İçeriğe atla

Bantu dini

Afrikalı bir şaman ve şifacı.

Bantu dini, Afrika'daki Bantu halkının inanç ve efsanelerine dayanmaktadır. Bantu halkları yüzlerce farklı etnik gruptan oluşsa da Bantu kültürleri ve geleneklerinde yüksek derecede bir homojenlik vardır.[1] Bantu kültürlerinden pek çoğu geleneksel olarak adı Nyambe/Nzambe'nin bir çeşidi olan yüce bir tanrıya inanırdı.[2]

"Bantu geleneği" ifadesi Afrika'daki Bantu kültürlerinin hepsinde ya da bir kısmında ortak olarak bulunan, yinelenen temaları ifade eder.[3]

Geleneksel inançlar

Afrika halkının geleneksel inanç ve uygulamaları, çeşitli etnik dinleri içeren çok çeşitli inançlar olarak tanımlanmaktadır.[4][5] .....Genel olarak bu gelenekler kutsal metinlerden ziyade sözlü olup halk masalları, şarkılar ve festivaller aracılığıyla bir nesilden diğerine aktarılır.[6][7] Bazen yüce bir yaratıcı veya güç, ruhlara inanç, atalara tapınma, büyü kullanımı ve geleneksel Afrika tıbbı da dahil olmak üzere bir grup yüksek ve alçak tanrıya inancı içermektedir. Çoğu din, çeşitli çok tanrılı ve panteist yönleriyle animistik [8][9] olarak tanımlanmaktadır.[4][10] Animizm, diğer geleneksel Afrika dinlerine benzer şekilde Bantu dini geleneklerinin temel anlayışını oluşturmaktadır. Buna koruyucu tanrılara tapınma, tabiata tapınma, atalara tapınma ve ahiret inancı da dahil olmaktadır. Bazı dinler panteist bir dünya görüşünü benimserken, çoğu çeşitli tanrılar, ruhlar ve diğer doğaüstü varlıklardan oluşan çok tanrılı bir sistemi takip etmektedir.[8] Geleneksel Afrika dinleri içerisinde fetişizm, şamanizm ve kutsal emanetlere saygı gibi unsurlar yer alır ve Japon Şinto veya Hinduizm ile kıyaslanabilecek kadar karmaşık bir yapıya sahiptir.[11]

Antik geleneksel Afrika dinlerinin çoğunun, dünyadaki çoğu diğer yerli halk dini gibi, çok tanrılı olduğu ve tek bir yüce yaratıcı tanrı gibi tek tanrılı konseptlere inanmadığı öne sürülmektedir. Yerli Afrika dinlerinin merkezinde atalara tapınma, ruhlar alemi inancı, doğaüstü varlıklar ve özgür irade yer almaktadır. Ölen insanlar (ve hayvanlar ya da önemli nesneler) hala ruhlar aleminde yaşamakta ve fiziksel dünyayı etkileyebilmekte ya da onunla etkileşime girebilmektedir. Çok tanrıcılık, İslam, Hıristiyanlık ve Museviliğin ortaya çıkmasından önce antik Afrika ve dünyanın diğer bölgelerinin birçoğunda yaygındı. Yüce tanrılar, diğer daha hususi tanrılar, ata ruhları, bölgesel ruhlar ve varlıklarla beraber geleneksel Afrika dinleri arasındaki ortak bir temadır ve antik Afrika'nın kompleks ve yüksek kültürünü vurgulamaktadır.[12][13][14]

Zulu şaman ve şifacı kadınlar. Geleneksel Afrika tıbbı, Geleneksel Çin tıbbı ile mukayese edilebilir, ancak İslam ve Hıristiyanlığın kabulünden sonra pek çok bilgi kaybolmuştur.

