İçeriğe atla

Aziz Georgij Kilisesi (Staro Nagoričane)

Koordinatlar: 42°11′54″K 21°49′43″D / 42.19833°K 21.82861°D / 42.19833; 21.82861
Aziz Georgios Kilisesi
Harita
Temel bilgiler
KonumStaro Nagoričane, Kumanova, Kuzey Makedonya
Koordinatlar42°11′54″K 21°49′43″D / 42.19833°K 21.82861°D / 42.19833; 21.82861
İnançHristiyanlık
MezhepMakedon Ortodoksluğu
DurumKapalı
Mimari
Mimari türBizans mimarisi
Mimari biçimOrta Çağ Sırbistan mimarisi
Özellikler
Kubbe sayısı5
MalzemelerKireç taşı, tuğla

Aziz Georgij Kilisesi (MakedoncaЦрква „Св. Великомаченик Георгиј“, Crkva "Sv. Velikomačenik Georgij, SırpçaЦрква Светог Ђорђа, Crkva Svetog Đorđa), Kuzey Makedonya'ndeki Kumanova'nın Staro Nagoričane köyünde bulunan bir Makedon Ortodoks kilisesidir.[1]

Daha önce muhtemelen 11. yüzyılda Bizans döneminde inşa edilen, sonraları II. Stefan Uroš Milutin yönetimindeki Sırp hâkimiyetinde restore edilen ve renkli fresklerle süslenen kilisenin inşa tarihi 1312-1313 olarak kabul edilmektedir. Sahip olduğu beş kubbesi ile Paleologos dönemi dinî mimarisinin bir temsilcisi olan kilisenin fresk düzenlemeleri yine bu dönemin meşhur ressamları Michael Astrapas ve Eutychios tarafından tamamlanmıştır. Kilisenin resim programında İsa'nın yaşamı ve mucizeleri, Yorgi'nin hayatı ve çektiği işkenceler, Meryem'in ölümü gibi sahnelerin yanı sıra apokrif kabul edilen birçok metnin kaynaklık ettiği konuların öyküsel biçimde tasvir edildiği freskler bulunmaktadır. Tüm bu özellikleri ile kilise hem mimari açıdan hem de freskleri açısından Paleologos Rönesansı içinde değerlendirilir.

Bani

Batı girişinin üzerinde bulunan bir yazıt kiliseyi II. Stefan Uroš Milutin'e atfeder.[2] Bu bilgi aynı şekilde başpiskopos ve hükümdarın en önemli inşa faaliyetlerini listeleyen biyograf II. Danilo tarafından da onaylanır.[3] Kilise banisinin freski kuzey duvarında, kilisenin koruyucu azizi Yorgi ile birlikte tasvir edilir. Burada kullanılan ikonografi sembolik bir biçimde karşılıklı hediyelerin verilmesi şeklindedir. Kral Milutin Yorgi'ye kilisenin bir modelini uzatırken, Yorgi de Milutin'e yazıtta aktarılan askerî başarılarını takdir edercesine bir kılıç uzatmaktadır. Yazıtta aktarılan bilgiler esas olarak Milutin'in Türklere karşı kazandığı zaferle yakından ilgilidir. Böylece kilisenin inşa tarihi 1312-1313 yılı olarak kabul edilebilir.[4]

Mimari

Yunan haçı planlı ve narteksli bir kilise olan Aziz Georgij Kilisesi'nin beması taştan yapılmış bir ikonostasis ile naostan ayrılır. Bemaya kuzeyde prothesis, güneyde ise diakonikon eşlik eder. Tonozların uygulanışı sayesinde kilisenin iç alanında bir haç formu ortaya çıkar, ancak bu formdaki haçın kuzey ve güney kolları orantısız bir biçimde kısa kalmıştır. Naos'un üzerinde pandantifler ile birlikte kubbeye geçişi sağlayan sekizgen bir kasnak bulunur. Keza kilisenin dört köşesi dört adet küçük kubbeye daha sahiptir. Ancak bu kubbeler kullanım amacından ziyade, dekoratif kaygılarla yapıya eklenmiş ögelerdir. Batı yönünde bulunan narteksten günümüzde sadece yapı kalıntıları kalmıştır. Kilise muhtemelen eski bir manastıra aitti ve narteks yer sıkıntısından dolayı kiliseye eklenmişti. Bugün yalnızca kalıntıları görülebilen bu narteks dışında kilise içinde bir başka narteks daha bulunur. Bu narteks gerek daha alçak kemerler ile bağlanan iki sütunu gerekse barındırdığı farklı konulu freskleri ile naostan ayrılır.[5]

Kilisenin güney cephesi.

