
Cengiz Han,, Moğol İmparatorluğu'nun kurucusu ve ilk Kağanı olan Moğol komutan ve hükümdardır. Hükümdarlığı döneminde gerçekleştirdiği hiçbir savaşı kaybetmeyen Cengiz Han, dünya tarihinin en büyük askerî liderlerinden birisi olarak kabul edilmektedir. 13. yüzyılın başında Orta Asya'daki tüm göçebe bozkır kavimlerini birleştirip, bir ulus hâline getirerek Moğol siyasi kimliği çatısı altında toplamıştır. Cengiz Han, hükümdarlığı döneminde 1206-1227 arasında, Kuzey Çin'deki Batı Xia ve Jin Hanedanı; Türkistan'daki Kara Hıtay, Maveraünnehir; Harezm, Horasan ve İran'daki Harezmşahlar, Kafkasya'daki Gürcüler, Deşt-i Kıpçak'taki Rus Knezlikleri, Kıpçaklar ile İdil Bulgarları üzerine seferler yaptı. Bunların sonucunda Pasifik Okyanusu'ndan Hazar Denizi'ne ve Karadeniz'in kuzeyine kadar uzanan bir imparatorluk kurdu.

Kozan, Adana ilinin bir ilçesidir. Adana ovasının Yukarı Ova denilen kısmında düz arazinin tepelik bölgeye geçtiği kesimde kurulmuş olup, il merkezine uzaklığı 73 km'dir. İlçe kuzeyde Kayseri, Yahyalı, Feke, Saimbeyli; doğuda Osmaniye, Kadirli; güneyde Ceyhan, İmamoğlu; Batıda Aladağ ilçeleriyle çevrilmiştir. İlçenin yüzölçümü 1690 km²'dir. Adana'nın iki büyük ilçesinden birisidir. Ayrıca Adana İl Sınırları içindeki en geniş ilçe durumundadır. Tarih boyunca önemli bir yerleşim olan Kozan Kilikya Ermeni Krallığı'nın başkentliğini yapmış olup Osmanlı Dönemi ve Cumhuriyet Dönemindeyse 1926'ya kadar vilayetlik yapmıştır. Ancak 1926'da bazı milletvekilleri yüzünden vilayetliği lağvedilmiştir. Ayrıca vilayetken Fevzi Çakmak'ı TBMM'ye milletvekili olarak göndermiştir.

Kırım Tatarları ya da Kırımlılar, anayurtları Karadeniz'in kuzeyindeki Kırım yarımadası olan Türkî halktır. 1783'te Kırım Hanlığı'nın Rusya tarafından ilhak edilmesiyle birlikte Osmanlı Devleti'ne zorunlu göçe tabi tutulmuşlar ve kendi vatanlarında azınlığa düşmüşlerdir. SSCB döneminde Stalin'in emriyle 18 Mayıs 1944'te sürgüne uğrayarak nüfuslarının yarısını yitirmişlerdir. SSCB'nin yıkılmasıyla sürüldükleri topraklardan Kırım'a geri dönmeye başlayan halk, Ukrayna'nın ana Müslüman unsurunu oluşturur.

Şumnu, Bulgaristan'ın kuzeydoğusunda, Deliorman bölgesinde bulunan il (oblast) ve bu ilin merkezi olan şehirdir.

I. Bayezid veya Yıldırım Bayezid, dördüncü Osmanlı padişahı. 1389'dan 1402 yılına kadar hükümdarlık yapmıştır. Babası Sultan I. Murad, annesi ise Gülçiçek Hatun'dur.

Turancılık veya Pan-Turanizm, tüm Ural-Altay kavimlerinin birliğini savunan siyasi görüş. İlk olarak Macarlar, Finler, Estonlar ve Rusya içindeki Fin-Ugor kavimleri ile beraber Tunguzlar, Moğollar ve Türklerin bir araya getirilmesi olarak ortaya çıkmıştır. Türkçü ve Turancı olan Ziya Gökalp, Türkçülüğün Esasları isimli eserinde Turancılığın; Macarları, Moğolları, Tunguzları, Finuvaları içine alan bir kavimler karması olmadığı görüşünü belirterek Turancılığı Türk halkları ile sınırlandırmış ve Türkçülük ile aynı anlamda kullanmıştır. Turancılık bugünkü Türkî devletlerde bu şekilde benimsense de esas olarak Fin tarihçi Matthias Alexander Castrén tarafından Ural-Altay kavimlerinin birliğini sağlamak amaçlı ortaya atılmış bir görüştür.