Harvard Üniversitesi'nde Afrika dinleri profesörü olan Jacob Olupona, Bantu mitolojisini, Afrika'nın Hıristiyanlar ve Müslümanlarca sömürgeleştirilmesinden önce Afrika halkının karmaşık animistik dini gelenekleri ve inançlarından oluşan birçok geleneksel Afrika geleneğinin bir parçası olarak tanımlamıştır. Atalara tapınma geleneksel Afrika kültürlerinde her zaman mühim bir rol oynamıştır ve Afrika dünya görüşünün merkezinde yer aldığı düşünülebilir. Atalar (ataların hayaletleri/ruhları) gerçekliğin ayrılmaz bir parçasıdır. Ataların genellikle atalara ait bir alemde (ruhlar alemi) ikamet ettiklerine inanılırken, bazıları ataların Afrika geleneklerinde bulunan tanrılara eşit güçte olduklarına inanmaktadır.[15]

Olupona, Tektanrıcılığın Batılı/İslami tanımını reddetmekte ve bu tür kavramların karmaşık Afrika geleneklerini yansıtamayacağını ve çok basite indirgeyici olduğunu söylemektedir. Bazı geleneklerde yüce bir varlık bulunurken, diğerlerinde bulunmamaktadır. Tektanrıcılık, geleneksel Afrika ruhçuluğunun tanrılar, tanrıçalar ve ruhani varlıklara ilişkin tasavvurlarının çeşitliliğini yansıtmamaktadır. Geleneksel Afrika dinleri sadece din değil, bir dünya görüşü, bir yaşam tarzıdır, diye özetlemektedir.[15]

Bantu inanç sistemlerinin geleneksel usulleri, Hristiyanlığın veya İslam'ın ortaya çıkışıyla çeşitli şekillerde ve ölçülerde değişime uğramıştır; zira Hristiyanların ve Müslümanların Tanrısı Bantuların yüce tanrısıyla eş görülmüştür.[16]

Tanrılar

Tüm tanrıların ve ilahların en yücesi ve yükseği olan Tanrı'nın doğası genellikle sadece muğlak bir şekilde tanımlanmış ya da hiç tanımlanmamıştır; bununla birlikte bu tanrı güneşle ya da ataların en eskisiyle ilişkili olabilir ya da başka niteliklere sahip olabilmektedir. Birçok gelenekte tanrıların gökyüzünde yaşadığı varsayılır; ayrıca onları yüksek bir dağda, örneğin Kikuyu halkı için Kirinyaga dağında konumlandıran gelenekler de vardır; bu, dünyadaki diğer geleneksel dinlerle mukayese edilebilir.

Ölüm

Bukalemun Bantu mitolojisinde sonsuz yaşamın habercisidir.

Bantu kültürünün ölümün kökenine ilişkin efsaneleri ve mitleri vardır.[17] Bir efsaneye göre, insanlara asla ölmeyeceklerini duyurmak için bir bukalemun gönderilir. Bukalemun görevine başlamış ama yavaş yürüyormuş ve yol boyunca yemek yemek için mola veriyormuş. Bukalemun gittikten bir müddet sonra insanlara öleceklerini duyurmak için bir kertenkele gitmiş. Bukalemundan daha hızlı olan kertenkele ilk önce varmış ve böylece insanın fani olduğunu ortaya çıkarmış. Orta Uganda'daki Bagandalılar, cennetten kaçan ve kardeşi tarafından bir uçuruma atılan cennet tanrısının üç oğlundan biri olan Walumbe'nin Bagandalıların ruhlarını hala aldığına inanmaktadır.

Geleneksel Afrika dinlerinde genellikle ölümden sonraki yaşama inanıldığı, çoğu aşiretin defin işlemlerini gerçekleştirme biçiminden anlaşılmaktadır. Ölülerin gece bastırmadan öteki dünyaya ulaşabilmeleri için öğle vakti gömülmesi gibi uygulamalar yaygın olmakla birlikte büyük ölçüde kırsal kesime özgüdür. Bazı aşiretler ölülerini öteki dünyaya mesajlarla birlikte gönderdikleri törenler düzenlemişlerdir.

Ataların tanrılarla direkt iletişim halinde olduğuna inanılmaktadır ve halk adına yakarmak için onlara kurbanlar verilmektedir. Eski Bantu dini inançları ise gelişmemiş ya da daha kırsal bölgelerde kalmıştır. Bazı bölgelerde antik Afrika'nın din adamları olan şifacılara küçümseyerek bakılmaktadır. Bu durum, büyücülüğü yasaklayan İslam ve Hıristiyanlık gibi dinlerin yarattığı etkiye bağlanmaktadır.

Atalara tapınma çoğu Afrika dininde önemli bir temel kavramdır. Bazı Afrika dinleri, Hıristiyanlık ve İslam gibi dinlerin etkisiyle farklı görüşleri benimsemiştir.[18]

Ruhlar

Bantu kültürlerinin de dahil olduğu çoğu Afrika toplumunda atalara tapınma önemli bir rol oynar. Ölmüşlerin ruhlarının etrafta dolaştığına ve yaşayanların dünyasına etki ettiğine inanılır. Bu ruhani varoluş genellikle ebedi olarak kabul edilmemektedir; ölmüşlerin ruhları, kendilerini hatırlayan birileri olduğu sürece yaşamaktadır. Dolayısıyla, sözlü gelenek tarafından anılan krallar ve kahramanlar yüzyıllarca yaşarken, sıradan kişilerin ruhu birkaç nesil içinde yok olabilmektedir.

Ölüler yaşayanlarla çeşitli şekillerde iletişime geçerler; örneğin onlarla rüyalarda konuşurlar, alametler gönderirler ya da yetenekli kahinler aracılığıyla onlarla konuşabilirler. Eğer görünür bir şekle bürünürlerse, bu genellikle bir hayvanın şekli olmaktadır.

Yaşayan kişiler, kahinler ve müneccimler aracılığıyla, öğüt almak veya yardım istemek için ölmüş kişilere hitap edebilirler. Eğer bir ruh yaşayan bir kişi tarafından yapılmış bir şeye gücenirse, o kişinin hastalanmasına ya da talihsizliğe maruz kalmasına neden olabilir; bu durumda bir kâhin o kişinin yaptığı hatayı düzeltmesine ve kızgın ölü ruhu sakinleştirmesine yardımcı olabilir. Kıtlık veya savaş gibi felaketler, bütün toplumun ciddi bir şekilde yanlış davranmasının sonucu olabilmektedir.

Diğer mitolojilerde de olduğu gibi Bantu kültürlerinde de ölüler alemi yeraltında bulunur. Pek çok Bantu kültüründe, bir şekilde ölüler alemine ( Svahili dilinde kuzimu) giren insanlarla ilgili mitler ve efsaneler bulunmaktadır; bu, bir kirpiyi ya da yuvasındaki başka bir hayvanı yakalamaya çalışan birinin başına tesadüfen gelebilir. Bazı efsaneler, bir tür arayış içinde yeraltı alemine gönüllü olarak giren kahramanlar hakkındadır; bunlara örnek olarak Mpobe (Baganda mitolojisinde) ve Uncama (Zulu mitolojisinde) gösterilebilir.

Bantu kültürleri ölülerin ruhlarından başka ruhlara da inanmakla birlikte, bunlar daha az rol oynamaktadır. Çoğu durumda, bunlar aslında ölmüş insanların ruhlarıdır.

Sıradan fanilerden ayrı olarak cennette ikamet eden bir ırka inanıldığına ilişkin izlere rastlanmaktadır. Örneğin, bazen bu ırkın kuyruklarının olduğu söylenir.

Mitoloji

Yaratıklar

Bantu mitolojileri genellikle Zuluca ve Çevaca dilinde amazimu, diğer dillerde ise madimo, madimu, zimwi olarak adlandırılan canavarları içerir. Bantu efsanelerinin diğer dillere çevirilerinde bu kelimeler yaygın olarak "(Ruhlar)" olarak çevrilir, çünkü bu tür canavarların en ayırt edici özelliklerinden biri insan yiyici olmalarıdır. Bazen insan veya hayvan biçimine bürünebilirler (örneğin, Kilimanjaro'da yaşayan Chaga'ların leopar görünümlü bir canavarla ilgili hikâyeleri vardır) bazen de insanlara büyü yapıp onları bir hayvana dönüştürebilirler. Canavarların belirli bir türü, Zulu geleneğinin umkovu'su ve Yao halkının ndondocha'sı gibi, ölülerdir(batı kültürünün zombilerine yüzeysel bir benzerlik taşırlar).

