İçeriğe atla

Bateson küpü

Üç eksenli Bateson küpünün çizimi: acı çekme, fayda kesinliği ve araştırma kalitesi. Araştırma kaliteli ise mutlaka yararlı olur ve hayvana acı çektirmez, o zaman boş bölüme (üst ön) düşer, bu da araştırmanın devam edebileceği anlamına gelir. Ağrılı, kalitesiz ve başarı olasılığı daha düşük incelemeler alt kısımda, katı bölgede yer alır ve devam ettirilmemelidir.

Bateson küpü, Londra Zooloji Topluluğu başkanı Profesör Patrick Bateson tarafından geliştirilen hayvan araştırmaları için maliyet-fayda analizinin bir modelidir.[1][2]

Bateson küpü, önerilen araştırmayı üç ölçüte göre değerlendirir:

  • hayvanların çektiği acının derecesi,
  • araştırmanın kalitesi,
  • gizil tıbbi yarar.

Bateson, Hayvanlar (Bilimsel Prosedürler) Yasası 1986'ya göre bu gereklilikleri karşılamayan araştırmaların onaylanmamasını veya yapılmamasını önerdi.[3] Üçüncü kriter de mutlaka tıbbi yarar olmak zorunda değildir.[4]

Batesin küpünün acıyı, faydanın kesinliğini ve araştırma kalitesini ölçen üç ekseni vardır. Araştırma yüksek kaliteliyse, faydalı olacağı kesinse ve hayvan acı çekmeyecekse, o zaman boş bölüme düşecektir, yani araştırma devam etmelidir. Başarı olasılığı daha düşük olan sancılı, düşük kaliteli araştırma, katı alanda daha düşük olacaktır ve devam etmemelidir. Buradaki ana ilke 'boş' devam etmeli, 'katı' devam etmemelidir.

Kaynakça

  1. ^ P. Bateson, "When to experiment on animals 1 Mayıs 2022 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.". New Scientist, 109 (1986), pp. 30–32
  2. ^ P. Bateson, P. Biggs, A. Cuthbert, I. Cuthill, M. Festing, E.B. Keverne, S. King, C. Page, O. Petersen, N. Rothwell, M. Rushworth, V. Walsh, O. Roberts. "The Use of Non-human Animals in Research: a Guide for Scientists 29 Ocak 2023 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.". The Royal Society, Policy Document 01/04. London (2004)
  3. ^ P. Bateson. "Ethics and behavioural biology". Advances in the Study of Behavior, 35 (2005), pp. 211–233
  4. ^ Innes C. Cuthill, "Ethical regulation and animal science: why animal behaviour is not so special". Animal Behaviour. Volume 74, Issue 1, July 2007, pp. 15–22

İlgili Araştırma Makaleleri

Hayvan hakları, insan harici hayvanların tümünün ya da bir kısmının kendilerine ait bir özerkliğe sahip oldukları ve acıdan kaçınma gibi temel çıkarlarının tıpkı insanların temel çıkarlarının korunduğu gibi korunması gerektiğini savunan fikirdir. Hayvan hakları kavramı, insan harici hayvanların insan amaçlarına uygun düştüğü biçimde kullanılabilecek birer eşya olmadığı, kendi arzuları ve ihtiyaçları olan bireyler olarak muamele görmeleri gerektiği anlamına gelir. Pratikte bu, hayvanların insancıl muamele görmelerinin gerekli olması anlamına gelebileceği gibi, hayvanların tibbi ve kozmetik deneylerde kullanılmasının, eti ya da derisi için öldürülmesinin, eğlence için avlanmasının ve hayvancılık sektöründe hammadde ya da kaynak olarak kullanılmalarının hayvan hakkı ihlalleri olarak tanımlanması anlamına gelecektir.

Tutumlu fenotip hipotezi veya kısaca tutumlu fenotip Hales ve Barker tarafından 1992'de ortaya konulmuş bir hipotezdir. Hipotez ile öne sürülen fikir, bireyin çok erken dönemlerde karşılaştığı ağır çevresel etkenlerin, özellikle de yetersiz beslenmenin, onun ileride tip II diyabet geliştirme riskini etkileyebileceğiydi. Hipotezin doğuşuna sebep olan en önemli etkenlerden birisi David Barker'ın önderliğinde Southampton'da, MRC Çevresel Epidemiyoloji Ünitesi'nde gerçekleştirilen çalışmadır. Bu çalışmada kronik hastalıkların sosyoekonomik ve coğrafî yayılımları incelenmişti. Ortaya çıkan bazı beklenmeyen sonuçlar erken dönemlere dair bulgularla ileri dönemlerde hastalıkların gelişmesine dair bulguların karşılaştırılması ve bu tip faktörler arasında bir ilişki aranmasına yol açtı. Sonuç olarak Barker Hales ile birlikte tip II diyabet ile düşük doğum ağırlığı arasında bir ilişkiyi savunan bir tez yayımladı.

