İçeriğe atla

Barışı Koruma Yasası

Barış Koruma Kanunu
Tokubetsu Kōtō Keisatsu ve diğer kolluk görevlileri basın yayınlarını ve çıkan kitapları kontrol ediyor, 1938
Özgün ad治安維持法, chian iji hō
Onaylanma12 Mayıs 1925
Kaldırılma1945
İsteyenYamagata Aritomo
KonuAntikomünizm
Amaçkomünist, sosyalist ve anarşist örgütlerin, yayın organlarının kapatılması, yönetici ve aktivistlerin cezalandırılması

Barış Koruma Yasası (Japonca: 治安維持法, chian iji hō), Japon İmparatorluğu'nda siyasi muhalefeti topluca bastırmak için 12 Mayıs 1925 tarihinde çıkartılan antikomünist yasalar dizisi.

Hakkında

Bu yasa 1925 yılında sosyalist, komünist ve anarşist düşüncelere karşı bir çıkartılmış ve çıktıktan sonra tüm düşüncelere sahip olan kişilere tutuklama dalgası başlatılmıştır. yasası çıkmasından 3 yıl sonra, 1928'de 15 Mart Olayı olarak bilinen olay gerçekleşmiş, Japon Komünist Partisi üyesi ve onlarla bağlantılı emek hareketi üyeleri yaklaşık 1,600 kişi tutuklanmış ve hâlen yürürlükte Barış Koruma yasası gereğince komünist olduğundan şüphelenilen birçok kişi gözaltına alınmıştır.[1] Tutuklananlar arasında marksist ekonomist Hacime Kavakami de bulunmaktaydı. Gerçekleşen bu komünist avında Tokkō adı verilen "düşünce polisi" birlikleri görev almıştır.[2] Bu birliğe bağlı casuslar ünlü sosyalist gerçekçi yazar Takiji Kobayashi'nin 1933'teki ölümünden de sorumludur. Aynı yıl (1928) general Tanaka Giichi'nin liderliğindeki hükûmet, mevcut yasadaki ceza süresini 10 yıldan ölüm cezasına kadar genişletmiştir.[3]

Ardından Şubat 1941'de bu yasa yeniden yazılmıştır. Yeni yasa da "Komünist şüphesi" ifadesi yerine "Komünizm sempatizanı" ifadesi çok daha sıkça kullanılmış ve Tokkō tarafından denetlemeye tabi tutulmuştur. Bununla birlikte, temyiz mahkemeleri, bu yeni düşünce suçları kapsamından çıkarılmış ve Adalet Bakanlığı'na düşünce suçu olaylarına avukat atama yetkisi veriştir. Dolayısıyla tüm komünistlerin avukatlığını rejim yanlısı kişilerin yapması sağlanmış ve derhal cezalandırılmaları hızlandırılmıştır. Tüm bu yeni hükümler 15 Mayıs 1941 yürürlüğe girmiştir.[4]

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ Bowman J. S. Columbian Chronologies of Asian History and Culture, (İngilizce) s. 152
  2. ^ Beasley W. G.The Rise of Modern Japan, (İngilizce) s. 184, ISBN 0-312-04077-6.
  3. ^ McClain, J. L. Japan: A Modern History, (İngilizce) s. 390 ISBN 0-393-04156-5
  4. ^ Mitchell, R. Thought Control in Prewar Japan, (İngilizce) Cornell University Press, 1976

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Hukuk</span> genellikle devlet otoritesi tarafından desteklenen kurallar ve yönergeler sistemi

Hukuk ya da tüze birey, toplum ve devletin hareketlerini, birbirleriyle olan ilişkilerini; yetkili organlar tarafından usulüne uygun olarak çıkarılan, kamu gücüyle desteklenen, muhatabına genel olarak nasıl davranması yahut nasıl davranmaması gerektiğini gösteren ve bunun için ilgili bütün olasılıkları yürürlükte olan normlarla düzenleyen normatif bir bilimdir. Ayrıca, toplumu düzen altına alan ve kişiler arası ilişkileri düzenleyen, ortak yaşamın huzur ve güven içinde akışını sağlayan, gerektiğinde adaleti yerine getiren, kamu gücü ile desteklenen ve devlet tarafından yaptırımlarla güvence altına alınan kurallar bütünüdür. Hukuk, birey-toplum-devlet ilişkilerinde ortak iyilik ve ortak menfaati gözetir.

<span class="mw-page-title-main">Hugo Grotius</span>

Hugo Grotius, doğal hukuk öğretisiyle ün kazanmış olan Hollandalı düşünür. Hukuk alanında, Descartes bilgi felsefesiyle modern düşünce açısından ne kadar önemliyse, o kadar önemli olan Grotius, Descartes'ın bilgi alanında gerçekleştirdiği şeyi, hukuk alanında yapmıştır. Başka bir deyişle, nasıl ki modern felsefenin kurucusu olan Descartes, kuşku yoluyla bilgiyi teolojik-skolastik tasalluttan kurtararak özneden yola çıktıysa, aynı şekilde Grotius da hukuku, Tanrı iradesi karşısında bağımsız ve nesnel bir kurum olarak öne sürmüştür.

<span class="mw-page-title-main">Uluslararası Ceza Mahkemesi</span> hükûmetlerarası örgüt ve uluslararası mahkeme

Uluslararası Ceza Mahkemesi, kuruluş belgesi Roma Statüsü olan, savaş suçları, insanlığa karşı işlenen suçlar, soykırım suçları ve saldırı suçlarına bakan uluslararası bir mahkemedir. 1 Temmuz 2002 tarihinde kurulmuş ve 11 Mart 2003 tarihinde çalışmaya başlamıştır. Mahkeme binası "Ev Sahipliği Anlaşması" yaptığı Hollanda'nın Lahey kentinde bulunmaktadır. Mahkemeye 124 ülke taraf olmuştur.

Yasa ya da diğer adıyla kanun anayasal hukuk sisteminde, yetkili organlarca meydana getirilen hukuk kurallarıdır. Yasalar, tüzükler, yönetmelikler birer hukuk kuralıdır. Yürürlükte olan hukuk kurallarının tümüne mevzuat denir. Dar anlamında yasa, yasama organınca yapılan yasa adıyla gerçekleştirilen işlerdir. Hukuk karşılıklı hakları ifade eden üst mefhumdur, yasa ise bu hakları koruyan ve belirleyen kuralları ifade eder.

<span class="mw-page-title-main">Antikomünizm</span> komünist sistem ve görüşlerin yayılımını engelleme çalışmaları

Antikomünizm ya da komünizm karşıtlığı, kapitalist görüşlere karşı olan ve aksinin gerçekleşebileceğini öneren komünizm düşüncesine karşı olarak komünist sistem ve görüşlerin yayılımını engelleme çalışmalarıdır. Bununla birlikte Marksist-Leninist politikaların 20. yüzyılda dünya üzerine söz sahibi olması üzerine, bu politikalara karşı olan görüşleri ifade eden bir terimdir.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye'de komünizm</span>

Türkiye'de komünizm, 1920 yılında Türkiye Komünist Partisi ile partileşme sürecine giren ve günümüzde devam eden siyasi hareket.

<span class="mw-page-title-main">Béla Kun</span> Macar komünist devrimci (1886-1938)

Béla Kun [ˈbeːlɒ kun], Macar komünist politikacı.

<span class="mw-page-title-main">Japon Komünist Partisi</span> Japon siyasi partisi

Japon Komünist Partisi Japonya'da 15 Temmuz 1922'de kurulan komünist bir siyasi partidir.

<span class="mw-page-title-main">Gauleiter</span>

Gauleiter, Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi'nin yerel şube başkanı idi. Gau'nun Almanca kelime anlamı bölge, leiter'ın anlamı ise yöneticidir. Gauleiter'lar doğrudan Adolf Hitler'e bağlıydı ve sadece Hitler tarafından atanıyor ya da görevden alınıyorlardı.

Genel af, Türk Dil Kurumunun tanımına göre, kamu yararına uygunluğu anlaşıldığında belli bir veya birkaç suç çeşidi için yapılan kovuşturmaların durdurulması, verilmiş cezaların kaldırılması veya azaltılmasıdır.

Hudud Yasası, 1979 yılında Pakistan'ın İslamizasyonunda büyük rol oynayan Ziya ül Hak tarafından yürürlüğe sokulan yasa. Bu yasayla birlikte tecavüze uğrayan bir kadının, tecavüzü kanıtlamak için en az dört Müslüman erkeği tanık olarak getirmesi gerekmekteydi. Aksi takdirde tecavüze uğradığını söyleyen kadın, zina yaptığını itiraf etmiş sayılarak ya hapse atılıyor ya da kırbaç ve recm cezası uygulanıyordu.

Soykırımların İnkârının Cezalandırılmasına İlişkin Yasa, Fransız Parlamentosu tarafından kabul edilen ancak Fransa Anayasa Konseyi tarafından "anayasaya aykırılık" gerekçesiyle iptal edilip yürürlüğe girmeyen yasa. Kısaca "inkâr yasası" olarak da anılan yasa, "Ermeni Soykırımı"nın varlığının inkâr edilmesi, aşağılanması ve önemsizleştirilmesi gibi davranışlarda bulunanların 1 yıl hapis ve/veya 45 bin avro para cezası ile mahkûm edilmesini öngörmüştür.