Halk Hikayeleri

Bantu halklarının geleneksel kültürü, kişileştirilmiş, konuşan hayvanlarla ilgili çeşitli masallar içermektedir.

Bantu masallarının önde gelen karakteri, beceri ve kurnazlığın sembolü olan tavşandır. Ana düşmanı ise sinsi ve aldatıcı sırtlan. Aslan ve fil ise genellikle kaba kuvveti temsil ederler. Tavşandan bile daha zeki olan kaplumbağaysa sabrı ve güçlü iradesiyle düşmanlarını yener. Bu semboller elbette yerel farklılıklara tabidir. Tavşanın bilinmediği bölgelerde (örneğin Kongo Nehri boyunca), onun rolünü genellikle antilop üstlenir. Sotho kültüründe tavşanın yerini çakal almıştır, muhtemelen Khoisan kültürünün etkisiyle, tavşan aptal olarak algılanırken çakal da zekanın simgesidir. Zulular'ın tavşanlarla ilgili masalları vardır, fakat bazı durumlarda akıllı kahraman rolünü gelincikler üstlenmektedir.

Amerika'daki diaspora

Bantu dini, Atlantik köle ticareti yoluyla Amerika'ya getirildi. Kongo geleneklerini koruyan ruhani gelenekler ve dinler arasında Hoodoo, Palo Monte, Lumbalú, Kumina, Haiti Vodou, Candomblé Bantu ve Venezuela Yuyu bulunmaktadır.[19][20][21]

Kaynakça

  1. ^ See Werner, chapter 1.
  2. ^ Scheub, Harold (2000). A Dictionary of African Mythology: The Mythmaker as Storyteller (İngilizce). Oxford University Press. ss. 108-110, 165-166, 185, 260-261, 288, 379, 430, 464-467, 747-748. ISBN 978-0-19-512456-9. 6 Eylül 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Aralık 2023. 
  3. ^ See Lynch, p. xi.
  4. ^ a b Asante, Molefi Kete; Mazama, Ama (2009). Encyclopedia of African Religion. SAGE Publications. ss. 120-124, 165-166, 361. ISBN 978-1412936361. 6 Eylül 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Aralık 2023. 
  5. ^ Ndlovu, Tommy Matshakayile (1995). Imikhuba lamasiko AmaNdebele. Doris Ndlovu, Bekithemba S. Ncube. Gweru,GasiyaZimbabwe: Mambo Press. ISBN 0-86922-624-X. OCLC 34114180. 
  6. ^ Juergensmeyer, Mark (2006). The Oxford Handbook Of Global Religions. 0-19-513798-1.
  7. ^ S. Mbiti, John (1991). Introduction to African religion. 0-435-94002-3.
  8. ^ a b Kimmerle, Heinz (11 Nisan 2006). "The world of spirits and the respect for nature: towards a new appreciation of animism". The Journal for Transdisciplinary Research in Southern Africa (İngilizce). 2 (2): 15. doi:10.4102/td.v2i2.277. ISSN 2415-2005. 
  9. ^ Vontress, Clemmont E. (2005), "Animism: Foundation of Traditional Healing in Sub-Saharan Africa", Integrating Traditional Healing Practices into Counseling and Psychotherapy, SAGE Publications, Inc., ss. 124-137, doi:10.4135/9781452231648, ISBN 9780761930471, 31 Ekim 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi, erişim tarihi: 31 Ekim 2019 
  10. ^ "The Story of Africa", BBC World Service. Archived November 2, 2015, at the Wayback Machine.
  11. ^ Asukwo (2013). "The Need to Re-Conceptualize African Traditional Religion". 11 Mayıs 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Aralık 2023. 
  12. ^ "Life, Death, and Traditional Healing in Africa". Issue: A Journal of Opinion. 9 (3): 19-24. 1979. doi:10.2307/1166258. 
  13. ^ Stanton, Andrea L. (2012). Cultural Sociology of the Middle East, Asia, and Africa: An Encyclopedia (İngilizce). SAGE. ISBN 9781412981767. 
  14. ^ Baldick, Julian (1997). Black God: the Afroasiatic roots of the Jewish, Christian, and Muslim religions 3 Mayıs 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.. Syracuse University Press:0-8156-0522-6
  15. ^ a b "The spirituality of Africa". Harvard Gazette (İngilizce). 6 Ekim 2015. 19 Haziran 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 30 Kasım 2020. 
  16. ^ Mungu is in fact the standard translation of "God" used in Swahili; for example, in Swahili Bible. The anthem of Tanzania is Mungu ibariki Afrika, "God bless Africa".
  17. ^ Werner, Alice (1968). Myths and Legends of the Bantu. Londra: Frank Cass & Co. Ltd. 
  18. ^ Parrinder, E. G. (1959). "Islam and West African Indigenous Religion". Numen. 6 (2): 130-141. doi:10.2307/3269310. ISSN 0029-5973. 
  19. ^ "Kongo religion". meta-religion.com. 23 Ağustos 2006 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Aralık 2023. 
  20. ^ Thompson, Robert Farris (1983). Flash of the Spirit: African and Afro-American Art and Philosophy. New York: Vintage Books. ISBN 9780307874337. 
  21. ^ McCurnin, Mary Margaret. "From the Old to the New World: The Transformation of Kongo Minkisi in African American Art". Virginia Commonwealth University (VCU Scholars Compass) (İngilizce). s. 11. 17 Ekim 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Temmuz 2021. 
  • Patricia Ann Lynch, A'dan Z'ye Afrika Mitolojisi, Infobase Yayıncılık.
  • Alice Werner, Bantu Mitleri ve Efsaneleri (1933). Çevrimiçi olarak buradan ulaşabilirsiniz [1] .