<span class="mw-page-title-main">Veganlık</span> Hayvan kökenli ürünleri ve gıdaları kullanmayı reddeden yaşam tarzı

Veganlık veya veganizm, bazı nedenlerle hayvan kökenli gıdaları ve diğer hayvansal ürünleri kullanmayı reddetmektir. Vegan kişiler, vejetaryen'lerden farklı, hayvan kullanımı yoluyla elde edilen gıdaları, giyecekleri ve yumurta, süt, bal, yün gibi diğer tüm yan ürünleri kullanmayı reddeder.

<span class="mw-page-title-main">Boğa</span> erkek sığır

Boğa, bir büyükbaş hayvan olan erkek sığırdır. Kısırlaştırılan erkek sığırlara öküz denirken, boğalar herhangi bir işlemden geçirilmez ve damızlık olarak kullanılırlar. Sinirli ve agresif olmalarının temel sebebi cinsel organlarına işlem uygulanmamış olmasıdır.

<span class="mw-page-title-main">Kedi</span> küçük, evcil ve memeli bir hayvan

Evcil kedi, küçük, genelde kıllı, evcilleştirilmiş, etobur memeli. Genelde ev hayvanı olarak beslenenlere ev kedisi, ya da diğer kedigillerden ve küçük kedilerden ayırmak gerekmiyorsa kısaca kedi denir. İnsanlar kedilerin arkadaşlığına ve böcek gibi ev zararlılarını avlayabilme yeteneğine önem vermektedir.

<span class="mw-page-title-main">PETA</span>

Hayvanlara Etik Muamele İçin Mücadele Edenler bir hayvan hakları organizasyonudur. Norfolk, Virginia kökenli ve yaklaşık 6.5 milyon üye ve destekçisi olan organizasyon dünyanın en büyük hayvan hakları grubudur. Grubun uluslararası başkanı Ingrid Newkirk'tür.

<span class="mw-page-title-main">Kedilerde iletişim</span> bir veya daha fazla kedi tarafından yapılan bilgi aktarımı

Kedilerde iletişim, insan da dahil olmak üzere başka bir hayvanın şimdiki ve gelecekteki durumunu etkileyen, bir veya daha fazla kedi tarafından yapılan bilgi aktarımıdır.

<span class="mw-page-title-main">Yaban hayvanı ızdırabı</span>

Yaban hayvanı ızdırabı, insan kontrolünde olmayan hayvanların hastalık, yaralanma, parazitizm, açlık, susuzluk, anormal hava koşulları, doğal felaketler ve diğer hayvanlar tarafından öldürülmeleri sonucu yaşadıkları acıya denir. Yaban hayvanı ızdırabı, tarih boyunca din felsefesi alanı içinde kötülüğe örnek olarak tartışılmıştır. Yakın zamanda bir grup akademisyen problemin boyutunu seküler açıdan, insanların önlemek için çaba sarf edebilecekleri bir ahlaki mesele olarak ele almıştır.

<span class="mw-page-title-main">Hayvanlarda acı</span>

Hayvanlarda acı, onların sağlığını ve refahını olumsuz yönde etkileyen bir meseledir. Acı, Uluslararası Ağrı Araştırmaları Derneği tarafından "Gerçek veya potansiyel doku zararı ile ilişkili veya bu tür bir tahribat ile açıklanabilen rahatsız edici algısal ve duygusal tecrübe." olarak tanımlanır. Sadece ağrıyı yaşayan hayvan, onun niteliğini ve şiddetini bilebilir. Bir gözlemcinin bu tür bir duygusal tecrübenin yaşandığını bilmesi, özellikle ağrıyı tecrübe eden birey bunu ifade edemiyorsa güç hatta imkansız olabilir. İnsan dışı hayvanlar hislerini, konuşabilen insanlar gibi ifade edemezler fakat davranışsal gözlemler yapmak, yaşadıkları acının boyutuna dair bir ipucu verebilir. Tıpkı hastalarıyla aynı dili konuşamayan hekimlerin ve sağlık görevlilerinin yaptığı gibi, acıya dair belirtiler anlaşılabilir.

<span class="mw-page-title-main">Hayvan bilişi</span> insan olmayan hayvanların zekası

Hayvan bilişi, insan-olmayan hayvanların zihinsel kapasitelerini kapsayan bir alandır. Bu alanda kullanılan hayvan koşullandırma ve öğrenim çalışmaları, karşılaştırmalı psikolojiden geliştirilmiştir. Aynı zamanda etoloji, davranışsal ekoloji ve evrimsel psikolojinin etkisinde kalmıştır; bazen bu alandan bilişsel etoloji adıyla da bahsedilir. Hayvan zekası terimiyle ilişkilendirilen pek çok davranış aynı zamanda hayvan bilişinin de kapsamındadır.

Hayvan ötanazisi bir hayvanı öldürme veya aşırı tıbbi önlemleri alıkoyarak ölmesine izin verme eylemidir. Ötanazinin nedenleri arasında tedavi edilemez hastalıklar, hayvanı desteklemeye devam edecek kaynakların olmaması veya laboratuvar test prosedürleri yer alır. Ötanazi yöntemleri, minimum ağrı ve sıkıntıya neden olacak şekilde tasarlanmıştır. Hayvan ötanazisi, hayvan katliamından ve haşere kontrolünden farklıdır ancak bazı durumlarda prosedür aynıdır. Hayvanda korku ve endişe oluşturmadan olabildiğince süratli yapılmalıdır. Ötanazi yapan kişiler kullanılan tekniklerin eğitimine, deneyime ve yeterli sertifikaya sahip olmalıdır. Böylece ötanazi ile hayvanın ızdırabı minimuma indirilir.

<span class="mw-page-title-main">İnsan dışı primatlar üzerinde deneyler</span>

İnsan dışı primatları içeren deneyler, tıbbi ve tıbbi olmayan maddeler için toksisite testi; bulaşıcı hastalık çalışmaları ; nörolojik çalışmalar; davranış ve biliş; üreme; genetik ve ksenotransplantasyon çalışmalarını içerir. Amerika Birleşik Devletleri'nde her yıl yaklaşık 65.000 ve Avrupa Birliği'nde her yıl yaklaşık 7.000 insan dışı primat bu çalışmalarda kullanılmaktadır. Birçoğu bu çalışmalarda kullanılmak amacıyla yetiştirilirken bazıları vahşi doğadan yakalanır.

Hayvan hakları hareketi kavramı bazen hayvan özgürlüğü, hayvan kişiliği veya hayvan savunuculuğu hareketi olarak da adlandırılır. insan ve insan olmayan hayvanlar arasında çizilen katı ahlaki ve hukuki ayrıma son veren, hayvanların mülk statüsünde görülmelerine ve hayvan deneyleri gibi araştırmalarda, gıda, giyim ve sirk-yunus parkı gibi eğlence endüstrilerinde kullanılmalarına son vermeyi amaçlayan sosyal bir harekettir.

<span class="mw-page-title-main">John Styles</span>

John Styles, İngiliz Cemaati bakanı ve hayvan hakları yazarıydı.

Humphrey Primatt, İngiliz din adamı ve hayvan hakları yazarıydı. Primatt, "hayvan hakları kavramının geliştirilmesinde en önemli figürlerden biri" olarak tanımlanmıştır.

Hayvan hakları savunucuları ve hayvan özgürlüğü aktivistleri, duyarlı bireylerin insan olmayan hayvanların acıdan kaçınma gibi en temel ihtiyaçlarını, yalnızca tür üyeliği temelinde reddetmenin, ırkçılık veya cinsiyetçiliğe benzer bir ayrımcılık biçimi olduğu görüşündedir. Birçok hayvan hakları savunucusu, hayvanların, menfaatleri yasal korumayı hak eden ahlaki topluluğun bireyleri ve üyeleri olarak görülmesi gerektiğini savunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Charles R. Magel</span>

Charles Russell Magel, Amerikalı filozof, hayvan hakları aktivisti ve bibliyograftır. Moorhead Eyalet Üniversitesinde Fahri Felsefe ve Etik profesörüydü.

Terk edilen evcil hayvanlar, sahiplerinin sokağa atarak, onları boş araziye bırakarak veya bir barınağa vererek bilmeden veya kasıtlı olarak terk ettiği hayvanlardır.

<span class="mw-page-title-main">Antrozooloji</span> insan ve insan olmayan hayvanlar arasındaki etkileşimlerin ve ilişkilerin incelenmesi

Antrozooloji, insan-insan-olmayan-hayvan çalışmaları (HAS) olarak da bilinen etnobiyolojinin insanlarla diğer hayvanlar arasındaki etkileşimlerle ilgilenen alt kümesidir. Antropoloji, etnoloji, tıp, psikoloji, sosyal hizmet, Veteriner tıp ve zooloji gibi diğer disiplinler ile örtüşen disiplinler arası bir alandır. Antrozoolojik araştırmaların ana odak noktalarından biri, insan-hayvan ilişkilerinin her iki taraf üzerindeki olumlu etkilerinin ölçülmesi ve bunların etkileşimlerinin incelenmesidir. Antropoloji, sosyoloji, biyoloji, tarih ve felsefe gibi alanlardan akademisyenleri içerir.

Sir Paul Patrick Gordon Bateson, İngiliz biyolog ve yazardır. Etoloji ve fenotipik plastisite alanlarıyla ilgilenmiştir. Cambridge Üniversitesinde profesördü. Royal Society üyeliği bulunmaktadır. 2004 yılından 2014 yılına kadar Londra Zooloji Topluluğunda başkanlık yapmıştır.