
Basınç, bir yüzey üzerine etkide bulunan dik kuvvetin, birim alana düşen miktarı. Katı, sıvı ve gazlar ağırlıkları nedeniyle bulundukları yüzeye bir kuvvet uygularlar. Kuvvetin kaynağı ne olursa olsun birim yüzeye dik olarak etki eden kuvvete basınç (P), bütün yüzeye dik olarak etki eden kuvvete de basınç kuvveti (F) denir.

Atmosfer, gaz yuvarı veya hava yuvarı herhangi bir gök cisminin etrafını saran ve gaz ile buhardan oluşan tabaka.

Hava; Dünya'yı çevreleyen, çoğunluğu azot ve oksijenden oluşmuş, renksiz ve kokusuz gaz kütlesi. Hava tüm canlılar için hayati öneme sahiptir. Hayvanlar, bitkiler ve insanlar havasız bir ortamda yaşayamazlar. Yerküreyi saran gaz kütlesine atmosfer adı verilmektedir. Atmosferdeki hava tabakasının kalınlığı 150 km'dir. Atmosferin diğer adı da hava küredir. Bunun sadece 12 km'si canlıların yaşamasına elverişlidir. Yeryüzünden uzaklaştıkça hava tabakasının yoğunluğu azalır. Atmosfer, yerkürenin etrafında adeta düzenleyici ve koruyucu bir örtü şeklindedir.

Gübre, bitkinin beslenmesinde gerekli olan kimyasal elementleri sağlamak için toprağa ilave edilen herhangi bir madde.

Azot ya da nitrojen, simgesi N olan bir element olup atom numarası 7'dir. Renksiz, kokusuz, tatsız ve inert bir gazdır. Azot, dünya atmosferinin yaklaşık %78'ini oluşturur ve tüm canlı dokularında bulunur. Azot ayrıca, amino asit, amonyak, nitrik asit ve siyanür gibi önemli bileşikler de oluşturur.

Karbondioksit, kovalent bağlı bir karbon ve iki oksijen atomundan oluşan moleküle sahip, normal koşullarda gaz hâlinde bulunan bileşiğin adıdır. Renk ve kokusu yoktur. Kimyasal formülü CO2 şeklinde olup molekül ağırlığı 44,009 g/mol'dür. Karbon içeren besin maddelerinin metabolize edilmesi sonucu meydana gelen bir son üründür. Küresel ısınmada önemli bir pay sahibidir. Yerden yansıyan güneş ışınlarının atmosferden çıkma oranını azaltır.
Hava embolisi, düşük hava basıncına maruz kalma sonucu vücut dokusu ve sıvı kısımlarında, diğer gazlarla birlikte, azot kabarcıklarının teşekkülünden ileri gelen şiddetli, kol, bacak ve eklem ağrıları. Böyle bir halin yüksek irtifada meydana gelmesi, yükselişe geçmeden, yer seviyesinde iken saf oksijen teneffüs edilmekle büyük ölçüde azaltılabilir.

Amonyak, formülü NH3 olan; azot atomu ve hidrojen atomundan oluşan renksiz, keskin ve rahatsız edici kokulu bir bileşiktir. OH- iyonu içermediği hâlde suda zayıf baz özelliği gösterir. Bir amonyak molekülü, bir azot ve üç hidrojen atomundan oluşur. Oda sıcaklığında gaz hâlde bulunan bileşiğin ticari formu sulu çözeltiyi içermektedir.

Azot Grubu, periyodik tablodaki gruplardan biridir. Bu grubun genel özellikleri aşağıdaki şekilde tanımlanır;
- Azot grubu şeklinde adlandırılırlar
- Azot (N), Fosfor (P), Arsenik (As), Antimon (Sb) ve Bizmut (Bi) elementlerinden oluşur
- En son elektron kabuklarında 5 elektron bulunur ve son yörüngeleri np3 ile sonlanır
- Bileşiklerinde genellikle -3 değerliklerini alırlar
- Azot ve fosfor ametal, arsenik ve antimon yarı metal, bizmut metaldir.
- Sulu çözeltileri asidiktir.
Bir ideal gaz karışımında hacmi olan her gazın kendine ait bir kısmi basıncı vardır.
Nitrik asit, HNO3 kimyasal formülüne sahip oldukça aşındırıcı bir inorganik asittir. Kezzap olarak da bilinir. Saf hâldeki bileşik renksizdir. Ancak uzun süre bekleyen eski asitler azot oksitleri ve suya ayrışması nedeniyle sarı renge dönebilme özelliğindedirler. Piyasada bulunan nitrik asitlerin çoğu % 68'lik bir konsantrasyona sahiptir. Çözelti, %86'dan fazla HNO3 içerdiğinde, dumanlı nitrik asit olarak adlandırılır. Mevcut azot dioksit miktarına bağlı olarak, dumanlı nitrik asit ayrıca %86’nın üzerindeki konsantrasyonlarda kırmızı dumanlı nitrik asit veya %95’in üzerindeki konsantrasyonlarda beyaz dumanlı nitrik asit olarak tanımlanır.

Vurgun veya dekompresyon hastalığı, kısa sürede yüksek basınçlı bir bölgeden alçak basınçlı bir bölgeye geçilmesi nedeniyle vücutta gaz kabarcıklarının oluşması sonucu ortaya çıkan gaz embolizmidir. Özellikle dalgıçlar, pilotlar veya su altı inşaat işçileri gibi basınç değişimi etkisinde kalanlarda rastlanır. Sünger avcılarında görülen bu tabloya halk dilinde vurgun denir. Dekompresyon sözcüğü "basınç azalması" anlamına gelir.
Anestezik, hücrelerin özellikle sinir sistemi hücrelerinin biyolojik fonksiyonlarını geçici olarak yavaşlatan veya durduran ilaç. Anestetik ilaçların canlı üzerindeki bu etkisine anestezi veya narkoz denir. Genel anestezide merkezî sinir sisteminin çalışması o derece yavaşlatılır ki acıya karşı duyarlılık kaybolur ve hasta bilincini kaybeder. Anestezi için anestetik maddenin kanda belirli bir konsantrasyona ulaşması ve bu konsantrasyonda kalması gerekir. Madde miktarı belirli bir konsantrasyonun altına düştüğü zaman hücreler normal fonksiyonlarına tekrar başlar. Bu konsantrasyon dietil eter için 100 mL kanda 150 mg iken kloroform için 100 mL kanda 30 mg'dır. Daha yüksek konsantrasyonlar tehlikelidir.

Doğalgaz yer kabuğunun içindeki fosil kaynaklı bir çeşit yanıcı gaz karışımıdır. Bir petrol türevidir. Yakıt olarak önem sıralamasında ham petrolden sonra ikinci sırayı alır. Doğalgazın büyük bölümü (%70-90'ı), Metan (CH4) adı verilen hidrokarbon bileşiğinden oluşur. Diğer bileşenleri; etan (C2H6), propan (C3H8), bütan (C4H10) gazlarıdır. İçeriğinde eser miktarda karbondioksit (CO2), azot (N2), helyum(He) ve hidrojen sülfür (H2S) de bulunur. Doğalgaz konvansiyoneldir ve konvansiyonel olmayan doğalgaz türleri arasında kaya gazı, kum gazı ve kömür gazı bulunur.
Süperkritik akışkan, belirgin sıvı ve gaz fazının olmadığı kritik noktanın üzerinde basınç ve sıcaklığa sahip madde. Katıların içinde gaz gibi dağılabilir ve maddeleri sıvı gibi çözebilir. Ayrıca süperkritik akışkanın kritik noktasına yakın durumlarda, sıcaklık ve basınçtaki küçük değişimler, yoğunlukta büyük değişimlere sebep olabilir bu da süperkritik akışkanın birçok özelliğinin üzerinde ince ayar yapılabilmesini sağlar.

Bira musluğu, fıçı bira musluğu ya da bira makinesi musluğu gibi isimler ile bilinen, özellikle fıçı biradaki biranın serbest kalmasını sağlayan vana ve musluğa verilen isimdir. Ayrıca başka bağlamlarda yine büyük miktardaki biranın, istenen ebatlardaki daha küçük bardaklara servis edilmesini sağlayan valf, vana, tapa ya da fıçı tapaları içinde aynı isim kullanılıyor olabilir. Aslında terim, geleneksel ahşap fıçılarda bulunan vana ya da tapalar için türetilmiştir. Bir musluktan servis edilen bira ise fıçı bira ya da ale olarak bilinir. Ahşap fıçıların yerini günümüzde İngilizce keg adı verilen, alüminyum veya çelikten imal edilen fıçı(ya da varil)lar almıştır. Kullanıldıkları varil ya da fıçıya göre pek çok farklı tür ya da stilde bira musluğu bulunmaktadır.
İzopentan (C5H12),metilbütan ya da 2-metilbütan, beş karbon atomuna sahip bir dallanmış zincirli alkandır. İzopentan, oda sıcaklığında ve basıncında aşırı uçucu ve aşırı yanıcı bir sıvıdır. Aynı zamanda standart sıcaklık ve basınçta en az yoğun olan sıvıdır. Normal kaynama noktası oda sıcaklığından sadece birkaç derece yüksektir ve izopentan sıcak bir günde kolayca kaynamakta ve buharlaşmaktadır. İzopentan yaygın olarak sıvı azot ile birlikte -160 °C sıvı banyo sıcaklığına ulaşmak için kullanılır. Doğal gaz tipik olarak %1 veya daha az izopentan içerir.
Wispa, şu anda Cadbury tarafından üretilen bir kalıp çikolata markasıdır. Marka 1981'de, Kuzey Doğu İngiltere'deki deneme versiyonu olarak başlatıldı ve başarısı ile 1983'te ulusal olarak tanıtıldı. Rowntree's'e ait Aero'ya rakip olarak görülüyordu. 2003 yılında, Cadbury Dairy Milk markasının yeniden başlatılmasının bir parçası olarak, Wispa markası kesildi ve ürün "Dairy Milk Bubbly" olarak yeniden piyasaya sürüldü. Yeniden başlatmanın bir parçası olarak, ürün bir tam sayma çizgisi yerine standart bir kalıplanmış çubuk olarak yeniden şekillendirildi. 2007'de, bir internet kampanyası tarafından meraklıların yardımı ile Wispa bar, "sınırlı bir süre" de olsa yeniden başlatıldı. Ekim 2008’de, Wispa, İngiltere’deki ve İrlanda’daki mağazalara geri döndü.
Azot oksit, oksijen ve azotun ikili bir bileşiğini veya bu tür bileşiklerin bir karışımını ifade edebilir: