İçeriğe atla

Balaban aşireti

Balaban (veya Balabanu, Balabanlı, Balabanlu), Türkiye'nin Marmara, Ege, İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde bulunan, Afşar'ın (Avşar) Köpekli kolunun bir oymağıdır. Tarih sahnesinde 16. yüzyılın başlarından itibaren bir Alevi-Türkmen aşireti olarak yer alıyor.

Tarihçe

Göç ve Yerleşim

Balabanlılar, Orta Asya kökenli ve tarihi Horasan bölgesi üzerinden 10. yüzyıldan itibaren Anadolu'ya olan akın ile günümüz Türkiye'sine göç etmiş bir topluluktur. Burada ise ilkin Bulgaristan-Rumeli-Türkiye sınır bölgesine (Trakya) yerleşmişlerdir. Bu coğrafyada özellikle Bulgaristan'da ve günümüz Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ illerinde çok sayıda Balaban ismindeki köy ve kasabalar hâlâ mevcuttur. 500 yıl kadar önce, bugün Yunanistan (ozaman Rumeli) sınırları içinde kalan Edirne yakınlarındandaki "Dimetoka" adlı yerleşim biriminden göçüp Anadolu'ya yerleşmişler.

Anadolu'ya geçtikten sonra bir kolları Ege (İzmir ve Aydın) ve İç Anadolu (Konya ve Karaman) bölgelerinin muhtelif yerlerine yerleşmiş, kurdukları köylere de yine çok kez Balaban ismini vermiştir. Çoğunluğu ise önce Konya-Adana civarına göçtükleri anlaşılan Balabanlılar, Osmanlı'nın aşiretleri iskân politikası çerçevesinde Rakka ve Halep taraflarına sürülmüş, daha sonra Malatya'ya yerleşmiş ve Yazıhan'da Balaban köyünü kurmuştur. Aşiret ve oymak bilinci daha çok burada başlamıştır. O yüzden Anadolu'nun batısındaki Balabanlıların geneli aşiret/oymak kültürünü devam ettirmemektedir. Zamanla Balabanlı dört kardeş kendi isimlerini taşıyan Hasan, Hüseyin, Ali ve Süleyman uşaklarını kurmuş ve Malatya'dan sonra Kırşehir, Çorum, Sivas, Erzincan, Erzurum ve Tunceli gibi farklı vilayetlere yerleşerek geniş bir coğrafyaya yayılmıştır. 18. yüzyıldan itibaren Balabanlılar artık yerleşik yaşam düzenine geçmişler.

20. yüzyılın ikinci yarısında yaşadıkları bölgelerden Ankara, İstanbul ve İzmir başta olmak üzere Türkiye'nin büyük kentlerine; Almanya, İsviçre, Avusturya, Fransa ve İngiltere gibi Avrupa'nın ve dünyanın farklı ülkelerine de göç etmişlerdir.

Tarihte Balaban Aşireti

Tarihi Horasan bölgesinin İran, Afganistan, Türkmenistan, Pakistan ve Tacikistan sınırları içinde alanı var

16. yüzyılın başlarından itibaren bir Kızılbaş-Türkmen aşireti olarak tarih sahnesinde yer alan Balabanlılar, Safevi-Osmanlı mücadelesi içinde Safevi taraftarı olarak belirmişlerdir.

Malatya, Sivas, Erzincan, Tunceli ve Erzurum çevresinde yerleşik olan Balabanlılar, Türkiye yakın tarihinin çeşitli toplumsal olaylarında da rol oynamıştır. 1908 ile 1922 yılları arasında bu bölgede gelişen olayların tanığı durumundaki Osmanlıca belgeler, diğer yazılı kaynaklardan elde edilen bilgiler, Balabanlıların Alevi bir aşiret olarak bu çevredeki mücadeleye olan katkılarına, Osmanlı askeriyesi ve idaresiyle olan ilişkilerine dikkat çekiyor.

Balabanlılar, 1925'e kadar askeriyeyle olan ilişkilerini sürdürmüş, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı örgütlenen Şeyh Said İsyanı'nın bastırılmasında da yer almıştır.