Kilisenin mimari özelliklerinden birisi yaklaşık 5 metre yüksekliğinden itibaren kendini gösteren cephe süslemesidir. Burada yapının alt kısımlarında büyük kumtaşları kullanıldığı dikkat çekerken, üst kısımlara doğru harç ile bağlanan tuğla ve taşların zaman zaman yerlerini değiştirerek bir sıra halinde birbirlerini izledikleri görülür. Yapının elementlerinden biri olan tuğla aynı zamanda niş ve pencereleri vurgulamak için de kullanılmıştır. Gerek pencereler gerekse nişler tuğla işi ile çevrelenir. Bunların dışında pencereler arasında var olan bir farklılığa da dikkat çekmek gerekir. Yapının üst kısmında bulunan pencereler bir kemerin altında bulunurken, alt kısımdaki pencereler lento ile düzenlenmiştir. Tüm bunların dışında apsis de dışa doğru yarım daire biçiminde olmasına rağmen, yukarıya doğru çıktıkça beş kör pencereli bir beşgen biçimini alır. Kilisenin iki ayrı aşamadan geçtiği burada daha net bir biçimde anlaşılır. Daha önce var olan bu kilise Milutin tarafından yenilerek kullanılmıştır.[6] Yapının eski aşamasına ait olan ögeler 11. yüzyıla tarihlenir ve efsaneye göre Kayser IV. Romanos Diogenes'in hükümdarlık yıllarına denk gelmektedirler (1068–1071).[7] 11. yüzyıla ait olan bu yapının tam olarak nasıl bir yapı olduğunu değerlendirmek oldukça zor olsa da, bu yapının üç nefli bir yapı olduğu düşünülür.[8] Ancak 10 ve 12. yüzyıllar arası merkezi kubbeli ve merkezi alanlı kiliseler de oldukça yaygındı.[9] Kilisenin güneybatı köşesinde bir merdivenin kalıntıları göze çarpmaktadır. Bu merdiven kalıntılarının muhtemel olarak bir minber yahut vaaz kürsüsüne çıkıyor olabileceği düşünülmektedir. Ancak Milutin zamanında bu bölüm tuğlalarla örülmüş ve fresklerle boyanmış olduğu için kesin bir yorumda bulunmak zordur. Bunun dışında gerek güney gerekse kuzey yönlerinde pilaster izleri görebilmek mümkündür. Pilasterlerin izleri yaklaşık 4,10 metre hizasında aniden kesilmektedir. Güney yönündeki üçüncü pilaster kalıntısının yaklaşık 3,90 metre uzaklığında bir sütun kalıntısı bulunduğundan dolayı kilisenin hem kuzey hem de güney yönünde bir portikusu olduğu, ancak bu yapının günümüze ulaşmadığına inanılmaktadır. Bu yapının Milutin döneminde de kullanımda olduğu, kilisenin içindeki ktetor freskinden anlaşılabilir. Burada Milutin kilisenin ufak bir modelini, Yorgi'ye verirken tasvir edilmiştir ki resmedilen kilise modelinde yukarıda sözü geçen portikusu da görebilmek mümkündür.[10]

Yapıda merkezi kubbenin ayakları doğuda serbest payeler üzerine otururken, batıda kubbeyi batı haç kolu duvarlarına eklenen kuzey-güney doğrultusundaki dikdörtgen payeler taşımaktadır. Yapı doğuda içten ve dıştan yarım daire formu gösteren tek apsisi, kuzey-güney aksındaki simetrik portalleri ve cephelere yerleştirilen pencere açıklıkları ile sağlanan aydınlık mekân anlayışı bağlamında özgün bir karakter gösterirken, üst örtüdeki biri merkezde dördü dikdörtgen planın köşelerine yerleştirilmiş beş kubbesi, çapraz ve beşik tonoz çeşitlerinin bir arada kullanımı ile Bogorodica Ljeviska ile benzerlik gösterir.[11]

Freskler

Yorgi ve ejderha.

