed) "The Oxford Companion to Wine" Third Edition pg 255-274, 317-324, 397, 523-524, 582-581 Oxford University Press 2006 0-19-860990-6
  3. ^ D. K. Salunkhe, S. S. Kadam "Handbook of fruit science and technology 5 Mayıs 2022 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi." pg 13 CRC Press, 1995
  4. ^ a b D. Bird "Understanding Wine Technology" pg 18-27 DBQA Publishing 2005 1-891267-91-4

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Tanen</span>

Tanen, tannik asit olarak da bilinir. Tanenler polifenolik bileşikler olup, kolza, bakla, çay ve sorgumda gibi bitkilerden elde edilen, açık sarı-kahverengi toz, pul ya da süngersi bir kütle halindeki biçimsiz (amorf) maddelere verilen addır.

<span class="mw-page-title-main">Şarap</span> üzümden yapılan fermente içecek

Şarap veya mey, fermente meyvelerden yapılan alkollü bir içecektir. Maya, meyvelerdeki şekeri tüketir ve onu etanol ve karbondioksite dönüştürerek ısı açığa çıkarır. Şarap erik, kiraz, nar, yaban mersini, frenk üzümü ve mürver gibi çeşitli meyvelerden yapılabilse de çoğunlukla üzümden yapılır ve "şarap" terimi genellikle bir niteleyici olmadan kullanıldığında üzüm şarabını ifade eder. Şarap, çoğunlukla %9 ila %15 arası alkol ihtiva etmektedir. Başka meyvelerden de üretilebilen şaraplar o meyvenin adı ile anılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Şarapçılık</span>

Şarapçılık, şarap üretimine verilen addır. Şarabın yapılacağı üzüm veya başka bir meyvenin seçimiyle başlar, yapımı biten şarabın şişelenmesiyle sona erer. Çoğu şarap üzümden yapılsa da, diğer meyvelerden veya zehirli olmayan bitkilerden de yapılabilir. Bal şarabının sudan sonraki en önemli malzemesi baldır. Şarap yapımının tarihi bin yıldan fazladır. Şarap ve şarap yapımı bilimi önoloji olarak bilinir. Şarap üreticisine şarap tüccarı da denilebilir. Üzüm yetiştiriciliği bağcılıktır ve birçok üzüm çeşidi vardır.

<span class="mw-page-title-main">Merlot</span> Merlot bir şarap çeşidi yapmada veya yemede kullanılan bir üzümdür.

Merlot hem tek çeşit (sepaj), hem de harmanlanmış (kupaj) üzümlerle şarap yapımında kullanılan lacivert renkli şaraplık bir üzüm çeşididir. Merlot ismi Fransızcada karatavuk anlamına gelen merle kelimesine küçültme eki eklenmesiyle oluşturulmuş olup muhtemelen üzümün rengi dolayısıyla bu ismi almıştır.

<span class="mw-page-title-main">Şarabın tatlılığı</span>

Şarabın öznel tatlılığı, sınıflandırılması, yaşlanması ve tadımında da önemli bir unsurdur. Şaraptaki şekerin miktarı ve göreceli alkol, asit ve tanen seviyesi de çeşitli faktörlerin etkileşimiyle belirlenir. Şeker ve alkol şarabın tatlılığını artırır; asitler (ekşilik) verirken acı tanenler buna karşı koyar. Bu ilkeler Émile Peynaud'un The Taste of Wine adlı 1987'deki çalışmasında özetlenmişti.

<span class="mw-page-title-main">Asmaların yıllık büyüme döngüsü</span>

Asmaların yıllık büyüme döngüsü her yıl bağda oluşan, ilkbaharda tomurcuk kırılmasıyla başlayan ve sonbaharda yaprak dökümü ve ardından kışın uyku hali ile sonuçlanan süreçtir. Şarap yapımı açısından süreçteki her adım şarap yapmak için ideal özelliklere sahip üzümlerin geliştirilmesinde hayati bir rol oynar. Bagcılık uzmanları ve bağ yöneticileri iklim etkisini,asma hastalığını ve asmanın tomurcuklanmasından itibaren ilerlemesini engelleyen ya da kolaylaştıran zararlıları, çiçeklenmeyi, veraison, meyve oluşumunu, hasatı, gölgelik yönetimi gibi bağcılık uygulamalarının kullanılmasıyla gerekirse yaprak düşmesi ve uyku-hali tepkisini, sulamayı, asma eğitimini ve tarımsal kimyasalların kullanımını izlerler. Yıllık büyüme döngüsünün aşamaları genellikle bir asmanın yaşamının ilk yılı içinde gözlemlenebilir hale gelir. Büyüme döngüsünün her aşamasında harcanan zaman bir dizi faktöre bağlıdır - en önemlisi iklim türü ve üzüm çeşidinin özellikleridir.

<span class="mw-page-title-main">Gürcü şarabı</span>

Gürcistan, dünyada en erken şarap üretimine başlayan ülkelerden biridir. Transkafkasya'nın verimli vadileri 8000 yıldır üzüm yetiştiriciliğine ve şarap üretimine ev sahipliği yapmaktadır. Gürcistan tarihinde binlerce yıldır şarap üretimi ve onun önde gelen ekonomik rolü nedeniyle, Gürcistan'da şarap ulusal kimlikle iç içe ve ayrılmaz olarak kabul edilir.

<span class="mw-page-title-main">Rkatsiteli</span>

Rkatsiteli, beyaz şarap yapımında kullanılan bir üzüm türüdür.

Şarabın sınıflandırılması menşei yeri veya unvanı şarap yapım yöntemleri ve stili tatlılık ve bağ bozumu veya kullanılan üzüm çeşidi gibi çeşitli yöntemlere göre yapılabilir. Uygulamalar farklı ülke ve bölgelere göre değişiklik gösterir ve birçok uygulama zaman içinde farklılık göstermiştir. Bazı sınıflandırmalar menşei ülkelerinde şarap yasasının bir parçası olarak resmi korumadan yararlanırken diğerleri bu tür bir koruması olmayan yetiştirici örgütleri tarafından oluşturulmuştur. Şarabın sağlığa etkileri, şarabın yaşlanması, şarabın tatlılığı, şarabın rengi önemli özelliklerdir.

<span class="mw-page-title-main">Zinfandel</span> Üzüm çeşidi

Zinfandel ya da Primitivo, şarap yapımında kullanılan kırmızı bir üzüm çeşididir. Vitis vinifera türü içerisinde yer alan Zinfandel'in, DNA analizleri neticesinde genetik olarak Hırvat üzümleri Crljenak kaštelanski ve Tribidrag ile Puglia, İtalya'da yetiştirilen Primitivo ile eşdeğer olduğu belirlenmiştir. Avrupa Birliği, Ocak 1999'da Zinfandel'i Primitivo'nun eş anlamlısı olarak tanımlarken ticari anlaşmazlıklar nedeniyle bu süreç Amerika Birleşik Devletleri'nde daha ağır işlemektedir.

<span class="mw-page-title-main">Riesling</span>

Riesling, Ren bölgesinde ortaya çıkan beyaz bir üzüm çeşididir.

<span class="mw-page-title-main">Grenache</span>

Grenache ya da Garnacha (IPA: [ɡaɾˈnatʃa]) dünyada en çok ekilen kırmızı şaraplık üzüm çeşitlerinden biridir. Geç olgunlaşır bu nedenle üzümün büyük olasılıkla geldiği İspanya'da bulunanlar gibi sıcak ve kuru koşullara ihtiyaç duyar. Aynı zamanda İtalya'nın güneyindeki Sardunya adasında, Fransa'da, Avustralya'da ve Kaliforniya'daki Monterey AVA ve San Joaquin Vadisi'nde yetiştirilir.