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Hinduizm</span> Hindistan merkezli bir din

Hinduizm, çok kapsamlı inanç ve yaşam felsefesinin toplamıdır. Özellikle Hindistan, Nepal ve Bangladeş'te yaygındır. Günümüzde yaklaşık 1.25 milyar izleyeni ile Hristiyanlık ve İslam'dan sonra üçüncü sırada yer alan Hinduizm inancının neredeyse tüm takipçileri Hindistan ve çevresinde bulunmaktadır. Budizm ve Zen Budizmi gibi çeşitli ekoller Hinduizm'den kaynaklanıp ayrılmıştır.

Monoteizm veya tek tanrıcılık, tek bir tanrının varlığına ya da Tanrı'nın birliğine duyulan inanç olarak tanımlanır. Monoteizm sözcüğü, etimolojik açıdan Yunanca mono (tek) ve theoi (tanrı) sözcüklerinden türemiştir.

Çoktanrıcılık ya da Politeizm, politeizm sözlük anlamıyla birden çok tanrıya inanmak, tapınmak manalarına gelmektedir. Sözcük, etimolojik açıdan, Yunanca πολύς poly (çok) ve θεοί theoiz (tanrı) sözcüklerinden türemiştir.

<span class="mw-page-title-main">Vudu</span> Batı Afrika ile Karayiplerde (örn. Haiti,Dominika Cumhuriyeti) Olan bir Dini Ruh-Animizim Olan Büyülü Dindir ki Afrika Geleneksel dini Olan Afrika dinlerdendir ve Batı Afrika Kökenli

Vudu, Batı Afrika kökenli ruhçu-animist bir din. Haiti'nin resmi dinlerinden biridir. Başta Kongo, Yoruba ve Dahomeanlar olmak üzere, Avrupalılar tarafından köleleştirilerek Saint-Domingue'ye getirilen çeşitli Afrikalı etnik gruplar tarafından oluşturulmuş, Avrupa dini gelenekleri ile sentezlenmiştir. 16. ve 17. yüzyıllarda Katolik misyonerler tarafından Hristiyanlaştırılmıştır. Fon dilinde vodou sözcüğü "ruh" veya "ilah" anlamına gelir.

Düalist kozmoloji veya Düalizm, genellikle birbirine karşı çıkan iki temel kavramın var olduğuna dair ahlaki veya ruhsal inançtır. Hem geleneksel dinler hem de kutsal kitap dinleri dahil olmak üzere çeşitli dinlerden çeşitli görüşleri kapsayan şemsiye bir terimdir.