Haymana, Ankara'da bir ilçedir. Geçmişte Hitit, Frigya, Pers, Galat, Roma-Bizans hâkimiyeti altına girmiş bir yerleşim yeridir. İlçe nüfusunu Türkler ve 16. ila 18. yüzyıllarda buraya iskân edilen Kürt aşiretleri oluşturmaktadır.

Tarsus, Mersin ilinin en doğusundaki ilçesidir. İlçe doğuda Adana, batıda Mersin merkez, kuzeyde Pozantı ve Çamlıyayla, güneyde Akdeniz ile çevrilidir. Tarihte en yaygın Kilikya olarak anılan bölgede bulunan ilçenin Hitit Uygarlığı başta olmak üzere köklü bir uygarlık geçmişi vardır. Hititler döneminde Tarsus, Kizzuvatna eyaletinin bir kentiydi.

Çatalca, İstanbul ilinin batı sınırında yer alan ilçedir. Yüz ölçümü olarak İstanbul'un en büyük, nüfus olarak Adalar ve Şile'nin ardından İstanbul'un en küçük ilçesidir.

Sultandağı, Afyonkarahisar ilinde, Afyonkarahisar şehrinin 68 kilometre doğusunda bulunan bir ilçesidir.

Peçenekler veya Beçenekler, Göktürk Devleti'nin yıkılmasıyla birlikte ana yurtları olan Batı Sibirya'dan ayrılarak geldikleri Volga ve Ural Nehri arasındaki bölgeyi merkez edip oradan da Kuzey Kafkasya, Karadeniz, Doğu Avrupa ve Balkanlar'a akınlar düzenleyen göçebe Türk halkı.

Balkanlar veya Balkan Yarımadası, Avrupa kıtasının güneydoğu kesiminde, İtalya Yarımadası'nın doğusu, Anadolu'nun batısı ve kuzeybatısında yer alan coğrafi ve kültürel bölgedir. Bölge için bazı yayınlarda Güneydoğu Avrupa terimi de kullanılır.

Türkler, çoğunlukla Türkiye ve Osmanlı İmparatorluğu'nun eski topraklarında yaşayan bir Türk halkıdır.

Hazar Kağanlığı ya da kısaca Hazarlar, 7. ve 11. yüzyıllar arasında; Hazar Denizi'nin çevresinde; Van Gölü'nden, Karadeniz kıyılarından, Kiev'e; Aral Gölü'nden, Macaristan'a kadar olan geniş topraklarda hüküm sürmüş, Doğu Avrupa'da yerleşik bir Türk devletidir. Hazar kelimesi, gez(mek) anlamına gelen kaz- kökünden türemiştir. Ka-zar; gezer yani serbest dolaşan, bir yere bağlı olmayan anlamına gelmektedir. Hudūd al-'Ālam adlı esere göre, Hazar kağanları Ansa' sülalesindendir ve Orta Asya'dan gelmişlerdir. Hazarların bir süre Büyük Hun Devleti'ne bağlı kavimler arasında bulunmuş olmaları ihtimali vardır. 586'dan sonraki Bizans kaynaklarında Hazarlar, "Türkler" olarak geçmektedir.

Kırım Seferi, II. Dünya Savaşı'nın Doğu Cephesi'nde Alman ve Rumen ordularının Kırım Yarımadası'nın işgali ve Sivastopol'ün düşürülmesi için giriştikleri bir askeri seferdir. Barbarossa Harekâtı'nın başlarında Aşağı Dinyeper'e kadar ilerleyen Alman 11. Ordusu ve Rumen 3. Ordusu, Kırım'ı anakaraya bağlayan Perekop Kıstağı'nda Kızıl Ordu savunmasını 29 Ekim 1941'de aşmış, hızla Kırım işgal ederek Sivastopol'ü kuşatmıştır. Ancak Kızıl Ordu'nun Kırım Cephesi kuvvetlerinin Kerç Yarımadası'na 26 Aralık 1941'de bir çıkarma yapmaları üzerine Sivastopol taarruzu durdurulmuştur. Daha sonra Mihver kuvvetlerin Kerç Yarımadası'nda yerleşmiş olan Sovyet kuvvetlere taarruz etmiştir. Yenilgiye uğrayan Kızıl Ordu birlikleri geride tüm ağır silahlarını ve çok sayıda tutsak bırakarak denizden tahliye edilmiştir. Sivastopol'e ikinci taarruz 2 Haziran 1942 tarihinde başlatıldı ve bir aydan biraz fazla süren şiddetli çatışmalardan sonra 3 Temmuz 1942 tarihinde kent Alman-Rumen kuvvetlerinin eline geçti.

