İçeriğe atla

Azerbaycan göçebe hayatı

Geleneksel Azerbaycan yurt (çadır)

Azerbaycan göçebe yaşamı - tarihsel ve modern zamanlarda Azerbaycan'ın kültürel ortamında göçebe (tarakama) veya yarı göçebe (elat) yaşam tarzı yaşayan insanların veya toplulukların tarihi, kültürü ve geleneklerini açıklar. Azerbaycan'da elitlerin kullandığı geçici yerleşim yerleri arasında köy, festival, ahır, yatak, ev, yurt, kamp, kış kampı, kulübe, in, çayır vb. yerler almaktadır. Yaz mevsiminde kullanılan evler alaçık, koma, deya, mukhuru, karakeche, dünnuğlu evi, kolux, magardaya vb.'dir.

2023 yılında Kınalıkların kültürel ortamı ve Azerbaycan'daki göç yolu Dünya Mirası unvanını almıştır.

Fiziki ve beşeri coğrafya

Yaylalar ve ovalar

Guba bölgesinde bir çayırda koyun sürüsü

Türkçe konuşulan diğer bölgelerde olduğu gibi Azerbaycan'da da göçebe hayvancılık için kullanılan yaylaklara mera denir. Bu meraların çoğu deniz seviyesinden ortalama 2800 metre yükseklikte bulunmaktadır. Koyunların otlatıldığı antik çayırlar, Büyük ve Küçük Kafkas dağlarının alpin ve subalpin çayırlarında bulunan çayırlar olarak kabul edilmekteydi.[1] Mera sığırcılığı olarak bilinen meslek, Transkafkasya'da, özellikle modern Azerbaycan'da, İlk Tunç Çağı'nda ortaya çıkmış ve genel olarak M.Ö. 1. binyılın başlarında şekillenmiştir.[2]

Mera sığırcılığı ağırlıklı olarak dağlık bölgelerde mera sahibi olan nüfus tarafından gerçekleştirilmekteydi. Bu, mevsimlik yaşam için ve çiftlik hayvanlarını komşu kabilelerin ani saldırılarından korumak için inşa edilen devasa, güçlü taş yapılardan anlaşılmaktadır. MÖ 2. binyılda Küçük Kafkasya'nın Haçbulag, Kelbecer, Gadabey, Laçin, Batabat bozkırları ile Ordubad dağlarında hayvancılıkla uğraşan insanlara ait benzer yapılara rastlamak mümkündür.[3] Azerbaycan'da 20. yüzyılın 80'li yıllarına kadar çayırlar yaygın olarak kullanılmaya devam etmiştir.[1]

Arkeolojik verileri Azerbaycan etnografyasıyla karşılaştırarak eski çağlarda bozkırlara geçiş ve bozkırda yaşama biçimi hakkında fikir vermek mümkündür. Böylece nüfus eşyalarını arabalara doldurarak sürüyle birlikte hareket etmiştir. Tekerlekli yolun patikaya dönüştüğü yerlerde eşyalar yük hayvanlarına yüklenerek devam edilmiştir. Tarihçi Teymur Bunyatov'a göre yaylaya bu tür hareketler Tunç Çağı'nda da mevcuttur.[2]

Türklerin Azerbaycan'a yerleşmesinin temel nedeni bu ülkede otlakların, bahçelerin çokluğu, hayvancılık için uygun ve elverişli koşulların bulunmasıdır.[4] Böylece Azerbaycan ve Irak-Acem toprakları 2 milyon göçebe için bozkır ve kışlak haline gelmiştir.[5]

Tarihi göç yolları

Karabağ'daki 11 kemerli Hudafarin köprüsü, İlhanlılar döneminde restore edilerek göç amacıyla kullanıldı. XIII yüzyıl

İlhanlılar döneminde göçebe yolları (göç yolları) günümüz Azerbaycan'ını, Ermenistan'ı, kuzeybatı İran'ı ve orta Irak'ı kapsamaktaydı.[6] İlhanlılar, kışı kuzeyde (Karabağ'da) geçirmek için 11 kemerli Hudafarin köprüsünü restore ederek kullanmışlardır.[7]

Azerbaycan'da ovalara ve dağlara göç edilirken iç iletişim yollarından biri olarak göç yolları kullanılmıştır. Ayrıca yerleşik nüfus, ürünlerini hayvancılık ürünleri (et, deri, yün, yağ, peynir vb.) ile değiştirmek üzere yaylaya gitmek için göç yollarını kullanmıştır. [8]

Azerbaycan'ın Batı bölgesinin göç yolları, Kura Nehri üzerindeki geçişlerden başlayarak ovalardaki toprak yollar boyunca devam etmiş, ovalara ulaştıkça yerini dağ yollarına bırakmıştır. Batı bölgesinin göç yollarının Kura Nehri'nden geçmesi nedeniyle büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar küçük teknelerle nehir üzerinden taşınmaktaydı. Bu nedenle nehirde kayıkçılar bulunurdu. Batı bölgesinin kışlak alanları Garayazı ve Ceyrançol'da, otlaklar ise Şahdağ ve Murguz dağlarında bulunuyordu. 19. yüzyılın sonlarında Gazah ve Yelizavetpol bölgesindeki göçebelerin kullandığı yollar ağırlıklı olarak Yasamal, Zayam vadisi, Kıran, Sarı yokuş, Çift değirmen yolları, Kızılbulag yaylası yolu ve Zada yollarıydı. Batı bölgesindeki (Poylu, Salahlı, Kasaman ve Karabağlı) otlakları kullanan köylüler, bağımsız olarak Ceyranchol - Gadili geçidi - Annenfeld - Alman kolonisi - Morul köyü köyüne, oradan da Yasamal yolu üzerindeki otlaklara taşındılar. Şuşa ilçesinde 2 göç yolu vardı. Bunlar Kura kıyıları - Askaran vadisi - Kırgız platosu ve Haçin yolu - Eylisli - Şuşa - Kırs Dağı'dır. Cavanşir ilçesinin nüfusu da ikinci yolu kullanmışlardır.[8]

