İçeriğe atla

Baba depresyonu

Baba depresyonu, ebeveyn depresyonundan kaynaklanan psikolojik bir bozukluktur. Baba depresyonu özellikle babalarda ve erkek bakıcılarda görülen ruh hali değişimidir. 'Baba' biyolojik ebeveyn, üvey ebeveyn, sosyal ebeveyn veya sadece çocuğun bakıcısı anlamında kullanılabilir. Bu duygudurum bozukluğu, kaygı, uykusuzluk, sinirlilik, sürekli çöküntü ve ağlama dönemleri ve düşük enerji dahil olmak üzere doğum sonrası depresyona (PPD) benzer semptomlar gösterir.[1] Ayrıca aile ilişkilerini ve çocukların yetiştirilme dönemlerini olumsuz etkileyebilir.[2] Ebeveyn depresyonu teşhisi konan ebeveynler genellikle erken gebelik, doğum ve doğum sonrası dönemde artan stres ve kaygı seviyeleri yaşarlar.[2] Ebeveyn depresyonu olanlar bunu erken geliştirmiş olabilir, ancak bazılarına daha sonra, çocuk yürümeye başlayınca, çocukken veya genç bir yetişkin olduktan sonrada teşhis konabilir.

Baba depresyonunun nedenleri belirsizdir; ancak, önceki ruhsal bozukluk deneyimleri ve aile öyküsü, baba depresyonunun gelişmesine katkıda bulunabilir.[3] Aşırı stres, uyku yoksunluğu ve kişinin eşi veya çocukları ile mutsuz ilişkileri gibi diğer faktörler de yaygınlığını etkileyebilir.[4] Yeni ebeveynler arasında moral bozukluğu, bebeklik hüznü ve uykusuzluk belirtileri yaygın olsa da, belirtiler şiddetli ve devam ediyorsa depresyon teşhisi uygundur.[5]

Çoğu sağlık literatürü, anne depresyonu ve doğum sonrası depresyonu olan kadınlar hakkında çalışmalar ve araştırmalar sağlar.[6] Ancak erkekler ve akıl hastalıkları hakkında sınırlı bilgi bulunmaktadır. Modern toplum ve kültür, cinsiyet rolü perspektiflerindeki değişiklikler nedeniyle akıl hastalığı olan erkeklerin sosyal damgasını değiştirmiştir.[7]

Kadınlara kıyasla belirti ve semptomlar

İlk kez anne-baba olacakların kaygı düzeyleri karşılaştırıldığında, kadınların kaygı düzeyleri daha yüksek olma eğilimindedir. Bu, doğumdan hemen sonra ve ilk üç trimesterdeki kadınlar için geçerlidir.[6] Kadınlarla karşılaştırıldığında, erkekler doğumdan sonraki ilk 3 ayda daha fazla kaygı yaşarlar ve çocuklar büyüdükçe babalık depresyonu geliştirirler.[5] Depresyon bireyleri farklı şekillerde etkileyebilse de, ebeveynler arasında bazı cinsiyet farklılıkları vardır. Kadınlar, her üç trimesterde de benzer depresif semptomlara sahip olma eğilimindedir, ancak erkeklerde, 1. ve 2. trimester arasında önemli değişiklikler vardır, ancak 2. trimester ile doğum sonrası 3 ay arasında görülmez.[6] Kadınların ayrıca yeme bozukluğu, sinirlilik, ağlama nöbetleri, aşırı üzüntü, bipolar bozukluk ve düşük enerji seviyeleri gibi semptomlar yaşama olasılığı daha yüksektir.[8] Erkeklerin madde kullanımı, daha yüksek sıklıkta sinirlilik, öfke nöbetleri yaşama ve taciz edici ve şiddetli olma olasılığı daha yüksektir. Erkekler ayrıca alkollü araç kullanmak gibi riskli davranışlarda bulunabilirler. Yaygın iştah kaybı ve uykusuzluk semptomlarına rağmen, kadınların aşırı uyuma ve aşırı yemek yeme gibi atipik davranışlar sergileme olasılığı daha yüksektir.[9] Ölümcül intihar girişimleri de annelerden çok babalarla ilişkilendirilir.[10]

Gebelikten doğum sonrası 3 aya kadar kadın ve erkeklerde depresif belirtilerin yaygınlığı[6]

Nedenler

Genel olarak anne ve baba depresyonunun nedenleri benzerdir. Yaygın nedenler arasında, sınırlı duygusal ve sosyal desteğe sahip olmak, mali stres yaşamak, partneriyle tatmin edici olmayan bir ilişki yaşamak, ebeveynliğe uyum sağlamakta güçlük çekmek, çocuk gelişiminde beklenmedik olaylar ve kişisel ruhsal bozukluklar ve uyuşturucu kullanımı geçmişleri yer alır.[3] 2005 yılında yapılan bir araştırmaya göre, erkeklerin %65'i, çocuk 8 haftalıkken depresif semptomlar göstermeye başlamıştır.[4] Baba depresyonunun nedenleri arasında aşırı stres, çocuklara duyarlı bir şekilde bakmak, birden fazla aile ve sosyal rol üstlenmek ve babadan çocuğa doğrudan etkileşimde azalma sayılabilir.[4] Küçük erkek çocukları olan babaların, çocuğun erken ve davranışsal gelişim döneminde baba depresyonuna yakalanma riskine karşı en savunmasız olduğu dönemdir. Bunun nedeni genç erkek çocukların hiperaktif olma eğilimi ve disipline edilmesi daha zor olmasıdır.[4] Bu, babanın endişelenmesine ve hüsrana uğramasına neden olur. Bir erkek çocuğunun yaramazlığı ile babalardaki depresyon arasında pozitif bir ilişki vardır.[4]

Kaynakça

  1. ^ "Perceived Stigma of Postpartum Depression Symptoms in Low-Risk First-Time Parents: Gender Differences in a Dual-Pathway Model". Sex Roles. 76 (5): 306-318. 1 Mart 2017. doi:10.1007/s11199-016-0603-4. 
  2. ^ a b Delrosario (2013). "Wolters Kluwer Health - Article Landing Page". JAAPA. 26 (2): 50-4. doi:10.1097/01720610-201302000-00009. PMID 23409386. Erişim tarihi: 13 Mayıs 2019. 
  3. ^ a b "beyondblue". www.beyondblue.org.au. 13 Aralık 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Mayıs 2019. 
  4. ^ a b c d e "Paternal depression in the postnatal period and child development: a prospective population study". Lancet (İngilizce). 365 (9478): 2201-5. 25 Haziran 2005. doi:10.1016/S0140-6736(05)66778-5. PMID 15978928. 7 Mart 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Aralık 2022. 
  5. ^ a b Recognizing and treating postpartum depression., OCLC 897768040 
  6. ^ a b c d "Anxiety and depression symptoms in women and men from early pregnancy to 3-months postpartum: parity differences and effects". Journal of Affective Disorders. 132 (1–2): 146-57. July 2011. doi:10.1016/j.jad.2011.02.007. PMID 21420178. 
  7. ^ "Exploring the relation between masculinity and mental illness stigma using the stereotype content model and BIAS map". The Journal of Social Psychology. 157 (1): 98-113. 2 Ocak 2017. doi:10.1080/00224545.2016.1181600. PMID 27110638. 
  8. ^ "7 Ways Depression Differs in Men and Women". Live Science. 27 Ekim 2016. 13 Aralık 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Mayıs 2019. 
  9. ^ "Evidence for Broadening Criteria for Atypical Depression Which May Define a Reactive Depressive Disorder". Psychiatry Journal. 2015: 575931. 2015. doi:10.1155/2015/575931. PMC 4516843 $2. PMID 26258131. 
  10. ^ Depression in Parents, Parenting, and Children : Opportunities to Improve Identification, Treatment, and Prevention. National Academies Press (US). 2009. OCLC 971082452. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Seçici serotonin geri alım inhibitörü</span> Antidepresan ilaç sınıfı

Seçici serotonin geri alım inhibitörleri majör depresif bozukluk, anksiyete bozuklukları ve diğer psikolojik bozuklukların tedavisinde antidepresan olarak kullanılan bir ilaç grubudur. Yan etkilerinin az olması, etkinlikleri ve tolere edilebilirlikleri nedeniyle sıklıkla depresyon ve diğer birçok psikiyatrik bozukluk için birinci basamak ilaçlar olarak kullanılırlar.

<span class="mw-page-title-main">Panik atak</span> aniden başlayan yoğun korku ve endişe nöbeti

Panik atak; çarpıntı, terleme, titreme, nefes darlığı, uyuşma veya kötü bir şeyin olacağı hissiyle karakterize; aniden gelen yoğun korku dönemidir. Semptomların şiddeti dakikalar içinde yükselmektedir. Genellikle bir atak yaklaşık 30 dakika sürer, ancak bu süre saniyeler ila saatler arasında değişebilir. Atak sırasında kontrolünü kaybetme korkusu ve göğüs ağrısı da görülebilir. Panik ataklar kişiye fiziksel olarak herhangi bir zarar vermez.

Dikkat eksikliği/hiperaktivite bozukluğu nörogelişimsel bir bozukluktur. DEHB dikkat, dürtüsellik ve öz düzenlemeyle ilgili sorunlarla kendini gösterir ; Bazen şiddetli fiziksel huzursuzluk da ortaya çıkabilir.

<span class="mw-page-title-main">Fluoksetin</span> kimyasal bileşik

Fluoksetin başlıca santral nöronlarda serotonin seçici geri alımını inhibe eden bir antidepresandır. Fluoksetin, seçici olarak serotoninin geri alımını engeller; fakat noradrenalin ve dopamin geri alımını etkilemez. Fluoksetin; adrenalin, asetilkolin, serotonin, dopamin, histamin ve GABA reseptörleri ile etkileşim göstermez.

<span class="mw-page-title-main">Gabapentin</span>

Gabapentin [1-(aminometil), siklohekzanasetik asit; patent adı: Neurontin®], epilepsi tedavisinde GABA molekülünün taklidi olarak kullanılan bileşiktir.

<span class="mw-page-title-main">Alprazolam</span> Benzodiazepin türevi sakinleştirici ilaç

Alprazolam, kaygı-endişe giderici (anksiyolitik) olarak ve panik bozukluklarında kullanılan benzodiazepin türevidir. Myasthenia gravis, akut dar açılı glokomda kontrendikedir. Gebe ve emziren annelerde kullanılmamalıdır. Xanax® ismi Pfizer firmasının ticari markasıdır. Türkiye Cumhuriyeti'nde bağımlılık riski ve kötüye kullanımı engellemek için yeşil reçete ile satılması zorunludur.

Israrcı depresif bozukluk (IDB) olarak da bilinen Distimi, özellikle depresyona benzer bilişsel ve fiziksel problemlerden oluşan ruh hali bozukluğu olmakla beraber daha-uzun süreli semptomlar gösteren zihinsel ve davranışsal bozukluktur. Kavram, "depresif kişilik" terimine ikame olarak Robert Spitzer tarafından 1970'lerin sonunda türetildi.

<span class="mw-page-title-main">Majör depresif bozukluk</span> Düşük benlik saygısı ve normalde eğlenceli aktivitelere ilgi veya zevk kaybı ile birlikte her şeyi kapsayan düşük ruh hali

Majör depresif bozukluk, majör depresyon veya klinik depresyon, en az iki hafta boyunca, farklı türden günlük hadise ve tecrübeler karşısında, sabit bir şekilde düşük ruh halinde bulunulması ile karakterize edilen bir zihinsel hastalıktır. Hastalık, tıbbi teşhisi ancak bir uzman tarafından konulabilecek bir hastalıktır. Hastalık, halk arasında kullanılan depresif olma durumu ile alakalı olmayıp, bu ruh hallerinden her yönden ve tamamen ayrılan bir hastalık türüdür.

<span class="mw-page-title-main">Antidepresan</span> Majör depresif bozukluk ve anksiyete gibi rahatsızlıkları tedavi etmek için kullanılan psikiyatrik ilaçlar

Antidepresanlar, majör depresif bozukluk gibi bazı duygudurum bozukluklarını, bazı anksiyete bozukluklarını ve bazı kronik ağrı durumlarını tedavi etmek için kullanılan ilaçlardır. Antidepresanların yaygın yan etkileri arasında ağız kuruluğu, kilo alımı, baş dönmesi, baş ağrısı, cinsel işlev bozuklukları ve duygusal körelme bulunur. Antidepresanlar, çocuklar, ergenler ve genç yetişkinler tarafından alındığında intihar düşüncesi ve davranışı riskinde artışa neden olabilir. Antidepresanların özellikle ani bir şekilde kesilmeleri sonucunda, antidepresan yoksunluk sendromu ortaya çıkabilir.

<span class="mw-page-title-main">Antisosyal kişilik bozukluğu</span> kişilik bozukluğu

Antisosyal kişilik bozukluğu veya diğer adıyla sosyopati, psikopati ile alakalı bir psikolojik bozukluktur (düzensizliktir). Bir sosyopatı bir psikopattan ayıran özellik, patolojidir, yani semptom farklılığıdır. Psikopati, sosyopatiye göre daha ağır bir bozukluk olup, sosyopatide görülen semptomlara ek olarak, özellikle ahlaka aykırı davranışlar ihtiva eder. Sosyopatiye sosyal çevrenin sebep olduğu düşünülmektedir. Antisosyal kişilik bozukluğuna (ASKB) sahip olan insanlar, halk arasında yaygın olarak “sosyopat” olarak adlandırılırlar. ASKB, bir kişilik bozukluğudur; bir akıl hastalığı değildir.

<span class="mw-page-title-main">Depresif duygudurumu</span> düşük ruh hâli

Depresif duygudurumu, depresyon ya da bunalım, bir olay karşısında duyulan beklentilerin olumsuz yönde olması veya beklentilerin olumsuz yönde gittiği sanrısıdır. Bu duygu çoğu zaman; hiçbir zaman ve hiçbir şekilde gerçekleşemeyecek olan veya böyle olacağı sadece düşünülen beklentiler söz konusu olduğunda kendini belli eder. Umutsuzluk, özellikle öncesinde bu beklentiyi elde edemeyen insanların yaşayacağı bir duygudur.

Fibromiyalji (FM) kronik yaygın ağrı ve basınca karşı artan ağrı tepkisi ile nitelenen tıbbi bir durumdur. Diğer belirtiler arasında yorgunluk, normal aktivitelerin etkilendiği bir dereceye kadar uyku problemleri ve hafıza ile ilgili sorunlar vardır. Bazı insanlar ayrıca huzursuz bacak sendromu, bağırsak veya mesane problemleri, uyuşma ve karıncalanma ve gürültüye, ışığa veya sıcaklığa duyarlılıktan şikayet eder. Fibromiyalji sıklıkla depresyon, kaygı ve travma sonrası stres bozukluğu ile ilişkilidir. Diğer kronik ağrı türleri de sıklıkla vardır.

Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) veya posttravmatik stres bozukluğu (PTSD), travma yaratan bir olayın yaşanmasından sonra, o olayın günlük yaşamda veya rüyada tekrar yaşanması, o olayı hatırlatan durumlardan kaçınmaya yol açan bir aşırı uyarılmışlık, kaygı ve kolayca irkilmeyi içeren bir kaygı bozukluğudur.

<span class="mw-page-title-main">Panik bozukluk</span> fiziksel semptomların eşlik ettiği beklenmedik ve tekrarlanan yoğun korku atakları ile karakterize olan anksiyete bozukluğu

Panik bozukluk, tekrarlanan beklenmedik panik ataklar ile karakterize bir anksiyete bozukluğudur. Panik ataklar çarpıntı, terleme, titreme, nefes darlığı, uyuşma veya korkunç bir şeyin olacağı hissini içeren ani yoğun korku dönemleridir. Semptomlar dakikalar içinde etkilerini artırır ve en yüksek derecelerine çıkarlar. Daha fazla atağın gelmesinden kaygı duyarak geçmişte atakların meydana geldiği yerlerden kaçınmayla sonuçlanacak endişeler olabilir.

Buzdolabı anne teorisi, otizmin anne sıcaklığının eksikliğinden kaynaklandığına dair bir teoridir. Güncel araştırmalar, otizmin nedenleri arasında genetik faktörlerin yanı sıra çevresel faktörlerin de bulunduğundan şüphelenildiğini göstermektedir.

<span class="mw-page-title-main">Venlafaksin</span> İlaç

Venlafaksin ya da ilk marka adıyla Efexor, serotonin-norepinefrin geri alım inhibitörü (SNRI) sınıfından bir antidepresan ilaçtır. Majör depresif bozukluk (MDD), yaygın anksiyete bozukluğu (GAD), panik bozukluğu ve sosyal fobi tedavisinde kullanılır. Kronik ağrı için de kullanılabilmektedir. Ağız yoluyla kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Üçgenleşme</span>

Üçgenleşme ya da İngilizce kullanımı ile Triangulation, psikolojide Bowen Aile Sistemleri Teorisi'nde kullanılan bir kavramdır.

Boş yuva sendromu, ailenin son çocuğunun da evden ayrılmasıyla birlikte ebeveynlerin yaşadığı psikolojik semptomlardır. Ebeveynler üzüntü, korku, kayıp duyguları yaşayabilirler ve ebeveynlik rollerini tanımlamada zorluk çekebilirler. Çocukların evden ayrılmasının yaratabileceği olumsuz etkiler her ne kadar daha çok olsa da ebeveynlere birlikte geçirebilecekleri boş zaman ve birbirleriyle yeniden ilişki kurma fırsatı da oluşturabileceğinden olumlu sonuçları da olabilir.

Atipik depresyon, DSM IV'te, majör depresif bozukluk veya distiminin tipik semptomlarının çoğunu paylaşan, ancak olumlu olaylara yanıt olarak ruh halindeki iyileşme ile karakterize edilen depresyon olarak tanımlanır. Atipik depresyonu olanların aksine, melankolik depresyonu olan kişiler genellikle normalde zevk veren olaylara tepki olarak daha iyi bir ruh hali yaşamazlar. Atipik depresyon ayrıca sıklıkla önemli ölçüde kilo alımı veya iştah artışı, hipersomni, uzuvlarda ağırlık hissi ve önemli sosyal veya mesleki bozulma ile sonuçlanan kişilerarası reddedilme duyarlılığı içerir.

Annelik hüznü, bebek hüznü veya lohusa hüznü olarak da bilinen doğum sonrası hüznü, doğumdan kısa bir süre sonra başlayan ve ruh hali değişimleri, sinirlilik ve ağlama gibi çeşitli semptomlarla ortaya çıkabilen çok yaygın ancak kendi kendini sınırlayan bir durumdur. Anneler yoğun sevinç dönemleriyle karışık olumsuz ruh hali belirtileri yaşayabilir. Yeni annelerin %85'i doğum sonrası hüznünden etkilenir ve semptomlar doğumdan sonraki birkaç gün içinde başlayıp iki haftaya kadar sürebilir. Tedavi, yeterli uyku ve duygusal destek sağlamak da dahil olmak üzere destekleyicidir. Belirtiler günlük işlevselliği etkileyecek kadar şiddetliyse veya iki haftadan uzun sürerse, birey doğum sonrası depresyonu ve doğum sonrası anksiyete gibi ilgili doğum sonrası psikiyatrik durumlar açısından değerlendirilmelidir. Bu durumun önlenip önlenemeyeceği belirsizdir, ancak hastanın sıkıntısını hafifletmeye yardımcı olmak için eğitim ve güvence önemlidir.