<span class="mw-page-title-main">Roma mitolojisi</span> Antik Romada yaşayan insanların mitolojik inançlarının bütünü

Roma mitolojisi, Antik Roma'da yaşayan insanların mitolojik inançlarının bütününe verilen isimdir. Genelde iki ana bölümü olduğu düşünülür; ilk bölüm ki daha sonraları etkin olmuştur ve edebidir, genellikle Etrüsk mitolojisindeki öğelerin Romalılaştırılmış hallerinden meydana gelir, ikinci bölüm ise daha erken dönemlerde etkin olmuş olan ve daha çok kültik olan farklı uygulama ve inançlara sahip daha özerk bir bölümdür.

Ermeni dini ve mitolojisi, Ermenilerin Hıristiyanlığı kabulünden önceki ve Hristiyanlığı kabul ettikleri erken dönemlerdeki, Hristiyanlık dışı inanış, gelenek ve mitoloji bütününü ifade etmektedir. İlk dönemlerde kendine özgü karakterlerini korumakla birlikte Asyalı diğer kavimlerin ve çeşitli Anadolu uygarlıklarının inanç ve mitolojilerinden etkilenen Ermeni dini ve mitolojisi zamanla özellikle Perslerin etkisinde kalmış ve özellikle Zerdüştlüğü kendi farklı inanç, gelenek ve mitolojik yapısına adapte ederek benimsemiştir.

Antik Roma'da din, kökenleri büyük ölçüde Antik Yunan ve İtalya Yarımadası'nın pagan geleneklerinden alan, inanç ve kültlerin bileşimidir.

<span class="mw-page-title-main">Antik Mısır dini</span>

Antik Mısır dini, Antik Mısır toplumunun ayrılmaz bir parçası olan ve çok tanrılı ve ritüelleri karmaşık bir inanç sistemi vardı. Mevcut olduğuna inanılan ve kuvvetler ve doğa unsurları, kontrolünde olan birçok tanrılar ile Mısırlıların etkileşimi üzerinde yoğunlaşmıştır. Mısırlı din uygulamalarını tanrılar sağlamakta ve halk ise onların beğenisi kazanmak için bir çabaları vardı. Mısır'ı tarihteki kral ile aynı statüsü ile aynı olan ve aynı zamanda tanrı olan Firavunlar yönetirdi. Firavunlar bir insan olmasına rağmen, Firavunların tanrıların soyundan olduğuna inanılıyordu. Firavunlar insanlar ve tanrılar arasında arabulucu olarak görev aldılar, evrendeki düzeni korumak ve tanrıların tekliflerini yerine getirmek zorundaydılar. Mısırlılar tanrılar için muazzam tapınaklar yapmışlardır.

<span class="mw-page-title-main">Afrika mitolojisi</span> Afrikada Yaşayan Halk ile Kabilelerin dini inanışı olan bir Afrika Geleneksel Dinler

Afrika mitolojisi, pek çok halkın yaşayıp, bin kadar dilin konuşulduğu Afrika kıtasında geleneksel dinleri tabiat dinlerini konu almaktaysa da Arap ve Avrupalıların kolonizasyonu ile birlikte gelen tek tanrılı dinlerin de etkisinde kalmıştır. Afrika dinleri ve mitolojilerine değin ilk kayıtlar 18-20. yüzyıllarda Hristiyan misyonerlerce genellikle yanlış yorumlanarak tutulmuştur ki Swahili dilinde kaydedilen en eski yapıt 1728 yılına ait Tambuka'nın hikâyesi adlı manzum destandır. Sayısız kabilenin yaşadığı Afrika, uzun süre Batılı köle tüccarları tarafından sömürüldüğünden Afrika inançları Karayip adaları ile Amerika kıtasına yayılmış bu arada çeşitli sinkretik dinler ortaya çıkmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Çin'de din</span> Çin içerisindeki birçok din

