İçeriğe atla

Bar Hebraeus

Bar Hebraeus
Ebü'l Ferec İbnü'l İbri
ܒܪ ܥܒܪܝܐ
Doğum1225
Malatya
Ölüm30 Temmuz 1286
Meraga, İlhanlı Devleti
MilliyetYahudi
DinSüryani Ortodoks Kilisesi

Abu-l Farac ya da Bar Hebraeus veya Ebü'l Ferec İbnü'l İbri (d. 1225, Malatya - ö. 30 Temmuz 1286, Meraga), 13. yüzyıl Anadolu'sundaki Selçuklu yönetiminde bulunan Melitene'de (Günümüz Malatyası'nın eski merkezi) yaşamış felsefeci, tarihçi, şair, gramer uzmanı, müfessir, ilahiyatçı ve dönemin Süryani Katolikos'u.

Bazı kaynaklar ondan "Rönesans Adamı" olarak bahseder. Aslen Yahudi olan Bar Hebraeus sonradan Monofizit öğretiyi benimseyerek Hristiyan olmuş ve Süryani/Yakubi kimliğini benimsemiştir. Asıl adı Aaron olan dönemin önemli fizikçilerinden Hārūn el-Malaṭī'nin oğludur. Buna bağlı olarak da toplum içinde ilk tanımlandığı isim de Ebu'l-Faraj bin Hārūn el-Malaṭī (Arapça: ابو الفرج بن هارون الملطي) olmuştur. Bir piskopos olarak ise yazılı kaynaklarda Grigori (Süryanice: ܓܪܝܓܘܪܝܘܣ Grigorios; Arapça: غريغوريوس, Ġrīġūriyūs) adıyla karşımıza çıkar. Batı Asurca'da (Süryanice) "Bar Hebreyo", Doğu Asurca'da ise "Bar Hebreya" olarak tanınır. Süryanice yazılışı ise "ܒܪ ܥܒܪܝܐ" biçimindedir. Bu sözlükte yer alan ismi ise Latince formattadır. "İbranioğlu" anlamına gelen bu ad, onun doğduğu andaki kökenlerine bir gönderme niteliğini taşır. Kaynaklara göre ismindeki "Ebrā" kökü onun Melitene, Harput ve günümüz Diyarbakır'ı olan Amida arasında bir yerde doğduğuna işaret etmektedir. Uzmanlık alanlarında sayısız çalışmalar yapmış, araştırmalarını titizlikle gerçekleştirmiştir. Çalışmalarının çoğu Süryanice'dir. Bunun yanında Arapça olanlarına da rastlanır.

Yaşamı

Yukarıda da yazıldığı gibi Malatya yakınlarında doğan Bar Hebraeus, babasının himayesi altında Tıp eğitimine başladı. Buna karşın çeşitli ilim dallarına ilgi göstermekteydi. Antakya ve Tripoli arasında geçen gençliğinde çeşitli kültür ve dinlerden insan tanıdı. Din değiştirmesinin ardından 1246'da Yakubi Patriği Ignatius II tarafından kutsanarak Gubos Piskoposluğu'na atandı. Bir süre Lacabene'de yaşadı. 1252'de Halep Diyakozluğu'na atandı. Ignatius III tarafından ise Doğu Kiliseleri'nin Baş Piskoposluğu'na atandı. Bu makama getirilmesi kendini geliştirmesi açısından önemli avantaj sağladı. Görevinden ötürü çeşitli yerlere seyahat edebiliyor, çaşitli kütüphanelerde ilgisini çeken konularda araştırma yapabiliyordu. Orta Doğu'ya yapılan Moğol saldırılarına rağmen çalışmalarını sürdürebildi. 1286'daki ölümünün ardından Musul'da toprağa verildi. Assemani Bibliyografyası içinde bulunan ve kardeşi Bar Suma tarafından yazılmış olan biyografisi yaşamı hakkında önemli bilgiler sundu.