Köken (Horasan)

Balaban aşireti/oymağı, Kızılbaş ve Horasan kökenlidir. Aşiret, Oğuz (Türkmen) boylarından Afşar'ın (Avşar) Köpekli kolunun oymağıdır.[1] Erzurum, Erzincan, Sivas ve Tunceli'de yaşayan Balabanlılar bölgenin sosyokültürel yapısı dolayısıyla Türkçenin yanı sıra Zazaca da bilmektedir. Aşiretin çoğunluğu kendisini Türk/Türkmen olarak tanımlarken, bu bölgedekilerin bir bölümü kendisini Zaza zannetmektedir.

İnanç

Seyyid Ali Sultan türbesi, Yunanistan, Evros (il), Russa (köy)

Balaban, bir Alevi-Bektaşi-Kızılbaş topluluğudur. Balabanlılar, türbesi ve dergâhı/tekkesi Ruşenler Köyü'nde (Yunanistan, Evros İli, Russa Köyü) bulunan Hacı Bektaş-ı Veli halifelerinden Seyyid Ali Sultan'a (Kızıldeli Sultan) bağlı ve onu talebeleridir.

Edirne ve dolayısıyla bağlı oldukları tekkeye/dergâha uzak kalan Doğu Anadolu'daki Balabanlıların bir kısmı zamanla Malatyalı veya Erzurumlu Alevi pirlerine/dedelerine bağlanmıştır. Kızıldeli kültünü buna rağmen devam ettirmekteler ve unutmamışlardır.

Trakya'daki Balabanlılar daha çok Bektaşi kültürü ve geleneğini sürdürmektedir ve hâlâ Kızıldeli Sultan ocağına bağlıdır.

Özellikle Ege Bölgesi'nde ve İç Anadolu'nun bazı yerleşim yerlerindeki Balabanlılar farklı nedenler dolayısıyla yaşadıkları yerlerde asimilasyona uğramış ve Alevi-Bektaşi-Kızılbaş kimliklerini unutmuşlardır.

Etimoloji

Balaban, Farsça kökenli[2] Türkçe bir sözcüktür. Türk Dil Kurumuna (TDK) göre balaban kelimesi dört farklı anlama gelmektedir. Pehlivan sözcüğü ile aynı kökten gelen balaban, (1) "iri, büyük ", (2) "nazik", (3) "şişman, gürbüz (kimse, çocuk)" ve "atmaca, doğan vb. yırtıcı bir kuş" anlamlarına gelmektedir.[3] Bunun yanı sıra balıkçılgiller (Ardeidae) familyasına ait bir kuş türünün ve halk müziğinde kullanılan bir tür nefesli çalgının adıdır.

Kaynakça

  1. ^ "Avşar Oymak ve Obaları". web.archive.org. 20 Mayıs 2013. 20 Mayıs 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Nisan 2021. 
  2. ^ "Balaban". Nişanyan Sözlük. 2 Aralık 2021. 14 Temmuz 2011 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Aralık 2021. 
  3. ^ "Balaban Ne Demek?". Sabah Gazetesi. 3 Nisan 2021. 5 Haziran 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Nisan 2021. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Doğu Anadolu Bölgesi</span> Türkiyenin doğusundaki coğrafi bölgesi

Doğu Anadolu Bölgesi, Türkiye'nin yedi coğrafi bölgesinden biridir. Anadolu topraklarındaki konumunda doğuda yer alması nedeniyle Birinci Coğrafya Kongresi tarafından 1941 yılında böyle isimlendirilmiştir. Ülkenin, nüfus yoğunluğu ve nüfusu en az olan bölgesidir. Bunda bölgenin yüzölçümünün büyük olması başlıca etkilerindendir.

Alevilik, Ali ve On İki İmam'ın öğretilerini öğretmiş olduğu varsayılan Hacı Bektaş-ı Veli'nin mistik Alevi İslami öğretilerini takip eden yerel bir İslami gelenektir. Alevi öğretileri dede adı verilen din adamları tarafından aktarılır. İslam'ın altı iman esası kabul edilir, ancak yorumlamada diğer mezheplerle farklılıklar bulundurur. Alevi öğretileri, yerel bir Türk dünya görüşüyle harmanlandı ve İslam'ın heterodoks bir yorumuna yol açtı. Geçmişin aksine günümüz Alevilerinin bir kısmı kendini Müslüman olarak tanımlandırmamaktadır. Hak-Muhammed-Ali teslis inancına bağlıdırlar.