Enseste ilişkin yasalar, yargı alanları arasında önemli çeşitlilikler gösterir ve tarafların yaşlarıyla cinsiyetlerinin yanı sıra, cinsel faaliyetin türü ile söz konusu tarafların aile ilişkisinin doğasına göre değişir. Resmi yasaklarla birlikte, ensestin birkaç biçimi ayrıca toplumsal tabudur ya da dünyadaki birçok kültürde hoş karşılanmaz.

<span class="mw-page-title-main">Anti-Sosyalist Yasa</span>

Sosyalistlere Karşı Yasa ya da Sosyal Demokrat Çabaların Kurumsal Tehlikelerine Karşı Yasa, Otto von Bismarck döneminde 21 Ekim 1878'de Almanya'da çıkartılan antikomünist yasa. Buna yasaya göre, Almanya Sosyal Demokrat Partisi'nin bütün örgütleri ve işçilere ait yayın organları yasaklanmış, sosyalist yayınlar toplattırılmış ve dönemin sosyal demokratları cezalandırılmıştır.

15 Mart Olayı, 15 Mart 1928 tarihinde Japon İmparatorluğu tarafından olaydan üç sene önce çıkartılan Barış Koruma Kanunu kapsamında, sosyalist ve komünistlere yapılan antikomünist tutuklama dalgası. Tutuklananlar arasında ünlü marksist ekonomist Hacime Kavakami de bulunmaktaydı.

<span class="mw-page-title-main">Tanaka Giichi</span> Japon general (1864 – 1929)

Tanaka Giichi, Japon İmparatorluk Kara Kuvvetleri generalliği yapmış olan Japonya başbakanı, antikomünist politikacı ve asker.

<span class="mw-page-title-main">Tokubetsu Kōtō Keisatsu</span>

Tokubetsu Kōtō Keisatsu ya da kısa adıyla Tokkō, 1911 yılında Japon İmparatorluğu tarafından imparatorluğa karşıt olan politik gruplara ve tüm muhalefeti sindirme amacıyla kurulan polis gücü. Düşünce Polisi grubuna giren ve birçok işkence, faili meçhul cinayet ve terör eylemlerinden sorumlu tutulan bu örgütün kimi kaynaklarda Nazilerin kurduğu Gestapo adlı gizli polis örgütüne kıyasla daha az merhametli olduğu belirtilmektedir. Japon İmparatorluğu amirali Takagi Takeo bu örgütü "Eğer ağlayan bir çocuğa Tokkō derseniz, sessizleşir." şeklinde anlatmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Sovyetler Birliği'nde LGBT tarihi</span>

Sovyetler Birliği'nde LGBT tarihi, Sovyetler Birliği'nde LGBT tarihini konu alır. Sovyetler Birliği'nde eşcinselliğin durumu üç ana dönemde incelenir. Ekim Devrimi sonrası dönemde 1917-1933 arasında homoseksüellik suç olmaktan çıkarılarak eşcinseller kanun önünde önceki ve sonraki döneme göre daha avantajlı bir konuma sahip olmuştur. Bu yılların akabinde Stalin döneminden itibaren kanunlarca "hastalık" olarak nitelendirilmiştir. 1934-1986 yılları arasında yeniden suç kapsamına alınarak kamuoyuna duyurulmaksızın kovuşturma ve hukuki süreçlere tabi tutulmuştur. 1987-1990 yılları arasında ise kamuya açık tartışmalara izin verilmiş; bilim, akademi ve edebiyatta çeşitli konularla ele alınmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Arnavutluk Komünist Partisi</span> Arnavurlukta bir komünist parti

Arnavutluk Komünist Partisi, Arnavutluk'ta 1991 yılında kurulan Marksist-Leninist, Hocaist ve revizyonizm karşıtı komünist parti. Arnavutluk Emek Partisi'nin 1991 yılında Arnavutluk Sosyalist Partisi'ne dönüşmesinden ve yeni partinin sosyal demokrasi'yi benimsemesinden sonra, eski partinin bölünmesiyle kurulmuştur.

İngiltere, İskoçya, Galler ve İrlanda'da, tarihsel olarak, büyücülüğü kontrol eden ve büyücülük yapıldığında - ya da sonraki yıllarda buna teşebbüs edildiğinde bile - cezalar veren bir dizi Büyücülük Yasası olmuştur.