<span class="mw-page-title-main">Şarabın yaşlanması</span> Şarap yıllandırma işlemi

Şarabın yaşlanması şarap kimyası'nın önemli unsurudur ve potansiyel olarak şarabın kalitesini iyileştirebilir. Bu, şarabı diğer tüketim maddelerinden ayırır. Şarap bozulabilir olsa da şarabın şeker, asit ve fenolik bileşiklerini içeren karmaşık kimyasal reaksiyonlar şarabın aromasını, renginive ağızda bıraktığı tadı, tadanı daha çok memnun edebilecek şekilde değiştirebilir. Şarabın yıllandırma yeteneği, üzüm çeşidi, bağbozumu, bağcılık uygulamaları, şarap bölgesi ve şarap yapım tarzı gibi birçok faktörden etkilenir. Şarap şişelendikten sonra saklandığı şartlar şarabın ne kadar iyi yaşlandığını etkiler ve çok zaman ve finansal yatırım gerektirebilir. Yıllanmış şarabın kalitesi saklandığı koşullara ve şişe ile mantarın durumuna bağlı olarak şişeden şişeye değişir ve bu yüzden yaşlı iyi şaraplardan ziyade eski iyi şişelerin olduğu söylenir. Şarabın kimyası uzun süredir anlaşılmadığından ve eski şaraplar genellikle olağanüstü fiyatlara satıldığından, şarabın yıllandırılması konusunda önemli bir gizem vardır. Ancak, şarapların çoğunluğu yıllandırılmaz ve hatta yıllandırılan şaraplar bile nadiren uzun süre yıllanırlar; Şarabın %90'ının bir üretim yılında, %99'unun ise 5 yıl içinde tüketilmesi gerektiği tahmin edilir.

<span class="mw-page-title-main">Şaraptaki asitler</span>

Şarap içindeki asitler, hem şarap yapımı hem de bitmiş şarabın önemli bir bileşenidir. Asitler hem üzümlerde hem de şarapta bulunur, şarabın rengi, dengesi ve tadı ile maya fermantasyonunda şarabı bakterilerden korur.

<span class="mw-page-title-main">Şaraptaki şekerler</span>

Şaraptaki şekerler şarap yapımını mümkün kılan doğa olayının merkezindedir. Fermantasyon işleminde, şarap üzümlerinden gelen şekerler parçalanır ve maya tarafından alkole (etanol) ve karbon dioksite dönüştürülür. Üzümler, yapraklardan fotosentez ile üretilen sakaroz moleküllerinin yer değiştirmesi yoluyla asmada büyürken şeker biriktirir. Olgunlaşmada sakaroz molekülleri invertaz enzimi tarafından hidrolize (ayrılır) edilip glukoz ve fruktoz'a dönüşür. Hasat zamanına kadar, üzümün %15 ila %25'i basit şekerlerden oluşur. Hem glikoz hem de fruktoz, altı-karbonlu şekerdir ancak üzümde üç, dört, beş ve yedi karbonlu şekerler de bulunur. Beş karbonlu arabinoz, ramnoz ve ksiloz gibi şekerler fermantasyondan sonra hala şarapta mevcut olduğundan, tüm şekerler mayalanabilir değildir. Çok yüksek şeker içeriği, belirli bir (yüksek) alkol içeriğine ulaşıldığında mayayı öldürür. Bu nedenle hiçbir şarap tamamen "sek" tamamen mayalanmaz. Şarabın alkol içeriğini belirlemede şekerin rolü, şarap yapımında yalnızca alkol içeriğini artırmak için şaptalizasyon olarak bilinen süreçte bazen şarap üreticilerini şeker eklemeye teşvik eder.

<span class="mw-page-title-main">Presleme (şarap)</span>

Şarap yapımında presleme, üzüm suyunun bir şarap presi yardımıyla, elle veya hatta üzüm meyveleri ve salkımlarının ağırlığıyla çıkarıldığı işlemdir. Tarihsel olarak, bozulmamış üzüm salkımları ayakla çiğneniyordu, ancak bugün çoğu şarap imalathanesinde üzümler, üzüm tanelerini saplarından ayrı ayrı çıkaran ve kabuklarını kırarak preslenmeden önce biraz meyve suyu bırakan bir kırıcı/yok edici aracılığıyla gönderiliyor. Şampanya gibi üzümlerin geleneksel olarak tam salkım halinde preslendiği ve fenolik içeriği düşük, daha hafif bir şıra üretmek için sapların dahil edildiği bölgelerde köpüklü şarap üretimi gibi istisnalar vardır.

<span class="mw-page-title-main">Hasat (şarap)</span>

Şaraplık üzümlerin hasadı (Vintage), şarap yapım sürecindeki en önemli adımlardan biridir. Hasat zamanı, şarap üreticilerinin üretmek istedikleri şarabın tarzına göre seçim yapma kararlarına dayanarak şeker, asit ve tanen seviyeleri ile ölçülen üzümün olgunluğuna göre belirlenir. Üzümlere zarar verebilecek ve çeşitli asma hastalıklarına yol açabilecek sıcaklık, yağmur, dolu ve don tehdidi ile hava, hasat zaman çizelgesini de şekillendirebilir. Şarap üreticileri ve bağ sahipleri, hasat zamanını belirlemenin yanı sıra, elle toplayıcı mı yoksa mekanik hasat makinesi mi kullanacaklarını da belirlemelidir. Hasat mevsimi tipik olarak Kuzey Yarımküre'de Ağustos ve Ekim, Güney Yarımküre'de Şubat ve Nisan ayları arasındadır. Farklı iklim koşulları, üzüm çeşitleri ve şarap tarzları ile dünyanın herhangi bir yerinde takvim yılının her ayında üzüm hasadı yapılabilir. Yeni Dünya'da genellikle ezilme olarak anılır.

<span class="mw-page-title-main">Geç hasat şarabı</span>

Geç hasat şarabı, asma üzerinde normalden daha uzun süre bırakılan üzümlerden yapılan şaraptır. Geç hasat genellikle geç hasat Riesling gibi tatlı şarabın üretiminde kullanılır. Geç hasat üzümleri genellikle kuru üzümlere daha benzerdir, ancak asmada doğal olarak suyu çekilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Slovak şarabı</span>

Slovak şarabı, 6 şarap üretim alanına ayrılmış olan Slovakya'nın güney kesiminde üretilir. Tokaj hariç Slovak şarapları uluslararası alanda çok iyi bilinmese de, yurtiçinde ve komşu ülkelerde popülerdir. En iyi şaraplar, kendi bağları olan orta ölçekli şarap imalathaneleri tarafından üretilir ve beyaz şarap üretimi en baskın olanıdır; buna tarihi tatlı şarapların tüm yelpazesi dahildir - buzlu şarap, kuru üzüm şarabı ve botrytize şarap.

<span class="mw-page-title-main">Chenin blanc</span> Şaraplık beyaz üzüm çeşidi

Chenin blanc, Fransa'nın Loire Vadisi'nden gelen bir beyaz şarap üzüm çeşididir. Yüksek asiditesi, köpüklü şaraplardan dengeli tatlı şaraplarına kadar çeşitler yapmak için kullanılabileceği anlamına gelir, ancak asmanın doğal canlılığı kontrol edilmezse çok yumuşak, nötr şaraplar üretebilir. Loire dışında, Yeni Dünya şarap bölgelerinin çoğunda bulunur; Güney Afrika'da en yaygın olarak ekilen çeşittir ve burada tarihsel olarak Steen olarak da bilinir. Üzüm, 1655'te Jan van Riebeeck tarafından Güney Afrika'da yetiştirilen ilk üzümlerden biridir ve 1685'te Nantes Fermanı'nın iptal edilmesinin ardından Fransa'dan kaçan Huguenot'larla bu ülkeye gelmiştir. Chenin blanc, Avustralya'da da sıklıkla yanlış tanımlanıyordu, bu nedenle ülkedeki erken tarihini izlemek kolay değil. 1832'de James Busby'nin koleksiyonunda tanıtılmış olabilir, ancak C. Waterhouse, 1862'de Güney Avustralya'nın Houghton kentindeki Highercombe'da Steen yetiştiriyordu.