Uzmanlıkları ve hakkındaki görüşler

Bar Hebraeus, Süryani dili hakkında önemli çalışmalar yapmış ve bu dilin günümüze kadar yok olmadan gelmesi sürecine önemli katkılar sağlamıştır. Bu noktada Türkiye Süryanileri'nin (ve de tüm Süryanilerin) tarihinde özel bir yere sahiptir. Fransız tarihçi Claude Cahen, "Osmanlılar'dan Önce Anadolu" adlı eserinde ondan "Bizans Sonrası ve Osmanlı Öncesi Anadolu'da yaşamış olan en önemli Yahudi şahsiyet" olarak söz etmektedir. Dr. William Wright'a göre ise "Süryani Kilisesi'nin en çok yönlü adamı"dır.

Eserleri

  • Kronografya, Tarihu'z-zaman
  • Tarihu muhtasari'd-düvel
  • Kethabha Dhe Sullaka haunanaya (Aklın yükselmesi kitabı)
  • Kethabha Dhe-şemhe (Işıklar kitabı)
  • Kethabha dhe bhabbatha (Göz bebekleri kitabı)
  • Hewatth hekhmetha (Hikmetin özü)
  • Muhtasar fi ilmi'n-nefsi'l-insanî
  • Ausar raze (Kenzü'l-esrar / Tefsirü'l-Kitabi'l-Mukaddes)
  • Kethabha dhe zalge (Kitabü'l-Eşra)
  • Kethabha dh'ithiqon (Kitabü'l-Ahlak)
  • Kethabha dhe-yauna (Kitabü'l-Hamame)
  • Kethabha dhe Thunnaye Meghahhekhane
  • Kethabha Dhe-Menarath Kudhshe (Mabedin çırağı)
  • Kethabha Dhe-Huddeye (Kitabü'l-İşarat)

Türkçeye çevrilen eserleri

  • Ebü’l-Ferec İbnü’l-İbri [Bar Hebraeus], Târîh-u Muhtasari’d Düvel, çev. M. Şerafettin Yaltkaya, İstanbul, 1941.
  • Gregory Abû’l-Farac [Bar Hebraeus], Abû’l Farac Tarihi, çev. Ömer Rıza Doğrul, TTKY, Ankara 1945

Konuyla ilgili yayınlar

Üzerine yapılan incelemeler (Türkçe)

  • Ersoy, Tolga. "İlahî Bir Ceza: Hülâgü Han’ın Mektubu Bağlamında Gregorius Bar Hebraeus’un Yapıtlarında Moğolların Tasviri", Prof. Dr. Erdoğan Merçil'e Armağan, 75. Doğum Yılı, haz. E. Uyumaz, M. Kesik, A. Usta, C. Piyadeoğlu, Bilge Kültür Sanat, İstanbul 2013, s. 362-377 (ISBN 978-605-5261-52-8).
  • Tanoğlu, Sara - İshak Tanoğlu (haz.) Doğu'nun Işığı Abu'l Faraç, Elazığ 2010 (ISBN 978-9944-5201-1-9).
  • Yousif, Ephrem-İsa. Süryani Vakanüvisler, çev. M. Aslan, Doz Yayınları, İstanbul 2008 (ISBN 9789944227551).

Ayrıca bakınız

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Şanlıurfa</span> Şanlıurfa ilinin merkezi olan şehir

Şanlıurfa, halk arasındaki kısa adıyla Urfa veya eski çağlarda bilinen adıyla Edessa, Türkiye'nin Şanlıurfa ilinin merkezi olan şehirdir.

<span class="mw-page-title-main">Hadis</span> İslam peygamberi Muhammede isnat edilen sözler ve fiiller

Hadis, Muhammed'e atfedilen ve onun sözleri, fiilleri, onaylamaları ve sıfatlarını içeren bilgilerdir. Hadis âlimleri buna sahabe ve tabiînin söz ve fiillerini de eklemişlerdir. Ancak bunlar kaynak olma bakımından Muhammed'in fiil ve sözleri ile aynı seviyede değildirler ve hadis ilmi içerisinde farklı şekilde isimlendirilirler.