Deliorman ya da Deli Orman, Aşağı Tuna Ovası'nda yer alan; Rusçuk, Razgrad, Silistre, Şumnu, Eski Cuma ve Dobriç şehirlerini de kapsayan geniş bir bölgedir. Bu bölge hâlâ Türklerin yoğun olarak oturdukları yerlerden biridir.

<span class="mw-page-title-main">Afşar boyu</span> Oğuz Türklerinin yirmidört boyundan biri

Afşar boyu veya Avşar boyu, Oğuz Kağan Destanı'na göre Oğuzların 24 boyundan biri ve Kaşgarlı Mahmud'a göre Divân-ı Lügati't-Türk'teki yirmi iki Oğuz bölüğünden diye tanımladığı altıncısıdır. Bu boyların Bozoklar kolundan Oğuz Kağan'ın oğlu Yıldız Han'ın dört oğlundan en büyüğü olan Afşar'ın soyundan gelir.

Koçgiri aşireti veya Koçkiri aşireti, Çoğunlukla Sivas'ın İmranlı ve Zara ilçelerinde yaşayıp Kayseri, Tunceli, Erzincan ve Kahramanmaraş illerinde de görülmektedir. Alevi itikadına bağlı, Kürtçenin Kurmanci lehçesini konuşun bir aşiretdir. Aşiretin etnik yapısına bakacak olursak Koçgiri Aşiret mensupları kendilerini Kürt olarak görürken İngiliz Sir Mark Skayes ise kürt değil Türkmen Aşireti olduğunu savunmuştur. Aşiret İran'nın Horasan Bölgesinden gelmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Beylikli, Salihli</span>

Beylikli, Manisa ilinin Salihli ilçesine bağlı bir mahalledir.

<span class="mw-page-title-main">Balaban, Büyükorhan</span>

Balaban, Bursa ilinin Büyükorhan ilçesine bağlı bir köydür. Bursa'ya 89 km, Büyükorhan'a 6 km uzaklıktadır.

Şadıllı Aşireti Türkiye'nin Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu, Akdeniz bölgelerinde, İran ve Azerbaycan'da mensupları bulunan, Kürt asıllı bir aşirettir. Bazı araştırmacılar ise Türk kökenli olduğu iddiasında bulunmuştur.

Bozulus, Akkoyunlulardan kalma büyük kısmı Bayındır boyuna dayanan Türkmen halkına Osmanlı defter kayıtlarında verilen isimdir.

<span class="mw-page-title-main">Dersim aşiretleri</span> Yerel insan grupları

Dersim aşiretleri, Doğu ve İç Anadolu Bölgesi'nde Tunceli, Sivas, Tokat, Erzincan, Bingöl, Muş, Kahramanmaraş, Kayseri, Amasya, Gümüşhane, Elazığ, Adana, Adıyaman, Malatya, Ardahan, Erzurum çevresine yayılmışlardır. Aşiretlerin çıkış noktası "İç Dersim" olup aşiretlerin Dersim ile birlikte en yoğun olduğu diğer yöre, zamanla çeşitli nedenlerle verdiği göçlerle, Dersimlilerin yoğun ve hakim olduğu iki bölgeden biri haline gelen Koçgiri yöresidir.

<span class="mw-page-title-main">İran Türkleri</span>

İran Türkleri, İran'da yaşayan Türk halkları. Başta İran Azerileri olmak üzere Türkmenler, Kaşkaylar, Horasan Türkleri, Halaçlar, Sungurlar, Ebiverdiler, Kazaklar ve Özbekler gibi Türk dilli halklar İran’ın belirli bölgelerinde yaşamaktadırlar.

Kalender Çelebi İsyanı ya da Kalender Şah İsyanı, 1527'de Kalender Çelebi liderliğinde başlayan ayaklanmadır. Kalender Çelebi İsyanı 1527 yılında Osmanlı İmparatorluğu'na karşı Anadolu'da çıkan dini içerikli büyük bir isyandır.

Şamlu; Oğuz Türkleri'nin Avşar koluna bağlı bir oymak.

Türkiye florasında, Achillea cinsine bağlı toplam 53 takson bulunmaktadır. Bunlar 38 türe, 12 alt türe ve 2 varyeteye ayrılmaktadır. Endemik takson sayısı 28 kadardır.

Osmanlı İmparatorluğu'nda Alevilere yapılan haksızlıklar, Osmanlı Sultanı I. Selim'in hükümranlığıyla (1512–1520) ve 1514'te Safevîlere karşı savaşıyla bağlantısı olan bir durumdur. Ancak 14. yüzyıldan beri Osmanlı İmparatorluğu ve Alevi vb. toplumları arasında önceden bulunan problemleri işaret eden örnekler vardır.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye Türkmenleri</span> Anadoluda yaşamını sürdüren çoğunlukla Oğuz kökenli Türk halkları

Türkiye Türkmenleri ya da Anadolu Türkmenleri, Anadolu Oğuzları veya kısa söylenişiyle Türkmenler, Selçuklular döneminde Anadolu ve çevresinde Türkmeneli denen bölgelerde yerleşmeye başlayan, dilleri Türkiye Türkçesine bağlı Anadolu ağızları içinde ele alınan ve Türkiye Türklerini oluşturan Oğuz oymakları Müslüman olup, Hanefi Sünni ve Anadolu Aleviliği olarak görülür. Anadolu’nun Türkleşmesi sürecinde etkili olmuşlardır. Türkmen (تركمنلر) ve Yörük (يوروك) kelimeleri tarihî belgelerde eş anlamlı olarak da kullanılmıştır. Osmanlı arşiv belgelerinde, yerleşim durumuna ve şekline bağlı olarak köylü «Türk» olarak adlandırılırken, göçer veya yarı-göçer topluluklar «Türkmen» ya da «Yörük» tabiriyle anılmışlardır. Aşiretler, yerleşik veya konar-göçer olma durumlarına ve bulundukları bölgelere göre «Türkmen» ya da «Yörük» adını almışlardır. Kimilerine göre Kızılırmak'ın doğusundakilere Türkmen batısındakilere ise Yörük denir. Maraş ve çevresinde yaşayan Dulkadirli Türkmenleri için Osmanlı kaynaklarında hem Türkmen hem de Yörük tabiri birlikte kullanılmıştır. Etnik olarak akraba oldukları Türkmenistan Türkmenleri ile aynı adı taşıdıkları gibi kimi uruğ/oymak adları da ortaktır.

Alevî nüfusu, Türkiye'de üçte biri İstanbul bölgesinde yaşayan Alevîler’in daha sonra en yoğun olarak bulundukları yöreler arasında Ankara, Adana, Bursa, Antalya, Aydın Damal ve Zile şehirleriyle, Orta ve Doğu Anadolu'da yer alan Erzincan, Sivas, Malatya, Tunceli illeri gelmektedir. Türkiye'de en çok Alevî köyü ise 60'ı karışık olmak üzere toplam yaklaşık 460 adet köy olup Sivas ilinde yer almaktadır. Bunların ardından sırasıyla, Tunceli, Erzincan, Tokat, Çorum, Kahramanmaraş, Bingöl, Amasya, Erzurum, Malatya, Adıyaman, Yozgat, Hatay, Elazığ, Muş, Balıkesir, Mersin, Kars, Adana, Ankara, Eskişehir, Gaziantep, İzmir, Kırıkkale, Kütahya ve Ordu illeri gelmektedir.

Şeyh Hasanlılar, bir Alevi Türkmen aşiretidir,.

Salmanlı obası, Afşar boyuna bağlı obalardan biridir.

<span class="mw-page-title-main">Tirkeş, Saruhanlı</span>

Tirkeş: İçine ok konulan ve sırtta taşınan meşinden yapılmış ok kılıfı anlamına gelmektedir.