İçeriğe atla

Ağnam resmi

Ağnam Resmi veya Adet-i ağnam (diğer bilinen isimleriyle; Resm-i ğanem, Resm-i merâ, Koyun resmi ve Âdet-i zekât), Osmanlı İmparatorluğu'nda koyun ve keçi gibi küçükbaş hayvanlardan alınan vergilerdir.[1]

Arapça ğanem kelimesinin çoğulu olan ağnam, koyun, koyunlar manasına gelmektedir. Ağnam vergisinin miktarı zamanla değişiklik göstermiştir. Başlarda zekat gibi aynî olarak toplanan vergi, sonraları koyun başına belli oranda akçe üzerinden toplanmaya başlanmıştır.

Bu vergi keçi ve koyun sayısı üzerinden toplandığı için, vergiye tabi tutulanlar mal sayılarını doğru bildirmek zorunluluğundalardı. Yalan beyanda ise ceza verilmekteydi.

Bu vergi genellikle koyun yavruladıktan sonra Nisan veya Mayıs aylarında toplanır, kuzulu koyun kuzusu ile bir hesaplanırdı. Toplanan miktar Fatih Kanunnamesi'ne göre üç koyundan bir akçeydi. Ancak sonraları iki koyundan bir akçe olarak değişmiştir. Başka kaynaklara göre ise Adet-i ağnam resmi, her koyundan bir akçe olarak toplanmaktaydı. Zamanla değişerek her koyun başına, iki paradan on paraya kadar alınmaktaydı. Kütahya kanunnâmesinde yerli bir yörüğün koyunlarından ağnam resmi olarak ayni miktar ve iki koyuna 1 akçe alındığı söylenmektedir.[2] Toplanan vergi miktarı bölgelerin özelliklerine göre değişim göstermekteydi.

Bazı kanunnâmelere göre, alınan vergi serbest olmayan timarlarda sipahiler ile subaşılar arasında paylaşılıyordu. Ancak Aydın'da ise ağnam resmi sancak beyine aitti. Kadı, sipahi, müderris, emîn gibi askerlerin 150'den az koyunu olanlarından ağnam resmi alınmazdı.[3] Peçuy kanununa göre papazlar bu vergiye tabi tutulmazlardı.

Ağnam resmi, belirli düzenlemelerle Tanzimat'tan sonra da toplandı. 18 Nisan 1840 tarihli bir nizamnâmenin üçüncü maddesine göre, ayni olarak ağnam alınma usulü terkedildi ve bu vergiye çeşitli isimlerle eklenen ek resimler de kaldırıldı.[4]

1920 yılında TBMM tarafından tekrar oylanarak kabul edilmiştir.[5] TBMM'nin kabul ettiği ilk kanundur.[6]

Kaynakça

  1. ^ "Ağnam resmi nedir". 3 Haziran 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Nisan 2014. 
  2. ^ "OSMANLI İMPARATORLUĞUNDA REAYADAN ALINAN VERGİ VE RESİMLER" (PDF). dergiler.ankara.edu.tr. 9 Aralık 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 5 Nisan 2014. 
  3. ^ BA, KK, Ahkâm Defteri, nr. 63, vr. 95a-b
  4. ^ "AĞNAM RESMİ". diyanetislam.com. 7 Nisan 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Nisan 2014. 
  5. ^ "Arşivlenmiş kopya" (PDF). 13 Mayıs 2016 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Nisan 2016. 
  6. ^ "Arşivlenmiş kopya". 28 Nisan 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Nisan 2016. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">İbrahim Çallı</span> Türk ressam

İbrahim Çallı, Türk ressam.

Tımar, en genel kapsamında devlete sağlanan tanımlanmış bir hizmet karşılığında ücret olarak toprak tahsis edilmesidir. Farsça bir kökten gelir, bu dildeki anlamı acı, ızdırap, sadakat ve bakımdır. Pek çok tarihçi bir kurum olarak Orta Çağ İslam toplumlarında, ikta adı altında uygulandığı görüşündedir. Ancak Jak Yakar, Hitit İmparatorluğu toprak düzeninde hizmet karşılığı toprak tahsisinden bahsetmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Akçe</span> Osmanlı Devletinin ilk zamanlarından itibaren bastırılan ve kullanılan gümüş para birimi

Akçe, Osmanlı Devleti'nin ilk zamanlarından itibaren bastırılan ve kullanılan gümüş para birimidir. İlk akçe Bursa'da Orhan Gazi tarafından 1327 yılında bastırılmıştır. Akçe Osmanlı Devleti'nin temel para birimiydi. Bu para biriminde ilk dönemlerde üzerine basılı bir tarih bulunmamasıyla birlikte, padişah I. Bayezid ile birlikte akçeler üzerine tarih basılma uygulamasına geçilmiştir.

Zekât, İslâm'ın beş şartından biridir. Terim olarak şeriatta "asli ihtiyaçlar" dışında nisab miktarı mala sahip olan ve bu sebeple zengin sayılan Müslüman'ın, bu zenginliği üzerinden bir tam yıl geçtiğinde dinî yükümlülük gereği zekât olarak vermesi gereken miktarın adıdır.

<span class="mw-page-title-main">Polatlı</span> Ankaranın ilçesi

Polatlı, Ankara ilinin batı kesiminde, Eskişehir-Ankara Devlet Yolu üzerinde Ankara'ya en yakın ilçedir (76 km). 1 Ağustos 1926 tarihinde 877 sayılı kanunla ilçe olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Ağırnas</span> Melikgazi´nin mahallesi, Kayseri, Türkiye

Ağırnas, Kayseri'de bir mahalledir. Mimar Sinan'ın doğduğu ev burada bulunmaktadır.

Bac, bir çeşit vergidir. Farsça baj kelimesinin Arapça ve Türkçede aldığı şekil olup, Gazneli, Selçuklu, İlhanlı, Akkoyunlu ve Osmanlılarda vergi manasında kullanılmıştır. Bu vergi; pazarlarda, panayırlarda alınıp satılan hayvandan, her cins maldan, ithal edilen ve Osmanlı topraklarından transit olarak geçirilen mallardan alınırdı. Önceleri bağlı oldukları hükümdara vermeleri gereken para ve armağanlara baj denilmekteydi. 13. yüzyılda tekalif-i örfiye nevinden bir vergi oldu.

Vergi hukuku, kamu hukuku içinde yer alan ve devletin mali faaliyetlerinin hukuki yönünü inceleyen mali hukukun bir alt dalıdır. Mali hukuk; vergi (gelir) hukuku, harcama (gider) hukuku ve bütçe hukuku olmak üzere üç alt sınıflandırmaya tabidir. Vergi hukuku, devletin kamu gücüne dayanarak elde ettiği kamu gelirlerinin hukuki rejimini inceler.

<span class="mw-page-title-main">Hıdırlar, Nallıhan</span> Nallıhan, Ankara, Türkiyede mahalle

Hıdırlar (Ayman), Ankara ilinin Nallıhan ilçesine bağlı bir mahalledir.

<span class="mw-page-title-main">Sarıahmetli, Yunusemre</span>

Sarıahmetli, Manisa ilinin Yunusemre ilçesine bağlı bir mahalledir.

<span class="mw-page-title-main">Lapa, Giresun</span> Giresunun merkez ilçesinde bir köy

Lapa, Giresun ilinin Merkez ilçesine bağlı bir köydür.

<span class="mw-page-title-main">Çördük, Çerkeş</span>

Çördük, Çankırı ilinin Çerkeş ilçesine bağlı bir köydür.

<span class="mw-page-title-main">Yün</span>

Yün bazı memelilerden elde edilen hayvansal kıl kökenli doğal bir elyaf türü. Sıcak tuttuğu için battaniye ve kışlık giysilerin üretiminde kullanılır. Yün elyafı koyundan genellikle canlı hayvanlardan kırkılmak suretiyle olmak üzere değişik yöntemlerle elde edilir. Bu tür yüne kırkım yünü denir. Bu yünün ticari değeri diğer yöntemlerle elde edilenlerinkinden yüksektir. Kasaplık hayvanların kesildikten sonra derilerinin işlenmesi ile elde edilen yüne ise tabak yünü veya kasapbaşı yünü denir. Herhangi bir nedenle ölmüş hayvanın postundan elde edilen yün ise post yapağısı adını alır. Tabak yünü veya post yapağısı (yapak) deriden yolunarak alınmışsa kıl köklerini de içerdiğinden kırkım yününe göre daha düşük kalitelidir.

<span class="mw-page-title-main">Aşar</span>

Aşar (öşür) vergisi; Osmanlı Döneminde köylülerden, ürettikleri tarım ürünleri için %10 oranında alınan bir vergidir. Osmanlı Devleti’nin temel gelir kalemini oluşturan vergi, arazi para ile sulanıyorsa yirmide bir oranında verilirdi. Arazi mahsulleri, buğday, arpa, pirinç, darı, karpuz, hıyar, patlıcan, yonca, zeytin, susam, bal, şeker kamışı ve meyveler gibi mahsullerdir.

<span class="mw-page-title-main">Osmanlı İmparatorluğu'nun ekonomik tarihi</span>

Osmanlı İmparatorluğu'nun ekonomik tarihi, iki alt döneme ayrılır. Birincisi, oluşturulan kapalı tarım ekonomisinin imparatorluk içinde bölgesel fark gösterdiği klasik çağ (genişleme); ikincisi ise devlet ve kamu işlevleri üzerine, idari ve politik düzenlemeler ile başlayan devlet örgütlü reformları kapsayan reform dönemidir. Askerî reformlar ile başlayan değişim; kamu ve zanaatkar loncalarına uzanmıştır.

Konut Edindirme Yardımı (KEY) Turgut Özal hükûmeti döneminde çıkarılan, çalışanların ücretlerinden belli bir oranda paranın kesilmesiyle işleyen vergidir. Toplanan bu paraların Konut Edindirme fonuna devredilip çalışanların emekliliklerinde kolayca ev sahibi olması amaçlanmıştır. 1987 Yılında yürürlüğe girmiş, 1995 yılında ise yürürlükten kaldırılmıştır. Fonda biriken paralar tasarruf teşvik fonuna devredilmiştir. 2008 yılı itibarıyla bu fonda biriken paraların geri ödenmesi kararlaştırılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Osmanlı toplumu</span> Osmanlı İmparatorluğu bünyesinde yaşamış halkların sosyal yapısı

Osmanlı toplumu, Osmanlı İmparatorluğu bünyesinde yaşamış halkların bütününü ifade eder. Toplum, Müslüman ve Müslüman olmayan (gayrimüslim) milletlerden oluşuyordu. Gayrimüslimler, "cizye" vergisi ödemek dışında toplumdan bir ayrıma tâbi değildi. Müslüman toplumun yaşantısı şeriat ile şekillenirken, farklı milletlerin din ve örflerine göre mahalli yaşam tarzlarını koruma imkânı da vardı. Toplumu "yönetenler" ve "yönetilenler" olarak, art zamanlı şekilde, iki sınıfa ayırmak mümkündür. Sınıflar arası geçiş yasak değildir, ancak sınırlı tutulmuştur.

Mehmet Haşim Apaydın, Türk bürokrat ve birinci mecliste Çorum mebusu.

Belli bir ülkede belli bir dönemde uygulanan vergilerin bütününe ilişkin hukuki rejim vergi sistemi olarak nitelendirilir. Türk vergi sistemi ise, Türkiye'de belli bir dönemde uygulanan vergileri inceler. Türkiye'de şu an çok vergili sistem geçerli olup, birden fazla kaynak üzerinden alınan birden fazla vergi bulunmaktadır.

Scrapie koyun ve keçilerin sinir sistemlerini etkileyen ölümcül, dejeneratif bir hastalıktır. Birkaç bulaşıcı spongiform ensefalopatiden (TSE) biridir ve bu nedenle priondan kaynaklandığı düşünülmektedir. Scrapie en az 1732'den beri biliniyor ve insanlara bulaşabilir görünmüyor.