İçeriğe atla

Aziz Gürbüz Musa

Aziz Gürbüz Musa
Az. Gürbüz Musa'nın İkonası
Keşiş, Rahip ve Manastır Pederi
DoğumMS 330
Etiyopya[1]
ÖlümMS 405
Natrun Vadisi, Mısır
KutsayanlarDoğu Ortodoks Kilisesi
Oryantal Ortodoks
Katolik
Anglikan
Lütercilik
TürbeParomeos Manastırı, Natrun Vadisi, Mısır
Yortu28 Ağustos (Kalkedon)
1 Paoni — 24 Temmuz(Oryantal Ortodoks)
2 Temmuz (Episkopal Kilise (ABD))[2]
Koruyucu azizAfrika

Etiyopya'da 4. yüzyılda doğdu. Siyahî olduğu için kendisine "Murin" lakabıyla da seslenilirdi.

Musa gençlik yıllarında nüfuzlu ve varlıklı bir Mısırlının kölesiydi. Bir gün tartışma esnasında sinirlenip bir cinayet işledikten sonra efendisi onu azledip kovdu. Genç Musa pek kuvvetli ve kaba saba bir adam idi. Artık özgürdü ama karşısına kötü insanlar çıktı.

75 kişilik bir eşkıya çetesine katıldı. Musa iri yarı bir adam olduğu için kısa zamanda çetenin lideri oldu, ondan epey korkarlardı. Türlü suç olaylarına karıştıktan sonra civar halk da onun namıyla titrerdi. Eşkıya Musa birkaç yıl günahkâr bir yaşam sürdü.

Ama hakikat onu bekliyordu, günden güne üzerine huzursuzluk çöktü. Artık dayanamayıp örgütü ansızın terk etti ve Natrun Vadisi'ndeki manastırlardan birine gitti. Burada aylarca ağladı ama rahipler onun tövbesinin samimiyetine inanmadı. Kovmadılar ama aralarına da almadılar. Tövbe yolunda ısrarcı olan Musa vazgeçmeyecekti. Keşişlere ve ruhbanlara yardım edip onların güvenini kazandıktan sonra kendisine halvethanede dar bir oda tahsis edildi. Keşiş Musa çok gözyaşı döktü, çok sert oruçlar tuttu.

Lakin karanlık geçmişi peşini bırakmayacaktı, eski suç ortağı olan dört kişi o gece manastıra sızdı. Uyanık olan Aziz Musa ağır oruçlara rağmen hala kuvvetliydi. Dört hırsızı da orada alt edip bağladı, urganın diğer ucunu da omzuna alıp dördünü de sürükleyerek Üstadların önüne bıraktı. Üstadlar onları affetmesini emretti.

Çetenin diğer üyeleri ise arkadaşlarının akıbetlerini duyunca silah bırakıp hep birlikte manastırı ziyarete geldiler. Musa'nın merhametinden etkilenmişlerdi, "Kimdi bu üstadlar?" diye düşünmektelerdi. Burada hepsi inancı öğrenip Hristiyan oldular.

Keşiş Musa, yıllar sonra diyakoz oldu. Bu başarısı diğer siyahîleri de yüreklendirdi. 15 yıl diyakoz olarak halkına hizmet ettikten sonra 75 hayduttan 75 mürit yetiştirmeyi başarmıştı

75 yaşına geldiğinde, ömrünü tamamladığı kendisine vahiyle bildirildi. Hâlvethaneye kanlı bir baskın düzenlenecekti. Daha kalabalık, daha zalim olan Berberîler geliyordu. Müritleri ne kadar yalvarsa da Musa kaçmayacaktı.[3]

“Bunca zaman, Efendim Rab İsa Mesih'in şu sözünün gerçekleşeceği zamanı bekliyordum: «Kılıç çekenlerin hepsi kılıçla ölecek.».

— Aziz Gürbüz Musa, Coptic Orthodox Synaxarium (Book of Saints), Commemorations for Paona 24

O gün öldü.

  1. ^ "Venerable Moses the Black of Scete", Orthodox Church in America
  2. ^ Lesser Feasts and Fasts 2018 (İngilizce). Church Publishing, Inc. 17 Aralık 2019. ISBN 978-1-64065-235-4. 
  3. ^ "Venerable Moses the Ethiopian of Scete". Orthodox Church in America. 9 Nisan 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Ağustos 2023. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Yahudilik</span> tek tanrılı etnik bir İbrahimî din

Yahudilik, Yahudi milletinin kolektif inancını, kültürünü, hukukî kurallarını ve medeniyetini içeren etnik bir dindir. İlk İbrahimî din olmasının yanı sıra insanlık tarihindeki en eski dinler arasında da yer alan Yahudilik, monoteizm temelli dinlerin ilk örneğidir. Yahudilik, riayetkâr Yahudiler tarafından "Avraham'ın YHVH ile yaptıkları sözleşmenin bir ifadesi" olarak yorumlanır. Geniş metinleri ve uygulamaları, çeşitli teolojik pozisyonları ve örgütlenme biçimlerini kapsayan Yahudilik, bir İbrani felsefi görüşü olmakla birlikte aynı zamanda bir dünya görüşüdür. Torah, Tanah'ın bir parçasıdır ve Midraş ile Talmud gibi ikincil metinlerle birlikte temsil edilen tamamlayıcı bir sözlü geleneğin parçasıdır. Dünya çapındaki toplam 14 ila 15 milyon takipçisi ile Yahudilik, en büyük onuncu dindir.

<span class="mw-page-title-main">Kur'an</span> İslamın temel dinî metni

Kur'an veya yaygın kullanılan adıyla Kur'an-ı Kerim, Müslüman inancına göre, yaklaşık 23 yıllık bir süreçte ayetleri Allah tarafından Cebrâil adındaki melek aracılığıyla Muhammed'e parça parça vahiyler hâlinde indirilen bir kutsal kitaptır. İslam inancına göre Kur'an, Muhammed'in gerçek bir peygamber olduğunu kanıtlayan en önemli ve en büyük mucizedir. Müslümanlar, namaz başta olmak üzere belli başlı ibadetlerinde Kur'an'dan çeşitli bölümler okurlar.

<span class="mw-page-title-main">Kariye Camii</span> İstanbulda camiye çevrilen bir Rum Ortodoks kilisesi

Kariye Camii veya eskiden Azize Kurtarıcı Hora Kilisesi, İstanbul'un Fatih ilçesinin Edirnekapı semtinde camiye çevrilmiş bir Rum Ortodoks kilisesi ve müze.

<span class="mw-page-title-main">Şeriat</span> İslamî hukuk

Şeriat, Kur'an âyetleri ile Muhammed'in söz ve fiillerinden oluşan naslardan alimler sınıfının (Fukaha) çıkarımları (istinbat) ile oluşturulan dinî kanunlar toplamıdır. İslam'da ibadetler, muameleler ve cezalarla ilgili tüm kavram ve kuralları kapsar. Tarihsel seyir içerisinde kanun ve kuralların teorik (usul) ve pratik uygulama (füru/fetva) çalışmaları ile ilgilenen ve isimleri öne çıkan kişiler adına belirli toplum ve devlet yönetimlerinin de tercihlerini yansıtan fıkıh mezhepleri ortaya çıkmış, ancak şeriat hiçbir zaman tek başına geçerli bir hukuk sistemi olmamış, Ömer veya Emevilerden itibaren "örfi hukuk" ile birlikte kullanılmıştır. Şeriat’ın "insanlar arası ilişkiler bölümü” 1850’lerden itibaren “İslam hukuku” olarak yeni bir isimle sunulmaya başlanır. İslam hukukunda yer yer modern hukukla benzer argümanlar kullanılmasına rağmen aralarında bir takım temel farklar vardır. İslam'da hukuki argümantasyon olarak -insanların birbirlerinin maddi ve manevi alanlarına girmelerini yasaklayan- hak ve -üst makamın alt grup insanlara dengeli davranmasını içeren- adalet kavramları ön plana çıkarılır. Buna göre amirler emirleri altında bulunan insanların gözetimi ve onlara karşı adaletli olmakla, yönetilenler ise onlara itaatle yükümlüdürler. Adaletten sapan amire itaat edilip edilmeyeceği tartışmalıdır. Ayrıca bu anlayışta insanlar Allah'ın kulları (İbadullah) olmakta, şeriat onlara karşı adaletli davranmayı gerektirse bile eşit davranmayı gerektirmemektedir. Şeriat ile modern hukuk arasındaki farklardan belki de en önemlisi, insanların eşit ve özgür bireyler oldukları temelinde geliştirilen modern hukuktaki insan hakları kavramına karşılık, şeriat anlayışında bireysel özgürlük kavramı bulunmamasıdır. Dinî edebiyat ve söylemlerde sıkça kullanılan özgür irade kavramı günlük yaşam tarzını seçebilmesinde değil, kader karşısında insanın uhrevi sorumluluğu bağlamındaki felsefi tartışmalarda görülür. Kur'an'da 30 ayette tekrarlanan ve İslamcılığın temel motivasyonlarından birisi olan “şeriatta kötü olarak tanımlanan durumlar için güç kullanımı kişilerin ev, elbise, beden ve ibadet–inanç gibi özel alanlarına girmeyi gerektirse bile bu kişilerin (kul) hakkına tecavüz olarak değerlendirilmez.

<span class="mw-page-title-main">Sabatay Sevi</span> 17. yüzyılda Müslüman olmaya zorlanmış Yahudi din adamı ve tarikat lideri

Sabatay Sevi, Yahudi din adamı ve tarikat lideriydi.

<span class="mw-page-title-main">Gotama Buda</span> Budizmin kurucusu olan dinî öğretmen

Sidarta Gotama, yaygın olarak Buda olarak bilinir, MÖ 6 veya 5. yüzyılda Hindistan'da yaşadığı tahmin edilen ve Budizm'in kurucusu olduğu düşünülen din adamı. "Buda" bir lakap olup kendisine ölümünden yüzyıllar sonra atfedilmiştir. Sanskritçede "uyanmış kişi" anlamına gelen Buda, peşine düştüğü yaşam ve ölümün ardındaki gerçeğin arayışı sonucu Sidarta Gotama'da oluşan ruhani aydınlanmayı anlatmak için kullanılan bir ünvandır.

Safevi Tarikatı, Safiyüddin Erdebilî tarafından Erdebil kentinde kurulmuş bir sufi tarikattır. Erdebil, Hazar Denizi’nin güney batı kıyısında, günümüzde İran’ın kuzey batı bölgesinde yer alan bir kenttir.

<span class="mw-page-title-main">Hoşea</span>

İbranice İncil'de Hoşea, aynı zamanda Oşe olarak da bilinir, Beeri'nin oğlu, İsrail'de MÖ 8. yüzyılda yaşamış bir peygamberdi ve Hoşea Kitabı'nın baş yazarıydı. İkinci Tapınak döneminde Nevi'im'in son kitabını oluşturan toplu yazıları Yahudi Tanah'ta toplanıp tek bir kitapta toplanan, ancak Hristiyanlıkta Eski Ahit olarak incelenen On İki Küçük Peygamber'in ilkidir. Hoşea genellikle bir "kıyamet peygamberi" olarak görülüyor, ancak onun yıkım mesajının altında bir restorasyon vaadi vardı. Talmud onun neslinin en büyük peygamberi olduğunu iddia eder. Hoşea'nın hizmet süresi yaklaşık altmış yıla kadar uzanıyordu ve o, kendi zamanında İsrail'in yazılı kehanet bırakan tek peygamberiydi.

<span class="mw-page-title-main">İoannis Hrisostomos</span> önemli erken dönem kilise babası

İoannis Hrisostomos veya Altınağızlı Yuhanna, Konstantinopolis Başepiskoposu olarak görev yapmış önemli bir Kilise Babası'ydı. Vaazlarıyla ve halka açık konuşmalarıyla, iktidarın ve din adamlarının otoritelerini kötüye kullanımını kınadığı tutumuyla, Altınağızlı Yuhanna'nın İlâhî Âyin Metni ve asketik (çileci) duyarlılıkları ile tanınır. Yunanca khrisostomos (Χρυσόστομος) unvanı "altın-ağızlı" anlamına gelir ve ünlü hitabet yeteneğini belirtir. Batı kiliselerinde John Chrysostom olarak anılır. Altınağızlı Yuhanna, Erken Hristiyanlık döneminde en üretken yazarlardan biriydi, ancak hem İskenderiyeli Origenes hem de Hippo'lu Augustinus onu geçmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Helena (imparatoriçe)</span> Roma imparatoru 1. Konstantinin annesi

Azize Helena Azize Helen, Helena Augusta ya da Konstantinopolisli Helena Roma İmparatoru Konstantius Chlorus'un eşi ve I. Konstantin'in annesi. Gerçek Haç'ın kutsal emanetlerini bulduğuna inanılır.

<span class="mw-page-title-main">I. Fotios</span>

I. Fotios, ayrıca Photius ya da Photios olarak da okunur, 858'den 867'e ve 877'den 886'ya kadar Konstantinopolis Patriği.

<span class="mw-page-title-main">Theofano (VI. Leon'un eşi)</span> Bizans İmparatoriçesi

Theofano Martiniake Bizans İmparatoru VI. Leon'nin ilk karısı.

<span class="mw-page-title-main">I. Athanasios (İskenderiye piskoposu)</span>

İskenderiyeli Athanasios, 4. yüzyılda yaşamış önemli ilahiyatçı, İskenderiye Piskoposu, Kilise Babası ve azizdir. Ortodoks Hristiyanlığın oluşumunda önemli katkıları olduğu için "ortodoksluğun babası" olarak da adlandırılır. Hristiyan teolojisi üzerinde önemli bir etki bırakmış ve Hristiyan doktrininin şekillenmesinde katkı sağlamıştır. Kıpti Kilisesi tarafından İskenderiye'nin 20. Papası kabul edilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Dimitrios (aziz)</span> Hristiyan şehit

Selanikli Aziz Dimitrios (Yunanca: Ἅγιος Δημήτριος τῆς Θεσσαλονίκης) milattan sonra 4. yüzyıl başlarında yaşamış bir Hristiyan şehidi ve azizidir.

<span class="mw-page-title-main">Bizans ikonoklazmı</span> Bizans İmparatorluğunda ikonaların tahrip edildiği ve ikonalarla ilişkili her türlü dinî pratiğin yasaklandığı dönem

Bizans ikonoklazmı, Bizans İmparatorluğu'nda ikonaların tahrip edildiği ve ikonalarla ilişkili her türlü dinî pratiğin yasaklandığı dönemdir. Grekçe bir terim olan ikonoklazm, "tasvir kırıcılık" anlamına gelmekle beraber kültürel değer taşıyan çeşitli maddi ögelerin siyasi ya da dinî sebeplerle bilinçli olarak imha edilmesini tanımlamaktadır. Bu düşünceye sahip olan insanlara ikonoklast, karşıtlarına ise ikonolatrai denmekteydi. İki farklı dönem hâlinde cereyan eden Bizans ikonoklazmının ilk devresi III. Leon'un 726 yılında Halki Kapısı üzerinde bulunan İsa heykelini indirmesi ile başlayıp 787'de İkinci İznik Konsili'nin ikonoklazmı lanetlemesi ile son bulurken ikinci devre ise 814'te V. Leon tarafından yine Halki İsası'nın yerinden indirilmesi ile başlayarak 843'te yine bir konsilin ikonoklazm karşıtı kararları ile sonlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Grigorios Dekapolitis</span>

Aziz Grigorios Dekapolitis mucizeleri ve Bizans dünyasındaki gezileri ile dikkat çeken, 9. yüzyıl Bizans keşişi. O, "Yeni Mucize-İşçi" olarak bilinir ve Doğu Ortodoks Kilisesi'ndeki yortu günü 20 Kasım'da gerçekleşir.

<span class="mw-page-title-main">Dalalet</span> Dini inançlarla çelişen herhangi bir inanç ve teori

Dalalet veya sapkınlık, yerleşik inanç veya geleneklerle, özellikle de bir kilise veya dini örgütün kabul edilen inançlarıyla güçlü bir şekilde çelişen herhangi bir inanç veya teoridir. Terim genellikle önemli dini öğretilerin ihlaline atıfta bulunmak için kullanılır, ancak genel kabul gören herhangi bir fikre şiddetle karşı çıkan görüşler için de kullanılır. Sapkın, bu görüşün savunucusudur.

<span class="mw-page-title-main">Tanrı'nın Barışı ve Ateşkesi</span>

Tanrı'nın Barışı ve Ateşkesi, Orta Çağ'da Katolik Kilisesi tarafından yönetilen bir hareketti ve tarihteki en etkili toplu barış hareketlerinden biriydi. Hem Pax Dei'nin hem de Treuga Dei'nin amacı, eski Karolenj İmparatorluğu'nun batı yarısında manevi yaptırım tehdidini kullanarak kan davasının şiddetini sınırlamaktı. Bu hareket aynı zamanda halkın katılımıyla da güçlendi. Pek çok halk, kıtlıklara, şiddete ve etraflarındaki sosyal düzenin çöküşüne bir çözüm olarak hareketi destekledi.

<span class="mw-page-title-main">Sessiz Yuhanna</span> 6. yüzyılda yaşamış aziz ve piskopos

Sessiz Yuhanna, , yetmiş altı yıl boyunca yalnız yaşadığı bilinen bir Hristiyan azizidir. Anımsamaya ve susmaya olan düşkünlüğünden dolayı kendisine bu isim verilmiştir. Aziz Yuhanna'nın yortu günü, Katolik Kilisesi'nin Genel Roma Takvimi'nde 13 Mayıs, Doğu Ortodoks ve Doğu Katolik Kiliselerinde ise 3 Aralık'tır.

<span class="mw-page-title-main">Haralambos</span>

Aziz Haralambos Ege bölgesinde Aydın ili topraklarında antik bir şehir olan Menderes Magnesiası'nda, aynı adı taşıyan piskoposlukta bulunan erken dönem Hristiyan rahibidir. Grekçe: Χαράλαμπος olan ismi Yunancada sevinçle parlayan anlamına gelir. Roma İmparatoru Septimius Severus (193-211) döneminde Magnesia Prokonsülü Lucian zamanında yaşadı. Bir kaynağa göre, 202 yılında şehit edildiğinde Haralambos 113 yaşındaydı.