Garegin Ter-Harutyunyan veya savaşlardaki bilinen adıyla Garegin Njdeh (Njdeh Ermenicede "sürgün" veya "göçebe” anlamındadır., , Ermeni devlet adamı, asker, stratejist, gerilla lideri. Ermeni Devrimci Federasyonu üyesi olarak Ermeni Ulusal bağımsızlık hareketlerine katılmıştir. Balkan Savaşları ve 1.Dünya Savaşında Bulgaristan ve Rusya lehine Ermeni Taburlarını yöneterek Osmanlı'ya karşı çarpışmıştır. Başarıları yanında yönettiği birlikler müslüman halka, Türklere, Pomaklara, Kürtlere yaptığı katliamlarla bilinmektedir. Savaş sonrası ilk Ermeni Cumhuriyeti olan Ermenistan Demokratik Cumhuriyeti 'nin önde gelen politik ve askeri figürlerindendir.Bu sebeple pek çok Ermeninin gözünde karizmatik ulusal kahramandır. Anti-bolşevik faaliyetleri ile Dağlık Ermenistan Cumhuriyeti'nin esas kurucularından olmakla birlikte Sünik bölgesinin Sovyet Azerbaycan'a değil Sovyet Ermenistan'a bağlanmasındaki temel faktörde kendisi olmuştur. İkinci Dünya Savaşı sırasında ise Sovyetler Birliği'ne karşı Nazi Almanyasını desteklemiş ve Wehrmacht için Ermeni Taburları kurarak Sovyetler Birliği'nin Nazilerce işgali onlarla birlikte Ermenistan'ı Sovyetlerden kurtarıp Türkiye'yi işgalini ve buralardan da bir kısım toprakların Ermenilere verilmesini sağlayıp tamamen bağımsız Büyük Ermenistan kurma hayali ile çarpışmıştır. 1944 sonrası ise bu defa SSCB'yi Türkiye'ye savaş açıp işgali için kışkırtmış ancak kendisine itibar eden olmamıştır. Adı çeşitli savaş suçlarına karıştığından Nazi işbirlikçisi olduğundan aynı zamanda 1920-1921 yılları arasında Sovyetlere karşı devrimci faaliyette bulunduğundan bahisle Sovyetlerce yakalanıp tutuklanmış sonrasında hapishanede 1955'te ölmüştür.
Günümüz Bulgaristan'ında etnik olarak Türkler, Bulgarlar, Pomaklar, Kırım Tatarları, Romanlar, Aşkenazlar, Makedonlar, Çerkesler, Ruslar, Ermeniler, Ulahlar, Yunanlar, Ukraynalılar, Rumenler ve Gagavuzlar yaşamaktadır.

Theodoro Prensliği, ayrıca Gothia ya da Theodoro-Mengüp Prensliği, olarak da bilinir, Yunanca konuşan bir prensliktir, Kırım'ın güneybatısında yer alır. Başkenti, Mangup kalesidir. Prensliğin, Trabzon İmparatorluğu ile yakın ilişkileri vardı.
Erken Slav tarihi, Hint-Avrupa dili konuşan bir halk olan Slavların tarihidir. Tarihleri MÖ 1500 yılına kadar takip edilmektedir. Erken dönemde göçebe mi yoksa yerleşik hayat mı yaşadıkları bilinmiyor. Erken dönemde Cermen ve İrani halklar ile etkileşimde bulundukları tahmin ediliyor. Romalılar barbar diye tanımladıkları halklar içinde en az kayıt bıraktıkları Slavlardır. Hunlar’ın güçten düşmesi ve Batı Roma’nın düşüşünün ardından Slavlar güneye göçtüler. Güneydeki bazı yerleşimleri yağmalayan Bulgarlar, belli bir süre Balkanlar’ın en güçlü halkı oldular. Birkaç kez Konstantinapolis’i kuşatılalar. Bizans zorlansa da 6. Yüzyılda Slavlar’ın gücünü kırdı. Bunların dışında Bohemya, Avusturya hatta Kuzey Afrika’ya da göçtükleri iddia edildi. İlk kez Slav ismi ise 6. Yüzyıl civarı Bizans kaynaklarında geçti.

Finlandiya Tatarları topluluğu yaklaşık 600-700 üyesi olan Finlandiya'daki etnik azınlık. Topluluk, 1800'lerin sonları ile 1900'lerin başları arasında, Mişer Tatar tüccarlarının Rusya İmparatorluğu'nun Nijni Novgorod Guberniyası göç etmesi ve sonunda Finlandiya'ya yerleşmesi ile kuruldu. Tatarlar, cemaatlerinin ana binasına Helsinki'de sahiptir. Farklı şehirlerde de kültür dernekleri kurdular. Finlandiya'daki ilk İslam topluluğudur.