İçeriğe atla

Bahai İdari Düzeni

Bahai idari düzeni, Bahai toplumunun işlerini yönetmek üzere seçilmiş ve atanmış kurumlardan oluşan bir sistemdir. En üst yönetim kurumu her beş yılda bir seçilen Yüce Adalet Evi'dir.[1]

Bahai idari düzenini diğer yönetim sistemlerinden ayıran bazı özellikler vardır: seçilmiş temsilciler vicdanlarını takip etmelidir, seçmenlerin görüşlerine karşı sorumlu olmayı değil; propaganda, siyasi kampanya, aday gösterme ve tarafgirlik yasaktır; Bahaileri yönlendirecek kurumların yapısı ve yetkisi doğrudan dinin kurucusu Bahaullah'tan gelmektedir.

Bahai idari düzeninde dört ferman belgesi vardır: Kitab-ı Akdes, İlahi Plan Levihleri, Kermil Levhi ve Abdülbaha'nın Vasiyetnamesi.[2][3][4]

Karakter

Meşveret

Bahai Dininin merkezî ve ayırt edici bir yönü karar verme süreçlerinde meşveret yaklaşımıdır. Meşveretin nihai hedefi, birliği ve uyumu muhafaza edip gerçeğin kolektif şekilde aranması ve gerçekliğin araştırılmasıdır. Abdulbaha, seçilmiş üyeleri "dargınlığa ve anlaşmazlığa yol açmadan birbirleriyle görüşerek"[5] meşveretlerde bulunmaya teşvik etmiştir.[6] Bahailer, istişare yoluyla görüşlerini açık ve sakin bir şekilde ifade etmeye teşvik edilmektedir ve bunun da kendi fikirlerine bağlanmadan ve başkalarının bakış açılarını dinleyerek yapılması vurgulanır. Bir konu üzerinde iyice meşveret ettikten sonra, oybirliğiyle bir karar alınamazsa, oy çokluğuyla karar verilebilir.[7]

İdari Düzenin Yapısı

Mevcut Bahai idari düzeninin bir diyagramı

Bahai idari düzeni hem seçimle gelen hem de atama yoluyla tayin edilen kurumları içermektedir. Dokuz üyeden oluşan yönetim bünyeleri, hem mahalli hem de milli düzeyde her yıl seçilir. Bahaullah'ın yasalarını uygulama yetkisine sahip uluslararası bir kurum ve dinin en üst yönetim mercii olan Yüce Adalet Evi ise beş yılda bir seçilir.

Kaynakça

  1. ^ Smith 2000, pp. 24–29, Administration.
  2. ^ Phelps 2021 5 Kasım 2023 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., p. 71.
  3. ^ Yazdani 2021 6 Aralık 2022 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., p. 92.
  4. ^ Danesh 2021 16 Mart 2024 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., p. 363.
  5. ^ "Hz. Abdulbaha'nın Yazılarından Seçmeler" (PDF). 22 Nisan 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 22 Nisan 2024. 
  6. ^ Adamson, Hugh C. (21 December 2006). Historical Dictionary of the Baha'i Faith. Scarecrow Press. ISBN 978-0-8108-6467-2.
  7. ^ Momen, Moojan (2005). "Changing Reality: The Bahá'í Community and the Creation of a New Reality 22 Nisan 2024 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.". História Questões & Debates. 43: 13–32.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Bahâîlik</span> tek tanrı inancına dayalı bir din

Bahâîlik, bütün insanlığın ruhanî birliğini vurgulayan tek tanrılı bir dindir. Üç ana prensip Bahâî öğretileri ve itikadı için bir temel oluşturur: Tanrı birliği, yani tüm yaratılışın kaynağı olan tek bir tanrı vardır, din birliği, yani tüm ilahi dinler aynı ruhanî kaynağa sahiptirler, aynı Tanrı'dan gelirler ve insanlığın birliği, yani bütün insanlar eşit yaratılmıştır, çeşitlilik içinde birlik ile bir araya getirilmiştir; ırkların ve kültürlerin bu çeşitliliği takdire ve kabule değer görülmelidir. Bahâî inancının öğretilerine göre insanın amacı dua, tefekkür ve insanlığa hizmet yoluyla Allah'ı tanımayı ve sevmeyi öğrenmektir.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye Barolar Birliği</span> kamu kurumu niteliğinde üst meslek kuruluşu

Türkiye Barolar Birliği (TBB), Türkiye'de bütün baroların katılımıyla oluşan, kamu kurumu niteliğinde, tüzel kişiliği olan bir üst meslek kuruluşudur. Birliğin merkezi Ankara'dır.

<span class="mw-page-title-main">Muhtar</span> mahallenin yasalarla belirtilmiş işlerini yürütmek için o mahallede oturanların seçtikleri kimse, mahalle muhtarı

Muhtar, köy tüzel kişiliğinde veya belediye sınırları içinde mahalle yönetiminin başında bulunan kişidir. Kökeni Arapçadır ve "seçilmiş kişi" anlamına gelir.

<span class="mw-page-title-main">Yüksek Seçim Kurulu (Türkiye)</span> Türkiyede seçim işleriyle ilgili en yüksek devlet kurumu

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Türkiye Cumhuriyeti'nde, Yargıtay ve Danıştay'ın kendi içlerinden çıkardıkları üyelerden oluşan, Türkiye'deki seçimlerin genel yönetimi ile denetimini sağlayan ve seçimlerin yargısal denetimini sağlayan bir karma idari ve yargı merciidir. 1950 yılında kurulun oluşturulması ile seçimler üzerinde yargı denetimi esas alındı. Milletvekili tutanaklarının iptali yetkisi meclise verildi. 1954'te yapılan değişikliklerle bu yetki YSK'ye verildi ve kurulun teşekkülü belirlendi. Kurulun başkanının Yargıtay Başkanı olacağı, üyelerin de Yargıtay ve Danıştay üyelerinden seçileceği, kurulun vereceği kararların kesin nitelikte olduğu hükme bağlandı. 1957 yılında yapılan değişiklikle, partilerin seçimlere ittifak yaparak girmeleri engellendi.

Şükrü Karatepe,, Türk hukukçu, akademisyen ve eski Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanıdır.

Kuvvetler ayrılığı veya güçler ayrılığı, devlet organları olan yasama, yürütme ve yargı güçlerinin birbirinden ayrılmış oldukları bir devlet yönetim modelidir. Devletin her biri birbirinden ayrı ve bağımsız güçlerdeki kol ve sorumluluk alanlarına ayrıldığı ve böylece her bir güç ve kolun bir diğeri ile güç ve sorumluluk alanları bakımından bir çatışma yaşamadıkları bu model ilk olarak antik Yunan ve Roma'da geliştirildi. Kuvvetler ayrılığında güçler normal olarak yasama, yürütme ve yargı olmak üzere üç kola ayrılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye cumhurbaşkanı</span> Türkiye Cumhuriyetinin devlet ve hükûmet başkanı

Türkiye Cumhuriyeti cumhurbaşkanı, Türkiye Cumhuriyeti'nin devlet ve hükûmet başkanıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi adına Türk Silahlı Kuvvetlerinin başkomutanlığını, Türkiye Cumhuriyeti'ni ve Türk milletinin birliğini temsil eder. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın uygulanmasını ve devlet kurumlarının uyum içinde çalışmasını temin eder. Cumhurbaşkanının görev ve yetkileri, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 104. maddesinde düzenlenmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Bahaullah</span> Bahailiğin kurucu peygamberi (1817–1892)

Baháʼu'lláh veya doğum adıyla Mirza Hüseyin Ali, Bahailik dininin kurucusu.

Karşılıklılık etiği veya altın kural, diğerlerine karşı adaletin sağlandığına emin olabilmesi için bir kişinin herhangi bir davranışta bulunma hakkı veya sorumluluğu olup olmadığını belirleyen bir etik kuraldır. Aksi yönde eleştiriler bulunsa da, tartışmalı olarak karşılıklılık kavramı, insan haklarının en temelidir. Bu altın kuralın önemli bir öğesi, bu kurala göre hayatını sürdüren bir insanın sadece yakınlarını değil, herkesi göz önüne alarak yaşamaya çalışmasıdır.

<span class="mw-page-title-main">Şevki Efendi</span> 1921den 1957de ölümüne kadar Bahai inancının lideri

Şevki Efendi, Abdülbaha’nın torunu ve halefiydi. 1921 yılında Bahai Dini’nin Velisi olarak tayin edildi ve 1957 yılında vefat edene kadar bu görevi sürdürdü. Bahai Dini’nin birçok yeni ülkeye yayılması için tebliğ planları serisi oluşturdu ve Bahai Dini’nin merkezî şahsiyetlerinin birtakım yazılarını İngilizceye tercüme etti. Vefatının ardından dünya Bahai toplumuna 1963’te Yüce Adalet Evi seçilene kadar Emrin Elleri önderlik etti.

<span class="mw-page-title-main">Yüce Adalet Evi</span>

Yüce Adalet Evi Bahai Dini'ndeki idari düzenin dokuz üyeli en yüksek yönetim merciidir. Kurulması Bahai yasa ve hükümlerini içeren Kitab-ı Akdes'te açıkça belirtilen Yüce Adalet Evi, Bahai Dininin uluslararası idari kurumu olmakla beraber Bahaullah'ın Ahit ve Misak'ının bugünkü merkezidir. Bahaullah, bu kurumu Bahai kutsal yazılarında ayrıntıları bulunmayan veya yer almayan konularda yasa koyma yetkisi ile donatmış ve kararlarında Tanrı'dan ilham alacağına dair güvence vermiştir. Dinler tarihinde daha önce benzeri görülmemiş bu kurum ilk olarak 1963'te kurulmuştur ve o tarihten beri her beş yılda bir, dünya çapındaki Bahai Milli Ruhani Mahfillerinin üyelerinden oluşan delegeler tarafından seçilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Danıştay (Fransa)</span>

Danıştay, 1799'da Napolyon Bonapart tarafından kurulan, Fransız idari yargısı için en yüksek görevli mahkemedir. 1875 yılından beri Paris'teki Palais Royal'de yer almaktadır.

Ruhani Mahfil, Abdülbaha tarafından Bahai Dinini yöneten seçilmiş heyetlere atfen belirlenmiş bir terimdir. Bahailikte herhangi bir ruhban sınıfı olmadığı için toplumun işlerini yürütenler bu mahfillerdir. Yerel seviyede olanlara ilaveten milli Ruhani Mahfiller de vardır.

<span class="mw-page-title-main">Bahai Dünya Merkezi</span>

Bahai Dünya Merkezi, Bahai Dininin ruhani ve idari merkezine verilen isimdir. Dünya Merkezinin kapsadığı alanlar Bahaullah'ın Akka yakınlarındaki Makamı, Bab'ın Hayfa'da Kermil Dağı üzerinde yer alan Makamı ile oradaki bahçeler ve İdari Binaların da içinde bulunduğu çeşitli diğer binalardır.

Edib Tahirzade,, 1988 ila 2000 yılları arasında Bahai Dini'nin en yüksek idari kurumu olan Yüce Adalet Evi'nin bir üyesi olarak hizmet etmiştir.

Alí-Yulláh Nakhjavání veya Ali Nahcıvani, 1963 ila 2003 yılları arasında Bahai Dininin en üst idari kurumu olan Yüce Adalet Evi'nin bir üyesi olarak hizmet etmiştir.

Tanrı Emrinin Elleri ya da Emrin Elleri, asıl vazifeleri Bahai Dininin yayılması ve korunması olan ve bu göreve yaşam boyu sürecek şekilde tayin edilen seçkin bir grup Bahai idi. Bahai Dinindeki seçilmiş kurumlarda veya diğer atanmış kurumlarda hizmet eden üyelerden farklı olarak, Emrin Elleri'nin, dinin hizmet alanında ayırt edilen bir rütbeyi haiz olduğu kabul edilir.

Bahai dini, "tüm dinlerin temel değerini" ve "tüm insanların birliğini" öğreten dindir.

Bahai öğretileri önemli sayıda teolojik, etik, toplumsal ve ruhani fikirleri temsil eder ki bunlar, Bahai Dini'nin kurucusu Bahaullah tarafından tesis edilmiş ve Bahai toplumunun birbirini izleyen liderleri Abdülbaha ve Şevki Efendi tarafından açıklığa kavuşturulmuştur. Öğretiler çeşitli Bahai yazılarında yazılmıştır. Zerdüştlük, Hinduizm, Yahudilik, Budizm, Hıristiyanlık ve İslam gibi geçmiş bazı dinlerin sahih öğretileriyle birleşen Bahai öğretileri, Bahailerce Allah tarafından vahyedilmiş olarak kabul edilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Bahai İnancında Ahit ve Misak</span>

Bahai Dininde iki çeşit Ahit ve Misak vardır. İlki Tanrısal vahyin yani dinin aşamalı olarak zuhur etmesi ile ilgili bir antlaşmaya atıftır, öyle ki Allah belirli her dönemde bir peygamber gönderir ve insanlığa düşen vazife onu tanımak ve öğretilerine göre yaşamaktır. Böylece Allah insanları asla yalnız ve kılavuzsuz bırakmaz; insanlar da kendi zamanlarındaki peygamberi ve dini kabul ederek hem kendi gelişimleri için gerekli ruhani bilgi ve güçleri edinirler hem de Tanrı'nın istek ve iradesini öğrenip O'na itaat etmiş olurlar. İkincisi ise dinin kurucusu olan Bahaullah ile O'nun takipçileri arasındaki antlaşmadır ve bu, Kendisinden sonraki yasal halefleri ve birliğin muhafaza edilmesi ile ilgilidir.