İçeriğe atla

Açık erişim dergisi

Açık erişim (AE) dergileri "internetin kendisine erişim dışında finansal, yasal veya teknik  bariyer olmaksızın" okuyucuya çevrimiçi ulaşılabilir olan bilimsel dergilerdir. Fiyat bariyerleri (örn. abonelik, lisans ücretleri, görülme-başına-ödeme ücretleri) ve çoğu ruhsat baryerleri (örn. telif hakkı ve lisans verme kısıtlamaları) kaldırılır. Açık erişim dergileri okuyucuya ücretsiz erişilebilir olmasına karşın yine de bu dergilerin yapım ve yayımına ilişkin ücretlendirmeler bulunmaktadır. Bazıları finanse edilmiştir, bazıları ise yazar adına ödeme gerektirmektedir.

Bazı açık erişim dergileri bir akademik kurum, bilinen bir topluluk veya bir devlet bilgilendirme merkezi tarafından finanse edilmiştir . Diğerleri ise "makale yapım ücretleri"nin ödenmesiyle yazıyı sunan yazarlar tarafından finanse edilir, para araştırmacılara genellikle bağlı oldukları kurum veya fonlama ajansları tarafından sağlanır.[1] Bazen ayırımlarını vurgulamak amacıyla bunlardan sırasıyla "altın" ve "platin" modeller olarak bahsedilir.[2][3] ancak bunun dışında da "altın" AE hem finanse edilen hem de edilmeyen AE'den bahsetmek amacıyla kullanılan bir tabirdir.[4]

2009 yılında, ortalama 190,000 makale yayınlayan yaklaşık 4,800 aktif açık erişim dergisi vardı.[5] Ekim 2015'ten itibaren, Directory of Open Access Journals'te listelenmiş açık erişim dergilerinin sayısı 10,000'in üzerine yükseldi.[6] 2013'te atıf indeksleri AHSCI (The Advanced Host Controller Interface), SCI (Science Citation Index) ve SSCI (Social Sciences Citation Index)'daki rastgele dergilerde yapılan çalışmayla, dergilerin %88'inin erişime kapalı %12'sininse erişime açık olduğu sonucuna varıldı.[7]

Açıklık

Açık erişim dergilerinin; tüm içeriği erişilebilir olan "tam açık erişim dergileri", içeriğin bir kısmı erişilebilir olan "melez açık erişim dergileri" ve içeriği belirli bir sürenin ardından (örn. 12 veya 24 ay) erişilebilir hale getirilmiş "gecikmeli açık erişim dergileri" dahil olmak üzere birçok çeşidi vardır. "Açık erişim dergileri" açık erişim sağlamanın iki genel metodundan biridir. Diğer metot ise bir veri havuzunda kendi kendine arşivlemedir (yukarıda bahsedilen "altın yol"a karşıt olarak, bazen "açık erişime giden yeşil yol" olarak da anılır).[8] Bir açık erişim dergisinin yayınlayıcısı "açık erişim editörü" olarak bilinir ve bu sürece "açık erişim yayınlama" denir.

Tarihçe

Bilimsel dergilerin ortaya çıkışından beri birçok dergi finanse edilmektedir.Gelişmekte olan üst düzey eğitim ve araştırma tesislerine sahip ülkelerde, ülkenin bilimsel ve akademik araştırmacılarının yayım masraflarının karşılanması, hatta insanların bu dergilerde yayın yapmasının sağlanması, bu dergilere saygınlık ve görünürlük kazandırılması oldukça yaygındır. Bu tür maddi yardımlar günümüzde genellikle evrensel olmakla birlikte; zamanda bazen abonelik ücretini azaltmak adına kısmi olmakta, bazen de kendi ülkelerindeki okuyucular için tamamını karşılar nitelikte olmaktaydı.

İlk "sadece-dijital", ücretsiz dergiler 1980'lerin sonu, 1990'ların başında internette yayınlandı.Bu dergiler halihazırda var olan altyapıları (e-posta ve haber grupları gibi) ve gönüllü iş gücünü kullandılar ve hiçbir kazanç sağlama amacı olmadan geliştirildiler. Bryn Mawr Classical Review, Postmodern Culture, Psycoloquy ve The Public-Access Computer Systems Review bu dergilere verilebilecek örnekler arasındadır..[9]

İlk çevrimiçi dergilerden[10] , GeoLogic, Terra NOVA,[11] Paul Browning tarafından 1989'da yayınlandı. Ayrı bir dergi değil, TerraNova'nın elektronik bir bölümüydü. Dergi, erişime açık olmayı 1997'de editörlerin (EUG) ve yayınevinin (Blackwell) izlediği politikadaki değişiklik sebebiyle durdurdu.

Bunu tamamen açık bilimsel dergiler takip etti.1998'de, Journal of Medical Internet Research adıyla tıp alanındaki ilk açık erişim dergilerinden biri oluşturuldu.[12] 1999'da ise ilk sayısını yayınladı. Journal of Surgical Radiology dergisi tarafından daha alışılmadık metodlardan biri değerlendirilerek harici gelirlerin net kazancını editörlerin çabalarına karşılık kullandılar.[13]

Biyolojik ve jeolojik bilimler arasında paleontoloji 1998'de Palaentologia Electronica ile ön plana çıktı. İlk sayıları basılı dergilerine olan aboneliklere eş sayılabilir, tahmini 3,000, okuyucu tarafından 100,000 görülmeye ulaştı.[14] Sadece dijital formdaki biyoloji dergilerinin karşılaştığı zorluklardan biri ise; kağıt formatı dışında yayınlanan bilimsel terimlere International Code of Zoological Nomenclature (uluslararası Zoolojik Terimlendirme Yasası) tarafından sağlanan himayenin sağlanmamasıydı, ancak bu sorunun üstesinden 1999'da yasanın revize edilmesiyle (1 Ocak 2000'den itibaren geçerli) gelindi.

2000-2009on yılı içinde açık erişim dergilerinin sayısı tahmini %500 gibi bir oranla arttı. Ayrıca, yılda açık erişim dergilerinde yayınlanan ortalama makale sayısı da aynuı dönemde 20'den yaklaşık 40'a yükseldi. Bu durumun sonucu olarak açık erişimli makale sayısı o dönemde %900 oranında artmış oldu.[5]

Açık erişim dergilerinin finanse edilmesi

Açık erişim dergileri yayım ücreti alanlar ve almayanlar olarak ayrılır.

Ücrete dayalı açık erişim dergileri

Ücrete dayalı açık erişim dergileri yazar adına ödeme gerektirir. Gerekli para yazar tarafından da karşılanabilmekle birlikte genellikle yazarın araştırma hibesinden veya işvereni tarafından karşılanır. Ekonomik zorluk durumlarında (yazarın daha az gelişmiş bir ekonomiden olduğu örnekler de dahil) çoğu dergi ücretin tamamından ya da bir kısmından feragat etmektedir. Yayım ücreti alan dergiler rutin olarak, eş teftiş yürüten editörlerin, yazarların ücret muafiyetini talep edip etmediklerini ya da ücret muafiyetlerine izin verilip verilmediğini bilmemesinden ve her belgenin dergide herhangi bir mali hissesi olmayan, bağımsız bir editör tarafından onaylandığından emin olmak adına çeşitli uygulamalarda bulunurlar. Ödemeler genellikle yayınlanan makale başına iken (örn. BMC dergileri veya  PLOS ONE), ödemeleri gönderilen taslak metin başına (örn. Atmospheric Chemistry and Physics) veya yazar başına (PeerJ) uygulayan dergiler de vardır. 2013'te yapılan bir çalışmaya göre Directory of Open Access Journals'teki (DOAJ) dergilerin yalnızca %28'i yazarlardan ödeme yapmasını şart koşmaktadır, ancak bu rakam bilimsel ve tıbbi odaklı dergilerde daha yüksek (sırasıyla %43 ve %47), sanatsal ve beşeri yayın yapan dergilerde en düşüktür (sırasıyla %0 ve %4).[15]

Ücretsiz açık erişim dergileri

Ücretsiz açık erişim dergileri çeşitli iş modelleri kullanır. Peter Suber demiştir ki:[16] "Bazı ücretsiz açık erişim dergileri üniversiteler, laboratuvarlar, araştırma merkezleri, kütüphaneler, hastahaneler, müzeler, bilinen topluluklar, vakıflar veya devlet ajanslarından direkt veya indirekt yardım alırlar. Bazıları açık erişimli olmayan yayımlar serisinden gelen geliri alırlar. Bazıları ise reklamcılık, yedek servisler, üyelik ödemeleri, bağışlar, yeniden baskılar, premium nüshasının bir baskısından gelen geliri alır. Birçoğu gönüllülük esasına dayanır. Bazıları ise şüphesiz ki bu yöntemlerin bir birleşimini kullanır."

Münazara

Açık erişim dergilerinin avantajları ve dezavantajları bilim adamları ve yayıncılar arasındaki birçok tartışmanın konusudur. Mevcut yayın kuruluşlarının açık erişim dergilerinin yayınlanmasına tepkileri yeni bir açık erişim iş modeline şevkle yaklaşmak, mümkün olan ücretsiz ve açık erişimi sağlamaya yönelik deneyler yapmakla; açık erişim önerilerine karşı etkin lobi çalışmaları arasında değişmektedir. BioMed Central ve Public Library of Science gibi birçok yayın kuruluşu açık erişim yayıncıları olarak başlamışlardır.

Açık erişim dergilerinin,özellikle gelişmekte olan ülkelerde geçerli olmak üzere, bariz avantajlarından biri abonelik gerektiren bir kütüphaneyle bağlantısına bakmaksızın bilimsel yayınlara ücretsiz erişim ve kamuya geliştirilmiş erişim sağlamasıdır. Budapeşte Açık Erişim Girişimi'nde  [17] akademik çevrede ve endüstride yapılan araştırmaların daha az masraflı olacağı iddia edilse de, geri kalan kesim AE'nin yayımcılığın toplam masrafını artıracağını öne sürdü.[18]

Açık erişime karşı geliştirilen temel argüman "emsal değerlendirme" sistemine gelebilecek zarardır, bu bağlamda bilimsel dergi yayıncılığının genel kalitesinin eksileceği öne sürülür. Örneğin 2009'da bir bilgisayar programı tarafından meydana getirilen aldatmaca bir derginin yayımı "yazar yayım için ödeme yapar" modeliyle büyük bir yayın kuruluşu tarafından kabul edilmiştir.[19] Benzer bir vakada, 2013'te, Science dergisi ve popüler bilim yayımlarında çalışan bir yazar bazı dergilere bir liken bileşeninin sözde etkileri ile ilgili oldukça hatalı bir belgeyi sunarak açık erişim sistemini hedef almıştır. Bu dergilerin,Journal of Natural Pharmaceuticals dahil olmak üzere, %60'ı bu sahte tıbbi yazıyı kabul etmiş ancak en köklüleri olan PLOS ONE bu yazıyı reddetmiştir.[20] Sonuç olarak, bu deney kendisi "emsal değerlendirme"ye uygun olmadığı, kusurlu bir metodolojiye sahip olması ve bir kontrol grubunun olmayışı açısından eleştirilmiştir.[21][22] Bunun yanı sıra birçok daha yeni açık erişim dergisi on yıllardır piyasada olan aboneli kopyalarının ününün eksikliğini çekmektedir Bu etki 2001'den beri azaldığı halde PLOS ONE ve BioMedCentral gibi yüksek kalite, profesyonel açık erişim yayınevlerinin aciliyetini yansıtmaktadır.[23]

Açık erişim modelinin muhalifleri "erişim için ödeme" modelinin yayın kuruluşlarının çalışmalarının karşılığının layıkıyla verildiğinden emin olmak adına gerekli olduğunu iddia etmektedirler. "Erişim için ödeme"yi destekleyen bilimsel dergi yayıncıları; bilimsel bir adı sürdürme, emsal değerlendirmeyi ayarlama, makaleleri düzenleme ve indekslemedeki "bekçi" rollerinin bir açık erişim modeliyle tedarik edilmeyen ekonomik kaynaklar gerektirdiğini öne sürmektedirler. Muhalifleri açık erişimin gelişmekte olan ülkeler için adil erişimi garanti etmek adına gerekli olmadığını; farklılaştırılmış ücretlendirmenin veya gelişmiş ülkeler veya kuruluşlar tarafından yapılacak maddi yardımın mal sahibi dergilere erişimi makul fiyatlı yapabileceğini savunurlar. Bazı eleştirmenler ayrıca yazar masraflarının finanse edilmesindeki eksikliğe de dikkat çekerler.[24]

Açık erişim atıflarının avantajına dair testler

Zaman içinde açık erişim yazarlarına yapılan atıf oranlarının daha yüksek olduğuna dair iddialar öne sürülmüştür.[25] Fakat yakın zamanda yapılan bir çalışma 2 yıllık bir zaman diliminde (2010/11) yapılan tüm atıfların oranının aboneli dergilerde %30 daha yüksek olduğu sonucunu ortaya koymuştur. Bilim dalının, derginin geçmişinin ve yayınevinin bulunduğu yerin kontrolünden sonra, 1996'dan önce açılışı yapılmış dergiler hariç dergilerde farkların büyük oranda ortadan kalktığı görülmüştür.[26]

İki büyük çalışma [27][28] açık erişim makalelerinin daha çok atıfa yol açtığı iddiası hakkında birbirine karşıdır. Cornell Üniversitesi araştırmacıları; bilim dalları, sosyal bilimler, beşeri bilimler üzerine 36 katılımcı açık erişim dergisiyle rastgele kontrol edilen bir deneme sonucunda makale indirmeleri ve atıfları üzerinde ücretsiz erişimin etkisi üzerine bir rapor yayınladılar. Açık erişim şartlarındaki makaleler (n=712) belirgin olarak daha çok indirme aldılar ve ilk yıl içinde daha geniş bir okuyucu kitlesine ulaştılar ancak 3 yıl içinde bakıldığında aboneli erişimli control makale grubuna (n=2533) göre daha sık veya daha erkenden yapılan atıfların yer almadığı görüldü.

Açık erişimin belirgin olarak daha çok atıfa yol açtığını gösteren de büyüklü küçüklü birçok çalışma bulunmaktadır. Örneğin; 2010'da Cornell Üniversitesi'nin çalışmasından çok daha geniş bir örnek yelpazesinde (1,984 dergide 27,197 makale), rastgele açık erişim yerine kurumsal olarak himaye altındaki açık erişimi  bir çalışmaya göre used institutionally mandated open access instead of randomized open access to control for any bias on the part of authors toward self-selectively making their better (hence more citeable) articles open access. The result was a replication of the repeatedly reported open access citation advantage, with the advantage being equal in size and significance whether the open access was self-selected or mandated.[29]

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ Suber, Peter (2012).
  2. ^ Machovec, G. (2013).
  3. ^ Öchsner, A. (2013).
  4. ^ Siân Harris (August 2012), "Moving towards an open access future: the role of academic libraries", A report on a roundtable commissioned by SAGE, in association with the British Library. [1] 31 Ekim 2012 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  5. ^ a b Björk, Bo-Christer (2011).
  6. ^ "Directory of Open Access Journals (DOAJ)" 27 Ağustos 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi..
  7. ^ Fuchs, Christian and Marisol Sandoval (2013).
  8. ^ Eve, Martin (2014).
  9. ^ Jacobs, Neil (2006).
  10. ^ See https://web.archive.org/web/19981206115144/http://www.gly.bris.ac.uk/WWW/TerraNova/www/www.html (especially if the link in some other footnote -- for Terra NOVA -- the one that says "failed verification, August 2013" -- which iirc displays as "[not in citation given]" -- seems to be a dead link)
  11. ^ "TerraNova"[]
  12. ^ "The Journal of Medical Internet Research" 17 Ocak 2015 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.[]
  13. ^ "Journal of Surgical Radiology"[][]
  14. ^ Polly, P. David.
  15. ^ Kozak, Marcin; Hartley, James (Dec 2013).
  16. ^ Suber, Peter (November 2, 2006).
  17. ^ "The Life and Death of an Open Access Journal: Q&A with Librarian Marcus Banks" 24 Mayıs 2018 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.. 
  18. ^ "Gold open access in practice: How will universities respond to the rising total cost of publication?" 1 Ocak 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  19. ^ Gilbert, N. (2009).
  20. ^ John Bohannon.
  21. ^ Eve, Martin (3 October 2013).
  22. ^ Michael, Eisen (3 October 2013).
  23. ^ Bo-Christer Björk and David Solomon (2012).
  24. ^ Vogel, Gretchen (January 14, 2011).
  25. ^ Eysenbach, G. (2006).
  26. ^ Björk, B. C.; Solomon, D. (2012).
  27. ^ Davis, P. M; Lewenstein, B. V; Simon, D. H; Booth, J. G; Connolly, M. J L (2008).
  28. ^ Davis, P. M. (2011).
  29. ^ Gargouri, Y., Hajjem, C., Lariviere, V., Gingras, Y., Brody, T., Carr, L. and Harnad, S. (2010).

Daha detaylı bilgi

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

Açık içerik, insanların önceden oluşturulmuş ücretsiz bir içeriğe erişerek bu içeriğe atıfta bulunarak, içeriği izinsiz bir şekilde kopyalaması, yayınlaması ve değiştirebileceği ve kullanabileceği bir çalışmayı tanımlar. Ayrıca "serbestçe kullanılabilir" olarak da tanımlanır. İçeriğin tamamını ya da dilediği bir kısmını kullanmak kullanıcıya kalmıştır.

PubMed, öncelikle yaşam bilimleri ve biyomedikal konulardaki referans ve özetlerin MEDLINE veritabanına erişen ücretsiz bir arama motorudur. Ulusal Sağlık Enstitülerindeki Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Tıp Kütüphanesi (NLM), Entrez bilgi erişim sisteminin bir parçası olarak veritabanını korumaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Bilimsel dergi</span> Bilimsel araştırmaları yayınlayan süreli dergi

Bilimsel dergi, akademik yayıncılıkta genellikle yeni araştırmalar yayınlayarak bilimin gelişimine destek vermeyi hedefleyen bir süreli yayın.

<span class="mw-page-title-main">Google Akademik</span>

Google Akademik, 20 Kasım 2004 tarihinde Google tarafından hizmete alınan ve sadece akademik makaleler ve konularda arama yapan bir arama motorudur. Google Akademik genellikle makale sonuçlarını pdf dosya biçiminde verir.

<span class="mw-page-title-main">Akran denetimi</span> Çalışmanın, çalışmayı üretenlerle benzer yetkinliklere sahip bir veya daha fazla kişi tarafından değerlendirilmesi

Akran denetimi ya da hakem denetimi, bir yazarın akademik çalışmasını aynı alanda uzman olan kişilerin incelemesine sunma sürecidir. Akran denetimi olabilmesi için belli bir alanda ki bu çoğu zaman dar bir alandır, tarafsız denetim yapabilecek bir uzmanlar topluluğunun varlığı gerekir. Eğer konu yeterince dar bir sahaya ait değilse veya sahalar arası (interdisipliner) ise, denetimin tarafsızlığını sağlamak zor olabilir. Ayrıca bir fikrin önemi her zaman takdir edilemeyebilir. Akademik kalite için vazgeçilmez sayılsa da, akran denetimi, etkisiz ve yavaş olabilmesi nedeniyle eleştirilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">PubMed Central</span> serbestçe erişilebilen biyomedikal dergi makaleleri deposu

PubMed Central (PMC), biyomedikal ve yaşam bilimleri dergilerinde yayınlanan açık erişimli tam metin bilimsel makaleleri arşivleyen ücretsiz bir dijital depodur. Ulusal Biyoteknoloji Bilgi Merkezi (NCBI) tarafından geliştirilen başlıca araştırma veri tabanlarından biri olan PubMed Central, bir belge deposundan daha fazlasıdır. PMC'ye yapılan başvurular, her makale için XML yapılandırılmış verileri zenginleştiren gelişmiş metaveriler, tıbbi ontoloji ve benzersiz tanımlayıcılar için indekslenir ve biçimlendirilir. PMC'deki içerik diğer NCBI veritabanlarına bağlanabilir ve Entrez arama ve erişim sistemleri aracılığıyla erişilebilir, bu da halkın biyomedikal bilgisini keşfetme, okuma ve geliştirme yeteneğini daha da geliştirir.

<span class="mw-page-title-main">Açık erişim</span> açık lisanslar altında bilimsel içerik sağlanması

Açık erişim (AE), online araştırma çıktılarının erişiminde hiçbir kısıtlama olmamasına ve kullanımda da birçok kısıtlamadan serbest olmasına denir. Açık Erişim, akran denetimli olan veya olmayan akademik dergi makaleleri, konferans yazıları tezler, kitap bölümleri, ve monografilere uygulanabilir.

<i>Journal of Cinema and Media Studies</i>

CINEJ Cinema Journal, Emerging Sources Citation Index (ESCI) ve Ebscohost tarafından taranan Pittsburgh Üniversitesi'nce çıkarılan dijital ortamda yayınlanan ve dünyanın farklı bölgelerinden akademisyenlerin makaleleri ve araştırmalarıyla yer aldığı İngilizce akademik Sinema dergisi. D-Scribe Digital Publishing programı çerçevesinde çıkan tematik bir yayın niteliği taşır. D-Scribe ile yayınlanan diğer yayınlar gibi Cinej de online ve ücretsiz erişime açıktır.

<span class="mw-page-title-main">Bilimsel Yayıncılık ve Akademik Kaynaklar Koalisyonu</span>

Bilimsel Yayıncılık ve Akademik Kaynaklar Koalisyonu, Bilimsel Araştırma Kütüphaneleri Birliği tarafından 1998 yılında geliştirilen, bilime açık erişim sağlayan, akademik ve bilimsel araştırma kütüphanelerinin uluslararası bir anlaşmasıdır. Şu anda Kuzey Amerika, Avrupa, Japonya, Çin ve Avustralya' da 800' den fazla enstitüleri bulunmaktadır. SPARC Avrupa, 2001 yılında LIBER(Avrupa Bilimsel Araştırma Kütüphaneleri Birliği) ile birlikte kurulmuştur.

Scientific Reports, Nature Publishing Group tarafından yayınlanan, çevrimiçi bir açık erişim mega bilimsel dergisidir. Doğa bilimlerinin her alanını kapsar.

<span class="mw-page-title-main">Access2Research</span>

Access2Research, açık erişim savunucuları Michael W. Carroll, Heather Joseph, Mike Rossner ve John Wilbanks tarafından akademik dergi yayımlama reformu için yürütülen bir kampanyadır.

<span class="mw-page-title-main">Directory of Open Access Journals</span>

Directory of Open Access Journals, açık erişim dergilerini listeleyen IS4OA tarafından güvence altına alınmış bir internet sitesi. Bu çalışmayla birlikte bilimsel ve akademik açık erişim dergileri; akran denetimi veya editör denetimi kullanan hakemli dergilerin yüksek standartlarını elde edecekler ve okurların veya yayımcı kuruluşların yönlendirmediği bir finansör kullanacaklardır. Budapeşte Açık Erişim Girişimi'nin tanımına göre açık erişim, DOAJ'ın da içinde bulunduğu dergilerde, okuma, kaydetme, kopyalama, dağıtma, yazdırma, arama veya tam metin olarak paylaşma gibi olması gereken hakların kullanıcıya teslim edilmesidir. DOAJ'ın amacı görünürlüğü arttırmak, bilimsel ve akademik dergilerde açık erişimi kolaylaştırma dolayısıyla kullanım ve etkisini arttırıp teşvik etmek.

<span class="mw-page-title-main">Etki faktörü</span> Bir derginin göreceli öneminin ölçüsü

Etki Faktörü bir akademik derginin o dergide yayınlanan güncel makalelere bulunulan ortalama atıf sayısını yansıtan bir ölçütüdür. Sıklıkla bir derginin kendi alanındaki önemi açısından görece bir gösterge olarak kullanılır. Yüksek etki faktörlü dergiler düşük olanlara göre daha önemli olarak görülür. Etki faktörü aynı zamanda Bilimsel Bilgi Enstitüsü'nün de kurucusu olan Eugene Garfield tarafından bulunmuştur. 1975'ten başlayarak, etki faktörleri her yıl Dergi Atıf Raporlarında yer alan dergiler için hesaplanır.

Açık bilim, araştırmacıların ortaya koyduğu çalışmaları; geliştirmeye, katkı sağlamaya, eklemelere, çıkarmalara açık halde bilim dünyasına sunmasıdır. Böylece bu çalışmalar, araştırmacılara, dolayısıyla bilimin ilerlemesine katkı sağlamaktadır. “Açık bilim, araştırma bulgularının yeniden üretilmesine izin verir, araştırma metodolojisinde şeffaflığı sağlar, araştırmacının toplumsal etkisini artırır ve hem araştırmacılar hem de araştırma kurumları için para ve zamandan tasarruf sağlar.” Açık bilim dendiğinde burada kullanılan açıklık kelimesinin ne anlamda kullanıldığını ifade etmek gerekir. “Açıklık herkesin özgürce erişebileceği, kullanabileceği ve paylaşabileceği anlamına gelir.” Açık bilim kamuya ait olan bilimsel çıktıların, toplanan verilerin ve yöntemlerin kısıtlanmadan ya da en az kısıtlamayla kamuya tekrar sunulması gerektiğini savunur. “Bilgi kullanılması ya da paylaşılması sonucu azalmaz.” Kullanıldıkça ve insanlar bilgiye ulaştıkça yeni bilgiler ortaya çıkar. Açıklık bilimin ilerleyebilmesi için son derece gereklidir. Araştırmacıların daha önceden yapılmış olan çalışmalara ulaşabilmesi, eksiklikler ya da yanlışları fark ederek yeni çalışmalar ortaya koyabilmesi için bilimsel kaynaklara ulaşması gerekir. Ulaşabilmeleri için de açık bilimin desteklenmesi ve bu yönde çalışmalar yapılması gerekir.

Dalton Transactions, inorganik, biyoinorganik ve organometalik bileşiklerin kimyasının tüm yönleri hakkında orijinal (birincil) araştırma ve inceleme makaleleri yayınlayan, hakemli bir bilimsel dergidir. Royal Society of Chemistry tarafından haftalık olarak yayınlanmaktadır. Dergi, modern atom teorisi üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan İngiliz kimyager John Dalton'un adını aldı. Yazarlar, makaleleri açık erişim olarak yayınlamayı seçebilirler. Editör Andrew Shore'dur. Dalton Transactions, 2006 yılında Thomson Scientific'ten In-cites tarafından "yükselen yıldız" olarak adlandırıldı.

Plan S, "cOAlition S" tarafından 2018 yılında başlatılan on iki Avrupa ülkelerine bağlı Ulusal Araştırma ajansları ve fon verenlerden oluşan bir konsorsiyum, açık erişimli bilim yayıncılığına odaklanan bir girişimdir. Plan S, ilkelerini karşılamak için 2021 yılına kadar devlet tarafından finanse edilen araştırma kuruluşları ve kurumlarından yararlanan bilim adamlarının, araştırmacıların çalışmalarının yayınlandığı açık arşivleri veya herkese açık olan dergileri yayınlamaları gerekmektedir. Plan S'in isminde geçen S harfi İngilizcede shock (şok) kelimesinin kısaltması olarak kullanılmaktadır.

Yağmacı (şaibeli) dergi ya da yağmacı yayın, aldatıcı yayın, bilimsel yayınların geçtiği değerlendirme süreçlerinden uygun şekilde geçmeyen, düşük kalitede, tartışmaya açık yazıları kabul edip yayınlayan sözde bilimsel yayınları ifade eden terimdir.

Semantic Scholar, Allen Yapay Zeka Enstitüsü'nde geliştirilen ve Kasım 2015'te halka açık olarak yayınlanan bilimsel literatür için yapay zekâ destekli bir araştırma aracıdır. Bilimsel makaleler için özetler sağlamak üzere doğal dil işlemedeki gelişmeleri kullanır. Semantic Scholar ekibi, yapay zekanın doğal dil işleme, makine öğrenimi, İnsan-bilgisayar etkileşimi ve bilgi çekme alanlarında kullanımını aktif olarak araştırmaktadır.

Scopus, akademik yayıncı Elsevier tarafından 2004 yılında, Web of Science'a rakip olarak başlatılan bilimsel özet ve atıf veritabanıdır. İki veritabanı arasındaki rekabet "yoğun" olarak nitelendirilmiş ve kapsama alanı, arama/analiz yetenekleri açısından sürekli iyileştirmeler sağlasa da fiyat açısından kullanıcılarına fayda sağlamadığı düşünülmektedir. Ücretsiz bir veritabanı olan The Lens, bu üç evrensel akademik araştırma veritabanının tamamlayıcısıdır.

The Astronomical Journal, Amerikan Astronomi Topluluğu'na (AAS) ait, hakemli aylık bir bilimsel dergidir. Dünyanın önde gelen astronomi dergilerinden biri olan The Astronomical Journal, IOP Publishing tarafından yayımlanmaktadır.