<span class="mw-page-title-main">Tarsus</span> Mersinin ilçesi

Tarsus, Mersin ilinin en doğusundaki ilçesidir. İlçe doğuda Adana, batıda Mersin merkez, kuzeyde Pozantı ve Çamlıyayla, güneyde Akdeniz ile çevrilidir. Tarihte en yaygın Kilikya olarak anılan bölgede bulunan ilçenin Hitit Uygarlığı başta olmak üzere köklü bir uygarlık geçmişi vardır. Hititler döneminde Tarsus, Kizzuvatna eyaletinin bir kentiydi.

<span class="mw-page-title-main">Kâbe</span> İslamın kıblesi

Kâbe, bazen Kâbe-i Şerif, olarak anılan, İslam'ın en önemli camisi, Suudi Arabistan'ın Mekke kentindeki Mescid-i Haram'ın merkezinde yer alan bir yapıdır. İslam'ın en kutsal yeridir. Müslümanlar tarafından Beytullah olarak isimlendirilir ve namaz ibadetinin yerine getirilmesinde Müslümanlar için kıbledir.

<span class="mw-page-title-main">Anadolu Selçuklu Devleti</span> Batı Oğuz Türkleri tarafından kurulmuş olan, Anadoluda hüküm sürmüş eski bir devlet (1077–1308)

Anadolu Selçuklu Devleti, Türkiye Selçuklu Devleti veya Rum Sultanlığı, Selçuklu Türklerinden olan Kutalmış oğlu Süleyman Şah tarafından Anadolu'da İznik başkent olmak üzere 1077 yılında kurulmuş olan Türk devletidir.

<span class="mw-page-title-main">İslam tarihi</span> İslam medeniyetinin tarihî gelişimi

İslam tarihi, Müslüman medeniyetinin geçmişten günümüze dek siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel gelişmeleri ile ilgili olan tarihsel çalışma alanıdır. Çoğu tarihçi, İslam dininin MS 7. yüzyılın başında Arap Yarımadası'ndaki Mekke ve Medine şehirlerinde ortaya çıkıp yayıldığını kabul etmektedir. Müslümanlar, İslam'a Âdem, Nuh, Musa, Davud, Süleyman, İsa gibi peygamberlerden beri var olan bir din ve Allah'ın iradesine teslimiyetle gerçekleşen bir dönüş olarak inanırlar.

<span class="mw-page-title-main">I. Süleyman Şah</span> Anadolu Selçuklu Devletinin kurucusu ve ilk hükümdarı

Kutalmışoğlu Süleyman Şah veya kısaca Kutalmışoğlu, Türkiye Selçuklu Devleti'nin kurucusudur. Selçuk Bey'in oğlu Arslan Yabgu'nun torunudur. Babası Kutalmış Bey'dir. Erhan Afyoncu'nun tespitlerine göre mezarı Halep Kapısı'ndadır. Kutalmışoğlu Süleyman Şah öldüğünde Caber Kalesi'ne defnedildiği yönündeki rivayetler doğru değildir. Zira Kutalmışoğlu öldürüldüğünde Caber Kalesi henüz Selçuklu Hanedanı tarafından ele geçirilmemişti.

<span class="mw-page-title-main">Besni</span> Adıyamanın bir ilçesi

Besni, Adıyaman il merkezinin batı kesiminde yer alan bir ilçedir.

<span class="mw-page-title-main">Eriha</span> Bir yerleşim yeri

Eriha Filistin Ulusal Yönetimi'nin Batı Şeria bölümünde Ürdün Nehri yanında yer alan bir yerleşim yeridir. Eriha valiliği'nin merkezidir ve Fetih partisi tarafından yönetilir. 2007 yılı itibarıyla 18,346 nüfusa sahiptir. 1517-1918 yılları arasında Osmanlı hakimiyeti altında olan şehir, 1949'dan 1967'ye kadar Ürdün tarafından işgal edildi ve 1967'den itibaren İsrail işgali altında tutuldu; 1994 yılında idari kontrol Filistin Yönetimi'ne verildi. Dünyanın en eski yerleşim bölgelerinden biri olduğuna inanılmaktadır ve dünyanın bilinen en eski koruyucu duvarına sahip şehridir. Şehrin, dünyanın en eski taş kulesine sahip olduğu da düşünüldü, ancak Tel Karamel, Suriye'deki kazılarda daha eski taş kuleler keşfedildi.

<span class="mw-page-title-main">Muhammed</span> İslamın kurucu peygamberi (570–632)

Muhammed, dünyanın en kalabalık ikinci dini olan İslam'ın kurucusu ve merkezî figürü olan dinî, askerî ve siyasi Arap liderdir. Arap Yarımadası'nın tamamını ele geçirerek Müslüman hâkimiyetini tek bir yönetim altında birleştirmiş ve böylece İslam'ın kutsal kitabı Kur'an'ın yanı sıra, öğretileri ile uygulamalarını güvence altına alarak İslami dinî inancın temelini oluşturmuştur. Müslümanlar tarafından Âdem, İbrahim, Musa, İsa ve diğer peygamberlerin daha sonradan tahrif edilmiş tek tanrılı dinlerini onaran ve tamamlayan kişi ve Allah'ın insanlara gönderdiği son peygamber olduğuna inanılır.

<span class="mw-page-title-main">Beytü'l-Hikme</span> Abbâsîlerin 800lü yılların başında Bağdatta kurduğu, dönemin en büyük kütüphanesi ve çeviri merkezi

Beytülhikme veya Bilgelik Evi, aynı zamanda Büyük Bağdat Kütüphanesi olarak da bilinen, ya büyük bir Abbasi devlet akademisini ve Bağdat'taki entelektüel merkezini ya da İslam'ın Altın Çağı sırasında Abbasi halifelerine ait büyük bir özel kitaplığı belirtir. Bilgelik Evi, Abbasi Halifeliğinin çöküşünün ardından fiziksel kanıt eksikliği ve bir anlatı oluşturmak için edebi kaynakların doğrulanmasına güvenerek, resmi bir akademi olarak işlevlerine ve varlığına ilişkin aktif bir tartışmanın konusudur. Bilgelik Evi, 8. yüzyılın sonlarında Halife Harun Reşid'in koleksiyonları için bir kütüphane olarak veya el-Mansur (754-775) tarafından hem Arapça hem de Farsça nadir kitaplara ve şiir koleksiyonlarına ev sahipliği yapmak üzere oluşturulan özel bir koleksiyon olarak kuruldu.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye Türkmenleri</span> Anadoluda yaşamını sürdüren çoğunlukla Oğuz kökenli Türk halkları

Türkiye Türkmenleri ya da Anadolu Türkmenleri, Anadolu Oğuzları veya kısa söylenişiyle Türkmenler, Selçuklular döneminde Anadolu ve çevresinde Türkmeneli denen bölgelerde yerleşmeye başlayan, dilleri Türkiye Türkçesine bağlı Anadolu ağızları içinde ele alınan ve Türkiye Türklerini oluşturan Oğuz oymakları Müslüman olup, Hanefi Sünni ve Anadolu Aleviliği olarak görülür. Anadolu’nun Türkleşmesi sürecinde etkili olmuşlardır. Türkmen (تركمنلر) ve Yörük (يوروك) kelimeleri tarihî belgelerde eş anlamlı olarak da kullanılmıştır. Osmanlı arşiv belgelerinde, yerleşim durumuna ve şekline bağlı olarak köylü «Türk» olarak adlandırılırken, göçer veya yarı-göçer topluluklar «Türkmen» ya da «Yörük» tabiriyle anılmışlardır. Aşiretler, yerleşik veya konar-göçer olma durumlarına ve bulundukları bölgelere göre «Türkmen» ya da «Yörük» adını almışlardır. Kimilerine göre Kızılırmak'ın doğusundakilere Türkmen batısındakilere ise Yörük denir. Maraş ve çevresinde yaşayan Dulkadirli Türkmenleri için Osmanlı kaynaklarında hem Türkmen hem de Yörük tabiri birlikte kullanılmıştır. Etnik olarak akraba oldukları Türkmenistan Türkmenleri ile aynı adı taşıdıkları gibi kimi uruğ/oymak adları da ortaktır.

Menâkıbnâme ; velilerin, tarikat büyüklerinin ve şeyhlerin kerametlerini konu alan eserlere verilen addır.

<span class="mw-page-title-main">Kutsal Mendil</span> Hristiyan geleneğine göre Kutsal Bez Parçası

Kutsal Mendil, Hristiyan geleneğinde İsa'nın yüzünün izi çıktığına inanılan ve ilk ikona sayılan kare ya da dikdörtgen bir bez parçası. İngilizce konuşan Ortodokslukta dahil olmak üzere Doğu Ortodoks Kilisesi'nde genellikle Mandylion olarak bilinir.

Altuncan Hatun, Büyük Selçuklu İmparatorluğu Sultanı Tuğrul Bey'in eşi. Daha önce Yengi-kent ve Cend Oğuzları'nın yabgusu; Harezm'in valisi (1038-1041) ve daha sonra da Harezm-Şah (1041-1042) olan Şah Melik'in ilk eşi idi. Kocasının 1042'de Çağrı Bey tarafından öldürülmesinden sonra 1043'te Tuğrul Bey ile evlendi.

<span class="mw-page-title-main">Kur'an tarihi</span>

Kur'an tarihi, İslam kutsal kitabının yazılı derleme veya el yazmalarının zaman çizelgesi ve kökenidir. İslam'ın erken tarihinin önemli bir bölümünü oluşturur.

<span class="mw-page-title-main">El-Rahba</span> Suriyedeki bir Orta Çağ Arap İslam kalesi

El-Rahba, "El-Rahba Kalesi" olarak da çevrilen Qal'at ar-Rahba olarak da bilinir, Suriye'de bir Orta Çağ Arap-İslam kalesidir. Fırat Nehri'nin batı kıyılarında, Mayadin şehrine bitişik ve Deyrizor'un 42 kilometre güneydoğusunda yer almaktadır. 244 metre (801 ft) yüksekliğe sahip bir höyüğün üzerinde yer alan El-Rahba, Suriye Çölü bozkırlarının yönetiminde ve Fırat Vadi'sinin tarihsel olarak korunmasında kullanıldı. "Kale içinde kale" olarak tanımlanmıştır; 270x95 metre ölçülerinde bir muhafaza ile korunan, 60x30 metre ölçülerinde bir iç bölmeden oluşur. El-Rahba bugün erozyon nedeniyle büyük ölçüde harabe halindedir.

Mihail, , ö. 1199 AD, onu yeğeninden ayırmak için Büyük Mihail ya da Michael Syrus ya da Yaşlı Mihail olarak da bilinir, 1166-1199 yılları arasında Süryani Ortodoks Kilisesi Patriğidir. Bugün en çok en büyük Orta Çağ Vakainamesi'nin yazarı olarak bilinir, eser Süryanice yazılmıştır. Kendi eliyle yazılan diğer çeşitli yazılar günümüze ulaşmıştır.

Azerilerin kökeni ya da Azerilerin etnogenezi, Tarihsel süreçte Doğu Transkafkasya ve İran Azerbaycanı coğrafyalarında, farklı etnik ve dilsel unsurlar temelinde gerçekleşmiş ve takrîben de MS 15 ve 16. yüzyıllarda tamamlanmış olan çağdaş Azeri halkının etno-dilsel oluşumunun asırlık sürecidir. Azerbaycan Türkleri, Anadolu Türklerinden sonra Türk halkları arasında en çok nüfusa sahip olan ikinci Türk dilli etnik gruptur.

Batı Süryani Riti, Batı Süryanice lehçesinde Aziz Yakup'un İlahi Litürji'sini kullanan bir Doğu Hristiyan ritidir. Maruni Kilisesi, Süryani Ortodoks Kilisesi, Süryani Katolik Kilisesi ve Hindistan'ın çeşitli Malankara Kiliselerinde uygulanmaktadır. Süryani Hristiyanlığının iki ana ritinden biridir, diğeri ise Doğu Süryani Riti'dir. Antik Antakya Patrikhanesi'nden çıkmıştır. Diğer ritlerden daha fazla "anafora"ya sahiptir.