Kilisenin iç narteksinin batı duvarının güney kısmında bir yazıt daha bulunmaktadır. Bu yazıt 1317-1318 tarihini fresklerin tamamlandığı tarih olarak bildirmektedir. Bu tarih piskopos Nagoričaneli Benjamin'in görevde olduğu tarihe denk gelmektedir.[12] Fresklerin yapılma işlemleri kilisenin büyüklüğü göz önüne alınırsa bir yıl daha önce başlamış olabilir.[13] Resimleri yapan sanatçılar Paleologos döneminin meşhur ressamları Michael Astrapas ve Eutychios'tur. Aziz Georgij Kilisesi iki sanatçı için de sanatsal yaratımlarının doruk noktası olarak değerlendirilir. Michael Astrapas kilisede iki adet ithaf metni de bırakmıştır. Bunlardan birisi Naos'un kuzey duvarında bulunan bir savaşçı azizin kalkanında, bir diğeri ise güneybatı yönünde bulunan sütunun üzerine resmedilen azizin kıyafeti üzerine atılmış imzalardan ibarettir.[14]

Naos, kuzey duvarı ve yedi seri halinde devam eden freskler.

Freskler birbiri üzerinde yatay olarak yer alan yaklaşık 7 adet birbirinden farklı konuları işleyen seriler halinde düzenlenmiştir ve tonozlara kadar (yaklaşık 9 metre) devam etmektedirler. Ancak 7'li düzenleme sadece Naos ve Bema'nın belli bir kesimi için geçerlidir. En altta bulunan seride geometrik figürler kullanılmıştır. İkinci seride ise şehit, asker, keşiş, havari ve hatta yerel çilecilerden oluşan figürler yer alır.[15] İç nartekste tasvir edilen bazı isimler; Pachomios ve Kudüslü Yuhanna ya da Şamlı Yuhanna olarak sayılabilir. Bu serinin üzerinde yer alan 3. seride ise kiliseye adını veren Aziz Yorgi'nin hayatında kesitler yer alır. Bu tasvirlerde dikkati çeken nokta Yorgi'nin ölümü öncesi çekmek zorunda kaldığı işkenceler üzerinedir. Ancak onun hayatıyla alakalı belki de en meşhur sahnelerden biri olan Ejderha'nın yakalanması ve Prensesin kurtarılması sahnesi de kilisede kendine yer bulmuştur. Dördüncü seride İsa'nın çektiği eziyet ve çileleri anlatan İsa'nın Tutkusu sahneleri yer alır. Bu sahnelerin üzerinde yine onun dirilişi ve bazı mucizelerini gösteren beşinci ve altıncı seri takip eder.[16] Son seri ise ortodoks kilisesinin 12 bayramına (Örneğin Vaftiz, Kudüse giriş, İsa'nın doğumu vs.) ayrılmıştır. Apsis'te Naos'un aksine 6 seri bulunur. İlk seri yine geometrik süslemeler barındırır. İkinci seri kilise babaları, üçüncü seri piskopos büstleri, dördüncü seri efkaristiya ayini, beşinci seri yine piskopos büstleri barındırır. Altıncı seri ise oldukça büyük resmedilmiş tahtta oturan, Cebrail ve Mikâil tarafından çevrelenmiş, kucağında İsa'yı taşıyan Meryem figürü ile doldurulur. Prothesis'in duvarları birçok apokrif sahne ile doludur. Bu sahneler çoğunlukla Meryem'in hayatıyla ilgilidirler. Diakonikon'da ise ilginç bir biçimde Nikolaus'un apokrif anlatılarının fresk olarak tasvir edildiği görülür. Kilisenin iç narteksini Menologion adı verilen, azizlerin ve kilisevi bayram tarihlerinin resmedildiği bir çeşit resimli takvim süsler. Batı'da bulunan kapının üzerinde ise yine büyükçe resmedilmiş bir Meryem'in ölümü sahnesi yer alır.[17]