Çin, dünyanın en eski ve sürekli öğreti ve felsefi geleneklerinin beşiği olmuştur. Çin'de batıdaki anlamıyla bire bir örtüşen bir din anlayışı hiç olmamıştır. Milattan önce 6. yüzyıldan itibaren görülmeye başlayan düşünce okulları kendi içinde özgün olarak sürekli gelişmiştir. Bu yüzden Çin'de inanç sistemleri olarak Çin kültürünü tarihi boyunca şekillendiren Konfüçyüsçülük, Taoizm ve çok sonradan gelen Budizm düşünce okulları sıralanır. Bu iç içe geçmiş düşünce okulları kendi aralarında kökten farklı bir evren anlayışı taşımazlar ancak klasik anlamıyla batıda ortaya çıkan Musevilik, Hristiyanlık ve Müslümanlık dinlerinden kökten ayrıdırlar. Bu düşünce okulları öncesinde de Çin'in hem toplayıcı ve avcı şamanik toplumlarında hem de yerleşik tarım toplumları döneminde kainatın doğuşuyla ilgili anlatılan masal ve efsanelerde evrenin; klasik dinlerde olduğu gibi bir yaratıcı tarafından yaratılmasından çok her şeye hamile olan ve hiçbir şeyin henüz bir biçimi olmadığı karanlık bulamaç bir şeyden doğduğu inançları yer bulmaktadır. Bu bulamaç, karanlık hiçbir nesnenin henüz şekil almadığı ama her şeye hamile olunan bu hale masallarda Hundun, düşünce okullarında Dao denmektedir. Dao'dan Gök ve Yer yani somut ve soyut olan her şey doğar, yin ve yang değişim ilkeleriyle her şey biçim alır ve dönüşür. Günümüzde Kuantum Kuramı'nın kozmogoni görüşleri Çin'de ortaya çıkan bu evren anlayışına daha yakın durmaktadır. Gök uzayı, yer ise yıldızlar, gezegenler gibi yoğun her şeyi temsil etmektedir. Dao düşünce okulunda Gök ve Yerin ham doğası yani kendiliğindenlik hali olan Zìrán (自然)'a uyması çabasız çabayı uygulaması en uygun yönetim olarak anlatılırken, Konfüçyüsçü okullara göre ise Gök ve Yer ilişkisi hiyerarşik ele alınır, erdem ve görevlere önem verilir, dolayısıyla devletin yönetimi ve halk ile ilişkisi buna uymalıdır anlayışı hakim olmuştur. Çin imparatorları, özellikle Konfüçyüs okuluna göre Gök gibi olmalıydılar ve bu yüzden "Göğün Vekaleti"ni (Tianming) talep edip Çin efsanevi ve geleneksel pratiklerine katılırlardı. Yaygın inanç sistemi bu şekilde kendini gösterirken sonraki yüz yıllarda Batıda ortaya çıkan dinler Çin'de yayılmak istemiş olsa da halk arasında bu inanç sistemleri çok rağbet görmemiştir. Ancak günümüzde sayıları fazla olmasa da Çin'de Hristiyanlık ve müslümanlık da yaşamaktadır. 1949 Mao Zedong devriminden beri Çin, bir ateist ve Marksist kurum olan Çin Komünist Partisi tarafından yönetilmektedir. Bu dönemde bilimsel bir zemini olmayan hiçbir görüşe izin verilmedi. Dini hareketler ve kurumlar önce hükûmet kontrolü altına alındı, sonra Kültür Devrimi (1966-1976) sırasında baskıya uğradı. Devrimin yumuşama döneminde geleneksel öğretiler ve sonradan gelen dini örgütlere haklar verilmeye başlanmıştır. Hükûmet henüz beş tane öğreti ve dini resmen tanımaktadır: Budizm, Taoizm, İslam, Protestanlık ve Katoliklik. 21. yüzyılın başında kurumsal idarelerde Konfüçyüsçülük ve Çin halk gelenekleri giderek daha fazla tanınma kazanmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Tibet mitolojisi</span>

Tibet mitolojisi, Tibet halkı tarafından aktarılan geleneksel ve dini hikâyelere atıfta bulunur. Tibet mitolojisi, esas olarak Tibet kültüründen kaynaklanan ulusal mitolojinin yanı sıra hem Tibet Budizmi hem de Bön Dininden gelen dini mitolojiden oluşur. Bu efsaneler genellikle sözlü olarak, ritüellerle veya heykeller veya mağara resimleri gibi geleneksel sanatlarla aktarılır. Ayrıca, tanrılardan ruhlara ve canavarlara kadar çeşitli farklı yaratıklar da Tibet mitolojisinde önemli bir rol oynamaktadır ve bu mitlerin bazıları ana akım Batı medyasına girmiştir, en dikkat çekici olanı ise İngilizce Abominable Snowman olarak bilinen Yeti'dir.