Şirvan halkının göç yolları Kudru kışlarından Büyük Kafkasya otlaklarına kadar uzanmaktaydı. Göç rotalarının yönleri ise: Harmiddağ-Paşalı-Udulu-Yavanni dağı-Meraza-Hilmilli-Dibrar, Girda-Pirsaat vadisi-Tasi köyü-Sundugözlü nehri-Dibrar, Kalagaya (Demir yolu)-Langebiz-Çarhan-Marzandiga-Kurdemir-Astrahanka —Sarıdaş otlakları (Dibrar), Gödekambare kışlama alanı —Kolani—Goyler—Ortabulag vadisi—Şamakhi—Pirsaat vadisi—Çaylı köyü—Kurdemir—Astrahanka—Dibrar'dır.[8]

Savalan, Garadag ve Talış dağları Muğan halkının otlaklarıydı. Savalan otlaklarına giden göç yolları Bilesuvar-Bağrovdağ-Ağevleri-Gelin yurdu-Hatinbulag-Karaşiran idi. Şahsev halkı, özellikle de Meşkin toplulukları ovaya giderken şu yolları kullanıyorlardı: Aşağı Araz Nehri – Khoruzlu Sıradağları – Barzang Nehri, Ziyva köyü (Mugan) – Sambur Nehri – Langanden – Savalan. Karasu Nehri, Göytepe-Safidağ İlçesi—Talış Dağları—Çiçekli sıradağlar'dır.[8]

Tarihi

Orta asırlar

Elkhani Hulaku Han, hükümdar olmasına rağmen İran, Azerbaycan ve Ermenistan'da göçebe bir yaşam sürdü.[6]

11.-13. yüzyıllarda Selçuklular ve Hulakular döneminde Türk Oğuz boylarının Doğu Transkafkasya ve İran Azerbaycan'ına gelmesiyle Azerbaycan halkı oluşmaya başlamış ve bu süreç 15. yüzyılın sonlarına kadar devam etmiştir.[9]

Orta Asya'daki ortak göçebe mirası ve bin yıllık simbiyoz, Moğol hanlığının bölünmüş olduğu devletlerde Türk ve Moğol unsurlarının düzgün bir şekilde birleşmesinin sebebiydi. Moğolların çoğunun İslam'ı kabul ettikten sonra Perslere değil, kültürel olarak yakın oldukları Türklere asimile olmaları şaşırtıcı olmamıştır. Sayıları Moğollardan daha fazla olan ve Müslüman olan Türkmenler, ortak göçebe yaşam tarzı nedeniyle Moğolları hızla asimile etmişlerdir.[10] Moğol İlhanlı İmparatorluğu döneminde iktidardaki hanedan göçebe yaşam tarzından vazgeçmemiştir.[11]

Modern Azerbaycan ve Ermenistan topraklarında iyi otlakların bulunması nedeniyle Moğol İlhanlıları, Timurlular ve Türkmen kralları döneminde Moğollar, Türkler ve Türkmen kabileleri buraya yerleşmiştir. Daha sonra bu kabileler Azerbaycanlılar arasında asimile edilmiştir.[12] Türklüğü ve İslam'ı kabul eden Moğollar, Türkçe konuşan ancak Moğol tarihi hafızasına sahip bir grup haline gelerek İran, Azerbaycan ve Doğu Anadolu'da göçebe yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Türk-Moğol göçebeleri, göçebe yaşamının önemli bir işlevi olan askeri niteliklerini kaybetmemişlerdir.[13]

13. ve 15. yüzyıllarda eski feodal beylerin toprakları yavaş yavaş göçebe kabilelerin kalıtsal başkanlarının eline geçmiştir.[12] Göçebe soylular arasında, kabilenin belirli bölümlerinin büyüklerine yaşlılar denilmekteydi.[12] Büyükbaş hayvancılıkta fetüsün başlatılması, sürü otlatılması, dağ ve ovalara göç konularında büyükler görüş ve tavsiyelerde bulunmuşlardır.[14]

Akkoyunlu hükümdarı Gara Yulug Osman Bey, bir yandan Fars-İslam yönetiminin temellerini oluşturmaya başlarken diğer yandan da göçebe köklerine, Orta Asya'daki Türk köklerine güçlü bir bağlılık göstermiştir. Bu, Osman Bey'in yasaktan (geleneksel yazılı olmayan kanunlar dizisi) alıntı yaparken takipçilerini Oğuz mirasının gücüne saygı duymaya teşvik etmesiyle kanıtlanmaktadır. Osman Bey, takipçilerini hareketsiz bir yaşam sürmemeleri konusunda uyarmıştır. Çünkü ona göre yerleşik hayata geçmek "egemenliği, Türklüğü ve özgürlüğü" kaybetmek anlamına gelmektedir. Moğol hükümdarı Cengiz Han bir defasında Moğol takipçilerini benzer bir mesajla uyarmıştır.[15] Akkoyunlu hükümdarı Sultan Yakup (MS 1478-1490) döneminde Cengiz Kanunu (Türklerin ve Moğolların geleneksel göçebe kanunları) kaldırılmıştır.[16]

Safevi döneminde yerleşik nüfusun konumunun zayıflığı, göçebelerin yerleşik hayata geçişini yavaşlatmıştır. 17. ve 18. yüzyıllarda bazı kabileler yarı göçebe yaşam tarzına geçerek tarımla uğraşmış ve yazın sürüleriyle birlikte bozkırlara taşınmışlardır.[12]

Ahmed Bey Cavanşir'e göre Panahali Han (1747-1763) zamanında Pusyan, Karaçarlı, Jinni, Yerzçihasanlı, Gilzhajili, Safikurd, Boyehmadli Saatli, Kangarlı vb. vardı. Göçebeler Karabağ Hanlığına taşındılar.[17] Hanlığın nazırı Molla Panah Vagif, Azerbaycan'ı yalnızca göçebe aşiret teşkilatı temelinde bölmüştür.[18]

Modern çağ

19. yüzyılda ve 20. yüzyılın başlarında "tarekama" kelimesi göçebe anlamında kullanılmaktaydı.[19] Yeritsov, "terakama" kelimesinin belirli bir milleti veya kabileyi belirtmek için kullanılmadığını, tüm göçebe Azerbaycan Türkleri için kullanıldığını ifade etti. Gazah vilayetinde bahsettiği ve diğer vilayetlerde kaydettiği göçebe kavimler şunlardır: Arymlı, Bayat, Kadirli, Karagoyunlu, Mazahanlı, Kangarlı, Salakhlı, Sofulu, Tatlı.[20] Abelov'a göre yerel halk göçebe kabilelere (Göyçay ve Şamahı ilçelerindeki Azerbaycanlılar) tarekama veya göçebeler adını veriyormişlerdir.[20]

Azerbaycan ulusal kimliğinin ortaya çıkmasından önce, yarı göçebe bir yaşam tarzı yaşayan ve ataerkil-aşiret ilişkilerinin kalıntılarını koruyan halk, kendilerini kabile veya ata mensubiyetlerine göre (Avşarlar, Tekaller, Kangarliler, Ayrumlar vb.) adlandırıyorlardı.[18] Sovyet Azerbaycan'da Arimler, Padarlar, Şahsevenler, Karapapaklar adında 4 göçebe grup bulunmaktaydı.[21] Arimler Azerbaycan'ın batısında, Şahsevenler ise Azerbaycan'ın güneyinde İran sınırında yaşamaktadır.[22]

Sakhur otlaklarının Dağıstan'da, kışlak alanlarının ise Azerbaycan'da olması Sahur-Azerbaycan iki dilliliğine (Sahur halkının kendi diliyle birlikte Azerice dilini de konuşması) sebep olmuştur.[23] Rus-İsveçli subay Ivan Gerber, kış aylarında Muğan'a yerleşen göçebe Arapların "Türkçe-Arapça karışımı" bir dil konuştuklarını yazmıştır.[24][25]

Karabağ çatışması

1593 ve 1727 tarihli Osmanlı kayıt defterleri, Dağlık Karabağ'daki birçok Türk-Azerbaycan göçebe kabilesini (Haçin, Dizak, Varenda, Gülistan) ve Ova Karabağ'daki düzinelerce göçebe kabileyi kaydetmektedir.[26][27][28] Rus etnolog Anatoly N. Yamskov, ovalarda yaşayan kabilelerin Karabağ Ovası'ndaki meralardan yaz aylarında bölgenin dağlık kesimine göç ettiklerini ve yaz mevsiminde orada kaldıklarını yazmıştır.[29] Bu gelenek göçebe çobanların bölgeye girmesiyle başlamış ve 20. yüzyılın başlarına kadar sürmüştür.[30]

20. yüzyılın başında Zengezur, Doğu Transkafkasya, Erivan Valiliği ve Nahçıvan'ı birbirine bağlayan stratejik bir koridor olma özelliğine sahipti. 1916 yılında burada yazın Zengezur'un dağlık bölgelerinin meralarına göç eden ova Karabağ'ın Azerbaycanlı çobanları hariç 120.000 Müslüman ve 101.000 Ermeni yaşamaktaydı. Müslümanların önemli bir kısmı uzak bölgelere yoğun bir şekilde yerleşmişti. Ermeni tarafının önerdiği Transkafkasya'nın idari-bölgesel reform projesine göre, göçebeler hariç 88.000 Ermeni ve 46.000 Müslümanın yaşadığı Zengezur'un merkezinin diğer uzak bölgelerden ayrılması gerekmekteydi.[31][32]

Karabağ göçebeleri çobanlıkla uğraştıklarından geçimleri Karabağ'ın dağlık kesimlerindeki yüksek yaylalara bağlıydı. Yazın buraya yerel halkın topraklarından geçerek ulaştılar.[33] Karabağ'ın ova ve dağlık kısımlarının Azerbaycan ile Ermenistan arasında bölünmesi, Azerbaycan göçebelerinin yaylak alanlarından mahrum kalması anlamına geliyordu. Ermeni tarafının önerdiği çözümler ise Azerbaycan'ın çöl bölgelerinde sulama çalışmalarının düzenlenmesi, Azerbaycan'ın kuzeyinde yeni meralara taşınma veya "Ermeni" Karabağ'da meraların göçebeler tarafından kullanılmasına ilişkin devletlerarası özel bir anlaşmanın imzalanmasıydı. Azerbaycan tarafında ise bu kabul edilemez bir öneriydi.[34]

Hüsrev Bey Sultanov'un 21 Haziran 1919 tarihli raporuna göre, Dağlık Karabağ'daki dağ geçitlerinin Ermeniler tarafından işgal edilmesi nedeniyle 10.000 Müslüman göçebe ve 150.000 büyükbaş hayvanın yaylalara erişimi yoktu. Sultanov, 10.000 müslümana karşı görevini yerine getirmek için hükûmetten izin istedi.[35] Gazanfar Musabeyov'un 1922'deki raporuna göre, Azerbaycan-Ermenistan savaşı (1918-1920) nedeniyle göçebeler 4 yıl boyunca otlak olarka kullandıkları yaylalara gidememiş, bu da birçok insanın ve büyükbaş hayvanın sıtmadan ölmesine yol açmıştı.[36]

Yaşam alanları

İran'da bir Şahseven çadırı

Elatlar (yarı göçebeler) tarafından kullanılan geçici yerleşim yerleri arasında köy, şenlik, ahır, ev, yurt, kamp, kış kampı, kulübe, in, çayır vb. yer alır.[8] Kulübelerin inşası sırasında ortada aşiret reisinin veya köy büyüğünün kulübeleri, çevresinde yakın akrabaları, köşelerde ise kiralık çobanların ve yoksul ailelerin kulübeleri bulunmaktaydı.[8]

Oba, hayvancılığın kışlık meralara ve bozkırlara göç etmesiyle oluşmuş, küçük birimlere (dengeler) bölünmüş, birbirinden otara adı verilen alanlarla ayrışmıştı. 19. yüzyılda köy hem çobanlar hem de yerleşik insanlar tarafından kullanılırken günümüzde yavaş yavaş kalıcı bir yerleşim yeri olan köye dönüşmüştür.[8]

19. yüzyılın ikinci yarısında Abelov, ayrı nesillerin ve grupların (tira, oymak) yaşadığı göçebe topluluklara Müslümanlar tarafından bayram denildiğini kaydetti. Festival köye göre nispeten daha küçük olurdu. [8]

19. yüzyılda Azerbaycan'ın dağlık bölgelerindeki köylerin çoğunda bina çiftlik binasıydı (kışlak, ahır, halhal, at damlığı vb.). Bina genişledikçe buraya konutlar inşa edildi ve yavaş yavaş kalıcı bir yerleşim yerine dönüştü. Bina, buraya ilk yerleşen kişinin adıyla ya da büyükbaş hayvan çiftliklerinin (Gasimbinesi, Malbinesi, Goyunbinesi vb.) adıyla anılmıştır.[8]

Çobanlar yılın 8-9 ayını kışlakta, 3-4 ayını da çayırda geçiriyorlardı. Kışlaklar kalıcılıkları açısından diğer yerleşim yerlerine göre farklılık gösteriyor ve köy yaşamına geçişin son aşaması olarak görülüyordu. Bunun bir örneği Azerbaycan'da Büyükgişlaq (Tovuz), Kohgishlaq (Laçin), Kışlag (Laçin), Kohgishlaq (Kazak), Düzgişlaq (Kazak), Yaygishlaq (Dashkasan), Gungishlaq (Zengilan), Aydıngishlaq (Gabala), Başgişlaq (Goranboy) köyleridir.[8]

Göçebelerin konakladığı ova ve vadilerdeki otlaklar, su kaynaklarına yakınlığı ve akrabalık ilişkilerine göre seçilmiştir. Akraba ailelerin birkaç yıl üst üste kaldığı otlaklara, aile reisinin adı verildiği gibi, göçebelerin geldiği köylere de Amirahmedin yurt, Nabi yurt, Eldar yurt gibi adlar verilmiştir.[8]

Geçici iskan

Azerbaycan'da yaz mevsiminde kullanılan evler alachik, koma, deya, mukhuru, karakeche, dunnuku evi, kolux, mağara vb.'dir. Bunlardan deya (Şirvan'da karakecha denir) ve alachig daha çok kullanılırdı. İkisi arasında boyut ve güç farkı vardır. Kurulumu için copun boyutuna bağlı olarak 30-50 çubuk ve 4-6 keçe (kalıp) gerekir. Keçe, hallaç denilen usta ustalar tarafından yapılmaktadır.[8]

İş

Azerbaycan göçebesi

17.-18. yüzyıllarda Azerbaycan'da gelişen deve yetiştiriciliği, göçebe çobanlar tarafından yaygın olarak yapılan bir iştir. Koyun yetiştiriciliğinin gelişmesi deveye olan talebi artırmıştır.[37]

19. yüzyılın ikinci yarısında Azerbaycan'da göçebe ve yarı göçebe çobanlar arasında küçük boynuzlu hayvanlar önemli bir rol oynamaktaydı. Bu göçebe nüfus esas olarak koyun yetiştiriciliğiyle geçiniyordu. Koyun yetiştiriciliğinin 19. yüzyılın sonlarında azalması, göç ve yarı göçebe sığırcılıkla geçinen nüfusun bir kısmının kademeli olarak yerleşik hayata geçmesiyle açıklanmaktadır.[37]

Elatlar arasında gelin seçerken özellikle dokuma becerisi dikkate alınmaktaydı.[37] Dokumada kullanılan yer hanası, kışlak ve bozkırlar arasında göç eden elatların haneleri için en uygun dokuma tezgâhıydı. Toprak evin kılıç denilen kısmı dışında geri kalan kısımlarının yerini dallar ve nesneler bulunabiliyordu.[37]

Azerbaycanlıların etnografik bir grubu olan Baharlar'ın Fars-Ostan grubu, 1860 yılına kadar göçebe bir yaşam tarzı sürdürmüş, katliamlar nedeniyle insan sayısının azalması nedeniyle aşiretin nüfusunun uzun mevsimsel göçlere uygun olmadığına karar verilmiştir. Baharlar kışlaklarına yerleşerek çiftçilik ve hayvancılığın yanı sıra eşkıyalıktan elde edilen gelirle de geçimini sağlamaya başlamışlardır.[38]

Kültürel eserlerde

  • Abdulla Shaig'in "Hareketli" adlı eseri seçkinlerin hayatını, halk yaşamını, bozkır komşularını, eğlenceyi ve oyunları ve bozkır sevgisini anlatmaktadır. Eserin "Bozkırlara Geçiş", "Oba", "Kerim baba ile Ayrım kızı", "Kaplan avı", "Sumsü" adlı bölümleri bulunmaktadır.[39]
  • 2012 yapımı " The Wilderness " filmi, eski dünyada vahşi bir hayat yaşayan bir oğlanın ve modern dünyayı temsil eden bir kızla karşılaşmasının hikayesini anlatıyor.

UNESCO miras listesi

Azerbaycan'ın somut olmayan kültürel miras listesinde yer alan bu miras örnekleri "Göçebeler" veya "Göçebelik" başlığı altında anılmaktadır: 1) Azerbaycan âşık sanatı, 2) Dede Korkut mirası, destan kültürü, masalları ve müziği, 3) Karabağ atı Çovgan ile oynanan at binme oyunu, 4) Lavaş hazırlama ve paylaşma kültürü.[40]

Ayrıca bakınız

  • Nahçıvan'ın göç yolları

Kaynakça

  1. ^ a b АСЭ 1981.
  2. ^ a b Бунятов Т. А. Из истории хозяйства в древнем Азербайджане // КСИИМК. — М., 1957. — Вып. 67. — С. 37.
  3. ^ Алиев В. Г. Культура эпохи средней бронзы Азербайджана. — Б.: Элм, 1991. — С. 133.
  4. ^ Cevat Heyet (Kasım 2004). "Azerbaycan'ın Türkleşmesi ve Azerbaycan Türkçesinin Teşekkülü". Modern Türklük Araştırmaları Dergisi. 
  5. ^ Togan 1981.
  6. ^ a b Atwood, Christopher Pratt (2004).
  7. ^ Мамед-заде К.
  8. ^ a b c d e f g h i j k l Azərbaycan etnoqrafiyası, II cild 2007.
  9. ^ "История Востока. В 6 т. Т. 2. Восток в средние века". 14 Mart 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Aralık 2015. 
  10. ^ István Vásáry.
  11. ^ История Ирана с древнейших времен до конца XVIII века.
  12. ^ a b c d Петрушевский 1949.
  13. ^ Durand-Guédy 2010.
  14. ^ Azərbaycan etnoqrafiyası, III cild 2007.
  15. ^ Stephen Frederic Dale (2020). "Turks, Turks and türk Turks: Anatolia, Iran and India in Comparative Perspective". Turkish History and Culture in India: Identity, Art and Transregional Connections. Brill. s. 72-73. 
  16. ^ Lane, George (2016).
  17. ^ Ахмедбек Джаваншир.
  18. ^ a b Алекперов А.
  19. ^ Гаджиева С.
  20. ^ a b Волкова Н.
  21. ^ Golden 1992.
  22. ^ James Stuart Olson, Nicholas Charles Pappas.
  23. ^ Magomedkhan Magomedkhanov.
  24. ^ Richard Tapper.
  25. ^ Abbasqulu ağa Bakıxanov.
  26. ^ Ali Sinan Bilgili (2002). "Azerbaycan Türkmenleri Tarihi". Türkler. 7: 22-43. 8 Ekim 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Ekim 2020. 
  27. ^ Nəcəfli, Tofiq (2010). Gəncə-Qarabağ əyalətinin icmal dəftəri [The Ottoman Short Register of Ganja-Karabakh eyalet, original text]. Bakı: Çaşıoğlu. ss. 6-13. 
  28. ^ Gəncə-Qarabağ vilayətinin müfəssəl dəftəri [Ottoman Survey Register of Ganja-Karabakh vilayet, Azeri translation)]. Baku: Şuşa. 2000. ss. 3-24. 
  29. ^ Yamskov, A. N. (22 Haziran 2014). "Ethnic Conflict in the Transcausasus: The Case of Nagorno-Karabakh". Theory and Society (October 1991 tarihinde yayınlandı). 20 (5, Special Issue on Ethnic Conflict in the Soviet Union): 650 – JSTOR vasıtasıyla. 
  30. ^ Olcott, M.; Malashenko, M. (1998). Фактор этноконфессиональной самобытности в постсоветском обществе [The Factor of Ethno-confessional Identity in the Post-Soviet Society]. Московский Центр Карнеги (The Moscow Center of Carnegie). ss. 179-180. ISBN 0-87003-140-6. 13 Ocak 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Ekim 2020. 
  31. ^ Ямсков, 1998, с.
  32. ^ Hovannisian, 1971, p. 86.
  33. ^ Arsene Saparov.
  34. ^ Hovannisian, 1971, p. 81–82
  35. ^ Hovannisian, 1971, p. 194.
  36. ^ К истории образования Нагорно-Карабахской Автономной Области Азербайджанской ССР: Документы и материалы.
  37. ^ a b c d Azərbaycan etnoqrafiyası, I cild 2007.
  38. ^ Encyclopaedia Iranica. "BAHĀRLŪ". 23 Ocak 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  39. ^ Baba Babayev.
  40. ^ "Azerbaijan - Information related to Intangible Cultural Heritage". ich.unesco.org (İngilizce). 4 Aralık 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Mayıs 2021. 

Bibliyografya

  • Azərbaycan etnoqrafiyası. Üç cilddə. I cild. Bakı, "Şərq-Qərb", 2007, 544 səh.
  • Azərbaycan etnoqrafiyası, Üç cilddə II cild., Azərbaycan Milli Elmlər Akademiyası Arxeologiya və Etnoqrafiya İnstitutu, Bakı: Şərq-Qərb, 2007, ISBN ISBN 5-17-033764-7.
  • Azərbaycan etnoqrafiyası, Üç cilddə III cild. (2007), Azərbaycan Milli Elmlər Akademiyası Arxeologiya və Etnoqrafiya İnstitutu, Bakı: Şərq-Qərb.
  • Durand-Guédy, David (iyun 2010). "Mongols, Turks and Others: Eurasian Nomads and the Sedentary World, edited by Reuven Amitai and Michal Biran, Leiden: Brill, 2005, ISBN 9-0041-4096-4, xx + 550pp., 7 maps, index". Iranian Studies. 43 (3): 420-424. doi:10.1080/00210861003693992.  Tarih değerini gözden geçirin: |tarih= (yardım)
  • Golden, Peter B. (1992). An Introduction to the History of the Turkic PeoplesSınırlı deneme süresince özgürce erişilebilir, normalde ise abonelik gereklidir. Otto Harrasowitz. ISBN 978-3-447-03274-2. 
  • И. П. Петрушевский. Очерки по истории феодальных отношений в Азербайджане и Армении в XVI—начале XIX вв. — Ленинград: Издательство Ленинградского Государственного Ордена Ленина Университета имени А. А. Жданова, 1949.
  • M. F. Köprülü. Azəri. Bakı, "Elm", 2000, 115 səh.
  • Martial arts of the world. An encyclopedia. Volume One: A–Q. Edited by Thomas A. Green, Published by ABC-CLIO, 2001. ISBN 1-886969-85-X
  • Togan, Zeki Velidi (1981). Ümumi türk tarihine giriş (cilt I). İstanbul: Enderun Kitabevi. s. 538. 
  • Richard G. Hovannisian. The Republic of Armenia, Volume I: 1918–1919. — London: University of California Press, 1971. — 547 с. — ISBN 0-520-01805-2.
  • Ямсков А. Н. Традиционное землепользование кочевников исторического Карабаха и современный армяно-азербайджанский этнотерриториальный конфликт. — Фактор этноконфессиональной самобытности в постсоветском обществе. — Москва: Московский Центр Карнеги, 1998. — С. 168–197. — 197 с. — ISBN 0-87003-140-6.
  • Яйлаги = Jаjлаглар // Азербайджанская советская энциклопедия / Под ред. Дж. Кулиева. — Б.: Главная редакция Азербайджанской советской энциклопедии, 1981. — Т. V.

Daha fazla okuma

  • Andrew CS Peacock. (2005). Göçebe Toplum ve Selçukluların Kafkasya Seferleri. İran ve Kafkaslar, 9(2), 205–230. http://www.jstor.org/stable/4030954
  • F.I. Valiyev. 19. yüzyılda Azerbaycan'ın batı bölgesindeki göç ve göç yolları hakkında. - Azerbaycan. SSR EA News (tarih, felsefe ve hukuk serisi), 1989, No. 2, s.76–82.

Dış bağlantılar

  • K.Koshkarli (1992). "Nomads and Azerbaijan" (İngilizce). UNESCO's Seminar on Nomadic Culture and the Silk Road, Ulan Baatar. Erişim tarihi: 17 Şubat 2024. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Kırım Tatarları</span> Türklerin kıpçak kolundaki topluluk

Kırım Tatarları ya da Kırımlılar, anayurtları Karadeniz'in kuzeyindeki Kırım yarımadası olan Türkî halktır. 1783'te Kırım Hanlığı'nın Rusya tarafından ilhak edilmesiyle birlikte Osmanlı Devleti'ne zorunlu göçe tabi tutulmuşlar ve kendi vatanlarında azınlığa düşmüşlerdir. SSCB döneminde Stalin'in emriyle 18 Mayıs 1944'te sürgüne uğrayarak nüfuslarının yarısını yitirmişlerdir. SSCB'nin yıkılmasıyla sürüldükleri topraklardan Kırım'a geri dönmeye başlayan halk, Ukrayna'nın ana Müslüman unsurunu oluşturur.

<span class="mw-page-title-main">Yayla</span> yüksek yerlerdeki derin akarsu vadileriyle yarılmış, deniz yüzeyinden yüksekte kalan, düz arazi şekli

Yayla veya plato, yüksek yerlerdeki derin akarsu vadileriyle yarılmış, deniz yüzeyinden yüksekte kalan, düz arazi şeklidir. Yükseklikleri beş yüz metreden birkaç bin metreye kadar çıkabilir. Örneğin Türkiye'deki Erzurum-Kars Yaylası'nın yüksekliği 2000 metre civarında olmasına rağmen Orta Asya'da bulunan Pamir Yaylası'nın yüksekliği 4000 m civarındadır.

<span class="mw-page-title-main">Dağlık Karabağ</span> Güney Kafkasyada bölge

Dağlık Karabağ, Güney Kafkasya'da, Küçük Kafkas Sıradağları'nda Azerbaycan'a ait ancak uzun yıllar Ermeni işgali altında kalmış tarihi bölge. 2020 yılında Dağlık Karabağın bir bölümü 2. Dağlık Karabağ Savaşı sırasında Azerbaycan tarafından geri alınırken kalan kısmı Rus barış güçleri denetiminde Ermeni kontrolünde bırakan 10 Kasım 2020 tarihli ateşkes anlaşması ile Ermenistan hükûmeti yenilgiyi resmen kabul etmiştir. Günümüzde Anti Terör Operasyonu sonrası Ermeni kontrolünde kalan kısımlar da Azerbaycan kontrolüne geçmesiyle bölgenin tamamı Azerbaycan hakimiyeti altındadır. 2. Dağlık Karabağ Savaşı sonrası, 90'lı yılların başında bölgeden zorla göç ettirilen Azerbaycanlıların dönüşü peyderpey sağlanırken aynı savaş ve 2023 yılındaki Anti Terör Operasyonu sonrası bölgede yaşayan Ermenilerin neredeyse hepsi Ermenistan'a göç etmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Orta Asya</span> Asyanın okyanuslardan uzak iç kesimi

Orta Asya, dar anlamıyla geçmişte Sovyetler Birliği'nin parçası olan beş ülkeyi tanımlar. Geniş anlamda ise Afganistan, Pakistan'ın kuzeyi, Çin'in batısı, Moğolistan ve Rusya'nın bir kısmı ile kuzeydoğu İran'ı içeren bölge ve bölgeyi tanımlamak için kullanılan coğrafi terim. Asya'nın dünya okyanuslarından uzak iç kesimini belirtmek için kullanılır, bölgenin bu denizlere kapalı oluşu başlıca ana özelliğidir. Orta Asya, aynı zamanda Türk halklarının anayurdudur.

Oymak, ulusun ayrıldığı bölümlerden her biri. "Oymak" sözcüğü, Türkiye Türkçesi dışındaki Altay, Teleüt, Kazak, Kırgız vb. dillerde aymak şeklindedir. Bu şivelerde kelime şu anlamlara gelir: Halk, kavim, boy, soy, aile, köy, yabancı, yabancı göçebe, memleket vb. Moğolca'da "büyük kavim birlikleri" anlamını taşır. Moğol teşkilat bölümlerinde uluslar utuklara, utuklar da ayımaglara (oymak) ayrılırdı. Batı Anadolu ile Güneybatı Anadolu'daki göçebe ve yarı göçebe Türkmen boylarına "oymak" deniyordu. Bunlar 16. yüzyıldan sonra yörük adını aldılar, bir süre bunlara cemaat ve aşiret de dendi.

<span class="mw-page-title-main">Moğol İmparatorluğu</span> 13. ve 14. yüzyılda hüküm sürmüş olan, tarihin bitişik sınırlara sahip en büyük kara imparatorluğu

Moğol İmparatorluğu, 13. ve 14. yüzyıllarda tarihin en büyük bitişik imparatorluğuydu. Doğu Asya'da bugünkü Moğolistan'da ortaya çıkan Moğol İmparatorluğu, en güçlü döneminde Japon Denizi'nden Doğu Avrupa'nın bazı bölgelerine kadar uzandı, kuzeye doğru Kuzey Kutbu'nun bazı bölgelerine kadar uzandı; doğuya ve güneye doğru Hint alt kıtasının bazı bölgelerine girdi, Güneydoğu Asya'yı istila etmeye çalıştı ve İran Platosu'nu fethetti; ve batıya doğru Levant ve Karpat Dağları'na kadar uzandı.

<span class="mw-page-title-main">Birinci Dağlık Karabağ Savaşı</span> 1988-1994 yılları arasında Karabağ bölgesinde Azerbaycan ve Ermenistan arasında yaşanmış askeri bir çatışma

Birinci Dağlık Karabağ Savaşı, Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'ne bağlı Dağlık Karabağ Özerk Oblastı'nın Ermenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'ne bağlanmasını isteyen Ermeniler ile bunu kabul etmeyen Azeriler arasında başlayan ve Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra Azerbaycan ile Ermenistan arasında çatışmaya dönüşen Şubat 1988-Mayıs 1994 tarihleri arasında süren savaştır. Savaş öncesinde ve etnik çatışmaların sıcak savaşa dönüşmesi sonrasında Sumqayıt Pogromu, Kirovabad Pogromu, Bakü Pogromu gibi pogromlar, Hocalı Katliamı, Malıbeyli ve Kuşçular Katliamı ve Maragha Katliamı gibi katliamlar yaşanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Zaporojya Kazakları</span> Dinyeper Nehrinin çağlayanlarının ötesindeki Zaporijya bölgesinde yaşayan Kazaklar

Zaporojya Kazakları veya kısaca Zaporojyalılar, Dinyeper Nehri'nin çağlayanlarının ötesindeki Zaporijya bölgesinde yaşayan Kazaklardı. Günümüzde Orta Ukrayna'da "Büyük Çayır" olarak bilinen bu bölge, Sovyet döneminde Kakhovka Reservuarı'nın suları altinda kalmıştır. Zaporijya Siçi 15. yüzyılda Lehistan-Litvanya Birliği'nden kaçan serfler ile hızla büyümüştü. Parlamenter sistemi olan, saygın bir siyasi varlık haline gelmişti.

<span class="mw-page-title-main">Asya tarihi</span> Kıta Tarihi

Asya tarihi, Asya'nın çeşitli bölgelerinde, merkezi Avrasya bozkırlarındaki duruma bağlı olarak daha fazla veya daha az bağlama sahip Doğu Asya, Güney Asya ve Orta Doğu'nun tarihi olarak görülebilir.

Mugan ya da Mugan Ovası, Hazar Denizi'nin batısında ve Aras Nehri'nin güneyinde yer alan ova.

<span class="mw-page-title-main">Azerbaycan kültürü</span>

Azerbaycan kültürü Azerbaycan'da yaşayan halkların ve Azerbaycan tarihinde yer alan devletlerin kültürü. Bölgede yaşanan siyasi ve askeri olaylar ve Azerbaycan'ın Doğu ve Batı arasında yerleşmesi kültürün gelişimini etkileyen temel faktörlerdir. Azerbaycan Doğu Avrupa ve Batı Asya'dadır ve Avrupa Konseyi üyesidir.

<i>Sovyet Kürdistanı</i> (belgesel)

Sovyet Kürdistanı, 1938 tarihinde gösterime giren Azerbaycan Kürtleriyle birlikte genel olarak Sovyetler Birliği'nde yaşayan Kürtlerin Ekim Devrimi ile birlikte değişen toplumsal yaşantısını konu alan Sovyetler Birliği yapımı belgesel film. Belgesel filmde ağırlı olarak Kelbecer ve Laçın'de yaşayan Kürtleri konu almıştır.

<span class="mw-page-title-main">Kimek-Kıpçak Konfederasyonu</span>

Kimek-Kıpçak Konfederasyonu, Obi ve İrtiş nehirleri arasındaki bölgede Kimek ve Kıpçakların oluşturduğu bir Orta Çağ Türk devletidir. 9. yüzyılın sonlarından 13. yüzyılın başlarındaki Moğol istilasına dek hüküm sürmüştür.

<span class="mw-page-title-main">Şuşa Muharebesi (2020)</span>

Şuşa Muharebesi veya Azerbaycanlılar tarafından dile getirildiği şekilde Şuşa'nın Kurtuluşu, 4-7 Ekim 2020 tarihleri arasında de jure Azerbaycan'ın Şuşa rayonunun parçası olan ancak de facto olarak artık Azerbaycana ait olan Şuşa şehrinde gerçekleşen muharebe.

<span class="mw-page-title-main">2020 Dağlık Karabağ Ateşkes Antlaşması</span> 10 Kasım 2020de Azerbaycan ile Ermenistan arasında yapılan ve 2020 Dağlık Karabağ Savaşını sona erdiren ateşkes antlaşması

2020 Dağlık Karabağ Ateşkes Antlaşması, 10 Kasım 2020 tarihinde Azerbaycan ile Ermenistan arasında yapılan ve 2020 Dağlık Karabağ Savaşı'nı sona erdiren bir ateşkes antlaşmasıdır. Antlaşma, Ermenistan'ın teslim olduğunu duyurmasının ardından 9 Kasım'da Azerbaycan cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ermenistan başbakanı Nikol Paşinyan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından imzalandı ve Dağlık Karabağ bölgesindeki tüm çatışmalara 10 Kasım 2020 tarihinde Moskova saati ile 00:00 itibarıyla son verildiği açıklandı. Tanınmayan Dağlık Karabağ Cumhuriyeti cumhurbaşkanı Arayik Harutyunyan da çatışmaların sona ermesini kabul etti.

Azerbaycan'daki Ermeniler, Azerbaycan devletinde ve onun selefi Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nde çok sayıda yaşamış Ermenilerdir. İstatistiklere göre, 1988'de Birinci Dağlık Karabağ Savaşı'nın patlak vermesinden önce Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nde yaklaşık 500.000 Ermeni yaşıyordu. Ermenistan-Azerbaycan çatışmasının bir sonucu olan Birinci Dağlık Karabağ Savaşı'na giden olaylarda Ermenistan Azerileri gibi Ermeni-Azerbaycanlıların çoğu da cumhuriyetten kaçmak zorunda kaldı. Sumgayıt, Gence ve Bakü'de Ermeni nüfusuna yönelik vahşetlerin yaşandığı bildirildi. Bugün Azerbaycan'daki Ermenilerin büyük çoğunluğu, 1991 yılında Dağlık Karabağ Cumhuriyeti adı altında tek taraflı bağımsızlık eylemini ilan eden dağlık Karabağ bölgesi tarafından kontrol edilen topraklarda yaşamaktadır. Ermenistan dahil herhangi bir ülke tarafından tanınmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Tarla</span> tarım amaçlı kullanılan arazi alanı

Tarla, ekin yetiştirmek veya hayvancılık için kullanılan arazi alanıdır. Tarla, nadasa bırakılan veya ekilebilir arazi olarak bırakılan bir alan olarak da kullanılabilir.

Yirmidörtler veya İgirmidörtler, Azerbaycan'da aşiret konfederasyonu. Yirmidörtler aşiret ittifakı hem Türk (Azerbaycanlı) hem de Kürt aşiretlerini kapsıyordu. Merkezi Berde olan, Terter Nehri kıyısındaki bölge, 16. yüzyıldan beri Yirmidörtler'e verilmiştir. Aşiret birliğine dahil olan Kürt aşiretleri yavaş yavaş Azerbaycanlılara asimile olarak Türkleşmiştir. Karabağ elatlarından olmuş Yirmidörtler 1736'da Muğan Kurultayı'nda Nadirkulu Han'ın şah ilan edilmesine karşı çıkmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Avrasya göçebeleri</span>

Avrasya göçebeleri, Avrasya bozkırlarında yaşayan ve büyük ölçüde Avrupa ve Asya'daki sınır tarihi kaynaklarından bilinen göçebe halk gruplarıydı.

<span class="mw-page-title-main">Kolanı</span>

Kolanı, Azerbaycan Cumhuriyeti'nin Nahçivan Özerk Cumhuriyeti'nin Şahbuz ilçesine bağlı bir köydür.