Fresklerin stili 13. yüzyılda varlığından söz edilebilecek Paleologos Rönesansı'dır.[18][19] Burada antik biçimlerin ikonografik yeniliklerle canlanması ve yeniden ele alınması söz konusudur. Paleologos Rönesansı'nın en önemli özelliklerinden birisi renk kullanımının artışıdır. Kırmızı gibi sıcak renkler daha sık kullanılmaya başlanırken, beyaz renk özellikle kıyafetlerin boyutluluğunu aktarması açısından özenle kullanılır. Paleologos Rönesansı'nın bir diğer özelliği öyküsel içeriklerin daha yaygın olarak kullanılmasıdır. Bunun sonucu olarak, Aziz Georgij Kilisesinde olduğu gibi çeşitli serilerden oluşan anlatımlarla karşılaşmak mümkündür ve bu anlatımlar artık sadece İsa'nın yaşamı ile sınırlı değildir. Öyküsel elementlerin artması yer problemini de beraberinde getirdiği için figürler genel olarak daha küçük resmedilmeye başlanmıştır. Bu durum ve buna ek olarak kiliselerin iyi aydınlatılmamış olması nedeniyle tasvirler güçlü renklerle boyanmış ve tasvirlere ifade zenginliği kazandırmıştır. Bu stilde yapılan diğer freskler özellikle Milutin tarafından inşa ettirilen kiliselerde görülebilir.[20]

Yapının durumu

Duvarların üst kısmında, özellikle kubbede fresklerin kaybolmaya başladıkları gözlenebilmektedir. Bilhassa kubbenin kuzeybatı yönünde bulunan freskler geriye getirilemez bir biçimde kaybolmuş durumdadır. 2011 yılının sonbaharında ana kubbede yapılan nem ölçümü, nem değerinin fresklere ciddi bir biçimde zarar verdiğini ortaya koymuştur. Avrupa Birliği tarafından desteklenen ancak bu zamana kadar yalnızca kağıt üzerinde kalan yapıyı koruma projesi, 2013 yılının yazında kararlaştırılmıştır.[21] 2016 yılının Nisan ayında Göttingen Üniversitesi öğrencileri tarafından hazırlanan "Macedonian Frescos 360 (Masco)" adlı bir proje kaybolmaya yüz tutmuş olan bu freskleri geri getirme, kayıt altına alma ve restore ettirme adına kiliseyi 360 derece panoramalar ile kayıt altına almaktadır. Bu sayede kilise ile ilgilenenler sanal olarak kiliseyi ziyaret edebilecek, fresklerin durumunu kontrol edebileceklerdir. Projenin hedeflediği bir diğer amaç yapılan panoramalar vesilesiyle kilisenin restorasyonunu sağlamaktır.[22][23]

Galeri

Ayrıca bakınız

Kaynakça

Özel
  1. ^ Dimevski, Slavko (1989). Istorija na Makedonskata pravoslavna crkva. Makedonska knига. 
  2. ^ Bošković 1930, s. 195.
  3. ^ Svetozar Radojcić: Die Reden des Johannes Damaskenos und die Koimesis-Fresken in den Kirchen des Königs Milutin. In: Jahrbuch der Österreichischen Byzantinistik. Nr. 22, 1973, S. 301.
  4. ^ Dimitrova 2014, s. 83-84, 92.
  5. ^ Bošković 1930, s. 203-206.
  6. ^ Bošković 1930, s. 195–196,203.
  7. ^ Korunovski & Dimitrova 2006, s. 111.
  8. ^ Bošković 1930, s. 202.
  9. ^ Vojislav Korać, Marica Šuput: Byzanz. Architektur und Ornamentik. Düsseldorf 2000, S. 131
  10. ^ Bošković 1930, s. 196–198.
  11. ^ Su Sultan Akülker, Makedon Okulu /Ekolü (13.-14.yy.), Sanatta kimlik ve etkileşim sempozyum bildirileri, MSGSÜ, 2010
  12. ^ Dimitrova 2014, s. 84.
  13. ^ Branislav Todić: Serbian Medieval Painting. The Age of King Milutin. Belgrad 1999, S. 320.
  14. ^ Dimitrova 2014, s. 82, 86-87.
  15. ^ Korunovski & Dimitrova 2006, s. 166.
  16. ^ A. Serafimova, Mediaeval painting in Macedonia. 9th - 18th centuries (Skopje 2000) 63 ve devamı.
  17. ^ Dimitrova 2014, s. 82, 99.
  18. ^ Nikolovski, Antonie; Ḱornakov, Dimitar; Balabanov, Kosta (1971). Spomenici na kulturata vo SR Makedonija. Misla. 
  19. ^ Korunovski & Dimitrova 2006, s. 161.
  20. ^ Dušan Tasić: Byzantine Painting in Serbia and Macedonia. Beograd 1967, S. XXI-XXII.
  21. ^ Pance Velkov: The Concept of Authenticity in Byzantine Churches - The Case of Republic of Macedonia. In: Niš and Byzantium. Eleventh Symposium. Nr. 11, 2013, S. 491-492.
  22. ^ "Macedonian Frescos 360 (Masco)" (Almanca). uni-goettingen.de. Nisan 2016. 28 Temmuz 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Nisan 2017. 
  23. ^ S. C. Kutsal – T. Ziegler, "Macedonian Frescos 360". An approach to investigate the connection between image and space and their meaning in churches, AXIOS Student journal for Archaeology and History of Art 1, 2016, 209–225.
Genel
  • Bošković, M. Georges (1930). "Deux Églises de Milutin. Staro Nagoričino et Gračanica". L'Art Byzantin chez les Slaves. Les Balkans. Paris. 
  • Dimitrova, Elizabeta (2014). "The Church of St. George at Staro Nagorichino". Seven medieval churches in the republic of Macedonia. Üsküp. 
  • Korunovski, Sašo; Dimitrova, Elizabeta (2006). Macédoine Byzantine. Histoire de l'art macédonien du IXe au XIVe siècle. Collection "Art et civilisations". Paris: Thalia Edition. ISBN 978-2352780007. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Kariye Camii</span> İstanbulda camiye çevrilen bir Rum Ortodoks kilisesi

Kariye Camii veya eskiden Azize Kurtarıcı Hora Kilisesi, İstanbul'un Fatih ilçesinin Edirnekapı semtinde camiye çevrilmiş bir Rum Ortodoks kilisesi ve müze.

<span class="mw-page-title-main">Fenari İsa Camii</span> İstanbul Fatihte bir cami

Fenari İsa Camii, Molla Fenari Camii ya da eski adıyla Lips Manastırı Kilisesi, İstanbul'da, eskiden Ortodoks kilisesi olarak kullanılırken Türklerin şehri ele geçirmesi ile birlikte camiye çevrilen bir ibadethanedir.

<span class="mw-page-title-main">Aya Triada Rum Ortodoks Kilisesi (Beyoğlu)</span> İstanbul, Beyoğlunda bulunan kilise

Aya Triada İstanbul, Beyoğlu'nda bulunan Rum Ortodoks kilisesidir. Taksim Meydanı'nın güneybatısında; Meşelik Sokağı, İstiklal Caddesi ve Sıraselviler Caddesi'nin kesişiminde bulunan kilise, İstanbul'daki en büyük Rum Ortodoks mabetlerinden biridir. Halen Rum cemaati tarafından aktif olarak kullanılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Marko Manastırı</span> Makedonyada bir manastır.

Marko Manastırı, Kuzey Makedonya'da, Üsküp'ün güneybatısında, şehre yaklaşık 18 km uzaklıktaki Markova Sušica köyünde bulunan manastırdır. Manastırın inşasına Sırp Kral Vukašin önderliğinde 1345 yılında başlanmış olsa da, içindeki freskler dönemde yaşanan Osmanlı akınları ve iç karışıklıklar nedeniyle oğlu Prens Marko tarafından yaklaşık 30 yıl sonra tamamlanabilmiştir. Manastırın Katholikon'u Aziz Dimitrios kilisesidir ve bu kilise manastır kompleksinin merkezini oluştur.

<span class="mw-page-title-main">Vardar mimari okulu</span>

Vardar mimari okulu, kısaca "Makedon okulu" ya da "Vardar stili" olarak da bilinir.

<span class="mw-page-title-main">Aziz Panteleimon Kilisesi (Nerezi)</span>

Aziz Panteleimon Kilisesi Makedonya Üsküp yakınlarında bulunan 12. yüzyıla ait bir Bizans kilisesidir. Hristiyan azizlerinden Panteleimon'a adanan kilise, Komnenos Hanedanı döneminde inşa edilen yunan haçı planlı kiliselere iyi bir örnek teşkil etmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Lesnovo Manastırı</span> Makedonyada bir manastır

Lesnova Manastırı ya da resmi adıyla Başmelek Mikail ve Lesnova'lı keşiş aziz Gabriel manastırı Orta Çağ Makedonya'sının en önemli anıtlarından biridir. günümüze ulaşan yapı bir 14. yüzyıl bir Sırp soylusu olan Jovan Oliver tarafından yaptırılmıştır. Manastırın katholikonu genel olarak iyi korunmuş freskleri ile ünlüdür ve bugün hala Makedon Ortodoks Kilisesi'ne bağlı olarak aktifliğini sürdürmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Aziz Giorgi Kilisesi (Kurbinovo)</span>

Aziz Giorgi Kilisesi Makedonya'da Kurbinovo mercinde Prespa Gölü kenarında, Baba Dağı'nın eteklerinde bulunan bir Bizans kilisesidir. Kazıların gösterdiğine göre kilise 12. yüzyılda bir yerleşim alanı içinde bulunmaktaydı. Ancak bu yerleşim 18. yüzyılda terkedilmiş, halk günümüzde Kurbinovo olarak bilinen, kiliseden yaklaşık 2 km uzaklıkta bulunan köye yerleşmiştir. Kilise 303 yılında Nikomedia'da öldürülen Yorgi'ye adanmıştır. 19. yüzyılda çeşitli restorasyonlar geçiren kiliseye 20. yüzyılın başlarında ahşap bir tavan ve sundurma eklenmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Yeni Aziz Apollinare Bazilikası</span> Geç antik çağda bir bazilika

Yeni Aziz Apollinare Bazilikası (Sant’Apollinare Nuovo), 35 metre uzunluğunda ve 21 metre genişliğinde, Teoderik tarafından 500lü yıllarda inşa ettirilen bir geç antik çağ bazilikasıdır. Yapıyı ilginç kılan özelliklerinden birisi Konstantinopolis'ten getirilen Prokonnesos mermeri yapımı olan sütunları ve yapı içerisindeki eşşiz mozaiklerdir.

Michael Astrapas ve Eutychios en parlak dönemlerini 1294 1317 tarihleri arasında yaşayan Selanikli kilise ve ikon ressamlarıdır. Sırp imparatoru Stefan Milutin döneminde Makedonya'ya davet edilmiş ve kiliseleri fresklerle süslemeleri görevi verilmiştir. Ressamların çalıştığı kiliselerden bazıları şunlardır;

<span class="mw-page-title-main">Kintsvisi Manastırı</span>

Kintsvisi Manastırı Doğu Gürcistan'ın Şida Kartli bölgesindeki Kareli şehrine 10 kilometre uzaklıkta, Dzama vadisindeki yüksek bir dağın ormanlık yamacında konumlanmış bir Gürcü Ortodoks manastırıdır.

<span class="mw-page-title-main">İprari Kilisesi</span>

İprari Başmelekler Kilisesi veya yerel olarak bilindiği adıyla Tarngzel, Gürcistan'ın Samegrelo-Zemo Svaneti bölgesindeki Mestia Belediyesine bağlı İprari köyünde bulunan bir 11. yüzyıl kilisesidir. Köy, tarihi ve kültürel yayla bölgesi Svaneti'nin parçasıdır. Mimari olarak sıradan bir salon kilisesi olan İprari, Orta Çağ Gürcü anıtsal sanatının en önemli eserlerinden biri olan ve 1096'da Tevdore tarafından boyanmış bir dizi freski içermektedir. Kilise, Gürcistan'ın Ulusal Öneme Sahip Taşınmaz Kültür Anıtları listesine eklenmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Lagurka</span>

Kala Aziz Cyricus ve Julitta Kilisesi, ayrıca yerel olarak bilindiği adıyla Lagurka (ლაგურკა), Gürcistan'ın Samegrelo-Zemo Svaneti bölgesindeki Mestia Belediyesinde konumlanmış bir Orta Çağ kilisesidir. Kilisenin bulunduğu alan, Lagurka'nın başlıca Hristiyan tapınağı olarak kabul edildiği tarihi, kültürel ve dağlık Yukarı Svaneti bölgesinin bir parçasıdır. Lagurka adı, "Cyricus" adının Svancasından türemiştir. Orta Çağ anıtsal Gürcü sanatının tepe noktalarından olan yapı, 1111-1112'de Tevdore tarafından boyanmış fresklerle bezenmiş bir salon kilisesidir. Kilise, Gürcistan'ın Ulusal Öneme Sahip Taşınmaz Kültür Anıtları listesine eklenmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Nakipari Kilisesi</span>

Nakipari Aziz Yorgi Kilisesi, ayrıca yerel olarak bilindiği adıyla Cgrag (ჯგრაგ), Gürcistan'ın Samegrelo-Zemo Svaneti bölgesindeki Mestia Belediyesinde konumlanmış bir Orta Çağ kilisesidir. Bölge, tarihi ve kültürel, dağlık Yukarı Svaneti bölgesinin parçasıdır. Cgrag adı, Svancada "Yorgi" anlamına gelen bir kelimeden türemiştir. Yapı, 1130'da Tevdore tarafından boyanmış fresklerle bezenmiş bir salon kilisesidir. Kilise, Gürcistan'ın Ulusal Öneme Sahip Taşınmaz Kültür Anıtları listesine eklenmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Aziz Efimianos Kilisesi</span>

Aziz Efimianos Kilisesi ya da Agios Efimianos Kilisesi Kıbrıs adasında Akdoğan, Mağusa kasabasının 2 kilometre güneybatısında bulunan bir Bizans kilisesidir..

<span class="mw-page-title-main">Panagia Vlaherna Meryem Ana Ayazması</span>

Panagia Vlaherna Meryem Ana Ayazması, İstanbul Fatih'te bulunan bir Bizans kilisesi ve ayazmasıdır.

<span class="mw-page-title-main">Alikambos</span> Giritte bir köy

Alikambos, Girit'te Apokoron'daki belediyesi bölgesinde bir köy. Alikambos'un yerel topluluğundaki tek yerleşim yeridir. 2011 nüfus sayımına göre 198 sakini vardır. Köy, Beyaz Dağların kuzey eteğinde, 310 metre yükseklikte, Hanya'ya 40 kilometre uzaklıkta, Sfakya yolu üzerinde yer almaktadır.

Kiriakoselia Girit'teki Hanya bölgesel biriminde, Apokoron belediyesinde bir köy. 2011 nüfus sayımına göre 32 sakini bulunan köy Hanya'ya 31 km uzaklıktadır ve deniz seviyesinden 360 m yükseklikte kurulmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Panagia tou Mutulla</span>

Panagia tou Mutulla Kilisesi (çev.'Mutulla'lı Kutsal Meryem Kilisesi', Kıbrıs'ta, Lefkoşa'daki Marathasa vadisinde, Trodos sıradağlarının merkezindeki Mutulla köyünde bulunan dört yüzlü tek nefli bir Bizans kilisesidir. Kilise, 1985'ten beri UNESCO Dünya Mirası alanı "Troodos Bölgesindeki Duvar Kiliseleri"nin bir parçasıdır. Panagia tou Mutulla Kilisesi'ndeki freskler, Kıbrıs'ta yer alan freskler arasında günümüze ulaşan 13. yüzyıl eserlerinden tek kesin tarihli eseridir.

<span class="mw-page-title-main">Aziz Nicetas Kilisesi, Banjane</span>

Aziz Nicetas Kilisesi, Banjane köyünde, Čučer-Sandevo ve Gornjane köylerinin ortasında bulunan bir Orta Çağ Doğu Ortodoks kilisesidir. bu nedenle Čučer'de sıklıkla Aziz Nicetas olarak da anılmaktadır. Kilise ve tüm köyler Kuzey Makedonya'nın Čučer-Sandevo belediyesinin bir parçasıdır. Kilise günümüzde Ohri Başpiskoposluğunun Üsküp piskoposluğuna aittir.