Zulu mitolojisi, Güney Afrika'da yaşayan Zuluların geleneksel inaçlarına verilen addır.

<span class="mw-page-title-main">Akan mitolojisi</span> Akanların geleneksel inançları

Akan dini, Gana'daki Akan halkının ve doğu Fildişi Sahili'nin geleneksel inançlarını ve dini uygulamalarını kapsar. Akan dinine Akom denir. Akanların birçok alt grubu vardır, bu nedenle din bölgeye ve alt gruba göre büyük ölçüde değişir. Akanlar, Onyame'in evreni yaratmak için sekiz gün kullandığına inanıyor. Batı Afrika Vodun, Yoruba dini veya Odinani gibi Batı ve Orta Afrika'nın diğer geleneksel dinlerine benzer şekilde, Akan kozmolojisi, genellikle insanlarla etkileşime girmeyen kıdemli bir tanrı ve insanlara yardım eden birçok tanrıdan oluşur.

<span class="mw-page-title-main">Mapuçe mitolojisi</span>

Güney-orta Şili ve güneybatı Arjantin'in yerli Mapuçe halkının mitolojisi ve dini, kapsamlı ve eski bir inanç sistemidir. Mapuçe halkını oluşturan çeşitli gruplarda bir dizi benzersiz efsane ve efsane ortaktır. Bu efsaneler dünyanın yaratılışını ve içinde bulunan çeşitli tanrı ve ruhları anlatır.

Kongo dini veya Kongo mitolojisi, KiKongo konuşan halkların geniş geleneksel inançları kapsar. Din, dünyayı ve içinde yaşayan ruhları yaratan Nzambi Mpungu adlı bir ana yaratıcı tanrı fikrine dayanmaktadır. Dinde Nganga olarak bilinen rahip doktorları vardır. Bu rahip doktorlar takipçilerinin zihinlerini ve bedenlerini iyileştirmeye çalışır. Bir Nganga olmak gibi aracı roller, diğer ruhlar ve atalar dünyasından iletişim gerektirir. Evren, yaşayanlar ve ölüler dünyası olmak üzere iki dünya arasında bölünmüştür, bu dünyalar bir su kütlesi tarafından bölünmüştür. İnsanlar bu dünyalardan sürekli olarak döngü halinde geçerler.

<span class="mw-page-title-main">Somali mitolojisi</span>

Somali mitolojisi, birkaç bin yıla yayılan bir zaman çizelgesinde yeni nesillere aktarılan Somali toplumunda oluşan inançları, mitleri, efsaneleri ve halk hikâyelerini kapsar. Bugün Somali mitolojisini oluşturan unsurların çoğunun, doğruluğu zamanla azalmış veya İslam'ın Afrika Boynuzu'na gelmesiyle önemli ölçüde değişmiş geleneklerdir.

<span class="mw-page-title-main">Sami mitolojisi</span>

Geleneksel Sámi ruhani uygulamaları ve inançları bir tür animizm, çok tanrıcılık ve antropologların şamanizm olarak düşünebilecekleri geleneklere dayanır. Dini gelenekler, Laponya'da bölgeden bölgeye önemli ölçüde değişebilir.

Madagaskar mitolojisinin kökleri sözlü tarihe dayanır ve hikâye anlatım ile, özellikle de Ibonia döngüsü dahil Andriambahoaka destanı, aktarılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Yağmur tanrıları listesi</span> Vikimedya liste maddesi

Farklı mitolojilerde birçok çeşitli yağmur tanrısı bulunur: