İçeriğe atla

Aştarpa Nehri

Aştarpa Nehri (muhtemelen bugünkü Büyük Menderes Nehri, Türkiye), MÖ 14. yüzyıl Hitit kayıtlarında bahsedilen Batı Anadolu'da yer alan bir nehirdir.

II. Murşili'nin yıllıkları, M.Ö. 1312 yılında yaşanan ve Hitit kaynaklarında Murşili'nin tutulması olarak geçen güneş tutulmasından 7 yıl önce, yani Murşili'nin saltanatının 3. yılında, Aştarpa nehri kıyısındaki Valma'da Arzava prensi Piyama-Kurunta'nın ordusuna karşı savaştığını kaydeder. Murşili Arzava prensini Aştarpa nehri kenarında yenilgiye uğratmayı başarmıştır.[1] Muzaffer olan Hitit ordusu, Piyama-Kurunta Apaşa'ya kadar kovaladı. Ertesi kış, Murşili gelecek mevsime hazırlanmak için ordusuyla birlikte Aştarpa nehrinin olduğu bölgeye çekildi.

Mursili ve Mira kralı Kupanta-Kurunta arasındaki bir antlaşma Aştarpa'dan Kupanta-Kurunta'nın vasalı olan Kuvaliya bölgesinin sınırı olarak bahseder.

Aştarpa seferi sırasında yazılan Murşili yıllıkları, yakınlardaki "Apaşa", "Milavanda" ve "Ahhiyava" bölgelerinin Aştarpa nehrinin yakınlarında olduğundan bahseder. Bu adların Efes, Milet ve Miken Yunanistan'ın Tunç Çağı isimleri olduğu düşünülmektedir. Bu, Mira'nın muhtemelen Aştarpa'nın kuzeyinde olduğu ve komşusu Şeha Nehri Ülkesi'nin Mira'nın kuzeyinde olduğu anlamına gelir. Şeha Nehri'nin ise Bakırçay olduğu düşünülmektedir.

  1. ^ "ANNALS OF MURSILIS II". 28 Haziran 2007 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Ağustos 2022.  Yazar |ad1= eksik |soyadı1= (yardım)

İlgili Araştırma Makaleleri

I. Hattuşili (Hattušili) Hitit devletinin Eski Krallık dönemindeki başarılı krallarından biridir. Yaklaşık olarak MÖ 1650-1620 yıllarında hüküm sürdüğü düşünülmektedir. Hattuşa şehri I. Hattuşili tarafından Hitit başkenti haline getirilmiştir. Hitit sarayına kuzey Suriye şehirlerinden katipler getirterek Hititlerde yazılı arşivler oluşturulması geleneği de I. Hattuşili ile başlar.

<span class="mw-page-title-main">Kadeş Muharebesi</span> Dünyadaki ilk bilinen savaş

Kadeş Muharebesi, Hitit Krallığı ile Yeni Mısır Krallığı arasında yapılan ve o döneme dek toplanan en büyük iki ordunun karşı karşıya geldiği savaş.

Kaşkalar büyük olasılıkla Asur Ticaret Kolonileri Çağı ile MÖ 8. yüzyıl arasında, Orta ve Batı Karadeniz Bölgesi'nde, zaman zaman Hititlere karşı yaptıkları akınlarla imparatorluğun iç bölgelerinde yaşadığı, Hititlerin tarih sahnesinden çekilmesi ile yaşam alanlarının Asur sınırlarına ulaştığı tahmin edilen yarı göçebe kavim veya kavimler topluluğuydu.

<span class="mw-page-title-main">I. Şuppiluliuma</span>

I. Şuppiluliuma, adı Hititçe olan ilk Hitit kralı. Şuppi Hititçe saf, luli ise kaynak anlamındayken; Şuppiluliuma, saf kaynaklı anlamı taşır. Yaklaşık 35 yıl boyunca Yakın Doğu tarihine damgasını vuran Hitit kralı, Hitit Krallığı'nı imparatorluğa dönüştüren hükümdar olarak kabul edilir. Hükümdarlığı döneminde Büyük Hitit İmparatorluğu en parlak dönemini yaşamış ve eski başkent Hattuşaş'ın savunması da güçlendirilmiştir. Ülkenin dört bir yandan saldırıya uğramasıyla küçülen devleti yeniden toparlamış, yakın doğunun en büyük devleti durumuna getirmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Luviler</span>

Luviler, Anadolu'da yaklaşık olarak M.Ö. 2300'e doğru ortaya çıkmış bir halktır. Benzersiz bir yerli hiyeroglif yazısı ve Mezopotamya'dan ithal edilmiş çivi yazısı ile yazılmış olan Anadolu dillerine mensup Luvice dilini konuştukları da bilinmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Geç Hititler</span> Vikimedya liste maddesi

Geç Hititler veya Geç Hitit Devletleri, Anadolu'nun Demir Çağı'ndaki Luvice, Aramice ve Fenikece konuşan siyasi varlıklarıdır. MÖ 1200'lerde batıdan gelen Ege Göçleri'nin saldırılarından kurtulabilen Hititler güney ve güney - doğu Toroslar'ın dağlık bölgelerine çekilerek yaşamışlar ve her biri bağımsız beylikler kurmuşlardır. Geç Hitit Devletleri MÖ 11. yüzyıldan itibaren hem siyasal hem de kültürel anlamda Arami etkisi altına girdiler ve zamanla Aramileştiler. Geç Hitit Devletleri Urartu ve Asurlular'a bağımlı olarak yaşadılar. MÖ 7. yüzyılda ise Asurlular bu devletlerin siyasal varlığına son verdi. Bu tarihten sonra bu devletlerin her biri Asur eyaleti oldu. Karkamış, Pattin(Unqi), Sam'al, Gurgum, Kummuhu, Milid, Keveh, Hilakku ve Tabal devletleri; Geç Hitit Devletleridir.

<span class="mw-page-title-main">III. Hattuşili</span> Yaklaşık MÖ 1267-1237 tarihleri arasında hüküm sürmüş Hitit kralı

III. Hattuşili (Hattušili), yaklaşık MÖ 1267-1237 tarihleri arasında hüküm sürmüş Hitit kralıdır. II. Murşili'nin bilinen dördüncü ve en küçük oğludur. Daha kral olmadan önce Kizzuvatna orijinli bir rahibe olan, Puduhepa ile evlenmiş ve Puduhepa en söz sahibi Hitit kraliçelerinden biri olmuştur. Günümüzde Hititlerin başkenti Hattuşaş'ta yapılan kazılarda, III. Hattuşili'ye ait 200'ün üzerinde doküman bulunmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Arzava</span>

Arzava, antik çağda Batı Anadolu’da Göller Bölgesi’nden Ege Denizi’ne uzanan kuşakta kurulmuş olan bir devlettir. Adının Ormanlar Yurdu anlamına geldiği ileri sürülmüştür Doğusunda Hitit Krallığı, kuzeyinde hakkında çok az bilgi bulunan Assuva federasyonu yer almaktaydı.

<span class="mw-page-title-main">Mira Krallığı</span> Anadoluda kurulmuş eski bir yerel krallık.

Mira Krallığı Batı Anadolu'da Arzava Kralığının Hitit İmparatorluğu tarafından yıkılması ile ortaya çıkan yarı özerk yerel krallıklardan biri.

II. Arnuvanda, yaklaşık MÖ 1322-1321 yıllarında, kısa bir süre hüküm sürmüş Hitit kralıdır.

<span class="mw-page-title-main">II. Muvatalli</span>

II. Muvatalli, yıllarında hüküm sürmüş ve Mısır kralı II. Ramses'le Kadeş Savaşı'nı yapmış olan Hitit kralıdır.

I. Tuthaliya MÖ 14. yüzyıl başlarında hüküm sürmüş Hitit kralıdır. MÖ 15. yüzyıl boyunca bir gerileme dönemi geçiren Hitit devletini yeniden çıkışa geçiren kral olarak kabul edilir.

II. Tuthaliya, MÖ 14. yüzyılın ortalarında hüküm sürmüş Hitit kralıdır. Kral I. Arnuvanda’nın oğlu, I. Şuppiluliuma’nın babasıdır.

<span class="mw-page-title-main">Tarhuntaşşa</span>

Tarhuntaşşa henüz yeri tam olarak keşfedilmemiş olan, kısa bir dönem için Hitit devletine başkentlik yapmış bir Hitit şehri ve bu şehrin merkezini oluşturduğu Orta Toroslar'da bulunan bölgeye verilen addır. Şehir Luvi dilinde "Fırtına Tanrısı'nın (Tarhunta) şehri" manasına gelmektedir. Teke yarımadasında yer alan Lukka (Likya) diyarıyla Çukurova bölgesinde yer alan Kizzuvatna diyarı arasında kalan Tarhuntaşşa bölgesi, büyük ölçüde antik çağdaki Pamfilya bölgesine denk düşmektedir. Büyük Hitit Kralı IV. Tuthaliya ve vasalı olan Tarhuntaşşa Kralı arasında yapılan bir antlaşmaya göre Tarhuntaşşa bölgesinin batı sınırını Kaştariya nehri oluşturmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Hayasa-Azzi</span>

Hayasa-Azzi veya Azzi-Hayasa Geç Tunç Çağınde Ermeni Yaylası'nda hüküm sürmüş iki krallıktan oluşan konfederasyondur. Konfederasyon, Güney Trabzon'da hüküm sürmüş Hayasa, ve Fırat ile Hayasa'nın arasında var olmuş Azzi krallıklarından meydana gelmektedir. Hayasa-Azzi konfederasyonu, MÖ 14. yüzyılda Hititler ile çatışmıştır. Bu çatışma, MÖ 1190 civarında Hatti'nin çöküşüne yol açmıştır.

Haballa olarak da yazılan Hapalla, M.Ö. 14. yüzyılın ortalarında Orta-Batı Anadolu'da hüküm sürmüş bir krallıktı. Nüfusunun Luvi dili konuştuğu Hapalla, Arzava devletleri arasında en doğuda olanlardan biriydi. Hapalla krallığı en azından M.Ö. 13. yüzyılın sonuna kadar varlığını sürdürdü. Hüküm sürdüğü dönemin çoğunluğu boyunca bir Hitit vasalı olarak kaldı. Bölge, M.Ö. 1180'de Deniz Halkları tarafından ele geçirildi.

Uhha-Ziti, Batı Anadolu'daki bir Tunç Çağı krallığı olan Arzava'nın son bağımsız kralıdır.

Puranda, Batı Anadolu'da Tunç Çağı Arzavasında Aştarpa nehri yakınlarında yer alan bir şehirdi.

Kupanta-Kurunta, Arzava'nın kayıt altına alınmış ilk kralıdır. M.Ö. 15. yüzyılın sonlarında yaşamış olan Kupanta-Kurunta, Hitit kralları I. Tuthaliya I ve I. Arnuvanda tarafından savaşta yenilgiye uğratılmıştır. Ardından Zippaşla'da Arnuvanda'nın vasalı olan Madduvatta'ya saldırmıştır. Madduvatta ile evli olan bir kızı bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Milawata Mektubu</span>

Milawata mektubu, Hattuşa'daki bir Hitit kralının MÖ 1240 civarında batı Anadolu'daki bir müstemlek kral ile yaptığı diplomatik yazışmalardan biridir. Homeros'un İlyada eserinin tarihselliği ile ilgili tartışmalarda önemli bir kanıt oluşturmaktadır.